SPOR - 15 Mart 2024 Cuma 15:46

Mehmet Ekşi: "Bu kadar değerli bir girişimi ben ilk defa görüyorum"

A
A
A
Mehmet Ekşi: "Bu kadar değerli bir girişimi ben ilk defa görüyorum"

Beşiktaş Futbol Akademisi Gençlik Gelişim Teknik Sorumlusu Mehmet Ekşi, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin genç oyuncu gelişimine verdiği desteğin öneminin altını çizdi. Daha önce TFF’de uzun yıllar antrenör eğitmenliği de yapan Mehmet Ekşi, Double Pass iş birliğiyle yürütülen Akademi Projesi’yle ilgili, "Bu kadar değerli bir girişimi ben ilk defa görüyorum. Tabii bunu el birliğiyle daha yukarılara çekmek lazım. Bir insan değerli bir fikir ortaya attığı zaman ona destek vermek lazım" dedi.


Türk futbolunda birçok oyuncu ve antrenör yetiştiren Beşiktaş Futbol Akademisi Gençlik Gelişim Teknik Sorumlusu Mehmet Ekşi, TFF medya ekibine açıklamalarda bulundu. Futbolcu yetiştirme, altyapıda tesisleşme ve antrenörlük gibi birçok konuda fikirlerini anlatan Ekşi, A Milli Takım’ın, EURO 2024’te başarılı olacağını söyledi.



"Tecrübelerimi Beşiktaşlı gençlere vereyim diye döndüm"


Beşiktaş’ın genç futbolcu yetiştirme felsefesiyle alakalı Mehmet Ekşi, "Ben daha önce de bir 10 yıl Beşiktaş Akademi’de bulundum. Daha önce de Serpil Hamdi Tüzün’ün yardımcılığını yaptım. Ayrıca Serpil Hoca ile A Takımda da birlikteydik Beşiktaş’ın. Dolayısıyla buradan Beşiktaş’ın akademiyle ilgili kodlarına ben de dahil oldum. Bir 10 yıl Beşiktaş’ta yine aynı görevde bulundum; Akademi Direktörlüğü. Sonra ara verdim, bir 10 yıl Türkiye Futbol Federasyonu’nda antrenör eğitmenliği yaptım. Akademilerle ilgili akademi sorumluluğu yaptım. Baktım sona yaklaşıyorum, bu tecrübelerimi Beşiktaşlı gençlere vereyim diye tekrar Beşiktaş’a döndüm. Şimdi de burada uzun yıllar edindiğim tecrübelerimi Türk gençlerine vermeye başladım. Bundan sonra da inşallah daha iyi günler göreceğiz akademilerle ilgili" diye konuştu.



"Önce insan olmayı öğretiyoruz"


Beşiktaş Futbol Akademisi Gençlik Gelişim Teknik Sorumlusu Mehmet Ekşi, Türkiye’de her ligde görev aldığına değinerek, "Şimdi tabii biz 40 yıldır futbolun içindeyiz. En üst kademelerde oynadık, en alt kademelerde bulunduk. Ben, Türkiye’nin her liginde teknik direktörlük yaptım. Avrupa’nın birçok kentinde akademilerle ilgili incelemelerde bulundum. Futbol Federasyonu’na girdikten sonra da Futbol Federasyonu’nun, UEFA ile birlikte düzenlemiş olduğu çalışma programlarına katıldım, en az 20 ülkede. Doğrusu gençlerle ilgili büyük tecrübelere, deneyimlere sahibim. Dolayısıyla biz Beşiktaş olarak zaten söylüyoruz; Serpil Hamdi Tüzün hocamızdan itibaren öz kaynak düzeninden geliyoruz. Sonra akademiyi kullanmaya başladık. Dolayısıyla bu felsefeyi, bizim felsefemiz belli zaten, Serpil hocadan gelen felsefemiz var; iyi insan, iyi öğrenci, iyi futbolcu Biz buna Futbol Federasyonu’nda iyi vatandaşı da kattık. Bu felsefeden, ’Şerefi’nle oyna, Hakkı’nla kazanı’ öğretiyoruz biz Türk çocuklarına, buradaki çocuklarımıza. Önce onu öğretiyoruz. Önce insan olmayı öğretiyoruz. Daha sonra olabiliyorsa futbolcu oluyor. Burada tabii futbolcu üretiyoruz ama önce insan üretiyoruz. Daha sonra biz futbolcu üretiyoruz, sonraki kriterlerimiz bunlar. Tabii biz Beşiktaş olarak dünya devleriyle savaşıyoruz. Beşiktaş’a kaliteli, komple futbolcu üretmek zorundayız. Ama çağdaş koşullara sahip olmadan artık bugünün futbolunu oyunculara öğretmek çok kolay değil" şeklinde konuştu.



"Double Pass çok vazgeçilmez bir şey, bunu mutlaka sürdürmek lazım"


Double Pass eğitimlerinin öneminden de bahseden Mehmet Ekşi, "Tabii eskiden bilgiye çok fazla ulaşamıyorduk. Daha önceleri internet falan da yoktu. Şimdi artık herkes bilgiye ulaşabiliyor. Mesela bizim JIRA ile ilgili büyük övgülerimiz oldu. Bilgiye çok az ulaşıyorken daha sonra yavaş yavaş geliştik ama JIRA geldikten sonra Türkiye’deki eğitmenlerin bir kişilik kazandığını gördük. Herkese bir özgüven geldi. JIRA’yı biliyorsunuz 54 ülkenin eğitim aldığı bir proje, program. O tarihlerde kim vardı hatırlamıyorum ama onlara da teşekkür etmek lazım. Dolayısıyla ben JIRA programlarının da eğitmenliğini yaptığım için orada ne kadar değerli olduklarını gördüm. Tabii o büyük futbol içinde, antrenörler için yapılmış bir şeydi. Şimdi o deneyimlerden çıkarak bu Double Pass grubunun gençler için, Türkiye’deki akademiler için ne kadar değerli olduğunu bir kez daha gördüm. Tabii ben çok tecrübeli bir hocayım, antrenörüm, eğitmenim, bütün dünyayı neredeyse gezdim fakat her bölümün kendine ait çok değerli gelişimleri var. İşte JIRA’nın ayrı bir gelişimi vardı, çok değerliydi. Şimdi ben Double Pass eğitimlerine katıldım, 1 yıldır. Akademi direktörlerine bir eğitim verildi. Bu arada bizim diğer genç hocalarımız da başka bir eğitim aldılar. Yani bu neredeyse vazgeçilmez bir program diye bakıyorum ben. Bu konuda da yetkililere teşekkür etmeliyim; hem Belçika’daki şirket yetkililerine hem de Türkiye Futbol Federasyonu’na. Gerçekten gençler adına teşekkür ediyorum. Çünkü çok değerli bir program. İnşallah ileride ben yönetim kurulumuza da söyleyeceğim; Double Pass ile bir iş birliği yapma adına. Orada neler yapıyorlar? Kendi şahsımla ilgili söylemeyeyim ama Türkiye’de de artık gerçekten çok değerli antrenörler var. Ama şimdi futbol inanılmaz bir hızla değişiyor. Bizim buralardan oralara yetişmemiz mümkün değil. Dünyanın her tarafında futbol dehaları var. Futbolla ilgili gelişmiş ülkeler var. Bizim oraları, dünyayı gezmemiz mümkün değil. Her tarafı kontrol etmemiz mümkün değil. Ama bizim adımıza Double Pass yapıyor, gidiyor dünyadaki bütün gelişimleri alıyor ve geliyor burada bizimle, kendi ülkemizdeki gelişimlerle ilgili hep birlikte tartışıyoruz, ortaya bir ürün çıkarıyoruz. Bu bence çok değerli bir şey. Çok vazgeçilmez bir şey. Bunu mutlaka sürdürmek lazım" ifadelerini kullandı.



"Bir insan değerli bir fikir ortaya attığı zaman ona destek vermek lazım"


TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin genç sporculara yönelik yatırımlarını desteklediğini söyleyen deneyimli antrenör, "Otorite çok değerli. Otoritenin olmadığı bir yerde, bir yerlere gitmek mümkün değil. Otoriteyi uygulamak da ayrı bir problem tabii ki. Bu nedenle bir işe başlamış olmak, bir yere adım atmak çok önemli, çok değerli. Bu nedenle akademilerle ilgili bir girişimi, ben bu kadar değerli bir girişimi ilk defa görüyorum. Tabii bunu daha yukarılara çekmek lazım. El birliğiyle. Şöyle bir şey söylemeliyim; bir insan değerli bir fikir ortaya attığı zaman ona destek vermek lazım. Aşağıdan çektiğin zaman hiçbir şey olmaz. Biz maalesef bunu biraz az yapıyoruz. Değerleri yukarı taşımayı daha az yapıyoruz. İnşallah daha iyi yapacağız bundan sonra" açıklamalarında bulundu.


Futbol gelişim projelerinin devamlı olması gerektiğini dile getiren Mehmet Ekşi, "Şu anda İstanbul’da yaşıyoruz. İstanbul’un ücra köşelerinden oyuncular geliyor bize. Gelmesi, gitmesi bir yana ama çocuk ne doğru dürüst antrenmanlara katılabiliyor, ne doğru dürüst okula gidebiliyor. Bu gerçekten çok büyük bir problem. Öncelikle böyle bir işe el attıkları için büyüklerimize, Futbol Federasyonuna, Spor Bakanlığımıza gerçekten saygı duyuyorum. Birisi Milli Eğitim, milli değerimiz, diğeri de milli futbolumuz, o da milli değerimiz. Bu ikisini birlikte yürütebilmek, tabii büyüklerimiz bunu daha iyi biliyorlar ama biz işin pratik tarafına baktığımız zaman aklıma şöyle bir şey geliyor mesela; Beşiktaş’ta şu anda bizim genç oyuncularımız var. Her yaşta genç oyuncularımız var. Beşiktaş semtinde şuralarda bir yerlerde bir spor okulu yapabiliriz. Spor sınıfları yapabiliriz. Bu bence problem olmamalı" cümlelerine yer verdi.



"Biz sadece iyi bir profil yetiştirmek istiyoruz"


Milli takımda çok değerli antrenörlerin bulunduğunu söyleyen Antrenör Ekşi, "Türkiye Futbol Federasyonu ile genç milli takımları çalıştıran antrenörlerin neredeyse hepsinin hocasıyım. Diplomalarını ben verdim. Hepsi de çok değerli kişiler gerçekten. Tebrik ediyorum yöneticileri; çok değerli kişiler seçtiler. Şimdi biz tabii ne diyoruz; Beşiktaş’ta biz sonuçları kaldırdık. Sonuç istemiyoruz. Biz sadece iyi bir profil yetiştirmek istiyoruz. Sonuçları işin içine kattığın zaman her şey karışıyor birbirine. Genç milli takımlarımızda da buna çok dikkat etmeliyiz. Sonuçlardan çok oyuncu yetiştirmeyle ilgili yani işte bir tane oyuncu var, çok yetenekli ama yetersiz Diğer tarafta daha güçlü, kuvvetli, sonuç için daha iyi oyuncu var. Ama o olmayacak, bu olacak. Belki öyle bir tercihlerde de biraz daha öne çeksek daha iyi olur diye düşünüyorum. Ama şu anda milli takımlarla ilgili hocalarla ilgili çok değerli diyaloglarımız var. Hepsini çok seviyoruz. Hepsi hem kendi dalında bilgi, kültür, yeteneğe sahip çocuklar. Beşiktaş olarak da onlarla çok değerli ilişkilerimiz var" değerlendirmesinde bulundu.



"EURO 2024’te final oynayacağımızı içimden geçiriyorum"


Mehmet Ekşi, A Milli Takım’ın EURO 2024’te başarılı olacağına inandığını sözlerine ekleyerek, "Şu son dönemde gördüğüm A Milli Takım’ın final oynayacağını içimden geçiriyorum. Niye olmasın? Zaman zaman bunu başarabiliyoruz. Sürdürülebilir yapamıyoruz. Neden? Akademilerle ilgili sorunlarımızı bir an önce çözersek, bence Türkiye’nin Almanya’dan hiçbir eksiği kalmaz" şeklinde konuştu.



"Zorunluluk getirmediğin zaman hiçbir şey yapmıyoruz"


Alt liglerdeki genç oyuncu oynatma kriterlerinin değerli olduğunu dile getiren Ekşi, "Tesisin olmadığı bir ortamda bugünün futbolcusunu üretmek hiç kolay değil. Futbol artık müthiş bir şekilde ilerliyor. Şimdi işte 10 bin saat falan mottosu vardı, şimdi herhalde 12 bine çıktı. Sahada şu an oynanan oyuna bakıyoruz; ne alan var, ne zaman var. Hepsi şey gibi dönüyor, dolaşıyor, bir şeyler yapıyorlar yani. Bu oyuncuları üretmek kolay değil artık. Bu konuda zaten Türkiye Futbol Federasyonu’nun da yazıları geldi, gördük, çok memnun oldum. Buradan da teşekkür etmek istiyoruz. Ben 50 yıldır şunu gördüm; zorunluluk getirmediğin zaman hiçbir şey yapmıyoruz. Mutlaka kriterler olmalı. Zorunluluk getirilmeli. Tesis olmazsa olmaz diyorum zaten. Milli Eğitim ile ilgili kısmını da biraz önce anlattım. Sağ olsun zaten onlar da başlamışlar, onlara da teşekkür ettik. O nedenle kriterler çok önemli. Alt liglerdeki genç oyuncu oynatma kriterleri çok çok değerli bizim için. Maç kadro zorunluluklarını da ben sayın Başkanla da görüştüm, birçok antrenörle de tartışım, bize Double Pass eğitimi veren Belçikalılar, ben Belçika’dan aldım bu kriteri. Belçikalı ne yapıyor? Son 10 yılda dünyada en gençlerle ilgili en fazla atak yapan ülke Belçika. Bir kriter koymuş; yabancıyı serbest bırakmış, son 2 yıl, 7 tane akademi oyuncusunu 21 kişilik kadroda zorunlu hale getirmiş. Biz Beşiktaş olarak şu anda bunu yapıyoruz. Bizim şu anda 7 oyuncumuz var A takımda. Bu oyuncuların 3’ü olsun, yeter. Diğerleri başka yere gitsin, 3’ü de Beşiktaş’ta oynasın, yeter. Bu çok değerli, ben buna çok inanıyorum" dedi.


Sokak futbolu projesi hakkında da konuşan Ekşi, "Şuraya bir bakın; binlerce çocuk var. Nerede oynuyorlar? Hiçbir yerde Yok. Bizim şurada üstte o binaların içinde 3’e 3 oynanacak bir alan var. Orayı çevirdik, başına da bir kişi koyduk. Oradaki hanım çocuğunu gönderiyor oraya. Oradan da bakıyor bizim zaten sorumlu kişimiz var. Eğer bu sistemi Türkiye’nin her tarafına yayarsak, ben bunu birkaç belediye başkanı ile de gittim, görüştüm. Futbol; 1’e 1, 2’ye 2, 3’e 3 öğretiliyor bütün dünyada şu anda. Bütün özellikleri 3’e 3, 3 kişiden fazla yok. Bu 3’e 3 oynanan alanlar da Türkiye’de milyonlarca var. 1’e 1, 2’ye 2, 3’e 3 futbolun hem hücumda hem savunmada temel karakteri. Bunu da işte dediğim gibi orada böyle 5’e 5, 5’e 10, 5’e 20 falan binlerce yer var mahalle aralarında. Bunlar Futbol Federasyonu, Spor Bakanlığı, futbolun paydaşlarında, otorite paydaşlarında bir araya geldiği zaman, eğer bunu yaparsak, şimdi binlerce antrenör de boş geziyor. Burada mesela şu anda evlere bir haber sal, bin tane antrenör çıkar. Onlardan bir ikisini de bu işin içine kat. Büyük bir istihdam olur antrenörler için de. Bu benim aklıma çok yatıyor" açıklamalarını yaptı.



"Milyonlarca çocuk sahaya girmeden ipadle, telefonla bitiyor, lütfen çocuklarımızı sahaya alalım"


Mehmet Ekşi, sporcu eğitimlerinde sürekli müfredatlar olması gerekliliğinden bahsederek, "Burada yazmışım; güncellemek, itici güç, koşul, zorunluluk, denetleme, pedagojik eğitim, müfredatlar Artık sürekli çok değişiyor, sürekli bu müfredatlarla ilgili de yeniden yapılanma içerisine girmek lazım. X bir yerde bir eğitmen çocuklara; onu yapma, bunu yapma O kim acaba? Bunu söylerken yani bu çok problem. Öğrenme çağındaki çocuklarımızı değerli, bu işin gerçekten piri insanlarla buluşturmak lazım. Yoksa orada da büyük bir kayıp oluyor. İşte bu çok değerli ve de verdiğim diğer örnek çok değerli. Burada milyonlarca çocuk var, sahaya girmeden ipadle, telefonla bitiyorlar. Belki oradaki çocuk dünya yıldızı olacak ama biz onu sahaya alamıyoruz henüz. Lütfen çocuklarımızı sahaya alalım" diyerek sözlerini tamamladı.



Mehmet Ekşi: "Bu kadar değerli bir girişimi ben ilk defa görüyorum"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Dip çamuru temizliği İzmit Körfezi’ne yunusları geri getirdi İzmit Körfezi’nde yürütülen dip çamuru temizliği çalışmalarının ardından deniz yaşamındaki hareketlilik dikkat çekti. Proje kapsamında deniz tabanından 1,8 milyon metreküp çamur çıkarılırken, uzun süredir bölgede gözlemlenemeyen yunuslar da yeniden ortaya çıktı. Körfezde kaydedilen görüntülerde yunusların su yüzeyinde adeta dans edercesine yüzdüğü anlar ise temizliğin deniz ekosistemine yansımasını gözler önüne serdi. Marmara Denizi’ndeki müsilaj sorununa karşı kalıcı çözüm üretmek amacıyla 2023 yılında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ortaklığında başlatılan "İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizleme Projesi"nde önemli bir aşama kaydedildi. TÜBİTAK-MAM ve İstanbul Üniversitesi’nin bilimsel gözetiminde yürütülen çalışmalar kapsamında toplam 468 hektarlık alanın 195 hektarı dip çamurundan arındırıldı. Ekiplerin aralıksız sürdürdüğü operasyonla yaklaşık 120 bin kamyon dolusu, yani 1,8 milyon metreküp çamur deniz ekosisteminden uzaklaştırılarak bertaraf edildi. Dip çamurunun oluşturduğu tabakanın kalkmasıyla birlikte İzmit Körfezi’nde su sirkülasyonu yeniden sağlandı. Deniz habitatında yaşanan iyileşme, canlı çeşitliliğine de doğrudan yansıdı. Uzun süredir bölgede gözlemlenemeyen yunus sürüleri yeniden kayıt altına alınırken, kırlangıç balıkları ve kalamarların da temizlenen alanlara geri döndüğü tespit edildi. İzmit Körfezi’nde yunusların adeta dans ederek yüzdüğü anlar da bu değişimin en dikkat çekici göstergelerinden biri oldu. Örnek gösteriliyor Avrupa’nın en büyük çevre yatırımlarından biri olarak nitelendirilen "Dip Çamuru Projesi", uluslararası platformlarda da dikkat çekiyor. Daha önce New York, Azerbaycan ve İspanya’da düzenlenen çevre ve iklim zirvelerinde sunumu yapılan proje, deniz ekosistemi restorasyonu konusunda diğer kıyı şehirleri için bir model olarak değerlendiriliyor.
Bilecik Şampiyonlar Pazaryeri’nin gururu oldu Bilecik’in Pazaryeri ilçesinden sporcular, Diyarbakır’da düzenlenen turnuvada elde ettikleri derecelerle ilçeye büyük gurur yaşattı. Diyarbakır’da düzenlenen Yeşilay Türkiye Kick Boks Turnuvası’nda önemli dereceler elde eden sporcular, ilçeye dönüşlerinde protokol tarafından karşılandı. Şampiyon sporcular, antrenörleri Fehmi Piliç ile birlikte Pazaryeri Kaymakamı Muhammet Mustafa Kara ve Pazaryeri Belediye Başkanı Zekiye Tekin’i ziyaret ederek gururlarını paylaştı. Gerçekleştirilen organizasyonda Bilecik’i temsil eden Pazaryerili sporcular, elde ettikleri derecelerle dikkat çekti. Genç bayanlar 56 kilogram ‘Low Kick’ kategorisinde mücadele eden Fatmagül Yağcı, tüm rakiplerini mağlup ederek Türkiye şampiyonu oldu. Genç erkekler 63,5 kilogram ‘Low Kick’ kategorisinde ringe çıkan Mert Demir ise turnuvayı Türkiye üçüncüsü olarak tamamladı. Takım sporcularından Tuba Nur Yağcı ve Ömer Faruk Özbay da performanslarıyla takdir topladı. "Bu başarı tesadüf değil, azmin ve disiplinin eseri" Ziyarette konuşan Kaymakam Muhammet Mustafa Kara, genç sporcuların elde ettiği derecelerin ilçe adına büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirterek, "Gençlerimizin böylesine önemli bir organizasyonda Türkiye dereceleri elde etmesi bizleri son derece mutlu etti. Bu başarı, disiplinli çalışmanın ve inancın bir sonucudur. Sporcularımızı ve onları yetiştiren antrenörümüzü yürekten kutluyorum" ifadelerini kullandı. Pazaryeri Belediye Başkanı Zekiye Tekin ise spora verilen desteğin artarak süreceğini vurgulayarak, "Pazaryeri’nin adını Türkiye çapında duyuran sporcularımızla gurur duyuyoruz. Desteklerimiz devam edecek" dedi. Antrenör Piliç’ten teşekkür Antrenör Fehmi Piliç ise elde edilen başarının arkasında büyük bir emek olduğunu belirterek, "Sporcularımız aylarca büyük bir özveriyle çalıştı. Bu başarı onların alın teridir. Bizlere her zaman destek olan Sayın Kaymakamımıza ve Belediye Başkanımıza teşekkür ediyorum. Destek oldukça bu başarıların artarak devam edeceğine inanıyorum" şeklinde konuştu. Ziyaret, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Ankara ‘Hayatın Aslan Payı’, Maximum Life Eryaman’da hayat buldu Ankara’da modern mimarisi ve akıllı yaşam çözümleriyle konut, ofis ve ticari alanları tek çatı altında buluşturan Maximum Life Eryaman Projesi gerçekleştirilen lansman programıyla tanıtıldı. Ankara’nın yükselen değerlerinden Eryaman’da hayata geçirilen Maximum Life Eryaman Projesi, modern mimarisi ve akıllı yaşam çözümleriyle öne çıkarken, ‘Hayatın Aslan Payı’ sloganıyla düzenlenen lansman programıyla tanıtıldı. Bölgenin önemli ulaşım merkezlerinden Ayaş Bulvarı üzerinde konumlanan proje; açık alışveriş merkezi, ofis ve konut fonksiyonlarını aynı çatı altında buluşturuyor. Toplam 38 bin metrekare ticari alan ve 900 bağımsız bölümden oluşan proje; 1+1, 2+1 ve 3+1 daire seçeneklerinin yanı sıra ofis blokları ve rezidans hizmetleriyle planlanarak, alışveriş, çalışma ve yaşam alanlarını bütüncül bir yaşam konsepti içinde bir araya getirmeyi hedefliyor. "Projemize özel tesis yönetimi de olacak ve hizmetlerden bütün proje sakinleri faydalanabilecek" Projede yer alan konutların rezidans tipinde, 1+1, 2+1 ve 3+1 daire seçeneklerinden oluştuğunu belirten Maximum Life Eryaman Projesi Yönetim Kurulu Başkanı Ünal Güzeltaş, "Projemiz karma bir proje, yani konut, ofis ve ticari alanlardan oluşuyor. Konut kısmı rezidans konseptinde ve ofis alanlarımız var. Ayrıca açık cadde konseptli AVM şeklinde ticari alanlarımız var. Yani dış kapıdan girilen kapalı bir AVM şeklinde değil de bütün ticari alanlarımıza açık havadan girip, çıkabiliyorsunuz. Bu da yatırımcılar ve misafirler için büyük bir kolaylık sağlayacak. Dairelerimiz 1+1, 2+1 ve 3+1’lerden oluşuyor ve hepsi rezidans konseptinde. Projemize özel tesis yönetimi de olacak. Temizlik, yemek, güvenlik, resepsiyon, kuru temizleme, spor salonu gibi bu tür hizmetlerden bütün proje sakinleri faydalanabilecek" açıklamasında bulundu. "Projemizin sakinleri bütün ihtiyaçlarını evinden çıkıp yürüme mesafesinde karşılayabilecek" Maximum Life Eryaman Projesi’nin 2028 yılının Haziran ayı itibariyle bitirmeyi hedeflediklerini ifade eden Ünal Güzeltaş, "Projemizin en güzel tarafı lokasyonumuz diyebilirim. Projemiz, eski İstanbul yolu olan Ayaş Bulvarı üzerinde yer alıyor. Projemiz, güzel ve yoğun bir noktada. Konutlarımız rezidans şeklinde yapılacak ve tüm malzemeler, işçilikler üst kalitede olacak. Projemizin altında da ise her türlü ihtiyacınızı karşılayabileceğiniz kafeler, restoranlar, butikler, eczaneler yer alacak. Büyükşehirde en önemli şey zamandır. İnsanlar büyükşehirde trafikte kalıyor ve ufacık bir şey almak için bile bazen saatlerce araba kullanması gerekebiliyor. Projemizin sakinleri bütün ihtiyaçlarını evinden çıkıp yürüme mesafesinde karşılayabilecek. Teslim tarihimiz, en başından beri ruhsat artı 30 ay demiştik, şu an başladı süremiz. Projeyi 2028 yılının 6. ayından sonra bitirmeyi planlıyoruz. İnşaat ekibimiz çok kalabalık ve yoğun çalışan bir ekip. Dolayısıyla 30 ay içerisinde projemizi tamamlamayı düşünüyoruz" dedi. Öte yandan Ünal Güzeltaş, Maximum Life Eryaman Projesi’nin lansman gününe özel fiyat avantajları ve çeşitli sürprizler sunduklarını aktararak, AVM üzerinden yatırım yapan müşterilere kahve makinesi hediye edileceğini, belirli büyüklükte yatırım gerçekleştirenlere ise telefon armağan etmeyi planladıklarını ifade etti. "Bir yıl önce projemize katılan yatırımcılar yüzde 100’ün üzerinde bir kar marjı elde ettiler" Ekip olarak çok çalıştıklarını ve Ankara’ya değer katan bir proje ortaya çıkardıklarını belirten Maksimum Life Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fatih Mehmet Yıldızer, "Ankara’nın en çok talep gören bölgesi Eryaman’da çok nitelikli bir proje geliştirdik. Ekibimiz muhteşem, çok çalıştık ve Ankara’ya değer katan bir proje ortaya çıkardık. İnşallah bugün de inşaatımız başlamış oluyor. Sürecimiz çok hızlı bir şekilde devam edecek. Yatırımcılarımız şimdiden çok kazandılar. Bir yıl önce projemize katılan yatırımcılar yüzde 100’ün üzerinde bir kar marjı elde ettiler. Yatırımcılarımız, hayatın aslan payını aldılar. Aslan payı bitmez bizde, inşallah daha da kazançlı günler görecekler. Her şey yolunda, hiçbir sıkıntımız yok. Bize güvenen tüm yatırımcılarımıza çok teşekkür ediyorum, bize güvenmeye devam etsinler" şeklinde konuştu. "Proje, Eryaman Bölgesi’nin çehresini değiştirecek" Maximum Life Eryaman Projesi’nin Genel koordinatörü Fikret Yücel, projede açık bir alışveriş merkezi olacak şekilde dizayn edildiğini vurgulayarak, "Pandemi sürecinden sonra insanlarımızın özellikle kapalı alışveriş merkezlerinden kaçtığını hepimiz biliyoruz. Bu bakış açısıyla burada karma bir proje geliştirdik. Projemizde açık AVM olacak bir dizaynla, üstte konutları yerleştirmeye çalıştık, güzel bir mimari çalışma oldu. Proje, Eryaman Bölgesi’nin çehresini değiştirecek. İnsanların akın edeceği güzel bir lokasyonda birlikte olmak için tasarım yaptık. Bundan sonra da inşaatımızı en kısa sürede tamamlayıp bu işimizi bütün yatırımcılarımıza, beraber yol yürüdüğümüz arkadaşlarımıza teslim etme hedefindeyiz" diye konuştu.