EKONOMİ - 20 Aralık 2025 Cumartesi 09:45

Metal üretiminde Türkiye’de önemli hamle

A
A
A
Metal üretiminde Türkiye’de önemli hamle

Türkiye metal sektöründe standartları yeniden belirleyen bir gelişme yaşandı. Sektörün yenilikçi oyuncusu MSU Metal Dünyası Genel Müdür Sonnur Gözütok liderliğinde, Türkiye’de önemli bir çalışmaya imza atarak Avrupa kalite standartlarında üretimini tescilledi ve ürünlerine 8 yıl garanti sunuyor.



Kalitede Avrupa standartları, güvende Türkiye birinciliği


ISO 9001 ve CE belgeleri ile üretim süreçlerini modernize eden MSU Metal Dünyası; yüksek üretim standartları ve titiz işçiliğiyle sektöre yeni bir soluk getiriyor. Şirket, metal çözümlerinde estetik ve fonksiyonelliği dayanıklılıkla birleştirerek bireysel kullanıcılardan dev mimari projelere kadar geniş bir yelpazede güvenilir çözüm ortaklığı sunuyor.


Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Genel Müdür Sonnur Gözütok, 8 yıl garanti politikasının sadece bir vaat değil, bir özgüven göstergesi olduğunu belirterek "Bizim için kalite bir sonuç değil, bir başlangıçtır. CE ve ISO 9001 standartlarındaki üretim disiplinimize o kadar güveniyoruz ki, Türkiye’de önemli bir hamle gerçekleştirerek müşterilerimize 8 yıl garanti sunuyoruz. Bu adım, MSU Metal Dünyası’nın sürdürülebilir kaliteye ve müşteri memnuniyetine olan sarsılmaz bağlılığının bir kanıtıdır" dedi.



Geniş ürün yelpazesi ve kişiselleştirilmiş çözümler


MSU Metal Dünyası, metal kapı çeşitlerinden ofis bölme sistemlerine, merdiven korkuluklarından metal duşakabin ve şık mobilya tasarımlarına (dresuar, orta sehpa, yemek masası, kitaplık vb.) kadar oldukça geniş bir ürün gamına sahip. Firma, standart modellerin yanı sıra; aksesuar ve avize dışındaki tüm demir ve paslanmaz taleplerini, projeye özel ölçü ve model seçenekleriyle hayata geçirebiliyor. Firmanın ’www.msumetaldunyasi.com’ internet sitesinden ise geniş ürün yelpazesi ve kişiselleştirilmiş çözümlere ulaşmak mümkün.



Teknolojik üstünlük ve uzun ömürlü kullanım


8 yıllık garanti süresinin temelinde, şirketin kullandığı ileri yüzey işlem teknolojileri yatıyor. Üretim süreçlerinde uygulanan demir üzeri elektrostatik boya, eskitme boya ve kaplama teknikleri, paslanmaz üzeri titanyum kaplama gibi yöntemler, ürünlerin korozyona karşı direncini artırırken estetik ömrünü de maksimuma çıkarıyor.



İstanbul’dan dünyaya uzanan hizmet ağı


Merkezi İstanbul’da bulunan MSU Metal Dünyası; mağaza, AVM, otel, villa ve hastane gibi büyük ölçekli mimari projeler için özel üretim yaparken, ürünlerini Türkiye’nin 81 iline ve dünyanın dört bir yanına ulaştırıyor. Şirket, satış sonrası profesyonel montaj desteğiyle de projenin her aşamasında müşterilerinin yanında yer alıyor.


Hem toptan hem de perakende satış kanallarıyla hizmet veren MSU Metal Dünyası, kaliteyi ve güveni bir araya getiren vizyonuyla metal sektöründe kalıcı bir marka olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Yönetici Liderlik Eğitim Programı devam ediyor İnönü Üniversitesi ev sahipliğinde kamu hizmetlerinin etkinliğinin artırılması, yönetsel kapasitenin güçlendirilmesi ve kurumlar arası iş birliğinin geliştirilmesi amacıyla üniversite yöneticilerine yönelik "Yönetici Liderlik Eğitim Programı" devam ediyor. İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ali Özer ile Prof. Dr. Mehmet Sağlam ve akademik personelin katıldığı programda, Araştırma Koordinatörü Doç. Dr. Enes Gül, "Akademik Üretkenlik ve Üniversitelerin Derecelendirme Metodolojisi" başlıklı sunum yaptı. Doç. Dr. Gül, araştırma koordinatörlüğü ve araştırma dekanlığı gibi birimlerin dünyada ve Türkiye’de giderek yaygınlaştığını belirterek üniversitelerin uluslararası derecelendirme sistemlerindeki yerinin önemine dikkat çekti. Üniversitelerin bu sistemlerde yer almamasının ilerleyen süreçte akademisyen kabulleri ve Erasmus anlaşmaları gibi alanlarda sorunlara yol açabileceğini ifade etti. Web of Science, Scopus, QS, Shangai (ARWU) ve URAP gibi derecelendirme kuruluşlarının gelişim süreçlerine değinen Gül, veri biliminin ilerlemesiyle birlikte üniversitelerin sıralanmasında objektif ve veriye dayalı ölçümlerin öne çıktığını söyledi. "Life Sciences alanında Türkiye’de ikinci olduk" Sunumunda İnönü Üniversitesi’nin akademik başarılarına değinen Gül, multidisipliner çalışmaların bu başarıdaki rolüne dikkat çekti. Gül, "Life Sciences (Yaşam Bilimleri) alanında Türkiye’de ikinci olduk. Aslında böyle bir bölümümüz yok ama farklı disiplinlerin katkısıyla bu başarı elde edildi. Tıp fakültesi, gıda mühendisliği, spor bilimleri gibi alanlar bu başarıya katkı sağlıyor. Hatta çok küçük oranlarda diğer alanların da etkisi olabiliyor." diyerek sözlerini tamamladı.
Van Van’da şifa kaynağı ‘çiriş otu’ tezgahlardaki yerini aldı Van’da karların erimesi ve ilkbaharın gelmesiyle birlikte yüksek kesimlerde kendiliğinden yetişen, bölge halkı tarafından şifa kaynağı olarak bilinen ‘çiriş otu’ tezgahlarda satışa sunulmaya başlandı. Van ve çevresinde nisan ile mayıs aylarında karların erimesiyle birlikte dağların yüksek kesimlerinde yetişen çiriş otu, pazarlardaki yerini aldı. Doğadan bin bir güçlükle toplanan ve birçok ailenin geçim kaynağı olan şifalı ot, şehir merkezindeki tezgahlarda kilosu ortalama 100 TL’den alıcı buluyor. Özellikle çorba, pilav, börek ve çeşitli sulu yemeklerde tercih edilen çiriş otunun, bölge halkı tarafından birçok hastalığa karşı koruyucu olduğu belirtiliyor. Konuya ilişkin konuşan satıcı Emrullah Savur, bu yıl yağışların fazla olması nedeniyle hasadın geçtiğimiz yıla oranla biraz geciktiğini belirtti. Savur, "Bu sene kar çok olduğu için oralarda hâlâ kar yağıyor. Dağlarda bir sürü kar olması nedeniyle bu ürünler şu an geç geldi; yoksa normalde bir hafta, 10 gün önce gelmesi lazımdı. Aynı ıspanak gibi kaynatılarak pişiriliyor. Karaciğere, akciğere, tansiyona ve şekere çok iyi geliyor, yani oldukça faydalı. Mideyi temizliyor, bağırsakları sürekli çalıştırıyor. Piştiği zaman azaldığı için bir insan en az 5-6 kilo alıyor" dedi. "Bir haftaya kadar yayla muzu da çıkar" Çiriş otunun dağlardan toplanmasının çok zahmetli olduğunu dile getiren Savur, "İnsanlar kilometrelerce yol gidip o dağlara çıkıyor; o yüksekliği bir binanın katlarıyla kıyaslayın, öyle bir emek var. İnşallah daha güzel olur. Henüz sirmo, mendi, kenger ve uşkun (yayla muzu) gibi bitkiler yeni yeni başlıyor, daha fazlası da gelecek inşallah. Bir haftaya kadar uşkun (yayla muzu) da çıkar. Tabii bu sene yağış çok olduğu için inşallah daha bereketli ve daha güzel olur" diye konuştu.
Bilecik Doğanın sesi BŞEÜ’de yankılanacak Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ) "Kampüsüne Bir Zeytin Dalı da Sen Uzat" projesinde, önemli bir başarıya imza atarak adını ÜNİFEST finaline yazdırdı. Genç TEMA Kulübü tarafından yürütülen, Gençlik ve Spor Bakanlığı Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı kapsamında desteklenen "Kampüsüne Bir Zeytin Dalı da Sen Uzat" projesi, önemli bir başarıya imza atarak adını ÜNİFEST finaline yazdırdı. Ulusal çapta gururlandıran bu vizyoner proje, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesinde düzenlenecek olan Üniversite Öğrenci Toplulukları Toplumsal Katkı Proje Festivali’nde ’İklim Değişikliği, Çevresel Sürdürülebilirlik ve Yeşil Enerji’ kategorisinde zirve için sahneye çıkacak. "Atılan her adım ve hayata geçirilen her faaliyet, gençlerimizin içindeki doğa sevgisini devasa bir farkındalık hareketine dönüştürüldü" Rektör Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı proje hakkında yaptığı açıklamada, "Sadece bir proje olmanın çok ötesine geçerek yeşil bir geleceğin tohumlarını atan bu çalışma; sürdürülebilirlik bilincini en üst seviyeye taşımak, çevre duyarlılığını kampüs sınırlarımızın dışına taşırmak ve doğayla kusursuz bir uyum içinde yaşama kültürünü inşa etmek amacıyla öğrencilerimizin muazzam enerjisiyle hayata geçirildi. Atılan her adım ve hayata geçirilen her faaliyet, gençlerimizin içindeki doğa sevgisini devasa bir farkındalık hareketine dönüştürürken, onlara topluma yön verecek sarsılmaz bir sosyal sorumluluk bilinci kazandırdı. ÜNİFEST finalinde boy gösterecek olmak; projemizin sağlam bilimsel temellerinin, her alanda uygulanabilir yenilikçi yapısının ve topluma sunduğu eşsiz katkı potansiyelinin en parlak kanıtıdır. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi olarak göğsümüzü kabartan bu büyük başarıda alın teri döken, doğaya nefes olan tüm öğrencilerimizi ve onlara yol gösteren kıymetli akademik danışmanlarımızı yürekten tebrik ediyor" dedi.