GÜNDEM - 27 Ekim 2025 Pazartesi 15:02

Milli hücumbotunun ilk bloğu kızağa alındı

A
A
A

Türkiye’nin Milli Hücumbotu için inşa edilen ilk blok düzenlenen törenle kızağa aldı. Gemi inşasında kritik bir kilometre taşı olarak kabul edilen "blok koyma (omurga koyma)" töreni, geminin gövdesinin ilk parçasının yerleştirilmesiyle birlikte inşa sürecinin resmen başladığını simgeliyor. STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, "Türkiye artık kendi milli hücumbotunu tasarlama kabiliyetine kavuştu" dedi.

Türkiye’nin denizlerdeki milli mühendislik gücü STM, Türk denizcilik tarihinde önemli bir kilometre taşını daha geride bıraktı. T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) öncülüğünde, Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı için STM ana yükleniciliğinde ve STM tarafından tasarlanan Milli Hücumbot Projesi’nde, üretilen ilk blok, geminin inşa edileceği İstanbul Denizcilik Tersanesi’nde düzenlenen törenle kızağa alındı. Gemi inşasında kritik bir kilometre taşı olarak kabul edilen "blok koyma (omurga koyma)" töreni, geminin gövdesinin ilk parçasının yerleştirilmesiyle birlikte inşa sürecinin resmen başladığını simgeliyor.

Milli hücumbotunun ilk bloğu kızağa alındı

"Türkiye artık kendi milli hücumbotunu tasarlama kabiliyetine kavuştu"

STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, Türkiye’nin denizlerdeki bağımsız savunma gücü yolculuğunda önemli bir eşiğin daha aşıldığını belirterek, "Tasarımı tamamen STM mühendislerine ait olan Milli Hücumbotumuzun inşa sürecinde, ilk sac kesiminin ardından, ilk bloğumuzu da kızağa aldık. Bu proje, yalnızca yeni bir platformun üretimi değil; Türkiye’nin kendi hücumbotunu tasarlayıp inşa edebilen bir ülke konumuna yükselmesinin de simgesi anlamına geliyor. Özgün tasarımı, yüksek yerlilik oranı, modern silah sistemleri ve üstün denizcilik kabiliyetleriyle Milli Hücumbotumuz, Mavi Vatan’daki caydırıcılığımıza güç katacak" ifadelerini kullandı.

Milli hücumbotunun ilk bloğu kızağa alındı

Milli Hücumbotun tarihsel yolculuğu

Milli Hücumbot Projesine yönelik 9 Eylül 2024 tarihinde projenin ilk hücumbotunun inşası için, SSB-STM arasında sözleşme imzalandı. Milli hücumbotun inşasına 2025 yılında başlandı ve ilk sac kesimi, 8 Temmuz 2025 tarihinde gerçekleştirildi. STM, Türkiye’nin Milli Hücumbot modelini ilk olarak Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı (IDEF-2025)’nda 22 Temmuz 2025 tarihinde ilk kez tanıttı.

Milli hücumbotunun ilk bloğu kızağa alındı

Uzun menzilli güdümlü mermilerle, sığ sularda görev icrası

Millî Hücumbot, su üstü harbi görevlerinde; bekleme ve gizlenme mevkilerinde konuşlanarak düşmanın tespit ve teşhis imkânlarını zorlaştırabilecek, uzun menzilli güdümlü mermilerle hücum gerçekleştirebilecek, gerekli durumlarda fırkateyn ve helikopterlerle koordineli taarruz icra edebilecek yeteneklere sahip olacak. Gemi, bekasının sağlanabilmesi maksadıyla yeterli hava savunma sistemleriyle donatılacak, yüksek sürat ve manevra kabiliyetine sahip olacak. Geminin dizaynı dâhil olmak üzere inşa faaliyetlerinde ve donatım malzemelerinin temininde mümkün olan en yüksek oranda yerli kaynaklardan yararlanılması hedefleniyor. Sığ sularda harekât yeteneği ile ön plana çıkan Milli Hücumbot, düşük radar kesit alanı, tam yük deplasmanda, zorlu deniz koşullarında harekât icra edebilme ve atış yapabilme kabiliyeti ile donatıldı.

Milli hücumbotunun ilk bloğu kızağa alındı

Milli Hücumbot teknik özellikler

Tam Boy: 68.00 m, Azami En: 9.3 m, deplasman: 700 ton, Azami Hız: 39+ knot, İntikal Hız: 20 knot, Seyir Siası: Asgari 800 Deniz Mili, 36 personel için yaşam alanı, Silah ve Sensörler, 76 mm Baş Top, Satıhtan Satıha Güdümlü Mermi (G/M) istemi,Yakın Hava Savunma Sistemi, 2 x 12,7 mm Uzaktan Kumandalı Stabilize Makineli Silah Sistemi, 2 x Chaff/Dekoy Sistemi,Savaş Yönetim Sistemi,3B Arama Radarı, Elektronik Harp Sistemi (ED), Kızılötesi Arama Takip Sistemi Ana Tahrik ve Elektrik Sistemi ise, 4 x Dizel Makine ,4 x Yönlendirilebilir Su Jeti, 3 x Dizel Jeneratör

Zöhre Alagöz

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Kurtlar Vadisi" ile hafızalara kazınan yalı satışta İstanbul Boğazı’nda yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla gündeme geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çeken tarihi yapı dron ile görüntülendi. İstanbul Boğazı’nın Üsküdar Kandilli sahilinde yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla tekrar gündem geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Tarihi yapı, Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çekti. Boğaz yalıları arasında özgün mimarisiyle öne çıkan yapı, 1835 ile 1855 yılları arasında Osmanlı saray mimarisinin önemli isimlerinden Garabet Balyan tarafından inşa edildi. Boğaz’ın seçkin yalıları arasında gösterilen yapı, iki katlı ahşap mimarisi, beyaz cephe kaplaması ve kırmızı kiremitli çatısıyla dikkat çekiyor. Yalı, 1900 yılında Mehmet Abud Efendi tarafından satın alınarak Abud Ailesi’nin ikameti olarak 1981 yılına kadar kullanıldı. Yaklaşık 1 bin 500 metrekarelik arsa üzerinde bulunan yapı, 270 metrekare taban alanına ve toplam 540 metrekare kullanım alanına sahip. Kâgir olarak inşa edilen alt katta iki ayrı kayıkhane yer alırken, üst kat yarı dikdörtgen formda bir sofa etrafında şekilleniyor. Dronla havadan çekilen görüntülerde yalının denize sıfır konumu ve geniş rıhtımı net şekilde görüldü. Üst açıdan yapılan çekimlerde simetrik pencere düzeni, cumbalı bölümleri ve Boğaz’a açılan geniş terası dikkat çekti. Yalının hemen yanında bulunan müştemilat ve arka bahçedeki ağaçlık alan da görüntülere yansıdı. Sahil hattı boyunca uzanan iskele ve mermer rıhtım bölümü ise yapının tarihi kimliğini gözler önüne serdi. Dizilerle özdeşleşen yalı Yalı, özellikle Kurtlar Vadisi dizisinde geçen sahnelerle geniş kitleler tarafından tanındı. Dizide güç ve otoriteyi simgeleyen konsey sahnelerine ev sahipliği yapan yapı, yıllar içinde televizyon tarihinin simge mekanlarından biri haline geldi. Hisselerinin satışa çıkarılmasıyla yeniden gündeme gelen yalıda yüzde 15,23’lük payın 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz hattındaki tarihi yapıların yatırım değeri her geçen gün artarken, söz konusu yalının hem tarihi geçmişi hem de televizyon hafızasındaki yeri nedeniyle farklı bir konumda bulunduğu belirtiliyor. Havadan çekilen görüntülerde Boğaz’daki dalga hareketleriyle birlikte yalının suya yansıyan silueti dikkat çekerken, çevresindeki tarihi ağaç dokusu ve sahil şeridi de kadraja yansıdı.
Erzurum Azerbaycan Tıp Üniversitesi ile akademik iş birliği görüşmesi gerçekleştirildi Atatürk Üniversitesi, uluslararasılaşma vizyonu ve küresel akademik iş birliklerini güçlendirme hedefi doğrultusunda önemli bir akademik temasa daha ev sahipliği yaptı. Bu kapsamda, Azerbaycan Tıp Üniversitesi Farmakoloji Anabilim Dalı öğretim üyeleri Doç. Dr. Kamandar Yaqubov, Doç. Dr. Gülbeniz Hüseynova ve Doç. Dr. Aydın Aliyev ile Pato-Fizyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Sevinç Hacıyeva, Atatürk Üniversitesini ziyaret ederek bir dizi görüşmede bulundu. Ziyaret programı çerçevesinde konuk akademisyenler, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede; iki üniversite arasında bilimsel iş birliğinin geliştirilmesi, ortak araştırma projelerinin hayata geçirilmesi, akademik personel ve öğrenci değişim programlarının artırılması ile disiplinler arası çalışmaların teşvik edilmesi gibi başlıklar ele alındı. Oldukça verimli bir atmosferde gerçekleşen toplantıda, özellikle farmakoloji ve patofizyoloji alanlarında yürütülebilecek ortak bilimsel çalışmaların stratejik önemi vurgulandı. Taraflar, bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, uluslararası fon kaynaklarına yönelik projelerde birlikte yer alınması ve sürdürülebilir akademik iş birliklerinin tesis edilmesi konusunda karşılıklı mutabakat sağladı. Rektör Hacımüftüoğlu, nazik ziyaretlerinden dolayı Azerbaycan Tıp Üniversitesi heyetine teşekkür ederek, iki köklü kurum arasında tesis edilen bu temasların, önümüzdeki süreçte somut iş birliklerine dönüşeceğine olan inancını ifade etti. Ziyaret, iyi niyet temennilerinin ardından sona erdi.