EKONOMİ - 25 Şubat 2026 Çarşamba 10:07

Muayene ve tedavi harcamaları hanelerin yüzde 6,1’ine çok yük getirdi

A
A
A
Muayene ve tedavi harcamaları hanelerin yüzde 6,1’ine çok yük getirdi

2025 yılında hanelerin yüzde 6,1’ine doktor muayene ve tedavi harcamalarının çok yük getirdiği, yüzde 50,2’sine biraz yük getirdiği, yüzde 40,9’una ise yük getirmediği görüldü.



Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Sağlık Modülü verilerini paylaştı. Buna göre, hanelerin yüzde 6,1’ine doktor muayene ve tedavi harcamalarının çok yük getirdiği, yüzde 50,2’sine biraz yük getirdiği, yüzde 40,9’una ise yük getirmediği görüldü. Diş muayene ve tedavi harcamaları hanelerin yüzde 5,3’üne çok, yüzde 37,2’sine biraz yük getirirken yüzde 28,9’una yük getirmedi. İlaç harcamaları ise hanelerin yüzde 5,0’ına çok, yüzde 50,9’una biraz yük getirdi. Hanelerin yüzde 44,0’ı ilaç harcamalarının yük getirmediğini belirtti.


Son 12 ay içerisinde hanelerin yüzde 2,7’si muayene veya tedavi, yüzde 28,6’sı diş muayenesi veya tedavisi, yüzde 0,1’i ise ilaç harcaması yapmadı.


En yüksek yüzde 20’lik gelir grubundaki hanelerin yüzde 25,5’inde diş muayenesi harcaması olmadı


Doktor muayene ve tedavi ile ilaç için harcama yapmayan hanelerin gelir gruplarından çok etkilenmediği görüldü. Diş muayene ve tedavisine ilk (en düşük) yüzde 20’lik gelir grubunda olanların yüzde 45,4’ünün, ikinci yüzde 20’lik gelir grubunun yüzde 36,5’inin, üçüncü yüzde 20’lik gelir grubunun yüzde 32,0’ının, dördüncü yüzde 20’lik gelir grubunun yüzde 28,1’inin, beşinci (en yüksek) gelir grubunun ise yüzde 25,5’inin harcama yapmadığı görüldü.


En düşük yüzde 20’lik gelir grubundaki hanelerin yüzde 62,9’una doktor muayene ve tedavileri, yüzde 37,6’sına diş muayene ve tedavileri, yüzde 65,5’ine ise ilaç harcamaları yük getirdi. En yüksek yüzde 20’lik gelir grubundaki hanelerin yüzde 53,0’ı doktor muayene ve tedavilerinin, yüzde 38,0’ı diş muayene ve tedavilerinin, yüzde 59,5’i ilaç harcamalarının yük getirmediğini belirtti.


Yoksulluk riski altında olmayanların yüzde 31,7’si çoğunlukla oturarak çalışanlar


Bir işte çalışan 15 yaş ve üstü fertlerin tüm çalıştıkları süredeki aktivite yoğunlukları incelendiğinde, çoğunlukla bu fertlerin yüzde 29,4’ünün oturarak, yüzde 45,5’inin ayakta durarak, yüzde 18,7’sinin yürüyerek veya orta düzey fiziksel aktivite yaparak, yüzde 6,4’ünün ise ağır iş ya da ağır fiziksel aktivite yaparak çalıştığı görüldü.


Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan fertlerin yüzde 17,2’si oturarak çalışırken risk altında olmayan fertler için bu oran yüzde 31,7 oldu. Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan fertlerin yüzde 11,2’sinin ağır iş ya da aktivite yaparak çalışma hayatını geçirdiği görüldü.


Fiziksel aktivite veya boş zaman faaliyetlerine zaman ayırmayanların oranı yüzde 63,3 oldu


Bir işte çalışsın ya da çalışmasın 15 yaş ve üstü fertlerin olağan bir haftada iş dışında geçirilen zamanları incelendiğinde, bu fertlerin yüzde 1,4’ünün ’Günde iki kere veya daha fazla", yüzde 11,6’sının ’Günde bir kere’, yüzde 5,6’sının ’Haftada 4-6 kere’, yüzde 11,5’inin ’Haftada 1-3 kere’, yüzde 6,7’sinin ’Haftada 1 kereden az’ en az 10 dakika boyunca aralıksız devam eden fiziksel aktivite veya boş zaman faaliyetleri yaptıkları tespit edildi. Fertlerin yüzde 63,3’ünün ise fiziksel aktivite veya boş zaman faaliyetlerine zaman ayırmadığı görüldü.


Fertlerin yüzde 96,9’u iletişim faaliyetlerinde zorlanmıyor


Araştırma kapsamındaki 15 yaş ve üstü fertlerin yüzde 96,9’u iletişim kurmada, yüzde 95,8’i öz bakımında, yüzde 90,0’ı işitmede, yüzde 85,2’si bir şeyleri hatırlamada, yüzde 80,5’i görmede ve yüzde 79,7’si yürümede sorun yaşamadığını ifade etti. En çok zorlanılan faaliyetler ise sırası ile yüzde 17,3 ile görme, yüzde 15,2 ile yürüme, yüzde 12,6 ile hatırlama olurken fertlerin sadece yüzde 2,2’si iletişim faaliyetlerinde zorlandığını söyledi.


Fertlerin en çok yapamadığını belirttiği faaliyetler ise yüzde 0,5 ile öz bakım, yüzde 0,4 ile yürüme, yüzde 0,2 ile bir şeyleri hatırlama ve iletişim kurma faaliyetleri oldu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Sivas’ta Mukaddes Emanetler Sergisi’nde uzun kuyruklar oluştu Sivas’ta Peygamber Efendimiz ve Ehl-i Beyt’e ait birçok kıymetli emanetin yer aldığı "Mukaddes Emanetler Sergisi" ziyarete açıldı. Sergiyi gezen vatandaşlar, duygu dolu anlar yaşadı. Peygamber Efendimize ait Lihye-i Saadet (Sakal-ı Şerif ve Saç-ı Şerif), Hücre-i Saadet’te bulunan kabir örtüsü ve kabir toprağı, hurma lifinden yapılmış yatağı, Kadem-i Şerif (ayak izi), Gubar-ı Şerif (kabir toprağı) ve Kisve-i Saadet gibi pek çok kıymetli emanetin yer aldığı sergi, Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde açıldı. İl protokolü tarafından açılışı yapılan sergiyi birçok vatandaş ziyaret etti. Uzun kuyrukların oluştuğu sergide duygu dolu anlar yaşandı. Kutsal emanetleri yakından görme fırsatı bulan vatandaşlar, o anları cep telefonu ile de görüntüledi. "Kendimi Medine’de gibi hissediyorum" Sivas’ın Koyulhisar ilçesinden geldiğini ifade eden Celal Taş, "Sivas’a 15 günlüğüne gelmiştim. Böyle bir serginin açıldığını duydum. İnanın şu anda çok duygulandım. Kendimi Medine’de gibi hissediyorum. Orada da birçok emaneti gördüm ama burada da çok duygulandım. Bu sistemi kuranlardan Allah bin kere razı olsun. Sakal-ı Şerif’i her yıl ziyaret ediyorum ama bu kadar yakından hiç görmemiştim. Herkes mutlaka burayı görsün" dedi. Sergide Hz. Fatıma’ya ait Hücre-i Saadet anahtarı, Hz. Ali’nin Sarık-ı Şerif’i, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’e nispet edilen Sakal-ı Şerifler de yer alıyor.
Konya Ramazan’da sürücülere sabır ve dikkat uyarısı Ramazan ayında özellikle trafik yoğunluğunda iftara yetişme telaşında olan ve sahur sonrası yola çıkan sürücülere uyarılarda bulunan uzmanlar, sabırlı, dikkatli ve trafik kurallarına uyarak hareket edilmesi gerektiğini belirtti. Ramazan ayında iftara yetişme telaşında ve sahur sonrasında trafik yoğun şekilde devam ediyor. Dalgınlığın artması trafik kazalarını beraberinde getirirken, uzmanlar bu dönemlerde sürücülere ‘dikkat ve sabır’ konusunda uyarılarda bulundu. İleri Sürüş Uzmanı Ramazan Ceylan, Ramazan ayında trafikte daha dikkatli ve anlayışlı olunması gerektiğini belirterek, "Sürücülerimize tavsiyemiz; öncelikli sabırlı olmaya davet ediyoruz. Bunun yanı sıra tabii açlık ve susuzluktan dolayı da kan şekerinde düşme meydana gelebilir. Yorgun ve uykusuz araç kullanmasınlar. Alışma sürecimiz oluyor, dolayısıyla trafikte birbirimize karşı kesinlikle saygı göstermemiz ve sabırlı olmamız lazım. Bayrama da Ramazan’dan sonra inşallah kazasız ve belasız olarak ulaşmayı Rabbim bize nasip etsin. Sürücülerimizin kurallara uyarak kendi dışındaki yol kullanıcılarını tehlikeye atmamaları, cep telefonu kullanmamaları, trafik işaretlerine uymaları gerektiğini hatırlatıyoruz" dedi. "Kazaya davetiye çıkaracak sabırsız davranışlarda bulunmamamız gerekir" İftara yetişme telaşının kazalara davetiye çıkarabileceğini ifade eden Ceylan, "İftara yetişme telaşı oluyor. Herkes aynı anda hareket etmek durumunda kalabiliyor. Bu tür durumlarda sakin olmamız gerekiyor. Bir kazaya davetiye çıkaracak sabırsız davranışlarda bulunmamamız gerekir. Birbirimize karşı anlayış göstereceğiz, sabırlı olacağız, gerginlik oluşturmayacağız. Ramazan ayını inşallah bu şekilde kazasız ve belasız bir şekilde geçirmeyi Rabbim nasip etsin" şeklinde konuştu. "Sürücülerin uykularını almış şekilde yola çıkmalarını tavsiye ediyoruz" Ceylan, özellikle sahur sonrası yola çıkacak sürücülere de uyarılarda bulunarak, "Hemen sahur yapalım da yola çıkalım düşüncesinde olan sürücülerimiz olabilir. Kesinlikle dinlenmeden yola çıkmasınlar. Sahurunu yapar, sahurdan sonra bir miktar dinlenip sonra yola çıkarlarsa daha iyi olur. Çünkü neticede uykusuz ve yorgun ve dalgın araç kullanmak kazaya davetiye çıkarır. Kendiniz dışında yol kullanıcısını tehlikeye atar. Bunun için de yorgun, uykusuz değil, uykularını almış bir şekilde yola çıkmalarını tavsiye ediyoruz" diye konuştu.