SAĞLIK - 26 Mart 2025 Çarşamba 12:29

Müzik dinlerken kulaklarınızı kaybetmeyin

A
A
A
Müzik dinlerken kulaklarınızı kaybetmeyin

Kulaklık kullanımının artmasıyla birlikte işitme kayıplarının gençlerde giderek yaygınlaştığını belirten Ear Technic-Si-Ser İşitme Cihazları Yönetim Kurulu Başkanı, İşitme Cihazları Akustik ve Audiology Derneği (İCAAD) Başkanı Pedeakustiker Mehmet Emin Ağaç, "Müzik dinlerken kulaklarınızı kaybetmeyin. İşitme sağlığınızı korumak için bilinçli kulaklık kullanımı şart" dedi.



Kulaklık kullanımının artmasıyla birlikte işitme kaybı gençler arasında giderek yaygınlaşıyor. İşitme kaybı sinsi ilerleyen bir sorun olarak, genellikle uzun yıllar sonra fark ediliyor. Acı vermediği için çoğu kişi işitme kaybını ancak orta seviyeye ulaştığında fark edebiliyor ve o noktada önlem almaya çalışıyor.



Artan kulaklık kullanımının işitme sağlığına olan etkileri üzerine önemli uyarılarda bulunan Ear Technic - Si-Ser İşitme Cihazları Yönetim Kurulu Başkanı Pedeakustiker Mehmet Emin Ağaç, "Eskiden işitme kaybı yaşlılıkla ilişkilendirilirken, günümüzde bu sorun gençlerde de sıkça görülmeye başlanmıştır. Giyilebilir teknolojilerin günlük hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelmesi, özellikle kulaklık kullanımının artması, işitme sağlığını tehdit eden en büyük faktörlerden biri haline gelmiştir. Piyasada farklı türde kulaklık çeşitleri bulunmakta ve her birinin işitme sağlığına etkisi farklıdır. Bunlardan kulak içi kulaklık çeşitleri, sesi doğrudan kulak zarına ilettiği için işitme kaybına neden olma riski en yüksek kulaklık türüdür. Kulak zarına yakın olduklarından, yüksek sesle müzik dinlendiğinde büyük bir basınç oluştururlar. Bu durum yalnızca işitme kaybına değil, aynı zamanda sesleri ayırt etme ve anlama sorunlarına da yol açabilir. Kulak üstü kulaklık çeşitleri ise ses basıncını doğrudan kulak zarına iletmediği için kulak içi kulaklıklara kıyasla işitme sağlığı üzerinde daha az risk oluşturur. Ancak ses seviyesi çok yüksek ayarlandığında işitme duyusuna zarar verebilir. Kulak üstüne yerleştirilen bu kulaklıklar, sesi daha geniş bir alana yayarak kulak zarına daha az etki eder, bu yüzden kulak içi kulaklık çeşitlerine göre riski daha düşüktür. Kulaklık kullanırken ses seviyesinin düşük tutulması ve uzun süre kullanımından kaçınılması büyük önem taşır. Yüksek sesle müzik dinlemek, işitme duyusunda geri dönüşü olmayan hasarlara yol açabilir" diye konuştu.



İşitme kaybı gençler arasında artıyor


Kulak, Burun, Boğaz (KBB) uzmanları tarafından yapılan araştırmalara göre, son yıllarda işitme kaybı vakalarının arttığını ve hasta yaş ortalamasının düştüğünü kaydeden Pedeakustiker Mehmet Emin Ağaç, "Sağlık raporları da bu değişimi net bir şekilde ortaya koyuyor. Eskiden işitme kaybı daha çok sanayi işçileri ve makine operatörleri gibi yüksek sesli ortamlarda çalışan yetişkinlerde görülürken, günümüzde gençler arasında da yaygınlaşmış durumda. Gelişmiş ülkelerde işitme kaybı daha çok 50 yaş ve üzeri bireylerde görülürken, son yıllarda bu yaş sınırının 40’lı yaşlara düştüğü gözlemlenmektedir. Bunun en büyük nedeni ise yaşam tarzı ve teknolojik cihazların yanlış kullanımıdır. Si-Ser İşitme Cihazları Şubelerimizde, 29 yılı aşkın deneyimimizle bu değişimi yakından gözlemledik ve işitme kaybının artık daha genç yaş gruplarında da yaygın hale geldiğini üzüntüyle fark ettik" şeklinde konuştu.



Gençlerde işitme kaybı estetik kaygıları da beraberinde getiriyor


"Gençler arasında işitme kaybının artması, yalnızca sağlık açısından değil, estetik kaygılar açısından da endişe oluşturuyor" diyen Pedeakustiker Ağaç, şu tavsiyelerde bulundu:


"Geleneksel işitme cihazlarının görünümü nedeniyle özellikle gençler cihaz kullanmaktan kaçınabiliyor. Bu ihtiyaca yönelik olarak EarTechnic olarak, dünyadaki ilk küpe tipi işitme cihazını kadınlar için özel olarak tasarladık. Estetik ve işlevselliği bir araya getiren bu yenilikçi cihaz, işitme desteği sağlarken şık bir aksesuar olarak da kullanabilirsiniz. Erkekler için ise, görünmez ve konforlu bir seçenek sunan dip kanal işitme cihazı geliştirdik. Küçük boyutu sayesinde dışarıdan fark edilmeden işitme desteği sağlayarak estetik kaygıları en aza indiriyor. Kulağın anatomik yapısına göre değişiklik göstermekle birlikte, kulakta neredeyse görünmez hale geliyor. İşitme sağlığınız hakkında daha fazla bilgi almak ve size en uygun işitme cihazını deneyimlemek için Si-Ser İşitme Merkezleri’ni ziyaret edebilirsiniz. Unutmayın, işitme sağlığınızı korumak için bilinçli kulaklık kullanımı şart"




Müzik dinlerken kulaklarınızı kaybetmeyin

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul’dan 8 Mart’ta güçlü eşitlik mesajı CHP İstanbul İl Başkanlığı Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu tarafından, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında seminer düzenlendi. Kadınların çalışma hayatındaki yeri, karşılaştıkları engeller, yapısal eşitsizlikler ve çözüm önerilerinin ele alındığı buluşmada, yerel yönetimlerin eşitlik politikalarına dair önemli mesajlar verildi. Sosyal Demokrat Belediyeler Derneği (SODEM) koordinasyonunda ILO 190 kapasite geliştirme süreci kapsamında gerçekleşen etkinlikte; çalışma yaşamında şiddet ve tacizin önlenmesi, kurumsal mekanizmaların oluşturulması ve yerel yönetimlerin sorumluluğu masaya yatırıldı. Toplantıya Maltepe Belediye Başkanı Mimar Esin Köymen’in yanı sıra, CHP Milletvekili ve Cumhurbaşkanı Politika Kurulu Başkanı Gamze Taşcıer, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Zeybek, CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, CHP Kadın Kolları İl Başkanı Hatice Selli Dursun, Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Serhan Dedetaş, Bakırköy Belediye Başkanı Ayşegül Ovalıoğlu ve Beyoğlu Belediye Başkan Vekili Sefer Karaahmetoğlu da katıldı. "Eşitlik bir iyi niyet beyanı değil kurumsal sorumluluktur" Maltepe Belediye Başkanı Mimar Esin Köymen konuşmasında, kadın emeğinin yalnızca ekonomik değil, toplumsal dönüşümün de temel gücü olduğuna dikkat çekti. Kadınların çalışma hayatında çoklu eşitsizliklerle karşı karşıya kaldığını belirten Köymen, ücret adaletsizliği, güvencesizlik, karar alma mekanizmalarından dışlanma ve şiddet riskinin yapısal sorunlar olduğunun altını çizdi. Köymen, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün çalışma yaşamında şiddet ve tacizin önlenmesini esas alan ILO 190 Sözleşmesi’nin önemine değinerek, "Bu metin yalnızca bir imza değil, bir dönüşüm programı olarak ele alınması gerekiyor. Maltepe Belediyesi’nde bu kapsamda birimler arası kadın temsilcilerden oluşan uyum komisyonu kuracağız, ölçme ve izleme mekanizmalarını devreye alarak belediyeye özgü bir politika belgesini de meclis onayına sunacağız. Ölçmeden iyileştiremeyiz. Anonim anketler, değerlendirme formları ve endeks çalışmalarıyla mevcut durumu objektif verilerle ortaya koyacağız. Eğitim programları ve bilgilendirme çalışmalarıyla süreci tüm çalışanlara yayacağız" diye konuştu. Kadın emeği görünür olacak Köymen, yerel yönetimlerin eşitliğin en güçlü inşa alanı olduğunu belirterek, Maltepe’de kadınların yalnızca hizmet alan değil; karar veren, üreten ve yöneten özne olduğu bir kent anlayışını savunduklarını söyledi. Kadınların ekonomik hayata katılımını destekleyen projeler, dayanışma merkezleri ve kooperatif iş birliklerinin bu vizyonun parçası olduğunu dile getirdi. Konuşmasında kültür-sanat alanındaki eşitlik çalışmalarına da değinen Köymen, "Mahallemizin Kadınları Sinema Yapıyor" projesinin kadınların kendi hikâyelerini kamusal alana taşıdığı güçlü bir eşitlik adımı olduğunu ifade etti. Farklı sosyo-ekonomik geçmişlerden kadınların kendi emekleriyle film üretmesinin, kadın sözünü görünür kıldığını vurguladı. "Kadın hakları demokrasi meselesidir" Kadın cinayetlerinin ve kadınların maruz kaldığı her türlü eşitsizliğin politik olduğuna işaret eden Köymen, kadın hakları mücadelesinin "annemiz, bacımız" söylemiyle sınırlandırılamayacağını söyledi. Bunun bir eşitlik, özgürlük ve adalet meselesi olduğunu belirten Köymen, şiddetsiz ve güvenli çalışma alanları oluşturma kararlılığını yineledi. Etkinlik, kadın emeği ve toplumsal eşitlik mücadelesinin yerel yönetim politikalarıyla güçlendirilmesi gerektiği yönündeki ortak mesajla sona erdi.
Sakarya Otomobilin kapılarına zulalanmış cephanelik polis ekiplerince yakalandı Sakarya’nın Hendek ilçesinde durdurulan araçta zulalanmış halde bin 460 adet silah parçası ele geçirildi. Hendek Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince silah kaçakçılığı ve ticaretinin önlenmesine yönelik yürütülen çalışmalar çerçevesinde N.K. isimli şahsın silah kaçakçılığı yaptığı tespit edildi. Teknik ve fiziki takibin ardından şüpheli, kullandığı araçla birlikte Hendek ilçesi Anadolu Otoyolu gişelerinde yakalanarak gözaltına alındı. Araçta yapılan aramalarda arka iki kapıya zulalanmış halde; 55 adet sürgü kapağı, 52 adet namlu, 46 adet sürgü tutucu, 45 adet icra mili ve yayı, 45 adet sürgü arka kapağı, 50 adet sürgü tutucu yayı, 44 adet gez, 74 adet arpacık, 235 adet silah mili, 44 adet iğne, 45 adet silah seri numarası, 42 adet gövde mandalı, 248 adet yay, 46 adet silah pimi, 45 adet kovan atıcı, 44 adet tetik kolu, 63 adet şarjör sabitleme klipsi, 55 adet sürgü tırnağı, 45 adet tetik, 44 adet tetik mekanizma metal bileşeni, 47 adet tetik mekanizma plastik bileşeni, 45 adet korkuluk ve 1 adet şarjör olmak üzere toplam bin 460 adet silah parçası ele geçirildi. Ele geçirilen silah parçalarıyla 55 adet tabanca yapılabileceği anlaşıldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli N.K., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Giresun Fındıkta don endişesine bilimsel açıklama: "Şu an risk yok, fayda var" Giresun Üniversitesi Fındık İhtisaslaşma Koordinatörü Doç. Dr. Ali Turan, mart ayında yüksek kesimlerde etkili olan kar yağışı ve soğuk havanın fındıkta zirai don riski oluşturup oluşturmadığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fındığın kış döneminden yeni çıktığını belirten Doç. Dr. Turan, bitkinin soğuklama ihtiyacı bulunduğunu vurgulayarak, "Fındığın soğuklama ihtiyacı var. Kışın soğuk geçmesi gerekiyor ki bitki normal ihtiyacını karşılayabilsin. Şu anda yüksek kesimlerde hava soğukluğu var. Henüz tomurcuklar kabarma aşamasına gelmediği ve yapraklanma olmadığı için mevcut soğukların olumsuz bir sonuç olarak zirai don riski beklenmiyor" dedi. Kar yağışı fayda sağlayacaktır Özellikle ilkbahar geç donlarına dikkat çeken Turan, geçmiş yıllarda yaşanan don olaylarının daha çok sürgünlerin oluştuğu dönemde zarar verdiğini hatırlatarak, "Mart sonu ve nisan başı gibi dönemlerde, örneğin 2004, 2014 yıllarında olduğu gibi sürgünlerin tam oluştuğu evrede don zararları görüldü. Şu an ise özellikle yüksek kesimlerde tomurcuklar henüz kabarmaya başlamadı. Bu nedenle sıcaklığın eksi 3, eksi 5 hatta eksi 8 derecelere kadar düşmesi fındığı etkilemeyecek; aksine soğuklama ihtiyacının karşılanması yönüyle pozitif etki yapacaktır" ifadelerini kullandı. Kritik dönem Mart sonu - Nisan başı Mevcut tabloya göre endişe edilecek bir durum olmadığını kaydeden Turan, "Araziyi de gezip gözlemledik. Şu an itibarıyla kaygı verici bir durum yok. Bitkilerin vernalizasyon dediğimiz soğuklama ihtiyacını karşılaması gerekiyor. Bu ihtiyaç karşılanmadan gerçekleşen çiçeklenme ve yapraklanma sağlıklı olmaz. Çiftçilerimizin ‘Kış sert geçti, verim yüksek olacak’ şeklindeki söylemleri de bu biyolojik gerçeğe dayanıyor. Mart sonu ve nisan başında yeni bir soğuk hava dalgası yaşanmadığı sürece don riski görülmüyor" diye konuştu. Doç. Dr. Turan ayrıca, bu dönemde azotlu gübre uygulamasının yapılabileceğini sözlerine ekledi.