GÜNDEM - 05 Şubat 2026 Perşembe 13:58

Narin Güran’ın ağabeyi Baran Güran canlı yayında sorulara cevap verdi

A
A
A
Narin Güran’ın ağabeyi Baran Güran canlı yayında sorulara cevap verdi

Narin Güran cinayetiyle ilgili cevapsız sorulara ağabeyi Baran Güran canlı yayında yanıt verdi. Baran Güran, Narin bulunmadan ailesinin katil ilan edildiğini belirtirken, kardeşini Nevzat’ın öldürdüğünü söyledi.



Kanal D ekranlarında Hakan Ural ve Ferda Yıldırım’ın sunduğu "Neler Oluyor Hayatta" programına Narin Güran’ın ağabeyi Baran Güran katıldı. Türkiye’nin aylarca konuştuğu Narin Güran cinayetinde amca Salim Güran, anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve komşu Nevzat Bahtiyar tutuklanmıştı. Dışarıda olan ağabey Baran Güran cevapsız kalan sorulara canlı yayında yanıt verdi.


"Narin bulunmadan ailem katil ilan edildi"


Medyaya yansıtılanın aksine sıradan bir aile olduklarını, Güran ailesinin haberi olmadan köyde kuş uçmadığı söylentilerinin gerçek olmadığını dile getirdi. Narin’in henüz bulunmadan Güran ailesinin katil ilan edildiğini söyledi.


"Kardeşimi Nevzat öldürdü"


Nevzat Bahtiyar’ın 19 gün boyunca sustuğunu, amca Salim Güran’ın içeri alınmasından sonra konuştuğunu söyleyen ağabey; ilk günden bu yana iddiasını sürdürerek kardeşini Nevzat’ın öldürdüğünü, bunun sebebinin de babasıyla aralarındaki araba husumeti olduğunu söyledi. Daraltılmış baz kayıtlarının gerçeği yansıtmadığını da sözlerine ekleyen Baran Güran’ın beraberinde getirdiği görüntüler "Neler Oluyor Hayatta" stüdyosunda yayınlandı. O görüntülerde Nevzat’ın sorgu sırasında cep telefonuyla uğraştığını, o an bile delilleri silmiş olabileceğini söyledi. İddiasına göre, görüntülerdeki mesafe de Narin’in o tepeye tek başına asla çıkamayacağı uzaklıktaydı.


"Suçlamaların hiçbiri gerçek değil"


Narin’in ölümünden sonra cevapsız kalan sorulara canlı yayında yanıt veren ağabey Baran Güran, ailesine yöneltilen bütün suçlamaları reddetti. Amcası Salim Güran’ın arabasındaki Narin’e ait ölüm sıvısının bulunması, delillerin karartılması, telefon kayıtlarının silinmesi, kardeşi Enes’in kolundaki ısırık ve yüzünde morluklar bulunması, bu iddialardan sadece birkaçıydı. Baran Güran soruşturmanın baştan beri yanlış yürütüldüğünü de sık sık vurguladı.


"Güran ailesi suçludur, bundan hiç şüphem yok"


Yayına telefonla bağlanan Nevzat Bahtiyar’ın avukatı Ali Eryılmaz, Baran Güran’ın iddialarının doğru olmadığını söyledi. Daraltılmış baz kayıtlarının kanıtlanmış, aile fertlerinin ifadeleri tarafından da desteklenmiş olduğunu söyledi. Stüdyoda zaman zaman tansiyon yükselirken, Eryılmaz, "Bunu gönül rahatlığıyla söylüyorum, Güran ailesi suçludur" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Sakarya itfaiyesinin eğitimli köpekleri operasyonlar için hazır kıta bekliyor İzmir ve Kahramanmaraş depremlerinde görev alan Sakarya itfaiyesinin K9 ekibi, gece gündüz süren tatbikatlarla kondisyon depoluyor. Malinois ve Labrador cinsi köpekler, zorlu parkurlarda canlı tespiti çalışıyor. Sakarya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı K9 Arama Kurtarma Birimi, muhtemel afet ve kayıp vakalarına karşı özel eğitimli köpeklerle hazırlıklarını sürdürüyor. Grup Amiri Murat Akbaş ile eğitmenler İsrafil Yiğit ve Fatih Demir eşliğinde yürütülen çalışmalarda; Belçika Malinois cinsi 6 yaşındaki "Reina", 2,5 yaşındaki "Ateş" ve aynı cinsteki "Google" enkaz arama alanında uzmanlaşıyor. 3,5 yaşındaki Labrador cinsi köpek ise canlı iz ve koku takibi konularında eğitim alıyor. Gece ve gündüz sürdürülen antrenmanlarda köpeklerin enkazda canlı tespiti ve zorlu arazi şartlarında iz sürme yetenekleri geliştiriliyor. Sertifikasyon süreçleri devam eden K9 ekibi, daha önce birçok önemli operasyonda görev aldı. Ekip, 2019 yılında Düzce Akçakoca’daki sel felaketinde, 2020 İzmir depreminde ve 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerde enkaz altında canlı tespiti çalışmalarına katılarak arama kurtarma faaliyetlerinde etkin rol oynadı. Ekipler, muhtemel afet durumunda hızlı aksiyon alabilmek amacıyla parkur eğitimlerini ve senaryo bazlı tatbikatlarını periyodik olarak sürdürüyor.
İzmir Buca Belediyesine operasyonda gözaltı sayısı 26’ya yükseldi İzmir’de Buca Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet soruşturması kapsamında gerçekleşen operasyonda gözaltı sayısı 26 oldu. Gözaltına alınanlar arasında Ruhsat ve Denetim Müdürü’nün de bulunduğu öğrenildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada; rüşvet karşılığında imar ve planlarda mevzuata aykırı olan yerleri usulüne uygunmuş gibi ruhsatlandıran ve bu yolla menfaat temin ettikleri tespit edilen şüpheliler belirlendi. Soruşturma kapsamında harekete geçen İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerine, aralarında Buca Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürü’nün de bulunduğu toplam 28 şüphelinin yakalanması için talimat verildi. Sabah saatlerinde adreslere yapılan baskınlarda 25 şüpheli yakalanırken, 1 şüphelinin yurtdışında olduğu tespit edilmiş, 2 firari şahsa yönelik yakalama çalışmaları sürüyordu. Firarilerden 1 şüphelinin daha yakalanmasıyla gözaltı sayısı 26 oldu. Rüşvet çarkı iddiası Yargıyı harekete geçiren sürecin, özellikle son bir yıl içerisinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına doğrudan sunulan suç duyurularıyla başladığı öğrenildi. Şikayetlerin odağında; imar usulsüzlükleri, haksız ruhsatlandırma süreçleri ve ’iş takipçiliği’ adı altında yürütülen rüşvet çarkı iddialarının bulunduğu öne sürüldü.
İstanbul Güngören’de bir babanın 2 kızı tarafından silahla öldürülmesine ilişkin 14 yaşındaki kızın dosyası birleştirildi Güngören’de, bir babanın 2 kızı tarafından silahla öldürülmesine ilişkin yürütülen dava dosyasında olay tarihinde 14 yaşında olan kızına yönelik yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede E.D. hakkında 15 yıla kadar hapsi istenirken, dava dosyası, 18 yaşından büyük aile üyelerinin yargılandığı Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi’nde ki dosya ile birleştirildi. Olay, 9 Aralık 2024 tarihinde Güngören Sanayi Mahallesi’nde 5 katlı binanın 2’nci katındaki dairede meydana gelmişti. Polisi arayan Eylem Dilsiz, eşinin intihar ettiğini söylemiş ve olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edilmişti. Ekipler, başından silahla vurulmuş halde yerde yatan Murat Dilsiz’in hayatını kaybettiğini tespit etmiş ve incelemede Dilsiz’in yanında silah da bulunmuştu. Murat Dilsiz’in ölümüne ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca olayla ilgili soruşturma başlatılmıştı. Hazırlanan iddianamede, anne Eylem Dilsiz ve kızı Rojin Dilsiz hakkında ‘üstsoydan birine karşı tasarlayarak kasten öldürme’ ve ‘ruhsatsız silah bulundurma’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 5 yıldan 8 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edilmişti. İntihar süsü vermek için silahtan parmak izlerini temizlemişler Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Çocuk Suçları Soruşturma Bürosunca hayatını kaybeden Murat Dilsiz’in 14 yaşındaki kızı E.D.’ye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianameye de ulaşıldı. İddianamede, Murat Dilsiz ‘maktul’ kızı E.D. ise ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı. İddianamede, E.D.’nin, babasının cenaze işleri için gittiği Diyarbakır’da, kuzeni B.D.’ye babasını silahla öldürdüğünü itiraf edip, silahı maktulün başucuna koyarak intihar süsü verdiği, koymadan önce parmak izlerini ve kanları silme amacıyla bir bezle temizlediği ve bezi camdan aşağı attığı anlatıldı. Otopsi raporu iddianamede yer aldı Hayatını kaybeden Murat Dilsiz’e yapılan otopsi raporu da iddianamede yer aldı. Rapora göre, maktulün sağ temporal bölgesinde saçlı deride, sağ kulağın 2 buçuk santim üst hizasında, is bulaşı, yanmamış barut taneleri bulunan ateşli silah mermi çekirdeği yarası bulunduğu, bu yaralanmanın tek başına öldürücü nitelikte olduğu ifade edildi. Ayrıca, ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası cilt ve cilt altı bulgularına göre atışın yakın atış mesafesinden meydana getirilmiş olduğu belirtildi. Rapora göre, cesetten 7.65 santim çapında olduğu değerlendirilen, bir adet ateşli silah mermi çekirdeği çıkarıldığı, kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafatası kırığı ile beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti sonucu meydana geldiği aktarıldı. Öte yandan, suça sürüklenen çocuk E.D.’nin yanı sıra, Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede ‘sanık’ sıfatıyla yargılanan Rojin Dilsiz’in (23) ifadeleri de iddianamede yer aldı. Her iki şahısta babalarının ölümleriyle ilgilerinin olmadığını beyan ettikleri aktarıldı. 15 yıla kadar hapis talebi Hazırlanan iddianamede, E.D. hakkında ‘tasarlayarak yakın akrabayı öldürmek’ ve ‘sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermileri satın alma ve bulundurma’ suçlarından toplamda 12 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. Hazırlanan iddianame, Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dosya ile birleştirildiği öğrenildi. Sanıklar önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak.