GÜNDEM - 16 Ocak 2026 Cuma 10:47

Odessa’da Ruslar tarafından vurulan Türk gemisi İstanbul Boğazı’nda

A
A
A

Odessa’da Rusya’nın insansız hava aracı saldırısında vurulan Türk şirketine ait "Ata Voyager" adlı gemi, İstanbul Boğazı’ndan geçerken havadan görüntülendi.

Edinilen bilgilere göre, Panama bayraklı Türk şirketi Ocean Tankers’a ait "Ata Voyager" adlı tanker, 12 Ocak tarihinde Odessa bölgesindeki bir limanda bitkisel yağ yüklemek için sıra beklediği sırada Rusya’ya ait insansız hava aracı (İHA) tarafından hedef alındı. Saldırı sonucu gemide görevli bir personel kolundan yaralandı. Ukrayna Savunma Kuvvetleri’nden yapılan açıklamada, 12 Ocak akşamı Odessa bölgesindeki limanlara yönelik Rusya tarafından gerçekleştirilen saldırı girişimlerinde toplam 8 insansız hava aracının tespit edildiği; bunlardan 6’sının hava savunma sistemleri tarafından imha edildiği belirtildi. Ancak düşürülemeyen 2 İHA’nın sivil gemilere isabet ettiği bildirildi. Saldırıda, bitkisel yağ yüklemek için limana girmeyi bekleyen "Ata Voyager" tankerinin yanı sıra, San Marino bayraklı ve tahıl taşıyan "Blue Bead" isimli geminin de hasar gördüğü kaydedildi.

Kenan Bulutoğlu

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Sağanak sebebiyle Köprüçay taştı, iş yerleri ve araziler sular altında kaldı Antalya’nın Serik ilçesinde sabah saatlerinde başlayan sağanak yağış, hayatı olumsuz etkiledi. Etkisini artıran yağışlar nedeniyle debisi yükselen Köprüçay Irmağı taştı, ırmak çevresindeki iş yerleri ile tarım arazileri sular altında kaldı. Yağış sonrası özellikle ırmak kenarında bulunan restoranlar ve çevredeki tarım alanları zarar gördü. Tarihi Aspendos Köprüsü üzerinden akan Köprüçay’ın su seviyesinin normalin çok üzerine çıktığı gözlendi. Bucak Mahallesi’nde ulaşımı sağlayan mahalle yolu da su baskınından etkilendi. Yolun bazı bölümleri tamamen sular altında kalırken, sürücüler zor anlar yaşadı. Öte yandan Serik Belediyesi’ne ait Şahin Tepesi Piknik Alanı da yükselen sulardan nasibini aldı. Belediye zabıta ekipleri, vatandaşların güvenliği için piknik alanının geçici süreyle kapatıldığını duyurarak uyarılarda bulundu. Belkıs Mahallesi’nde restoran işletmeciliği yapan Osman Hazır, yaşanan taşkınla ilgili, "Köprüçay Irmağı’nın suyu bu yıl yağan yoğun yağmurlardan dolayı taşıyor. Zeytin ve meyve ağaçları sular altında. Hâlâ taşmaya devam ediyor. Allah ne derse o olur, yapacak bir şey yok" dedi. Bir diğer işletmeci Yunus Ere Bakırcı ise "Bu sene Allah’ın bereketi çok fazla. Çok fazla yağmur yağdı. Masalarımız sular altında kaldı. İnşallah bu yıl kuraklık çekmeyeceğiz. Dere yatağı taştı, her yer sular altında. Olsun, Allah’ın bereketi; yapacak bir şey yok" ifadelerini kullandı. Yetkililer bölgede su seviyesinin yakından takip edildiğini bildirirken, vatandaşlara dere yataklarından ve su baskını riski bulunan alanlardan uzak durmaları yönünde uyarılarda bulundu.
Düzce Düzce’nin somut olmayan kültürel miras envanteri 18 unsura yükseldi DÜZCE (İHA) – Düzce’de, somut olmayan kültürel miras unsurlarına yönelik yürütülen envanter çalışmaları kapsamında, 2026 yılı itibarıyla şıra yapımı, sepetçilik ve bıçakçılık unsurlarının listeye eklenmesiyle birlikte toplam unsur sayısı 18’e yükseldi. 2026 yılı itibarıyla Düzce’nin somut olmayan kültürel miras unsurları; Kaplan Dede Dağı Yağmur Duası, Kabartma Sanatı (Gravür), Savatlı Gümüş İşlemeciliği, Çerkez Kemençesi Yapımcılığı, Aşta ve Aşta Kesme Usulü, Efteni Gölü Efsanesi, Düzce Leperüş Oyunu, Kaldirik Otu, Melengücceği Tatlısı, Sobacılık, Çerkez Peyniri, Abaza Peyniri, Isırgan Otu Yemeği, Yufka Yapımı, Mamursa, Şıra Yapımı, Sepetçilik ve Bıçakçılık olarak sıralandı. Somut Olmayan Kültürel Miras Envanter Çalışmaları, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü tarafından, İl Kültür ve Turizm Müdürlükleri koordinasyonunda illerde oluşturulan il tespit komisyonları aracılığıyla yürütülüyor. İl tespit komisyonları yılda iki kez toplanarak, iller tarafından belirlenen unsurlara ilişkin teklifleri değerlendirilmek üzere Bakanlığa sunuyor. Bu kapsamda bugüne kadar yürütülen çalışmalar sonucunda, Düzce Somut Olmayan Kültürel Miras İl Tespit Komisyonu tarafından hazırlanan ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğüne gönderilen 18 unsur, uygun görülerek Ulusal Envanter Listesi’ne kayıt altına alındı. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından, Düzce’nin kültürel değerlerine katkı sağlayacak somut olmayan kültürel miras unsurlarının tespiti ve kayıt altına alınmasına yönelik çalışmalar, ilgili kurumların iş birliğiyle aralıksız şekilde sürdürülüyor.
Denizli 90’ların duygusal şarkıları yeni albümde hayat buldu Lise ve üniversite yıllarında temelleri atılan müzikal dostluk, 30 yıl sonra profesyonel bir albüme dönüştü. Yol ve Yolcu grubu, 90’ların ruhunu taşıyan 5 şarkıdan oluşan "Ben mi?" albümüyle müzik piyasasına hızlı bir giriş yaptı. Serkan Urgancı ve Mert Atalay tarafından kurulan Yol ve Yolcu grubu, müzik dünyasına anlamlı ve nostaljik bir giriş yaptı. Yaklaşık 30 yıl önce üniversite sıralarında başlayan ve o dönemde sadece yakın çevrelerinde bilinen besteler, aradan geçen uzun yılların ardından profesyonel kayıtlarla ölümsüzleştirildi. Grubun beş şarkıdan oluşan ve "Ben mi?" adını taşıyan ilk stüdyo albümü, dijital müzik platformu üzerinden dinleyicilerin beğenisine sunulurken, eserler 90’lı yılların melodik yapısını günümüze taşıdı. Gençlik hayali gerçeğe dönüştü Grubun üyelerinden Serkan Urgancı, müziğin hayatlarında her zaman önemli bir yer tuttuğunu ancak profesyonel adımların yaşam şartları nedeniyle ertelendiğini ifade etti. Bestelerin ortaya çıkış sürecini ve yaşadıkları heyecanı dile getiren Urgancı, "Öğrenci evimizde aklımıza gelen küçük bir melodi, birkaç kelime söz üstüne heyecanla günlerce uğraşır, ortaya çıkan bestelerimizden büyük haz alırdık. O günün şartları ve kendimizi içinde bulduğumuz hayat telaşı bestelerimizin derli toplu hale getirilmesini engellemişti. Ancak aradan geçen uzun yıllar sonunda nihayet bestelerimiz profesyonel dokunuşlarla hayat buldu. Bu bizim gençlik hayalimizdi" dedi. 90’ların duygu yüklü ruhu Yol ve Yolcu grubunun diğer üyesi Mert Atalay ise albümün müzikal kimliği hakkında değerlendirmelerde bulundu. Kendi kuşaklarının müzikal rengini yeniden canlandırmayı hedeflediklerini belirten Atalay, "Bizler 90’lar gençleriyiz. 90’ların melodik ve duygu yüklü şarkılarıyla büyüdük. Elbette ki zaman içerisinde müzik tarzları ve yeni kuşakların beğenileri değişti. Fakat görüyorum ki sadece bizim yaş grubumuz değil gençler de 90’ların şarkılarına ilgi gösteriyor. Bizim de müziğimizin temelini, içinde yoğrulduğumuz 90’ların duygu yüklü melodik tarzı oluşturuyor" şeklinde konuştu. Albümün özellikle akustik ve duygusal tınıları ilgi duyan müzikseverler tarafından listelerde üst sıralarda yer almaya başladı.