SPOR - 05 Aralık 2025 Cuma 23:59

Okan Buruk: "Benim görüşüm kolun doğal konumunda olduğu"

A
A
A

Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Samsunspor’un son dakikalarda beklediği penaltı pozisyonunda Kazımcan Karataş’ın kolunun doğal konumda olduğunu belirterek, "Hakem orada penaltı verseydi, belki kimse bir şey diyemezdi. Benim görüşüm oyuncumuzun doğal konumunda kolunu hareket ettirdiği" dedi.

Trendyol Süper Lig’in 15. haftasında Galatasaray evinde karşılaştığı Samsunspor’u 3-2’lik skorla mağlup etti. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, "Bu dönem bizim için genel olarak zor geçiyor. Sert maçlar oluyor. Geçen maçtaki 11 ile başlamamızın avantaj olduğu düşünüyorduk. Maça İyi başladık. İlk yarı çok iyi oynadık. Çok rahat bir 45 dakika oynadık. Lemina’nın sakatlığından dolayı ikinci yarı devam edemeyeceğini söyledi. Pas için de önemli bir oyuncu. Devamında da yorgunluklar oldu. Üstü üste aynı oyuncularla çok uzun sürelerle oynuyoruz. Tam olarak hazır olmayan oyuncularımız da vardı. Yunus’u 25 dakika düşünüyorduk, ona o dakikayı verdik. 10 dakika da Berkan oynadı. Arda’yı kullandık. Oyununun devamında Arda ile Davinson’u yer değiştirdik. 2-1 sonrası rakibimizin atakları vardı. Bizim de girmeye çalıştığımız pozisyonlar vardı. 3. golü bulsaydık daha rahat olabilirdik. O bölümde penaltı pozisyonu var, Kazımcan’ın ayağına basılması. Bir tane de Davinson’un pozisyon içerisinde üstüne basılması var. İki VAR incelemesi oldu. İkisinden de olumsuz sonuç çıktı. İçimden bu kadar şanssız bir gece mi olur dediğim bir gol yedik. Bizim oyuncumuza çarpıp gol olması, şanssız bir gece oldu. Son değişikliği yaptık, Mauro Icardi’yi aldık. Arda’yı oyundan çıkarmam taktiksel bir karardı. Çok üzüldü. Arda bizim için değerli, bizden çok fazla süre buluyor. Taktiksel olarak Barış’ı sağ beke attık, iki forvete döndük. Gol de Barış’ın ortasıyla oldu. Biz nasıl iki penaltı, bir kırmızı kart nasıl beklediysek rakibimizin de beklentisi oldu. Benim görüşüm kolun doğal konumunda olduğu. Buna yakın pozisyonları Avrupa’da, Şampiyonlar Ligi’nde gördük. Hakem orada penaltı verseydi, belki kimse bir şey diyemezdi. Benim görüşüm oyuncumuzun doğal konumunda kolunu hareket ettirdiği. Burada verilecek her karar saygı duymak lazım. Şampiyonlar Ligi’nde Real Madrid maçı buna benzerdi. Kazım’ın sadece elinin aşağıda olması, elinin çok hafif açık olması onun topa elle oynama düşüncesinde olduğunu söyleyemeyiz. Başka bir şey olsaydı buna saygı duyacaktık. Nasıl Kazımcan’ın ayağına basılması çok küçük basma dendiği gibi, Davinson’un ayağına basılması şanssızlık denilebilir. Kırmızı da verilebilirdi. Sallai’nin gördüğü kırmızı kartı hepimiz hatırlayalım. Birçok karar değişebiliyor. Verilen her karar saygı duymamız gerekiyor. Benim görüşüm, ikinci gol öncesi Davinson’a faul yapıldı, lehimize faul de verilebilirdi. Berkan, benzer pozisyonlarda sarı kart gördü. Hakemin takdirine saygı duymak gerekiyor. Bu akşam için benzer şeyler için farklı kararlar verdi" ifadelerini kullandı.

"Neredeyse hiçbir bölgede oyuncum kalmadı"

İlkay Gündoğan’ın oynadığı oyundan memnun olduğunu ifade eden Buruk, "İlk yarıda oyunu yönetirken topun bizde kalmasında önemli rol oynadı. Gençlerbirliği maçında İlkay’ın 30 dakika oynatmayı düşündüğümüzü söylemiştim. 4 günde bir devamlı çok zor maçlara çıktı. 4 gün sonra daha bir maç daha çıkacak. Fenerbahçe maçında İlkay’ı çıkarma nedenim sakatlık riskiydi. Aslında daha diri daha az maçla, rotasyonu yapabileceğimiz durumda elimizde hiç oyuncu kalmadığı için oyuncularımıza yükleniyoruz. Sakatlık riski de alıyoruz. Mecbur kaldım. Oyuncu değiştiremiyorum. Çok zorlanıyorum. Neredeyse hiçbir bölgede oyuncum kalmadı. Bir tek santrforda Mauro Icardi var. Berkan, Yunus sakatlıktan döndü. Geçen sene şubat ayında Avrupa kupalarında buna benzer şey yaşamıştık. Bu sene de buna benzer bir şey yaşadık. Oyuncularımız yavaş yavaş dönecek. Önemli olan buraları başarılı geçmekti. Fenerbahçe’yi deplasmanda yeniyorduk, son yediğimiz golle kazanmadık. Bugün 3 puan aldık. Devamında Avrupa’da önemli maça çıkacağız" şeklinde konuştu.

"Jakobs ve Singo’nun, şu an oradaki turnuvayı oynayabilecek durumda değiller"

Fildişi Sahilli futbolcu Wilfried Singo’nun sakatlığıyla ilgili sorulan bir soruya sarı-kırmızılıların teknik direktör, "Bek oynaması onun sakatlık nedeni değil. Çok genç bir oyuncu, çok profesyonel bir oyuncu. Sezon başını bizle geçirmedi. İlkay’da da bunu daha önce söylemiştim. Geldiklerinde laktak testlerinde takımın gerisindelerdi. Singo’nun sakatlığının tekrarlanmasının nedenlerinden biri de beklenenden erken oynaması. Stoper bölgesi de sprintin olduğu bir yer. Ajax maçı ona ihtiyacımızın olduğu maçlardan biriydi. Onu en kısa zamanda iyileştirip, inşallah Afrika Kupası’na çağırmazlar. Çünkü sakatlığı var. Biz bu oyuncuları hazırlayıp Afrika Kupası’na gönderirsek bizim için mutlu olduğumuz bir durum olmayacak. Çünkü sakatlar. Ismail Jakobs ve Singo’nun bizle kalıp, iyileşmelerini tamamlamaları lazım. Çünkü şu an oradaki turnuvayı oynayabilecek durumda değiller" diye cevap verdi.

52 yaşındaki teknik direktör, sakatlığına rağmen Fenerbahçe ve Samsunspor maçlarında oynayan Gabonlu futbolcu Mario Lemina’ya teşekkür etti.

"Şampiyonluk bu sene her zamankinden daha önemli, hedef 26"

Maç öncesi stresli olmadığını aktaran Okan Buruk, "Antrenmanda, tesislerde stresim yoktu. Kadroya bakıyorum bazı mevkilerde oyuncu bile değiştiremeyeceğimi biliyorum. Bu bir teknik direktör için kolay bir şey değil. Bu dönemi az hasarla atlatmaya çalışıyoruz. Geçen haftaki maçta ikinci yarı 14-15 tane aleyhimize verilen karar var. Böyle durumda saha kenarında sakin kalmanız çok zor. Ben oyuncularımızın Fenerbahçe derbisinde gerçekten bu kadar yapılan şeye göre çok sakin kaldığını düşünüyorum. 40-45 dakika faul verilmedi. 14 tane yanlışı gösterdikten sonra maçın sonucuna etki edecek hata yapmadı denmesi futbol adına inanılmaz bir şey. Her takımın başına gelebilir. Saha kenarında ufak tefek tepkiler oluyor. Stresli değilim, çok rahatım. Takıma, camiamıza güveniyorum. Çok güçlüyüz, daha da güçlü olacağız. Özellikle geçen haftaki maç bizim için milattı. Taraftar için de, bizim için de, oyuncularım için de milattı. Çok daha güçlü olacağız. Belki sezon başından beri birçok insan şuna sadece odaklandı, ‘Bu sene Avrupa’da başarılı olsun, Türkiye Ligi önemli değil’. O bizim kafamıza sokulmaya çalışıldı. Hayır tam tersi Türkiye Ligi çok önemli. Türkiye Ligi’nde şampiyonluk çok önemli. Sizi Şampiyonlar Ligi’ne götüren Türkiye Ligi’ndeki şampiyonluk. Bu şampiyonluğu kazanmak için her şeyi yapacağız. Şampiyonluk bu sene her zamankinden daha önemli, hedef 26" değerlendirmesinde bulundu.

Oğuzhan Ort - Mehmet Ekrem Ceylan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Kurtlar Vadisi" ile hafızalara kazınan yalı satışta İstanbul Boğazı’nda yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla gündeme geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çeken tarihi yapı dron ile görüntülendi. İstanbul Boğazı’nın Üsküdar Kandilli sahilinde yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla tekrar gündem geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Tarihi yapı, Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çekti. Boğaz yalıları arasında özgün mimarisiyle öne çıkan yapı, 1835 ile 1855 yılları arasında Osmanlı saray mimarisinin önemli isimlerinden Garabet Balyan tarafından inşa edildi. Boğaz’ın seçkin yalıları arasında gösterilen yapı, iki katlı ahşap mimarisi, beyaz cephe kaplaması ve kırmızı kiremitli çatısıyla dikkat çekiyor. Yalı, 1900 yılında Mehmet Abud Efendi tarafından satın alınarak Abud Ailesi’nin ikameti olarak 1981 yılına kadar kullanıldı. Yaklaşık 1 bin 500 metrekarelik arsa üzerinde bulunan yapı, 270 metrekare taban alanına ve toplam 540 metrekare kullanım alanına sahip. Kâgir olarak inşa edilen alt katta iki ayrı kayıkhane yer alırken, üst kat yarı dikdörtgen formda bir sofa etrafında şekilleniyor. Dronla havadan çekilen görüntülerde yalının denize sıfır konumu ve geniş rıhtımı net şekilde görüldü. Üst açıdan yapılan çekimlerde simetrik pencere düzeni, cumbalı bölümleri ve Boğaz’a açılan geniş terası dikkat çekti. Yalının hemen yanında bulunan müştemilat ve arka bahçedeki ağaçlık alan da görüntülere yansıdı. Sahil hattı boyunca uzanan iskele ve mermer rıhtım bölümü ise yapının tarihi kimliğini gözler önüne serdi. Dizilerle özdeşleşen yalı Yalı, özellikle Kurtlar Vadisi dizisinde geçen sahnelerle geniş kitleler tarafından tanındı. Dizide güç ve otoriteyi simgeleyen konsey sahnelerine ev sahipliği yapan yapı, yıllar içinde televizyon tarihinin simge mekanlarından biri haline geldi. Hisselerinin satışa çıkarılmasıyla yeniden gündeme gelen yalıda yüzde 15,23’lük payın 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz hattındaki tarihi yapıların yatırım değeri her geçen gün artarken, söz konusu yalının hem tarihi geçmişi hem de televizyon hafızasındaki yeri nedeniyle farklı bir konumda bulunduğu belirtiliyor. Havadan çekilen görüntülerde Boğaz’daki dalga hareketleriyle birlikte yalının suya yansıyan silueti dikkat çekerken, çevresindeki tarihi ağaç dokusu ve sahil şeridi de kadraja yansıdı.
Erzurum Azerbaycan Tıp Üniversitesi ile akademik iş birliği görüşmesi gerçekleştirildi Atatürk Üniversitesi, uluslararasılaşma vizyonu ve küresel akademik iş birliklerini güçlendirme hedefi doğrultusunda önemli bir akademik temasa daha ev sahipliği yaptı. Bu kapsamda, Azerbaycan Tıp Üniversitesi Farmakoloji Anabilim Dalı öğretim üyeleri Doç. Dr. Kamandar Yaqubov, Doç. Dr. Gülbeniz Hüseynova ve Doç. Dr. Aydın Aliyev ile Pato-Fizyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Sevinç Hacıyeva, Atatürk Üniversitesini ziyaret ederek bir dizi görüşmede bulundu. Ziyaret programı çerçevesinde konuk akademisyenler, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede; iki üniversite arasında bilimsel iş birliğinin geliştirilmesi, ortak araştırma projelerinin hayata geçirilmesi, akademik personel ve öğrenci değişim programlarının artırılması ile disiplinler arası çalışmaların teşvik edilmesi gibi başlıklar ele alındı. Oldukça verimli bir atmosferde gerçekleşen toplantıda, özellikle farmakoloji ve patofizyoloji alanlarında yürütülebilecek ortak bilimsel çalışmaların stratejik önemi vurgulandı. Taraflar, bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, uluslararası fon kaynaklarına yönelik projelerde birlikte yer alınması ve sürdürülebilir akademik iş birliklerinin tesis edilmesi konusunda karşılıklı mutabakat sağladı. Rektör Hacımüftüoğlu, nazik ziyaretlerinden dolayı Azerbaycan Tıp Üniversitesi heyetine teşekkür ederek, iki köklü kurum arasında tesis edilen bu temasların, önümüzdeki süreçte somut iş birliklerine dönüşeceğine olan inancını ifade etti. Ziyaret, iyi niyet temennilerinin ardından sona erdi.