SPOR - 21 Ocak 2025 Salı 22:04

Okan Buruk: "Çok net pozisyonlar vermeden 3 gol yedik"

A
A
A
Okan Buruk: "Çok net pozisyonlar vermeden 3 gol yedik"

Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Dinamo Kiev karşısında çok pozisyon vermeden 3 gol yediklerini söyleyerek, berabere kaldıkları için üzgün olduklarını söyledi. Buruk ayrıca transfer döneminde savunmaya da takviye yapacaklarını ifade etti.

UEFA Avrupa Ligi’nin 7. haftasında Galatasaray evinde karşı karşıya geldiği Dinamo Kiev ile 3-3 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, sözlerine Bolu’da yaşanan yangında vefat vatandaşlar için taziyede bulunarak başladı.

Maça golle başladıklarını söyleyen Buruk, "İlk yarıda yediğimiz gole kadar pozisyon vermeden, topa sahip olarak, oyunu domine ettik. İkinci yarı 3-1 sonrası da pozisyonlarımız vardı. Farkı yukarıya getirebilirdik. Rakibimizin hamleleri oldu. Maç 3-1’e gelince rakip daha çok oyuna girmek istedi. 4. golü aradık. Gollerde savunmada rakipten fazlaydık. Hatalarımız oldu. Genel performans olarak bugün çok ürettik, çok gol attık, çok pozisyona girdik. Yemememiz gereken golleri yedik. Bu yüzden berabere bittiği için üzgünüz. Oyuncularıma teşekkür ediyorum. Çok koştular, çok mücadele ettiler. 4 günde 1 maç oynuyoruz. Hepsi iyi niyetli, en iyisini yapmaya çalışıyorlar. Bu oyuncu grubuyla gurur duyuyorum. Maç için üzüldük, bir sonraki maçı kazanmak için elimizden geleni yapacağız. İlk 8 içerisinde yer almak için, Ajax maçını kazanmak için elimizden geleni yapacağız. 3-3 sonrası taraftarlarda ufak tefek şeyler oldu. Bunları abartmamak gerekiyor. Duygusal reaksiyon herkesten çıkabiliyor. Maçın sonunda takım kaptanımızı tribüne çağırmaları, Galatasaray taraftarının nasıl destek olduğunu gösteriyor. Bu birliktelikle hem şampiyonluğa ulaşacağız hem de Avrupa’da devam edeceğiz. Özellikle cumartesi oynayacağımız Konyaspor maçında onların istedikleri, onlara yakışır şekilde sahada olacağız. Toparlanıp, kazanmak için elimizden gelenin daha fazlasını yapacağız. Şampiyonluk yolunda önemli bir maç. 6 puanlık fark var. Bunu daha yukarıya çekmek önemli bir hafta. Moral bozmadan, doğrularımızı arttırarak hafta sonuna hazırlanacağız. Genel olarak oyuncuların performansından memnunum. 4. golü atma şansı da geldi, atamadık. Oyuncularıma güveniyorum. Maçtan önce nasıl güveniyorsam, maçtan sonra da güveniyorum" şeklinde konuştu.

"Muslera’nın çok hata yaptığını düşünmüyorum"

Taraftarların, Uruguaylı kaleci Fernando Muslera’ya tepki göstermesinin sorulması üzerine sarı-kırmızılıların teknik direktörü, "Geriye doğru pastan sonra ıslık oldu. Orada Muslera’ya olan bir ıslık değildi. Geriye oynandığı için ıslık çıktı. Muslera’ya yapılan tepki olarak görmemek lazım. Hem maç içerisinde önce hem de maçtan sonra taraftarımızın kaptanımıza ne kadar sahip çıktığını gördük. Biz de sahip çıkacağız. O bizim çok önemli ive değerli. Kulüp için önemli hizmet etti. Bugünkü maçta Muslera ile ilgili çok net bir şey söyleyemezsiniz. Çok net hata yaptığını düşünmüyorum. Birçok oyuncu için birçok şeyi sayabiliriz. 3-2’de geriye dönüşte eksiklerimizi sayabiliriz. Kalecimizle ilgili hiçbir şey söyleyemeyiz" diye cevap verdi.

"Rakibimizin net pozisyonu hatırlamadan maçı bitirdik"

Çok pozisyon vermeden çok gol yediklerini vurgulayan Okan Buruk, "Bugün de rakip 6 şut attı, 3’ü kaleyi buldu. Gollerde bizim de daha yakın oynamamız gerekiyor. Son golde rakibimize yakın oynasak gol olmayacaktı. Çok net pozisyonlar vermeden 3 gol yedik. Galatasaray savunma yapması diye söyleniyor. İlk yarıda çok iyi savunma yaptık belli bölümlerde. Top taca çıkmış gözüküyor. Taca mı çıktı derken duraksamada kötü gol yedik. Rakibimizin net pozisyonu hatırlamadan maçı bitirdik. Gol yediğiniz anda savunma ön plana çıkıyor. Galatasaray savunma oynasın diye bekleniyor. Bunu hiç oynadık, bundan sonra da oynamayacağız. Daha iyi savunma yapacağız. Dominant oyunu devam ettireceğiz. Bu sezon bu kadar gol yemek, burada eksiklerimiz var. Düzelteceğiz, daha çok çalışacağız, Transfer dönemi geldi. Savunmaya takviye yapacağız. Burada savunmayı düzelteceğiz. Kendi ceza sahamızda daha konsantre olacağız" açıklamasında bulundu.

"Transferde savunmaya baktığımız oyuncu sayısı hücumdan daha fazla"

Transferde savunma bölgesine de takviye düşündüklerini ifade eden Buruk, "Savunma için de görüştüğümüz oyuncular var. Savunmamızı daha güçlü ve opsiyonlu hale getirmek istiyoruz. Dizilişe göre de bunu düşünmemiz gerekiyor. Hem savunmaya hem de hücuma oyuncu alacağız. Transferde savunmaya baktığımız oyuncu sayısı hücumdan daha fazla" dedi.

"Hedefimiz hala aynı, Avrupa Ligi’nde finale gitmek"

İlk günden itibaren hedeflerinin Avrupa Ligi’nde final oynamak olduğunu hatırlatan 51 yaşındaki teknik direktör, sözlerini şöyle tamamladı:

"İlk günden itibaren hedefimizi belirttim. Başka biri olsa, ’Bizim orada şansımız yok deyip’ bu şekilde kaçabilir, üzerinden yükü atabilir. Hedefimiz, ’Avrupa Ligi’nde final oynamak’ dedim. Bunu hala söylüyorum, bunu istiyoruz. Maç maç değerlendirmek lazım. İlk 8’e girmek, devamında turları geçmek önemli. Bu hedefle yaşamamız gerekiyor. Her turda bunu ortaya oyacağız. Olur, olamaz hiçbir takımın garantisi yok ama bu hedefi ortaya koymamız gerekiyor. Bunun için kadromuzu da kuvvetlendirmemiz gerekiyor. Bir sonraki tur için eksiklerimizi tamamlayarak, bu hedefe odaklanmamız gerekiyor. Ben elimdeki kadrodan memnunum. Tabii ki takviyeler yapıp, daha güçlü hale geleceğiz. Hedefimiz hala aynı, Avrupa Ligi’nde finale gitmek."

Oğuzhan Ort - Enes Gümüş

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir 5 kuşaklık Kızıklı mirası yok olmak üzere Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde dünyaca ünlü "Kızıklı işi" bıçak ustalığı, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. 5 kuşaktır dededen toruna aktarılan bu kadim zanaatın son temsilcisi Tanju Pulat, ateş ve örs başında zamana direniyor. Yarım asırlık bileme görmeden hala kullanılan satırları ve el işçiliği işlemeli dualı bıçaklarıyla tanınan Pulat, "Çırak bulamıyoruz, bu ateş sönmek üzere" diyerek sitem etti. Balıkesir’in Burhaniye ilçesine bağlı Kızıklı Mahallesi’nde, beş asırdır yankılanan çekiç sesleriyle yapılan bıçaklar artık son kalan atölyede yapılıyor. Babasından devraldığı mesleği 5. kuşak olarak omuzlayan Tanju Pulat, fabrikasyon üretime inat, çeliği geleneksel yöntemlerle çekiçle şekillendiriyor. 52 yıllık satır, hiç bilenmeden hala kesiyor Usta Tanju Pulat’ın atölyesindeki en dikkat çekici parça, babasının 1974 yılında çeliğini elleriyle dövdüğü kurban satırı. Yarım asrı devirmesine rağmen keskinliğinden hiçbir şey kaybetmeyen satırın özelliğini açıklayan Pulat, "Bu satır yapıldığı günden bu yana birçok kurban kesip parçaladı. Hala ilk gün ki gibi bir kez bile bileme yüzü görmedi. Eski ustaların çeliğe su verme ve dövme tekniği böyle belli oluyor. Biz hala bu satırı bilemedik. İlk günkü gibi kullanıyoruz" dedi. Bıçaklara işleme yapıyor Kızıklı işi bıçaklarını diğerlerinden ayıran en büyük özellik, üzerindeki sanatsal derinlik ve sağlam dayanıklı olması diyen Pulat, Bıçakların işlemeleri hakkında bilgiler veriyor. "Günümüzde bıçak çeliği üzerine el işçiliğiyle yazı ve motif işleyen belki 5 kişi kalmadık" şeklinde konuşan Pulat, bu geleneği şu sözlerle anlatıyor: "Babam kurban bıçaklarının üzerine kurban figürleri yapar, kurban duasını ayrıca kurbanın nasıl kesileceğini anlatan resim, figür ve yazılar işlerdi. Bu konuda daha sanatkârdı. Ben de bu geleneği yaşatan son kişilerden biriyim. Bu bıçaklar sadece birer araç değil, her biri birer sanat eseri" dedi. "Çırak bulamıyoruz, bu sanatın sonu geliyor" Beş kuşaktır aile mirası olarak sürdürülen zanaatın geleceği ise karanlık. Ağır işçilik ve sabır gerektiren mesleğe gençlerin ilgi göstermediğini vurgulayan son usta Pulat, bu konu hakkında dert yandı. "Bu meslek bize babalarımızın dedelerinden kaldı, biz beşinci kuşağız. Birileri zahmet edip 5 kuşaktır bu mesleği birilerine öğretmiş. Ama bende tıkandı. Son ustayım, meslek benle birlikte ölecek. Bu işi öğrenmek isteyen kimse çıkmıyor. Çırak bulamıyoruz. Ben bu kapıyı kilitlediğimde, Kızıklı’nın asırlık bıçak kültürü de tarih olacak. Ya öbür tarafta dedelerim, babam bana hesap sorarsa, niye bu mesleği öğretmedin derse" diyerek sitem etti. Burhaniye’de ki mütevazı atölyesinde, kor ateşin başında ter dökmeye devam eden Tanju Pulat, bir taraftan mesleğini yaparken diğer taraftan da mirasını devredecek bir el arıyor.
Ankara Türk üniversitelerinin uluslararası sıralamalardaki yükselişi sürüyor Türkiye’den toplam 11 üniversite, Quacquarelli Symonds’un (QS) 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralamasında ilk 500’de yer aldı. Londra merkezli yükseköğretim derecelendirme kuruluşu QS, 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralaması sonuçlarını açıkladı. 100 ülkeden bin 900’ü aşkın yükseköğretim kurumunun değerlendirildiği sıralamada, Türkiye’den toplam 11 üniversite farklı alanlarda dünyada ilk 500’e girmeyi başardı. Ankara Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), İstanbul Üniversitesi (İÜ), Koç Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Sabancı Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ), farklı alanlarda ilk 500’de yer alan Türk üniversiteleri oldu. Sıralamada ‘Beşeri Bilimler ve Sanat’, ‘Mühendislik ve Teknoloji’, ‘Fen Bilimleri ve Tıp’, ‘Doğa Bilimleri’ ve ‘Sosyal Bilimler ve İşletme’ olmak üzere 5 ana alan ve 55 alt bölüm değerlendirildi. Değerlendirme, ‘akademik itibar’, ‘işveren itibarı’, ‘makale başına araştırma atıf sayısı’, ‘H indeksi’ ve ‘uluslararası araştırma ağı’ olmak üzere beş gösterge baz alınarak yapıldı. Sanat ve Beşeri Bilimler alanında 9 Türk üniversitesinden derece QS Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralamasında, ‘Sanat ve Beşeri Bilimler’ alanında ilk 500’de 9 Türk üniversitesinin sıralamaya girdiği belirtilirken, ODTÜ 242, İÜ 279, İTÜ 284, Hacettepe Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi 305, Koç Üniversitesi 383, Ankara Üniversitesi 391’inci olarak listeye girdiği açıklandı. Bilkent Üniversitesi 401-450, Gazi Üniversitesi ise 451-500 bandında yer aldı. Mühendislik ve Teknoloji alanında İTÜ 91’inci oldu ‘Mühendislik ve Teknoloji’ alanında İTÜ 91’inci olarak dünyada ilk 100’e girme başarısı gösterirken, ODTÜ 103, Boğaziçi Üniversitesi 236, Koç Üniversitesi 243, Sabancı Üniversitesi 266, YTÜ 273, Bilkent Üniversitesi 290’ıncı olarak ilk 300’de yer aldı. Hacettepe Üniversitesi de 364’üncü sırada yer alarak, bu alanda ilk 500’e giren 8’inci Türk üniversitesi oldu. Sosyal Bilimler ve İşletme alanında ODTÜ 173’üncü oldu ‘Sosyal Bilimler ve İşletme’ alanında ODTÜ 173, Boğaziçi Üniversitesi 217, Koç Üniversitesi 252, Bilkent Üniversitesi 278, İstanbul Üniversitesi 346, İTÜ ve Sabancı Üniversitesi 353’üncü oldu. Hacettepe Üniversitesi 401-450, Ankara Üniversitesi 451-500 bandında yer aldığı açıklanırken, böylece bu alanda toplam 9 Türk üniversitesi ilk 500’e girdi. Fen Bilimleri ve Tıp alanında Hacettepe Üniversitesi 308’inci sırada ‘Fen Bilimleri ve Tıp’ alanında Hacettepe Üniversitesi 308’inci sırada yer alırken, onu 390’ıncı sırada Ankara Üniversitesi takip etti. İÜ de 451-500 bandında yer alarak bu alanda ilk 500’e girmeyi başaran 3 Türk üniversitesinden biri olduğu belirtildi. Ayrıca ‘Doğa Bilimleri’ alanında da İTÜ 251, ODTÜ 300’üncü olarak ilk 300’e girmeyi başarırken, Ankara Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi 451-500 bandında kendilerine yer bularak bu alanda ilk 500’e giren 4 Türk üniversitesi arasında yer aldığı ifade edildi. "Türk yükseköğretimi, küresel rekabette üst sıralara yükselmeye devam edecektir" Türk üniversitelerinin uluslararası alandaki başarılarının artarak sürmesinden memnuniyet duyduğunu belirten Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, "Türk yükseköğretimi küresel rekabette üst sıralara yükselmeye devam edecektir. Hep birlikte daha büyük hedeflere ulaşmak için planlı ve kararlı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sıralamalarda yer alan tüm üniversitelerimizi kutluyorum" ifadelerine yer verdi.