SAĞLIK - 04 Şubat 2026 Çarşamba 10:08

Onkolog Ölmez: "Önümüzdeki 5 yılda kansere bağlı ölümler ciddi oranda azalacak"

A
A
A

Onkolog Dr. Öğr. Üyesi Özgür Ölmez, immünoterapi, hedefe yönelik ilaçlar, gen ve hücre temelli tedavilerle önümüzdeki 5 yıl içinde kansere bağlı ölümlerde ciddi azalma, tam tedavi sağlanabilen kanser sayısında ise belirgin artış beklendiğini söyledi.

4 Şubat Dünya Kanser Günü kapsamında açıklamalarda bulunan İstanbul Beykent Üniversite Hastanesi Medikal Onkoloji Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Özgür Ölmez, Türkiye ve dünyadaki güncel kanser verilerini paylaştı. Kanser tanısı alan hasta sayısının artmasına karşın, yeni tedavi yöntemleri sayesinde sağ kalım sürelerinin uzadığını belirten Ölmez, tarama programlarının ve erken tanının hayati önem taşıdığını ifade etti.

"Türkiye’de yılda yaklaşık 240 bin yeni kanser vakası görülüyor"

Dr. Öğr. Üyesi Özgür Ölmez, 2022 yılı kanser istatistiklerine göre Türkiye’de yaklaşık 240 bin yeni kanser vakasının tespit edildiğini, dünya genelinde ise bu sayının 20 milyona ulaştığını söyledi. Vakaların büyük bölümünü akciğer kanserinin oluşturduğunu, ikinci sırada ise meme kanserinin yer aldığını belirtti.

"Hasta sayısı artıyor ama ölümler azalıyor"

Son yıllarda kansere bağlı ölümlerde azalma yaşandığını ifade eden Ölmez, buna rağmen tanı alan hasta sayısının arttığını vurguladı. Bu artışın en önemli nedeninin ortalama yaşam süresinin uzaması ve toplumun yaşlanması olduğunu kaydetti. Kanser taramalarının önemine dikkat çeken Ölmez, Türkiye’de meme kanseri için 40 yaşından sonra yılda bir mamografi önerildiğini, serviks, prostat ve cilt kanserlerinde düzenli kontrollerin büyük önem taşıdığını söyledi. Ayrıca 50 yaş sonrası bireylerde kolon kanseri başta olmak üzere çeşitli taramaların uygulanması gerektiğini belirtti.

"Yeni tedaviler umut veriyor"

Günümüzde klasik kemoterapilere ek olarak immünoterapi ve hedefe yönelik tedavilerin kullanıldığını belirten Ölmez, bu yöntemlerin hastanın bağışıklık sistemini aktive ettiğini ve genellikle daha iyi tolere edildiğini söyledi. Hücre tedavileri, gen tedavileri ve kanser aşılarının ise önümüzdeki 3-4 yıl içinde klinik kullanıma girmesinin beklendiğini ifade etti.

"Her tedavi her hastaya uygun değildir"

İmmünoterapi ve hedefe yönelik tedavilerin her hastada etkili olmayabileceğini vurgulayan Ölmez, tedavi uygunluğunun biyopsi ve moleküler incelemelerle belirlendiğini söyledi. Buna rağmen yakın gelecekte çok sayıda yeni molekülün tedavi seçenekleri arasına girmesinin beklendiğini aktardı.

"Yan etkiler kemoterapiye göre daha sınırlı"

"Akıllı ilaçlar" olarak bilinen tedavilerin bazı yan etkilere yol açabildiğini belirten Ölmez, otoimmün hastalıklar, tiroit bozuklukları ve ishal gibi etkilerin görülebildiğini, ancak klasik kemoterapilere kıyasla daha iyi tolere edildiğini ifade etti. Toplumda yaygın olan "kansere bıçak vurulmaz" gibi inanışların doğru olmadığını söyleyen Ölmez, uygun şekilde yapılan cerrahinin kanserin yayılmasına neden olmayacağını vurguladı. "Kanserin dişisi-erkeği" söyleminin ise hastalığın agresifliğiyle ilgili olduğunu belirtti.

"Fitoterapi mutlaka hekim bilgisiyle uygulanmalı"

Tamamlayıcı tedavilerin tamamen reddedilmediğini belirten Ölmez, fitoterapinin mutlaka onkolog kontrolünde yapılması gerektiğini, özellikle kemoterapi alan ve karaciğer hastalığı bulunan bireylerde dikkatli olunması gerektiğini söyledi.

"Bu belirtiler mutlaka ciddiye alınmalı"

Bir aydan uzun süren öksürük, menopoz sonrası kanama, dışkıda kan, açıklanamayan kilo kaybı ve uzun süren halsizlik gibi belirtilerin önemine dikkat çeken Ölmez, bazı kanser türlerinin ise erken dönemde belirti vermeyebileceğini ifade etti.

"Gelecekte organ koruyucu tedaviler öne çıkacak"

Son olarak ileri evre hastalarda sağ kalım sürelerinin belirgin şekilde uzadığını belirten Ölmez, gen tedavileri, kişiye özel aşılar ve hücre temelli yaklaşımların kanser tedavisinin geleceğini şekillendirdiğini söyledi. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da etkili olan yağmur nedeniyle bir apartmanın istinat duvarı çöktü Ankara’da gün boyunca etkili olan yağmurun ardından bir binanın istinat duvarında çökme meydana geldi. Edinilen bilgilere olay Yıldıztepe Mahallesi’ndeki Tarık Apartmanı’nda meydana geldi. Gün boyunca etkili olan yağışın ardından bir inşaat alanındaki istinat duvarında çökme meydana geldi. Duvarın çöktüğünü gören vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye polis, itfaiye, AFAD ve sağlık ekipleri sevk edildi. Herhangi bir olumsuzluğun yaşanmadığı olayda, ekiplerin incelemesi sürüyor. Çökme sonrasında binada oturan Hasan Battal, tedbir alınmadığını belirterek, "Geçen hafta tedbirsizlikler dolayı binamız yıkılıyordu. Bugün yine aynı şekilde içiniz rahat olsun dediler. Bir saat sonra yağan yağmurdan dolayı göçtü. Erciyes İnşaat adlı firmanın tedbirsizliğinden dolayı kayma yaşıyoruz. 4 bloğu da boşalttılar. 100 daire yaşıyor burada. Çok büyük bir tedbirsizlik var daha önce uyarmamıza rağmen bizle geniş geniş konuştular. Şu an bunun sıkıntısını yaşıyoruz" dedi. Bayram öncesinde yaşadıklarının zor olduğunu belirten Hacer Çakmak ise, "Burada bin kişi oturmasına rağmen kaç kere uyardık beton atmadılar. Can güvenliğimiz hiçe sayıldı. Şu yağmurdu bu insanlar dışarıda çoluğuyla çocuğuyla rezil olduk. Girin oturun diyorlar nasıl güvenip oturacağım. İçeride otururken deprem gibi sallandık" şeklinde konuştu.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın diplomasi trafiği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Trump ve bazı ülkelerinin liderleri ile telekonferans yoluyla bir görüşme gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump, Bahreyn Kralı Hamed bin İsa Âl-i Halife, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Âl Sani, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ürdün Kralı II. Abdullah ve Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir ile ABD Başkanlık Kabine üyeleriyle telekonferans yoluyla bir görüşme gerçekleştirdi. İran ve Orta Doğu’daki gelişmelerin ele alındığı görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin her zaman sorunların diyalog ve diplomasi ile çözülmesini savunduğunu, İran’la diplomatik sürecin Başkan Trump’ın ifade ettiği seviyeye gelmesinden memnuniyet duyduğumuzu, varılacak mutabakatın Hürmüz Boğazı’ndan serbest geçişleri temin etmek suretiyle bölgenin istikrarını destekleyeceğini, bu durumun dünya ekonomisini de rahatlatacağını belirtti. Müzakere sürecine katkı veren ülkelere teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran’la varılabilecek mutabakatın uygulanması aşamasında Türkiye olarak her türlü desteği sağlamaya hazır olduğumuzu, Türkiye’nin bölgenin tümünde barışın hakim kılınması için çaba gösterdiğini, İran bağlamında nükleer mesele dahil pürüzlü görünen konularda süreç içinde uygun çözümler bulunulabileceğine inandığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, bölge ülkelerinin birbirlerine tehdit oluşturmayacağı yeni bir dönem arzu ettiğini ve adil bir barışın kaybedeni olmayacağını vurguladı.