SPOR - 20 Kasım 2025 Perşembe 10:00

Osman Özköylü: "Bahis skandalından dolayı açılan dava ve cezalar birçok takımı olumsuz etkileyecek"

A
A
A

Esenler Erokspor Teknik Direktörü Osman Özköylü, Türk futbolunda başlatılan bahis soruşturması kapsamında verilen cezaların liglerin geri kalanında takımları olumsuz etkileyeceğini belirterek, "Bahis skandalından dolayı açılan dava ve arkasından gelen cezalar birçok takımı olumsuz etkileyecektir. Bundan kısmen biz de etkilenebiliriz. Bu çok belirleyici olacaktır" dedi.

Trendyol 1. Lig ekiplerinden Esenler Erokspor’da Teknik Direktör Osman Özköylü, takımın ligdeki gidişatı, hedefleri, Türk futbolunda başlatılan bahis soruşturmasının ve verilen cezaların takımları nasıl etkileyeceği, Berat Luş’un gelişimi, Türkiye’deki genç teknik direktörler ve A Milli Futbol Takımı hakkında İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine özel açıklamalarda bulundu.

Osman Özköylü:

İlk olarak takımın bu sezon sergilediği performansa ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özköylü, "Şu an olduğumuz durum bizim adımıza olumlu şekilde ilerliyor. Baktığımız zaman geçen seneden kalan oyuncu sayımız çok az. Takımımız çok değişim gösterdi. Birçok yeni oyuncu geldi. Çoğu da kamp döneminin sonunda lige yakın zamanda geldiği için beraber çok fazla hazırlık maçı oynama durumumuz olmadı. Hatta bazıları hiç hazırlık maçı oynamadan lig oynamak zorunda kaldık. Çok kısa antrenmanlarla lig maçlarına çıkmak zorunda kaldık. Özellikle 2 haftada bunun bize sonuçsal olarak olumlu geri dönüşü olmadı. Ama sonrasında Serik maçıyla başlayan süreçte gerçekten geldiğimiz dönem bizim adımıza çok olumlu ilerliyor. Sonuçsal ve oyunsal anlamda her geçen gün üzerine koyan bir takım var. Biz de tabii takımımızı bu süreçte çok daha iyi tanımaya başladık. Çünkü kafamızdaki plan, sezon başında oluşturduğumuz kadro yapısı, oynamak istediğimiz oyun biraz farklı yöne evrilmek zorunda kaldı. Biz Erokspor’a geçen sezonun son 2 ayında geldik. Kulübün genel yapısı, buradaki hedeflerinin gerçekten bizim adımıza çok olumlu olduğunu düşünüyorum. Onların bize olan güveni, bizim de kulübe olan inancımız, başkanımızın hedefleri, yönetim kurulumuzun bu sezon biraz daha farklı bir hedef olması yönündeki çabaları bizim için sevindirici. Biz de yıllarca çalıştığımız takımlarda hedefe oynayan bir teknik adam olduk, şampiyonluklar kazandık, şampiyonluklar kovaladık. Bu sezon burada da böyle bir yapılanma var. Tabii ki öncelikli hedefimiz güçlü ekipler içerisinde kendimize önemli yer edinebilmek, üst sıralarda kalıcı olabilmek. Ligin sonunda tabii ki ilk 2’den çıkmayı istiyoruz, bunun için mücadele edeceğiz" diye konuştu.

"Bahis skandalından dolayı açılan dava ve cezalar birçok takımı olumsuz etkileyecek"

Futbolculara bahis oynadıkları gerekçesiyle verilen cezaların ligdeki dengeleri değiştireceğini belirten ve ligin geri kalanında bu durumun belirleyici olacağını söyleyen Osman Özköylü, "Mevcut durumumuzu sürdürebilmek çok önemli. Özellikle son yaşanan bahis skandalından dolayı açılan dava ve arkasından gelen cezalar birçok takımı olumsuz etkileyecektir. Bundan kısmen biz de etkilenebiliriz. Bu çok belirleyici olacaktır. Bundan önceki süreçle, sonraki süreci birbirinden ayırmak gerek bence. Çünkü takımların önemli oyuncuları olmayacak, cezalı oyuncular olacak. Belki oturan kadrolar, oynayan kadrolar değişecek. Bu süreçte bizim de 3 kalecimiz cezalı görünüyor. Onların olmayışı bizi nasıl etkileyecek? Altyapıdan 19 yaşında genç bir kalecimizi alacağız ve 45 günlük cezaların olduğu süreçte bu kardeşimizle oynamak zorunda olacağız. Bu bize nasıl yansıyacak görmek lazım. Bu çok ekstra bir durum. Sadece biz değil, farklı takımlar da çok ciddi zararlar görebilir. Bakıyorsunuz Çorum FK da çok ciddi zarar gören takımlardan bir tanesi. Bazı takımlar hiç zarar görmedi. O yüzden ne olacağını biraz bundan sonraki süreç gösterecek" ifadelerini kullandı.

Osman Özköylü:

"Bütün takım, arkadaşlarımızın ceza almasından dolayı üzüldü"

Bahis oynadıkları gerekçesiyle Esenler Erokspor’da da ceza alan oyuncular sonrası takımın genelinin ne şekilde etkilendiği yönünde gelen soruyu yanıtlayan 54 yaşındaki teknik adam, "Bütün takım, arkadaşlarımızın ceza almasından dolayı üzüldü. Tabii ki hepimiz profesyoneliz. Şartların nasıl olduğuna bakarak ilerlemek zorundayız. Mevcut şartlar bunu gerektiriyorsa, buna göre bir tedbir alacağız. Her arkadaşımızın bu süreçte fedakarlığını, sorumluluğunu biraz daha artırması gerekecek. O anlamda eksik olan arkadaşlarımızın eksikliğini kapatabilmek adına sahada herkes daha fazla enerji koymaya çalışacak. Bu şekilde bu süreci atlatacağız nasip olursa" şeklinde konuştu.

"1. Lig, Süper Lig’e göre rekabetin daha fazla olduğu bir lig"

Trendyol Süper Lig ile Trendyol 1. Lig arasındaki rekabet seviyesinin farklı olduğuna değinen Osman Özköylü, "Buradaki yarış çok daha güçlü, çok daha fazla takımın işin içinde olduğu bir yarış. Şu anda baktığınız zaman ligin ilk 10 sırasındaki takımın yarışı var. Özellikle ilk 7’nin play-off’a girme şansının olmasından sonrası takımlar artık ligin sonuna kadar iddiasını sürdürebiliyor. Bu da ligin seyrini, kalitesini, mücadelesini çok daha artırıyor ve daha farklı kılıyor. Süper Lig’e baktığınız zaman özellikle son dönemlerde sadece Fenerbahçe ve Galatasaray’ın atbaşı olup yarışı sürdürdüğü, diğer takımların maalesef çok geride kaldığı bir süreç oluyor. Bu sene Trabzonspor işin içine girmeye çalışıyor, üst sıralarda kalmaya çalışıyor ama ne kadar sürdürebileceğini de zaman gösterecek. O yüzden 1. Lig daha farklı bir lig. Rekabetin daha fazla olduğu bir lig veya daha fazla eşit takımın mücadele ettiği, her hafta sürpriz sonuçların yaşanabileceği, her takımın her takımı yenebileceği bir lig olduğu için hem mücadele, seyir ve heyecan tarafı daha fazla diye düşünüyorum" açıklamasında bulundu.

"Berat Luş, Kerem Aktürkoğlu’na benziyor"

Galatasaray’dan kiralık olarak kadroya katılan genç futbolcu Berat Luş’un gelişimine dair değerlendirmelerde de bulunan tecrübeli antrenör, şunları söyledi:

Osman Özköylü:

"Genç oyuncuların oynatılması, rekabetçi ortama girmesi çok önemli. Berat Luş da Galatasaray’da kupa maçları, bazı lig maçlarında 3-5 dakikalar gibi kısa süreler almış bir oyuncu. Henüz o rekabetin içine hem fiziksel hem de taktiksel olarak yüzde 100 girmeye hazır mı? Bunları iyi görmek lazım. Biz tabii Berat’ı oynattık çünkü yeteneklerine güvendik ve saha içinde yapabileceklerini gördük. O da bizi yanıltmadı, gerçekten çok iyi geri dönüşler verdi. Bazen sürelerini azalttık. Çünkü milli takımdan 2 maç oynayarak gelmiş bir oyuncuyu toparlamak zor olabiliyor. İki gün mecbur toparlamak, dinlendirmek zorundayız. Taktik antrenmanlara yeteri kadar alamıyoruz, alamadığımız bir oyuncuyu maça çıkarmak biraz sıkıntılı oluyor. Ama bizimle beraber olduğu süre içerisinde onu mümkün olduğunca kullanmaya çalıştık. İlk başlarda daha fazla verim aldık. Sonradan biraz o sertlik, mücadele içerisindeki verdiği tepki biraz azaldı. Bunu toparlamamız gerekiyordu. Onun da bu mücadeleye daha fazla hazır olması gerekiyor. Hem fiziksel hem taktiksel hem de oyun içerisinde doğru şekilde performansını artırması gerekiyor. Çünkü bizim ligde darbeli, temaslı oyun çok fazla. Süper Lig’de belki bu fazla yok, topu daha rahat alıp kullanabiliyorsun. Ama bizim ligde temaslı oyun çok daha fazla olduğu için, Berat da fiziksel olarak zayıf ve güçsüz olduğu için rakipler bunu ona karşı daha farklı kullanabiliyor. Bazı durumlarda dezavantaj yaşayabiliyor. Buna göre onu kullanabileceğimiz süreleri, kullanabileceğimiz maçları ayarlamaya çalışıyoruz. Berat yetenek olarak topla ilişkileri çok iyi bir oyuncu. Çabuk hareketlenebiliyor, çabuk hızlanabiliyor. Savunma arkasına iyi koşular yapabiliyor. Doğru zamanda doğru koşuları yapıp doğru yerde topla buluştuğu zaman etki oluşturabilen bir oyuncu. Özellikle ters kanattan içeriye çok iyi noktalara girebiliyor. Attığı gollerde de bu özelliğini kullandı. Aklı ve oyun zekası fazla bir oyuncu ama fiziksel olarak kendisini çok yukarılara çıkarması gerekiyor. Kerem Aktürkoğlu’na benziyor."

"Tedesco çok önemli ve fark oluşturabilecek bir teknik direktör"

Süper Lig’deki genç teknik direktörleri takip ettiğini söyleyen Özköylü, "Hepsini takip ediyorum, hepsi de kendi kariyerleri açısından çok önemli noktadalar. Gelişimleri için çalıştıkları takımlarda ortaya koydukları performans, oluşturdukları oyun kalitesi, aldıkları sonuç, takımlarını getirdikleri nokta gelecek kariyerlerindeki yerlerini belirleyecek. Arda Turan’ın Eyüpspor’da ortaya koyduğu performans, takımını Süper Lig’e çıkarıp ilk 5-6 içine sokması çok önemli. Shakhtar Donetsk gibi büyük hedefler düşünen, çok ekol bir takıma gitti. Bunun da onun için kariyerinin çok önemli bir basamağı olduğunu düşünüyorum. Selçuk İnan, Gaziantep FK’dan sonra Kocaelispor’da çıkışını sürdürüyor. Burak Yılmaz özellikle Gaziantep FK’da ortaya koyduğu performansla farkını oluşturmaya başlıyor. Volkan Demirel belki istediği sonuçları daha önce çok alamasa da yeni takımıyla beraber belki o farkı o da ortaya çıkaracak. Çünkü bu zaman gerektiriyor. Her çalıştığınız kulüpte, her çalıştığınız oyuncuyla elde ettiğiniz tecrübeler sizin gelecek kariyerinizde çok daha farklı deneyimler elde etmenize yol açacaktır. Tedesco, çok önemli bir teknik adam. Gittiği antrenörlük kurslarında elde ettiği dereceler, başarılar, orada aldığı eğitim ve bunu yansıtabileceği çok önemli takımlarda başarılar yakalayabilmiş ki o yaşta ve tecrübesiz dönemdeki Belçika Milli Takımı’nda çalıştı. Rusya Ligi ve Almanya Ligi’nde de görev aldı. Bunlar da onun fark oluşturabilecek bir teknik adam olduğunu gösteriyor" sözlerini dile getirdi.

"Montella’yı kesinlikle çok başarılı buluyorum"

A Milli Futbol Takımı’nı ve Teknik Direktör Vincenzo Montella’yı başarılı bulduğunu ifade eden Osman Özköylü, "Kesinlikle çok başarılı buluyorum. Yakaladığı jenerasyonla beraber çok iyi bir uyum sağladı. Teknik adam - futbolcu uyumu çok önemlidir. Ortaya koydukları bir oyun felsefesi var. Bu felsefeye her oyuncu çok yüksek seviyede katkı yapmaya çalışıyor. En son İspanya karşısında ortaya konulan taktiksel başarı çok önemli. Hatta 6 gollü İspanya mağlubiyetinden sonra keşke 5’li savunmayla oynasaydık diye düşünmüştüm. İspanya gibi bir takıma karşı biraz daha savunma güvenliğini artırmak gerekir diye konuşmuştuk, dün milli takım bunu yaptı. Çok da başarılı oldu ve iyi bir sonuç oldu. Bu da taktiksel anlamda hocanın ve oyuncu grubunun ortaya koyduğu başarı. Ben inşallah play-off’larda bu kaliteli kadronun çok güzel işler yapacağını ve Dünya Kupası’na katılacak ekiplerden bir tanesi olacağını düşünüyor ve inanıyorum. Öyle olması için de dua ediyorum" dedi.

"Üstten gelen hakemlerin bu ligdeki maçları önemseyerek ve çok dikkatli yönetmesi gerekiyor"

Ligde oynadıkları Erzurumspor FK maçının ardından hakem Atilla Karaoğlan’a basın toplantısında tepki göstermesinin hatırlatılması üzerine deneyimli teknik direktör, "Bu işin en büyük paydalarından biri hakemler. Saha içinde verdikleri kararlar ve kararların noktaları, yerleri, hepsi inanılmaz önemli. Yan hakemler, VAR’daki hakemler de dahil futbolun gidişatını, geleceğini, takımların hedeflerini yüzde yüz etkiliyorlar. Ben maç öncesi Atilla Karaoğlan’ın maçımıza verilmesini çok olumlu bulmuştum. Çünkü önemli bir maçtı. Namağlup bir Erzurumspor FK ve o haftaya kadar liderlik koltuğunda bir Esenler Erokspor vardı. Yani böyle bir maça TFF ve MHK o kadar önem vermiş ki FIFA kokartlı bir hakemi maça vermiş. Bunu gördüğün zaman o güveni hissediyorsun. Ama üstten gelen hakemlerin bu ligdeki maçları önemseyerek ve çok dikkatli yönetmesi gerekiyor. Bu maçı önemsememe gibi, rahat bir tavırla o maça çıkma, ‘Bu kararı verdim, nasıl olsa kimse sorgulamaz’ deme gibi bir lüksü olamaz. Çünkü bizim kaderimizi etkiliyor. Biz de yatırımlar yapıyoruz, emek veriyoruz, çalışıyoruz. Bir hedef kovalıyoruz. Bir hakem kararı, bir yanlış karar bizim ligdeki hedeflerimizi, geleceğimizi o kadar etkiliyor ki hakemlerin çok dikkatli olmasını istiyorum. O yüzden böyle serzenişim oldu. Atilla Karaoğlan’a verdiği kararları yakıştıramadım. Oturup da kendisinin bu maçı deneyimlemesi, izlemesi lazım. Verdiği kararın nasıl bir etki oluşturabileceğini çok iyi düşünmesi lazım. Bu yüzden kızgınlığım vardı ama yapacak bir şey yok. Önümüze bakacağız" diye konuştu.

"(Bahis cezalarıyla ilgili) Zamanlama bence çok doğru değildi"

Türkiye Futbol Federasyonu’nun bahis olaylarıyla ilgili yaptığı operasyona yönelik değerlendirmede bulunan Özköylü, "Çok derin bir konu, bu konuda konuşulacak çok şey var. Mutlaka her takım çok etkilenecek. Hadi bizim liglerde 3-5 oyuncu olabilir ama alt liglerde 10-15 oyuncunun ceza aldığı takımlar var. Oradaki hoca arkadaşlarımızla konuştuğumuzda 13 kişiyle kaldığını söyleyenler var. 13-14 kişiyle 3 günde bir maçı nasıl oynayacak bu takımlar? Bu zamanlama bence çok doğru değildi. Birçok takımın hedeflerine, bulunduğu noktaya çok büyük zarar verecek. Dengeler çok değişecek. Gerek hakemler, gerek futbolcular üzerinde yaşanan bu travma büyük bir güvensizliğe sebep olacak. Bu futbolcuların hepsi şimdi fişlendi. Takımlarıyla ilişiği kesilenler var. Takımlarından ayrılıp başka bir yere giderken bunları alacak takımlar hangi gözle bakacak? ‘Acaba devam edecek mi bunu oynamaya, benim takımımda da yapar mı, neyle karşılaşırım?’ gibi birçok zararı olacak. Bazı kulüplerde yöneticiler, başkanlar diyor ki; ‘Ben yatırım yaptım. Bunu bilseydim bu oyuncuları almazdım. Bunu sezon başı açıklasaydınız, bu isimler sezon başı çıksaydı. Buna göre transferimizi yapsaydık. Bu durumdan etkilenmeseydik. Bu takıma milyonlarca para harcadım, bu para boşa gitti.’ Bu tür durumlar da var. Herhalde bu kadar olacağını hesaplayamadılar. Herkes açısından sıkıntılı bir süreç. Sonunda inşallah hepimiz için en güzeli olsun" ifadelerini kullandı.

"O dönemde oynanan bahsin cezasını niye bu dönem oynadığı takım çeksin?"

Son olarak bahis olaylarıyla alakalı verilen cezalara ilişkin düşüncelerini de aktaran Teknik Direktör Osman Özköylü, "Bizim de oyuncularımızdan 3 sene önce oynayan var, 2020 senesinde oynayan var. 17 TL’lik bir kupon oynanmış. Bu çocuğun diğerleriyle eş değer ceza alması çok düşündürücü. Veya 4 sene önce başka takımdayken oynadığı bahisten dolayı aldığı ceza bugün ortaya çıkıyor, buradaki takımı etkiliyor. Örneğin Eren Elmalı Silivrispor’da oynamış ama bu durumdan Galatasaray zarar görüyor. Aynı şekilde bizim oyuncularımız da başka takımdayken oynamış, gençken oynamış, amatör takımdayken oynamış veya altyapıdayken oynamış ama cezasını biz çekiyoruz. O dönemde oynadığı bahsin cezasını niye bu dönem oynadığı takım çeksin? Bu da bizim için gerçekten olumsuz bir durum. Özellikle bu süreçte konuştuğumuz durumlardan dolayı yaşanacak süreç nasıl ilerleyecek, sonrasında neler olacak, bunları bilmiyoruz. Hangi takımı ne kadar etkileyecek, dengeler nasıl değişecek, bunları zamanla görmek lazım. İnşallah bu süreçten zararsız çıkmaya çalışacağız. Bunun için planımızı yapacağız, buna göre bir yol izleyeceğiz. İnşallah federasyonumuzun da bu konuda daha doğru adımlar atma fırsatı olur veya farklı bir plan geliştirir ve ona göre bu süreci doğru şekilde yönetme fırsatı olur. İnşallah herkes için en güzeli, en hayırlısı olsun diyorum" diyerek sözlerini tamamladı.

Mehmet Ekrem Ceylan - Enes Gümüş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kepez’de Dünya Down Sendromlular Farkındalık Günü’nde en güzel buluşma Kepez Belediyesi ev sahipliğinde, Down Sendromlular Farkındalık Günü kapsamında düzenlenen program, özel bireyler ve ailelerini bir araya getirdi. Başkan Mesut Kocagöz, farkındalık buluşmasında sevgi, dayanışma ve birlik vurgusu yaptı. Kepez’de Dünya Down Sendromlular Farkındalık Günü kapsamında anlamlı bir etkinlik düzenlendi. Kepez Belediyesi ev sahipliğinde, Antalya Down Sendromlular Derneği tarafından organize edilen program, 100. Yıl Park Düğün Salonu’nda gerçekleştirildi. Özel bireyler ve aileleri, akşam yemeğinde bir araya gelerek gönüllerince eğlenme imkanı buldu. "Yerel yönetimlerin desteği çok önemli" Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Antalya Down Sendromlular Derneği ve Engelli Derneği Başkanı Gülcan Ay, 21 Mart vesilesiyle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirterek, derneğin 2013 yılında bir hayalle kurulduğunu söyledi. Down sendromlu bireylerin toplumda daha görünür olması, üretime katılması ve yetenekleriyle değer görmesi için çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Ay, Sevgi Atölyesi, Üreten Eller Atölyesi ve mehter takımıyla özel bireylerin sosyal ve üretim hayatına katılımını desteklediklerini dile getirdi. Toplumun gerçek gücünün, en çok desteğe ihtiyaç duyan bireylerin yanında durabilmekten geçtiğini vurgulayarak, yerel yönetimlerin ve kamu kurumlarının desteğinin bu süreçte büyük önem taşıdığını belirterek, eşitlik, fırsat ve birlikte üretilecek bir gelecek istediklerini ifade etti. Desteklerinden dolayı Kepez Kaymakamı Suat Dervişoğlu ve Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’e teşekkür etti. "Kepez’e en özel park" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz de, bir arada olmanın sevincini yaşadıklarını dile getirerek, "Bugün yine aynı sofradayız. Bu sadece bir yemek değil, paylaşmak ve aynı zamanda farkındalıktır. Gülünce insanın yüreğini ısıtsan sevgili kardeşlerim hoş geldiniz" dedi. Ailelere hitabende şunları söyledi: "Çocuklarına bakarak dünyaya sevgiyi öğreten insanlar. Hepinizin önünde saygıyla eğiliyorum." Başkan Kocagöz, konuşmasını sevginin gücüne değinerek sürdürdü: "Onların bir gülüşü dünyaya bedel… Onlar dünyanın melekleri… Bir şehri ancak sevgiyle büyütebilirsiniz. Sevgi demek buradaki kardeşlerimiz demektir. Biz de Kepez Belediyesi olarak her zaman onlar için ne yapabiliriz diye düşünüyoruz. Bizler her zaman çocuklarımızın emrindeyiz. Bu güzel çocuklarımız hep gülsün" dedi. Konuşması sırasında mayıs ayının ikinci haftasında kutlanan Engelliler Haftası kapsamında Down sendromlu ve otizmli çocuklar için özel bir parkın tamamlanarak hizmete açılacağı müjdesini de verdi. "Kepez çok güzel çalışmalar yürütüyor" Kepez Kaymakamı Suat Dervişoğlu da programda yaptığı konuşmada, bu anlamlı buluşmanın büyük bir mutluluk olduğunu belirterek, Kepez’de sergilenen birlik ve beraberlik tablosunun önemine dikkat çekti. Belediye tarafından hayata geçirilecek park projesine değinerek, "Kepez belediye başkanımızda müjdeyi verdi. Bu kıymetli çocuklarımız için, gençlerimiz için bir park hazırlanıyor. Bunun için çok teşekkür ediyorum. Belediyemiz imkanlarını sizlere sunuyor. Bu çocuklarımız için yapılması gerekenler konusunda Kepez çok güzel bir sınav veriyor. Sevgili çocuklar, sizler özel ve kıymetlisiniz. Sevgi ve saygıya dayalı bir şekilde toplum içerisinde yer almak hayatı paylaşmak çok çok önemlidir. Kepez belediye başkanımız bu konuda Kepez kapsamında çok güzel çalışmalar yürütüyor" dedi. Etkinliğe Kepez Kaymakamı Suat Dervişoğlu, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Antalya İl Emniyet Müdür Yardımcısı Caner Çiçek, Antalya Down Sendromlular Derneği ve Engelli Derneği Başkanı Gülcan Ay ve çok sayıda aile katıldı.
İstanbul Bakan Kacır: ’’Otomotiv ihracatımız 41,5 milyar dolarla rekor tazeledi’’ Sanayi ve teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Geçtiğimiz yıl otomotiv üretimimiz 1 milyon 446 bine ulaştı. İhracatımız 41,5 milyar dolarla rekor tazeledi. 2026’nın ilk iki ayında otomotiv ihracatında olumlu bir tabloyla karşı karşıyayız. Ticari Araç ve otobüs üretiminde Avrupa’nın lideriyiz. Türkiye’mizi küresel bir üretim ve teknoloji üssü haline getirdik. İmalat sanayimizin öncülüğünde ihracatımızı 23 yılda 36 milyar dolardan 273 milyar dolara ulaştırdık" dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İstanbul Sanayi Odası’nda Otomotiv Sanayi Derneği (OSD) 51’inci Olağan Genel Kurul Toplantısı’na katıldı. Toplantıya Bakan Kacır’ın yanı sıra Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, OSD Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Eroğlu ve sektör temsilcileri katıldı. Bakan Kacır, "Otomotiv üretiminde ilk beş oyuncu arasındayız. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak; sanayimizin yüz akı sektörün üretim gücünü, teknoloji geliştirme kapasitesini ve uluslararası rekabetçiliğini destekleyecek adımları atıyoruz" dedi. "İmalat sanayimizin öncülüğünde ihracatımızı 23 yılda 36 milyar dolardan 273 milyar dolara ulaştırdık" İmalat sanayisinin öncülüğünde ihracatı 23 yılda 36 milyar dolardan 273 milyar dolara ulaştırdıklarını belirten Bakan Kacır, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde; ülkemizle dünyanın geri kalanı arasında kurduğumuz ticaret köprüleriyle; Planlı sanayileşmeden enerjiye, ulaşımdan lojistiğe pek çok alanda hayata geçirdiğimiz yatırımlarla; iş ortamını iyileştiren yapısal reformlarla Türkiye’mizi küresel bir üretim ve teknoloji üssü haline getirdik. İmalat sanayimizin öncülüğünde ihracatımızı 23 yılda 36 milyar dolardan 273 milyar dolara ulaştırdık. Avrupa Birliği’nin küresel imalat sanayi katma değerindeki payı 2004’de yüzde 25 idi. Şimdilerde bu oran ancak yüzde 15’inci Türkiye ise aynı dönemde payını yüzde 0,7’den yüzde 1,3’e yükseltti" şeklinde konuştu. ’’İhracatımız 41,5 milyar dolarla rekor tazeledi’’ Bakan Kacır, "Geçtiğimiz yıl otomotiv üretimimiz 1 milyon 446 bine ulaştı. İhracatımız 41,5 milyar dolarla 2024 rekorunu tazeledi. 2026’nın ilk iki ayında otomotiv ihracatında olumlu bir tabloyla karşı karşıyayız. Ticari Araç ve otobüs üretiminde Avrupa’nın lideriyiz. Otomotiv üretiminde ise ilk beş oyuncu arasındayız. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak; sanayimizin yüz akı sektörün üretim gücünü, teknoloji geliştirme kapasitesini ve uluslararası rekabetçiliğini destekleyecek adımları atıyoruz. Son 23 yılda; 169 Ar-Ge merkezinin, 36 tasarım merkezinin ve teknoparklarımızda faaliyet gösteren 132 firmanın otomotiv sektörümüzün inovasyon kapasitesini besleyen projelerini destekledik. TÜBİTAK eliyle, otomotiv teknolojilerinde yürütülen 3 bin 205 projeye ve bu alanda araştırma yürüten 3 bin 220 bilim insanı ve gencimize toplam 32,9 milyar lira kaynak sağladık. Yatırım teşviklerimizle, otomotiv ana ve yan sanayi firmalarının toplam 1,2 trilyon lira yatırım büyüklüğüne sahip 3 bin 760 projesinin önünü açtık. Bildiğiniz üzere, geçtiğimiz yıl yatırım teşviklerimizi mevcut küresel tablo ve ülkemizin stratejik öncelikleri doğrultusunda güncelledik" dedi. "Otomotiv sektörünün mobilite ekosistemine dönüşümüne liderlik etme vizyonuyla hareket ediyoruz" Elektrikli araçlara dikkat çeken Bakan Kacır, "Dünya genelinde elektrikli araç satışı son 5 yılda 6,7 milyondan 21 milyona, elektrikli araçların küresel otomotiv pazarındaki payı yüzde 8’den yüzde 20’nin üzerine çıktı. Aynı dönemde Türkiye otomobil pazarında; elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araçların payı, yüzde 0,5’ten yüzde 22,1’e yükseldi. Bu oranın 2030’da yüzde 35’i aşmasını öngörüyoruz. Milli Teknoloji Hamlesini gerçekleştirmeyi, ihracatını daha yüksek katma değerli ürünlerle artırmayı hedefleyen; genç, dinamik, aynı zamanda nitelikli insan kaynağına sahip bir ülke olarak, otomotiv sektörünün mobilite ekosistemine dönüşümüne liderlik etme vizyonuyla hareket ediyoruz" ifadelerini kullandı. ’’Kesintisiz ve güvenli bir şarj ağına sahibiz’’ Türkiye’nin şarj ağına dikkat çeken Bakan Kacır, "Cumhurbaşkanımız; her fırsatta yerli otomobil markamız olması gerektiğini dile getirmişti. Aslında bu çağrı, milletimizin 60 yıllık hayalini gerçekleştirerek Türkiye’yi otomotiv teknolojilerinde bir üst lige taşıma kararlılığının ifadesiydi. Cumhurbaşkanımızın iddiası ve güçlü liderliği sayesinde elektrikli ve akıllı otomobilimiz Togg’u milletimizle buluşturduk. Bugüne kadar 93 binden fazla Togg yollara çıktı. Almanya’ya ihracat gerçekleştiren markamız, Türk mühendisliğinin kalitesini Avrupa pazarına taşıdı. Togg, bizler için yalnızca yerli ve milli elektrikli otomobil projesi değildir. Togg, iş birliği yaptığı Türk teknoloji girişimlerini geleceğe taşıyan bir lokomotiftir. Hayata geçirdiğimiz Hızlı Şarj Altyapısı Destek Programının katkısıyla, yurt genelinde hızlı şarj bağlantı noktası sayısını üç yılda 8 katına çıkardık. Bugün, 17 bin 800’ü hızlı şarj olmak üzere, 41 bin 500 şarj bağlantı noktasıyla; ülke sathında kesintisiz ve güvenli bir şarj ağına sahibiz" şeklinde konuştu. "Türk sanayiinin istikrar ve güven içinde büyümesi için her türlü önlemi almaya devam edeceğiz" Mobilitede yapılan yatırımlara dikkat çeken Bakan Kacır, "Türkiye’yi uluslararası yeni nesil mobilite yatırımlarının cazibe merkezi haline getirmek üzere HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı’nın ilk 6 çağrısından 2’sini doğrudan otomotiv sanayimize yönelik kurguladık. Elektrikli Araçlar Çağrısıyla; yıllık en az 150 bin elektrikli araç kapasitesi sağlayacak ve Ar-Ge merkezi kurulumunu da içeren yeni yatırımlar için kapsamlı bir teşvik paketi sunuyoruz. Batarya Üretimi Çağrısıyla; hücre üretimini de içeren, yıllık asgari 5 GWh kapasiteli batarya ve aktif malzeme üretim tesisi yatırımlarını destekliyoruz. Bizler imkanlarımızı; üreten, istihdam sağlayan, ülkesine ekonomik değer katan sanayicilerimiz için seferber etmeye devam edeceğiz. Bazen masanın iki farklı tarafında oturuyor gibi görünsek de esasen her zaman sizlerle ülkemizin kalkınması noktasında aynı taraftayız. Made in EU düzenlemesinin sanayimiz ve özellikle otomotiv sektörümüz için herhangi bir olumsuz etkiye neden olmaması için yoğun bir çalışma içindeyiz. Düzenlemenin, AB menşei şartının Gümrük Birliği çerçevesinde ilke olarak Türkiye’yi de kapsamasını sağlayan mevcut taslağı önemli bir mesafe kat ettiğimizi teyit ediyor. Ancak yasalaşma süreci boyunca, tüm teknik detayları da takip etmemiz gerektiğinin farkındayız. Bu nedenle, düzenlemenin doğurabileceği etkileri yakından takip ederek adımlarımızı atmak, olası riskleri bertaraf etmek, ülkemizin ve sanayicilerimizin menfaatlerini en yüksek düzeyde korumak için; Dışişleri ve Ticaret Bakanlıklarımız, diğer ilgili kamu kurumlarımız, iş dünyası ile yakın istişare halindeyiz. Otomotiv sektörümüz açısından önemli gördüğümüz; tüm çekincelerimizin giderilmesi için Avrupa Komisyonu ve AB üyesi ülkeler nezdinde yoğun bir diplomasi yürütüyoruz. Muhataplarımıza, Türkiye’nin Avrupa değer zincirlerindeki kritik rolünü hatırlatıyoruz. İnanıyorum ki; Gümrük Birliği ruhuna uygun şekilde, Avrupalı dostlarımızla iş birliğimizi daha ileri bir noktaya taşıyacağız" diye konuştu.
Isparta Kadınlar zumba ile hem spor yapıyor hem sosyalleşiyor Isparta Belediyesi, kadınların sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanması ve sosyal hayata daha aktif katılım sağlaması amacıyla önemli bir projeyi hayata geçirdi. Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in talimatları doğrultusunda başlatılan zumba kursları, kentte büyük ilgi görüyor. Isparta Belediyesi bir taraftan kent genelinde yatırımlarına devam ederken bir taraftan da vatandaşlara yönelik önemli çalışmalar yapıyor. Kentteki spor faaliyetlerine büyük önem veren Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, özellikle kadınların sporla buluşmaları ve sosyalleşmeleri amacıyla belediye bünyesindeki Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü öncülüğünde zumba kursları başlattı. Düzenlenen kurslarda, alanında uzman eğitmenler eşliğinde gerçekleştirilen zumba dersleri sayesinde kadınlar hem spor yapıyor hem de keyifli vakit geçiriyor. Renkli görüntülere sahne olan etkinliklerde katılımcılar, müzik eşliğinde ritim tutarak günlük yaşamın stresinden uzaklaşma fırsatı buluyor. "Kendimizi çok iyi hissediyoruz" Kurslara katılan kadınlar, bu tür etkinliklerin kendileri için hem fiziksel hem de psikolojik açıdan oldukça faydalı olduğunu belirterek, Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’e teşekkür etti. Kadınlar, "Uzun zamandır Isparta Belediyesi tarafından düzenlenen bu kurslara katılıyoruz. Gayet memnunuz. Bizim için çok güzel bir etkinlik oluyor. Burada yeni arkadaşlar ediniyoruz. Kendimizi çok iyi hissediyoruz. Belediyemizin bu spor faaliyetlerinden ücretsiz olarak yararlanıyoruz. Burada kendimizi daha etkin ve önemli hissettiğimiz için buraya geliyoruz. Spor yapıp arkadaşlık edinip zaman geçiriyoruz. Bizim için de kaliteli bir ortam oluyor. Bu spor etkinliklerinin devam etmesini istiyoruz. Bütün kadınları da Isparta Belediyesi’nin ücretsiz olarak düzenlediği spor kurslarına davet ediyoruz. Bizlere spor kursları imkanını sunan Isparta Belediye Başkanımız Şükrü Başdeğirmen’e yürekten teşekkür ediyoruz" dediler.