SAĞLIK - 27 Mart 2025 Perşembe 13:47

Otizmli çocukları kendilerine yetebilecek düzeye hazırlıyor

A
A
A
Otizmli çocukları kendilerine yetebilecek düzeye hazırlıyor

Türkiye ’de bütüncül yaklaşım görüşünün benimsendiği ilk özel eğitim merkezini, 2010 yılında İzmir’de açarak toplumsal ihtiyaca cevap vermeyi amaçlayan Özel Eğitim Uzmanı ve Danışmanı Emre Özdemir; bu başarılı çalışmalarını İstanbul’daki ikinci merkezi açarak daha fazla otizmli birey ve ailesine yardımcı olmayı hedefliyor. Şimdiye değin 3 binin üzerinde otizmli öğrenciye dokunan Özdemir, bu alanda bilgi ve tecrübeleriyle dört kitap yayınladı. Otizme karşı bütüncül bir eğitim programıyla yaklaşmanın birey ve ailelere sağladığı kolaylık ve yaşam motivasyonunu perçinlediğini savunduğu kitapları ailelerden büyük ilgi görüyor.



Sporsal aktivitelerle düzenlenen eğitimlerle, otizmli çocukların kendi başlarına yetebilecek düzeye erişebilmesi hedefleniyor. Eğitim planlarına sanat ve sporun farklı dallarını harmanlayarak bu aktivitelerle eğitim alan çocukların, beynin kontrol edemediği davranışsal problemleri kontrol etme becerisinin geliştirilmesi ve her çocuğun kendi başına yetebilecek düzeye erişebilmesi hedefleniyor. Farklı özelliklere sahip her çocuğa yine farklı eğitim programları hazırlayarak onlara uygun görev ve sorumlulukların üzerine işlenen derslerde çocuklar okulda el yüz yıkama, kıyafet katlama, diş fırçalama, kahvaltı gibi eğitimleri alırken, aynı zamanda branşlaşma adına da yüzme, bisiklet, tenis gibi spor aktivitelerine katılıyor. Yaşam ve öz bakım dışında ergoterapi, dil konuşma terapisi, eğitsel oyunlar, aile eğitimi, algısal ve bilinçsel gelişim, odaklanma, temel eğitimler de otizmli çocuklara veriliyor.




"Otizm bir öğrenme problem değil bir etkileşim problemi"


Otizmin öğrenme değil etkileşim problemi olduğunu söyleyen Emre Özdemir, " Otizm bir öğrenme problemi değil bir etkileşim problemi ve burada bağırsağın da önemli bir yeri var o yüzden yaptığımız programlarda hem çocukların beyninin yeniden düzenlenmesinde etkileşimli harekete yer veriyoruz hem de verdiğimiz uygun beslenme programları ve probiyotik tarzı takviyelerle birlikte beslenmelerini beyin bağırsak bağlantısını sağlamaya çalışıyoruz. Tabii ki burada anne babanın katkısı çok önemli programları uygulamaları çok önemli" dedi.



"Beslenmelerini düzenleyip uygun şekilde programlayıp beyin bağırsak bağlantısını sağlıyoruz"


Otizmde beyin ve bağırsak bağlantısının öneminin altını çizen Özdemir, " Otizm bir etkileşim ve bağırsak problemi bir beslenme problemi o yüzden bu otizmli çocukların niyet aktarmada, niyetlerini karşı tarafa aktarmada sıkıntıları var ama bir zihinsel yetersizlik değil. İlk başlarda nasıl anlıyoruz işaret edememe, konuşamama, oyuncak oynamama gibi problemler oluyor ama bizim otizmdeki temel vermeye çalıştığımız nokta bu çocukların etkileşimini artırmaya çalışıyoruz. Hareket, oyun ve oyuncakla ayrıca da beslenmelerini düzenleyip uygun şekilde programlayıp beyin bağırsak bağlantısını sağlıyoruz" şeklinde konuştu.



"Bu çocuklara her şeyi tek tek öğretemezsiniz ama beyni şekillendirirseniz uygun hale gelirseniz çocuk her şeyi öğrenebilir."


Bütüncül otizm yaklaşımında çocukları problemden ibaret görmediklerini söyleyen Emre Özdemir, " Bütüncül otizm yaklaşımı çocuğu problemlerden ibaret görmüyoruz. Metabolizma bir bütün, beyin bağırsak bunların hepsi birlikte. Eğer çocuğa öğretmek yerine bunu bir bütün olarak ele alırsanız çocuğun kendi başına öğrenmeleri geliyor, nasıl geliyor beslenmeyi düzenliyorsunuz, etkileşimi artırıyorsunuz çocuk kendi başına öğrenir hale geliyor. Bu çocuklara her şeyi tek tek öğretemezsiniz ama beyni şekillendirirseniz uygun hale gelirseniz çocuk her şeyi öğrenebilir." ifadelerini kullandı.



Otizm tedavisi devam eden ve güzel sonuçlar elde edilen Uluhan Özalp’ın (7) annesi Duygu Özalp, " Uluhan’ın bir konuşma problemi vardı, özellikle de davranış problemi. Konuşma problemi, sürekli dönen cisimlerle ilgilenmesi, sadece yerde yatarak belirli bir alanda araba sürmesi gibi durumlar gözlemliyorduk. Ancak aile olarak önce durumu kabullenemedik. Ne yapsak, ne etsek derken bir rehabilitasyon merkezine gittik. Fakat orası durumumuzu biraz daha kötüleştirdi. Normalde çok sakin olan çocuğumuz daha sinirli olmaya başladı. Derken hocamızla tanıştık ve o bize çok yardımcı oldu.


Öncelikle Uluhan’ın bağırsaklarını temizledik ve beslenmesine önem verdik. Beslenmesi düzeldikçe, küçük destekleyici yağlar kullanmaya başladık. Yağlardan kastım; portakal yağı ve Hindistan cevizi yağı gibi bağırsakları rahatlatıcı doğal ürünlerdi. Tüm bu süreç sayesinde Uluhan’ı bugüne getirdik.



Otizmli çocukları kendilerine yetebilecek düzeye hazırlıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Kar yağışı sonrası kışlık araç bakım yoğunluğu arttı Gaziantep’te kar yağışıyla birlikte araçların kışlık bakımı için servislere akın eden sürücüler yoğunluğa neden oldu. Beklenen kar yağışının başlamasıyla birlikte sürücüler servislere akın etti. Sabah saatlerinden itibaren oluşan yoğunluk, birçok sürücünün kış lastiği kavramını yanlış yorumladığını ve sadece kar yağdığında takılması gerektiğini düşündüğünü ortaya koydu. Gaziantep’te kış mevsimi öncesinde araçlarının kışlık bakımını yaptırmayan ve kar yağışının ardından sorun yaşayan sürücüler, araçların kışlık bakımı için servislerin yolunu tuttu. Kış mevsimine girilmesine rağmen sürücüler araçların kışlık bakım işlemini kar yağışına kadar erteledi. Bu durum kar yağışının ardından oto tamir servislerinde yoğunluğa neden oldu. Hem araçlarının kışlık bakımını yaptırmak için gelenler hem de kar yağışının ardından yollarda oluşan buzlanma nedeniyle meydana gelen kazalarda araçları hasar gören sürücülerin oto servislerin yolunu tutmasıyla ustalar, talebe yetişmekte zorlandı. Oto sanayilerde kar mesaisi Gaziantep’te etkili olan kar yağışı ve yollarda yaşanan buzlanma kazaları da beraberinde getirdi. Kış lastiği takmayan ve araçlarının kışlık bakımını yaptırmayan sürücüler trafik kazalarına neden oldu. Bu durum özellikle oto sanayilerde ve servislerde yoğunluk yaşanmasına yol açtı. Oto sanayicilerin yoğun mesaisi sürerken, ustalar sürücülerin antifriz ve lastik bakımının yapılması gerektiği konusunda uyardı. Kış mevsimine girilmesi ve kar yağışı kışlık araç bakımının önemi arttı. Kar yağışının yoğunluğu arttırdığı oto tamircilerde ustalar, antifriz ve lastik bakımının yapılmasının önemine değindi. Rutin bir kışlık araç bakımının maliyetinin de ortalama 5-6 bin TL arasında olduğunu belirtiyor. Oto sanayilerde araç tamiri yapan ustalar araçların kış bakımlarının aksatılmaması gerektiğini söyledi. Kar yağışının ardından araç bakımlarında yoğunluk oluştuğunu belirten oto servis yetkilisi Hayri Çekiç, bakımı yapılmayan araçlarda 120 bin TL’ye kadar masraf riski olduğunu ifade etti. Periyodik motor yağı bakımı, antifriz ölçümü ve akü kontrolünün önemini vurgulayan Çekiç, çok basit bakımların büyük masraflardan kurtaracağını belirterek, "İnsanlar artık meteorolojiden hava durumunu yakından takip ediyorlar. Tabi bunun yanında genelde kar yağdığı zaman vatandaşlarımızın mağdur olmaması için araçlarında mutlaka kar ve kış lastikleri, zincirler, çelik halat, yol yardımcısı ve akü takviyesi gibi önemli malzemeleri bulundurması daha iyi olur. Çünkü bu malzemeler kişi aracıyla yolda kalındığı zaman bu hava şartlarında bizimde sürücülere ulaşmamız geç olur. Sürücüler donma riskine karşı, aracının ve kişinin kendisi zorda kalmaması için bu malzemeler önemlidir" dedi. Kış aylarında araçların sağlıklı ve güvenli bir şekilde çalışabilmesi için düzenli bakım yapılmasının gerekliliğine dikkat çeken Çekiç, "Araçların rutin genel bakımlarını, hasarlarını garantili bir şekilde yapıyoruz. Araçların genelde kışlık bakımları oluyor. Bu bakımların rutin olarak düzenli kilometrede yapılması lazım. Araçların bakımları yapıldığı zaman motor daha uzun ömürlü ve daha performanslı olur. Çünkü bu bakımlar hayatı önem taşıyor. Bu bakımlar yapılmadığı zaman 5-7 bin TL civarında olan rakamlar 70 ile 120 bin TL gibi rakamları bulur. Onun için araçların bakımının düzenli olması lazım" şeklinde konuştu. Araçların sağlıklı bir şekilde çalışabilmesi için periyodik olarak motor yağı bakımı, antifriz ölçümü ve akünün kış şartlarına uygun olup olmadığının kontrol edilmesi gerektiğini belirten Çekiç, bu bakım işlemlerinin sadece aracın sorunsuz çalışmasını sağlamakla kalmayıp aynı zamanda da oluşabilecek maddi zararları önlediğini belirtti. Ayrıca, güvenli bir sürüş deneyimi için lastik seçiminden fren sistemine kadar birçok faktörün göz önünde bulundurulması gerektiğini de ifade eden Çekiç, kışlık bakımı yapılmayan bir aracın ilerleyen dönemlerde daha fazla masraf çıkarabileceğini de sözlerine ekledi. Aracının kışlık bakımını yaptıran Mustafa Erdoğan ise, "Aracımın kışlık bakımlarını yaptırmaya geldim. Malum kış mevsimi ve araca daha güvenli binmek için bakımlarımızı yapmak zorundayız. Özellikle de kış lastiklerimize özen gösterelim. Aracımızın bakımlarına özen gösterelim. Yolda kalmamak için aracımızın bakımlarına özen gösterirsek daha keyifli bir sürüş yaşayabiliriz" diye konuştu.