SAĞLIK - 10 Nisan 2026 Cuma 11:03

"Parkinson sadece titreme değildir"

A
A
A
"Parkinson sadece titreme değildir"

Prof. Dr. Selda Korkmaz Yakar, Parkinson hastalığına ilişkin toplumdaki yanlış bilgilere dikkat çekerek, hastalığın yalnızca titremeden ibaret olmadığını vurguladı. Yakar, erken tanı ve doğru tedavi ile hastaların uzun yıllar aktif bir yaşam sürdürebileceğini belirtti.



Parkinson hastalığı, beyinde dopamin üreten hücrelerin kaybı sonucu ortaya çıkan, ilerleyici bir sinir sistemi hastalığıdır. En bilinen belirtisi titreme olsa da; hareketlerde yavaşlama, kas sertliği ve denge kaybının yanı sıra koku kaybı, uyku bozuklukları ve depresyon gibi pek çok farklı belirti hastalığın erken döneminde ortaya çıkabiliyor.



Dünya Parkinson Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Liv Hospital Ulus Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Selda Korkmaz Yakar, Parkinson hastalığının sadece titremeden ibaret olmadığını belirterek, "Hastalar çoğu zaman ilk belirtileri göz ardı ediyor. Oysa erken dönemde fark edilen bulgular, hastalığın yönetiminde büyük avantaj sağlar" ifadelerini kullandı.



Tanı sürecinin büyük ölçüde uzman değerlendirmesine dayandığını belirten Yakar, "Kesin tanı koyduracak tek bir test yok. Nörolojik muayene ve klinik gözlem en önemli belirleyicidir" dedi.



Parkinson tedavisinde amacın hastalığı tamamen ortadan kaldırmak değil, hastanın yaşam kalitesini korumak olduğunu vurgulayan Yakar, tedavinin kişiye özel planlandığını ifade etti.



"İlaç tedavisi ile hastaların şikâyetleri önemli ölçüde kontrol altına alınabilir. İleri evrelerde ise beyin pili gibi cerrahi yöntemler uygun hastalarda etkili sonuçlar verir" diyen Yakar, düzenli egzersiz ve fizik tedavinin de tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti.



Farkındalığın önemine dikkat çeken Yakar, "Toplumda Parkinson’a dair doğru bilginin yaygınlaşması, hastaların daha erken başvurmasını sağlar. Erken tanı, yaşam kalitesini doğrudan etkiler" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Bornova Belediyesindeki soruşturmada savcılık ifadeleri ortaya çıktı Bornova Belediyesinde ’bankamatik memuru’ çalıştırıldığı ve ’nitelikli dolandırıcılık’ yapıldığı iddiasıyla başlatılan soruşturmada, şüphelilerin savcılık ifadeleri ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan şüphelilerin verdikleri ifadelerde, işe alım süreci ve maaş ödemelerine dair çarpıcı detaylar yer aldı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Bornova Belediyesi bünyesinde Aslıhan Aksoy isimli şüphelinin fiilen çalışmadan maaş aldığı iddiaları üzerine 1 Nisan’da soruşturma başlatıldı. İddiaya göre, 22 Eylül 2025 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kaydı yapılan Aslıhan Aksoy’un belediyede hiçbir görev yapmadığı belirlendi. ’Bankamatik memuru’ olarak çalıştırıldığı öne sürülen şüpheli hakkında detaylı inceleme yapıldı. Hazırlanan SGK uzmanlık raporu doğrultusunda olayla ilgili sorumlular tek tek tespit edildi. Raporda, Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, şüpheli Aslıhan Aksoy, İnsan Kaynakları Müdürü P.K. ve Basın Yayın Halkla İlişkiler Müdür Vekili İ.A.’nın sorumluluğu bulunduğu kaydedildi. Raporun tespitlerinin ardından harekete geçen polis ekipleri, şüphelileri gözaltına aldı. Gözaltına alınan Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki ve dün diğer şüphelilerin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Adliyeye sevk edilen şüpheliler, savcılık ifadelerinin ardından tutuklama istemiyle Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesine çıkarıldı. Mahkeme, Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, Bornova Belediyesi Personel A.Ş. İnsan Kaynakları Müdürü P.K. ve Basın Yayın Halkla İlişkiler Müdür Vekili İ.A.’nın serbest bırakılmasına karar verdi. Belediyede Çağrı Merkezi Müşteri Temsilcisi olarak görevli görünen Aslıhan Aksoy ise yurt dışı yasağıyla serbest kaldı. Yaşanan bu gelişmenin ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, bugün şüphelilerin serbest bırakılması kararına itiraz ederek, tutuklamaya yönelik yakalama talebinde bulundu. "Bütün bağlantıları sağlayan kişi Özkan Yalım’dır" Olayın ardından şüpheli Aslıhan Aksoy’un savcılıkta verdiği ifade ortaya çıktı. Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın kız arkadaşı olduğunu belirten Aslıhan Aksoy, "Önce Uşak Belediyesinde çalışıyordum. Burada belediye başkanı ile aramdaki ilişkiden dolayı basın üzerimize gelince işten ayrıldım. Bunun üzerine Özkan Yalım, Bornova Belediye Başkanından yardım istedi. Daha sonra belediyeden beni arayıp evraklarımı istediler ve 2025 yılı Eylül ayında işe başladım" dedi. Özkan Yalım ile olan birlikteliği sebebiyle onun gittiği programlara katıldığını ve yurt dışına çıktığını aktaran şüpheli Aslıhan Aksoy, "Belediyeden hiç kimse bana işe gelmemem konusunda bir söylemde bulunmadı. İşe gelmediğim dönemlerde kontrol amaçlı olarak cep telefonum arandı, mesaj atıldı ancak ben dönüş yapmadım. Nasıl olsa beni işten çıkarırlar diye düşünmüştüm. Dolandırıcılık gibi bir amacım yoktu. Gerek belediye gerekse SGK kurumunda ortaya çıkan zararları gidermek isterim. Ben bu durumdan rahatsız olmuştum. Özkan Yalım’a söylediğimde ’Boş ver, bir şey olmaz’ şeklinde söylüyordu. Ben Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki ile yüz yüze ya da telefonla görüşmedim. Bütün bağlantıları sağlayan kişi Özkan Yalım’dır" ifadelerini kullandı. "Bilseydim başlangıçta kesinlikle müdahale ederdim" Soruşturma çerçevesinde serbest bırakılan Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki ise savcılık ifadesinde şüpheli Aslıhan Aksoy’un işe başlaması için sadece referans olduğunu kaydetti. Başkan Ömer Eşki, "Belediyede binlerce insan çalıştığı için bu kişinin fiilen işe devam edip etmediği hususunda herhangi bir bilgiye sahip değilim. Şüpheli kişiye belediye tarafından ödenen yaklaşık beş aylık maaş, İ.A. tarafından kredi çekilerek belediye veznesine ödenmiş ve zarar giderilmiştir. Ben sadece rica üzerine şüphelinin belediyede işe girişine yardımcı oldum. Öncesinde kendisini tanımam. Uşak Belediye Başkanı ile olan ilişkisini ve daha önce Uşak Belediyesinde çalıştığını bilmiyordum. Dolandırıcılık suçlamalarını kabul etmiyorum. Bilerek bu durumlara göz yummadım, bilseydim başlangıçta kesinlikle müdahale ederdim" şeklinde konuştu. Dosyada yer alan diğer şüpheliler P.K. ve İ.A.’nın ise verdikleri ifadelerde suçlamaları kabul etmeyerek olayla hiçbir bağlantıları olmadığını söyledikleri öğrenildi.