GÜNDEM - 28 Kasım 2025 Cuma 11:42

Pendik’te saldırıya uğrayan muhtar konuştu: "Yanına gidince saçımdan tutup beni yere düşürdü"

A
A
A

Pendik’te "fakirlik belgesi" almak için gelen bir kadın vatandaşa ’sigortalı çalıştığı gerekçesiyle belge verilemeyeceğini’ söylediği için dayak yiyen Yenişehir Mahalle Muhtarı Aysun Güler, yaşanan olayın detaylarını aktararak, "Konuyu uzattı, hak etmeyen insanların muhtar olduğunu söyledi" dedi.

Olay, 24 Kasım günü sabah saatlerinde Pendik Yenişehir Mahalle Muhtarlığında meydana geldi. İddiaya göre bir kadın vatandaş, "fakirlik belgesi" almak üzere mahalle muhtarlığına gitti. Vatandaşın talebi üzerine muhtar, kadının sistemde sigortalı olarak görünmesi nedeniyle belgeyi alamayacağını dile getirdi. Aldığı cevapla sinirden deliye dönen vatandaş, bir anda muhtara saldırdı. Muhtarın da vatandaşa karşılık vermesiyle bir anda büyüyen kavga, çevredekiler tarafından güçlükle ayrıldı.

Pendik’te saldırıya uğrayan muhtar konuştu:

"Belge veremeyeceğimi söylememe rağmen bana ısrarla başkalarına verildiğini ve kendisinin de alabileceğini söyledi"

Pendik Yenişehir Mahalle Muhtarı Aysun Güler, vatandaşın ısrarlı taleplerine rağmen resmi olmayan bir evrakı veremeyeceğini belirttiği için olayın gerçekleştiğini söyleyerek, konuyla alakalı şu ifadelere yer verdi:

Pendik’te saldırıya uğrayan muhtar konuştu:

"Fakirlik belgesi almak isteyen bir hanımefendi geldi, avukat tutmak istediğini söyledi. Biz bu evrağı sadece boşanma durumlarında veriyoruz, mahkemelerde geçerli. Böylece ücretsiz avukat talep edebiliyorlar devletten. Ben kendisine şartlarını söyledim; sigorta kaydının olmaması ve çalışmamış olması gerektiğini, üzerine ev ya da araç kayıtlı olmaması gerektiğini söyledim. O da bana ısrarla başkalarına verildiğini ve kendisinin de alabileceğini söyledi. Ben de resmi olmayan bir şey yapamayacağımı söyledim. Dışarıda görüşmemiz gerektiğini söyledim çünkü içeride kalabalık vardı, yaşlılar da vardı. Yaklaşık 15-20 dakika konuyu bu şekilde uzattı. Ön tarafa gelip yanıma oturdu, muhtarlıkların gereksiz olduğunu; hak etmeyen insanların da muhtar olduğunu söyledi. Ben de dışarı çıkması gerektiğini söyledim. Yanına gidince saçımdan tutup beni yere düşürdü. Yan tarafta polis karakolu vardı, arkadaşım hemen yanımdaydı. Polis çağrıldı, bizi hastaneye götürdü ve darp raporlarımızı aldık. Kendisini tanımam, o yüzden bilerek gönderildiğini düşünüyorum. Çünkü kapıdan giriş şekli bile öyleydi. O evrağı mutlaka benden alması gerektiğini söyledi. Daha önce de resmi olmayan bir evrakı veremeyeceğimi açıklamıştım ve duvara yazılı olarak astık. Kanuna uymak zorundayız; muhtarların görevi az olsa da bazı belgeleri biz veriyoruz ve kanunlara uymak zorundayız."

Pendik’te saldırıya uğrayan muhtar konuştu:

"Dışarı çıkmasını talep ettik ama çıkmak istemedi, bir anda saldırdı"

Kavganın tanığı olan Gülcan Köse ise olay anında yaşananları, "Pazartesi günü yaşlılara yaşam belgesi veriyorduk. Muhtarlık kalabalıktı. Bir bayan içeri girdi, biraz tepkili bir giriş yaptı. Fakirlik belgesi almak istediğini talep etti. Şartları belirttik ve uymadığı için kendisine veremeyeceğimizi söyledik. Biraz gerginleşti ve tartışma uzadı. Dışarı çıkmasını talep ettik ama çıkmak istemedi. Bir anda saldırdı. Ben de hemen yan tarafta karakol olduğunu gördüm ve oraya koştum, yardım istedim" sözleriyle anlattı.

Halit Arslan  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Kurtlar Vadisi" ile hafızalara kazınan yalı satışta İstanbul Boğazı’nda yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla gündeme geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çeken tarihi yapı dron ile görüntülendi. İstanbul Boğazı’nın Üsküdar Kandilli sahilinde yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla tekrar gündem geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Tarihi yapı, Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çekti. Boğaz yalıları arasında özgün mimarisiyle öne çıkan yapı, 1835 ile 1855 yılları arasında Osmanlı saray mimarisinin önemli isimlerinden Garabet Balyan tarafından inşa edildi. Boğaz’ın seçkin yalıları arasında gösterilen yapı, iki katlı ahşap mimarisi, beyaz cephe kaplaması ve kırmızı kiremitli çatısıyla dikkat çekiyor. Yalı, 1900 yılında Mehmet Abud Efendi tarafından satın alınarak Abud Ailesi’nin ikameti olarak 1981 yılına kadar kullanıldı. Yaklaşık 1 bin 500 metrekarelik arsa üzerinde bulunan yapı, 270 metrekare taban alanına ve toplam 540 metrekare kullanım alanına sahip. Kâgir olarak inşa edilen alt katta iki ayrı kayıkhane yer alırken, üst kat yarı dikdörtgen formda bir sofa etrafında şekilleniyor. Dronla havadan çekilen görüntülerde yalının denize sıfır konumu ve geniş rıhtımı net şekilde görüldü. Üst açıdan yapılan çekimlerde simetrik pencere düzeni, cumbalı bölümleri ve Boğaz’a açılan geniş terası dikkat çekti. Yalının hemen yanında bulunan müştemilat ve arka bahçedeki ağaçlık alan da görüntülere yansıdı. Sahil hattı boyunca uzanan iskele ve mermer rıhtım bölümü ise yapının tarihi kimliğini gözler önüne serdi. Dizilerle özdeşleşen yalı Yalı, özellikle Kurtlar Vadisi dizisinde geçen sahnelerle geniş kitleler tarafından tanındı. Dizide güç ve otoriteyi simgeleyen konsey sahnelerine ev sahipliği yapan yapı, yıllar içinde televizyon tarihinin simge mekanlarından biri haline geldi. Hisselerinin satışa çıkarılmasıyla yeniden gündeme gelen yalıda yüzde 15,23’lük payın 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz hattındaki tarihi yapıların yatırım değeri her geçen gün artarken, söz konusu yalının hem tarihi geçmişi hem de televizyon hafızasındaki yeri nedeniyle farklı bir konumda bulunduğu belirtiliyor. Havadan çekilen görüntülerde Boğaz’daki dalga hareketleriyle birlikte yalının suya yansıyan silueti dikkat çekerken, çevresindeki tarihi ağaç dokusu ve sahil şeridi de kadraja yansıdı.
Erzurum Azerbaycan Tıp Üniversitesi ile akademik iş birliği görüşmesi gerçekleştirildi Atatürk Üniversitesi, uluslararasılaşma vizyonu ve küresel akademik iş birliklerini güçlendirme hedefi doğrultusunda önemli bir akademik temasa daha ev sahipliği yaptı. Bu kapsamda, Azerbaycan Tıp Üniversitesi Farmakoloji Anabilim Dalı öğretim üyeleri Doç. Dr. Kamandar Yaqubov, Doç. Dr. Gülbeniz Hüseynova ve Doç. Dr. Aydın Aliyev ile Pato-Fizyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Sevinç Hacıyeva, Atatürk Üniversitesini ziyaret ederek bir dizi görüşmede bulundu. Ziyaret programı çerçevesinde konuk akademisyenler, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede; iki üniversite arasında bilimsel iş birliğinin geliştirilmesi, ortak araştırma projelerinin hayata geçirilmesi, akademik personel ve öğrenci değişim programlarının artırılması ile disiplinler arası çalışmaların teşvik edilmesi gibi başlıklar ele alındı. Oldukça verimli bir atmosferde gerçekleşen toplantıda, özellikle farmakoloji ve patofizyoloji alanlarında yürütülebilecek ortak bilimsel çalışmaların stratejik önemi vurgulandı. Taraflar, bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, uluslararası fon kaynaklarına yönelik projelerde birlikte yer alınması ve sürdürülebilir akademik iş birliklerinin tesis edilmesi konusunda karşılıklı mutabakat sağladı. Rektör Hacımüftüoğlu, nazik ziyaretlerinden dolayı Azerbaycan Tıp Üniversitesi heyetine teşekkür ederek, iki köklü kurum arasında tesis edilen bu temasların, önümüzdeki süreçte somut iş birliklerine dönüşeceğine olan inancını ifade etti. Ziyaret, iyi niyet temennilerinin ardından sona erdi.