EKONOMİ - 26 Şubat 2026 Perşembe 10:33

RePie Yatırım Holding halka arza hazırlanıyor

A
A
A
RePie Yatırım Holding halka arza hazırlanıyor

Yeni nesil yatırım şirketi RePie Yatırım Holding, kuruluşunun ilk yılında finans, fintek ve medya gibi stratejik sektörlerde sinerjisi yüksek bir yatırım ekosistemi kurdu. Yaklaşık 700 milyon dolar değere ulaşan holding, sürdürülebilir büyüme hedefiyle halka arz için çalışmalara başladı.



RePie Yatırım Holding, portföy çeşitliliği ve aktif değer oluşturma stratejisiyle yönettiği varlık büyüklüğünü yaklaşık 700 milyon dolara ulaştırdı. RePie Portföy, Fonmap, Big Media, Goldtag, Colendi Menkul Değerler ve RePie GSYO gibi iştirakleri bünyesinde barındıran şirket, halka arz süreciyle sürdürülebilir büyüme yolculuğunu bir üst seviyeye taşımaya hazırlanıyor.


Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan RePie Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Dr. M. Emre Çamlıbel, "Holding olarak iştiraklerimizin birbirini beslediği ve organik kaldıraç oluşturduğu dinamik bir ekosistem inşa ettik. İlk yılımızda kurumsal yazılım çözümleri alanında faaliyet gösteren Link Bilgisayar’dan başarılı bir çıkış gerçekleştirdik. SPK onayına müteakip halka arzımızla birlikte bu şeffaf ve sürdürülebilir büyüme modelimizi yatırımcılarımızın ortaklığına açmaya hazırlanıyoruz. Halka arzdan elde edeceğimiz kaynağın büyük kısmını doğrudan enerji, maden ve gayrimenkul sektörlerine kanalize edeceğiz. Bununla birlikte, hâlihazırda odağımızda bulunan finans ve teknoloji alanlarında da Türkiye’nin teknolojik ve finansal dönüşümüne katkı sunmaya devam edeceğiz" dedi.


RePie Portföy yatırımcılara bir yılda 25 milyon dolar temettü dağıttı


Açıklamaya göre, holdingin amiral gemisi konumundaki RePie Portföy, yönetilen toplam varlık büyüklüğünü dolar bazında yıllık yüzde 20 artışla 3 milyar dolara yükseltti. Alternatif yatırım fonları kategorisinde yüzde 16 oranındaki pazar payıyla liderliğini koruyan şirket, Girişim Sermayesi Yatırım Fonları (GSYF) büyüklüğünü 1,5 milyar dolara, Gayrimenkul Yatırım Fonları (GYF) büyüklüğünü ise 782 milyon dolara taşıdı. Menkul Kıymet Yatırım Fonlarının (MKYF) toplam büyüklüğü yarım milyar dolara yaklaşan şirket, 2026 sonunda bu alanda 1,5 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor. RePie Portföy, özel varlık yönetimi (DPM) alanında ise varlık büyüklüğünü 320 milyon dolara çıkararak 3 katın üzerinde bir artış kaydetti.


Şirketin yatırım performansına dikkat çeken Dr. M. Emre Çamlıbel, "Yatırımcılarımıza 2025 yılında 25 milyon dolara ulaşan temettü ödemesi yaparak reel değer oluşturma gücümüzü kanıtladık. Bu yıl Borsa İstanbul’da ilk gongu çalan şirketimiz ARF Bio örneğinde görüldüğü üzere, GSYF modelimizle bir girişimi satın alıp büyüterek halka arza taşıma sürecimiz, modelimizin başarısını en berrak biçimde ispat etti. 2026 sonu itibarıyla RePie Portföy’de toplam yönetilen varlık büyüklüğünü 4,5 milyar dolara taşımayı hedefliyoruz" açıklamasında bulundu.


"TGS yatırımı stratejik bir eşleşme"


Holdingin iştirakleri arasında yer alan RePie GSYO, 2025 yılında RePie Portföy’ün fonlarıyla birlikte, Türkiye’nin önde gelen dış ticaret sermaye şirketlerinden TGS Dış Ticaret’in (TGS) yüzde 30,6’sını satın aldı.


Kaldıraç etkisi oluşturan sektörlere yatırım yapmaya odaklandıklarının altını çizen Çamlıbel, "TGS, dış ticaretin hızlanması ve ihracatçının güçlenmesi için ülke ekonomisinin sürdürülebilir büyümesinde kilit rol oynarken, ihracatın finansal omurgasını taşıyan bir şirketin ekosistemimizde yer alması stratejik bir eşleşmeyi de temsil ediyor" ifadelerini kullandı.


Fonmap 25 milyon değerlemeye ulaştı


Finansal teknolojiler alanında holding ekosistemin en dinamik bileşenlerinden olan Fonmap, 2025 yılında gelir bazında yüzde 297 oranında büyüme sergilerken 20 bin yatırımcıya ulaştı. Başta Turkcell Yeni Teknolojiler GSYF olmak üzere kurumsal yatırımcılardan aldığı 3 milyon dolar yatırımla 25 milyon dolar değerlemeye ulaşan platform, Türkiye’nin en kapsamlı fon erişimini dijital dünyaya taşıyor.


"Fonmap ile gayrimenkul ve girişim sermayesi fonlarını ilk kez dijital dünyaya taşıyarak yatırımın demokratikleşmesi adına kritik bir adım attık. TEFAS fonlarına erişim sunarak Türkiye’nin en geniş fon portföyünü sunan platform konumuna ulaştık" ifadelerini kullanan Çamlıbel, şunları söyledi: "Yapay zeka destekli kişisel yatırım danışmanlığı hizmetimizle bin lirası olan tasarruf sahibinin dahi profesyonel bir portföy yönetimi alabilmesini sağlıyoruz. Platforma kazandırdığımız ’pay devri’ özelliği sayesinde alternatif fonlardaki likidite kısıtını ortadan kaldırarak sermaye piyasalarının tabana yayılmasına katkıda bulunuyoruz. Önümüzdeki dönemde yapay zekâ temelli yatırım danışmanlığı modelimizin kabiliyetlerini artıracağız."


Goldtag ve Colendi Menkul Değerler ile fintek sinerjisini büyüttü


Holdingin efektif döviz ve kıymetli madenler alım-satım işlemleri alanında faaliyet gösteren yatırımı Goldtag, RePie ekosistemi içinde kurumsal müşterilerine API tabanlı çözümlerle entegre bir hizmet sağlıyor. Öte yandan Colendi Menkul Değerler, geleneksel aracı kurum hizmetlerini yapay zekâ destekli gömülü finansal servislerle birleştirerek yatırım araçlarını herkes için ulaşılabilir kılıyor.


Türkiye’nin en büyük dergi grubunda dijital dönüşümü başlattık


Holding bünyesinde köklü bir dönüşüm geçiren Doğan Burda, Big Media & Technology unvanıyla teknoloji odaklı yeni bir safhaya geçti. Wisest birleşmesiyle teknoloji kaslarını güçlendiren grup, 21 internet sitesi ve milyonlarca sosyal medya takipçisinden oluşan devasa bir dijital erişim gücünü yapay zekâ destekli içerik modelleriyle yönetiyor.


Dönüşümün stratejik önemine vurgu yapan Çamlıbel, "Big Media & Technology çatısı altında gerçekleştirdiğimiz bu değişim, basılı dergi yayıncılığını teknoloji merkezli yeni bir safhaya taşıyan kapsamlı bir dönüşüm projesidir. BMag platformuyla dijital içerik ekonomisini inşa ederken, abonelik modelleri ve yapay zeka destekli altyapımızla sürdürülebilir bir medya ekosistemi kuruyoruz" dedi.



RePie Yatırım Holding halka arza hazırlanıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Uluslararası 43’üncü Çocuk Kupası ve FIS Uludağ Kupası tanıtımı yapıldı Türkiye Kayak Federasyonu ve Eker iş birliğinde Uludağ’da düzenlenecek 43’üncü Uluslararası Çocuk Kupası ve FIS Uludağ Kupası organizasyonlarının lansman toplantısı düzenlendi. Türkiye Kayak Federasyonu ve Eker iş birliğinde Uludağ’da düzenlenecek 43’üncü Uluslararası Çocuk Kupası ve FIS Uludağ Kupası organizasyonlarının lansman toplantısı düzenlendi. Organizasyonda yaklaşık 15 ülkeden 400 sporcunun katılacağı belirtildi. 26 Şubat - 5 Mart tarihleri arasında Uludağ’da 43’üncü Uluslararası Çocuk Kupası ve FIS Uludağ Kupası düzenlenecek. Türkiye Kayak Federasyonu ve Eker iş birliğiyle düzenlenecek organizasyonların lansman toplantısı, Nilüfer ilçesinde bulunan bir mekanda gerçekleştirilen iftar programının ardından gerçekleştirildi. Lansmana, Gençlik ve Spor Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürü Prof. Dr. Süleyman Şahin’in yanı sıra AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursaspor Başkanı Enes Çelik, Eker Genel Müdürü Ahmet Eker ve Eker Spor Kulübü Başkanı Ece Eker ile basın mensupları katıldı. "15 ülkeden 400 sporcumuz mücadele edecek" Lansmanda konuşan Gençlik ve Spor Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürü Prof. Dr. Süleyman Şahin, "Burada yalnız organizasyonun tamamlanmasını yapmak için değil Türkiye’nin kış sporlarındaki yükseliş vizyonunu paylaşmak için bir aradayız. Bursa’da Uludağ’da 26 Şubat- 5 Mart tarihleri arasında düzenleyeceğimiz 43’ncü uluslararası çocuk kayak kupası ve uluslararası kayak kupasının bir yarış değil, Türkiye’nin kış sporlarındaki iddialı bir göstergesi olduğunu göstermek için, vurgulamak için, paylaşmak için sizlerle bir aradayız. Bu organizasyonda, Kazakistan’a Hırvatistan’dan Makedonya’ya kadar birçok farklı ülke Uludağ’da misafirimiz oluyor. Bursa’da ülkemizde misafirimiz oluyor. Yaklaşık 15 ülkeden 400 sporcumuz mücadele edecek. Pistlerde yerini alacak’’ dedi. "Yarışacak sporcularımızın içerisinden, yarının şampiyonları çıkacaktır" Uludağ’da yapılacak yarışmada şampiyon sporcuların da çıkacağını belirten Şahin, "Uludağ artık sadece Türkiye’nin değil uluslararası kayak takviminin güçlü bir merkezi olma yolunda ilerliyor. Biz federasyon olarak hedefimizi net koyduk. Türkiye’de kış spor etkinlikleri artık sadece katılım düzeyinde değil organizasyon kalitesi, teknik altyapısı, sporcu gelişimi ve özellikle de medya gönüllülüğü açısından da ileri bir seviyeye taşınacak ve bu etkinlikler yapılacaktır. Bugün de yine 43 yıldan beri düzenlenen uluslararası çocuk kupası bizim için bir gelenek değil. Bir gelecek projesidir. Çocuklarımıza erken yaşta uluslararası rekabet ortamıyla Türk kayak sporunun sürdürülebilir başarılarının temeli olduğunu bizler biliyoruz. Bugün de burada yarışacak olan sporcularımızın içerisinden inşallah yarının şampiyonları çıkacaktır" dedi. Katılımcılar olarak AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursaspor Kulübü Başkanı Enes Çelik ve Eker Genel Müdürü Ahmet Eker de söz alıp teşekkürlerini iletti. Plaket takdimi ve teşekkürlerin ardından lansman sona erdi.
Sivas Sivas SOSAD’tan Kayseri MÜSİAD’a "Bölgesel dayanışma tek taraflı olmaz" mesajı Sivas OSB Sanayicileri Derneği (SOSAD) Başkanı İsmail Timuçin, MÜSİAD Kayseri Şubesi Başkanı Burhan Akmermer’in Kayseri’nin TR72 Bölgesi içinde Sivas ve Yozgat ile birlikte değerlendirilmesine yönelik eleştirisiyle ilgili yaptığı açıklamada zor zamanda ayrılmanın doğru olmadığını belirtip, "Bölgesel birliktelik sadece avantaj dönemlerinde değil, sorumluluk dönemlerinde de sürdürülmelidir" dedi. Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Kayseri Şubesi Başkanı Burhan Akmermer, Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırmaları (SEGE) kapsamında Kayseri’nin TR72 Bölgesi içinde Sivas ve Yozgat ile birlikte değerlendirilmesini eleştirmişti. Sivas OSB Sanayicileri Derneği (SOSAD) Başkanı İsmail Timuçin, Akmermer’in eleştirilerini değerlendirip, aynı masaya oturup zor zamanda ayrılmanın doğru olmadığını söyledi. Timuçin yaptığı açıklamada, "Akmermer’in açıklamaları Sivas kamuoyunda dikkatle takip edildi. Kayseri’nin mevcut bölgesel sınıflandırmadan çıkarılarak kendi dinamiklerine uygun ayrı bir kalkınma planı oluşturması gerektiği yönündeki çağrılar, Sivas açısından ‘ortaklık mı, ayrışma mı? sorusunu yeniden gündeme taşıdı" dedi. "Aynı masada oturup zor zamanda ayrılmak doğru değil" Timuçin, zor zamanda ayrılmanın doğru olmadığını belirtip, "Sivaslı sanayici ve iş dünyası temsilcileri, bölgesel kalkınmanın dayanışma ruhuyla anlam kazandığını vurgularken, Kayseri’nin ekonomik göstergeleri güçlendiğinde ortak bölgesel çerçeveden ayrılma talebini doğru bulmadıklarını ifade ediyor. TR72 modeli; yatırım teşvikleri, bölgesel destekler ve kalkınma projelerinde üç ili aynı potada buluşturarak özellikle görece daha dezavantajlı illerin elini güçlendiren bir yapı sunuyor. Sivas cephesinde dile getirilen görüş ise nettir. Bölgesel birliktelik sadece avantaj dönemlerinde değil, sorumluluk dönemlerinde de sürdürülmelidir" şeklinde konuştu. Kayseri lobisi ve Faz 1 tartışması Timuçin, "Hatırlanacağı üzere, endüstriyel bölgelerin açıklanması sürecinde Kayseri’nin güçlü lobi faaliyetleri sonucu Faz 1 kapsamına girerek Sivas’tan ayrıştığı yönünde eleştiriler kamuoyuna yansımıştı. O dönemde Sivas iş dünyasında oluşan kanaat, Kayseri’nin bölgesel bütünlük yerine kendi önceliklerini öncelediği yönündeydi. Bugün TR72’den ayrılma söylemleri, geçmişteki bu süreci yeniden hatırlatıyor. Sivaslı birçok kesim, ‘Aynı bölge içinde kalındığında ortaklık, güçlü olunduğunda ayrışma’ anlayışının sağlıklı bir kalkınma yaklaşımı olmadığını savunuyor" ifadelerine yer verdi. "TR72 bir yük değil, ortak sorumluluktur" Timuçin, TR72’nin yük değil ortak sorumluluk olduğuna vurgu yaparak, şunları kaydetti: "Kayseri’de gündeme gelen yeni birlik arayışları ve ihracat gelirlerinin şehir içinde kalmasına yönelik modeller, doğal olarak şehir menfaatlerini önceleyen yaklaşımlar olarak değerlendiriliyor. Ancak Sivas kamuoyunda oluşan görüş, TR72’nin bir yük değil; ortak kalkınma vizyonu olduğudur. Sivaslı iş dünyası temsilcileri, bölgesel kalkınma politikalarının tek taraflı taleplerle değil; üç ilin birlikte masaya oturacağı ortak akıl çerçevesinde şekillenmesi gerektiğini belirtiyor. Sivas cephesinden bakıldığında, Kayseri’nin bölgesel yapıdan ayrılma yönündeki talebi dayanışma ruhuyla örtüşmüyor. Bölgesel kalkınma; güçlü olanın ayrıştığı değil, güçlü olanın bölgesini birlikte yukarı taşıdığı bir modelle anlam kazanır."