SPOR - 02 Haziran 2025 Pazartesi 10:16

Roland Sallai: "Bize karşı takımlar ekstra motive oluyor, çünkü buranın en iyisiyiz"

A
A
A

Galatasaray’ın Macar futbolcusu Roland Sallai, Trendyol Süper Lig’de yarışın zor geçtiğini belirterek, "Bize karşı takımlar ekstra motive oluyor. Çünkü biz buranın en iyisiyiz. Herkes bizi yenmek istiyor. Başardık, istediğimiz hedeflere ulaştık. Şu anda mutluyuz" dedi.

Bu sezon Trendyol Süper Lig ve Ziraat Türkiye Kupası’nı kazanan Galatasaray’da Macar futbolcu Roland Sallai, bu sezonki performansları, gelecek planları ve sarı-kırmızılılardaki ortam hakkında İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu. Zor bir sezon geçirdiklerini söyleyen Sallai, "Mental olarak güçlü olmamız gerekiyordu. Çoğu kısmında herkes bize karşı gibi hissettik. Sonunda ligi ve kupayı aldık. Süper Kupa’yı da almak istiyoruz. Bence iyi iş yaptım. Farklı bir pozisyonda oynadığım bir bölüm de oldu. Hızlı bir şekilde kabul ettim ve adapte oldum. Sezon boyunca iyi iş çıkardığımı düşünüyorum. Kupaları kaldırdığımız için mutluyuz" ifadelerini kullandı.

Roland Sallai:

"Uzun yıllar burada kalmak istiyorum"

Gelmeden önce Galatasaray hakkında çok iyi şeyler duyduğunu dile getiren 28 yaşındaki futbolcu, "Hem kulüp için hem de taraftar için çok iyi şeyler duymuştum. Gelince de bunu hissettim, o taraftarların ne kadar büyük olduğunu. Farklı bir dünya gerçekten. Daha önce hiç görmediğim bir şey. Burada çok mutluyum. Uzun yıllar burada kalmak istiyorum. Her anın keyfini onlarla birlikte geçirmek istiyorum" şeklinde konuştu.

Aile ortamı

Sarı-kırmızılılardaki aile ortamının nasıl olduğuyla ilgili sorulan soruya Macar futbolcu, "Benim beklediğimden daha iyiydi. Herkes gerçekten birbirini çok seviyor. Buraya geldiğiniz zaman sevgiyle karşılıyorlar. Geldiğiniz zaman takım arkadaşlarınızı, çalışanlarınızı, birbirinizi görmek istiyorsunuz. Bunun sayesinde de kupaları kaldırıyoruz, başarıya ulaşıyoruz. Önümüzdeki sezonlarda da devam etmesini dilerim" diye cevap verdi.

Roland Sallai:

"Kulüp kültürümüzde şöyle bir şey var; tekrar şampiyonluk istiyoruz"

Trendyol Süper Lig’de 25. şampiyonluğu kazanan ve 5. yıldızı takan kadroda yer almasıyla tarihe geçtiğinin hatırlatılması üzerine Roland Sallai, "Harika bir his. Böyle olduğunu gelmeden de biliyordum. Ligi aldığımız zaman tarihe geçeceğimizi söylemiştim takım arkadaşlarıma. Başardığımız için harika hissediyorum. Bizim kulüp kültürümüzde şöyle bir şey var; bunu tekrar yapmak istiyoruz. Önümüzdeki sezon da şampiyon olmak istiyoruz. Her sezon şampiyonluk için mücadele etmek istiyoruz" açıklamasında bulundu. Sarı-kırmızılıların tarihindeki ilk Macar futbolcusu olmasıyla alakalı da Sallai, "Hayır onu bilmiyordum. Fakat ilk kupa kazanan Macar futbolcu olduğumu biliyordum. İlk sezonumda Süper Kupa’yı da alarak, 3 kupa kazanan da olmak istiyorum" dedi.

"Bize karşı takımlar ekstra motive oluyor, çünkü buranın en iyisiyiz"

Almanya ve İtalya’da da forma giyen 28 yaşındaki futbolcu, Trendyol Süper Lig’in kalitesiyle ilgili şunları söyledi:

"Lig bizim için çok zordu. Çünkü bize karşı takımlar ekstra motive oluyor. Çünkü biz buranın en iyisiyiz. Herkes bizi yenmek istiyor. Başardık, istediğimiz hedeflere ulaştık. Şu anda mutluyuz. Şimdi güzel bir tatil yapacağız. Ondan sonra seneye de tekrar şampiyon olmak istiyoruz."

Roland Sallai:

"Dönüm noktası yoktu, her zaman dönüm noktasıydı"

Sezon içinde tek bir dönüm noktası olmadığını ve her müsabakanın kendileri adına önem arz ettiğini aktaran Roland Sallai, "Herhangi bir maçı söylemek istemiyorum. Her maç çok önemliydi. Çünkü şampiyon olmak için sürekli odaklanmamız gerekiyor, her zaman yüzde 100 kendinizi vermeniz gerekiyor. Dönüm noktası yoktu diyebilirim, her zaman dönüm noktasıydı. Her maçta kendimizi vermemiz, kazanmamız gerekiyordu. Neredeyse bütün maçları kazanmanız lazım ki şampiyonluk olabilesiniz. Biz de bunu başardık" şeklinde konuştu.

"Çok fazla hayalimiz var"

Avrupa kupalarındaki performans için ise Sallai, "Yer alamadığım kısımda takım performansı çok iyiydi. Orada olamamam üzücüydü. Kurallar gereği böyle bir şey vardı, yapabilecek bir şey yok. Daha sonra katıldığım zaman da kendim iyi işler yaptım fakat takım olarak başaramadık. Seneye çok daha şansımız olacak. Çünkü en büyük, futbolun zirvesinde olan bir ligde oynayacağız. Çok fazla hayalimiz var. Neler olacak göreceğiz" ifadelerini kullandı.

Roland Sallai:

"Oynamayacağım tek pozisyon kalecilik olabilir"

Hücum oyuncusu olarak, sağ bekte oynamasının kendisini nasıl hissettirdiğiyle ilgili sorulan soruya ise 28 yaşındaki futbolcu, "İlk an tabii hayal kırıklığıydı ama profesyonel hayatın bir parçası. Aklımı işime vermem gerekti. İyi bir iş de çıkarttım, hiç oynamadığım pozisyonda. 1-2 maç tabii bir adaptasyon oldu. Daha sonra o adaptasyonu sağladım. O pozisyonda da iyi sezon geçirdiğimi düşünüyorum. Oynamayacağım tek pozisyon kaleci olabilir (Gülerek). Gerçekten berbat bir kaleciyim" cevabını verdi.

"Okan Buruk en üst seviyede hocalardan biri"

Teknik Direktör Okan Buruk’un çok iyi bir insan olduğunu sözlerine ekleyen Roland Sallai, "Bana göre oyuncu olarak, olması gereken ve en önemli şeylerden birisi o. Hoca olarak çok da bilgili ve eski bir oyuncu. Bence en üst seviyede hocalardan biri" dedi.

"Bu seneki Fenerbahçe derbilerinin hiçbirini kaybetmedik, belki de bu yüzden şampiyon olduk"

Derbilerin hem futbolcu olarak hem de taraftar olarak önemine değinen Sallai, "O maçlar çok önemli. Sadece oyuncu olarak değil, taraftar olarak da çok önemli. İyi iş de çıkarttık. Çünkü bu seneki Fenerbahçe derbilerinin hiçbirini kaybetmedik. Belki bu yüzden de şampiyon olduk. Fakat diğer takımlara karşı kaybetmemek de çok önemli. O şampiyonluğu getiren, belki daha önemli olan şey o. Onlara karşı da iyi performans vermiş olmamız, şampiyon olmamızı iyi bir şekilde etkilediğini düşünüyorum" açıklamasında bulundu.

Roland Sallai:

"Kelimenin tam anlamıyla efsaneler"

Takımdan ayrılan Fernando Muslera ve Dries Mertens hakkında da duygularını bildiren Macar futbolcu, "Onlarla oynamak harika bir duygu. Kelimenin tam anlamıyla efsaneler. Kutlamalarda ikisiyle de konuştum. Onlarla geçirdiğim zamandan çok keyif aldım. Çok mutluyum" şeklinde konuştu.

"Umarım Osimhen bizimle devam eder"

Nijeryalı futbolcu Victor Osimhen’in harika biri olduğunu söyleyen 28 yaşındaki futbolcu, "Saha içi ve saha dışında da gerçekten birbirimizi anlayabildiğimizi düşünüyorum. Umarım bizimle devam eder" dedi.

"Yenikapı’daki kutlamalar daha önce hiç görmediğim bir şeydi"

Yenikapı Miting Alanı’nda yapılan şampiyonluk kutlamalarının özel bir anı olarak kalacağını ifade eden Roland Sallai, "Gerçekten özel bir andı. Daha önce hiç görmediğim bir şeydi. Eşimle, ailemle bunu konuştuk. Asla unutmayacağımız, ömür boyu hatırlayacağımız bir anı oldu. Çok özeldi, çok güzeldi ve çok müteşekkiriz" değerlendirmesini yaptı.

"Önümüzdeki sezon büyük hayallerimiz var"

Sallai, gelecek sezon UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki hedefler için de, "Önümüzdeki sezon büyük hayallerimiz var. Gittiğimiz yere kadar gitmek istiyoruz. Olabildiğince yükselmek istiyoruz. Aynı zamanda Türkiye’de de kupayı kaldırmak istiyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

"Türkiye çok iyi bir takım kurdu"

UEFA Uluslar Ligi’nde Türkiye ile Macaristan arasında yapılan maçları dört gözle beklediği fakat sakatlığından dolayı oynayamadığını belirten 28 yaşındaki futbolcu, sözlerine şöyle devam etti:

"Birbirimiz karşı oynayacağımız için dört gözle bekliyordum. 1 hafta, 10 gün öncesinden sakatlık yaşadım. Çok istememe rağmen oynama şansı yakalayamadım. Türkiye çok iyi bir takım kurdu. 3-4 yıl önce bir düşüşü vardı aslında ama orada bir değişim yaptılar. Takıma çok kaliteli oyuncular eklediler. Şimdi çok iyi, çok üst seviyede olduklarını düşünüyorum. Çok saygı duyuyorum, başarılar diliyorum."

"Puskas Akademi’ye teşekkür ederim, onlarsız burada oturuyor olmazdım"

Altyapısından yetiştiği Puskas Akademi’ye teşekkür eden Roland Sallai, "Onlarsız burada oturuyor olmazdım. Akademisi, dünyanın en iyilerinden biri ve çok iyi işler yapıyorlar. Gelecekte orada yetişen çok genç ve çok başarılı oyuncuları, çok büyük takımlarda göreceğimizi düşünüyorum" şeklinde konuştu.

"Taraftarlar, ilk andan beri bana çok sevgi gösterdi"

Son olarak Galatasaray taraftarına mesaj gönderen Sallai, "Onlara teşekkür ediyorum. İlk andan beri bana çok sevgi gösterdiler, çok iyi hissettirdiler. Önümüzdeki sezonda da umarım kupalar kaldıracağız, Şampiyonlar Ligi’nde de büyük başarılara imza atacağız" diyerek sözlerini tamamladı.

Galatasaray’ın Macar futbolcusu Roland Sallai ile kısa cevaplar

Galatasaray: Kupalar

5. yıldız: Tarihi

Kupa: Mutluluk

Sarı mı? Kırmızı mı?: Kırmızı

RAMS Park: İnanılmaz

Okan Buruk: İyi insan

Victor Osimhen: Golcü

İstanbul: Muhteşem

Oğuzhan Ort - Mehmet Ekrem Ceylan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Bakırcılar Çarşısı’nda zamana direnen son ustalar Adana’nın Kozan ilçesinde bir zamanlar onlarca ustanın çekiç sesleriyle yankılanan Bakırcılar ve Kalaycılar Çarşısı’nda bugün sadece bir bakır ustası ile iki kalaycı, mesleklerini sürdürerek geleneksel el sanatlarını yaşatmaya çalışıyor. Kozan ilçesinde geçmişte 15’e bakırcı ve 20’nin üzerinde kalaycının bulunduğu Bakırcılar ve Kalaycılar Çarşısı’nda, şimdi tek bakır ustası ile iki kalay ustası kaldı. 1986 yılından bu yana mesleğini sürdüren bakır ustası Remzi Karaoğlan, yıllar içinde hem ustaların hem de çarşıdaki hareketliliğin büyük ölçüde azaldığını söyledi. "Şimdi tek bakırcı kaldım" Mesleğini ailesinden devraldığını belirten bakır ustası Remzi Karaoğlan, "Önceden 15’e yakın bakırcı, 20’nin üzerinde kalaycı vardı. Şimdi tek bakırcı kaldım, iki kalaycı var. Eskiden burada insanlar birbirinden geçemezdi, çarşı çok yoğundu ama şimdi o günlerden eser yok" dedi. Bakıra talep azaldı Bakır ürünlere olan ilginin her geçen gün azaldığını ifade eden Karaoğlan, "Bakırın fiyatının yükselmesi ve yeni ürünlerin çıkması talebi düşürdü. Eskiden her evde bakır vardı, şimdi daha çok köylerde kullanılıyor. Yoğurt, pekmez gibi ürünler bakır kaplarda yapılırdı. Bakır sağlık demektir, eskiden insanlar bu yüzden daha sağlıklıydı" diye konuştu. Kalaycılık zahmetli, usta yetişmiyor Kalaycılık mesleğinin de yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirten ustalar, işin zorluğu ve ilgi azlığı nedeniyle yeni neslin bu mesleğe yönelmediğini dile getirdi. Kalaycılığın zahmetli bir iş olduğunu vurgulayan Karaoğlan, "Kalaylama ve doğrultma işlemleri büyük emek istiyor. Evlerde artık bir ya da iki bakır kap ya var ya yok" ifadelerini kullandı. "Sanatın devam etmesi lazım" Mesleğin geleceği için çırak yetişmediğini belirten Karaoğlan, "En büyük sıkıntımız eleman yetişmemesi. Bu işe devletin ve halk eğitimin destek vermesi gerekiyor. Bu sanatın devam etmesi lazım" dedi. "Kozan’da sadece iki kalaycı kaldı" 1986 yılından bu yana kalaycılık yaptığını belirten Muhammed Çöndü ise mesleğin yok olma noktasına geldiğini ifade ederek, "Eskiden her dükkanda 3-4 usta olurdu, şimdi Kozan’da sadece iki kalaycı kaldık. Bu meslek alın teri gerektiriyor ama ilgi yok. Çalışacak kimse bulamıyoruz, yetişecek çırak yok" şeklinde konuştu. Bakırın sağlık açısından önemli olduğuna dikkat çeken Çöndü, "Bakır sağlıktır, vücuttaki bazı zararlı etkileri azaltır. Eskiden insanlar bakır kaplarda beslenirdi ve daha sağlıklıydı" diyerek geleneksel kullanımın önemine vurgu yaptı.
Antalya Yanan evden 4 yaşındaki yeğenini çıkarmak isterken yaralandı Antalya’nın Serik ilçesinde 2 katlı evin zemin katında çıkan yangın itfaiye ekiplerinin müdahalesi ile kısa sürede söndürülürken, olay anında içeride bulunan 4 yaşındaki yeğenini dışarı çıkarmak isteyen bir kişi hafif yaralandı. Yangın, saat 08.30 sıralarında Serik İlçesi Merkez mahallesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 2 katlı bir ikametin zemin katında yangın çıktı. Daireden çıkan dumanları gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı ekiplerin kısa sürede müdahale ettiği yangın 1 saatlik çalışma sonucu söndürüldü. Yangında evin bir odası tamamen yanarak kullanılamaz hale geldi. Yangın sırasında dairede bulunan Nigar Bostan, 4 yaşındaki yeğenini kurtarmaya çalışırken ellerinden hafif yaralandı. Yeğenini kurtarmak isterken elleri yandı Yaralı Bostan olay yerine gelen sağlık ekiplerince ayakta tedavi edildi. Yangın anında apartmanın üst katta balkonda ikamet eden Atalay Sargın, "Balkonda oturuyordum. Dumanların çıktığını görüp aşağı indim. Kapıyı açtım çocukları dışarıya zor çıkardım. İçeriye tekrar giremedim. İtfaiyeyi aradım, sonra damat geldi. İtfaiye ekipleri geldi müdahale etti. Bir yaralı var buna da şükür" dedi. Yangının 4 yaşındaki çocuğun kibritle oynadığı sırada yattığı yorganın tutuşması sonucu çıktığı iddia edildi.
Kahramanmaraş Hamileyim diye geldi, tümör teşhisi konuldu Kahramanmaraş’ta hastaneye gebelik şüphesiyle başvuran kadın hastanın yapılan tetkiklerinde hamile olmadığı, şikayetlerinin beyinde yer alan iyi huylu bir tümörden kaynaklandığı ortaya çıktı. Kahramanmaraş Özel Sular Akademi Hastanesi’nde görev yapan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Tuğba Çiftçoğlu, mide bulantısı, adet gecikmesi ve baş ağrısı şikayetleriyle başvuran bir hastanın gebelik muayenesi talebiyle geldiğini belirtti. Yapılan ilk değerlendirmelerde gebelik tespit edilmediğini ifade eden Çiftçoğlu, "Hastanın şikayetlerinin gebelikle benzerlik göstermesi üzerine farklı ihtimalleri değerlendirdik. Bu çerçevede yapılan hormon testlerinde prolaktin seviyesinin yüksek olduğunu belirledik" dedi. Yapılan ileri tetkiklerde hastaya hipofiz MR çekildiğini aktaran Çiftçoğlu, "MR sonucunda beynin hipofiz bölgesinde ‘prolaktinoma’ olarak adlandırılan bir tümör tespit ettik. Bu tümör, prolaktin hormonunun aşırı salgılanmasına neden oluyor. Genellikle iyi huylu olup ilaç tedavisiyle kontrol altına alınabiliyor" diye konuştu. Gebelik belirtilerine benzer şikayetlerin farklı hastalıkların habercisi olabileceğine dikkat çeken Çiftçoğlu, "Prolaktin hormonu aslında beyinde hipofiz bezinden salgılanan ve süt salınımını sağlayan hormondur. Bunun yüksek olduğunu tespit ettikten sonra hastada hipofiz MR çektirdik. Çektiğimiz beyin MR’ında hastanın hipofiz dediğimiz bölgede kitleyi tümörü tespit ettik. Prolaktinoma dediğimiz bir tümör. Prolaktinoma tümörü beyinde hipofiz bölgesinde bulunmakta olup prolaktin hormonunun aşırı miktarda salgılanmasını sağlayan bir tümördür. Bu durumda iyi huyludur, kanserleşme olmasını çok yoktur. Dolayısıyla ilaçla tedavisi mümkündür ama gebelik şikayetlerini de andırdığı için mutlaka ayırıcı tanıda akılda tutulması gereken bir durumdur. Hasta da bizle öğrendi ’hamileyim’ diye geldi hasta, gebelik muayenesi olma talebiyle geldi ancak biz tümörü tespit ettik. Önce gebe olmadığını tespit ettik ve sonra ’Bu şikayetlere sebep olabilecek ne var?’ diye araştırdığımızda bu durum ortaya çıktı. Yani tümörü de aynı gün içerisinde değil birkaç gün sonra ileri tetkik sayesinde öğrenmiş oldu" dedi.
İstanbul İstanbul’dan her yıl 1 milyon leylek geçiyor Leylek Dede olarak bilinen 81 yaşındaki araştırmacı Fikret Can, İstanbul’un leylek göçündeki kritik rolüne dikkat çekti. Yaklaşık 20 yıldır leylekler üzerine gözlem ve araştırmalar yaptığını belirten Can, özellikle Avrupa’daki leyleklerin yüzde 90’ının göç sırasında İstanbul Boğazı’nı tercih ettiğini söyledi. Arnavutköy’de çayırlık ve sulak alanlarda görüntülenen leylek sürüleri ise ilkbahar göçünün yoğunluğunu gözler önüne serdi. İstanbul, ilkbahar göçüyle birlikte leyleklerin en yoğun geçiş noktalarından biri haline geldi. Arnavutköy’de çayırlık ve sulak alanlarda görüntülenen leylek sürüleri, binlerce kilometrelik yolculuğun İstanbul ayağını gözler önüne sererken, kentin göç rotasındaki stratejik önemi bir kez daha ortaya çıktı. Osmanlı Cihan Devleti zamanında ise Gurabahane-i Laklakan adıyla bilinen leylek hastanesi kurulmuş. Burada yaralı leylekler tedavi edilmesi geçmişten gelen leylek sevgisinin en somut örneklerinden birisi olarak biliniyor. "İstanbul Boğazı göçün kalbi" İlkbahar göçünün tam ortasında olunduğunu ifade eden Leylek Dede olarak bilinmen Fikret Can, leyleklerin Güney Afrika’dan yola çıkarak binlerce kilometrelik zorlu bir yolculuk yapıyorlar. Afrika’yı boydan boya geçen leyleklerin Mısır, Orta Doğu ve Hatay üzerinden Türkiye’ye giriş yapıyorlar. Anadolu’yu takip ederek İstanbul’a ulaşıyorlar. Buradan da Trakya ve Avrupa’daki yuvalarına gidiyorlar. Toplamda 10-15 bin kilometre yol kat ediyorlar İstanbul’un leylekler için hayati bir geçiş noktası. Leylekler deniz üzerinden uçamıyor, havanın kaldırma gücünü kullanıyorlar. Bu yüzden karaları takip etmek zorundalar. Avrupa ile Afrika arasında iki ana geçiş noktası var; biri Cebelitarık, diğeri İstanbul Boğazı. İlginç olan ise Avrupa’daki leyleklerin yaklaşık yüzde 90’ı daha uzun olmasına rağmen İstanbul rotasını tercih ediyor" diye konuştu. "Atalarımız leylekler için hastaneler kurmuş" Her yıl özellikle sonbahar göçünde İstanbul semalarında yaklaşık 1 milyon leyleğin görüldüğünü ifade eden Can, bu durumun kentin göç yollarındaki eşsiz konumunu ortaya koyduğunu belirtti. Osmanlı döneminde leyleklere verilen değerin önemini vurgulayan Can, "Gurabahane-i Laklakan adıyla bilinen leylek hastaneleri kurulmuş. Yaralı ve bakıma muhtaç leylekler için özel yerler yapılmış. Bu da bizim millet olarak doğaya ve hayvanlara bakışımızı gösteriyor. Avrupa’da ise geçmişte leyleklerin avlıyorlardı. Bugün birçok ülkenin büyük bütçeler ayırarak leylek popülasyonunu yeniden artırmaya çalışıyor" dedi. "Dinlenirken rahatsız etmeyin" Göç sırasında leyleklerin özellikle sulak ve çayırlık alanlarda konakladığını belirten Can, vatandaşlara önemli bir uyarıda bulundu. "Akşamları dinlenmek için yere iniyorlar. Bu süreçte yaklaşılmaması gerekiyor. Beslemek için bile olsa rahatsız edilmemeli. Çünkü kanatlarını dinlendirmeleri hayati önem taşıyor. İstanbul’da Sazlıbosna başta olmak üzere Arnavutköy, Hacımaşlı ve Çatalca çevresinin önemli yaşam alanları arasında yer aldığını belirten Can, bu bölgelerdeki yuva sayısını takip ettiklerini ifade etti.