EKONOMİ - 07 Nisan 2026 Salı 10:17

RuggON, Madencilik Türkiye 2026’da ürün ve çözümlerini sergileyecek

A
A
A
RuggON, Madencilik Türkiye 2026’da ürün ve çözümlerini sergileyecek

Mobil bilgisayar çözümleri şirketi RuggON, Madencilik Türkiye Fuarı'nda ürün ve çözümlerini tanıtacak.

Ubiqconn Technology'nin iştiraki RuggON, 8-11 Nisan 2026 tarihleri arasında İstanbul Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilecek Madencilik Türkiye Fuarı 2026'da "Madencilik Operasyonlarını Dayanıklı Mobilite ile Güçlendirmek" teması altında ürün ve çözümlerini sergileyecek. Şirket, 1133-B standında ziyaretçilerini ağırlayacak.
Şirket, açık ocak sahalarından zorlu saha uygulamalarına kadar operasyonları destekleyen, zorlu madencilik ortamları için özel olarak tasarlanmış bilgi işlem platformlarından oluşan bir ürün yelpazesini katılımcılara sunacak. Öne çıkan ürünler arasında yeni VULCAN 10X, Edge AI sistemleri, araca monte bilgisayarlar ve Iridium uydu iletişimine sahip SOL 7 tablet yer alıyor.

Yapılan açıklamaya göre; bu portföye ek olarak şirket, zorlu ortamlarda saha operasyonları, denetim ve madencilik filoları için dayanıklı tabletler ve araca monte bilgisayarlar da sergileyecek. Toz, şok, titreşim ve sıcaklık dalgalanmalarına dayanacak şekilde tasarlanan bu çözümler, gelişmiş görünürlük ve operasyonel kontrol için güvenilir performans, doğru veri yakalama ve gerçek zamanlı işleme sağlıyor. Gelişmiş kablosuz iletişim ve sistem entegrasyonu ile birlikte RuggON, uzak ve altyapısı sınırlı maden sahalarında kesintisiz bağlantı sağlıyor.

Ubiqconn Technology ve RuggON CEO'su Paul Hsieh, "Madencilik operasyonları daha fazla otomasyon ve dijitalleşmeye doğru dönüşmeye devam ettikçe, güvenilir ve dayanıklı bilgi işlem platformları çok önemli hale geldi. Misyonumuz, madencilik operasyonlarını zorlu ortamlarda güvenlik, verimlilik ve bağlanabilirlik sağlayan dayanıklı mobilite çözümleriyle güçlendirmektir" dedi.

Ziyaretçiler, madencilik uygulamalarına yönelik özel çözümleri keşfetmek için RuggON ekibiyle toplantılar planlamaya teşvik edilecek.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karaman KMÜ’de "Türk Tarih Kurumu 100. Yıl Kitaplığı" açıldı Türk Tarih Kurumu ile Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ) iş birliğinde hayata geçirilen "Türk Tarih Kurumu 100. Yıl Kitaplığı", düzenlenen açılış töreninin ardından okuyucularıyla buluştu. KMÜ Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığında gerçekleştirilen açılış törenine AK Parti Karaman Milletvekili Osman Sağlam, Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yüksel Özgen, KMÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Gavgalı, Rektör Yardımcısı İdris Nebi Uysal, il ve üniversite protokolü, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Türk Tarih Kurumu tarafından üniversiteye kazandırılan kitaplık kapsamında; dil, tarih, edebiyat, spor, güzel sanatlar, toplum bilimleri ve süreli yayınlar gibi farklı disiplinleri içeren 851 kitap ile 287 dergi olmak üzere toplam bin 138 eser KMÜ Kütüphanesi koleksiyonuna dahil edildi. Bu yönüyle kitaplığın, disiplinler arası çalışmalara katkı sunarak öğrencilerin ve araştırmacıların bilgiye erişimini güçlendirmesi hedefleniyor. Açılış programında konuşan KMÜ Rektörü Mehmet Gavgalı, "Türk Tarih Kurumunun değerli katkılarıyla oluşturulan bu özel kitaplığın üniversitemizin hizmetine sunulması bizler için büyük bir gurur kaynağıdır. Açılan bu kitaplıktan öğrencilerimiz ile akademik ve idari personelimiz faydalanacaktır. Üniversitemizin akademik altyapısını daha da güçlendirecek bu değerli eserler için başta Türk Tarih Kurumu olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" Türk Tarih Kurumu Başkanı Yüksel Özgen ise konuşmasında kurumun son dönemdeki faaliyetlerine değinerek şu ifadeleri kullandı: "Bugün KMÜ’de Türk Tarih Kurumu 100. Yıl Kitaplığı’nın 33’üncü açılışını gerçekleştiriyoruz. Bu projeyle öncelikle kitaba ve kütüphanelere dikkat çekmeyi amaçladık. ‘Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.’ sözünden hareketle bilime, bilgiye ve kitaba duyulan ihtiyacın altını çizmek istedik. Aynı zamanda Cumhuriyetimizin 100. yılına ve Türk Tarih Kurumunun çalışmalarına dikkat çekmeyi hedefledik. Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulan ve bizzat kendisi tarafından yakından takip edilen kurumumuzun yayınlarının üniversite kütüphanelerinde özel bir yer edinmesinin hem tarih bilincinin güçlenmesi hem de gençlerin kitaba erişiminin artırılması açısından önemli olduğuna inanıyoruz. Bugün bu projenin 33’üncüsünü burada hep birlikte hayata geçiriyoruz. Emeği geçen herkese ve katılımcılarımıza çok teşekkür ediyorum." "KMÜ’nün başarılarının artarak devam edeceğine inanıyorum" Karaman Milletvekili Osman Sağlam da konuşmasında, "Türk Tarih Kurumunun seçkin eserlerinden oluşan bu değerli koleksiyonun üniversitemize kazandırılması büyük önem taşıyor. Kurumumuz, yayımladığı eserleri titizlikle inceleyen ve güvenilir kaynaklara dayandıran köklü bir yapıya sahiptir. Bu yönüyle Türk Tarih Kurumunun çalışmaları son derece kıymetlidir. Kütüphaneler Haftası’nın ardından bu açılışın gerçekleştirilmesi de anlamlı bir tevafuk olmuştur. Üniversitemizin uluslararası düzeyde önemli başarıları bulunuyor. Bu nitelikli kaynakların da katkısıyla başarılarının artarak devam edeceğine inanıyorum. Başta Rektörümüz olmak üzere emeği geçen herkese, okuyuculara ve kütüphane personeline teşekkür ediyorum. Üniversitemizin gelecekte de ilme ve bilime katkı sunmayı sürdüreceğine inanıyorum" diye konuştu. Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından kurdele kesimi gerçekleştirildi. Açılışın ardından katılımcılar, kütüphaneyi dolaşarak Türk Tarih Kurumu tarafından bağışlanan eserleri yerinde inceleme fırsatı buldu. "Türk Tarih Kurumu 100. Yıl Kitaplığı", zengin içeriğiyle KMÜ’nün bilimsel ve kültürel birikimine katkı sunarken, öğrenciler ve akademisyenler için önemli bir başvuru kaynağı olarak hizmet verecek.
Aydın Aydın’da liseli gençlere jandarma okulları tanıtıldı Aydın’ın Efeler ilçesinde lise öğrencileriyle bir araya gelen jandarma ekipleri, kurdukları stantla birçok konuda öğrencileri bilgilendirirken, bir yandan da jandarma okullarını tanıttı. Milli Savunma Üniversitesi’ne (MSÜ) bağlı Harp Okulları ile Astsubay Meslek Yüksekokulları ve jandarmanın tanıtımı amacıyla Aydın İl Jandarma Komutanlığı koordinesinde tanıtım etkinliği düzenlendi. Aydın Sosyal Bilimler Lisesi’nde gerçekleştirilen etkinlikte gençlere, jandarma okulları tanıtılırken, bir yandan da okul bahçesinde kurulan stantta öğrenciler birçok konuda bilgilendirildi. Jandarma Komando Arama Kurtarma Timleri (JAK), Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT), Jandarma Trafik ve bomba imha ekipleri ise kurdukları stantlarla gençlere ekipmanları ve çalışmaları hakkında bilgiler verdi. Okulun konferans salonunda düzenlenen seminerde de Türkiye’de askeri eğitim ve öğretimi çatısı altında toplayan Milli Savunma Üniversitesi’nin tanıtımı yapıldı. Öğrencilere tanıtımın yanı sıra tercih, seçim ve eğitim süreçleri hakkında da detaylı bilgiler verildi. Milli Savunma Üniversitesi yetkilileri tarafından üniversitenin fakülte ve bölümleri ile fiziki imkanlarını anlatan sunum yapılırken, misyon ve vizyonu, akademik ve mesleki faaliyetleri, öğrenci seçme ve yerleştirme süreçleri hakkında öğrencilere ayrıntılı bilgilendirme ve paylaşımlarda bulunuldu. Etkinliğin soru-cevap kısmında ise lise öğrencileri Milli Savunma Üniversitesi ile ilgili merak ettikleri sorulara cevap bulma imkanı buldu. Ayrıca etkinlik kapsamında kız öğrencilere de kadına yönelik şiddet ile mücadele konusunda bilgilendirme yapılırken, KADES uygulaması anlatıldı.
Ankara MHP lideri Bahçeli: "Enerjide bağımsızlık, Türkiye’nin Kızıl Elmasıdır" Milliyetçi Hareket Partisi(MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Enerjide bağımsızlık, Türkiye’nin Kızıl Elmasıdır" dedi. Bahçeli, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Sözlerine partisinin kurucu Genel Başkanı Alparaslan Türkeş’in vefatının 29. yıl dönümünü anarak başlayan Bahçeli, "Türkeş Bey; Türk milliyetçiliğini teorik bir çerçeveden çıkarıp, sosyolojik bir gerçeklik ve tarihsel bir süreklilik içinde milletin vicdanında kökleştiren; onu bir ahlak nizamı, bir aksiyon disiplini ve bir medeniyet iddiası haline getiren müstesna bir devlet ve dava adamıdır. Merhum Türkeş Bey, hayatının her safhasında milli aklı esas almış; devleti "ebed müddet" şuuruyla kavramış, milleti merkeze yerleştiren bir siyaset anlayışını tavizsiz şekilde temsil etmiştir" diye konuştu. "Yeni dünya düzeni bugün bir nizam değil bir kaos olarak karşımıza çıkmaktadır" ABD’deki Trump karşıtı yürüyüşlere ilişkin değerlendirmede bulunan Bahçeli, "Savaş karşıtı yüksek rütbeli askeri hiyerarşideki tartışmalar olmak üzere, Batı kamuoyunun halk ve bürokrasi bazında, vicdanının sesini dinlemeye devam etmesi halinde, Trump yönetimi bu gerçeklikle yüzleşmek zorunda kalacaktır. Benzer bir şekilde, geçen hafta da ifade ettiğim gibi sağduyulu dünya Yahudilerinin Netenyahu’nun Siyonist ideolojik zihniyetine karşı, itirazlarını yüksek sesle dile getirmeleri beklenilmektedir.İşte bu nedenlerden dolayı;Her konuyu derinlemesine incelemek ve gerçeğe en yakın bir şekilde sonuçlar çıkarmak bir mecburiyet, milletimize karşı ilkeli ve tutarlı bir siyasetin gereğidir. Geçen yirmi yıl içinde ayak seslerini duyduğumuz ve birçok konunun içeriğini oluşturan ‘yeni dünya düzeni’ bugün bir ‘nizam’ değil bir ‘kaos’ olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kaos insanlığı etkilemekte, masum insanlar ölmekte, bir istikrarsızlık dünyayı derinden sarsmaktadır" ifadelerini kullandı. "İran, İsrail ve ABD’nin yıkıcı gücüyle bir çıkmaza sürüklenmek istenmektedir" Bahçeli, konuşmasının devamında Amerika Birleşik Devletleri, İsrail - İran Savaşı ile ilgili "İran’a karşı yapılan saldırılar her geçen gün hem can kaybını artırmakta hem de alt yapının tahribatını giderek büyütmekte, İran, İsrail ve ABD’nin yıkıcı gücüyle bir çıkmaza sürüklenmek istenmektedir. Tüm bu çok yönlü baskı ve kuşatma girişimlerine rağmen, İran halkının mukavemeti: kararlılığı, dayanıklılığı ve toplumsal refleksiyle dünya kamuoyunun dikkatini üzerine çekmiştir. Bu direniş iradesi, uluslararası çevrelerde şaşkınlıkla karşılanmış, başta Trump olmak üzere birçok siyasi aktörün öngörülerini de boşa çıkarmıştır. Özellikle Hürmüz Boğazı odaklı çatışma, dünyada da bir taraftan enerji krizini beslemekte, diğer taraftan da tedarik zincirlerini etkilemekte, her geçen gün bu sorunu karanlık ve belirsiz bir geleceğe doğru sürüklemektedir" dedi. "Bizim bakışımız; tarih şuuru ile yoğrulmuş, milli hafızayla şekillenmiş ve devletin bekasını esas alan bir bakıştır" Milliyetçiliğin Milliyetçi Hareket Partisi’nin temel felsefi dayanağı ve ilkesel olarak değişmeyecek çizgisi olduğunu söyleyen Bahçeli, "Bu zorunluluğun yüklediği tarihi misyon sebebiyle Milliyetçi Hareket Partisi, hadiseleri günübirlik gelişmelerin dar kalıpları içinde değerlendiren bir anlayışın çok ötesindedir. Bizim bakışımız; tarih şuuru ile yoğrulmuş, milli hafızayla şekillenmiş ve devletin bekasını esas alan bir bakıştır. Biz gelişmelere sıradan olaylar zinciri olarak bakmayız. Bize göre her hadise, Türk milletinin kader çizgisine temas eden bir mahiyet taşır. Görünenin ötesine bakar, perde arkasındaki niyetleri, hedefleri ve stratejik sonuçları okumaya çalışırız. Milliyetçi Hareket Partisi’nin nazarında dünya; güç çekişmesinin sertleştiği, dengelerin hızla değiştiği ve yeni bir küresel yapılanmanın sancılarının yaşandığı bir mücadele alanıdır. Bu tabloda Türkiye’nin yeri, tesadüflerle değil tarihî sorumlulukla, jeopolitik hakikatlerle ve milli iradeyle tayin edilmektedir. Bizim için esas olan; milletin birliği, devletin bekası ve vatanın bölünmez bütünlüğüdür. Bu üç temel sütunu hedef alan her girişim, hangi kılıfa bürünürse bürünsün, karşısında Milliyetçi Hareket Partisi’ni bulacaktır" ifadelerini kullandı. "Enerjide bağımsızlık, Türkiye’nin Kızıl Elmasıdır" Enerjinin tarladaki bereketten fabrikadaki üretime, hastanelerdeki hizmetten savunma sistemlerine kadar hayatın her noktasında varlığını hissettiren, düzeni kuran ve sürdüren asli bir kaynak olduğunun altını çizen Bahçeli, "Kısacası enerji, hayatın kendisini mümkün kılan ana damar, milletlerin gücünü belirleyen stratejik bir omurgadır. İşte bu hakikatten hareketle, bugün dünyada yaşanan gelişmeler çok açık bir gerçeği ortaya koymuştur: Küresel enerji sistemi ciddi bir risk altındadır ve bu risk, sınır tanımadan tüm ülkeleri etkileyebilecek bir seviyeye ulaşmıştır. Artık mesele sadece enerjiye ulaşmak değildir. Asıl mesele, enerjiyi mümkün kılan yapının bütünüyle tehdit altında olmasıdır. Hürmüz Boğazı’nda son haftalarda yaşanan gelişmeler, dar bir geçiş hattına özgü sorundan ziyade, küresel enerji düzeninin ne denli hassas hale geldiğini ortaya koymuştur. Bugün enerji limanları, petrol rafinerileri, boru hatları ve depolama tesisleri doğrudan risk altındadır. Enerji sisteminin kendisi doğrudan hedef haline gelmekte ve tehdit altına girmektedir. Bu, doğrudan küresel ölçekte bir enerji güvenliği meselesidir. Türkiye, bu yeni dönemi doğru okuyan, riskleri doğru analiz eden; enerji alanında oyunu yeniden kuran, dengeyi belirleyen ve geleceği şekillendiren bir iradeyi temsil etmektedir. Çünkü enerji sadece bir kaynak değildir. Enerji, güçtür, istikrardır ve en önemlisi barışın anahtarıdır. Ve bu anlayışla açıkça ifade etmek gerekir: Enerjide bağımsızlık, Türkiye’nin Kızıl Elmasıdır" diye konuştu. "Barış; teslimiyet değildir. Barış; taviz değildir" "Terörsüz Türkiye" süreci doğrultusunda TBMM’de yapılan komisyon çalışması sonucunda ortaya çıkan rapor ve rapordaki yasal düzenlemeler hakkında konuşan Bahçeli, "Bugün gelinen noktada, yasal düzenlemelerin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yasa çalışması olarak taşınacak olgunluğa erişmesi memnuniyet vericidir. Dünyanın ve bölgemizin ciddi kırılmalarla, risklerle ve jeopolitik sarsıntılarla karşı karşıya bulunduğu bir dönemde; kendi iç bünyemizin tahkimi, milli birliğimizin güçlendirilmesi ve toplumsal dayanışmanın sağlamlaştırılması, ertelenemez bir zaruret halini almıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bu süreçte aldığı inisiyatif, millet adına son derece dikkatli, son derece titiz ve sorumluluk bilinci yüksek bir şekilde yürütülmektedir. Bu tabloyu yakından takip ediyor, yapılan çalışmaları yakından izliyor ve gereken her hassasiyetin gösterilmesini elzem görüyoruz. Bu meselede hiçbir boşluk, hiçbir ihmal ve hiçbir zafiyetin kabulü mümkün değildir. Biz diyoruz ki: Barış; teslimiyet değildir. Barış; taviz değildir. Barış; milletin onurunu koruyarak, devletin gücünü muhafaza ederek sağlanan bir dengedir. Barış; adaletin, kardeşliğin ve milli varlığın birlikte yükseldiği bir ülküdür" dedi. "Ay-yıldızlılarımız, Türk’ün sesini sahalardan tüm Cihan’a duyursun" Konuşmasının sonunda Dünya Kupası’na katılmaya hak kazanan A Milli Futbol Takımı’nın tebrik eden Bahçeli, Bu kutlu yürüyüşte sorumluluk üstlenen Türkiye Futbol Federasyonunun muhterem Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu başta olmak üzere yönetimini de samimiyetle kutluyorum. Millî formayı büyük bir onur ve inançla taşıyan futbolcularımızın sahaya yansıttığı azim, mücadele ruhu ve fedakârlık; teknik heyetimizin kararlı ve disiplinli çalışmalarıyla birleşerek milletimize umut vermektedir. Hepsinden öte, Dünya Kupası’nda yeniden mücadele etme imkânı bulan bu güzide kadroya inancını esirgemeyen, duaları ve desteğiyle her daim yanında olan büyük Türk milletine şükranlarımı sunuyorum. Temennim odur ki; ay-yıldızlılarımız, tarihine yakışır bir başarıyla milletimizin göğsünü kabartsın, birlik ve beraberliğimizin sahadaki nişanesi olup Türk’ün sesini sahalardan tüm Cihan’a duyursun" şeklinde konuştu. (HT