SPOR - 18 Nisan 2026 Cumartesi 15:09

Sadettin Saran’dan TFF’ye çağrı: "Bu ligin sahibi olduğunu göstermeniz gerekiyor"

A
A
A

Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran, Türkiye Futbol Federasyonu’na (TFF) çağrıda bulunarak, "Her maçtan sonra konuştuk. Her hatanın hesabını gerekli yerlere sorduk. Bugün yaşananlardan sonra bile oyuncularımızın ’Bizi şampiyon yapmazlar’ duygusuna girmesine asla izin vermedik. Her seferinde ’Haklısınız’ dediler. Eğer haklıysak neden gereği yapılmıyor? MHK’nın, camiamıza bir açıklama borcu var. Federasyon başkanımıza çağrı yapıyorum. Arka planda ’Haklısınız’ demek yetmez. Bu ligin sahibi olduğunu göstermeniz gerekiyor" dedi.

Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu’nun nisan ayı olağan toplantısı, Fenerbahçe Spor Kulübü Faruk Ilgaz Tesisleri’nde yapıldı. Toplantıda gündem maddelerinin okunması ve görüşülmesinin ardından divan üyeleri talep ve görüşlerini aktardı. Daha sonra Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran toplantıda açıklamalarda bulundu.

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş illerinde yaşanan olaylarda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı dileklerini ileterek sözlerine başlayan Başkan Saran, "Eleştirilerini ve önerilerini dile getiren tüm divan kurulu üyelerine teşekkürlerimi iletiyorum. Bugün burada yapılan tüm değerlendirmeler bizim için kıymetli. İçinde bulunduğumuz dönem bizi doğal olarak sahaya, mücadeleye ve sezonun son virajına getiriyor. Yarıştığımız bütün kulvarlarda artık sonuçları görebileceğimiz, kritik bir döneme gelmiş bulunuyoruz. Fenerbahçe Kadın Voleybol Takımımız, perşembe akşamı sahaya koyduğu inanç, karakter ve mücadeleyle final serisini son maça taşıdı. Bu mücadeleyle hepimize gurur yaşatan takımımıza yürekten kutluyorum. Son maçta da aynı inanç ve kararlılıkla sahada olacaklarına inancım tam. Kadın basketbol takımımız ise Euroleague finalinde Avrupa’nın zirvesine çıkabilmek için 3. kez sahaya çıkacak. Bu takımın bu kulübün geleneğine yakışır şekilde o kupayı ülkemize getireceğine inanıyorum. Yarın oynanacak iki final maçına da takımlarımıza başarılar diliyor, ortaya koyacakları mücadeleyle camiamızı bir kez daha gurur yaşatacaklarına yürekten inanıyorum. Sezon başından bu yana her branşta Çubuklu’yu taşıyan, bu forma için mücadele eden bütün sporcularımıza, teknik ekiplerimize ve emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum. Sezon boyunca birlikte sevindik, kupalar kazandık. Yeri geldi kaybettik, birlikte üzüldük ama hiçbir zaman mücadeleden vazgeçmedik. Bugün geldiğimiz noktada takımlarımız sonuna kadar yarışmakta ve her kupaya talip olmaya devam edecek. Verdiğimiz emeklerin karşılığını alma dönemine geldik" ifadelerini kullandı.

"Bu ligin sahibi olduğunu göstermeniz gerekiyor"

Trendyol Süper Lig’in 30. haftasında dün oynanan Çaykur Rizespor maçında yaşanan puan kaybı nedeniyle üzüntü duyduklarını dile getiren konuşan Saran, "Açık konuşayım kolay bir gece değildi. Uzun süre stattan çıkamadık, hiç uyumadık. Stadımızı dolduran on binlerce taraftarımız, milyonlarca Fenerbahçeli eminim ki bu geceyi uykusuz geçirdi. Çok üzüldük. Umutlandığımız, yaklaştığımız elimizin ucuna kadar gelmiş bir anın hayal kırıklığını yaşıyoruz. Bu duyguyu tarif etmek kolay değil. İnsan böyle günleri kolay atlatamıyor. Camia da bu günleri ilk kez yaşamıyor. Dün dünde kaldı, bugün kafamızı kaldırmak zorundayız ve önümüzde hala oynanacak 4 maç var. Yarış bitmedi. Şimdi yeniden başlama zamanı. Aynı inançla, aynı umutla, daha kararlı şekilde. Şu an aranızda, ’Hala ne umudundan bahsediyor’ diye düşünen olabilir. Bu duygunun ne kadar gerçek olduğunu biliyorum. Biz bu inancı sadece bugün değil en zor zamanlarda da yaşadık. Puan farkı 7 olduğu zaman da, dün maç öncesi de aynı yerdeydik, bugün de aynı yerdeyiz. Çünkü bu takım düştüğümüz anlarda bile bize ayağa kalkmayı öğretti. Bundan 1 ay önce bize aynı şampiyonluğu kurdurtan takım 12 bin taraftarımızla birlikte sahaya çıktı. Dün ise kapasitesinin iki katına çıksaydı yine dolardı. Futbol böyle bir şey, tam bitti dediğiniz anda size yeniden fırsat verir. Bütün bir sezon da bize şampiyonluk hayalini kurduran takım da bu takım. Biz kendi duygularımızı ve kendi oyunumuzu konuşacağız. Bu sefer konuşacak başka şeyler de var. Hepimizin gözünün önünde yaşanan gol pozisyonu; gol öncesi faulle uzaktan yakından alakası olmayan pozisyona faul verildiğini gördük. Kırmızı kart verilmesi gerekirken, VAR’ın devreye girmesi gereken bir anda devreye girmediğini gördük. O pozisyonun devamında gelen golle çok ağır bedel ödedik. Bu ligde herkes için adalet eşit mi? Yoksa sadece Fenerbahçe bu ligin seyir zevkini arttıran bir unsur mu? Yeter, kimsenin emeğinin, kimsenin alın terinin bu kadar kolay yok sayılmasını kabul edemeyiz. Biz ne sustuk ne de bir adım geri durduk. Her maçtan sonra konuştuk. Her hatanın hesabını gerekli yerlere sorduk. İşte bu noktada bilinçli bir tercih yaptık. Bugün yaşananlardan sonra bile oyuncularımızın ’Bizi şampiyon yapmazlar’ duygusuna girmesine asla izin vermedik. Daha önce bu duygu onlara kaybettirdi. Biliyoruz ki o andan itibaren sadece sahada rakiple değil kendi inancınla da mücadele edersin. Yoksa biz de daha öncekilerin yaptığı gibi bağırıp çağırmayı biliriz. Bu süreçte yaşananlarla ilgili gereken tüm konuşmaları yaptık. Her seferinde ’Haklısınız’ dediler. Eğer haklıysak neden gereği yapılmıyor? MHK’nin camiamıza bir açıklama borcu var. Federasyon başkanımıza çağrı yapıyorum. Arka planda ’Haklısınız’ demek yetmez. Bu ligin sahibi olduğunu göstermeniz gerekiyor" diye konuştu.

"Yeniden ayağa kalkıp yeniden savaşmak zorundayız"

Ligde kalan 4 haftada mücadelelerini sürdüreceklerini de sözlerine ekleyen sarı-lacivertlilerin başkanı, "Oyuncularımız dün gece çok üzgündü. Efsane oyuncular dediğiniz oyuncuların zamanında soyunma odasında nasıl güldüklerini gördük. Dün takımın bir ağlamadığı kaldı. Kalecimiz dün grupta ’Bütün sorumluluk benim, hepinizden özür diliyorum’ mesajı gönderdi. Federasyon ve MHK’nin bu konuda gerekeni yapmasını bekliyoruz. Bizim için kaybettik demek kolay. Bu takımı ben kurmadım demek kolay, dağılıp gitmek kolay. Tam da bu yüzden yeniden ayağa kalkıp yeniden savaşmak zorundayız. Bu duygunun bizi dağıtmasına izin veremeyiz, vermeyeceğiz. Önümüzde 4 maç var ve bu 4 maçta hep birlikte aynı şeyi yapıp takımımızın yanında olacağız. Son maçın son düdüğüne kadar mücadeleyi sürdüreceğiz. Camiamızın aklında pek çok soru olduğunu biliyorum. Bu camia sahada dışında birçok gündemle baş başa kaldı. Zamanlaması tartışmalı konular oldu. Gereğinden fazla büyütülen tartışmalar oldu, yalanlar söylendi, yanlış bilgiler verildi. Ama ben ve arkadaşlarım ’Zamanı geldiğinde konuşuruz’ dedik. Bizim de anlatacağımız çok şey var ama bugün, o gün değil. Bugün ihtiyacımız olan tek şey, camia olarak nasıl bir Fenerbahçe istediğimize karar vermemiz. Bunları Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran olarak değil Fenerbahçeli Sadettin olarak söylüyorum. Biz ne zaman birbirimizle uğraşsak, ne zaman enerjimizi içeride tüketsek en büyük zararı kendimize veriyoruz. Bu kulüp insanların birbirine üstünlük kurduğu bir yer değil, insanların yan yana durduğu zaman büyüdüğü bir yer. Kimsenin koltuk için bir başkasını aşağıya çekmesine gerek yok. Kimsenin haklı çıkmak uğruna Fenerbahçe’yi yıpratmasına gerek yok. Bu koltuk için savaşılmaz, Fenerbahçe için savaşılır" şeklinde konuştu.

"Bu göreve bu takımı şampiyon yapmak için geldik"

Başkan Saran, yaptıkları her şeyin Fenerbahçe için doğru olduğuna inandıkları için yaptıklarını vurgulayarak sözlerini şöyle noktaladı:

"Bugün dürüstçe kendimize bakalım. Biz gerçekten Fenerbahçe için mi mücadele ediyoruz yoksa birbirimize karşı mı mücadele ediyoruz. Yıllardır aynı tartışmalar, aynı döngü ve sonuç ortada. Artık başka bir şey deneme zamanı gelmiştir. Daha sakin kalmayı, daha çok birlikte yürümeyi, daha dingin akılla hareket etmeyi denememiz gerekiyor. Anlık tepkilerle değil aklımızla hareket etmeyi denememiz gerekiyor. İnanın Fenerbahçe hepimize yetecek kadar büyük, burada herkes için yer var. Ama bu birbirimizi tüketmeden mümkün. Bizim yarışmamız gereken tek yer saha. Bunu başardığımız gün zaten her şeyin nasıl değiştiğini hep beraber göreceğiz. Bunu söylerken önce kendimizden başlamamamız gerektiğini biliyorum. Göreve geleli 206 gün oldu. Camianın eleştirileri olur, ’Burada hata yaptın’ dersiniz dinlerim, dikkate alırım. Hatalarımız, eksiklerimiz oldu çünkü biz de insanız. Ama biz ne yaptıysak Fenerbahçe için doğru olduğuna inandığımız için yaptık. Hesabını veremeyeceğimiz tek bir karar yok. Bizim başımız dik. Bu kulüpte yapılan her işin, başlatılan her projenin kaydı var, hepsi ortadadır. O gün ’Kafanızda soru işareti varsa gelin birlikte bakalım’ dedim, kimse gelmedi. Biz bu kulübün tüm tablolarını şeffaf şekilde ortaya koyuyoruz. Bu camiada herkese kapımız açık, bir merak varsa gelin birlikte konuşalım. Ama bunu yalanlarla, iftiralarla, dedikodularla tartışmanın manası yok. Biz burada aynı çatı altında birbirimize bakarak konuşacak bir camiayız. Ben ve yol arkadaşlarım bu göreve bu takımı şampiyon yapmak için geldik. Yapışmak için değil yolu açmak için buradayız. Fenerbahçe iki başkan arasında 25 sene geçirdi diye bu yola çıktık. Fenerbahçe için çıktık. Biz koltuk sevdalısı değiliz. Sezon sonunda her şeyi konuşacağız. Ama bugün önümüzde tamamlamamız gereken 4 maç var. Biz kendi payımıza düşeni sonuna kadar yapacağız. Dağılmadan götürmek zorundayız. Sonrasını hep birlikte konuşacağız."

İsmail Yasin Akçın - Mehmet Ekrem Ceylan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Bodrum’da özel çocuklar sahnede alkış aldı Bodrum Sağlık Vakfı tarafından geleneksel olarak düzenlenen "Çocuk Şenliği", 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında Turgutreis’te büyük bir katılımla gerçekleştirildi. Özel bireyler ve ailelerinin katıldığı etkinlikte, bayram coşkusu renkli görüntülere sahne oldu. Turgutreis’te vakıf bahçesinde başlayan programda, özel bireyler sahne alarak hazırladıkları gösterileri sergiledi. Etkinliğe katılan aileler ve davetliler, çocukların performanslarını uzun süre alkışladı. Açılış konuşmalarını Orçun Mert, Vakıf Müdürü İlknur Şengül ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ülker İnan yaptı. Konuşmalarda milli egemenliğin önemi ile özel bireylerin sosyal hayata katılımının taşıdığı değer vurgulandı. Sanatçı Bora Gencer de yaptığı konuşmayla katılımcılara duygusal anlar yaşattı. Program kapsamında vakfın farklı yaş gruplarındaki öğrencilerinin uzun süredir hazırlandığı dans gösterileri sahnelendi. Gösteriler, izleyenlerden büyük beğeni topladı. Etkinlikte ayrıca geleneksel bayram pastası kesildi. Şenlikte Atölye Piera Nostalji Korosu’nun seslendirdiği şarkılar ve TED Koleji Halk Oyunları ekibinin gösterisi programa renk kattı. Animasyon ve müziklerle devam eden etkinlik, katılımcıların birlikte dans ettiği anlarla sona erdi. Etkinlik sonrası açıklama yapan vakıf yetkilileri programa katılanlara teşekkür ederek, "Bugün sadece bir bayramı değil, çocuklarımızın neleri başarabileceğini de kutladık. Eğitim kurumlarının güvenliği ve toplumsal huzurun önemini bir kez daha hatırlatıyor, şiddetin her türlüsünü kınıyoruz" ifadelerini kullandı.
Malatya Başkan Er: "Kayısı Enstitüsü alanını Malatyalılara nefes olacak bir projeyle açacağız" Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Kayısı Araştırma Enstitüsü’nün kente kazandırılacağını ifade ederek, "Mevcut doku, ağaç ve bitki örtüsü korunarak alanı Malatyalılara açacağız. Malatya’ya nefes olacak bir alan oluşturacağız" dedi. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nü ziyaret ederek alan üzerinde incelemede bulundu. Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürü Abdullah Erdoğan, Başkan Er ve beraberindeki heyete enstitü hakkında bilgi verdi. Erdoğan, enstitü olarak üç kampüste hizmet verdiklerini belirterek, "40 AR-GE personelimiz var. Projeler bazında hareket ediyoruz" dedi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nün bulunduğu alanın Malatya’nın kalbi, önemli ve kıymetli bir yer olduğunu ifade etti. Üstlendiği vazife itibariyle müdürlüğün yer aldığı arazinin önemli olduğuna dikkat çeken Başkan Er, "Bu alana Tarım ve Orman İl Müdürlüğü binasının yapılması gündemdeydi. Biz, Tarım İl Müdürlüğüne bina için farklı bir yer üzerinde çalıştık. Hazırlıklı bir şekilde Tarım ve Orman Bakanımıza gittik. Bakanımızdan burayı istedik, ‘Malatya’ya kazandıralım’ dedik. Bakanımıza, bu alana dokunmadan Malatya halkına açacağımızı söyledik" dedi. "Doğal haline dokunmadan Malatyalılara açacağız" Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nün bulunduğu alan üzerinde çeşitli projelerinin olduğunu ifade eden Başkan Er, "Doğal dokusuna, ağaç ve bitki zenginliğine dokunmadan ve hatta zenginleştirerek burayı Malatyalılara açacağız. İnsanlarımızın, ailelerin ve çocuklarımızın gelip hoşça vakit geçirebileceği, tarımı tanıyacakları birtakım projelerimiz var. Tarım ve Orman Bakanımız projeyi birlikte yapmayı teklif edince çok mutlu olduk. Malatya’ya yakışacak bir projeyi inşallah hep birlikte üretiriz. Malatya’nın istifadesine sunarız. Hızlı hareket etmemiz lazım. Birçok proje var. İnşallah hızlı bir şekilde yol alırız" ifadelerini kullandı. "Malatya’ya nefes olacak bir alan oluşturacağız" Malatya’ya nefes olacak bir alan oluşturacaklarını anlatan Başkan Sami Er, "İnsanlarımızın gelip hoşça vakit geçirebileceği bir yer olacak. Dünyada bunun örnekleri var. Gerekirse komisyondaki arkadaşları yurt dışına da göndeririz. Türkiye’de de örnekleri vardır. Mümkün mertebe buradaki dokuya dokunmadan bu çalışmaları yapacağız. Kayısı Araştırma Enstitüsü de önemli bir görev ifa ediyor. Yine onların görevlerini yapabilecekleri bir bina olacak. Ağaçlara zarar vermeden buranın dokusuna uygun zihnimizden geçen bir Kayısı Müzesi projesi var. Bu müze gerek panoramik gerekse de geleneksel olacak. Panoramik müzenin ana ekseni kayısı olmakla birlikte Malatya ile ilgili farklı şeylerde ilave edilebilir. Kayısı ana temalı böyle bir müzenin olmasını arzuluyoruz. Bununla ilgili çalışmamız olacak. Kayısı araştırmayla ilgili laboratuvarlar olacak. Hızlı bir şekilde çalışıp, projelerimizi tamamlayarak burayı Malatya’ya kazandıracağız" bilgilerini verdi. Kayısı Araştırma Enstitüsü alanının olduğu haliyle muhafaza edileceğini kaydeden Başkan Er, "Mevcut doku, ağaç ve bitki örtüsü korunacak. Sadece eski yapıların yerine Panoramik ve manuel kayısı müzesi olacak" dedi. Başkan Sami Er daha sonra müdürlük içinde incelemede bulunarak, binalar hakkında bilgi aldı. Glutensiz ürünler AR-GE üretim merkezi, seralarda incelemede bulunan Başkan Er, hızlı bir çalışmayla Kayısı Araştırma Enstitüsü alanının Malatyalılara açılacağını da sözlerine ekledi.
Ankara MHP Genel Başkan Yardımcısı Yurdakul: "Türk tarihi aynı zamanda kadının tarihidir" MHP Aile, Kadın Ve Sosyal Hizmet Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Selim Yurdakul, "Türk tarihi aynı zamanda kadının tarihidir. Bizler kadınlarla göçen, kadınlarla büyüyen, kadınlarla savaşan ve kadınlarla yöneten bir milletiz" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul, Türk Kadın Hareketi Derneği tarafından düzenlenen ‘Türk ve Türkiye Yüzyılında Kadınların Sesi, Geleceğin Yolu’ paneline katıldı. Yurdakul, Türk kadınının tarihsel misyonu, toplumsal rolü ve gelecekteki konumuna ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Yurdakul, konuşmasında Türk kadınının toplumdaki yerini "toplumun asli taşıyıcısı ve aile kurumunun temel direği" olarak tanımladı. Kadının, Türk Yüzyılı vizyonunun en güçlü teminatı olduğunu ifade eden Yurdakul, milliyetçi-ülkücü anlayışın geçmişe bağlı fakat geleceğe dönük dinamik bir yapı taşıdığını vurguladı. "Türk tarihi aynı zamanda kadının tarihidir" Türk milletinin binlerce yıllık tarih yolculuğunda Türk kadını, sadece bir figür değil, devlet kuran, ordu yöneten, bilim ve sanatta çığır açan bir özne olduğunu kaydeden Yurdakul, sözlerine şu şekilde devam etti: "Türk tarihi aynı zamanda kadının tarihidir. Bizler kadınlarla göçen, kadınlarla büyüyen, kadınlarla savaşan ve kadınlarla yöneten bir milletiz. Türk kadınının destanı, insanlığın hafızasından silinmeyecek kadar köklü ve görkemlidir. Henüz tarihin şafak vakti sayılan milattan önce 2000’lerden bu yana Türk kadını, siyasetin ve devlet yönetiminin tam merkezindedir. Türk Kadını, güneşin bayrak, göğün çadır olduğu kutlu mefkuremizde, erkeğiyle omuz omuza çarpışan bir ‘Alp’tir. Bu sebeple Türk kadınlarını yiğitlikleri ve kahramanlıkları nedeniyle Alp Kadın olarak adlandırmak doğru olacaktır. İşte bu köklü mirasın bir tecellisi olarak, Karakalpakların ‘Kırk Kız’ destanındaki Gülayım, on dört yaşında bir peri kızı kadar zarif olmasına rağmen, vatanı yağmalandığında zırhını kuşanmış, kırk arkadaşıyla birlikte düşmana Türkistan’ı dar etmiştir. Bir açıdan Türk kadını, sadece bir savaşçı değil, aynı zamanda açı doyuran, yoksulu giydiren, yurdunda ‘yetimi ve kimsesiz kadınları abad eden’ adil bir hükümdardır. Türk kadınının bu iradesi, bugün bizlerin siyasi mücadelesindeki en büyük ilham kaynaklarından biridir." "Milliyetçi Hareket Partisi olarak, kadının toplumsal yaşamın her alanında, temsil edilmesini ülkümüz olarak görüyoruz" Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte Türk kadınının, hak ettiği hukuki ve siyasi statüye kavuşma yolunda dev adımlar atıldığını ifade eden Yurdakul, "Bu dönemde kadınlarımıza tanınan seçme ve seçilme hakkı, o dönem Avrupa’nın pek çok ülkesinde hayal bile edilemezdi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözleri, bizim bugün de savunduğumuz geleneksel ve milliyetçi bakış açısının temelidir; ‘Büyük Türk kadınını mesaimizde müşterek kılmak, hayatımızı onunla yürütmek, Türk kadınını ilmi, içtimai hayatta erkeğe ortak, yardımcı yapmak lazımdır.’ Ancak biz biliyoruz ki, sadece yasalar yetmez; asıl olan, o ruhu ve o iradeyi bugün de yaşatmaktır. Milliyetçi Hareket Partisi olarak bizler, kadını aile merkezli ve geleneklerimiz odaklı bir anlayışla baş tacı ederken, kadının toplumsal yaşamın her alanında, diplomaside, akademide, ticarette ve siyasette en üst seviyelerde temsil edilmesini bir ülkümüz olarak görüyoruz" ifadelerine yer verdi. Yurdakul, Türk kadınının karakterini en saf haliyle görmek isteyenlerin, Anadolu’nun tozlu yollarındaki Yörük çadırlarına bakması gerektiğini kaydederek, "Kadın demek, hayatın her türlü zorluğuna erkeğiyle birlikte göğüs germek demektir. O, ‘evin direğidir’; o sökmeden çadır kurulmaz, o söylemeden göç başlamaz. Bizim anlayışımızda kadının statüsü, bir bilgelik, liderlik ve yönetim statüsüdür" şeklinde konuştu. Yurdakul, Türk Kadın Hareketi Derneği’nin 18. kuruluş yıl dönümünü kutlayarak, panelin ülkeye katkı sağlaması temennisinde bulundu. Konuşmasını "Ne mutlu Türk’üm diyene" sözleriyle tamamladı.
İstanbul İki fast food markası YÖRPAŞ bünyesine katıldı Komagene ve Bereket Döner gibi markaların sahibi YÖRPAŞ, yerli pizza markası Pizza Max ile Schnitzel Landmann’i bünyesine kattığını duyurdu. Komagene ve Bereket Döner gibi markaların sahibi YÖRPAŞ, Türkiye’nin ilk yerli pizza markalarından Pizza Max ile Schnitzel Landmann’i bünyesine kattığını açıkladı. Şirket, bu adımla fast food sektöründeki büyüme stratejisini güçlendirdi. Markaların gruba katılımı 18 Nisan 2026’da TÜYAP Franchise İstanbul Expo Fuarı’nda duyuruldu. Etkinliğe franchise, gastronomi ve iş dünyasından isimlerin yanı sıra Safiye Soyman, Faik Öztürk ve Wilma Elles de katıldı. Pizza Max’in "Maksimum Lezzet, Maksimum Mutluluk" mottosuyla yeniden faaliyete geçtiği belirtilirken, Landmann Schnitzel’in ise modern üretim ve hızlı servis odaklı yapısıyla sektörde yerini sağlamlaştırdığı ifade edildi. Şirketin ayrıca yeni markası Landmann Bowl’u kısa süre içinde Türkiye genelinde devreye alacağı bildirildi. "Yatırımcılar için bir çekim merkeziyiz" YÖRPAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mevlüt Ceyhun Tekdemir ise yaptığı açıklamada, grubun yalnızca markalarıyla değil, oluşturduğu iş modeliyle de sektörde fark oluşturduğunu vurguladı. Tekdemir, "Bizim yaklaşımımız çok net. Sadece restoran açmıyoruz, yatırımcımıza çalışan bir sistem sunuyoruz. Gücümüzü üretim altyapımızdan, operasyonel disiplinimizden ve yıllara dayanan tecrübemizden alıyoruz" dedi. YÖRPAŞ’ın bugün fast food sektöründe güçlü markaları ve sürdürülebilir iş modeliyle yatırımcılar için önemli bir çekim merkezi haline geldiğini belirten Tekdemir, bu ekosistemi daha da büyütmeyi hedeflediklerini ifade etti. "Doğru lokasyonda, doğru yatırımcılarla, güçlü markalarımızı birlikte geleceğe taşımak istiyoruz. İnanıyoruz ki doğru kurulmuş bir sistem, yatırımcısına sadece kazanç değil, güvenli bir gelecek de sunar" diyen Tekdemir, şirket olarak büyümeye hazır tüm iş ortaklarını bu yolculuğa davet ettiklerini sözlerine ekledi.