SPOR - 16 Mayıs 2025 Cuma 16:35

Saffet Akyüz: "TFF 3. Lig’de yaş kısıtlamasının olmaması gerektiğine inanıyoruz"

A
A
A

Türkiye Profesyonel Futbolcular Derneği (TPFD) Başkanı Saffet Akyüz, Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF), 3. Lig için aldığı futbolcu oynatma uygunluğu kararının tekrar gözden geçirmesi gerektiğini ifade ederek, "Kısıtlamanın olmamasını gerektiğine inanıyoruz. Oyuncuların serbest rekabet içinde olması gerektiğine inanıyorum. Federasyonumuzun bizimle konuşup, bunu zamana yayıp, 5 yıllık bir süreçte uygulamaya geçilmesi gerektiğine inanmaktayız. Bu kararın tekrar ortak paydaşlarla bir araya gelip, revize edilmesi gerekiyor" dedi.

Türkiye Profesyonel Futbolcular Derneği, Türkiye Futbol Federasyonu’nun, TFF 3. Lig’deki takımların 25 yaş ve üzeri en fazla 5 oyuncuyu kadrolarında bulundurma kararına ilişkin İstanbul’da bulunan genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Toplantıya TPFD Başkanı Saffet Akyüz, dernek yöneticileri, teknik direktörler ve 50’ye yakın da bu liglerde forma giymiş futbolcular katıldı.Bir kararın, paydaşlarla ortak bir şekilde alınması gerektiğini belirten Saffet Akyüz, "Bu süreçte bizim dernek olarak, bu önergenin içinde olmamız gerekiyordu. Spor Bakanlığı, federasyon, kulüpler ve bizim olmamız gerekiyordu. Alınan kararının Türk futbolu, kulüpler ve futbolcular adına yararlı olması gerekiyor. 25 yaş üstü oyuncularla ilgili bir kısıtlama getiriliyor. Bu karar alındıktan sonra 5 yıl içerisinde bununla ilgili önlem alınması gerekiyor. Alınan kararla birlikte ’25 yaşından sonra senin futbol oynamana kısıtlama koyuyoruz’ deniliyor. Çok sıkıntılı bir süreç. Oyuncunun önüne böyle bir engel koyulduğunuzda bu oyuncunun ailesi var, 15 yıllık futbolculuk kariyeri var, 25 yaşından sonra bu çocuk hangi platformda yeniden bir hayata nasıl başlayabilir diye düşündüğümüzde, bunun çok zor olduğunu görüyoruz" diye konuştu.

Saffet Akyüz:

"Federasyonumuzun aldığı kararı gözden geçirmesi gerekiyor"

Federasyonun aldığı kararı gözden geçirmesi gerektiğini söyleyen Başkan Akyüz, sözlerine şöyle devam etti:

"Kulüplerin yararına olabilir, gelir seviyesi gerçekten 3. Lig kulüplerimizin düşük. Eğer kısıtlama yapılacaksa mesela 3. Lig kulüplerinin gelir seviyesini nasıl artırabiliriz, elde edilen geliri 3. Lig’de oynayan oyunculara nasıl dağıtabiliriz diye düşünülmeli. 2 yıl önce bu sistem değişmişti. Bu sistem 12 yıl da sürdürüldü. 3. Lig’de bir oyuncu oynuyorsa 1 yıl oynuyor. Bizim oyuncuların gelişmesi için yapmamız gereken, iyi bir rekabet ortamında oyunculara imkan sağlamamız gerekiyor. Ortak payda da buluşup, rekabet yaptırarak, o oyuncuları seçerken, antrenörlerimizin yaşına bakmadan kim daha yararlı olur diye düşüneülerek, oyuncuları bu rekabetin içinde sokmamız gerekiyor. Kısıtlamanın olmamasını gerektiğine inanıyoruz. Oyuncuların serbest rekabet içinde olması gerektiğine inanıyorum. Federasyonumuzun böyle bir karar aldığında paydaşlarla bunu paylaşması gerektiğine inanıyorum. Bizimle ortak konuşup, bunu zamana yayıp, 5 yıllık bir süreçte uygulamaya geçilmesi gerektiğine inanmaktayız. Bu kararın tekrar ortak paydaşlarla bir araya gelip, revize edilmesi gerekiyor. Federasyonumuzun, futbolumuzun daha güzel olması için bir çalışma yaptığını düşünüyorum ama paydaşlarla paylaşmadığı için bunun sonunda ne gibi sonuçlar çıkabileceğiyle ilgili araştırma yapılmadığını düşündüğümüz için tekrar gözden geçirilmesi gerekiyor. Bu konuyla ilgili daha duyarlı olmaları gerektiğini düşünüyorum. Bu konuyla ilgili Mecnun başkanla konuştuk. Kupa süreci olduğu için çok doğru bir ortam yakalayamadık. Federasyonumuzla bu konuyu görüşeceğiz. Kendi pencerelerinden kararın olumlu olduğunu söylediler."

Saffet Akyüz:

Dünyada böyle bir kural uygulayan ülke olmadığını hatırlatan Saffet Akyüz, "Bugün 40 yaşında Edin Dzeko belki 5-10 milyon Euro para alıyor. Biz onu alkışlıyoruz, ’örnek adam, 40 yaşına kadar hala mücadele ediyor’ diyoruz. Kendi oyuncumuza ’25 yaşında sen artık oynama’ diyoruz. Burada bir çelişki var" şeklinde konuştu. Akyüz ayrıca yaşanan bu olayın Türkiye Profesyonel Futbolcular Derneği’nde birlikteliği sağladığını belirtti.

Yasin Sülün: "Ben sahada hiçbir zaman 18 yaşında mı, 35 yaşında mı diye bakmam"

Teknik Direktör Yasin Sülün de gençlerin yanında olduklarını belirterek, "Beşiktaş altyapısında 13 yıl çalıştım. Biz kimsenin mağdur olmadan, 25-26 yaşında belki hayatının en iyi olacak döneminde kısıtlanmasını istemiyoruz. Bu konuyu 4-5 seneye yayabiliriz, Oynama şartlarını bir daha gözden geçirip, yaş sınırlarını biraz daha dengeleyebiliriz, bunlar hep konuşulabilir. Biz sahada hep şunu gördük, ben 18 yaşında otobüsle gidip gelen bir genç olarak, televizyondan seyrettiğim ağabeylerimle 3 ay sonra onlarla mücadele edebiliyorsam, her genç her yerde bir şeyler yapabilir. Ben sahada hiçbir zaman 18 yaşında mı, 35 yaşında mı diye bakmam. Futbolcu iyiyse, yetenekliyse yeteneklidir, değilse değildir. Buna karar verecek, yöneticiler ve başkanlar da var" dedi.

Saffet Akyüz:

Ceyhun Müderrisoğlu: "25 yaşından sonra A Milli Takım’da oynayan oyuncu yok mu?"

Teknik Direktör Ceyhun Müderrisoğlu da uzun yıllar Galatasaray akademisinde antrenörlük yaptığını, şimdilerde de alt liglerde teknik adam olarak çalıştığını söyleyerek, "Federasyonumuzun aldığı kararın hiçbir mantığa dayandığını düşünmüyorum. Oyuncu gelişimine de katkı sağlayacağına inanmıyorum. Federasyonumuzun aldığı kararlar her sene değişebiliyor. Eğer bir karar alınacak ve uygulanacaksa daha önceden kulüplere iletilmesi ve zaman tanınması gerekiyor. Kulüplerin de ona göre planlama yapması gerekiyor. Siz bu kararı alarak, oyuncunun önünü kapatıyorsunuz. 25 yaşından sonra A Milli Takım’da oynayan oyuncu yok mu?" ifadelerini kullandı.

Yasin Palaz: "Kontenjanın olmasını istemiyoruz"

Futbolcular adına konuşan Yasin Palaz, sadece belli bir kesime hitap etmek istemediklerini vurgulayarak, "Burada herkes, herkesi düşünüp, o şekilde hareket ediyor. Burada var olan kuralı 1 günde, hiç kimse ile diyaloğa girmeden, çok da fikir almadan bir anda uygulamaları binlerce insanı etkileyecek. Bizim düşüncemiz herhangi bir kontenjanının olmaması. Bu işin içinde genci, tecrübelisi olarak bir kontenjan olmasın. Kim iyiyse, kimin maddi gücü ne kadar varsa herkes ayağını yorganına göre uzatsın. Kontenjanın olmasını herhangi bir şekilde istemiyoruz. Derdimiz tecrübeli oynasın, genç oynamasın değil. Biz, sahanın içerisinde doğru örnek olmaya çalışan insanlarız. Çağlar Söyüncü, yurt dışına giderken, Süper Lig’de belli bir noktaya gelirken yanında Sinan Osmanoğlu vardı. Sinan Osmanoğlu, Gençlerbirliği ile Süper Lig’e çıktı. Kim iyiyse, yaşın bir önemi yok. Yukarıda pasaport oynamıyor diyorlar ya, aşağıda da kimlik oynamıyor. Yaş sadece sayılardan ibaret. 40 yaşında Ronaldo’yu televizyonda gördüklerinde ekranı öpüyor, 33 yaşında bir oyuncu şampiyonluk yaşayıp, çok yaşlı diyor" açıklamasında bulundu.

Saffet Akyüz:

"Oyuncular birlikte tepki verdi"

Alınan kararla ilgili protestolar yapıldığını belirten Palaz, "3. Lig’de play-off müsabakaları devam ederken, ortada olmayan bir kuralı ortaya çıkartıp, final oynayacak kişinin bile kafasında soru işareti olabilecek düzeyde bir şeyleri planlamıyorlar diye düşünüyoruz. Bütün maçlarda zaten tepki verildi. Rakip olacak oyuncular, omuz omuza verip, kendileri için, rakipteki arkadaşları için, gelecek nesil için birlikte tepki verdi. Hiçbir kural yokken biz çıkıp, oynadık. Bundan sonraki nesiller için daha doğru adımlar atılmalı. Kural koyulacak ise planlayarak yapılmalı. Bizim derdimiz birileriyle kavga etmek değil. Herkesin sağlıklı şekilde futbol hayatlarına devam etmesini sağlamak" diyerek sözlerini tamamladı.

Oğuzhan Ort - Mehmet Ekrem Ceylan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Milli Savunma Bakanlığı: "NATO Irak Misyonu’nun çekilmesi kararlaştırılmıştır" Milli Savunma Bakanlığı, "NATO Irak Misyonu’nun çekilmesi kararlaştırılmıştır. Bu karar doğrultusunda Irak’ın başkenti Bağdat’ta görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri personelimizin ülkemize tahliyesi başarıyla gerçekleştirilmiştir. NATO tarafından yürütülen çekilme planı kapsamında Müttefik ülke personelinin tahliye faaliyetlerine de ülkemiz tarafından destek sağlanmıştır" açıklamasını yaptı. Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu. Tuğamiral Aktürk, konuşmasında Katar’da eğitim faaliyetleri yürüten helikopterin kaza kırıma uğraması sonucu şehit olan Hava Savunma Binbaşı Sinan Taştekin’e, ASELSAN teknisyenlerimiz Süleyman Cemre Kahraman ve İsmail Enes Can ile Katar Silahlı Kuvvetleri personeline ve Ağrı’da meydana gelen askeri araç kazasında şehit olan Piyade Uzman Çavuş Yusuf Açay ile Ulaştırma Uzman Çavuş Selman Akarsel’e Allah’tan rahmet diledi. "Son bir hafta içerisinde 2 PKK’lı terörist daha teslim oldu" Türkiye’nin beka ve güvenliğine yönelen her türlü tehdit ve tehlikeye Türkiye’nin sınırlarında ve ötesinde kesintisiz ve kararlı şekilde sürdürdüklerini kaydeden Aktürk, "Kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla yürütülen operasyon, arama-tarama ve hudut güvenliği faaliyetleri kapsamında son bir hafta içerisinde 2 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, harekat bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir. Hudutlarımızda ise yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 2’si terör örgütü mensubu olmak üzere 107 şahıs yakalanmış, 950 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece 1 Ocak’tan bugüne kadar, sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı bin 524, engellenen kişi sayısı da 16 bin 929 olmuştur" açıklamasında bulundu. "NATO Irak Misyonu"nun çekilmesi kararlaştırıldı" Tuğamiral Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin uluslararası görevler ve ikili ilişkiler kapsamında, geniş bir coğrafyada barışın tesisi ve istikrarın sürdürülmesine katkı sunmaya devam ettiğini kaydederek, "NATO makamları tarafından bölgemizde son dönemde meydana gelen gelişmeler kapsamında, ’NATO Irak Misyonu’nun çekilmesi kararlaştırılmıştır. Bu karar doğrultusunda Irak’ın başkenti Bağdat’ta görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri personelimizin ülkemize tahliyesi başarıyla gerçekleştirilmiştir. NATO tarafından yürütülen çekilme planı kapsamında Müttefik ülke personelinin tahliye faaliyetlerine de ülkemiz tarafından destek sağlanmıştır" diye konuştu. ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmaların ve İsrail’in devam eden saldırganlığının Orta Doğu’daki barış ve istikrarı tehdit ettiğini söyleyen Aktürk, Türkiye’nin tüm tarafların itidal göstermesi ve ihtilafların uluslararası hukuk temelinde, diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiği yönündeki kararlı tutumunu sürdürdüğünü ifade etti. "İsrail’in, Suriye’nin güneyinde sürdürdüğü faaliyetler, ülkenin egemenliği ihlal etmekte" İsrail’in bölgedeki saldırılarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Aktürk, sözlerine şu şekilde devam etti: "İsrail’in, Lübnan’da altyapı, sivil tesisler ve yerleşim alanlarını hedef alan saldırıları, siviller üzerinde ağır sonuçlar doğurmakta olup uluslararası insancıl hukukun ihlali niteliği taşımakta, Litani Nehri güneyine yaptığı kara harekatı ve nehir üzerindeki köprüleri imha etmesi, önümüzdeki dönemde Lübnan’a yönelik yürüteceği işgal politikasını da göstermektedir. Ayrıca İsrail’in, Suriye’nin güneyinde sürdürdüğü faaliyetler, ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğünü ihlal etmekte; Batı Şeria’da artan yasa dışı yerleşim faaliyetleri ve şiddet olayları bölgedeki kırılganlığı daha da artırmaktadır. Kalıcı barışın tesisi için iki devletli çözümün hayata geçirilmesi ve Filistinlilerin temel haklarının korunması elzemdir. Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası toplumu, bölgede artan ihlallerin önlenmesi ve uluslararası hukukun etkin şekilde uygulanması için sorumluluk almaya davet ediyoruz." "Eurofighter Typhoon uçağı tedariki kapsamında teknik ve lojistik destek sözleşmesini imzalandı" Tuğamiral Aktürk, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in 24 Mart’ta Birleşik Krallık Savunma Bakanı’nın resmi davetlisi olarak İngiltere’ye gittiğini hatırlatarak, "Bakanımız, mevkidaşıyla baş başa ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştirmiş, Eurofighter Typhoon uçağı tedariki kapsamında uçakların idame ve işletmesine yönelik teknik ve lojistik destek sözleşmesini imzalamıştır" dedi. Eğitim ve tatbikatlara yönelik bilgilendirmelerde de bulunan Tuğamiral Aktürk, 29 Mart-10 Nisan tarihleri arasında Isparta ve Ankara’da Türkiye-Pakistan Ortak Komando ve Özel Kuvvet, 2-22 Nisan tarihleri arasında ise Kars’ta Türkiye ve Azerbaycan arasında Haydar Aliyev Fiili Atışlı Müşterek Tabur Görev Kuvveti tatbikatlarının icra edilmesinin planlandığını aktardı. Aktürk, Türkiye öncülüğünde Karadeniz’deki mayın tehlikesine karşı oluşturulan Mayın Karşı Tedbirleri Karadeniz (MCM BLACK SEA) Görev Grubunun 9’uncu aktivasyon faaliyetinin TCG Ütğm. Arif Ekmekçi, TCG Ayvalık gemilerimiz ile Bulgaristan Deniz Kuvvetleri unsuru Priboy ve Romanya Deniz Kuvvetlerine ait Gikulesku’nun katılımıyla 24 Mart-4 Nisan tarihleri arasında Karadeniz’de icra edildiğini ifade etti. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin modern ve caydırıcı yapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların yerli ve milli savunma sanayii imkanlarıyla kararlılıkla sürdürüldüğüne dikkati çeken Aktürk, bu kapsamda Bir Orta Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi SİPER-1 Bataryası’nın daha envantere alındığını ve Muhtelif miktarda Aksungur İHA ile CATS Elektro-Optik/Kızılötesi Kamera Sistemi’nin muayene ve kabul faaliyetleri tamamlandığını bildirdi. "Eurofighter Typhoon uçağı teknik ve lojistik destek sözleşmesi yedek parça, simülatörler, test ekipmanlarını kapsamaktadır" Eurofighter Typhoon uçağı tedariki kapsamında uçakların idame ve işletmesine yönelik teknik ve lojistik destek sözleşmesinin detaylarını paylaşan Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, "Sözleşme; pilot ve öğretmen pilot, uçak bakım teknisyeni, elektronik harp ve sistem yöneticisi eğitimleri ile yedek parça, simülatörler, test ekipmanları ve yer destek cihazlarını kapsamaktadır. Üretici firma tarafından ayrıca, uçakların hizmete girmesinden itibaren ilk üç yıllık süre boyunca teknik destek hizmetleri sağlanacaktır" açıklamasında bulundu. "İDA ve İHA’ların Karadeniz’de oluşturduğu riskler yakından takip edilmektedir" Ordu’nun Ünye ilçesi açıklarında tespit edilen insansız deniz aracına ilişkin bilgilendirmelerde bulunan Milli Savunma Bakanlığı, "Ordu’nun Ünye ilçesi açıklarında, motorunun arızalanması sonucu akıntıyla kıyıya sürüklendiği değerlendirilen ABD menşeli bir İnsansız Deniz Aracı (İDA), SAS Komutanlığı ekiplerince güvenli şekilde imha edilmiştir. Rusya Ukrayna arasında devam eden savaşta yoğun olarak kullanılan İDA ve İHA’ların kontrolünü kaybetmesi veya hareket kabiliyetini yitirmesi sonucu Karadeniz’de oluşturduğu riskler yakından takip edilmektedir. Bu durum, deniz güvenliği açısından dikkat ve tedbir gerektirmektedir. Bu kapsamda, denizde faaliyet gösteren, başta balıkçılarımız ve denizcilerimiz olmak üzere tüm vatandaşlarımızın azami dikkat göstermesi önem arz etmektedir. Şüpheli bir cisim veya sahile vurmuş bir İDA/İHA tespit edilmesi halinde, kesinlikle müdahale edilmemeli ve vakit kaybetmeden güvenlik birimlerimize bilgi verilmelidir." Milli Savunma Bakanlığı tarafnndan konu üzerine yapılan açıklamada, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı unsurların, Karadeniz’de deniz yetki alanlarının korunması amacıyla 7 gün 24 saat esasına göre keşif, gözetleme ve karakol faaliyetlerine devam ettiğini belirtti. "Katar’da ki helikopter ilk belirlemelere göre teknik bir arıza nedeniyle kaza kırıma uğramıştır" Katar Silahlı Kuvvetlerine ait helikopterin düşmesine ilişkin ayrıntılara da değinen Milli Savunma Bakanlığı, "İlk belirlemelere göre teknik bir arıza nedeniyle kaza kırıma uğramıştır. Kaza kırımın kesin nedeni Katar makamlarınca yürütülen inceleme sonucunda belirlenecektir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, üretilen yerli ve milli savunma sanayi ürünlerinin sahada performanslarını deneme, geliştirme ve eğitim faaliyetlerini yurtiçi ve yurtdışında mühendis ve teknisyenlerimizle omuz omuza birlikte yapmaktadır. Bu durum dünyanın hiçbir ülkesinde örneği olmayan ve yerli ve milli savunma sanayi ürünlerimizin gelişmesine çok büyük katkı sağlayan bir uygulamadır" açıklamasında bulundu. Yine Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı ve orada görev yapan Türk personellerin güvenliğinin, mevcut bölgesel gelişmeler ve artan güvenlik hassasiyeti gözetilerek, Katar makamları ile tam bir eşgüdüm içerisinde alınan ilave tedbirlerle en üst düzeyde sağlandığını belirten Milli Savunma Bakanlığı, şuana kadar olumsuz bir durum yaşanmadığının da altını çizdi. "Kurulması planlanan NATO Karargahı bölgemizde meydana gelen son gelişmelerle bir ilgisi bulunmamaktadır" Kurulması planlanan NATO Çok Uluslu Kolordu Karargahı’na ilişkin kamuoyunu bilgilendiren Milli Savunma Bakanlığı, 2023 yılında NATO Güneydoğu Bölgesel Planı kapsamında bir Kolordu Karargahı kurulmasına yönelik çalışmaların başlatılmasının emredildiğini ve bu niyetin 2024 yılında NATO’ya beyan edildiğini belirtti. Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Bu kapsamda, bir Türk general komutasında kurulması planlanan karargâhın ihtiyaçlarını karşılamak üzere 6’ncı Kolordu Komutanlığı görevlendirilmiş, millî çekirdek kadrolara gerekli atamalar yapılmıştır. Karargahın çok uluslu bir yapıya dönüştürülmesine yönelik çalışmalar NATO makamlarıyla koordineli şekilde sürdürülmekte olup NATO prosedürleri henüz tamamlanmadığından onay süreci devam etmektedir. Karargahın Onaylanmış bir logosu da bulunmamaktadır. Bahse konu Kolordu Karargâhının görevi, Bölgesel Planlar kapsamında, kendisine tahsis edilecek kuvvetlerin entegrasyonunu sağlayarak sorumluluk sahasında caydırıcılık ve savunma faaliyetlerini desteklemektir. Öte yandan, tehdit değerlendirmesi kapsamında hazırlanan NATO Güneydoğu Bölgesel Planı Müttefiklerce daha önceden onaylandığından, kurulması planlanan söz konusu Çok Uluslu Kolordu Karargâhının bölgemizde meydana gelen son gelişmelerle bir ilgisi bulunmamaktadır."
Elazığ FÜ ile SEZA Çimento arasında protokol Fırat Üniversitesi (FÜ) ile SEZA Çimento arasında Ar-Ge iş birliği protokolü imzalandı. Fırat Üniversitesi ile SEZA Çimento arasında üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirecek önemli bir protokol imzalandı. Rektörlük makamında gerçekleştirilen imza törenine; Rektör Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, Rektör, SEZA Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, Proje Koordinasyon ve Danışmanlık Merkezi Müdürü Doç. Dr. Burak Tanyeri ve akademisyenler katıldı. İmzalanan protokol kapsamında, SEZA Çimento’ya Fırat Üniversitesi tarafından akademik destek sağlanarak Ar-Ge Merkezi kurulacak. Yazılım ve Bilişim Ar-Ge Merkezi iş birliğinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı Elazığ’ın ikinci Ar-Ge merkezinin kurulmasına da öncülük edilmiş olacak. Bu yönüyle söz konusu iş birliği, üniversitenin ilk kez bir sanayi kuruluşuna Ar-Ge merkezi kurulması desteği sunacak olması açısından da oldukça önem arz ediyor. Rektör Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, "Elbette bugün imzaladığımız bu anlamlı protokol son derece kıymetlidir. Ancak bunun öncesinde de üniversitemiz adına gurur verici önemli gelişmeler yaşandı. Mühendislik kampüsünde, Türkiye’de örnek gösterilebilecek düzeyde bir Yazılım ve Bilişim Ar-Ge Merkezini hayata geçirmiş bulunuyoruz. Bu merkezin yapım sürecinde hocamızın büyük emeği ve katkısı olmuştur. Özellikle binanın tamamlanmasına vesile olması bizler için son derece değerlidir. Üniversite senatosu olarak bu anlamlı katkıya karşılık merkezimize hocamızın ismini vererek kendisine bir vefa göstermek istedik" dedi. Törende konuşan Prof. Dr. Yasemin Açık, üniversite ile sanayinin aynı hedef doğrultusunda buluşmasının önemine dikkat çekerek kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Açık, "Bugün burada, Fırat Üniversitesi ile Seza Çimento arasında kurulacak son derece önemli bir iş birliği için bir aradayız. Bunun heyecanını bizimle paylaştığınız ve bu sürece destek verdiğiniz için her birinize teşekkür ediyorum. Üniversite ile sanayinin aynı hedef etrafında buluştuğu her adımın, bölgemiz ve ülkemiz adına çok kıymetli olduğuna inanıyorum" şeklinde konuştu. Bilgi üretimi ile üretim gücünün birleşmesinin önemine vurgu yapan Prof. Dr. Açık, "Üniversiteler bilginin üretildiği yerlerdir. Sanayi ise o bilginin uygulamaya, katma değere dönüştüğü sahadır. Bu iki alan arasındaki bağ ne kadar güçlenirse, hem bilimsel çalışmalar o kadar geniş bir etki alanına ulaşır hem de sanayi daha güçlü, daha verimli ve daha yenilikçi bir yapıya kavuşur. Biz de bugün attığımız bu adımla, bu iki alan arasındaki bağı daha sağlam ve sürdürülebilir hale getiriyoruz" diye konuştu.
İstanbul Turkcell’in, 5G iletişimi kapsamındaki reklam yüzü Shaquille O’Neal oldu Turkcell, 5G sinyalinin verilmesine günler kala sürprizlerinden birini, basketbol efsanesi Shaquille O’Neal ile gerçekleştirdi. 5G iletişim kampanyasının yeni reklam filminin teaser’ı yayınlandığı andan itibaren büyük merak uyandırdı. ‘Turkcell Gücünde 5G’ söylemi ile iletişimlerini sürdüren Turkcell, teaser yayınından kısa süre sonra filmin uzun kopyasını bütün mecralarda yayınlayacak. Türkiye’nin önde gelen teknoloji şirketlerinden Turkcell’in, 5G iletişimi kapsamındaki reklam yüzü basketbol tarihinin en ikonik isimlerinden Shaquille O’Neal oldu. Basketbol efsanesi, 1 Nisan itibarıyla Türkiye’de kullanılmaya başlanacak olan 5G için ocak ayında Türkiye’ye gelmişti. Yayınlanan teaser filminde Shaq’ın İstanbul Havalimanı’nda yürümesi, onu görenlerin şaşkınlığı ve Shaq ile selamlaşması görülüyor. Teaser filmi, ekrana gelen ‘Turkcell Gücünde 5G GELİYOR’ yazısıyla sona eriyor. Reklam filminin dün yayına giren teaser’ı büyük heyecan uyandırdı. Teaser’ın Turkcell’in sosyal medya adreslerinden "Turkcell gücünde 5G, ‘dev’ sürprizleriyle yakında" ifadeleriyle paylaşılması, kampanyanın detaylarına da bir gönderme yapıyor. Kısa tanıtımı izleyen herkes yayına girecek olan reklam filminin uzun kopyasını merakla beklemeye başladı. Türkiye’nin farklı bölgelerinde gerçekleştirilen çekimlerin detaylarının ve filmin uzun kopyasının önümüzdeki günlerde paylaşılması bekleniyor.