GÜNDEM - 02 Şubat 2026 Pazartesi 18:10

Şarkıcı Hande Yener kanser sürecini Medicana’da anlattı: "Drenlerle sahneye çıkıp dans ettim"

A
A
A

Medicana Zincirlikuyu Hastanesi’nde "Dünya Kanser Günü" kapsamında düzenlenen etkinlikte pop dünyasının ünlü ismi Hande Yener yer aldı. Meme kanserini erken tanı sayesinde yenmeyi başaran Yener, ameliyat sonrası vücudundaki drenlerle sahneye çıktığını açıklarken duygusal anlar yaşadı.

Kanserle ilgili farkındalığın artması amacıyla 4 Şubat "Dünya Kanser Günü" olarak anılıyor. Medicana Zincirlikuyu Hastanesi, kanserle mücadelede bilinç düzeyini artırmak ve tedavi gören hastalara destek olmak amacıyla Dünya Kanser Günü vesilesiyle söyleşi gerçekleştirdi. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Pelin Uysal ve Meme Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ömer Bender’in önemli bilgiler verdiği etkinlikte, ünlü pop sanatçısı Hande Yener de konuşmacı olarak yer aldı. Altı yıl önce meme kanseri teşhisi alan ve tedavi sürecini başarıyla tamamlayan Yener, yaşadığı süreci ve kanser tedavisinde erken tanının önemini anlatırken zaman zaman duygusal anlar yaşadı.

"Sadece hastalık değil, süreç olarak ele alıyoruz"

Medicana Zincirlikuyu Hastanesi Genel Müdürü Dr. Oğuzhan Cücü yaptığı açılış konuşmasında, "Yeniden düşünmek için bir aradayız. Çünkü kanser çoğu zaman hastalıktan önce bir kelime olarak ağırlaşan bir şey. Ve o kelimenin oluşturduğu yük bazen sürecin kendisinden daha zor olabiliyor. Biz bu hastanede kanseri sadece tedavi edilen bir hastalık olarak değil yönetilmesi gereken bir süreç olarak ele alıyoruz. Bilimin ekip çalışmasının ve şeffaflığın bu sürecin temel taşı olduğuna inanıyoruz" dedi.

"Kanser yaşı, genç yaşlara kadar düştü"

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Pelin Uysal, "Eskiden ileri yaşlarda kanser vakaları görülürken artık 25-30-35 yaş aralığında da artmaya başladı. En çok meme kanseri, sonrasında akciğer kanseri görülüyor. Dünyada ölüm nedenleri arasında kanser vakaları ikinci sırada. Ülkemizde de her 5 ölümden biri kanser nedeniyle olmakta" ifadelerini kullandı.

Meme Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ömer Bender ise şöyle konuştu:

"Hekimler olarak meme kanseri farkındalığı için önemli çabalarımız var, fakat sevgili Hande Hanım’ın bu tür programlara katılarak hikayesini paylaşması çok önemli. Kadınların kendi kendine muayenesini önemsiyoruz. 30’lu yaşlardan itibaren, eğer risk grubundaysa daha önceden ayda bir kez adetten bir hafta sonra kendi kendine elle muayene yapmasını tavsiye ediyoruz."

"Estetik kaygıyla göğsümü kontrol ederken kitleyi fark ettim"

Kanser teşhisi sürecini anlatan Hande Yener, "Her şey aslında dibe vurmakla başladı. Moralimi bozan, modumu düşüren çok fazla şey vardı. İnsanlar, olaylar, hayatımdaki ilişkiler, arkadaş, dost, sevgili. Hiç fark etmiyor. Kafama o kadar çok şey takıyordum ki hayata bakışım değişmişti. Kendimi değersizleştirmiştim. Daha da kötüsü başkalarının beni değersizleştirmesine izin verdiğimi fark ettim. Ben kitleyi elimle buldum. Normalde yapmayacağım bir şeyi yaptım. Biraz kilo vermiştim. Kilo verince bir sarkma oldu mu diye kontrol ederken elime bir şey geldi. Aslında iyi niyetle ve estetik açısından bakarken elime bir kitle geldi. Hiçbir zaman ‘kötü bir şeydir’ diye düşünen biri olmadım ama o an içimde garip bir his oluştu. ‘Bende bir şey var’ dedim" ifadelerini kullandı.

Hande Yener’den ‘kontrolden kaçmayın’ tavsiyesi

Vakit kaybetmeden doktora gittiğini belirten ünlü şarkıcı, "Ayakkabılarımı giyip hemen doktora gitmeye karar verdim. Çünkü kontrole gitmek, insanın kendine verdiği değerin bir göstergesi. Kontrole gitmeyi inanılmaz önemsiyorum. Çünkü bu da kendimize verdiğimiz bir değer aslında. Kontrole gitmekten korkan insanların hayatına yeterince değer vermediğini düşünüyorum. Teknoloji bu kadar ilerlemişken, erken teşhisin bu kadar önemli olduğu bir dönemde kaçmak bana doğru gelmiyor" dedi.

Ameliyat sürecini anlatan Yener, "Doktorum ‘Buraya silikon koymamız gerekiyor’ dediğinde, ‘Benim için önemli değil’ dedim. Ama o bunun daha doğru olacağını söyledi. Ben de ‘Siz nasıl uygun görüyorsanız öyle yapın’ dedim. Çünkü benim yapacak çok şeyim var, söyleyecek çok sözüm var, oğlum var, köpeklerim var, sevenlerim var" derken gözyaşlarına hakim olamadı.

Ameliyattan sonra ödül töreninde şarkı söylediğini açıkladı

Ameliyattan sonraki dönemde kendisine ödül törenine gitme teklifi geldiğini belirten Hande Yener, "Bunun bana iyi gelebileceği söylendi. Hiç düşünmeden kabul ettim. Hazırlandım ve ödül törenine gittim. O sırada yaşadıklarımı kimse bilmiyordu. Medyayla da paylaşmadım. Çünkü insan önce kendisi kabulleniyor, sonra anlatabiliyor. ‘Mor’ şarkısının klibine ödül verileceği söylendi. Zaten o dönemde pandemi vardı, büyük bir etkinlik yapılmayacağı, sadece ayaküstü bir çekim olacağı ve ödülün alınacağı ifade edildi. Bunun bana iyi gelebileceğini düşünerek hiç tereddüt etmeden kabul ettim. Üst kata çıkıp giyinme odama girdim. Vatkalı bir ceket arıyordum. Ameliyat sonrası takılan drenleri vatkaların içine sakladık. O şekilde Altın Kelebek Ödül Törenine gittim. O sırada yaşadıklarımı kimse bilmiyordu. Medyayla da paylaşmamıştım. Çünkü insan bazı şeyleri önce kendisi kabullenemiyor. Her sırrı hemen açıklayamıyorsun" dedi.

Şarkıcı Hande Yener’e ayna ve çiçek takdim edilmesinin ardından etkinlik alkışlarla sona erdi.



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Seyhan Nehri’nde "Su Korteji" renkli görüntülere sahne oldu Adana’da 14. Uluslarası Portakal Çiçeği Karnavalı’nın üçüncü gününde Seyhan Nehri’nde "Su Korteji" yapıldı. Karnavalın en çok beklenen etkinliklerinden biri olan "Su Korteji", yüzlerce kano tutkununu Seyhan Nehri’nde buluşturdu. "Nisan’da Adana’da" ruhunu suya taşıyan vatandaşlar, kanolarıyla nehrin üzerinde süzülürken izleyenlere unutulmaz bir görsel şölen sundu. Şehrin sembolü olan turuncunun her tonunun hakim olduğu nehirde, suyun üzerine yansıyan renkler masalsı görüntülere neden oldu. Korteje sadece sporcular değil, karnavalın ruhunu yansıtan rengarenk kostümlerle vatandaşlar da katıldı. Çiçeklerle bezeli şapkaları ve rengarenk kostümleriyle kürek çeken katılımcılar, kıyıdaki binlerce izleyiciyi selamladı. Portakal çiçeklerinin eşsiz kokusu eşliğinde gerçekleşen kortej, Adana’nın kültürel ve turistik zenginliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Akşam saatlerine kadar süren etkinliklerde, Seyhan Nehri kıyısında toplanan binlerce kişi bu tarihi anları cep telefonlarıyla ölümsüzleştirdi. "Buradaki görüntüler çok ayrı kesinlikle herkesin gelmesi gerek" Kütahya’dan gelen Buse Tual, "Bizim de orada festivaller oluyor ama burası çok ayrı olmuş uluslararası bir tanıtım olur diye düşünüyorum.Kesinlikle herkesin gelmesi gerek" ifadelerini kullandı. Adana’da yaşayan Azize Türkmenoğlu ise, "Çok güzeldi gerçekten çok etkileyici bir kortejdi. Adana’nın yerlisiyim ama herkesin mutlaka gelmesi gereken bir kortej. Adana’yı çok güzel tanıtan bir etkinlik" dedi.
Burdur Burdur’da Yaşayan Miras Şöleni devam ediyor Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla, Burdur Valiliği ile Kültürel Miras Diplomasisi Derneği iş birliğinde düzenlenen "Burdur Yaşayan Miras Şöleni", devam ediyor. Burdur Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen şölen çerçevesinde 13 ilden yaklaşık 50 Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı, geleneksel el sanatlarını sanatseverlerle buluşturuyor. Ziyaretçiler, stantlarda sergilenen eserleri yakından inceleme ve ustalardan bilgi alma fırsatı buluyor. Şölenin ikinci gününde de etkinlikler yoğun katılımla sürüyor. Program çerçevesinde; sipsi, cura, kabak kemane ve çoban kavalı yapımcılığı, bez ve dastar dokuma, bıçakçılık, Eşme kilimi dokumacılığı, cam üfleme, yazmacılık, iğne oyacılığı, Milas halısı dokumacılığı, çarpana dokuma, ahşap oyuncak yapımı, filografi, bakır tel işleme, çini, mücevher sadekarlığı ve lületaşı işlemeciliği gibi birçok geleneksel sanat dalı tanıtıldı. Öte yandan şölen çerçevesinde Zülfiye Nur Sağlamer’in "Keçe" sergisi de ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Çocuklara yönelik etkinliklerde ise Ahmet Örmeci Karagöz gösterisiyle, Serkan Bilgin kukla gösterisiyle, Havva Koçak ise masal ve hikaye anlatımıyla miniklerle buluştu. Ayrıca mangala, seksek ve dokuztaş gibi geleneksel çocuk oyunları da çocuklara tanıtıldı. Burdurluların yoğun ilgi gösterdiği "Burdur Yaşayan Miras Şöleni", 5 Nisan Pazar günü sona erecek.
Bilecik Zabıta ekipleri güzellik salonlarına yaptığı denetimde son kullanma tarihi geçen bin 500 ürüne el koydu Bilecik Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, yürüttükleri denetim çalışması kapsamında son kullanma tarihi geçen yaklaşık bin 500 ürüne el koydu. Birçok alanda denetim faaliyetlerini sürdüren Zabıta Müdürlüğü ekipleri, halkın sağlığı ve güvenliği için olumsuz şartlarda hizmet verenlere fırsat vermiyor. Güzellik salonu adıyla faaliyet gösteren iş yerlerine yapılan denetimlerde yakalanan ürünlere el konularak, ilgililere ceza işlemi uygulandı. "Bunların faaliyet alanı bayan kuaförü, ismi güzellik salonu olabilir" Zabıta Müdürü Mücahit Öndersev, denetimler hakkında yaptığı açıklamada, ‘’Bilecik Belediyesi Zabıta Müdürlüğü olarak ilimizde faaliyet gösteren bayan kuaförlerini denetledik. Bunların faaliyet alanı bayan kuaförü. İsmi güzellik salonu olabilir. Yaklaşık bin 500 adet son kullanma tarihi geçmiş ürün tespit ettik. Bu son kullanma tarihleri geçmiş ürünlerin hepsine biz el koyduk. Gerekli ceza işlemlerini uyguluyoruz. Ancak bunun dışında örnek şekilde hizmet veren yerler de var. Biz hiçbirinin ismini açıklamıyoruz. Hepsinden topladığımız bu ürünleri imha edeceğiz. Örnek şekilde hizmet veren işyerleri sahiplerine Bilecik Belediyesi Zabıta Müdürlüğü olarak teşekkür ediyoruz" dedi. Öndersev bu alanda olduğu gibi tüm denetim noktalarında kontroller gerçekleştirmeye devam edeceklerini belirterek, vatandaşların da bu tür olumsuz ve uygunsuz durumlara karşı duyarlı olmaları uyarısında bulundu.
Antalya ALKÜ’de Kütüphane Haftası etkinliklerle kutlandı Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesinde (ALKÜ) 30 Mart-5 Nisan 2026 62. Kütüphane Haftası ALKÜ Prof. Dr. Fuat Sezgin Merkez Kütüphanesinde yapılan birbirinden farklı etkinliklerle kutlandı. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesinde (ALKÜ) özel gün ve haftalar etkinlikler ve projelerle kutlanmaya devam ediyor. Bu kapsamda 30 Mart - 5 Nisan 2026 62. Kütüphane Haftası, ALKÜ Prof. Dr. Fuat Sezgin Merkez Kütüphanesinde bir hafta süren etkinliklerle geçti. 30 Mart Pazartesi günü kütüphane tanıtımı ve okuma etkinliği ile başlayan etkinlikte Alanya Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri öğretmenleri ile birlikte kütüphaneyi gezdiler. Öğrenciler gezide kütüphane görevlileri tarafından bilgilendirildiler. Daha sonra raflardan kitap alarak okuma etkinliği yaptılar. Etkinlik, Tıp Fakültesi binasında Complete Anatomy Eğitimi ile sürdü. Doğu Türkistan anlatıldı Etkinlikler Kestel İlkokulu öğrencileri ve öğretmenlerinin ziyaretleriyle devam etti. Öğrenciler ALKÜ Prof. Dr. Fuat Sezgin Merkez Kütüphanesini gezerek uzmanlardan bilgi aldılar. Bilgilendirmenin ardından kitap okuma etkinliği gerçekleştirdi. İkinci gün etkinlikleri İntihal Tespit Programları Bilgilendirme Toplantısıyla devam etti. Kütüphaneler Haftası etkinliklerinin üçüncü günü, Gazeteci-Yazar Taha Kılınç’ın "Aytemiz Sahne - Merak Ettiklerin Buradan Geçer" serisi kapsamında yapılan "Doğu Türkistan" konferansıyla sürdü. Yazar Taha Kılınç konferansta yerinde incelemelerde bulunduğu Doğu Türkistan’da yaşananları detaylarıyla anlattı. Etkinlik sonunda Kılınç, okurlarının kitaplarını imzaladı. Günün sonunda Sobiad - Bookcites Eğitimi yapıldı. 3 kitap kurduna hediyeleri verildi ALKÜ Prof. Dr. Fuat Sezgin Merkez Kütüphanesinden en çok kitap okuyan öğrencilere verilen ödül töreni ile etkinlikler sürdü. Son bir yıl içerisinde kütüphaneden en çok faydalanan Rafet Kayış Mühendislik Fakültesi Endüstri Mühendisliği Bölümünden Ali Dayan birinci olurken, Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümünden Mukaddes Tekin ikinci, Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümünden İrem Can ise üçüncü oldu. Ödül törenine Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Atıf Bayramoğlu, Prof. Dr. Işık Bayraktar, ALKÜ Genel Sekreteri Hüseyin Er, Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Hayri Akın, Şube Müdürü Vural Akyel ve kütüphane personeli katıldı. Hediyelerin takdiminin ardından Rektör Yardımcıları Bayramoğlu ve Bayraktar öğrencilere başarılarının devamını dilediler. Etkinliklerin son günü ise Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı tarafından abone olunan Assistin.AI yapay zekâ platformu için kullanıcı eğitimi ile sona erdi. Rektör Türkdoğan: "Kütüphaneler bilginin kalbidir" ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, Kütüphane Haftası kapsamında gerçekleştirilen etkinliklerin üniversite açısından büyük önem taşıdığını belirterek kütüphanelerin bilginin üretildiği ve paylaşıldığı en önemli merkezler olduğunu ifade etti. Rektör Türkdoğan, "Kütüphaneler yalnızca kitapların bulunduğu alanlar değil; aynı zamanda araştırmanın, öğrenmenin ve gelişimin merkezidir. Üniversite olarak öğrencilerimizin kütüphanelerimizi aktif şekilde kullanmalarını önemsiyoruz. Bu tür etkinliklerle hem okuma alışkanlığını teşvik ediyor hem de öğrencilerimizin bilgiye erişim becerilerini güçlendiriyoruz" dedi. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte kütüphanelerin de dijital dönüşüm sürecine uyum sağladığını vurgulayan Türkdoğan, "Basılı kaynakların yanı sıra dijital veri tabanları ve yapay zekâ destekli sistemlerle öğrencilerimize daha hızlı ve etkin bir hizmet sunuyoruz. Kütüphane Haftası boyunca gerçekleştirilen etkinlikler de bu dönüşümün önemli bir parçasıdır" ifadelerini kullandı. Etkinliklerde emeği geçen tüm personele teşekkür eden Türkdoğan, öğrencilerin yoğun katılımından duyduğu memnuniyeti dile getirerek Kütüphane Haftası’nı kutladı.