ASAYİŞ - 11 Şubat 2026 Çarşamba 15:45

Savunma yapan Aziz İhsan Aktaş: "Verdiğim etkin pişmanlık hükümleri ifadelerini kabul ediyorum"

A
A
A
Savunma yapan Aziz İhsan Aktaş: "Verdiğim etkin pişmanlık hükümleri ifadelerini kabul ediyorum"

 Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve örgüt lideri olduğu öne sürülen tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş, ilk kez savunma yapıyor.

Aktaş savunmasında, "Adımla anılan bir örgüt iddiası var. İddianamede onlarca şirkete sahip olduğum ya da akrabalarımın şirketlerinin benim olduğu yazıldı ama benim sahibi olduğum firma sayısı yalnızca ikidir. Daha önce verdiğim etkin pişmanlık hükümleri ifadelerini kabul ediyorum. Yakınlarıma ait şirketlerde tek başıma yetkili olduğum firma yoktur. Ceza davası algıyla değil delille yürütülür. Bu dosya kapsamında beraat edeceğimden eminim" dedi.

Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanık 27 Ocak Salı günü ilk kez hakim karşısına çıkmıştı.

Aziz İhsan Aktaş ilk kez savunma yapıyor

Hazırlanan iddianamede, ismi ‘örgüt lideri olarak geçen, ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 42 kez 'ihaleye fesat karıştırma', 4 kez 'edimin ifasına fesat karıştırma', 5 kez 'resmi belgede sahtecilik', 21 kez 'özel belgede sahtecilik', 'kamu kurum kuruluşlarının zararına dolandırıcılık', 10 kez 'rüşvet verme', 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' ve 'gerçeğe aykırı fatura düzenleme' suçlarından toplamda 187 yıldan 450 yıla kadar hapsi talep edilen Aziz İhsan Aktaş, ilk kez savunma yapıyor. Öte yandan Aktaş, 30 Nisan 2025 ve 11 Mayıs 2025 tarihlerinde ek ifade vermişti. Aktaş, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandığı gerekçesiyle 4 Haziran 2025 tarihinde ise 'konutu terk etmemek' şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması şartıyla tahliye edilmişti.

"Her ne kadar bazı belediye başkanları ödemelerin düzenli olduğunu dile getirseler de, bu ödemelerin düzenli olmasını biz sağlıyorduk"

Tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş beraberindeki çok sayıda klasörle kürsüye çıktı. Hakkındaki tüm iddiaların asılsız olduğunu kanıtlayacağını belirterek savunmasına başlayan sanık Aktaş, "Adımla anılan bir örgüt iddiası var. İddianamede onlarca şirkete sahip olduğum ya da akrabalarımın şirketlerinin benim olduğu yazıldı ama benim sahibi olduğum firma sayısı yalnızca ikidir. Yakınlarımla ticaret yapıyor muyum? Evet, ben bir iş insanıyım, işlerimi hukuksal zeminde yapmaya özen gösteririm. Ticari rakiplerimiz oluyor ve gizli tanıklar, ticarette yapamadıkları zararı, hukuku yanıltarak vermeye çalışıyorlar. 13 Ocak 2025'te gözaltına alındım ve tutuklandım. Kendi irademle baskı ve zorlama olmaksızın etkin pişmanlıktan yararlanmak üzere başvuruda bulundum. Amacım yapmış olduğum işler kapsamında şirketlerin yaşadığı güçlüklerin açığa kavuşturulması, doğruların ortaya çıkması ve devletimize yardımcı olmaktı. Neden bu kararı almak işin 3 ay bekledim diye sorarsanız, gerekli belge ve bilgileri toplamak konusunda geçen süre nedeniyle bekledim. İddianameyi ayrıntılı olarak okudum. Savunmamda, işlediğim iddia edilen hiçbir suçun oluşmadığı, gizli tanık beyanlarının soyut olduğu anlaşılacaktır. Ceza davası algıyla değil delille yürütülür. Bu dosya kapsamında beraat edeceğimden eminim. Bazı belediyelerde biriken hak ediş ödemelerimizi alabilmek adına yetkililerin taleplerini karşılamak zorunda kalıyorduk. Öyle ki, bazı başkanlar sadece kendilerinin değil, başka adayların dahi taleplerini karşılatıyorlardı. Bu talepleri sadece ilgililere yapılan ödemeler olarak algılamayınız. Bazen düğün yapıyorsunuz, bazen sanatçı sağlıyorsunuz. Bazen gayrimenkulleri fahiş fiyatlarla satın alıyorsunuz, araç tahsis ediyorsunuz. Bazen aracı değerinden çok fazlasına satın alıyorsunuz. Bazen belediye başkanlarının eskiden kalma borçlarını ödüyorsunuz ama yetmiyor. Her istek karşılanınca öyle talepler geliyor ki, kabul etmek zorunda kalıyorsunuz. Her ne kadar bazı belediye başkanları ödemelerin düzenli olduğunu dile getirseler de, bu ödemelerin düzenli olmasını biz sağlıyorduk" ifadelerini kullandı.

"Sanıkların yaptığı ihalelere fesat karıştırma suçuna ilişkin inkar savunmaları yersizdir"

Savunmasında, itirafçı olduktan sonraki sürece de değinen Aziz İhsan Aktaş, "İtirafçı değil iftiracı diyorlardı ya, iftiracı değil, söylediklerimin doğru olduğuna dair tüm itiraflarımı özetleyeyim. Söylediklerim ile paraları teslim alanların baz kayıtları eşleşti mi? Eşleşti. Daha ne yapacağım? Kameraya mı çekeceğim, ses kaydı mı alacağım? Beşiktaş Belediyesi'ndeki borç iddialarına gelmek istiyorum; Alican Abacı, kardeşlerinden borç sorununu çözmelerini istemiştir. Paralar, Fahri Aksoy tarafından Alican Abacı'ya teslim edildi. Belediye borçlanmıştı. Alican Abacı, Fahri Aksoy ve benim aynı araçta olduğum, HTS kayıtlarında mevcuttur. Abacı kendi kardeşlerine, Rıza Akpolat'a ait iki araca satın alma şartı koymuştu. İki aracın satın alım işlemi, Akpolat'ın üzerine kayıtlıdır. Akaryakıt şirketine ait ihale, Akpolat'ın baskısıyla yapılmıştır" şeklinde konuştu.

Örgüt kurma suçuna ilişkin de savunma yapan sanık Aktaş, "Ailemle geçirdiğim zamanlarda ailem de örgüt üyesi olmuştur. Sanıkların yaptığı ihalelere fesat karıştırma suçuna ilişkin inkar savunmaları yersizdir. Bana itirafçı değil, iftiracı diyorlar. Benim böyle olmadığımı burada kanıtlayacağım. Daha önce verdiğim etkin pişmanlık hükümleri ifadelerini kabul ediyorum. Ben, doğrudan sadece 2 firma sahibiyim. Yakınlarıma ait şirketlerde tek başıma yetkili olduğum firma yoktur. Yakın çevrem ile siyaset yapıyorum. Ben bir iş insanıyım, işlemlerimi kamuya uygun şekilde yapmaya özen gösteririm. Verdiğim etkin pişmanlık ifadesini, kimse tarafından bir baskıya uğramadan, devletime yardımcı olmak amacıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına başvurdum. Kanıtlarımı ve evraklarımı toplamak için ifade verme sürecim biraz zaman aldı. Üzerime atılı hiçbir suçu işlemediğimi, gizli tanık ifadelerinin soyut olduğunu kanıtlayacağım" dedi.
Aktaş'ın savunması sürdüğü sırada, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik salona girdi.

Gamze Şenyiğit

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ticaret Bakanı Bolat’tan ocak ayı ihracat iklim endeksi değerlendirmesi Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksi’nin, Aralık 2025’teki 51,6 seviyesinden Ocak 2026’da 52,1’e yükseldiğini açıkladı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2026 ocak ayı ihracat iklim endeksine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksi’nin, Aralık 2025’teki 51,6 seviyesinden Ocak 2026’da 52,1’e yükseldiğini kaydeden Bolat, endeksin böylece üst üste 25’inci ay 50,0 eşik değerinin üzerinde gerçekleştiğini dile getirdi. "Avrupa’daki önemli ihracat pazarlarında talebin güçlendiğine yönelik sinyaller oldu" Bolat, ihracat pazarlarında talep şartlarındaki ılımlı iyileşmenin, bu yılın ocak ayında da devam ettiğini dile getirerek, "İhracat pazarları iklimini destekleyen önemli faktörlerden biri, Avrupa’daki önemli ihracat pazarlarında talebin güçlendiğine yönelik sinyaller oldu. Birleşik Krallık’ta üretim artışı Ocak ayında yaklaşık bir buçuk yılın en yüksek hızında gerçekleşirken, Almanya’da da büyüme ivme kazandı. ABD’de özel sektör faaliyeti Ocak ayında güçlü bir artış kaydederek ekonomik büyümeyi desteklemeye devam etti. Orta Doğu, talep şartlarındaki güçlenmenin başlıca kaynaklarından biri olmayı 2026’nın ilk ayında da sürdürdü. Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) petrol dışı ekonomik aktivite ivmelenen bir artış sergiledi. Söz konusu artış aynı zamanda anket kapsamında izlenen ekonomiler içerisindeki en yüksek oranda gerçekleşti" açıklamasında bulundu. "Sanayi üretimi yıllık yüzde 2,6 oranında arttı" İhracat tarafındaki kazanımların sanayi üretimini ve istihdamı desteklemeye devam ettiğini de vurgulayan Bolat, "Sanayi üretimi 2025 yılında yüksek teknoloji üretiminin de katkısı ile yıllık yüzde 2,6 oranında arttı. Yüksek teknoloji üretimimiz 2024 yılında yüzde 2,1 artarken, 2025 yılında yüzde 11,4 oranında arttı" ifadelerine yer verdi. "İşsizlik oranı son 25 yılın en düşük seviyesinde gerçekleşti" İşsizlik oranının 2025 yılı aralık ayında yüzde 7,7 ile 2005 yılından beri en düşük seviyesinde gerçekleştiğini anımsatan Bolat, böylece işsizlik oranının son 32 aydır tek haneli seyrini sürdürerek yüzde 10’nun altında kaldığını dile getirdi. Bolat, "İşsizlik oranı 2025 yılını ortalama yüzde 8,4 ile OVP hedefi olan yüzde 8,5’in altında tamamlayarak, son 25 yılın en düşük seviyesinde gerçekleşti. Bu başarı küresel ekonomide ağırlaşan rekabet şartları, artan ticaret korumacılığı, zayıf dış talep ve yakın coğrafyamızda devam eden karışıklıklara rağmen elde edilmiştir" diye konuştu. Yeni dünyanın belirsiz şartlarında, Türkiye’nin geleneksel pazarlardaki konumunu güçlendireceklerini vurgulayan Bolat, uzak ülkeler stratejileri başta olmak üzere, pazar çeşitlendirme faaliyetleriyle de dünya ticaretinde güçlü bir konumda yer almak için Türkiye olarak dinamik ve proaktif bir şekilde uluslararası ticaret politikalarını devam ettireceklerini sözlerine ekledi.
Ankara MHP Lideri Bahçeli: "CHP’nin bozguncu ve bunalım havarisi siyasi tavrının milli iradeye hasım ve husumetle temellendiği açıktır" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "CHP’nin bozguncu ve bunalım havarisi siyasi tavrının Türk devlet ve yönetim hayatına kastetmekle birlikte milli iradeye ileri derecede hasım ve husumetle temellendiği açıktır" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bir yanda yürürlükteki Anayasa’nın amir ve havi hükümleri kapsamında, diğer yanda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin doğası ve doğrusal nitelikli hükümleri dahilinde Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nde görev değişikliği yaşanmıştır. Bu demokratik takdir ve tercih son derece hukuki ve meşru bir çizgide gerçekleşmiştir. Bu vesileyle görevlerinden affını talep eden Adalet ve İçişleri Bakanlarımıza teşekkür ediyor, bunların yerine kanun ve meşruiyet dairesinde atanan Adalet ve İçişleri Bakanlarımıza ayrı ayrı başarılar diliyor, tebriklerimi iletiyorum. Bugün TBMM Genel Kurulu’nda anayasal prosedür çerçevesinde yeni atanan bakanlarımızın, bilhassa Adalet Bakanımızın yemin merasiminin icra aşamasında Cumhuriyet Halk Partisi’nin kürsü işgaline kadar varan anti demokratik ve faşizan muameleleri hiçbir açıdan haklı ve maruz görülemeyecektir. Bu tahammülsüz ve nobran tavrın ne siyasetle ne de demokrasiyle ilgi ve ilişkisi söz konusudur. CHP’nin bozguncu ve bunalım havarisi siyasi tavrının Türk devlet ve yönetim hayatına kastetmekle birlikte milli iradeye ileri derecede hasım ve husumetle temellendiği açıktır. Milliyetçi Hareket Partisi, Cumhurbaşkanımızın takdir ve tasavvurlarının yanı sıra ataması yapılan yeni bakanlarımızın sonuna kadar arkasında ve yanındadır" dedi.