EĞİTİM - 02 Mayıs 2026 Cumartesi 10:48

Scratch Cup 2026’da ‘Minik Eller’, "Gelecek İçin Bir Damla" temasıyla sürdürülebilirlik ve net sıfır odağında projeler geliştirdi

A
A
A
Scratch Cup 2026’da ‘Minik Eller’, "Gelecek İçin Bir Damla" temasıyla sürdürülebilirlik ve net sıfır odağında projeler geliştirdi

İSTANBUL (İHA) – QNB Türkiye ve Habitat Derneği iş birliğiyle düzenlenen Scratch Cup 2026 finalinde, 53 şehirden başvuran 870 takım arasından seçilen çocuklar, "Gelecek İçin Bir Damla" temasıyla geliştirdikleri projelerle sürdürülebilirlik ve iklim odaklı çözümlerini jüriye sundu.



QNB Türkiye’nin Habitat Derneği iş birliğiyle hayata geçirdiği ulusal ölçekli teknoloji ve kodlama yarışması Scratch Cup, bu yıl da yüksek katılımla gerçekleşti. 29 Nisan’da Kristal Kule’de düzenlenen final etabında çocuklar, "Gelecek İçin Bir Damla" temasıyla geliştirdikleri projeleri jüriye sundu. Etkinliğin sunuculuğunu Geveze üstlendi.



Bu yıl 53 farklı şehirden 870 takımın başvurduğu yarışmada, yapılan değerlendirmeler sonucunda 8 şehirden 10 finalist takım ve toplam 24 çocuk finale kaldı. Çocuklar projelerinde suyun sürdürülebilir kullanımı başta olmak üzere enerji ve karbon döngüsü gibi birbiriyle bağlantılı konuları ele aldı. Doğal kaynakların korunması, biyoçeşitlilik ve kaynakların verimli kullanımı gibi çevresel başlıklara odaklanan çocuklar, geliştirdikleri çözümlerle teknolojiyle doğa arasında bağ kurarak fikirlerini jüriye sundu. Bu projeler, iklim değişikliğiyle mücadele ve net sıfır hedefleriyle uyumlu bir geleceğe dair güçlü bir bakış ortaya koydu.



Teknolojiyi üreten nesil büyüyor


Scratch Cup, QNB Türkiye’nin çocuklara ve gençlere yönelik sosyal sorumluluk vizyonunun önemli bir parçasını oluşturan "Minik Eller Kod Yazıyor" projesi kapsamında yürütülüyor. Proje, "Minik Eller Büyük Hayaller" platformu altında, 2015 yılından bu yana Habitat Derneği iş birliğiyle sürdürülüyor.


Çocuklara temel dijital yetkinlikler kazandırmayı hedefleyen eğitimler, MIT tarafından geliştirilen Scratch platformu ve üç boyutlu tasarım aracı olan Tinkercad kullanılarak gerçekleştiriliyor. Türkiye genelinde hem çevrim içi hem de yüz yüze sunulan programlar, yalnızca teknik becerilerle sınırlı kalmayıp düşünme, iş birliği, problem çözme ve çevresel farkındalık gibi çok yönlü kazanımlarla destekleniyor.



Bugüne kadar proje kapsamında 55 binden fazla çocuğa toplam 450 bin saatin üzerinde eğitim verildi.


Final etkinliğinde konuşan QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan, Scratch Cup’ın çocukların hayal gücünü teknolojiyle buluşturduğu önemli bir platform olduğunu vurgulayarak, "Minik Eller Kod Yazıyor projesiyle 2015 yılından bu yana çocukların dijital dünyada donanımlı bireyler olarak yer almasını destekliyoruz. Bu yıl ‘Gelecek İçin Bir Damla’ temasıyla çocukların su, enerji ve karbon döngüsü gibi konulara çözüm üretmesi, daha sürdürülebilir ve net sıfır hedefleriyle uyumlu bir geleceğe dair güçlü bir bakış sunuyor. QNB Türkiye olarak net sıfır hedefimiz doğrultusunda bu dönüşümü destekleyen projelere odaklanıyoruz" dedi.



Scratch Cup 2026 finalinde konuşan Habitat Derneği İcra Kurulu Başkanı Bora Caldu ise "Çocuklarımızın yalnızca dijital dünyaya uyum sağlayan bireyler olmalarını değil, aynı zamanda bu dünyanın üreticileri ve şekillendiricileri olmalarını önemsiyoruz. QNB Türkiye iş birliğiyle uzun yıllardır yürüttüğümüz Minik Eller Kod Yazıyor projesi kapsamında her yıl binlerce çocuğu temel kodlama becerileriyle buluşturuyoruz. Bu yıl ‘Gelecek İçin Bir Damla’ temasıyla gerçekleştirdiğimiz Scratch Cup 2026’da çocuklar, sadece kod yazmakla kalmayıp su kaynaklarının korunması ve iklim değişikliği gibi konulara yönelik çözümler geliştirdi. Scratch Cup’ta yer alan her bir çocuğun, teknolojiyi toplumsal fayda için kullanma becerisi kazanarak geleceğe daha güçlü adımlarla ilerlediğine inanıyoruz. Ürettikleri fikirler ve ortaya koydukları emekle bizlere ilham veren tüm takımları yürekten tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı.



Scratch Cup finalinde projeler 10 kategoride ödüllendirildi


Finalde yer alan takımlar, 8–10 yaş ve 11–14 yaş olmak üzere iki ayrı kategoride değerlendirildi. Her yaş grubunda En İyi Proje, En İyi Kod Yapısı, En İyi Görsel Tasarım, En İyi Uyarlama ve En İyi Senaryo başlıklarında ödüller verildi. Ayrıca tüm finalist çocuklara 5 bin TL değerinde hediye çeki takdim edildi.



Scratch Cup 2026 Kazananları


8–10 Yaş Kategorisi


En İyi Görsel Tasarım Ödülü: Yağmur’un Su Tasarrufu Macerası (Bursa)


En İyi Uyarlama Ödülü: Mavi Dünya (Şanlıurfa)


En İyi Senaryo Ödülü: Doğa Koruyucuları Net Sıfır: Yeşeren Gelecek (İzmir)


En İyi Proje Ödülü: Gizli Su Dedektifleri Sıfırın Peşinde (Tekirdağ)


En İyi Kod Yapısı Ödülü: Yupi ile Su Tasarrufu (Uşak)



11–14 Yaş Kategorisi


En İyi Görsel Tasarım Ödülü: Kanatlarla Mavi Görev (İzmir)


En İyi Uyarlama Ödülü: Aqua Şehir (İstanbul)


En İyi Senaryo Ödülü: Geleceğin Su Savaşçıları (Mersin)


En İyi Proje Ödülü: Suyu Koru (Adana)


En İyi Kod Yapısı Ödülü: Su Ajanı Umay (İstanbul)


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu: "Veteriner hekimlerin çalışma alanları çok geniş" KASTAMONU (İHA) – Kastamonu’da bölgedeki veteriner odalarının temsilcileriyle bir araya gelen Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Sağlıklı hayvan, gıda, çevre ve toplum hedefi için veteriner hekimlerin haklarının teslim edilmesi gerekiyor" dedi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi’nin 5’inci Bölge Oda Başkanları Toplantısı Kastamonu’da gerçekleştirildi. Şehit Şerife Bacı Öğretmenevi2nde gerçekleştirilen toplantıya Kastamonu, Düzce, Samsun, Çankırı, Ankara, Bartın, Sinop, Bolu, Tokat, Çorum, Zonguldak ve Amasya illerinden veteriner odalarının başkanları katıldı. "Veteriner hekimlerin çalışma alanları çok geniş" Toplantıda konuşan Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Dünya Veteriner Hekimler Günü’nün önemine değinerek, "Gıda ve sağlığın koruyucuları veteriner hekimlerin çalışma alanları çok geniş. Hayvan sağlığı, hayvan refahı, hayvan hakları, hayvansal üretim, çevre sağlığı, veteriner halk sağlığı, biyoteknoloji, biyogüvenlik ve tabii ki insan sağlığı sonuçta hizmet eden bir meslek grubu. Hayvan ve insan sağlığına aynı anda hizmet eden meslek grubu dünyada sadece veteriner hekimlerdir. Bugün sadece bir kutlama günü değil, aynı zamanda veteriner hekimliğin farkındalığını ortaya koyma, yaşama ve hayata dair olan hizmetlerini ortaya koymak ve daha ileri noktalarda standartları geliştirilmiş bir veteriner hekimlik uygulamaları günüdür" dedi. Veteriner hekimlere yönelik yapılan yasal düzenlemelere değinen Eroğlu, "Türkiye’de 72 veteriner hekim odamız var. Bütün odalarımız mesleğimizin sorunlarını ve daha ileri noktalara nasıl taşınması gerektiğini gösteren etkinlikler yapıyorlar. 41. Madde gibi çok önemli bir konumuz vardı. Biliyorsunuz üç yıldan beri bir türlü bir sonuca gidilememişti. Geçen ay Tarım Komisyonu’ndan 41. Madde geçti. İnşallah önümüzdeki günlerde de genel kurula gelecek. Tabii bakanlığın konuyu sahiplenmesi, bakanlık eliyle meclise gitmesi önemliydi" dedi. Devlet nezdindeki temsil taleplerini yineleyen Eroğlu, "Ulusal Tek Sağlık Koordinasyon Kurulu kararı alındı Kasım ayında. Biz bu kurulda, ülkemizdeki 47 bine yaklaşan veteriner hekimi temsil eden yasal bir kurum olarak yer almamız gerektiğini devletimizin çeşitli makamlarına ilettik. Ayrıca veteriner fakültelerinde bir kontenjan azaltıldı. Çok sevindirici bir durumdu, bunun devam etmesini istiyoruz. Yüzdelik dilim, taban puan uygulaması, son sınıf öğrencilerine ücret verilmesi gibi konuları büyük bir dikkatle takip ediyoruz. Sağlıklı hayvan, gıda, çevre ve toplum hedefi için veteriner hekimlerin haklarının teslim edilmesi gerekiyor" şekinde konuştu. Toplantının açılış konuşmasını yapan Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı ise toplantının hayırlara vesile olması temennisinde bulundu.
Zonguldak Lavuar Alanında çalışmalar başladı AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan, Lavuar Alanında çalışmaların yeniden başladığını açıkladı. AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan, Lavuar Alanı projesine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "eser ve hizmet siyaseti" vurgusunu hatırlatan Çağlayan, sahada çalışmaya ve projeleri hayata geçirmeye devam ettiklerini ifade etti. Lavuar Alanı’nda inşaat sürecinin yeniden başladığını belirten Çağlayan, bugün itibarıyla ilk betonun döküldüğünü ve çalışmaların "Bismillah" denilerek kaldığı yerden devam ettiğini söyledi. Daha önce projeyi üstlenen firmanın yaşadığı sıkıntılar nedeniyle çalışmaların bir süre durduğunu hatırlatan Çağlayan, bu sürecin kamuoyunda çeşitli tartışmalara neden olduğunu dile getirdi. Ancak kendilerinin polemik üretmek yerine hizmet odaklı hareket ettiklerini vurgulayan Çağlayan, "Bizim işimiz tartışmaların içinde yer almak değil, eser üretmek ve başladığımız projeleri tamamlamaktır" dedi. Projenin hedef takvimine de değinen Çağlayan, Lavuar Alanı’nın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda vatandaşların hizmetine sunulmasının planlandığını açıkladı. Proje kapsamında alanın peyzaj düzenlemeleri, amfi tiyatrosu ve müzesiyle birlikte Zonguldak’a değer katacağını ifade eden Çağlayan, şehrin en önemli noktalarından birinin daha modern ve kullanışlı hale getirileceğini belirtti. Açıklamasının sonunda emeği geçen herkese teşekkür eden Çağlayan, projenin kazasız belasız tamamlanması temennisinde bulunarak, Zonguldak için çalışmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.
Kayseri Başkan Büyüksimirci: "Vergi indirimleri rekabet gücümüzü artıracak" Kayseri sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, Nisan Ayı Meclis Toplantısında yaptığı konuşmada; "Türkiye Yüzyılı Yatırım Programı"nın sanayi ve yatırım ortamını güçlendireceğini belirterek, vergi indirimleri ve yapısal reformların iş dünyasına önemli katkı sağlayacağını vurguladı. KAYSO Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı Meclis Başkanı Abidin Özkaya Başkanlığında, meclis üyeleri, meslek komitesi üyeleri, yüksek istişare kurulu üyeleri ve Kayseri Genç Girişimciler İcra Komitesi yelerinin katılımı ile gerçekleştirildi. Toplantının açılış konuşmasını yapan KAYSO Meclis Başkanı Abidin Özkaya, 2026 yılına birtakım olumsuzluklarla girdiklerini belirterek; "Ülke olarak ana gündemimiz olan enflasyonla mücadelede uygulanan ekonomik politika neticesinde, istenilen sonuç tam anlamıyla alınamasa da bir ölçüde mesafe kat edildi. Kredi faizlerinde ılımlı bir iyileşme başlamıştı. Merkez Bankası’nın faiz indirimlerine devam edebileceği senaryosu üzerinde umutlanmıştık. Fakat gelinen noktada, ateşinin yakılmasında katkımız olmadığı hâlde dumanından ciddi şekilde etkilendiğimiz, tüm dünyayı etkileyen öngörülemeyen Trump belirsizliği ve Körfez krizi ile karşı karşıya kaldık. Tüm dünyayı etkisi altına alan, küresel ekonomiyi kısa ve uzun vadede tehdit eden; belirsizliğe sürükleyen, uzun ve orta vadeli kararların alınamadığı, günlük kararlarımızın bile anbean değiştiği bir ortamdayız" dedi. Körfez krizinin bir an önce sona ermesi temennisinde bulunan Özkaya; "100 doları aşan petrol fiyatları, küresel kalkınma riskine dönen Hürmüz krizi, enerji ithalatçısı ve kritik ham madde ithalatçısı olan ülkemize büyük zararlar vermektedir. Enflasyonla mücadelemizde ve büyüme rakamlarında ciddi sorunlar oluşturmakta ve yurt dışı rekabet gücümüze de önemli ölçüde set çekmektedir. Dileğimiz, bu kriz ortamının bir an önce sona ermesi ve önümüzü görebilmemizdir" diye konuştu. Her türlü sıkıntıya ülkemiz için katlanmaya hazır olduklarını ifade eden Özkaya; "Biraz önce sıkıntılarımızdan bir nebze olsun bahsettik. Önemli olan, bunların üstesinden nasıl geleceğimizdir. Karar alıcıların, sanayi üretimini, ihracatı, ihracatçıyı ve istihdamı kalkınmanın ana öznesi olarak merkeze alması ve üretimin önünün daha rekabetçi bir ortamda ele alınmasıdır. Üreten, ihracat yapan ve istihdam oluşturan şirketlerimiz bu ülkenin savunma kaleleridir. Kalelerimizi tahkim etmeli ve korumalıyız. Bizler üretim yapan sanayiciler olarak bunun bilincindeyiz ve her türlü sıkıntıya ülkemiz için katlanmaya hazırız" dedi. Sıkı para politikaları uğruna sanayicinin finansa erişiminin kısıtlanmaması gerektiğini kaydeden Özkaya; "Büyük küçük işletme ayrımı yapılmadan indirimli faizlerden, istihdam teşviklerinden ve vergisel teşviklerden daha fazla yararlandırılmalıdır. Tabii ki işverenler üzerindeki gereksiz yükler de kaldırılmalıdır. Bu zorlu dönemde, üreten her bir işletme desteklenmeli, kolaylaştırıcı ve teşvik edici düzenlemeler hayata geçirilmelidir. Bu noktada geçen hafta yapılan vergi düzenlemelerinden dolayı Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere emeği geçenlere teşekkür ediyorum" şeklinde konuşmasını tamamladı. Daha sonra kürsüye gelen Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan ’Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’nın iş dünyası açısından son derece önemli ve stratejik adımlar içerdiğini belirterek, "Dünyanın içinden geçtiği bu zorlu ve dalgalı süreçte, ülkemizi üretim ve yatırım üssü haline getirmeye yönelik bu düzenlemeleri, zamanında atılmış, doğru ve güçlü adımlar olarak değerlendiriyoruz" dedi. Sanayinin ve ihracatçının üzerindeki yüklerin azaltılması yönünde atılan adımların büyük önem taşıdığına dikkat çeken Büyüksimitci; "İmalatçı - ihracatçılar için kurumlar vergisi oranı yüzde 25’den yüzde 9’a, genel ihracatçılar için ise yüzde 14’e düşecek. Bu kapsamda kurumlar vergisi oranında yapılması planlanan indirim, iş dünyamıza nefes aldıracak çok kıymetli bir gelişmedir" dedi. Büyüksimitci, yatırım süreçlerinin sadeleştirilmesi, bürokrasinin azaltılması ve ’Tek Durak Büro’ uygulamasıyla yatırımcı dostu bir yapının hayata geçirilecek olmasının da uzun süredir dile getirdikleri beklentileri karşıladığını ifade ederek; "İnanıyoruz ki bu düzenlemeler, Türkiye’nin yatırım ortamını daha cazip hale getirecek ve küresel firmaların bölgesel merkezlerini ülkemize çekmesini sağlayacaktır. Ayrıca girişimcilik kapasitemizi güçlendirecek ve ülkemizin küresel ticaretteki konumunu daha ileriye taşıyacaktır. Açıklanan tüm düzenlemelerin ülkemize ve reel sektörümüze hayırlı olmasını diliyor; başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. "Küresel rekabette Çin gerçeğiyle yüzleşmeliyiz" Çin’in küresel üretimde giderek güçlenen konumuna dikkat çeken Başkan Büyüksimitci; "Çin, yüksek üretim kapasitesi ve güçlü devlet destekleri ile birçok sektörde ciddi bir rekabet üstünlüğü sağlıyor. Bu da sanayicilerimiz üzerinde önemli bir baskı oluşturuyor. Bu durum göz ardı edilemez" dedi. Bu sürece karşı daha stratejik bir yaklaşım gerektiğini vurgulayan Büyüksimitci; "Ülke olarak Çin’e karşı kapsamlı ve uzun vadeli bir politika oluşturmalıyız. Hangi alanlarda rekabet edeceğimiz, hangi alanlarda iş birliği yapacağımız netleşmeli. Özellikle ara mamul ve hammadde gibi dışa bağımlı olduğumuz alanlarda daha güçlü bir üretim altyapısı kurmalı ve etkin pazarlık mekanizmaları geliştirmeliyiz" ifadelerini kullandı. Sanayicilerin rekabet gücünün korunması gerektiğine değinen Büyüksimitci; "Bugün küresel tedarik zincirleri yeniden şekilleniyor, korumacılık eğilimleri artıyor ve ihracat pazarlarında rekabet her geçen gün daha da sertleşiyor. Böyle bir ortamda, sanayicimizin ve ihracatçımızın rekabet gücünü korumak zorundayız. 30 Nisan’da sona eren döviz dönüşüm desteğin en az yüzde 5 olacak şekilde bir yıl daha uzatılmasının gerekli olduğunu düşünüyoruz. Bununla birlikte mevcut destek oranının artırılması ve uygulama şartlarının daha sade, daha erişilebilir ve daha öngörülebilir hale getirilmesi büyük önem arz etmektedir" dedi. Büyüksimitci, bu yönde atılacak adımların sanayicilere moral vereceğini, finansman yükünü hafifleteceğini ve ihracata doğrudan olumlu katkı sağlayacağını belirterek, iş dünyanın beklentilerini her platformda güçlü bir şekilde dile getiren Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür ederek konuşmasını tamamladı. Son olarak kürsüye gelen Danışmanlık Yönetici Ortağı Ussal Şahbaz, ’Sanayide Dönüşen Küresel Dengeler: Çin Tehlikesi’ konulu bir sunum yaparak meclis üyelerini bilgilendirdi.
Zonguldak Gazi Mustafa Kemal Ortaokulunda eTwinning Projesi Zonguldak Gazi Mustafa Kemal Ortaokulunda, öğrencilere sıfır atık bilinci kazandırmak ve doğal afetlere karşı farkındalık oluşturmak amacıyla yürütülen "Recycle & Be Safe" projesi kapsamında doğal afet modelleri sergisi düzenlendi. Gazi Mustafa Kemal Ortaokulunda, uluslararası eTwinning projesi "Recycle & Be Safe" (Geri Dönüştür ve Güvende Kal) kapsamında hazırlanan doğal afet modelleri sergisi ziyarete açıldı. Öğretmen Emel Çorak’ın rehberliğinde öğrenciler tarafından hazırlanan sergiye, okul yönetimi, öğretmenler, öğrenciler ve davetliler katıldı. Öğrencilere sıfır atık bilinci kazandırmayı ve doğal afetlere karşı farkındalık oluşturmayı hedefleyen projede, Romanya’dan bir ve Türkiye’den beş olmak üzere toplam altı ortak okul yer alıyor. Projenin genel yürütücülüğünü üstlenen Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Öğretmeni Ayla Geyik Yılmaz etkinlikte yer alarak öğrencilerin çalışmalarını inceledi. Proje süreci boyunca Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ile iş birliği yapıldı. Bu kapsamda öğrencilerin doğal afetlere ve acil durumlara karşı bilinçlenmesi amacıyla çeşitli destekleyici çalışmalar yürütüldü. Sergide yer alan doğal afet modelleri, bu eğitimlerin ve sıfır atık vizyonunun bir çıktısı olarak ziyaretçilere sunuldu. Etkinlik sonunda okul müdürlüğü tarafından emeği geçenlere yönelik bir değerlendirme yapıldı. Okul müdürü, serginin hazırlanmasında görev alan öğretmen Emel Çorak’a, proje yürütücüsü Ayla Geyik Yılmaz’a, öğrencilere, projeye katkı sunan AFAD yetkililerine ve Zonguldak AR-GE eTwinning Temsilcisine teşekkür etti.