SPOR - 08 Mayıs 2025 Perşembe 16:48

Serdal Adalı, yönetim kurulunu tanıttı

A
A
A
Serdal Adalı, yönetim kurulunu tanıttı

Beşiktaş Kulübü Başkanı ve yapılacak seçimde aday olan Serdal Adalı, yönetim kurulunda yer alacak isimleri tanıttı. Adalı, aynı zamanda geleceğe dair plan ve projelerinden de bahsetti.

Beşiktaş’ta 11 Mayıs Pazar günü gerçekleşecek olağan seçimli genel kurul öncesi mevcut başkan ve başkan adayı Serdal Adalı, yönetim kurulunda görev alacak isimleri tanıttı. Beşiktaş’ta bir otelde gerçekleşen basın toplantısında Adalı, gelecek dönem için plan ve projelerini kamuoyuyla paylaştı.

"Düzgün bir yapının temellerini atabilmek için gecemizi gündüzümüze katıp çalışıyoruz"

Başkanlık görevini üstleneli sadece 4 aylık bir sürenin geçtiğini hatırlatarak sözlerine başlayan Serdal Adalı, "Mazbatamızı alalı daha 120 gün oldu. Biz göreve geldiğimiz andan itibaren gücümüzü, aklımızı, kaynaklarımızı ve bütün imkanlarımızı Beşiktaş’ımızın hizmetine sunduk. Futboldan başlayarak idari yapıya, gelirlerimize, iletişim konusuna, tesislerimize kadar hepsine tek tek el attık. Hiçbir konuyu es geçmek istemedik. Göreve geldiğimiz günleri hatırlarsanız, yıllardır süregelen iç çekişmelerden yorgun düşmüş bir camia durumundaydık. Hepimiz bir kaos ortamı içindeydik. Sportif ve mali açılardan umutsuz bir ruh halimiz vardı. Marka değeri her geçen gün azalan, kurumsallıktan tamamen uzaklaşmış, itibar kayıplarıyla geçen günler yaşıyorduk. Biz, düzgün bir yapının temellerini atabilmek için gecemizi gündüzümüze katıp çalışarak bu süreci geçirdik. Popülist söylemlerden uzak durarak sadece işimize konsantre olduk. Özellikle kongre üyelerimizin de atılan bu temellerin çok net farkında olduklarını görüyoruz" ifadelerini kullandı.

"Sportif, kurumsal ve ekonomik anlamda attığımız çok önemli adımlar var"

Başkan Adalı, 4 aylık süreçte kulüpteki iç çekişmelerin sona erdiğini ve artık projelerin konuşulduğunu dile getirdi. Adalı, "Bu kulübün hakları korunuyor mu diye kimse endişelenmiyor. Bunların hiçbirisi artık Beşiktaş’ın gündeminde değil. Bugün Beşiktaş’ta artık yeni projeler konuşuluyor. Finansal bağımsızlık konusu tartışılıyor. Yıllardır artan borçların nasıl sıfırlanacağı üzerine tartışmalar yapılıyor. Beşiktaş haberleri, artık spor medyasının ötesinde ekonomi kanallarına taşınıyor. Taraftarlarımız tekrar saha içi gündemine dönüyor. Tekrar yeni sezon heyecanını ve transfer beklentilerini yaşamaya başlıyor. Camiamızda artık kimse ’Gemi batıyor, limana nasıl yanaştıracağız’ sohbetleri yapmıyor. ’Önümüzdeki sene biz nasıl şampiyon oluruz’ diye sohbetler ediliyor. Eleştiriler bile bu konuda yapılıyor. Bu dahi umutların tekrar canlanmaya başladığını gösteriyor. Tüm yaşadıklarımızı hatırlarsak, sadece 4 ayda bu noktaya gelebilmemizin önemine dikkat çekmek istiyorum. Camiamızın bunun farkında olması lazım. Bundan sonra o çalkantılı ve kaotik günlere bir daha dönmeyeceğiz. Bu bizim camiamıza sözümüzdür. Bu amaçla sportif, kurumsal ve ekonomik anlamda attığımız çok önemli adımlar var" şeklinde konuştu.

"Sportif ve mali tablonun altına gövdemizi koyduk"

Mali konulardaki çalışmalarla kulübün ekonomik bağımsızlığa emin adımlarla ilerlediğini dile getiren siyah-beyazlı kulübün başkanı, "Bildiğiniz üzere göreve geldiğimizde 15 Milyar TL’yi bulan bir borç yükü ve yıllık yaklaşık 50 milyon Euro bir faiz gideri önümüzdeydi. 100 milyon Euro üzerinde maaş bütçesi olan, buna rağmen yarısı kadar geliri zar zor elde eden bir futbol takımı vardı. Futbol takımımız, yıllardır yanlış geçirilen transfer dönemlerinin de etkisiyle rekabette oldukça gerilere düşmüş durumdaydı. Amatör branşlarda tarihi zararları gösteren tablolar karşımızdaydı. Ama biz bu durumdan hiç korkmadık. ’Beşiktaşlılar pes etmez’ dedik. ’Bu camia asla vazgeçmez’ dedik. Hiç tereddüt etmeden bu sportif ve mali tablonun altına gövdemizi koyduk" açıklamasında bulundu.

"Beşiktaş tarihinin tek seferde en yüksek borç ödemesini yapmış olacağız"

Başkan Serdal Adalı, sermaye artışı sürecinin tamamlandığına vurgu yaparak, "Beşiktaş’ın tarihindeki en büyük sermaye artışı gerçekleşmiştir. Bu sayede de tarihimizde tek seferdeki en yüksek tutarlı borç ödemesi yapılacaktır. Gerçi son yıllarda yenilerini eklemek dışında kimsenin borç kapatmaya pek vakti olmamıştı ama, işte görüyorsunuz ki artık bir şeyler değişmeye başladı. Ben bu süreçte öncelikle ilgili yönetim kurulu arkadaşlarıma ve bize destek olan tüm yatırımcı ve taraftarlarımıza teşekkür etmek istiyorum. Bizim bu süreçte elde ettiğimiz toplam hasılatımız 1 milyar 433 milyon TL olmuştur. Elde edeceğimiz tüm geliri Bankalar Birliği’ne yatıracağımızı sizlere daha önce söylemiştik. Yani elde edilen 1.4 milyar TL tutarındaki hasılatın tamamını borcumuzu azaltmak için kullanacağız. Bu sayede Beşiktaş tarihinin tek seferde en yüksek borç ödemesini yapmış olacağız. Bu tutar ile bankalar birliğine olan borcumuz gibi faiz yükümüz de aynı oranda azalmış olacaktır. Bununla birlikte kulübümüzün BJK A.Ş’deki payının sermaye oranı yüzde 51’den yüzde 70 seviyesine yükselmiştir. Yani kulübümüzün elindeki tüm hisselerin değeri 50 milyon Euro seviyesinden bugün itibariyle yaklaşık 150 milyon Euro’ya ulaşmıştır. Hisse oranımızın yükselmesinin uzun vadeli avantajları da ileriki günlerde anlaşılacaktır. Ayrıca bu artış ile mali yapımız UEFA Uyum Anlaşması’na uygun hale gelmiştir. Öz kaynaklarımız pozitife çevrilmiş ve dolayısıyla UEFA lisans kriterlerini sağlar hale gelinmiştir. Çok önemli bir nokta da bu sermaye artışı ile TFF takım harcama limitleri konusunda elimiz çok rahatlamıştır. Şimdi bunları söyleyince ekranları başında ’Başkan hemen transferleri indir’ diyen genç taraftarlarımızı duyar gibiyim. Ama tabii ki bu demek değildir ki bu limitleri bulduk ve parayı hemen transfere harcayacağız. Biz bu sürecin başında ne dediysek o şekilde ilerleyeceğiz" dedi.

"Bu süreç sonucunda biraz kırgınlığım var"

Sermaye artırımı sürecinde Beşiktaşlı iş insanlarından yeterince destek göremediklerini bu yüzden de kırgınlığının bulunduğunu aktaran Adalı, "Geldiğimiz noktada Bankalar Birliği borcumuzun tamamı kapanmamış olabilir. Aslına bakarsanız benim de bu süreç sonucunda biraz kırgınlığım var. Ben her şeye rağmen bazı Beşiktaşlı büyüklerimizi bu süreçte yanımızda görmeyi beklerdim. Beşiktaşlı işadamlarının bu çabamızı desteklemelerini isterdim. Kendilerinden, tam da ihtiyaç duyulan bugünde Beşiktaş’a sahip çıkmalarını beklerdim. Kim bilir belki de önceki dönemlerde yaşanan itibar kayıpları uzakta durmayı tercih etmelerine neden oldu. Belki de son yıllardaki saha sonuçları motivasyonlarını azalttı. Belki de başka nedenlerle yakaladığımız bu büyük fırsata katkı sağlamak istemediler. Ama ben bu kişilerden her şeye rağmen ’Gün, bugündür’ demelerini beklerdim. Herhangi bir mazereti ya da kırgınlığı bir kenara bırakmalarını isterdim. Her fırsatta çok sevdiklerini söyledikleri camiaları için gerekeni yapmalarını arzu ederdim. Biz bu kulüp içi siyaseti bugün bırakamayacaksak ne zaman birlik olacağız. Ya da biz ne zaman kenetlenip ’Her şey Beşiktaş için’ diyeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.

"Bu camianın önde gelenleri bir yerde mutlaka sadece arma uğruna mücadele edecektir"

Hem kendisinin hem de yönetim kurulundaki arkadaşlarının her fırsatta camiayı bir araya getirmeye gayret ettiğine dikkat çeken Serdal Adalı, "Herkesi tek bir amaç uğruna kenetlenmeye davet ediyoruz. Bugün olmadı, ama o günler de elbet gelecektir. Bu camianın önde gelenleri bir yerde mutlaka kendi içlerindeki rekabeti bırakıp, sadece arma uğruna mücadele edecektir. Biz bugün her şeye rağmen önümüze bakmak ve pes etmeden yeni projeler geliştirmek zorundayız. ’Beşiktaşlılar asla vazgeçmez’ demiştim. Biz mücadeleye ve çalışmaya devam edeceğiz. Ne yapıp edip Beşiktaş’ımızın finansal özgürlüğüne ve borçsuz günlerine doğru ilerleyeceğiz" açıklamasını yaptı.

Dikilitaş projesi hakkında

Beşiktaş Kulübü Başkanı Serdal Adalı, geçtiğimiz günlerde Dikilitaş mahallesinde bulunan 15 dönüm taşınmaz için Emlak Konut ile proje geliştirme anlaşmasına imza attıklarını sözlerine ekleyerek, "Bu Beşiktaş’ımızın son yıllarda imzalamış olduğu en önemli gelir getirici anlaşmadır. Ayrıca bu arazimizin hemen yanında bulunan 5 dönüm büyüklükteki tahsisli alanlarımız da projeye dahil edilecektir. Yani yaklaşık 20 dönüm üzerine yapılacak bu projeden 200 milyon avro civarında gelir elde etmeyi planlıyoruz. Bu projeden elde edilecek gelirin önemli bir kısmını borçlarımızın kapatılmasında kullanacağız" diye konuştu.

"İstanbul Havalimanı yakınlarında 100 dönüm arazinin kulübümüze tahsisi için önemli yol katettik"

Siyah-beyazlı camiaya yeni bir projenin de müjdesini veren Başkan Adalı, şunları söyledi:

"Yaptığımız yoğun görüşmeler sonunda, İstanbul Havalimanı yakınlarında yer alan ve yaklaşık 100 dönüm civarındaki bir arazinin kulübümüze tahsisi için çok önemli bir yol katetmiş bulunuyoruz. Benim altyapılara ne kadar önem verdiğimi bilirsiniz. Bu arazinin özellikle futbol altyapımızın ihtiyaçları doğrultusunda kullanılması da bu nedenle bizzat benim için çok büyük bir önem taşıyor. Bu arazinin tarafımıza tahsisi halinde altyapıyla ilgili tesis ve antrenman sahalarının yapımına hemen başlamayı planlıyoruz. Beşiktaş futbol altyapısının her yaş kategorisinde Avrupa standartlarının dahi üzerinde olması gerekiyor. En iyi futbolcular, doğru organizasyon içerisinde ve iyi çalışma koşullarında yetişir. Bununla birlikte; arazi üzerinde sportif ihtiyaçlarımız için kullanacağımız bölümlerin dışında kalan kısmı da, azımsanmayacak ölçüde gelir getirecek projeler için kullanmayı planlıyoruz. İstanbul’un 5 ilçesinde ve İzmir’de farklı tesislerin kulübümüze tahsisi için görüşmelerimiz sürüyor. Herkes bilsin ki kısmet olursa bu tesisler, kendi logomuz altında kulübümüzün sportif ve mali ihtiyaçları doğrultusunda hizmet vereceklerdir."

"Beşiktaş takım planlamasında 3 noktaya odaklanıyoruz"

Önümüzdeki sezondan itibaren Futbol A takımı yapılanmasını 3 başlık altında yapacaklarından bahseden Başkan Adalı, "Tek hayalimiz futbol başta olmak üzere sahaya çıktığımız her branşta şampiyonluklar ve zaferler. Bu yüzden her anımız futbol takımımızı düşünerek, ’En iyi organizasyonu ve en başarılı takımı nasıl kurarız’ diye çalışarak geçiyor. Teknik kadromuz ve scouting ekibimizle önümüzdeki sezon için gereken adımları atıyoruz. Son yıllarda geçirilen plansız transfer dönemlerinin, yanlış yapılan takım kurgularının ve yüklenilen maddi sorumlulukların izlerini silmek öyle kolay olmuyor. Önümüzdeki sezondan itibaren Beşiktaş takım planlaması Türk oyuncular, deneyimli Avrupa seviyesi oyuncular ve uluslararası yetenekler olmak üzere 3 temel üzerinde kurulacak. Biz bu doğrultuda, Türk oyuncularla ilgili kararlarımızı verirken 2 noktaya odaklanıyoruz. Kadromuzda yer alacak Türk oyuncuları 2 gruba ayırıyoruz. İlk grup tecrübeli ve takımın taşıyıcı oyuncuları olacaklar. İkinci grubun ise altyapımızdan yetişen ya da scout ekibimiz tarafından keşfedilen genç oyuncular olmasını önemsiyoruz. Yabancı oyuncuları seçerken de ihtiyacımızın ’deneyimli Avrupa seviyesi oyuncular’ olduğunu düşünüyoruz. Bu grupta sayabileceğimiz oyunculardan, takımımıza sahada liderlik etmelerini, takım kurgusu içerisinde önemli roller üstlenmelerini ve gençlere yol göstermelerini bekliyoruz. Belirli bir kariyere sahip olan ve saha içinde pes etmeyen karakterdeki oyuncular takımın geri kalanı üzerinde her zaman bir lokomotif etkisi gösterirler. Tabii ki bir de uluslararası düzeyde yeteneğe sahip olan oyuncu grubu var. Bunlar potansiyelleri olan ve yükselen yıldız adayları olarak değerlendirdiğimiz grup. Kulübümüz için saha içinde olduğu kadar maddi olarak da fırsatlar barındıran transferler olacak. Geçtiğimiz devre arası yapılan transferlerimizi bu grupta düşünebilirsiniz. Özellikle takım içi mali dengelere de azami ölçüde dikkat edeceğiz. Tek hedefimiz de sürdürülebilir bir şekilde başarılı olabilmek. Artık özlediğimiz beklediğimiz başarılı günlerin gelmesi için biz çok çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı, konuşmasının ardından yönetim kurulunda yer alacak isimleri tek tek sahneye çağırarak basın mensuplarına tanıttı.

Serdal Adalı’nın yönetim kurulu şu şekilde:

Asil

Hakan Daltaban

Murat Kılıç

Kaan Kasacı

Uğur Fora

Orhan Özalp

Toygun Batallı

Çağatay Abraş

Özkan Arseven

Merve Öztopaloğlu

Mehmet Sarımermer

Yedek

Aykan Aydın

Aykut Torunoğulları

Turgut Koç

Esra Sayın

İbrahim Şafak Sağlam

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Treva ile havalimanı deneyiminde yeni dönem: Tek platform, sınırsız yolculuk Seyahat deneyimini uçtan uca yeniden kurgulamayı hedefleyen dijital platform Treva, havalimanı öncesinden başlayarak yolculuğun tüm aşamalarını tek bir yapıda bir araya getiriyor. Treva; yalnızca hizmetlere erişim sağlayan bir uygulama olmanın ötesinde, seyahat deneyimini uçtan uca orkestra eden yeni nesil bir yapı olarak konumlanıyor. Lounge erişimi, hızlı geçiş, restoranlar, duty-free alışveriş, özel transfer, araç kiralama ve otopark gibi hizmetlerin yanı sıra; uçuş bilgileri, terminal navigasyonu, Wi-Fi erişimi ve yolculuk boyunca ihtiyaç duyulan bilgilere tek noktadan erişim sağlanıyor. Yolcular, havalimanına gelmeden önce alışveriş ve siparişlerini tamamlayabilirken; havalimanında bekleme sürelerini daha verimli kullanarak daha akıcı ve konforlu bir deneyim yaşayabiliyor. Farklı pazarlarda ölçeklenen yapı İlk etapta İzmir Adnan Menderes, Milas-Bodrum ve Ankara Esenboğa havalimanlarında hayata geçen Treva’nın, kısa sürede Almatı ve Tiflis’i de kapsayacak şekilde genişlemesi planlanıyor. Platform ayrıca global ölçekte 300’den fazla havalimanında lounge erişimi ve 160 ülkede araç kiralama hizmetlerine erişim imkânı sunuyor. Yapay zeka destekli kişiselleştirme Treva’nın vizyonuna ilişkin değerlendirmede bulunan TAV İşletme Hizmetleri Pazarlama ve Dijital Çözümler İcra Kurulu Üyesi Aylin Alpay şunları söyledi: "Bugün havalimanları fiziksel olarak son derece gelişmiş yapılar. Ancak yolcunun dijital deneyimi hâlâ parçalı ilerliyor. Treva’yı bu parçalı yapıyı ortadan kaldırmak için değil, tüm deneyimi yeniden tasarlamak için geliştirdik. Treva, sadece bir marketplace değil; havalimanı deneyimini uçtan uca yöneten, yolcunun ihtiyacını doğru anda karşılayan ve tüm yolculuğu tek bir akış haline getiren bir platform. Bu anlamda Treva uygulamamızı, havalimanı deneyimi için geliştirilen ilk gerçek ‘super app’lerden biri olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde farklı sektörlerle iş birlikleri kurarak Treva’yı seyahatin ötesine taşıyan, yaşam tarzına entegre bir platform haline getirmeyi hedefliyoruz." Treva, havalimanı ekosistemindeki hizmet sağlayıcıları tek bir noktada buluştururken; farklı sektörlerle kurulacak iş birlikleriyle deneyimi daha da zenginleştirmeyi hedefliyor. Mobilite, perakende, finansal hizmetler ve dijital servislerle sağlanacak entegrasyonlar sayesinde platform, yolculuğu yalnızca bir ulaşım deneyimi olmaktan çıkararak bütünsel bir deneyime dönüştürmeyi amaçlıyor. Treva’ya iOS ve Android uygulamaları ile trevaworld.com üzerinden kolayca erişilebiliyor.
Antalya Kepez’e Köy Enstitüleri Kültür Evi geliyor Kepez Belediyesi ile Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği (YKKED) Antalya Şubesi arasında, ‘Köy Enstitüleri Kültür Evi’ protokolü imzalandı. Türkiye’nin eğitim tarihine önemli katkılar sunan Köy Enstitüleri’nin izleri Kepez’de yeniden canlanıyor. 1940 yılında kurularak kısa sürede üretim odaklı eğitim modeliyle örnek bir sistem haline gelen Köy Enstitüleri, 1954 yılında kapatıldı. Etkisi yıllar boyunca süren bu özgün eğitim modeli, aradan geçen 86 yıla rağmen Kepez Belediyesi tarafından yeniden gündeme taşındı. Cumhuriyet’in en büyük kazanımlarından biri olan Köy Enstitüleri’nin mirası, ‘Köy Enstitüleri Kültür Evi’ ile Kepez’de yaşayacak. Bu kapsamda; Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ile Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği (YKKED) Antalya Şube Başkanı Muzaffer Koçak arasında, ‘Köy Enstitüleri Kültür Evi’ protokolü imzalandı. Kültür Evi, mülkiyeti Kepez Belediyesi’ne ait olan Gülveren Mahallesi’ndeki 3760 sokağın güneyinde bulunan park alanına inşa edilecek. Proje tamamlandığında, kamu hizmetlerinde kullanılmak üzere Kepez Belediyesi’ne devredilecek. Kültür Evi’nde, eğitimden kültüre, sosyal sorumluluk projelerinden üniversite öğrencilerine yönelik programlara kadar birçok faaliyet yürütülecek. "Köy enstitüleri çok kıymetli" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, protokolün ardından yaptığı açıklamada; köy enstitülerinin önemine vurgu yaptı. Kocagöz, "Biz, insanımız, gençlerimiz ve ülkemizin geleceği için Köy Enstitüleri’nin çok değerli olduğuna inanıyoruz. Bu inançla yola çıkarak, Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneğimize her türlü desteği sağlamayı bir görev değil, bir sorumluluk olarak görüyoruz. Umarım ki burası hem insanımız hem de ülkemizin geleceği için çok faydalı çalışmaların gerçekleşeceği bir yer olur. Kendilerine yürekten teşekkür ediyorum. Her zaman birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Kepez’imize ve Antalya’mıza hayırlı olsun" dedi. YKKED Antalya Şube Başkanı Muzaffer Koçak, köy enstitülerinin toplumsal ve kültürel yaşamda derin izler bıraktığını belirterek, Kepez Belediyesi işbirliğiyle hayata geçirilecek ‘Köy Enstitüleri Kültür Evi’nin bu mirası yaşatacak önemli bir yer olacağını söyledi.
İstanbul Güngören’de bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı İstanbul’un Güngören ilçesinde bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca çocuk şüpheli E.Ç. hakkında ’çocuğa karşı kasten öldürme’, ’zincirleme şekilde silahla tehdit’ ve ’6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanununa muhalefet’ suçlarından iddianame düzenlendi. İddianame Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Güngören’de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, suça sürüklenen çocuk E.Ç.’nin, maktul Atlas Çağlayan’ı kesici-delici alet kullanmak suretiyle göğüs bölgesinden yaraladığı, Adli Tıp Kurumu’nun otopsi raporuna göre Çağlayan’ın ölümünün bu eyleme bağlı, kot kesisi ve iç organ yaralanması sonucu gelişen iç kanama nedeniyle meydana geldiği aktarıldı. 15 yaşındaki çocuk şüphelinin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu belirtildi. Yapılan yazılı açıklamada, Adli Tıp Kurumu (ATK) raporuna ilişkin de hususlar yer aldı. ATK raporuna göre, 15 yaşındaki şüpheli E.Ç.’nin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu belirtildi. Öte yandan şüpheli E.Ç.’nin olay sırasında kullandığı bıçağın, ’6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanunu’ kapsamında kaldığı da yazılı açıklamada vurgulandı. İddianame çocuk ağır ceza mahkemesine gönderildi Olay anına ilişkin güvenlik kamerası görüntülerinin de dosyaya eklendiği belirtildi. Açıklamada Şüpheli E.Ç.’nin olay sırasında Atlas Çağlayan’ın yanında bulunan diğer çocuklar D.Ç., Y.O.O., R.O. ve T.U.A. isimli çocuklara da bıçak doğrultmak suretiyle silahla tehditte bulunduğu belirtildi. Başsavcılık, şüpheli E.Ç. hakkında ’çocuğa karşı kasten öldürme’, ’6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanununa muhalefet’ ile ’zincirleme şekilde silahla tehdit’ suçlarından iddianame düzenlenerek, Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kamu davası açıldığını aktardı. Çocuk şüphelinin yargılanmasına ilerleyen günlerde başlanacak.
Bursa Edebiyatın kalbi Osmangazi’de atıyor Osmangazi Belediyesi’nin kültür ve eğitim çalışmaları kapsamında düzenlediği ‘Edebiyat ve Hayat Buluşmaları’, edebiyat tutkunlarını yeniden bir araya getirdi. Programın son etkinliğinde, Martin Puchner’in ‘Kelimelerle Dünya Tarihi’ adlı eseri üzerine okuma ve söyleşi gerçekleştirildi. Şadırvanlı Han Eğitim Akademisi’nde gerçekleştirilen programda Doç. Dr. M. Emin İlhan, konuşmacı olarak katıldı. Okuma etkinliğinde ele alınan Martin Puchner’in ‘Kelimelerle Dünya Tarihi’ kitabı, kitapseverleri etkileyici bir yolculuğa çıkarttı. Yaklaşık 4 bin yıllık bir zaman dilimini kapsayan eser, yazının ve edebiyatın dünya üzerindeki etkisini gözler önüne sererken, metinlerin imparatorlukları nasıl kurup yıktığını, dinleri ve felsefi akımları nasıl şekillendirdiğini de okuyuculara aktardı. Etkinlik, katılımcılara edebiyatın tarihi gücünü keşfetme fırsatı sundu. "Bu buluşmalar son derece faydalı geçiyor" Martin Puncner ‘Kelimelerle Dünya Tarihi’ kitabını işlediklerini ifade eden Bursa Uludağ Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Üyesi Doç. Dr. M. Emin İlhan, "Yazar, kitabında hikayenin hem sosyal hem de siyasal yaşamımız üzerindeki etkisini ve tarihi süreçleri nasıl dönüştürdüğünü çarpıcı örneklerle ortaya koyuyor. Bu yönüyle eser, şimdiye kadar pek ele alınmamış özgün bir yaklaşım sunuyor. Oldukça keyifli bir okuma deneyimi sunan kitapta, ay keşfinden Uzak Doğu metinlerinin inşa sürecine kadar uzanan geniş bir içerikle karşılaşıyoruz. Okuyucu açısından son derece akıcı ve anlaşılır bir dile sahip olan eser, her bir konuyu kendi içinde ele alarak ilgili kültürün atmosferini doğrudan yansıtmayı başarıyor. Bu yönüyle kurduğu bağlantılar oldukça güçlü ve etkileyici. Daha önce benzerine pek rastlanmayan bu çalışma, özgünlüğünü açıkça ortaya koyuyor. Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği ‘Edebiyat ve Hayat Buluşmaları’ kapsamında belirlenen kitapları okuyarak metinler üzerine kapsamlı tartışmalar gerçekleştiriyoruz. Bu buluşmalar son derece faydalı, öğretici ve bilgi dolu geçiyor" şeklinde konuştu.
Erzincan Erzincan bölgenin fidan ihtiyacını karşılıyor Erzincan Bahçe Kültürleri Enstitüsü’nde toprakla buluşturulan fidanlar bölgenin ihtiyacını karşılıyor. Enstitüsü Müdürlüğünce bölge ekolojisine uygun olarak yetiştirilen meyve fidanları talebe göre üreticilerle buluşturuluyor. Bölgenin fidan ihtiyacını karşılayan enstitüde yıllık 30 bin ila 45 bin arasında fidan üretimi gerçekleştiriliyor. Üretilen fidanlar Bahçe Kültürleri Enstitüsü’nün sorumluluk alanlarındaki illere gönderiliyor. Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürü Samet Karataş, enstitüde ciddi bir meyve ve meyve fidanı üretimi olduğunu kaydederek, "Meyvelerin fidanlarını ürettiğimiz yerlerde çöğür anaçların dikimi yapılıyor. Bu çöğür anaçların da birçoğunu biz kendimiz üretiyoruz elma, kayısı gibi. Yıllık yaklaşık 30 bin ila 45 bin arasında fidan üretimi kapasitemiz var. Sorumluluk alanlarımızdaki illerin ve çiftçilerin talebine göre üretimimizi gerçekleştirip üreticilerimizle fidanlarımızı buluşturuyoruz" şeklinde konuştu. Bahçe Kültürleri Enstitüsü’nün üretim anlamında geniş bir çalışma alanı olduğunu aktaran Enstitüsü Müdürü Karataş, meyve fidanlarının yanı sıra enstitüde araştırma bahçeleri olduğunu belirtti. Karataş, "Burada yine bizim araştırma bahçelerimiz var. Başta bahçe sistemleri, meyvecilik, bağcılık, biyoçeşitlilik ve genetik kaynaklar, süs bitkileri olmak üzere bahçelerimizi kurup çalışmalarımızı yürütüyoruz" dedi.