GÜNDEM - 18 Kasım 2025 Salı 19:12

Şile’de şap alarmı: 3 köy karantinada, 18 mahalle gözetim altında

A
A
A

İstanbul’un Şile ilçesine bağlı Teke Mahallesi’nde şap hastalığı tespit edilmesi üzerine 3 köy karantinaya alınırken, 18 mahalle ise gözetim bölgesi ilan edildi. Bölgedeki 4 bin büyükbaş hayvanın aşılaması bugün itibarıyla tamamlanırken, geriye kalan 6 bin hayvanın aşılaması ise devam ediyor. Hayvan sahibi Barış Yüksel, "Hastalık bir anda yayıldı ama çok şükür zayiat vermeden atlattık" dedi.

Şile ilçesi Teke Mahallesi’nde şap hastalığı tespit edilmesi bölgede paniğe yol açtı. Şile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, karantina tedbirlerinin başladığı ve 21 mahallenin karantinaya alındığı duyuruldu. Yapılan açıklamaya göre, karantinaya alınan 21 mahalle içinde Tekke, Yazımanayır ve Yaylalı mahalleleri "koruma bölgesi" ilan edildi. Darlık, Hasanlı, Ağaçdere, Hacıllı, Çemgilli, Yaka, Değirmençayırı, Osmanköy, Sortullu, Göksu, Karabeyli, Karamandere, İmrendere, Ovacık, Yeniköy, Çayırbaşı, Kabakoz ve Akçakese mahalleleri ise "gözetim bölgesi" olarak belirlendi. Öte yandan hastalık çıkan işletmelerde hızlı bir şekilde dezenfeksiyon işlemleri yapılırken; köylerdeki işletmelere hayvan giriş çıkışlarının da yasaklandığı aktarıldı.

"Hayvanlar meradaydı hemen içeri çektik, çok şükür şu an durumları iyi"

Şap hastalığının ilk görüldüğü işletmenin sahibi olan Barış Yüksel, sürecin kontrol altına alındığını belirterek, "Şap hastalığı ilk kez başımıza geldi. Zor bir hastalık, Allah kimsenin başına vermesin. Yaklaşık 15 gün oldu, çok şükür şu an hayvanlarımızın durumu iyi. Yeme içmede sıkıntı yok, zayiat vermeden atlattık. İlçe Tarım ekipleri geldi, tahliller yaptı, belediye dezenfeksiyon ve ilaçlama desteği sağladı. Süreç yavaş yavaş başladı aslında. Bir anda birkaç hayvan rahatsızlanınca hemen müdahale ettik. Hayvanlar meradaydı, hemen içeri çektik. Tedavilerine başladık; ateş düşürücü ve antibiyotik uyguladık. Sonrasında İlçe Tarım’a haber verdik. Sağ olsunlar hemen geldiler, baktılar, tahliller yapıldı. Belediye ekipleri de destek verdi; ilaçlama yapıldı, dezenfektan uygulandı. Verilen ilaçlarla mücadelemizi sürdürdük ve çok şükür şu an durumumuz iyi" ifadelerini kullandı.

"Hastalığın yayılmasının en büyük sebebi zamanında karantina uygulanmaması"

Şap hastalığının çok çabuk yayılan ve çok tehlikeli bir hastalık olduğuna dikkat çeken Yüksel, sürecin sağlıklı bir şekilde tamamlandığını belirterek, "Civar köylerde iki mahallede daha şap görüldüğünü biliyorum. Bizim köyde de zaten ilk burada başladı. Herkesi uyardık, herkes hayvanlarını ahırlara aldı. Biliyorsunuz bu şap hastalığı kuştan, havadan, temasla çok kolay geçen bir hastalık. Bünyesi güçlü olan hayvanlar hafif atlatıyor, zayıf olanlar biraz daha ağır atlatıyor. Bu hastalığın en başından da Türkiye’ye yayılmasının sebebi zamanında karantina uygulanmaması. Burada bize yakın 3-4 mahalle karantina altına alındı, diğer 18 mahalle de gözetim altında. Şu an herkes dikkat ediyor, hayvanlar dışarı salınmıyor. Çok şükür telefimiz olmadı, zayiat vermedik. Sadece biraz ağır atlatanlar oldu, onların da durumu düzeldi."

"Hayvanlarımız toparlamaya başladı, çok şükür zayiat vermeden atlattık"

Teke Mahallesi Muhtarı Savaş Yüksel ise bölgedeki tedbirlerin sürdüğünü belirterek, "Maalesef istemediğimiz bir hastalıkla karşılaştık ama hemen gereğini yerine getirdik. Hastalığın 15. günündeyiz, hayvanlarımız toparlamaya başladı, inşallah 3-5 gün içinde atlatacağız. Şu anda 3 köyümüz kesin karantina altında, 18 mahallemiz de gözetim altında. Allah kimsenin başına vermesin çok zor bir süreç geçirdik, çok şükür zayiat vermeden atlattık. İlçede toplam 4 bin büyükbaş hayvanın aşılaması bugün itibarıyla bitti, kalan 6 bin hayvanın aşılaması devam ediyor. Bütün birimler sağ olsun seferber oldular. Ben de Şile Kaymakamlığına, İlçe Tarım’a ve köydeki halkımıza çok teşekkür ederim" şeklinde konuştu.

Halit Arslan



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan: "Bayramın tüm mazlum coğrafyalarda barışa ve huzura vesile olmasını diliyoruz" HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, bayramların barışın, kardeşliğin ve dayanışmanın en güçlü şekilde hissedildiği müstesna günler olduğunu belirterek, "Ramazan Bayramı’nın ülkemize, çalışanlarımıza, İslam âlemine ve tüm insanlığa barış, huzur ve refah getirmesini diliyoruz. Bayramın zulüm altında yaşayan tüm mazlumların acılarının sona ermesine vesile olmasını temenni ediyoruz" dedi. HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, "Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olarak kabul edilen mübarek Ramazan ayını geride bırakırken bir Ramazan Bayramı’na daha ulaşmanın huzurunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Ramazan ayı boyunca yardımlaşma, dayanışma, paylaşma ve kardeşlik duygularını en güçlü şekilde yaşadık. Bayramlar ise bu güzel duyguların pekiştiği, birlik ve beraberliğin güçlendiği müstesna zamanlardır. Ancak dünyanın birçok yerinde yaşayan Müslüman kardeşlerimiz bayramı gerçek anlamıyla yaşayabilmenin sevincinden mahrum bırakılmaktadır. Emperyalist ABD ve katil siyonist İsrail, Ramazan ayında İslam coğrafyasına ve Müslümanlara karşı alçak saldırılar başlatmıştır. İslam coğrafyasına yönelik saldırıları, yalnızca haydut ve katil politikalarının bir tezahürü değil, aynı zamanda insanlık, vicdan ve adalet adına savunduklarını iddia ettikleri tüm değerlerin de açık bir inkârıdır. Mazlum kanının asla durmadığı Filistin başta olmak üzere İran ve Lübnan’da devam eden savaşlar ve saldırılar, bayram sevincimizi gölgelemektedir. Masum sivillerin, kadınların ve çocukların hayatını kaybettiği, insanların kendi topraklarında büyük acılar yaşadığı bir dünyada bayramın gerçek anlamıyla idrak edilmesi mümkün değildir. Savaşların ve çatışmaların en ağır bedelini her zaman masum siviller ödemektedir. Kadınların, çocukların ve savunmasız insanların hayatını kaybettiği her çatışma, insanlığın ortak vicdanında derin yaralar açmaktadır. Bu nedenle dünyanın neresinde olursa olsun sivilleri hedef alan saldırılar asla kabul edilemez. İnsanlığın ortak sorumluluğu, savaşların sona erdirilmesi ve kalıcı barışın tesis edilmesi için güçlü bir irade ortaya koymaktır" dedi. "Bayramın başta İslam coğrafyası olmak üzere bütün mağdur ve mazlum coğrafyalarda barışın ve huzurun yeniden tesis edilmesine vesile olmasını diliyoruz" diyen Arslan, şu ifadeleri kullandı: "İnsanlığın ortak vicdanını yaralayan zulümlerin son bulduğu, Müslümanların ve tüm mazlum halkların bayramı gerçek anlamıyla bayram olarak yaşayabildiği bir dünyanın en büyük temennimiz olduğunu bir kez daha ifade ediyoruz. Bayramlar aynı zamanda paylaşmanın, yardımlaşmanın ve dayanışmanın en güçlü şekilde yaşandığı günlerdir. Bu mübarek günlerde yetimleri, yoksulları, ihtiyaç sahiplerini ve dünyanın dört bir yanında zor şartlar altında yaşam mücadelesi veren kardeşlerimizi unutmamalıyız. Mazlumların acıları sona ermeden, zulüm ortadan kalkmadan bayramların gerçek anlamıyla bayram olamayacağını bir kez daha hatırlıyoruz. HAK-İŞ Konfederasyonu olarak üyelerimizin, çalışanların, emek hareketinin ve İslam âleminin Ramazan Bayramı’nı en içten duygularımızla kutluyor, sağlık, barış, huzur ve kardeşlik içerisinde nice bayramlara hep birlikte ulaşmayı temenni ediyoruz."
Muğla Muğla’da "Bayram sensiz olmaz" mesaisi Muğla İl Emniyet Müdürlüğü, Ramazan Bayramı tatili öncesinde trafik güvenliğini en üst seviyeye çıkarmak amacıyla hem şehir içi hem de şehirler arası yollarda denetimlerini sıkılaştırdı. 416 personel ve 93 ekiple sahada olan emniyet güçleri, "sıfır can kaybı" hedefiyle görev yapıyor. Turizm merkezi Muğla’da, Ramazan Bayramı nedeniyle artan trafik hareketliliği üzerine İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri seferber oldu. Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri şehir merkezlerinde, Bölge Trafik ekipleri ise şehirler arası güzergahlarda eş zamanlı uygulamalar başlattı. Sürücülere kuralları hatırlatan ekipler, aynı zamanda vatandaşların bayramını tebrik etti. Denetim noktasında açıklamalarda bulunan Bölge Trafik Amiri Adil Haçan, önceliğin güvenli seyahat olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kazaların en aza indirilmesi ve can kayıplarının sıfıra yakın hale getirilmesi adına; 416 personel ve 93 motorize ekibimizle il genelinde denetimlerimize devam ediyoruz. Karadaki ekiplerimizi helikopter, dron ve motorize unsurlarımızla destekliyoruz. Vatandaşlarımızın huzurlu bir bayram geçirmesi için tüm imkanlarımızı sahaya yansıtmış durumdayız" Kritik uyarı: "Takip mesafesi hızın yarısı kadar olmalı" Amir Adil Haçan, sürücülerin özellikle dikkat etmesi gereken teknik detaylara değinerek; otobüs yolcularının emniyet kemeri takmasının hayati önem taşıdığını, uzun süre araç kullananların dinlenme saatlerini aksatmaması gerektiğini ve kavşak girişlerinde ışık ihlallerine karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtti. Haçan, "100 km hızla giden bir araç, önündekiyle en az 50 metre mesafe bırakmalı" diyerek takip mesafesi uyarısında bulundu. Şehir içinde "Bayram sensiz olmaz" mottosu Şehir içindeki denetimlerden sorumlu Trafik Tescil ve Denetleme Şubesi Komiseri Alperen Aykırı ise İçişleri Bakanlığı ve Trafik Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalara dikkat çekti. Aykırı, şu bilgilendirmeyi yaptı:" ’Bayram Sensiz Olmaz’ mottosunu vurgulamak amacıyla yoğun kavşaklara bilgilendirici afişler astık. Sabit uygulamaların yanı sıra dron, helikopter, KGYS kameraları ve Plaka Tanıma Sistemleri (PTS) ile kural ihlallerini anlık takip ediyoruz" Komiser Aykırı, bayram süresince yoğun kullanılacak otobüslerde sivil trafik personellerinin yolcu olarak görevlendirildiğini açıkladı. Bu personeller, yolcuların emniyet kemeri kullanımı konusunda duyarlılığı artırırken, sürücülerin hız limiti, seyir halinde cep telefonu kullanımı ve kırmızı ışık ihlallerini denetliyor. Muğla emniyeti, tüm birimleriyle bayram süresince 24 saat esasına göre görev başında kalarak vatandaşların sağ salim sevdiklerine ulaşmasını hedefliyor.
Bursa Bursa’da Ramazan’ın bereketi paylaştıkça çoğaldı Bursa Büyükşehir Belediyesi, düzenlediği etkinlikler ve verdiği iftarlarla Ramazan’ın paylaşma ve birliktelik ruhunu, manevi atmosferini Bursalılara doyasıya yaşattı. On bir ayın sultanı Ramazan’da dayanışma ve paylaşma kültürünü güçlendiren Bursa Büyükşehir Belediyesi, 17 ilçede gerçekleştirdiği organizasyonlarla bereket sofralarını büyüttü. Büyükşehir Belediyesi birimleri ve iştirakleri tarafından yürütülen çalışmalarla, Ramazan’ın bereketi ve sevinci tüm ilçelerde yaşandı. Ramazan ayı boyunca Fomara Katlı Otoparkı, Emirsultan Meydanı ve İnegöl İshakpaşa BURULAŞ Otoparkı ve Değirmenönü Mahallesi’ndeki sabit iftar noktalarında 145 bin vatandaşa hizmet verildi. Yüz binlerce iftariyelik ve tatlı ikramı 17 ilçedeki 28 farklı noktada düzenlenen iftarlarda ise yaklaşık 85 bin Bursalı aynı sofrada buluştu. İftara yetişemeyenleri de unutmayan Büyükşehir Belediyesi, 14 farklı noktada bir ay boyunca 125.000 kişiye iftariyelik paket ve 140 bin adet çorba ikram etti. Ayrıca 1060 mahallenin tamamında teravih namazı sonrası tatlı ikramında bulunan Büyükşehir Belediyesi, 10 bin adet seccade setini de vatandaşlara ulaştırdı. Ramazan Sosyal Desteği kapsamında ise 41 bin 679 vatandaşa kişi başı 2 bin TL olmak üzere nakdi yardımda bulunuldu. Bursa sınırlarını aşan destek Ramazan ayı boyunca ilçe belediyeleriyle de işbirliğini sürdüren Büyükşehir Belediyesi, Mustafakemalpaşa Belediyesi’nin iftar hizmetlerine toplam 12 bin adet ekmek desteği sağladı. Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde yaşayan depremzedelere de toplam 30 bin adet ekmek ulaştıran Büyükşehir Belediyesi, Hatay’ın Antakya ilçesi Narlıca Mahallesi’ndeki ihtiyaç sahiplerine de 850 adet erzak kolisi teslim etti. Yapılan çalışmalarla Ramazan ayı boyunca 900 bin’den fazla insana dokunan Bursa Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’ye örnek bir sosyal belediyecilik anlayışı sergiledi.
Ankara MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Evanjelist/Kabala yobazları bilhassa İslam coğrafyasını sudan bahanelerle kanlı operasyonların kıskacına almışlardır" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Küresel adalet, küresel vicdan, uluslararası insancıl hukukunun değerler mirası sükût etmiş, teolojik hezeyanlarla kıyamet senaryosuna bel bağlayan Evanjelist/Kabala yobazları bilhassa İslam coğrafyasını sudan bahanelerle kanlı operasyonların kıskacına almışlardır" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda dünya genelinde artan çatışma ve istikrarsızlıklara işaret ederek, barış çağrısında bulundu. Küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin insanlığın temel haklarında ciddi tahribat oluşturduğunu belirten Bahçeli, "Dünya genelinde hâkim olan huzursuzluk, umutsuzluk ve istikrarsızlık sarmalı doğrudan doğruya insanlığın temel ve evrensel haklarında devasa yarıklar oluşturmaktadır. Silahların koyu gölgesi, savaş ve çatışmaların ağır gövdesi mazlum coğrafyaların, buralarda hayat süren biçarelerin üstüne düşmüş vaziyettedir. Derin bir anlam ve ahlak bunalımının pençesinde biteviye kıvranan ve olağanüstü bir kırılganlığın dibine yuvarlanan bugünkü dünya tablosu neresinden bakarsak bakalım insani ve vicdani iflasın da göbeğindedir. 28 Şubat tarihinden bu yana İran İslam Cumhuriyeti’nin tepesinden yeni nesil füzeler ve tahribat gücü çok yüksek bombalar yağdırılmaktadır. Henüz Gazze soykırımının yaraları sarılmadan, bu surette kesif bir hesaplaşma sayfası açılmadan, Türkiye’nin yanı başında, sınırlarımızın diğer yakasında savaş ve insanlık suçunun en vahim örnekleri günbegün yaşanmakta ve yaşatılmaktadır. Geride bıraktığımız mübarek Ramazan-ı Şerif’in her gününde İslam alemi siyonist-emperyalist tasallutun zora ve zorbalığa dayalı ağır sonuçlarına maruz kaldığı alenen meydandadır. Körfez ülkelerini içine alacak yaygın ve yoğun bir savaşın düzenekleri maalesef hızla inşa edilmektedir. İlk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın terör devleti İsrail’in tek yanlı dayatmasıyla ibadete kapatılması ise Müslüman vicdanlarda infial uyandırmış, bu kapsamda inanç hakları ve dini hürriyetler her cepheden saldırıya uğramıştır. Küresel adalet, küresel vicdan, uluslararası insancıl hukukunun değerler mirası sükût etmiş, teolojik hezeyanlarla kıyamet senaryosuna bel bağlayan Evanjelist/Kabala yobazları bilhassa İslam coğrafyasını sudan bahanelerle kanlı operasyonların kıskacına almışlardır. Komşu ülkelerdeki gelişmeler giderek çok daha kötüleşmektedir. İran İslam Cumhuriyeti’nin dini liderlerine, üst düzey siyaset ve devlet görevlilerine yönelik ardı arkası kesilmeyen nokta suikastlar, sivil ve masum halkı sistematik şekilde katleden saldırganlıklar, artık şiddet ve vahşetin serbest dolaşıma sokulduğunun, savaş hukukunun ise devre dışı bırakıldığının bariz göstergesidir. Barışın diliyle münasebet ve mutabakat ağını genişletmek varken savaşın ve silahın divanesi olmak, üstelik bunu yaparken kat’i yalanlarla, kasti yanlışlarla ve kaskatı kesilmiş önyargılarla yıkıma meşruiyet kılıfı aramak en hafif tabirle utanmazlıktır. Jeopolitik depremlerin, çıta yükselten askeri ve siyasi gerilimlerin belirli bir coğrafyayla sınırlı kalmayıp eş zamanlı olarak bölgeselleşip küreselleşmesi çok büyük bir felaket ihtimali olarak gündemdedir" ifadelerini kullandı. Uluslararası sistemin yetersiz kaldığını ifade eden Bahçeli, barışın tesis edilmesi gerektiğini vurgulayarak, şöyle devam etti: "İsrail’in başını çektiği bu muhtemel felaketin dünyanın muhtelif bölgelerine sıçramadan durdurulması, ateşkes ve barış adımlarının kademeli şekilde atılması herkesin ortak çıkar ve yararınadır. Ancak zaman gittikçe daralmakta, ateş hattı fiilen genişlemektedir. Ramazan ayının sonunda karşıladığımız bayram günlerinin başta İslam ülkeleri ve tüm insanlığın barışmasına, kucaklaşmasına, en azından sorunların diplomasi ve diyalog yoluyla çözmek için bir vesile olması hassaten dileğimdir. Türkiye yediden yetmişe, gencinden yaşlısına, küçüğünden büyüğüne, dahası doğudan batıya, kuzeyden güneye gönülden bayramlaşmakta, tarihi barış ve kardeşlik duygularıyla kenetlenmektedir. Nitekim ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi Türk milletinin yeni yüzyıldaki bayramı ve kışı olmayan barış mevsimidir. Bölgesel ve küresel dengeler altüst olurken, çatışmaların kara bulutlarından dolayı göz gözü görmezken Türkiye’nin doğru zamanda, doğru adımlarla, doğru siyaset ve stratejiyle iç cephesini muhkem hale getirmesi tarihi bir hamlenin bayram kıvamındaki barışçıl lezzetidir." Bahçeli, mesajının sonunda "Temennim savaş ve çatışmaların bir an evvel son bulmasıdır" diyerek, Ramazan Bayramı’nın başta İslam dünyası olmak üzere tüm insanlık için barış ve kardeşliğe vesile olmasını diledi.