GÜNDEM - 11 Şubat 2026 Çarşamba 13:32

Sinpaş Reserve, "Tatil Evi" modeliyle turizm anlayışını yeniden tanımlıyor

A
A
A
Sinpaş Reserve, "Tatil Evi" modeliyle turizm anlayışını yeniden tanımlıyor

Sinpaş, Marmaris’te turizmi mevsimsellikten çıkararak yıl geneline yayan yeni projesi Sinpaş Reserve’i tanıttı.


"Tatil evi" konseptiyle geliştirilen proje; klasik devremülk anlayışının ötesine geçerek, ikinci konut konforunu profesyonel işletme altyapısı, wellness odaklı yaşam modeli ve sürdürülebilir turizm yaklaşımıyla bir araya getiriyor. Toplam 692 devre mülkten oluşan Sinpaş Reserve, Marmaris’te kesintisiz bir turizm ve hizmet ekonomisi oluşturmayı hedefliyor. Proje; bireysel kullanıcılar için uzun vadeli, planlı ve nitelikli bir tatil deneyimi sunarken, bölge ekonomisine de yılın 12 ayına yayılan kalıcı katkılar sağlamayı amaçlıyor. Değişen beklentiler ve yaşam tarzlarıyla birlikte tatil anlayışının da dönüştüğüne referans olarak yükselen proje her yıl farklı otellerde konaklamak yerine, aidiyet hissi oluşturan, planlı ve uzun vadeli tatil çözümlerine olan ilgiyi merkeze alıyor. Sinpaş Reserve, "tatil evi" yaklaşımıyla kullanıcılarına tanıdık bir konfor alanı sunarken, Marmaris’in yalnızca yaz sezonuna bağlı kalmayan bir destinasyon kimliği kazanmasına katkı sağlıyor. Modern wellness ve sağlıklı yaşam trendlerini odağına alan proje; termal imkanlar, kapsamlı spa ve wellness alanlarıyla sağlık odaklı konaklama deneyimini öne çıkarıyor. Profesyonel işletme modeli sayesinde hem kullanıcıya uzun vadeli değer sunuluyor hem de yerel esnaf, hizmet sektörü ve istihdama kalıcı katkı sağlanıyor.


Marmaris’te sürdürülebilir ve kesintisiz bir ekonomik döngü


Bu yaklaşımın somut örneklerinden biri olan Sinpaş Reserve, "tatil evi" kavramını yeniden tanımlarken, esnek kullanım kurgusu, profesyonel işletme altyapısı, yüksek hizmet standartları ve yatırım değerini aynı potada buluşturan bütüncül yapısıyla Marmaris’te sürdürülebilir ve kesintisiz bir ekonomik döngü oluşturmayı hedefliyor.


"Nitelik, turizm deneyiminin merkezinde yer alıyor"


Türkiye turizminde beklentilerin sayılarla birlikte dönüştüğünü belirten Kızılbük GYO Genel Müdürü Mahmut Sefa Çelik, "Son veriler Türkiye turizminin büyüdüğünü ve gelirlerin arttığını gösteriyor. Özellikle ziyaretçi başına gecelik harcamanın 100 dolar seviyesine ulaşması, daha uzun süreli, planlı ve kaliteli deneyimlere yönelindiğini ortaya koyuyor. Bu tablo, ürünün ve yatırım anlayışının da değişmesi gerektiğini gösteriyor. Dünya turizmi artık yalnızca sezonluk tatil değil; sağlıklı yaşam, wellness, spor, deneyim ve uyku turizmi gibi yeni dinamikler etrafında şekilleniyor. Artık tek odak yaz tatili değil. Sağlık turizmi, sürdürülebilir turizm, doğa ve macera turizmi, spor, wellness ve kongre turizmi gibi alanlar öne çıkıyor. Günümüzde nitelik, turizm deneyiminin merkezinde yer alıyor" dedi.


"Güney Ege yıl boyunca yaşayan bir destinasyon kimliği kazanmalı"


Marmaris’in ötesinde Güney Ege ölçeğinde bir dönüşüm hedeflediklerini ifade eden Çelik, " Güney Ege, Türkiye turizminin en istikrarlı büyüyen bölgelerinden biri haline geldi. Bölge her yıl milyonlarca ziyaretçi ağırlıyor ancak profilin daha uzun süreli ve daha yüksek harcama potansiyeline sahip bir yapıya evrilmesi gerekiyor. Marmaris; termal kaynakları, doğa-kültür-deniz potansiyeli, gastronomisi ve erişilebilirliğiyle bu dönüşüm için çok güçlü bir merkez. Güney Ege, mevsimsellik algısını geride bırakan ve 12 ay yaşayan bir destinasyon kimliği kazanmalı" diye konuştu.


"Ekonomik çarpan etkisini yılın 12 ayına yayacağız"


Dört mevsim turist ağırlayan bir projeye imza atmaktan duydukları memnuniyeti dile getiren Çelik, "Yaz sezonuyla sınırlı geleneksel turizm döngüsünü kırarak bölgenin ekonomik çarpan etkisini yılın 12 ayına yaymayı hedefliyoruz. Sezonluk istihdamdan kalıcı istihdama geçişi hızlandırarak yerel işletmelerin ve tedarik zincirlerinin kesintisiz faaliyet göstermesine imkan sağlamayı amaçlıyoruz. Sinpaş Reserve, yalnızca bir kullanım modeli sunmuyor; bölgeye düzenli gelir üreten, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir turizm ekonomisi inşa ediyor. Kızılbük projemizde kısa sürede ulaştığımız yüzde 85 satış oranı, geliştirdiğimiz yaklaşımın güçlü bir karşılık bulduğunu gösteriyor. Sinpaş Reserve ile bu deneyimi yeni bir aşamaya taşıyoruz. Hedefimiz; Türkiye turizmine güven veren, yatırım değeri yüksek, uzun vadeli ve sürdürülebilir projeler geliştirmek" şeklinde konuştu.


"Türk aileleri tatilde de rutin ve aidiyet arıyor"


Kızılbük GYO Genel Müdürü Mahmut Sefa Çelik, son dönemde değişen tatil tercihlerini değerlendirerek, "Yapılan güncel araştırmalar, insanların tatilde de rutin arayışının güçlendiğini gösteriyor. Her yıl yeniden plan yapmak yerine, kendilerini ait hissettikleri, tanıdık ve zahmetsiz tatil modellerine yöneliyorlar. Türk aile yapısının dinamiklerine baktığımızda; aile ve arkadaşlarla aynı dönemlerde bir araya gelme, birlikte vakit geçirme ve bu buluşmaları sürdürülebilir bir düzene oturtma isteğinin çok güçlü olduğunu görüyoruz. Kızılbük GYO olarak geliştirdiğimiz ürünlere gösterilen ilgi ve müşteri deneyimlerimizden hareketle satışlarımızın önemli bir bölümü, ailelerin ve arkadaş gruplarının her yıl aynı zaman diliminde birlikte tatil yapabilmek amacıyla gerçekleştirdiği tercihlerden oluşuyor. Bu tablo, tatilde dahi planlama, bakım ve işletme detaylarıyla uğraşmadan yalnızca birlikte geçirilen zamana odaklanma beklentisinin arttığını ortaya koyuyor. Uzun yıllar tercih edilen klasik yazlık modeli ise bakım, tadilat, güvenlik ve artan maliyetler nedeniyle giderek bir yüke dönüşüyor. Tatil evi yaklaşımı, aynı mutluluk ve konforu profesyonel işletme güvencesiyle, hiçbir efor sarf etmeden daha düşük maliyetler ve daha yüksek bir hizmet standardıyla sunarak bu ihtiyaca güçlü bir yanıt veriyor."


(OE-RU

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırşehir Kırşehir’de, terzilerde özel dikim talebi arttı KIRŞEHİR (İHA) – Kırşehir’de son dönemde özel dikim kıyafetlere olan ilgi artarken, terzilerdeki iş yoğunluğu da yükseldi. Özellikle erkeklerde ceket ve pantolon, kadınlarda ise elbise dikimlerinde artış yaşandığı terziler tarafından belirtildi. Kırşehir’de moda ve tasarım anlayışında eskiye dönüş eğilimi dikkat çekerken, vatandaşlar hazır giyim yerine kişiye özel dikim kıyafetleri tercih etmeye başladı. Artan taleple birlikte terzilerdeki sipariş yoğunluğu da arttı. Terzi Fatih Çankaya, son dönemde özel dikime olan ilginin belirgin şekilde yükseldiğini söyledi. Çankaya, "İnsanlar artık hazır kalıplardan ziyade kendi ölçülerine ve tarzlarına uygun kıyafetler istiyor. Erkeklerde daha çok ceket dikimi, kadınlarda ise elbise dikimi talep görüyor. Özel dikim, hem kalite hem de kullanım açısından daha uzun ömürlü oluyor" dedi. Ortaokul yıllarından bu yana özel dikim ceket tercih ettiğini belirten Recep Şolgeçen ise hazır giyim ürünlerinin özel dikimin yerini tutmadığını ifade etti. Şolgeçen, "Yıllardır özel dikim ceket giyiyorum. Hazır kalıp ceketler hem tam oturmuyor hem de istediğim kaliteyi vermiyor. Özel dikimde hem kumaşı hem modeli kendim seçebiliyorum" diye konuştu. Terzi Abdullah Çetin de 2026 yılı itibarıyla özel siparişlerde yeniden artış yaşandığını belirterek, "Ceket ve pantolon dikimlerinde ciddi bir dönüş var. İnsanlar tekrar terziye gelmeye başladı. Kişiye özel tasarım ve ölçüye göre dikim yeniden tercih ediliyor" ifadelerini kullandı.
Nevşehir Çin’in "At Yılı" Kapadokya turizmini hareketlendirdi Çin takvimine göre bu yıl kutlanan "At Yılı", Kapadokya turizminde Şubat ayına hareketlilik getirdi. Çin ve Çin asıllı turistlerin resmi tatil dönemine denk gelen Çin Yeni Yılı ile 14 Şubat Sevgililer Günü’nün hafta sonuna rastlaması, bölgedeki rezervasyonlara olumlu yansıdı. Çinli turist Xıangyang Zeng’da; "Kapadokya’ya gelmek istiyordum. Özellikle uçan balonları ve bu tarihi yerleri çok merak ediyordum. Burası ile ilgili görseller Çin’de sosyal medyada sürekli karşıma çıkıyordu. Bu burada olmaktan çok mutluyum" dedi. Çinli turist Zhang Elvıs’de yaptığı açıklamada; "Kapadokya çok güzel bir şehir. Burada çok fazla turist var. Manzara çok güzel. Bende evleneceğim arkadaşım ile buraya geldik. Bu eşsiz manzara da albümümüz için fotoğraf çektiriyoruz" dedi. Kapadokya’da faaliyet gösteren turizmci Mehmet Dinler ise Çin Yeni Yılı döneminin her yıl olduğu gibi bu yıl da Türkiye ve Kapadokya için önemli bir turizm fırsatı oluşturduğunu belirtti. Dinler yaptığı açıklamada, "Şubat ayının ortası Çin yılbaşı dönemine denk geliyor. Bu yıl ‘At Yılı’ kutlanıyor. Çin ve Çin asıllı misafirlerin resmi tatil döneminde olması sebebiyle hem Türkiye genelinde hem de bölgemiz Kapadokya’da nispeten bir talep ve rezervasyon artışı söz konusu. Aynı zamanda 14 Şubat Sevgililer Günü’nün hafta sonuna denk gelmesiyle birlikte bu iki etken birleşerek Şubat ayı için göreceli bir turizm talebi oluşturdu" dedi. Rakamların henüz pandemi öncesi seviyelere ulaşmadığını ifade eden Dinler, "Verilere baktığımızda, Çin pazarında 2018 ve 2019 yıllarının gerisinde olduğumuzu görüyoruz. Ancak mevcut talep, eski rakamlara dönüş ve karşılaştırma açısından umut verici bir tablo ortaya koyuyor" diye konuştu. Kapadokya’da özellikle balon turları, butik oteller ve romantik konseptli konaklama seçeneklerinin bu dönemde yoğun ilgi gördüğü belirtilirken, turizmciler Çin pazarındaki hareketliliğin ilerleyen aylarda da artarak devam etmesini bekliyor. 2026 At Yılı Kapadokya Etkinlikleri kapsamında düzenlenecek programların, bölgenin kültürel mirası ve gastronomi zenginliğinin tanıtımına katkı sağlaması hedefleniyor.
Muğla Menteşe Belediyesi Teknoloji ve Gençlik Merkezi’ne gençlerden yoğun ilgi Menteşe Belediyesi tarafından gençlerin üretim, öğrenme ve kendini ifade etme alanı olarak hayata geçirilen Teknoloji ve Gençlik Merkezi, kısa sürede özellikle üniversite öğrencilerinin yoğun ilgi gösterdiği bir teknoloji merkezine dönüştü. 20 Kasım 2025 tarihinde faaliyete geçen merkez, bir teknoloji alanı olmanın ötesine geçerek; gençlerin hayal kurabildiği, üretebildiği, paylaşabildiği ve kendini özgürce ifade edebildiği bir yaşam alanı haline geldi. Sanal gerçeklikten tasarıma, üretimden yayına Eğitimden keşfe uzanan sanal gerçeklik deneyimleri, tasarım ve üretim odaklı yenilikçi çalışmalar, podcast, video ve dijital içerik üretimi için profesyonel altyapı, eğitim, atölye ve buluşmalara ev sahipliği yapan merkeze ilgi her geçen gün artarak devam ediyor. Açıldığı günden buyana yüzlerce gencin faydalandığı merkezin, en aktif kullanıcıları arasında Muğla Sıtkı Koçma Üniversitesi öğrencileri yer alıyor. Öğrenci kentle buluşuyor Teknoloji ve Gençlik Merkezi’nin en önemli kazanımlarından biri üniversite öğrencilerinin kent merkeziyle daha güçlü bağ kurmasını sağlaması oldu. Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, Teknoloji ve Gençlik Merkezinin açıldığı ilk günden itibaren gençlerin yoğun ilgi gösterdiğini belirterek şunları söyledi: "Muğla ve özellikle Menteşemiz bir üniversite kenti. 30 bine yakın öğrencinin yaşadığı ilçemizde gençlerin kent merkezinde kaliteli vakit geçirebileceği, proje ve fikir üretebileceği ve kendini iyi hissedeceği mekânlara ihtiyaç vardı. Merkezimiz tam olarak bu ihtiyaçtan dolayı açıldı. Üniversite öğrencilerinin kentin yaşamının içinde yer almasını önemsiyoruz. Menteşe’yi gençlerin kendini ait hissettiği, ürettiği ve söz sahibi olduğu bir kent haline getirmek istiyoruz. Bu yaklaşımla hayata geçirilen merkezimiz sayesinde öğrenciler sadece eğitim alanında değil; kültür, teknoloji ve üretim alanlarında da kente dâhil oluyor" Teknoloji ve Gençlik Merkezi, kısa zamanda gençlerin yeniliği destekleyen, dijital becerilerini geliştiren, sosyal bağlarını güçlendiren, üniversite-kent entegrasyonunu artıran yapısıyla Menteşe’nin gençlik vizyonunun önemli bir parçası haline geldi.
Kayseri Yangına ’otonom’ müdahale Kayseri’de lise öğrencilerinin yarıştığı 57. TÜBİTAK Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’na katılan öğrencilerin geliştirdiği Otonom Spektroskopik Gözlem ve Müdahale Robotu, yangını otonom olarak tespit ederek sınıfına göre söndürme müdahalesi uygulanmasını sağlıyor. Kayseri’de düzenlenen 57. TÜBİTAK Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’na Aksaray Bilim ve Sanat Merkezi’nden katılan öğrencilerin yapmış oldukları Otonom Spektroskopik Gözlem ve Müdahale Robotu, yangınların spektral boylarını tespit ederek her yangın türüne göre farklı bir söndürme tekniğinin devreye girmesini sağlıyor. Robot, eksik yanma, bakır, sodyum gibi farklı ateş türlerini lazer ve kızıl ötesi ile tespit ederek ateşin türüne göre söndürme müdahalesi uygulanmasını sağlıyor. Proje ortaklarından lise 2. sınıf öğrencisi Melih Gümüşsoy, can ve mal kaybını en aza indirmek için doğru söndürme teknikleriyle yangına müdahale etmek istediklerini söyleyerek, "Projenin ana amacı, yangınları spektral parmak izlerine göre analiz yapmak, tespit ve müdahale etmek. Yakın zamanda yaşanan Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi’ndeki gibi yangınların büyümesinin sebebi yangının türü. Bu tür yangınlara çözümler üretmek istiyoruz" dedi. Proje ortaklarından lise 1. sınıf öğrencisi Enes Özkaya ise robotun normal bir kameradan farklı olarak bin 920 dalga boyunda kanallara ayırdığını söyleyerek, "Burada yapmış olduğumuz robot tehlikeli kimyasal reaksiyonların ayrışmasında büyük bir kolaylık sağlıyor. Normal bir kameradan farklı olarak 3 değil, bin 920 farklı dalga boyunda kanallara ayırarak inceliyor ve bu incelemeler sonucu spektral analiz grafikleri her bir nanometre 0.26 piksele tekabül edecek şekilde grafikler oluşturuyor. Hafızasında referans grafikler Pearson korelasyonunu kullanarak tehlike anında kaydetmiş olduğu grafiklerle karşılatıyor. Eşik değerini geçtiği zaman yangınları sınıflandırıp gerekli müdahaleleri yapmamızı sağlıyor" ifadelerini kullandı. Lise 2. sınıf öğrencisi Kayra Alican Arkcı da "TÜBİTAK için hazırlığımız bu proje yangınların spektral boylarını tespit ederek her reaksiyona özel bir müdahale imkânı sunuyor. Yaptığımız farklı deneyler sonucunda farklı müdahaleler uygulamaktadır. Sodyum alevi deneyinde robot sadece hava motoru ile müdahalede bulunmaktadır. Çünkü su, sodyum ile tepkimeye girerek bir patlama oluşturma riski var. Eksik yanma deneyinde robot yüzde 40 güçte hava motorunu çalıştırıyor ve oksijen takviyesi yapıyor. Bu sayede zehirli bir gaz olan karbanmonoksit salınımını engellemiş oluyor" dedi.