GÜNDEM - 06 Nisan 2026 Pazartesi 11:19

Sosyal medya devlerinin "temsilcilik" oyunu

A
A
A

Türkiye’de sosyal medya şirketlerine getirilen temsilcilik zorunluluğunun büyük ölçüde kağıt üzerinde kaldığı, dijital reklam gelirlerinin hızla artmasına rağmen bu gelirlerin yurt dışına aktarılması nedeniyle ciddi bir ekonomik kayıp ve cari açık oluştuğu uzmanlar tarafından değerlendiriliyor.

Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık ile hukukçu Prof. Dr. Murat Volkan Dülger’in değerlendirmelerine göre, milyonlarca kullanıcıya ulaşan küresel platformların Türkiye’de gerçek anlamda ofis ve veri yapılanması kurmaması, hem hukuki süreçleri zorlaştırıyor hem de vergi kaybını büyütüyor. 2024 yılında 158 milyar TL olan dijital reklam harcamalarının 2025’te 200 milyar TL’ye yükselmesi, geleneksel medyanın gelir kaybını hızlandırırken, bu dev bütçenin önemli kısmının yurt dışı merkezli platformlara gitmesi Türkiye ekonomisinde ciddi bir katma değer kaybı ve cari açık baskısı oluşturuyor.

Sosyal medya devlerinin

Sosyal medya şirketlerinin Türkiye’deki varlığı "sembolik" kaldı

Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, 2020 yılında yapılan yasal düzenlemeyle günlük erişimi 1 milyonu aşan sosyal medya platformlarına temsilcilik açma zorunluluğu getirildiğini hatırlatarak, bu yükümlülüğün pratikte karşılık bulmadığını ifade etti. Kırık, "Bu şirketler kağıt üzerinde temsilcilik açtı ancak Türkiye’de aktif, faal bir ofis yapısı oluşturulmadı. Mahkemeler bilgi talep ettiğinde verilen yanıt genelde ‘veriler yurt dışında’ şeklinde oluyor. Bu da temsilciliklerin işlevini ortadan kaldırıyor. Türkiye’de gerçek bir yapılanma olmadığı için hem hukuki süreçlerin sekteye uğradığını hem de ekonomik anlamda ciddi kayıplar yaşanıyor, özellikle vergi konusunda büyük bir açık oluşuyor" dedi.

Reklam gelirleri katlanıyor, para yurt dışına gidiyor

Dijitalleşmeyle birlikte reklam pastasının hızla büyüdüğüne dikkat çeken Kırık, "2024’te dijital reklamlara ayrılan pay 158 milyar TL iken, 2025’te bu rakam 200 milyar TL’ye çıktı. Her geçen yıl bu pastanın büyüdüğünü görüyoruz. Ancak bu gelirler büyük ölçüde yurt dışı merkezli platformlara gidiyor. Geleneksel medyanın pay kaybettiğini belirten Kırık, bu durumun istihdam kaybına ve yerli medya yapısının zayıflamasına yol açtığını söyledi.

Sosyal medya devlerinin

Vergi oranı düşüyor, risk büyüyor

Dijital hizmet vergisindeki düşüşe de dikkat çeken Kırık, 2025’te yüzde 7,5 olan verginin 2026’da yüzde 5’e, 2027’de ise yüzde 2,5’e gerileyeceğini belirterek, "Bu durum Türkiye ekonomisi açısından ciddi bir kayıp. Gelir artarken vergi oranının düşmesi, cari açığı daha da derinleştirir" dedi. Platformların gelirlerini şeffaf şekilde açıklamadığını da ifade eden Kırık, açıklanan rakamların gerçeği yansıtmadığını ve gerçek hacmin çok daha büyük olabileceğini öne sürdü. Kırık ayrıca sosyal medya platformları üzerinden kara para aklama riskine de dikkat çekerek, bağış ve yayın destekleri üzerinden elde edilen gelirlerin kripto para aracılığıyla sistem dışına çıkarılabildiğini söyledi.

"Temsilcilikler daha çok hukuki formalite"

İstanbul Aydın Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Volkan Dülger ise sosyal medya şirketlerinin Türkiye’deki temsilciliklerinin daha çok hukuki taleplere yanıt vermek amacıyla kurulduğunu belirtti. Dülger, "Bu yapılar gerçek anlamda bir şirket şubesi gibi değil. Daha çok avukatlar üzerinden yürüyen, sınırlı fonksiyona sahip yapılar. Vergi hukukuna göre kazancın elde edildiği yerde vergilendirilmesi gerekiyor. Türkiye’deki kullanıcıya ulaşarak gelir elde eden platformların burada vergilendirilmesi gerekir. Ancak uygulamada bu konuda ciddi bir açık olduğu görülüyor" ifadelerini kullandı.

Sosyal medya devlerinin

Influencer ekonomisi büyüyor, denetim tartışmalı

Dülger, sosyal medya üzerinden yapılan reklamların e-ticaretin en önemli unsurlarından biri haline geldiğini belirterek, influencer ekonomisinin ciddi bir büyüklüğe ulaştığını söyledi. "Influencer’lar üzerinden yapılan reklamlar satışları doğrudan etkiliyor. Bu ciddi bir gelir kapısı. Ancak bu gelirlerin tamamının ne ölçüde vergilendirildiği tartışmalı" diyen Dülger, mevcut sistemin geleneksel medya ile dijital platformlar arasında eşitsizlik oluşturduğunu ifade etti.

Sosyal medya devlerinin

Türkiye için çifte risk: Medya daralıyor, cari açık büyüyor

Uzmanlara göre, sosyal medya şirketlerinin Türkiye’de gerçek bir ekonomik ve hukuki varlık göstermemesi, bir yandan yerli medyanın küçülmesine neden olurken diğer yandan milyarlarca liralık reklam gelirinin yurt dışına çıkmasına yol açarak cari açığı artırıyor.

Ahmet Faruk Sarıkoç - Selami Berke Kaya - Metin Başar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aksaray Kazaya yapınca plakaları söküp kaçtı ama polisten kaçamadı Aksaray’da alkollü olarak direksiyon başına geçtiği araçla maddi hasarlı kazaya karışıp olay yerinden kaçan genç sürücü yolda plakalarını söküp izini kaybettirmeye çalışsa da sürücünün kaçış oyununu polis bozdu. Plakasız araçla yakalanan alkollü sürücüye toplam 117 bin lira ceza kesilirken, ehliyetine 7 ay el konup araç ise 1 ay trafikten men edildi. Olay Küçükbölcek Mahallesi Cumhuriyet Buvarı üzerinde yaşandı. Edinile bilgiye göre, alkol aldıktan sonra 06 SHC 36 plakalı aracıyla trafiğe çıkan 22 yaşındaki Faik K. isimli genç, bulvar üzerinde maddi hasarlı trafik kazasına karışarak olay yerinden kaçtı. Ara sokaklara girerek plakalarını söken sürücü ve yanında yolcu olarak bulunan arkadaşı izlerini kaybettirmeye çalışırken, alkollü olması ve kaza yerinden kaçmasının ardından üçüncü bir kural ihlali yaparak plakasız araçla kaçmayı sürdürdü. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbar ve şikayet üzerine harekete geçen polis plakasız olarak izini kaybettirmeye çalışan sürücünün peşine düştü. Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kameralarından aracın izini süren ekipler çok geçmeden aracı ve şahısları bir otoparkta yakaladı. Ehliyet, ruhsat ve Genel Bilgi Taramasından (GBT) geçirilen sürücü Faik K. ve yolcu konumundaki arkadaşı, polis memurlarına agresif tavırlar sergileyerek olayı örtbas etmeye çalıştı. Genç sürücünün alkol metre ile yapılan ölçümde 0.62 promil alkollü olduğu tespit edildi. Sürücüye plakasız araçla trafiğe çıkmak, kaza yerini terk etmek ve alkollü araç kullanmak gibi çeşitli maddelerden toplam 117 bin lira para cezası kesilirken, araç 1 ay süreyle trafikten men edilerek çekici marifetiyle otoparka çekildi. Öte yandan plakasız araç kullanmaktan 1 ay, alkollü araç kullanmaktan ise 6 ay olmak üzere toplam 7 ay süreyle sürücünün ehliyetine el konuldu. Genç sürücü işlemlerinin ardından kazaya karışıp kaçtığı için gözaltına alınarak ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü. Polis memurlarına kimliğini ibraz etmeyen ve güçlük çıkaran yolcu konumundaki şahıs ise kimlik tespiti için polis merkezine götürüldü.
Bursa Aşk üçgeni bıçaklı kavgaya dönüştü: 2 yaralı Bursa’nın İnegöl ilçesinde iki genç kız arasında çıkan kavga kanlı bitti. Erkek meselesi nedeniyle buluşan taraflar birbirini bıçakladı, 1’i ağır 2 kadın yaralandı. Olay, saat 22.00 sıralarında Orhaniye Mahallesi Ankara Caddesi üzerinde meydana geldi. İddiaya göre Cankız Ç. (19) isimli genç kız, aşık olduğu A.M.(25) isimli erkeğin sevgilisi olduğu öne sürülen Sinem Y. (17)’yi konuşmak için Ankara Caddesi’ne çağırdı. Evinden çıkarak buluşma noktasına giden Sinem Y. ile Cankız Ç. arasında tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen tartışma kavgaya dönüştü. Çıkan kavgada iki genç kız birbirini bıçaklayarak yaraladı. Cankız Ç. olay yerinden yaralı halde kaçarken, bacağından bıçaklanan Sinem Y. yakındaki bir büfeye sığındı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı Sinem Y., ambulansla İnegöl Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Olay yerinden kaçan Cankız Ç. ise yaklaşık 5 kilometre uzaklıkta sokakta yürürken ekipler tarafından bulunarak polis aracıyla özel bir hastaneye götürüldü. Sinem Y.’nin annesi Birgül B., ambulansla hastaneye getirilen kızına, "Bir şey olmaz değil mi? Gerizekalısın kızım gitme dedim sana. Geberteceğim oğlum. Annecim iyi misin?" dedi. Yaralı genç kız ise annesine "Bağırma bana" diyerek tepki gösterdi. Cankız Ç., tedavisinin ardından Asayiş Büro Amirliği ekiplerince gözaltına alındı. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.
Aksaray Alkollü ve ehliyetsiz sürücünün yalanını KGYS kameraları bozdu Aksaray’da alkol aldıktan sonra hem alkollü hem de ehliyetsiz olmasına rağmen direksiyon başına geçen 66 yaşındaki sürücü, aniden karayoluna çıkınca motosiklet ile çarpıştı. Motosiklet sürücüsü kuryenin yaralandığı kazada alkollü şahıs, "Ben sürücü değilim" deyip yalan söylese de Kent Güvenliği Yönetim Sistemi (KGYS) kameraları sürücünün yalanını ortaya çıkardı. Kaza, gece yarısı Aksaray - Ankara Karayolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Aksaray’dan Ankara istikametinde bir adrese 68 ADJ 479 plakalı motosikletiyle yemek siparişi götüren Mehmet T. (24) isimli motokurye, lokantadan aldığı yemekle Ankara karayolundan TOKİ bölgesine hareket etti. Bir süre gittikten sonra yolun sağındaki marketin otoparkından aniden önüne çıkan aracı gören motokurye manevra yapsa da kazaya engel olamadı. Aydın A. (66) idaresindeki 68 ADY 652 plakalı otomobile çarpan motokurye çarpmanın etkisiyle yola savruldu. Yaralanan sürücü yerden kalkamazken kazayı gören diğer sürücüler durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Kısa sürede kaza mahalline gelen sağlık ekipleri yaralı motokuryeye ilk müdahaleyi yol üzerinde yaparken, bölge trafik denetleme şubesi ekipleri de bir başka kazanın yaşanmaması için karayolunda güvenlik önlemi alarak kazayla ilgili inceleme başlattı. Yaralı kurye ilk müdahalesinin ardından ambulansa bindirilerek Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi’ne kaldırıldı. Kazayla ilgili inceleme esnasında otomobil sürücüsünün tedirgin hal ve hareketlerinden, sorulan sorulara kararsız cevap verişlerinden şüphelenen polis ekipleri sürücünün başka biri olabileceği ihtimali üzerine incelemeyi derinleştirdi. Yaralı motosiklet sürücüsünün de "Sürücü bu değildi" itirazı üzerine Kent Güvenlik Yönetimi Sistemi (KGYS) kameralarını inceleyen ekipler, sürücünün, yolcu olduğunu iddia eden Aydın A. olduğunu tespit etti. Buna rağmen uzun süre polis ekiplerine "Sürücü ben değilim" diyen Aydın A. kendisine kamera görüntülerinin izletilmesi üzerine yalanının bozulduğunu anlayarak sürücülüğü kabul etti. Aydın A. alkol metre üfletilerek yapılan ölçümünde 0.75 promil alkollü olduğu ve yine yapılan sorgulamasında ehliyetinin olmadığı belirlendi. Ehliyetsiz ve alkollü sürücüye toplam 65 bin lira ceza kesilirken, yaralamalı trafik kazasına karıştığı için hakkında başlatıla adli işlem gereği gözaltına alınarak ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü. Şahsın aracı ise olay yerine gelen bir yakınına teslim edildi. Hastanede tedavisi süren motosiklet sürücüsünün sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.