KÜLTÜR SANAT - 18 Nisan 2026 Cumartesi 16:01

Tarihe iz bırakan kalemler, 32’nci İstanbul Kırtasiye Fuarı’nda sergilendi

A
A
A
Tarihe iz bırakan kalemler, 32’nci İstanbul Kırtasiye Fuarı’nda sergilendi

32’nci İstanbul Kırtasiye Fuarı’nın son gününde ‘Bir Kalem Bir Hikaye & İz Bırakan Kalemler’ sergisinde, Prof. Dr. Muhittin Şimşek’in yıllar içinde titizlikle oluşturduğu özel kalem koleksiyonu ziyaretçilerle buluştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan Aziz Sancar’a, merhum cumhurbaşkanı Turgut Özal’dan Süleyman Demirel’e kadar birçok önemli ismin kullandığı kalemlerin yer aldığı ve kültürel mirasa tanıklık eden sergi büyük ilgi gördü.


Kırtasiye fuarı kapsamında düzenlenen ‘Bir Kalem Bir Hikâye & İz Bırakan Kalemler’ sergisinde, Prof. Dr. Muhittin Şimşek’in uzun yıllar boyunca titizlikle oluşturduğu ve nadide parçalardan oluşan özel kalem koleksiyonu ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.


Sergide, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kalemi olmak üzere, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal ve 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in kullandığı kalemler dikkat çekti. Eski Başbakan Yardımcısı Alparslan Türkeş, Kazakistan’ın ilk Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, Nobel ödüllü bilim insanı Aziz Sancar, doktor ve akademisyen İhsan Doğramacı, Ankara Valisi Vasip Şahin, eski Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Rus şair ve yazar Aleksandr Puşkin, Azerbaycanlı şair ve yazar Bahtiyar Vahapzade ile Reis’ül Kurra Abdurrahman Gürses’e ait kalemler de koleksiyonda yer aldı.


Serginin dikkat çeken parçaları arasında ayrıca Türk Hava Yolları logosunun çizimine şahitlik eden kalem ile Devrim Otomobili projesinin çiziminin yapıldığı kalem de bulunuyor. Tarihi olaylara, önemli kararlara ve kültürel mirasa tanıklık eden kalemlerin yer aldığı sergi, ziyaretçilere geçmişten bugüne uzanan anlamlı bir yolculuk sunarken fuarın en çok ilgi gören bölümlerinden biri oldu.



"Kağıt ve kalem çok önemli nesnelerdir. Bu önemli unsurlarla gençlerimizle buluşturmamız gerekiyor"


Sergide konuşan Prof. Dr. Muhittin Şimşek, "Türkiye Avrupa ve Asya’nın en büyük kırtasiye fuarında bulunuyoruz. Öncelikle bu fuarı düzenleyen herkesi tebrik ediyorum. Kırtasiye, kağıt ve kalem çok önemli nesnelerdir. Bu önemli unsurlarla gençlerimizle buluşturmamız gerekiyor. Çünkü bugün özellikle öğrencilerimiz dijital platformların adeta esiri olmuş durumdalar. Bunun sosyolojik ve psikolojik olarak çok büyük sıkıntılar doğurduğu artık inkar edilemez bir gerçektir. Bu nedenle öğrencilerimizi ve gençlerimizi olabildiğince kağıtla, kalemle, düşünceyle, kültürle, varlıkla ve medeniyetle buluşturmamız gerekiyor. Bunun yolunun da bu tür fuarlardan geçtiğine inanıyorum. Ben buna ‘Tarihi Yazan Kalemler’ diyorum. Arkadaşlarımız ise bunu ‘Bir Kalem Bir Hikaye & İz Bırakan Kalemler’ adıyla yayınladılar ve ortaya koydular. Bu sergi kolay oluşmadı. Yaklaşık 30-35 yıllık bir emeğin sonucudur" ifadelerini kullandı.



"Bir nesneye değer kazandıran şey, onun taşıdığı yaşanmışlıktır"


2 bine yakın kalem koleksiyonu olsa da bu sergide yer alan kalemlerin çok değerli olduğunu dile getiren Şimşek, "Bir nesneye değer kazandıran şey, onun taşıdığı yaşanmışlıktır. Eğer buna koleksiyon diyorsak, evet bunlar gerçek bir koleksiyondur. Burada yer alan kalemler artık tekrar bulunabilecek şeyler değildir. Sayın Cumhurbaşkanımızın, Sayın Saakashvili’nin ve Sayın Aliyev’in birlikte imzaladığı önemli bir tarihi olayda kullanılan kalem burada sergileniyor. Rahmetli Turgut Özal’ın, ölüm yıl dönümünde de hatırladığımız, ‘İcraatın İçinden’ programında kullandığı altın kalem burada. Amerika’da hastanede yatarken Bush’a yazdığı mektupta kullandığı kalem bugün bizde. Ülkemizin gurur kaynağı olan Aziz Sancar hocamızın Nobel’e giden hesaplamaları yaptığı kalem de burada sergileniyor. Bunun gibi birçok önemli kalem bu sergide yer alıyor" dedi.



"Medeniyet ve zihniyet; yazıda, kalemde ve kağıtta gizlidir"


Gençlerin, hatta herkesin dijital esaretten ve bağımlılıktan kurtulmaya ihtiyacı olduğunu vurgulayan Şimşek, "Artık birkaç saniyelik görüntülerle hayatımızı şekillendirmeye başladık. Bu son derece tehlikeli bir olgudur. Bu tehlikeyi bertaraf edecek olan düşünce, medeniyet ve zihniyet; yazıda, kalemde ve kağıtta gizlidir. Bu nedenle buradan Sayın Milli Eğitim Bakanımıza da bir istirhamım var. Kendisi çok güzel işler yapıyor, buna hiç şüphe yok. Ancak eskiden güzel yazı dersleri vardı. Bu derslerin yeniden eğitim sistemine kazandırılmasını bir vatandaş ve bir baba olarak rica ediyorum. Çünkü bu dersler gençlerimizi dinginleştirecek, onları yavaşlatacak. Bugün çok hızlı yaşıyoruz. Bu hızlı dünyanın içinde birçok şeyi kaçırdığımızı fark ediyoruz. Oysa kalem, hayatı yavaşlatmanın en önemli başlangıç noktalarından biridir. Bizim kültürümüzde, hatta dinimizde kalem o kadar önemsenmiştir ki Cenab-ı Allah onun adına sure indirmiştir. Böylesine önemli bir değeri görmezden gelmemizin ciddi bir eksiklik olduğuna inanıyorum" diye konuştu.



Tarihe iz bırakan kalemler, 32’nci İstanbul Kırtasiye Fuarı’nda sergilendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa’da yüksek hızlı tren hattının 2026 sonunda hizmete alınacağı açıklandı Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba, ulaşım alanında şehrin geleceğine yön verecek yatırımları değerlendirmek üzere düzenlenen istişare toplantısına katıldı. Toplantıda, yüksek hızlı tren hattının 2026 yılı sonunda hizmete alınacağı açıklandı. Yüksek hızlı tren hattı şantiye alanında gerçekleştirilen toplantıya, Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba’nın yanı sıra Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürü Dr. Yalçın Eyigün, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti Bursa milletvekilleri Emel Gözükara Durmaz, Refik Özen, Ahmet Kılıç, Ayhan Salman, ilçe belediye başkanları ve ilgili yöneticiler katıldı. Müteahhit firma ve ilgili kurum temsilcilerinin kapsamlı sunum yaptığı toplantıda, Bursa’nın uzun yıllardır beklediği hızlı tren projesinin mevcut süreci, gelinen aşamalar ve bundan sonraki yol haritası kapsamlı şekilde ele alındı. Şehrin ulaşım ağına güç katacak önemli projenin her aşamasının konuşulduğu buluşmada, Bursa’yı daha güçlü bir ulaşım altyapısına kavuşturmanın, vatandaşları daha hızlı ve konforlu ulaşım imkânlarıyla buluşturmanın önemi vurgulandı. "Hemşehrilerimizin beklediği projeleri başlatacağız" Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba, kentin Kestel ile üniversite arasında ve Kent Meydanı ile Terminal arasında raylı sistem hatlarına sahip olduğunu hatırlattı. Mevcut hatların vatandaşların raylı sistemlerdeki ihtiyacını tam olarak karşılamadığını belirten Başkanvekili Biba, "Bu konuda uzun süredir çalışmalarımız var. Toplantıda bu çalışmalarla ilgili istişarelerimizi de yaptık. En kısa zamanda hemşehrilerimizin beklediği ve sevineceği projeleri başlatacağız" dedi. Yüksek hızlı trende test sürüşleri başlıyor AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ise, Yüksek Hızlı Tren Hattı Projesi’nin Bursa’nın ve Marmara Bölgesi’nin en önemli projelerinden birisi olduğunu hatırlattı. 106 kilometrelik hızlı tren hattının faaliyete geçirilmesiyle alakalı çalışmaları incelediklerini anlatan Davut Gürkan, "Önümüzdeki aylarda elektrik sistemleriyle alakalı işlemler devreye konmuş olacak. Temmuz ayından itibaren de trenin test sürüşlerine başlanacak. Yıl sonuna doğru da hayırlısıyla hızlı tren hattımız faaliyete girmiş olacak" diye konuştu. Yüksek hızlı tren, 2026 yılı sonunda hizmet vermeye başlayacak Kent içi raylı ulaşım çalışmalarına da değinen Davut Gürkan, hızlı trenin faaliyete geçmesiyle Emek-Şehir Hastanesi hattının da çalışmaya başlayacağını açıkladı. Paralel olarak karayollarının Şehir Hastanesi’ne de ulaşacağını söyleyen Gürkan, "Nihayetinde 2026 sonuna kadar hayırlısıyla hızlı trenimiz ve Şehir Hastanesi raylı sistemimiz Bursalıların hizmetinde olacak. Çalışmalarda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. "Bursa’ya ve Marmara Bölgesi’ne hayırlı olsun" AK Parti Bursa Milletvekili Emel Gözükara Durmaz, toplantıda yüksek hızlı tren hattını, Emek-Şehir Hastanesi hattını ve karayolu bağlantılarını değerlendirdiklerini belirterek, "İnşallah 2026 yılında yüksek hızlı treni, Bursa’mıza kazandırmış olacağız. Bizim için önemli bir proje. Hem Bursa hem de Marmara Bölgesi için hayırlı olsun" diye konuştu.
İstanbul Efeler Yolu Ultra Trail, doğa ve tarihle iç içe bir deneyim sunacak İzmir’in doğal güzellikleri ile köklü kültürel mirasını bir araya getiren Efeler Yolu Ultra Trail, 2. kez macera ve doğa tutkunlarını aynı rotada buluşturmaya hazırlanıyor. Organizasyon, 16-17 Mayıs tarihlerinde 100K, 80K, 50K, 30K, 15K ve 5K olmak üzere farklı zorluk parkurlarında gerçekleştirilecek. Ultra trail konseptiyle öne çıkan etkinlik, İzmir’in Ödemiş ilçesine bağlı Birgi merkezli parkurlarda düzenlenecek. Başlangıç ve bitiş noktası aynı olan döngüsel rotalar, sporculara bölgenin farklı yüzlerini keşfetme imkanı sunacak. Organizasyona adını veren Efeler Yolu, 513 kilometrelik uzunluğuyla Türkiye’nin dikkat çeken yürüyüş rotalarından biri. Bornova’dan başlayıp Nif, Bozdağ ve Aydın sıradağlarını aşarak Selçuk’taki Meryem Ana Evi’ne kadar uzanan bu rota; yaylalar, dağ geçitleri ve tarihi köyler arasından geçerek Ege’nin kültürel mirasını günümüze taşıyor. 6 farklı parkurda heyecan İzmir Valiliği koordinasyonunda Argeus Travel & Events tarafından bu yıl 2. kez düzenlenecek organizasyonda yeni eklenen 100K parkuru katılımcıların beğenisine sunulacakken 80K, 50K, 30K, 15K ve 5K’lık parkurlar da her seviyeden sporcuya yarış imkanı sunacak. Yüksek irtifa kazanımı ve teknik zemin yapısıyla dikkat çeken etaplar, özellikle Bozdağ zirvesine uzanan bölümlerde sporcuları ciddi bir dayanıklılık sınavına davet edecek. Farklı zorluk seviyelerini bir arada sunan Efeler Yolu Ultra Trail, Ödemiş Kaymakamlığı, Ödemiş Belediyesi ve Türkiye Atletizm Federasyonu’nun katkılarıyla gerçekleştirilecek. Efeler Yolu Ultra Trail, her yıl farklı ülkelerden sporcuları ağırlayarak uluslararası bir kimlik kazanıyor. Bu sene de yüzlerce sporcunun katılması beklenen organizasyon, Türkiye’de trail koşusunun yükselen etkinlikleri arasında gösteriliyor.
Çankırı Turistik Tuz Ekspresi 2026’nın ilk seferini yaptı: Ziyaretçiler Çankırı’ya hayran kaldı Ankara’dan Çankırı’ya günübirlik ziyaret sağlayan Turistik Tuz Ekspresi, 2026 sezonunun ilk seferini gerçekleştirdi. Trenle Çankırı’ya gelen vatandaşlar turistik alanları ziyaret etti. Çankırı’da 1934 yılında başlatılan ve 4 yıl sefer düzenledikten sonra kaldırılan "Tenezzüh (Gezinti) Treni" seferleri, Çankırı Valiliği, Çankırı Belediyesi, TCDD, Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA),çeşitli kurumlar ve seyahat acentelerinin iş birliğiyle "Turistik Tuz Ekspresi" olarak 90 yılın ardından, 2024 yılında yeniden başlatıldı. Turistik Tuz Ekspresi 2026 sezonunun ilk seferini gerçekleştirdi. Ankara Garı’ndan hareket eden "Turistik Tuz Ekspresi", 3 saatlik bir yolculuğun ardından Çankırı’ya ulaştı. "Turistik Tuz Ekspresi" yolcuları, "kaya tuzunun başkenti" olarak nitelendirilen Çankırı’da, Vali Hüseyin Çakırtaş, Belediye Başkan Yardımcısı Abdullah Aslan ve İl Kültür ve Turizm Müdürü Muharrem Ovacıklı ve vatandaşlar tarafından karşılandı. Trenle seyahat edenler, dünyanın en büyük tuz mağarası olması özelliğini taşıyan ve yerin 150 metre altında bulunan tuz şehrini gezdi. Vatandaşlar daha sonra Çankırı’nın önemli tarihi eserleri arasında yer alan tıbbın ve eczacılığın sembollerinin doğduğu mekan olan Taş Mescit ve Çankırı Mevlevihanesi gibi çeşitli tarihi ve kültürel mekanlarda tarihi bir yolculuk yapma fırsatı buldu. "Hayatımda hiç bu kadar büyük bir mağara görmemiştim" Trenle Çankırı’ya gelen Fatma Türkkorur, "Burası harika bir olaymış. Hayatımda hiç bu kadar büyük bir mağara görmemiştim. İnternette reklamlarını çok görüyordum ve kızım ile birlikte trenle bugün bu mağaraya geldik. Çok güzel görülmeye değer bir mağara, herkesin görmesi mutlaka gerekli" şeklinde konuştu. "Buraya geldiğim için çok mutluyum" Mağaraya geldiği için mutlu olduğunu söyleyen Gün Hoşezer ise, "Bu mağarayı uzun zamandır duyuyordum gelmek için çok geç kalmışım. Gerçekten Çankırı’yı da çok beğendim. Yetkililerden teşekkür ederim. İyi ki böyle bir yer turizme kazandırılmış. Buraya geldiğim için çok mutluyum" diye konuştu.