POLİTİKA - 15 Nisan 2026 Çarşamba 12:18

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: "Mevcut ortamda en ağır bedeli kadınlar ve çocuklar ödemektedir"

A
A
A
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: "Mevcut ortamda en ağır bedeli kadınlar ve çocuklar ödemektedir"

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, "Dünyanın hemen hemen her çatışma bölgesinde, her gerilim bölgesinde ve uluslararası alanda yaşadığımız her çatışmanın merkezinde, ağırlıklı olarak kadınların ödediği bedeller, kadınların yüklendiği sıkıntılar söz konusudur. Başta Gazze olmak üzere bölgemizde devam eden çatışmalarda yaşanan, artık soykırım boyutlarına varmış olan insanlık suçlarının en ağır faturasını maalesef Gazzeli kadınlar ve çocuklar ödemektedir" dedi.


Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM’nin ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenen Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152. Genel Kurulu kapsamında Kadın Parlamenterler Forumu’na katıldı. Foruma çok sayıda ülkeden kadın parlamenteri iştirak etti.


"Kadın Parlamenterler Forumu’nun sıradan bir toplantı formatı olmadığını açıkça ifade etmek isterim"


Forumda konuşan Kurtulmuş, Kadın Parlamenterler Forumu’nun sıradan bir toplantı formatı olmadığını ifade ederek, "Burası medeniyetlerin kavşak noktası. Sadece tarihte değil, bugün de dünyada farklı fikirlerin bir araya gelebildiği, farklı fikirlerin aynı masa etrafında konuşulabildiği, tartışılabildiği ender şehirlerden birisi olma özelliğini taşıyor. Kadın Parlamenterler Forumu’nun sıradan bir toplantı formatı olmadığını açıkça ifade etmek isterim. Burası insanlığın önündeki temel meselelerin daha derinlikli olarak, daha hassas bir şekilde, daha kapsayıcı bir şekilde tartışıldığı bir forumdur. Burası siyasi tartışmaların ufkunu genişleten ve küresel vicdana yön veren müstesna bir platform olarak uluslararası sistemde yerini almaktadır. İstanbul’daki bu buluşma; kadınların karar süreçlerindeki yeri, çatışma sonrasında toplumların yeniden ayağa kaldırılmasındaki katkıları ve hakkaniyete dayalı bir uluslararası sistemin kurulması yönündeki fikirlerinin tartışılması bakımından çok önemlidir" dedi.



"Bugün karşı karşıya bulunduğumuz manzara sadece bir kriz ya da kaostan ibaret değil, ya da uluslararası sistem bakımından alelade bir gerilim konusu değildir"


Kurtulmuş, "Esasen bu başlıkların her biri günümüz dünyasının ertelenemez sorumluluk alanlarına işaret etmektedir. Bugün karşı karşıya bulunduğumuz manzara sadece bir kriz ya da kaostan ibaret değil, ya da uluslararası sistem bakımından alelade bir gerilim konusu değildir. Hepimizin çok yakinen takip ettiğimiz, zaman zaman da büyük endişeler duyduğumuz gibi aslında bugün karşılaştığımız küresel sorun; çok taraflı sistemin etkisini kaybettiği, hukukun seçici bir hukuk olarak uygulandığı, uluslararası kurumların itibarının aşınmaya başladığı ve küresel karar süreçlerinin adalet duygusundan yoksun bir hale geldiği duruma işaret etmektedir" diye konuştu.



"Dünyanın birçok yerinde de ortaya çıkan büyük göçler, yoksulluklar, yoksunlukların da bedelini ağırlıklı olarak kadınlar ödemektedir"


Dünyanın birçok yerinde de ortaya çıkan büyük göçler, yoksulluklar, yoksunlukların da bedelini ağırlıklı olarak kadınların ödediğini söyleyen Kurtulmuş, " Bu tablo, diplomatik kanalların daralması ve insanlık onurunun ağır bir baskı altına girmesi gibi fevkalade sarsıcı sonuçlar doğurmaktadır. Mevcut ortamda hiç şüphesiz en ağır bedeli de kadınlar ve çocuklar ödemektedir. Dünyanın hemen hemen her çatışma bölgesinde, her gerilim bölgesinde ve uluslararası alanda yaşadığımız her çatışmanın merkezinde, ağırlıklı olarak kadınların ödediği bedeller, kadınların yüklendiği sıkıntılar söz konusudur. Başta Gazze olmak üzere bölgemizde devam eden çatışmalarda yaşanan, artık soykırım boyutlarına varmış olan insanlık suçlarının en ağır faturasını maalesef Gazzeli kadınlar ve çocuklar ödemektedir. Yine aynı şekilde dünyanın birçok yerinde de ortaya çıkan büyük göçler, yoksulluklar, yoksunlukların da bedelini ağırlıklı olarak kadınlar ödemektedir. Yerinden edilenler, yoksulluk ve korumasızlık altında kalanlar da ne yazık ki büyük oranda kadınlardır. Öte yandan demokratik müzakere masalarına bakıldığında da kadınların hala yeterli ölçüde temsil edilmediği de gayet açıktır. Bu eksiklik sadece bir temsil sorununa işaret etmez; bu eksiklik barışın toplumsallaşmasını geciktiren ve kalıcı hale gelmesini zedeleyen yapısal bir boşluk anlamına gelir" şeklinde konuştu.



"Bugünün çok boyutlu krizleri, zaten var olan eşitsizlikleri kadınlar açısından daha da derinleştirmektedir"


Kurtulmuş, bugünün çok boyutlu krizleri, zaten var olan eşitsizlikleri kadınlar açısından daha da derinleştiğine değinerek, "Kadınların güçlendirilmesi meselesi dar anlamda bir eşitlik tartışması olarak ele alınamaz. Bu konu demokrasinin kalitesi, yönetimin kapsayıcılığı, kalkınmanın sürekliliği ve toplumsal dengenin sağlıklı bir biçimde korunmasıyla hiç şüphesiz doğrudan ilgilidir. Bu sebeple burada yürütülen müzakerelerin tarihi bir gündem olarak değil, çağımızın ana tartışma başlıkları olarak ele alınması yerinde olacaktır. Sizlerin ortaya koyduğu fikirler iyi niyet beyanı olmanın çok ötesinde; yasama süreçlerini etkilemekte, siyaseti şekillendirmekte ve toplumların geleceğine yön veren alanlarda somut karşılıklar bulmaktadır. Biliyoruz ki, kadınların karar alma mekanizmalarına etkin bir şekilde katılamadığı bir yerde ne hakkaniyet tam manasıyla tesis edilebilir, ne de uzun ömürlü bir huzur iklimi oluşturulabilir. Bu noktada parlamentolara özel bir görev düşmektedir. Meclisler; milletlerin iradesinin tecessüm ettiği, toplumsal vicdanın makes bulduğu ve geleceğe dair istikametin belirlendiği kurumsal yapılardır. Yasama, denetim, bütçe ve temsil alanlarında kadınların güçlü şekilde yer alması; daha kapsayıcı, dirençli ve dengeli toplumların inşası bakımından da temel bir gerekliliktir. Bugünün çok boyutlu krizleri, zaten var olan eşitsizlikleri kadınlar açısından daha da derinleştirmektedir: Ekonomik daralma, yerinden edilme, çatışma ortamları, gelir eşitsizliğinin artması, sosyal güvencesizlik ve eğitim imkanlarındaki erişimin bozulması gibi kadınların hayatını doğrudan etkileyen bu gelişmeler, küresel olarak hemen hemen bütün ülkeleri yakinen ilgilendirmektedir. Kadınların desteklenmesiyle; ekonomik adaletin tahkimi, toplumların dayanıklılığının artırılması ile sosyal barışın kökleştirilmesi birbirinden ayrı düşünülemez. Kadına yönelik şiddet, bu meselenin en ağır, yakıcı boyutlarından birisidir. Şiddete karşı geliştirilecek tavrın; hukuki, insani, ahlaki ve siyasi sorumluluklar taşıdığı da aşikardır. Bu alanda gösterilen kararlılık, toplumların medeniyet seviyesinin de hiç şüphesiz en önemli göstergelerinden birisidir. Türkiye olarak biz; kadınların güçlenmesini, ailenin korunmasını, sosyal dokunun sağlamlaştırılmasını, üretim kapasitesinin artırılmasını ve kamusal hayatın nitelik kazanmasını, toplumsal refahımız için stratejik alanlar olarak kabul ediyor ve bu alanlardaki iyileştirmeyi hükümetlerimizin de en temel vazifesi olarak telakki ediyoruz. Bu anlayışla; eğitimden istihdama, sosyal destek mekanizmalarından karar süreçlerine kadar uzanan geniş bir çerçevede çok yönlü adımları atıyoruz, atmaya devam edeceğiz. Ancak şunu da ifade etmek isterim ki; mesele sadece fırsat sunmaktan da ibaret görülmemelidir. Asıl ihtiyaç; kadınların bilgi, tecrübe, sezgi ve siyasi birikimlerinin kamusal hayata tam manasıyla yansıtılabileceği adil bir ortamın kurulabilmesidir. Asıl önemli olan; günlük hayatın güven duygusunun yerleşmesi, kız çocuklarının eğitimden yeterince istifade etmesi, ailelerin vakar içerisinde yaşayabilmesi ve insan onurunun her şart altında korunabilmesidir. Bu itibarla, forum kapsamında ortaya çıkacak görüşlerin ve tekliflerin 152. Genel Kurul çalışmalarına güçlü katkılar sağlayacağına yürekten inanıyorum" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Fatih’te tarihi surlarda cinayet hazırlığı: Polise gelen ihbar cinayeti önledi Fatih’teki Edirnekapı surları üzerinde bir kız ve bir erkeğin şüpheli tavırlar sergilediğini gören vatandaş durumu polise bildirdi. İhbar üzerine devreye giren polis ekipleri tarihi surlarda yeni bir cinayeti önledi. Olay, 23 Mayıs 2026 tarihinde saat 13.50 sıralarında Fatih Ayvansaray’da bulunan Edirnekapı surlarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, surlar üzerinde şüpheli hareketler sergileyen 16 yaşındaki E.D.Y. ve 18 yaşındaki A.H.K.’yi gören bir vatandaş, durumdan şüphelenerek polis ekiplerine ihbarda bulundu. Bunun üzerine bölgeye gelen ekipler surların üzerinde bulunan ve sevgili oldukları öğrenilen E.D.Y. ve A.H.K.’yi emniyete götürdü. Şahıslara ait cep telefonları incelendiğinde 2024 yılında Edirnekapı surlarında meydana gelen cinayet olayı ile ilgili içerik ve yazışmalar olduğu belirlendi. Bunun üzerine polis ekipleri durumu E.D.Y.’nin ailesine haber verdi. Kız ve ailesi şikayetçi olmadı Olayla ilgili E.D.Y. ve annesi, A.H.K.’den şikayetçi olmazken, A.H.K. emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. A.H.K.’nin çıkarıldığı mahkemece 3 hafta süreyle Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde gözlem altına alınmasına ve adli kontrol hükümleri uygulanmasına karar verildi. Olay sonrası E.D.Y., emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından ailesine teslim edildi. Öte yandan, A.H.K.’nın bir süredir İstanbul’da psikiyatrik tedavi gördüğü öğrenildi. Ne olmuştu? Semih Çelik, 4 Ekim 2024’te Edirnekapı’daki surlar üzerinde yine 19 yaşında olan İkbal Uzuner’i öldürmüş, ardından da intihar etmişti. Polis, Çelik’in evine gittiğinde, aynı yaştaki Ayşenur Halil’in de cesedini bulmuştu.
Samsun 52 yıl sonra hayallerine kavuştular: Kaçarak evlenen çift düğün yaptı Samsun’da 52 yıl önce kaçarak evlenen ve o dönemde düğün yapamayan çift, çocukları ve torunlarının sürpriziyle yıllar sonra gelinlik ve damatlık giyerek düğün yaptı. İlkadım ilçesi Çiftlik Mahallesi’nde yaşayan, banka emeklisi Mustafa Küçükhızar (76) ile yine banka emeklisi Döndü Küçükhızar (65), 1974 yılında kaçarak evlendi.Sosyal şartlar nedeniyle düğün yapamayan çift, yıllarca bu eksikliği içinde taşıdı. 3 çocuk ve 5 torun sahibi olan Küçükhızar çifti için çocukları harekete geçerek Atakum ilçesindeki bir düğün salonunda özel bir organizasyon düzenledi. Yıllar sonra damatlık giyen Mustafa Küçükhızar, "Kaçarak evlendik ancak düğün yapamadık. Eşim yıllarca bana ‘Bana bir gelinlik almadın’ diye sitem etti. Bu da benim içimde uhde olarak kaldı. Çocuklarımın ve torunlarımın desteğiyle bugün bu mutluluğu yaşıyoruz" dedi. 52 yıl sonra ilk kez gelinlik giyen Döndü Küçükhızar ise çok mutlu olduğunu belirterek, yıllardır kurduğu hayalin gerçekleşmesinden dolayı çocuklarına ve torunlarına teşekkür etti. Çiftin kızları Meryem Özkan (44)," Gelinlik giymek annemin hayaliydi. Düğünleri gidip gelin görünce üzülüyordu. Bizde çocukları olarak onlara düğün yaptık" diye konuştu. Duygusal anların yaşandığı düğünde aile üyeleri ve davetliler çifti yalnız bırakmadı. Yarım asrı aşan evliliklerini düğünle taçlandıran Küçükhızar çifti, ve davetliler gönüllerince eğlendi.
Muğla Fethiye’de kayıp müdür yardımcısı için arama çalışması başlatıldı Muğla’nın Fethiye ilçesinde, İnlice Plajı’nda kişisel eşyaları bulunan 40 yaşındaki müdür yardımcısı Özkan Kırbıyık’tan haber alınamaması üzerine, ekipler tarafından havadan, karadan ve denizden arama kurtarma çalışması başlatıldı. Fethiye’de İnlice sahilinde kişisel eşyaları bulunan İnlice Ahmet Nazif İlkokulu Müdür Yardımcısı 40 yaşındaki Özkan Kırbıyık için dünden bu yana haber alınamıyor. Özkan Kırbıyık için havadan, karadan ve denizden arama kurtarma çalışması başlatıldı. Edinilen bilgiye göre Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Fethiye’de görevlendirilen ve 12 Ağustos 2025 tarihinde İnlice Ahmet Nazif İlkokulu’na Müdür Yardımcısı olarak atanan Özkan Kırbıyık, en son 30 Mayıs günü saat 17.30 sıralarında İnlice Plajı’nda görüldü. Evli ve bir çocuk babası olan, aynı zamanda çevresinde müzisyen kimliğiyle de tanınan eğitimciden haber alamayan yakınları durumu güvenlik güçlerine bildirdi. Kırbıyık’a ait kişisel eşyaların İnlice Plajı’nda tespit edilmesinin ardından, bölgeye hızla arama kurtarma unsurları sevk edildi. Geniş çaplı başlatılan arama kurtarma faaliyetleri üç koldan koordineli olarak aralıksız sürdürülüyor. Bölgedeki çalışmalara karadan arama kurtarma ekipleri, denizden Sahil Güvenlik Komutanlığı’na bağlı dalgıç timleri ve havadan tarama faaliyetlerine destek veren drone ekipleri katılıyor. Ekiplerin İnlice Plajı ve çevresindeki kıyı şeridinde yürüttüğü yoğun çalışmalar devam ederken, olayla ilgili çok yönlü inceleme başlatıldığı öğrenildi.