EKONOMİ - 02 Mart 2024 Cumartesi 10:49

TGDF Ocak ayı dış ticaret verilerini açıkladı

A
A
A
TGDF Ocak ayı dış ticaret verilerini açıkladı

Türkiye’nin tarım, gıda ve içecek sektörü bu yıl ocak ayında 2,42 milyar dolar ihracat, 1,6 milyar dolar ithalat yaptı. Dış Ticaret Dengesi, ocak ayında 830 milyon dolar fazla verdi. Ocak ayında buğday ithalatı yüzde 46,3 oranında gerilerken, sığır ithalatı yüzde oranında 65 arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Dış Ticaret Verileri temel alınarak hazırlanan Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Dijital Veri Paneli’ne göre, bu yılın ilk ayında tarım, gıda ve içecek sektörü geçen yıl aynı döneme göre yüzde 11,63 artışla 2,17 milyar dolar ihracat ve yüzde 16,77 düşüşle 1,6 milyar dolar ithalat yaptı. Ocak ayında Dış Ticaret Dengesi 830 milyon dolar fazla verdi.

Özel Ticaret Sistemi (ÖTS) çerçevesinde yayınlanan Dış Ticaret Verileri’ne göre, ocak ayında ihracat geçen yıl aynı döneme kıyasla yüzde 11,63 artarken, ithalat ise yüzde 16,77 geriledi.

Ocak ayında buğday ithalatı azaldı sığır ithalatı arttı

Ocak ayında buğday ithalatı gerilerken, sığır ithalatındaki artış yılın ilk ayında devam etti. Bu ayda sırasıyla en fazla buğday, soya fasulyesi ve sığır ithal edildi. Ocak ayında buğday ithalatı geçen yıl aynı döneme göre yüzde 46,3 oranında azalarak 186,9 milyon dolar olurken, sığır ithalatı ise geçen yıl aynı döneme kıyasla yüzde 65 artarak 87,1 milyon dolar oldu. Geçen yıl buğday ithalatı 3 milyar 402,4 milyon dolar, soya fasulyesi ithalatı 1 milyar 679,3 milyon dolar ve sığır ithalatı 1 milyar 163 milyon dolar olmuştu.

Ocak ayında Dış Ticaret Dengesi 830 milyon dolar fazla verdi

Yılın ilk ayında Dış Ticaret Dengesi geçen yıl olduğu gibi fazla vermeyi sürdürdü. Ocak 2024’te Dış Ticaret Dengesi 830 milyon dolar fazla verdi.

Türkiye’nin tarım, gıda ve içecek sektöründe Dış Ticaret Dengesi 2023 yılında 5,36 milyar dolar fazla vermişti.

Ocak ayında birim ihracat değeri geçen yıl aynı döneme kıyasla yüzde 10,8 düşüşle 1.152 dolar/ton oldu. İthalat birim değeri ise geçen yıl aynı döneme kıyasla yüzde 4,98 artarak 682 dolar/ton oldu.

Dış ticarette öne çıkan ürünler

Bu yılın ilk ayında ihracatta öne çıkan ürünlerde ilk sırayı 137 milyon dolar ile un aldı. Bu ürünü 131,7 milyon dolar ile fındık içi ve 91,7 milyon dolar ile mandalina izledi. Bu ürünler, ocak ayında toplam ihracatın yaklaşık yüzde 14’ünü oluşturdu.

Aynı dönemde ithalatta ise en fazla ithal edilen ürün 186,9 milyon dolar ile buğday oldu. Buğdayı 170,4 milyon dolar ile soya fasulyesi ve 87,1 milyon dolar ile sığır takip etti. Bu 3 ürün, ocak ayı itibarıyla toplam ithalatın yüzde 28,2’sini oluşturdu.

Buğday ithalatında Rusya ve Ukrayna ilk sırada yer almaya devam etti

Bu yılın ilk ayında yapılan ithalatta ilk sırayı 186,9 milyon dolar ile buğday aldı. Geçen yıl buğday ithalatında ilk iki sırada yer alan Rusya ve Ukrayna, ocak ayında da buğdayın en fazla ithal edildiği ülkeler oldu. Bu dönemde, Rusya’dan 145,5 milyon dolar, Ukrayna’dan 28,6 milyon dolar ve Moldova’dan 5 milyon dolar tutarında buğday ithalatı yapıldı. Rusya ve Ukrayna’nın toplam buğday ithalatındaki payı yaklaşık yüzde 93,1 oldu.

Ocak ayında buğdaydan sonra 170,4 milyon dolar tutarında soya fasulyesi ve 87,1 milyon dolar tutarında sığır ithal edildi. Soya fasulyesi ithalinde ilk sırayı 69,8 milyon dolar ile Ukrayna alırken, bu ülkeyi Brezilya (56,8 milyon dolar) ve ABD (24,4 milyon dolar) takip etti. Sığır ithalatında ise sıralama 51,9 milyon dolar ile Uruguay, 16,3 milyon dolar Brezilya ve 6,5 milyon dolar ile Almanya oldu.

En fazla ihracat ve ithalat yapan sektörler

Bu yılın ilk ayında dış ticaret verileri sektörlere göre incelendiğinde; en fazla ihracatın 262 milyon dolar ile şeker ve şekerli mamuller sektöründe yapıldığı görüldü. Bu sektörü sırasıyla yaş meyve sektörü (248 milyon dolar), sert kabuklu meyveler sektörü (230 milyon dolar), balıkçılık ve su ürünleri sektörü (169 milyon dolar) ve un sektörü (138 milyon dolar) takip etti.

Şeker ve şekerli mamuller sektörünün toplam ihracat içindeki payı yüzde 12,46, yaş meyve sektörünün yüzde 11,79, sert kabuklu meyveler sektörünün yüzde 10,95, balıkçılık ve su ürünleri sektörünün yüzde 8,04 ve un sektörünün yüzde 6,54 oldu.

Yine aynı dönemde en fazla ithalat 439 milyon dolar ile hayvan yemi sektöründe yapıldı. Bu sektörün ardından en fazla ithalat yapan sektörler; bitkisel yağ (220 milyon dolar), un (215 milyon dolar), kakao ve çikolata (96 milyon dolar) ve canlı hayvan ticareti (89 milyon dolar) sektörleri olarak sıralandı.

Hayvan Yemi sektörünün toplam ithalat içindeki payı yüzde 33,75, bitkisel yağ sektörünün yüzde 16,88, un sektörünün yüzde 16,52, kakao ve çikolata sektörünün yüzde 7,39 ve canlı hayvan ticareti sektörünün yüzde 6,83 oldu.

İhracatın arttığı ve azaldığı sektörler

Bu yılın ilk ayında geçen yıl aynı döneme kıyasla ihracatı değer olarak en fazla artan sektörlerin başında 73 milyon dolar ile (yüzde 46,29 artış) sert kabuklu meyveler sektörü geldi. Bu sektörü 58 milyon dolar ile (yüzde 92,23) ile hayvan yemi sektörü, 36 milyon dolar ile (yüzde 16,14 artış) şeker ve şekerli mamuller sektörü, 33 milyon dolar ile (yüzde 15,25) yaş meyve sektörü ve 31 milyon dolar ile (yüzde 19,18) salça ve konserve sektörü izledi.

Söz konusu dönemde ihracatı değer olarak en fazla düşen sektör 122 milyon dolar ile (yüzde 49,09 düşüş) bitkisel yağ Sektörü oldu. Ayrıca bakliyat sektörü 15 milyon dolar (yüzde 24,33 düşüş) ve Tohumculuk Sektörü 11 milyon dolar (yüzde 17,08) geriledi.

Bu yılın ocak ayında geçen yıl aynı döneme göre, ithalatı değer olarak en fazla artan sektör 38 milyon dolar ile (yüzde 64,4 artış) kakao ve çikolata sektörü oldu. Bu sektörün ardından canlı hayvan ticareti sektörü 34 milyon dolar (yüzde 63,5 artış), tohumculuk sektörü 13 milyon dolar (yüzde 53,7 artış), sert kabuklu meyveler sektörü 12 milyon dolar (yüzde 29,3 artış) ve alkollü içecekler Sektörü 12 milyon dolar (yüzde 49,6 artış) ile ithalatı değer olarak en fazla artan sektörler olarak sıralandı.

Bu dönemde ithalatı en çok düşen sektörler ise 173 milyon dolar ile (yüzde 44 düşüş) Bitkisel Yağ sektörü oldu. Bu sektörü 154 milyon dolar ile (yüzde 41,8 düşüş) un sektörü, 30 milyon dolar ile (yüzde 6,4 düşüş) hayvan yemi sektörü, 27 milyon dolar ile (yüzde 83,1 düşüş) pirinç değirmenciliği sektörü ve 21 milyon dolar ile (yüzde 30,4 düşüş) şeker ve şekerli mamuller sektörü takip etti.

Dış ticarette öne çıkan ülkeler

Bu yılın ilk ayında dış ticaret verileri ülke bazında değerlendirildiğinde; en fazla ihracat yapılan ülke 305 milyon dolar ile Irak oldu. Irak’tan sonra en fazla ihracat, 171 milyon dolar ile Almanya’ya, 136 milyon dolar ile Rusya’ya, 123 milyon dolar ile ABD’ye ve 96 milyon dolar ile İtalya’ya yapıldı. Yılın ilk ayında, bu 5 ülkeye yapılan ihracat toplam ihracatın yüzde 34’3’ünü oluşturdu.

Aynı dönemde ülke bazında ithalat en fazla 318 milyon dolar ile Rusya’dan yapıldı. Bu ülkeyi, 149 milyon dolar ile Ukrayna, 104 milyon dolar ile Brezilya, 102 milyon dolar ile ABD ve 67 milyon dolar ile Malezya izledi. Bu 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 46,25’ini oluşturdu.

Türkiye, en fazla ithalatı Rusya ve Ukrayna’dan yapmaya devam etti. Bu iki ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 29,1’ine denk düştü.

Türkiye, ocak ayında en fazla ihracat yaptığı ülkelerden Irak’a un, dondurulmuş tavuk eti, mandalina; Almanya’ya fındık içi, ambalajlı fındık, domates; Rusya’ya ise mandalina, alabalık ve limon ihraç etti.

Türkiye aynı dönemde en fazla ithalat yaptığı Rusya’dan buğday, ham ayçiçeği yağı, ayçiçeği küspesi; Ukrayna’dan soya fasulyesi, buğday, ham ayçiçeği yağı ve Brezilya’dan ise soya fasulyesi, kahve ve sığır ithal etti.

TÜİK’in açıkladığı Dış Ticaret Verileri temel alınarak hazırlanan TGDF Dijital Veri Paneli’ndeki hesaplamalara 01 ve 24 fasılları arasındaki tüm Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTIP) kalemleri ile 29’uncu fasıl ve 35’inci fasıldan seçili ürünlerin dâhil edildiği belirtildi.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Eğitimde ’Dijital takip’ tepkisi: Teknik öğretmenler karekod uygulamasını boykot ediyor Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından hayata geçirilen MEB İMES uygulaması, mesleki eğitim veren teknik öğretmenler ile sendikaları karşı karşıya getirdi. Demokrat Eğitimciler Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Akça; koordinatör öğretmenlerin sanayi işletmelerinde kare kod ile anlık takip edilmesini öngören uygulamaya sert tepki göstererek, sisteme veri girişi yapmama kararı aldıklarını duyurdu. Demokrat Eğitimciler Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Akça tarafından yapılan yazılı basın açıklamasında, mesleki eğitim merkezlerinde (MESEM) ve meslek liselerinde görev yapan teknik öğretmenlerin omuzlarına yüklenen ağır iş yüküne ve imkansızlıklara dikkat çekildi. Sendika, "Denetim adı altında öğretmene gözetim kabul edilemez" diyerek uygulamanın mevcut haliyle kullanılamayacağını ilan etti. Öğretmen kendi imkanlarıyla görev yapıyor, bakanlık takip peşinde Öğretmenlerin koordinatörlük görevleri kapsamında işletmeleri ziyaret ederken yaşadığı zorluklara değinilen açıklamada, MEB’in altyapı eksiklikleri eleştirildi. Habere konu olan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Öğretmene bakanlıkça tablet, telefon, internet hizmeti veya ulaşım için araç tahsis edilmiyor. İmkânı olanlar kendi özel araçlarıyla, olmayanlar toplu taşıma ile artan akaryakıt fiyatlarına ve zorlu ekonomik şartlara rağmen özveriyle işletmelere gidiyor. Islak imza ve kaşe ile belgelenen bu görev için, okulların modernizasyonuna harcanması gereken bütçenin öğretmeni dijital olarak takip etmeye harcanmasını kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Sahadan habersiz, masa başında hazırlanmış bir sistem Uygulamanın pratikteki zorluklarına da dikkat çeken sendika yönetimi, sanayi şartlarında kare kod okutmanın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savundu. Açıklamada, "Sanayide elleri yağlı bir aracın altında çalışan veya iş yoğunluğu arasında telefondan kare kod okutmaya çalışacak işletme yetkililerinin durumu göz ardı edilmiştir. Tuşlu telefon kullanan işletme sahipleri dahi mevcuttur. Ayakları sanayinin çamurlu yollarından geçmemiş, sahadaki zorluklara vakıf olmayanların masa başında hazırladıkları bu anlık dijital takip sistemi kabul edilemez" denildi. Sendika ayrıca, bir öğretmenin haftada 30 ile 70 arası işletmeyi gezmesinin fiziksel olarak imkânsız olduğunu, bu dayatmanın "Eşit İşe Eşit Ücret" ilkesine ve anayasaya aykırı olduğunu vurguladı. Diğer sendikalara "ideolojik bakış" eleştirisi Açıklamada, yetkili sendika konumundaki Eğitim Bir-Sen de hedef alındı. Eğitim Bir-Sen şube başkanının basına yansıyan, teknik öğretmenlere yönelik "Mesleki Eğitim Merkezi’nde haftada iki gün çalışıp beş gün yan gelip yatarak ek derslerini alan" şeklindeki ifadeleri sert bir dille kınandı. Demokrat Eğitimciler Sendikası, bu talihsiz açıklamalar nedeniyle tüm teknik öğretmen camiasından özür dilenmesi gerektiğini belirtti. *Sendikadan Boykot Kararı* Yeniliğe ve teknolojiye kapalı olmadıklarını ancak uygulamanın Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na (KVKK) aykırı ve mobbing niteliğinde olduğunu belirten Demokrat Eğitimciler Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Akça şu çağrıyla açıklamayı noktaladı: "Demokrat Eğitimciler Sendikası olarak, MEB İMES uygulamasının koordinatör öğretmenin kare kod tabanlı izlenmesi kısmının karşısındayız. Tüm üyelerimize şifahi olarak dayatılan bu uygulama üzerinden herhangi bir işaretleme yapmamaları ve mevcut yönetmelik hükümlerince zümre kararlarını uygulamaları yönünde yönetim kararı aldığımızı ilan ediyoruz."
İstanbul Garanti BBVA, Türkiye’nin önde gelen üniversite teknoparklarıyla girişimcilik için güçlerini birleştirdi Garanti BBVA; Bilkent Cyberpark, İTÜ ARI Teknokent ve ODTÜ Teknokent ile imzaladığı iyi niyet anlaşmalarıyla teknoloji girişimlerini finansal bilgi, mentorluk ve küresel ağlarla buluşturmayı hedefliyor. İş birlikleri kapsamında girişimcilere finansal okuryazarlık eğitimlerinden hızlandırma programlarına kadar çok katmanlı destek sunulacak. Garanti BBVA, Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinin teknokentleri ile iyi niyet anlaşmaları imzalayarak, girişimcilik ekosisteminin gelişimine yönelik önemli bir adım daha attı. Bilkent Cyberpark, İTÜ ARI Teknokent ve ODTÜ Teknokent ile hayata geçirilen iş birlikleri kapsamında, teknoloji tabanlı girişimlerin finansal ve operasyonel kapasitelerinin güçlendirilmesi, Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren firmaların finansal okuryazarlık ve yatırıma hazırlık seviyelerini artırmak, Garanti BBVA Partners Tech Hızlandırma Programı aracılığıyla girişimcilere küresel ölçekte rekabet avantajı sağlanması ve yatırımcı buluşmaları konusunda destekler hedefleniyor. Ayrıca girişimcilere avantajlı krediler, teminat mektubu ve özel bankacılık paketleri gibi doğrudan büyümeyi destekleyen somut finansman çözümleri de sunulacak. Garanti BBVA ve teknokentler arasındaki iyi niyet imza törenleri Bilkent Cyberpark Genel Müdürü Faruk İnaltekin, İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Attila Dikbaş, ODTÜ Teknokent Genel Müdürü Serdar Alemdar ve Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya’nın katılımıyla gerçekleşti. İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesindeki İTÜ ARI Teknokent ile 7 Nisan’da, ODTÜ Teknokent ve Bilkent Cyberpark ile ise 9 Nisan’da gerçekleştirilen imza törenleriyle başlayan bu iş birlikleri; girişimcilik ekosistemine katma değer sağlayacak uzun vadeli bir yaklaşımı temsil ediyor. Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya, imzalanan iyi niyet anlaşmasına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Garanti BBVA olarak girişimcilik ekosistemine uzun yıllardır bütünsel bir yaklaşımla katkı sağlıyor, katma değeri yüksek ve sürdürülebilir büyüme potansiyeline sahip girişimleri gelişim yolculuklarında destekliyoruz. Biz bankacılığı yalnızca finansman sağlamak olarak görmüyoruz; yol arkadaşlığı, rehberlik ve uzun vadeli ortaklık olarak tanımlıyoruz. Üniversitelerimizin teknokentleriyle hayata geçirdiğimiz bu iş birlikleri de tam olarak bu yaklaşımın bir yansıması. Girişimcilerin yalnızca finansmana değil; doğru bilgiye, güçlü ağlara ve küresel fırsatlara erişiminin kritik olduğuna inanıyoruz. Bu kapsamda sunduğumuz finansal okuryazarlık ve yatırıma hazırlık eğitimleri, Partners Tech programımız ve global iş birliklerimizle girişimcilerin ölçeklenme yolculuklarında yanlarında olmaya devam edeceğiz. Türkiye’den çıkan teknoloji girişimlerinin global ölçekte güçlü başarı hikâyelerine dönüşeceğine inanıyoruz." Girişimciler için çok yönlü bir çözüm ve hizmet modeli İmzalanan iyi niyet anlaşmaları kapsamında Garanti BBVA, teknokent bünyesinde faaliyet gösteren girişimcilere yönelik finansal okuryazarlık ve yatırıma hazırlık eğitimleri sunacak. Girişimcilerin nakit akışı yönetimi, bilanço okuma, değerleme yöntemleri ve yatırımcı sunumu hazırlama gibi kritik alanlarda yetkinlik kazanması hedeflenirken, bu eğitimler hem çevrim içi hem de fiziksel olarak gerçekleştirilecek. Ayrıca teknokentlerde faaliyet gösteren ve özellikle yapay zekâ, siber güvenlik, ödeme teknolojileri ve sürdürülebilirlik alanlarında çalışan girişimler, Garanti BBVA’nın yürüttüğü Partners Tech Hızlandırma Programı’na yönlendirilecek. Programın mentorluk, jüri ve değerlendirme süreçlerinde de karşılıklı bilgi ve uzmanlık paylaşımı yapılması planlanıyor. İş birliği kapsamında Garanti BBVA, teknokent firmalarına özel bankacılık çözümleri ve hizmet modeli de sunacak. Teknoloji girişimcilerinin ihtiyaçlarına özel olarak kurgulanan bu yapı ile finansmana erişimden nakit yönetimine kadar pek çok alanda farklılaşan bir destek sağlanacak. Girişimcileri güçlendirmeye yönelik somut adımlar Garanti BBVA’nın girişimcilik alanındaki önemli programlarından biri olan Partners Tech ile bugüne kadar 60’a yakın teknoloji girişimi desteklenirken, bu girişimlerin aldığı toplam yatırım tutarı 40 milyon doları geçti. Program kapsamında girişimcilere mentorluk, iş birliği olanakları, eğitim, PR desteği ve kurumsal bilgi birikimi sunuluyor. Banka, girişimcilerin küresel ekosistemlere erişimini güçlendirmek amacıyla dünyanın önde gelen erken aşama yatırım fonu ve hızlandırma programlarından biri olan Techstars’ın Türkiye ana partnerliğini de üstleniyor. Bu iş birliği sayesinde Türkiye’deki girişimciler, küresel mentorluk ağlarına, yatırımcılara ve uluslararası pazarlara daha güçlü bir şekilde erişim sağlıyor. Garanti BBVA ayrıca, girişimcilerin küresel ölçekte büyümesini desteklemek amacıyla Global Expansion Day gibi platformlarla girişimcileri uluslararası ekosistemlerle buluşturmaya devam ediyor.