EKONOMİ - 04 Mart 2026 Çarşamba 14:07

Ticaret Bakanı Bolat: "Hizmet ve mal ihracatında 2026 yılı hedefimiz 410 milyar dolar"

A
A
A
Ticaret Bakanı Bolat: "Hizmet ve mal ihracatında 2026 yılı hedefimiz 410 milyar dolar"

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Türkiye’nin 273,4 milyar doları mal, 122,6 milyar doları hizmet olmak üzere toplamda 400 milyar dolara yaklaşan ihracata ulaştı. 2026 hedefimiz ise 410 milyar dolar" dedi.


İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) tarafından İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen Texhibition İplik, Kumaş ve Tekstil Aksesuarları Fuarı (Texhibition İstanbul) kapılarını ziyaretçilere açtı. Fuarda konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, bölgedeki savaş ve çatışmaların gölgesinde Ramazan ayının buruk geçtiğini belirterek, "Özellikle İran’a yönelik saldırılar ve artan gerilim endişe verici" dedi. Türkiye’nin barıştan yana net bir tutum sergilediğini vurgulayan Bolat, bir yandan diplomatik girişimlerle ateşkes çağrısını yinelediklerini, diğer yandan ekonomide üretim, ihracat ve istihdamı desteklemeye devam ettiklerini ifade etti.


"Biz hiçbir komşumuzun ve dünya ülkelerinin ateş içinde olmasını asla istemiyoruz"


Bölgede yaşanan savaştan kaynaklı buruk bir Ramazan geçirdiklerini ifade eden Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Bölgemiz büyük bir ateş çemberinin tam ortasında. Son birkaç yıla baktığımızda kuzeyimizde, güneyimizde, doğumuzda ve batımızda maalesef çatışmaların, bölgesel savaşların, krizlerin yoğun bir şekilde olduğunu görüyoruz. Biz hiçbir komşumuzun ve dünya ülkelerinin ateş içinde olmasını asla istemiyoruz. Komşumuz İran’a yönelik olarak İsrail üzerinden yoğun bir saldırı oldu ve burada İran tarafının da Körfez ülkelerine, bölge ülkelerine yönelik ateş açması söz konusu oldu. Bu anlamda biz bu saldırıların bir an önce sona erdirilmesini, ateşkesin sağlanmasını gerçekten güçlü bir şekilde istiyoruz. Mübarek Ramazan ayında bu saldırılar gerçekten büyük bir infiale sebebiyet verdi. Ama buna rağmen ekonomide ve toplumsal hayatta her şey devam etmek zorunda. Bu nedenle Texhibition Fuarı da İstanbul’umuzun, Türkiye’nin en büyük fuar merkezi İFM’de gerçekleştiriliyor" şeklinde konuştu.


"Geçen yıl bütçemizin yüzde 60’ını Ticaret Bakanlığı olarak ihracatçılarımıza desteklerde kullandık"


Türkiye’nin batıdan Fas’a, doğudan Çin’e kadar olan coğrafyada en gelişmiş sanayi ülkesi olduğunu vurgulayan Bolat, "Biz bu sanayimizle 273,4 milyar dolar geçen yıl ihracat yaptık ve bu ihracatın yüzde 93’ü sanayi ürünleriydi. Yine hizmetler sektöründe 122,6 milyar dolar ihracat yaptık. Toplamda 400 milyar dolara yaklaşmıştık. Bu yıl için de 410 milyar dolar mal ve hizmet ihracatı hedefimizi gerçekleştirmek için sizlerle birlikte çok büyük gayret ve çalışmanın içindeyiz. Geçen yıl bütçemizin yüzde 60’ını Ticaret Bakanlığı olarak ihracatçılarımıza desteklerde kullandık. Bu çok önemli bir oran ve hükümet olarak KOBİ’ler için, başta tekstil, giyim, deri, ayakkabı, mobilya sektörlerinde istihdamı korumak kaydıyla kişi başına 2 bin 500 lira destek verdik. Geçen hafta hükümetimiz 100 milyar liralık KGF kredi paketini hazırladı. Piyasa şartlarından çok çok iyi oranlarda firma başına 50 milyon lira üst limitli olarak bu destek de 36 ay vadeli olarak sizlerin istifadesine sunuldu. Eximbank ve Türkbank, Ziraat Bankası, diğer özel bankalar, Vakıfbank; Merkez Bankası’ndan aldığımız ihracat reeskont kredilerini sizlere aktarıyorlar. Bu kredilerin toplamı da 1 trilyona ulaştı. Bunun finansman sübvansiyon açısından ihracatçılarımıza getirdiği yarar 250 milyar Türk lirası" dedi.


"Ocak ayından bu yana bütün fuarlarda çok yoğun ilgi var"


Eximbank’ın geçen yıl 54 milyar dolarla desteklerini kapattıklarını belirten Bolat, "Bu yıl bu rakam 59-60 milyar dolara çıkacak. Türkbank 75 milyar liraya çıkmıştı, o da bu yıl 100 milyarı inşallah geçecek. İGE 210 milyar lira kefalet veriyor. Bütün bu çabalarımız sizler için. 2026’da fuarlarımız çok canlı başladı. Bütün arkadaşlardan aldığımız bilgilere göre, Ocak ayından bu yana bütün fuarlarda çok yoğun ilgi var. Eğer bu fuarda prestijli fuar desteğinden yararlanılmak istenmez, başka bir fuarda bu hakkımı kullanacağım denirse de 393 bin liraya kadar yine Ticaret Bakanlığı desteği sizin emrinizde. Mart ayında geçen yıl yapılan Texhibition fuarlarına biz bakanlık olarak yaklaşık 140 milyon lira katılımcıların ve fuar organizasyonunun tanıtım giderlerine desteklerimizi sunduk. Avrupa Birliği gibi ülkelerle mukayese ettiğimizde Türkiye büyüme yarışında ilk üçün içinde. Türkiye 1,6 trilyon dolarlık bir milli gelire sahip. 10 yıl önce, 20 yıl önce hiçbirimiz böyle bir rakamı hayal bile edemezdik. Kişi başına milli gelir 2025 yılı sonunda 18 bin 40 dolar oldu. İhracatımız 400 milyar dolara geldi mal ve hizmetler bazında. Bütün bu yapılanlar halkımızın, vatandaşımızın takdirine her zaman mazhar oldu. Halkımıza minnet borçluyuz, şükran borçluyuz" diyerek sözlerini tamamladı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır "Obezite, kişinin yaşam kalitesini düşürüyor" Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Obezite Merkezi Sorumlu Hekimi Doç. Dr. İhsan Solmaz, 4 Mart Dünya Obezite Günü dolayısıyla obezitenin sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Obezitenin, vücutta sağlığı bozacak düzeyde aşırı yağ birikimi olarak tanımlandığını belirten Doç. Dr. İhsan Solmaz, Dünya Sağlık Örgütü’nün obeziteyi vücut kitle indeksine göre sınıflandırdığını ifade etti. Vücut kitle indeksinin, kilonun metre cinsinden boyun karesine bölünmesiyle hesaplandığını belirten Solmaz, 25 ile 30 arasındaki değerlerin fazla kilolu, 30’un üzerindeki değerlerin ise obez olarak değerlendirildiğini söyledi. Türkiye’de fazla kilolu ve obez birey sayısının giderek arttığına dikkat çeken Solmaz, obezitenin birçok kronik hastalığın ortaya çıkmasına zemin hazırladığını belirtti. Solmaz, obezitenin diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, kalp ve damar hastalıkları ile uyku apnesi gibi sağlık sorunlarına neden olabildiğini, ayrıca boyun ve bel fıtığı ile diz kireçlenmesi gibi kas-iskelet sistemi problemlerini de beraberinde getirdiğini ifade etti. Obezitenin bireylerin yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürdüğünü vurgulayan Solmaz, tedavide en önemli adımın yaşam tarzı değişikliği olduğunu söyledi. Sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin obeziteyle mücadelede büyük önem taşıdığını belirten Solmaz, özellikle yüksek kalorili un ve hamur işi ürünlerin azaltılması gerektiğini ifade etti. Haftada en az dört gün 45 dakika ya da haftanın her günü en az 30 dakika tempolu yürüyüş yapılmasının önerildiğini dile getiren Solmaz, hastanın vücut kitle indeksine göre gerekli durumlarda medikal tedavi seçeneklerinin de uygulanabildiğini kaydetti. Diyarbakır İl Sağlık Müdürü ve Kardiyoloji Uzmanı Dr. Emre Asiltürk ise obezitenin kalp sağlığı açısından ciddi riskler oluşturduğuna dikkat çekerek, fazla kilonun kalbin iş yükünü artırdığını ve bu durumun zamanla hipertansiyon, damar sertliği ve kalp krizi riskini yükseltebildiğini belirtti. Asiltürk, sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin hem obeziteyi önlemede hem de kalp sağlığını korumada büyük önem taşıdığını vurguladı.
Van Gürpınar Devlet Hastanesi hemodiyaliz ünitesi hizmete başladı VAN (İHA) – Van’daki Gürpınar Devlet Hastanesi bünyesinde kurulan hemodiyaliz ünitesi hasta kabulüne başladı. Kronik böbrek yetmezliği bulunan hastalar için hayati önem taşıyan hemodiyaliz tedavisi, genellikle haftada iki ya da üç gün düzenli olarak uygulanıyor. Ulaşım imkânının sınırlı olduğu kırsal ilçelerde ise bu süreç, hastalar açısından hem fiziksel hem de psikolojik açıdan zorluklara yol açabiliyor. Özellikle kış aylarında ağırlaşan hava şartları, tedaviye erişimi daha da güçleştiriyor. İlçede uzun süredir ihtiyaç olarak dile getirilen hemodiyaliz ünitesinin hizmete alınmasıyla birlikte diyaliz hastaları il merkezine gitmek zorunda kalmadan tedavilerini yaşadıkları ilçede sürdürebilecek. Hastane Başhekimi Dr. İshak Peynirci, daha önce hastane bünyesinde diyaliz ünitesinin bulunmadığı için hastaların il merkezine veya başka ilçelere gitmek zorunda kaldıklarını ifade ederek, "Bölgemizde kış şartlarının zaman zaman ağır seyretmesi nedeniyle ulaşımda ciddi sıkıntılar yaşanabiliyordu. Özellikle yatalak bir hastamız için bu gidiş gelişler daha da zorlayıcı oluyordu. İnşallah ünitenin hizmete açılmasıyla birlikte bu sıkıntıları büyük ölçüde aşacağız. Hastalarımız artık daha rahat bir şekilde gelip, diyalizlerini yaptırarak evlerine dönebilecek. Şu an 5 hastamızı takip ediyoruz. Yaz aylarında hasta sayısının artmasını bekliyoruz. İl dışında ikamet eden bazı hastalarımız kışın farklı illerde kalıp, yazın bölgemize dönüyor. Bu nedenle yaz döneminde hasta sayısının 13-14’e çıkabileceğini öngörüyoruz" dedi. Organ naklinin önemine de dikkat çeken Peynirci, "Organ nakli ise hemodiyalize kıyasla hem hasta konforu hem de maliyet açısından daha avantajlı bir tedavi yöntemi. Ancak ülkemizde organ nakli sayıları istenilen düzeyde değil. Dünya genelinde kadavradan nakil daha yaygınken, ülkemizde canlı vericiden yapılan nakiller kadavradan yapılan nakillerin önünde yer alıyor. Bu durum, toplumda organ bağışı bilincinin yeterince gelişmediğini gösteriyor. Sağlık Bakanlığı da organ bağışının artırılması ve vatandaşların bu konuda teşvik edilmesi amacıyla çeşitli çalışmalar yürütüyor" diye konuştu. "Evimden çıkıp 5 dakika içinde diyalize gelebiliyorum" 6 yıllık diyaliz hastası Vehbi Güngör (60), daha önce yaşadıkları ulaşım zorluklarına dikkat çekerek, "Gelip giderken elbette zorluk yaşıyorduk. Allah, buranın açılmasına vesile olanlardan binlerce kez razı olsun. Şimdi evimden çıkıp 5 dakika içinde diyalize gelebiliyorum. Seans bittikten 5 dakika sonra da servisle evime dönüyorum. Artık yorulmuyorum. Daha önce gidiş gelişler bizi çok yıpratıyordu. Sürekli yolu düşünüyorduk, diyalizi değil" diye konuştu. "Kış aylarında ulaşım bizim için oldukça yıpratıcı oluyordu" Özellikle kış aylarında ulaşımın kendileri için oldukça zorlayıcı olduğunu dile getiren 2 yıllık diyaliz hastası Adem Koç (35) da, "Daha önce Van merkezine giderken hem yol hem de hava şartları nedeniyle ciddi zorluklar yaşadık. Özellikle kış aylarında ulaşım bizim için oldukça yıpratıcı oluyordu. İlçemize böyle bir hizmetin kazandırılması bizim için iyi oldu. Gerçekten çok güzel bir hizmet. Her hasta aynı imkânlara sahip olamıyor. Yağmur, kar, kış demeden yollara düşüyorduk ve zaman zaman zor durumda kalıyorduk. Hava şartları çoğu zaman elverişli olmuyordu. Elbette kimse diyaliz hastası olmak istemez, ancak bu tedavi bizim için bir zorunluluk. Bu nedenle ünitenin ilçemizde açılması büyük bir ihtiyaçtı. İlçemiz adına çok önemli ve değerli bir hizmet oldu. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.