EKONOMİ - 07 Nisan 2026 Salı 13:56

Ticaret Bakanı Bolat: "Suriye ile ikili ticarette hedef 10 milyar dolar"

A
A
A
Ticaret Bakanı Bolat: "Suriye ile ikili ticarette hedef 10 milyar dolar"

Türkiye-Suriye JETCO toplantısında katılan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "İmzalanan protokolün iki ülke arasında ekonomik entegrasyon ve yeniden inşa için kapsamlı bir yol haritası. 3,7 milyar dolara ulaşan ikili ticaretin 5 milyar ve ardından 10 milyar dolara çıkarılması için gerekli adımların ele alacağız" dedi.



Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanı Dr. Nidal el-Şa’ar ve heyetiyle İstanbul’da bir araya gelerek JETCO 1’inci Dönem Protokolü’nü imzaladı.


"Türkiye-Suriye ekonomik ilişkilerinde tarihi dönüm noktası, hedef 10 milyar dolar"


Türkiye ve Suriye arasındaki ekonomik ve ticaret ilişkilerinde tarihi bir dönüm noktasında olunduğunu belirten Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "İmzalanan protokolün sadece teknik bir metin değil, iki komşu ve kardeş ülke arasındaki ekonomik entegrasyonun, bölgesel kalkınmanın ve yeniden inşa sürecinin kapsamlı yol haritası. Bu sürecin iki ülke arasındaki köklü tarihi bağları ve kardeşlik dayanışmasını temsil eden samimi bir işbirliği ruhuyla yürütülüyor. Görüşmelerde ikili ticaretin her iki ulusun karşılıklı yararına olacak. Serbest Ticaret Anlaşması da dahil olmak üzere 3,7 milyar dolara geçen yıl ulaşan ikili ticaretimizi önce 5 milyar dolara daha sonra da 10 milyar dolar hedefine ulaştıracak her türlü çözümleri ve mekanizmaları ele aldık. Özellikle tekstil, tarım, gıda, makine gibi stratejik sektörlerde işbirliğimizi derinleştirme kararı alırken tarımsal ticarette de öngörülebilirliği sağlamak adına düzenleyici çerçeveler konusunda karşılıklı bilgi paylaşımı yapma hususunda mutabık kaldık. Ayrıca bu toplantı marjında düzenlenecek Türkiye-Suriye İş ve Yatırım Forumu ile her iki ülkenin öncü şirketlerini ve yatırımcılarını bir araya getirecek olmaktan da büyük bir memnuniyet duyuyoruz" şeklinde konuştu.


"Gümrük kapılarımızın tam kapasiteyle çalışması bölgesel tedarik zincirinin istikrarı için hayati önem taşıyor"


Bölgenin ve dünyanın son zamanlarda yaşadığı sıkıntılara ve sıcak savaşlara değinen Bakan Bolat, "Türkiye’nin büyümesinde ve kalkınmasında ana rol oynayan dış ticaretin kesintisiz ve birden çok alternatifle gerçekleşmesine büyük önem veriyoruz. Bu kapsamda Suriyeli mevkidaşı ile gerçekleştirdikleri görüşmelerin önemli maddelerinden birinin de gümrük kapıları. Gümrük kapılarımızın tam kapasiteyle çalışması, lojistik hatların kesintisiz işlemesi, bölgesel tedarik zincirinin istikrarı için hayati önem taşımaktadır. İçinde bulunduğumuz Körfez bölgesindeki savaş şartlarında Orta Doğu ve Körfez ülkelerinin tedarik ihtiyaçlarının kesintisiz ve acil olarak karşılanabilmesi noktasında Türkiye, Suriye, Ürdün, Suudi Arabistan ve Irak’ın içinde yer aldığı transit koridorlarının hızlı ve etkin bir şekilde işlemesi büyük bir önem taşımaktadır. Gerek Türkiye üzerinden Suriye’ye, oradan Ürdün ve Suudi Arabistan’a gerekse Türkiye, Suriye, Irak, Suudi Arabistan’a yönelik ulaşım koridorları, transit ticaret koridorlarının etkin ve hızlı çalışmasına iki taraf hükümetleri olarak büyük bir önem veriyoruz" ifadelerini kullandı.


"Türkiye-Suriye arasında ortak gümrük komitesi kuruldu, yeniden inşa için işbirliği artıyor"


Ticaret Bakanlığı ile Suriye Genel Sınır ve Gümrük Bakanlığı arasında bir Ortak Gümrük Komitesi kurulmasına yönelik anlaşmayı imzaladıklarını bildiren Bakan Bolat, "Türkiye tarafında onay sürecini 27 Mart’ta tamamladık. Böylece gümrük geçişlerinin tam operasyonel hale gelmesi, aktarma gerekliliklerinin azaltılması ve doğrudan teslimat mekanizmalarının geliştirilmesi konularında yakın işbirliği içinde olacağız. Suriye’nin birlik ve bütünlüğünün sağlaması, ekonomik toparlanma sürecini hızlandırmasının ve yeniden inşa sürecinin Türk iş dünyası açısından da en öncelikli gündem maddelerinden biri. Türk müteahhitlik firmalarının sahip oldukları küresel tecrübe ve teknik kapasite ile Suriye’deki konut, altyapı, enerji ve ulaşım projelerinde aktif olarak Suriye’nin yeniden inşaat sürecinde kullanılması konusunda da tam bir mutabakat sağladık. Gerek müteahhitlik gerekse teknik müşavirlilik hizmetlerinde işbirliğini arttıracak bir mutabakat zaptını da yakın gelecekte Türkiye ve Suriye arasında imzalamayı ümit ediyoruz" dedi.


"Türkiye-Suriye işbirliği enerji, finans ve yeniden inşa alanlarında genişliyor"


Bakan Bolat sözlerini şöyle sonlandırdı: "Son olarak işbirliğimizi petrol ve doğalgaz çıkarımı alanında enerjide, madencilikte, Türkiye-Suriye Dostluk Üniversitesi’nin kurulması çabasıyla eğitimde ve sağlık işbirliği gibi geniş alanlara yaymaya hazırız. Suriye’deki elektrik şebekelerinin yeniden inşası, entegrasyonu, yenilenebilir enerji yatırımları ve gübre üretimi için kritik olan fosfat gibi kritik minerallerin aranması konularında ortak projeler geliştireceğiz. Suriye’nin küresel finans sistemine yeniden entegrasyonu ve ödeme altyapılarının güçlendirilmesi yönündeki çabaları içtenlikle destekliyoruz ve bu konuda Suriye Merkez Bankası ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ve BDDK gibi kurumlar arasındaki işbirliği giderek hızlanmaktadır. Aramızda bulunan Suriye Merkez Bankası Başkanı da her iki kuruluşumuzun yetkilileriyle görüşmeleri bugün-yarın yapacaktır. Türk bankalarının Suriye’de varlık göstermesinin yatırım ilişkilerimizi ve ticaret ilişkilerimizi daha da güçlendireceğine inanıyoruz. Bugün imzaladığımız JETCO 1’inci Toplantı Protokolü ilişkilerimizin artık kurumsal bir zemine oturduğunun ticaret alanında kurumsal bir zemine oturduğunun ilanıdır. Bir sonraki JETCO toplantısını inşallah Şam’da gerçekleştirmek üzere değerli mevkidaşım ile sözleştik."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Ödemiş’te minik öğrencilere kitap kurdu madalyası İzmir’in Ödemiş ilçesinde Kütüphaneler Haftası ve Orman Haftası çerçevesinde anaokulu öğrencileri tarafından çeşitli etkinlikler düzenlendi. Etkinliklere katılan ilçe protokolü, en çok kitap okuyan öğrencileri madalya ile ödüllendirdi. Ödemiş Kaymakamı Hakan Yavuz Erdoğan ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Sunullah Desticioğlu, Ödemiş Anaokulu’nu ziyaret etti. Protokol üyeleri, ziyaret sırasında 3 yaş A sınıfı öğrencilerinin hazırladığı tiyatro gösterisini izledi. Öğretmen Sevilay Tekin Şafak rehberliğinde sahnelenen, "Orman Gelecektir" adlı oyun sergilendi. Gösterinin ardından Kaymakam Erdoğan, kütüphaneyi en çok ziyaret eden ve ödünç kitap alan öğrencilere, "Kitap Kurdu" madalyası takdim etti. Ödemiş Halk Kütüphanesi ile Ödemiş Anaokulu iş birliğinde 2025 yılının Ocak ayında hayata geçirilen, "Kütüphane Dostu Okul" projesiyle çocuklara kitap okuma alışkanlığı kazandırılıyor. Kütüphane sevgisini küçük yaşlarda aşılamayı hedefleyen proje kapsamında çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi. Anaokulundaki tüm sınıflar kütüphaneye gezi düzenledi. Süreç içerisinde öğrenciler ve veliler kütüphaneye üye olarak düzenli şekilde emanet kitap aldı. Yürütülen çalışmalar neticesinde kütüphaneye 600 yeni üye kaydı yapıldı. Bu dönemde 4 bine yakın çocuk ve yetişkin kitabının okunduğu kaydedildi. Proje çerçevesinde kütüphaneye üye olan tüm çocuklara madalyaları verildi.
İzmir Başkan Tugay, Meslek Fabrikası önünde sabahladı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün mülkiyetine geçen Meslek Fabrikası binası önünde gece boyunca sürdürdüğü nöbette, yaşanan sürece "tümüyle haksız" diyerek tepki gösterdi. Tugay, kararlı duruşun süreceğini vurgulayarak daha fazla destek çağrısı yaptı ve "Gerekirse tek başıma da devam edeceğim" dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün mülkiyetine geçen Meslek Fabrikası önünde dün akşam nöbete başlayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, bekleyişini sürdürüyor. Polis bariyerleri ile çevrili olan bina önünde CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, ilçe belediye başkanları, meclis üyeleri ve partililerle birlikte bekleyen Tugay, sabah saatlerinde son duruma ilişkin basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. "Kararlılığımızı göstermek için buradayız" Bütün gece bina önünde olduklarını belirten Tugay, "İl başkanımız, bazı ilçe belediye başkanlarımız, meclis üyelerimiz ve partililerimiz burada. Kararlılığımızı göstermek için buradayız. Bu süreç hepimizi zorluyor ancak birilerinin buna karşı durması gerektiğine inanıyorum. Çünkü tümüyle yanlış ve haksız olan bu tutuma karşı net bir şekilde ‘hayır’ denilmesi gerekiyor. Biz yalnızca bu binanın korunması ve elde tutulması için değil, benzer durumların tekrar yaşanmaması için de çaba gösteriyoruz. Umuyorum ki bir sonuca ulaşırız. Ancak bu kararlı duruşun sürmesi gerekiyor. Daha fazla desteğe ihtiyaç duyduğumuz da bir gerçek. Buna rağmen, gerekirse tek başıma da devam edeceğim. Gücümüz yettiğince buradayız" dedi. "Yalnız bırakmayın" Binada yürütülen hizmetlerin, durduğunu vurgulayan Tugay, "Pek çok hizmet sekteye uğruyor. Bu, yalnızca bir örnek. Vakıfların bu binaya ihtiyacı olmadığından eminim. Ellerinde değerlendirebilecekleri yüzlerce, hatta binlerce mülk var. Oysa burası aktif kullanılan, on binlerce, hatta yüz binlerce kişiye eğitim verilmiş bir binaydı. Dün sabah erken saatlerde çevrildi ve hala içeri girmemize izin verilmiyor. Bu nedenle daha önce sunulan hizmetler de sürdürülemeyecek. Ancak bu yanlış kararın hukuk kuralları çerçevesinde geri alınmasını bekliyoruz. Haklar bazen kendiliğinden verilmez; onlar için mücadele etmek gerekir. Bizim o binaya ihtiyacımız var. Burası İzmir halkına ait bir bina. Belediye başkanı olarak, İzmir halkına ait her değeri korumakla yükümlüyüm. Bu nedenle sorumluluğu en çok kendimde hissediyorum. Ancak bu süreçte yalnız bırakılmamamız gerekir" dedi. Ateş yakıldı, şiirler okundu Gece nöbeti sırasında soğuk hava nedeniyle ateş yakılırken, battaniyeler yardımıyla ısınıldı. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından da nöbet tutanlar için çay ve çorba ikramı yapıldı. Başkan Tugay Ahmed Arif’in Anadolu isimli şiirini okudu, gecede şarkılar ve marşlar söylendi.
Kocaeli Eşini ve akrabasını ağır yaralamıştı: Mağdur kadın kezzap tehdidini anlattı Kocaeli’nin Körfez ilçesinde boşanma aşamasındaki eşi ile bir akrabasını silah ve bıçakla ağır yaralayan sanığın yargılanmasına devam edildi. Sanık savunmasında, "Eşim İstanbul’da çalışmak istemediğim için beni darp etti. Benim başıma ne geldiyse onun yüzünden geldi. Keşke böyle bir şey olmasaydı. Eşim ile aramızda hali hazırda boşanma davası var. Kendisinden boşanmak istediğimi söyledim ancak o boşanmak istemiyor" ifadelerini kullandı. Mağdur N.B.’nin ifadeleri de dosyaya girdi. Yıllarca şiddet gördüğünü ve kazandığı paranın eşi tarafından harcandığını belirten N.B., "Beni, ’Gitmeye kalkarsan suratına kezzap dökerek yakarım, insan içine çıkamazsın’ diyerek tehdit ediyordu" dedi. Hakkında 4 kez uzaklaştırma kararı bulunan M.S.B. (39), 17 Haziran 2024’te bayramda çocuklarını görmek için gittiği Yavuz Sultan Selim Mahallesi’ndeki evde, boşanma aşamasındaki eşi N.B.’yi (35) bıçakladıktan sonra tabancayla 5 el ateş ederek ağır yaraladı. Olay yerinden kaçan zanlı, daha sonra Çamlıtepe Mahallesi’ne giderek uzaktan akrabası A.K.’yi (40) de silahla vurarak yaraladı. Saldırılarına devam eden M.S.B., sırasıyla akrabası V.B.’nin ve A.K.’nin evlerine silahla ateş açtıktan sonra izini kaybettirmeye çalıştı. Ağır yaralanan N.B. ve A.K. ambulanslarla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Polis ekiplerinin çalışması sonucu saklandığı camide yakalanarak gözaltına alınan M.S.B., emniyetteki işlemlerinin ardından "tasarlayarak ve töre saikiyle kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. "N.B.’den boşanmak istiyorum ama o istemiyor" Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, "tasarlayarak ve töre saikiyle kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan tutuklu bulunan sanık M.S.B. ile avukatı katıldı. Duruşmada söz verilen sanık M.S.B., "Daha önce işten geldiğimde N.B. bana, ’Neden İstanbul’a gidip çalışmıyorsun?’ dedi. Ben de gidemeyeceğimi ve burada iş bulacağımı söyledim. Bunun üzerine N.B. beni darp etti ve polisi arayarak ’Eşim beni dövüyor’ dedi. Akabinde polisler geldi, ’Sana ne oldu?’ diye sordular. N.B’nin yaptığını söyledim. Şikayetçi olup olmadığımı sordular, olmadığımı söyledim. N.B. sürekli olarak çocuklarımı da dövüyordu, onlarla ilgilenmiyordu. Yine N.B., 5. çocuğumuzu doğurmak istemediğini söyledi. Ailemle görüştüm, onlar aldırmasına izin vermediler. Benim başıma ne geldiyse N.B. yüzünden gelmiştir. Keşke böyle bir şey olmasaydı. Eşim ile aramızda hali hazırda boşanma davası vardır. Kendisinden boşanmak istediğimi söyledim ancak o şu an boşanmak istemediğini beyan etmektedir. Kendisi ile Mersin 9. Aile Mahkemesi’nde boşanma davası vardır, gerekirse bu dosyamız getirilsin. Ben uzun süredir tutukluyum, tahliyemi istiyorum" dedi. Müştekilerin HTS kayıtları istendi Cumhuriyet savcısı mütalaasında, suçun vasıf ve mahiyetinin tam olarak belirlenebilmesi amacıyla müştekilerin olay tarihinden iki ay öncesine ait HTS kayıtlarının incelenmesini ve sanığın tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti, savcının taleplerini kabul ederek sanığın tutukluluğunun devamına hükmetti ve duruşmayı erteledi. Mağdurların ifadeleri dosyaya yansıdı Öte yandan, olayda ağır yaralanan mağdurların önceki celselerde alınan ifadeleri de dosyadaki yerini aldı. Sanığın eşiyle ilişkisi olduğunu iddia ettiği ve silahla yaraladığı akrabası A.K. ifadesinde, iddiaların tamamen iftira olduğunu belirtti. Olay günü sanığın yanına gelip çay içtiğini, ardından aracına yöneldiğinde sanığın silahla ateş ettiğini anlatan A.K., "Çayımı içtikten sonra masadan kalkarak, pastanenin karşısında bulunan kasaptan et alarak aracıma doğru gittim. Bu sırada sanık silahını çekerek ateşledi. Kendimi korumak için üzerine atıldım. Şahıstan kurtularak ana cadde istikametine doğru kaçtım peşimden ateş etmeye çalıştı ancak silahı patlamadı. Bu arbede sırasında öncesinde ve sonrasında M.S.B. ile aramızda yukarıda bahsettiklerim dışında hiçbir konuşma geçmedi. Benim bu şahsın eşiyle hiçbir ilişkim yoktur. Şahsın bu yöndeki suçlamaları asılsızdır, söyledikleri yalan ve iftiradan ibarettir. Bunları kendi kafasında uydurarak çevreden yalan yanlış duyarak uydurup benim üzerime bu şekilde saldırdığını düşünüyorum. Yaşanan olay ile ilgili ailelerimiz arısında konuşarak barıştık. Husumet yaşanmasını istemediğim için şu an için kendisi ile ilgili herhangi bir dava ve şikayetim yoktur" dedi. "Kazandığım parayı harcardı" Boşanma aşamasındaki eş N.B. ise sanığın hiçbir işte çalışmadığını ve evin geçimini kendisinin gündelik temizlik işleriyle sağladığını ifade etti. N.B., "M.S.B. 12 yıllık eşim olur. Eşim ile evliliğimizden 5 çocuğum vardır. Eşimin babası ve benim babam amca çocukları olurlar. Evlendikten kısa bir sonra eşim ile benim aramda yoğun tartışmalar ve kavgalar yaşanmaya başlamıştı. Bu tartışma ve kavgaların sebebi eşimin hiçbir işte çalışmaması, bana ve çocuklarıma bakmamasıdır. Eşimin hiçbir işte çalışmamasından dolayı ben gündelik olarak temizlik işlerinde çalışırım. Eşim ise bu duruma aldırış etmeden benim kazandığım parayı harcamaya devam eder ev ekonomisine hiçbir şekilde katkı sağlamazdı. 2023 yılı içerisinde bu ve benzer sebeplerle eşim beni şiddetli şekilde dövmüştü. Ben ise bu durum üzerine tek başıma Mersin’de ikamet eden ailemin yanına gittim ve yaklaşık olarak 1 ay kadar kaldım. Bu olay yaşandıktan sonra polis ekiplerine bilgi verdim" diye konuştu. "Senin suratını kezzap dökerek yakarım" Şiddet gördüğü için kadın sığınma evinde kaldığını ve uzaklaştırma kararı aldırdığını anlatan N.B., eşinin kendisini defalarca ölümle ve yüzüne kezzap dökmekle tehdit ettiğini kaydetti. N.B., "Eşim hakkında uzaklaştırma kararı almıştım. Bir gün beni aradığında, ’Geri dön yoksa birbirimize düşeriz, sonu güzel yerlere gitmiyor’ şeklinde konuşma yapmıştı. Benim bu konuşmadan anladığım, eşimin beni kendi canımla veya ailemin canıyla tehdit etmesidir. Eşim beni evliliğimiz boyunca darp ettiği zamanlarda ve normal zamanlarda olmak üzere, kıskançlığından kaynaklı olarak ’Ben seni dövüyorum ya, sen gitmeye kalkarsan bu suratla gidemezsin. Senin suratını kezzap dökerek yakarım, insan içine çıkamaz hale gelirsin’ diyerek tehdit etmişti. Beni dövdükten sonra polis çağırmamam için, ’Seni, V’yi veya M’yi öldürürüm’ diyerek tehdit ediyordu. Bu tehditler üzerine polis çağırmaktan korkuyordum" şeklinde konuştu. Sanık M.S.B.’nin iddianamede yer alan ifadesinde ise saldırıyı planlamadığını söyleyerek şu iddialarda bulunduğu öğrenildi: "Eşim bana boşanma davası açtıktan sonra A.K.’nin telefonunda eşimle müstehcen görüntüler olduğunu duydum. Akrabalar da biliyormuş. 2019’da aldığım silahı kömürlükte saklıyordum. Eşimi A.K’den uzaklaştırmak istedim, korkutmak için gittim. A.K.’ye beni hastaneye bırakmasını söyledim. Arabaya bindikten sonra ’Eşimle ilişkin varmış’ dedim. Kabul etti. Öfkelenip bıçakla saldırdım, sonra silah ateş aldı. Eve dönünce eşimle tartıştık, ’Senin yüzünden A.K.’yi vurdum’ dedim. O da bana kızdı. O anda eşimi bıçaklayıp, ardından silahla ateş ettim. Amacım öldürmek değildi, pişmanım. Eşimin telefonunda A.K.’nin numarasını yakaladım, mesajlarını gördüm. Ben eşimle ayrılmak istemiyordum, yuvamı dağıtmak istemiyordum. Ben A.K’yi korkutursam eşimden uzaklaşır zannediyordum."