EKONOMİ - 30 Nisan 2026 Perşembe 10:06

Turizmde birinci çeyrek geliri 9 milyar 896 milyon 456 bin dolar oldu

A
A
A
Turizmde birinci çeyrek geliri 9 milyar 896 milyon 456 bin dolar oldu

Turizm geliri Ocak, Şubat ve Mart aylarından oluşan birinci çeyrekte bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 4,2 artarak 9 milyar 896 milyon 456 bin dolar oldu.


Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı birinci çeyrek Turizm İstatistikleri’ni paylaştı. Buna göre, turizm geliri Ocak, Şubat ve Mart aylarından oluşan birinci çeyrekte bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 4,2 artarak 9 milyar 896 milyon 456 bin dolar oldu. Ziyaretçilerden elde edilen turizm geliri 9 milyar 694 milyon 574 bin dolar, transfer yolculardan elde edilen turizm geliri ise 201 milyon 883 bin dolar oldu. Ziyaretçilerin turizm gelirinin yüzde 25,6’sını ülkemizi ziyaret eden yurt dışı ikametli vatandaşlar oluşturdu.


Ziyaretçiler, seyahatlerini kişisel veya paket tur ile organize etti. Bu çeyrekte ziyaretçiler tarafından yapılan harcamaların 8 milyar 469 milyon 691 bin dolarını kişisel harcamalar, 1 milyar 224 milyon 883 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu.


Ziyaretçi sayısı geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 1,5 arttı


Ülkemizden çıkış yapan ziyaretçi sayısı 2026 yılı birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 1,5 artarak 9 milyon 258 bin 129 kişi oldu. Ziyaretçilerin yüzde 25,7’sini 2 milyon 376 bin 343 kişi ile yurt dışında ikamet eden vatandaşlar oluşturdu.


Bu çeyrekte ülkemizde geceleme yapan ziyaretçilerin gecelik ortalama harcaması 102 dolar oldu. Yurt dışında ikamet eden vatandaşların gecelik ortalama harcaması ise 72 dolar oldu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ASO Başkanı Ardıç: "Gençlerimizi üretimin asli aktörleri olarak görüyoruz" Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Esenboğa Külliyesi’nde düzenlenen Kariyer Günleri’nde üniversite öğrencileriyle bir araya geldi. Ardıç, "Günümüz dünyasında ülkeleri güçlü kılan, yalnızca sermaye ya da üretim kapasitesi değildir. Bilgiyi üreten, teknolojiyi geliştiren ve bunu değere dönüştürebilen nitelikli insan kaynağıdır. O insan kaynağı da sizlersiniz. Gençlerimizi iş arayan bireyler olarak değil, üretimin asli aktörleri olarak görüyoruz" dedi. ASO Başkanı Seyit Ardıç, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde Kariyer Planlaması, Yönetimi Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen "Kariyer Günleri" programında öğrencilerle bir araya geldi. Üniversite bünyesindeki Esenboğa Külliyesi’nde düzenlenen etkinliğe Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Cengiz Köseoğlu, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Tutar, Kariyer Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İsmail Çağrı Doğan ve çok sayıda öğrenci katıldı. "Ülkeleri güçlü kılan nitelikli insan kaynağıdır" ASO Başkanı Seyit Ardıç, etkinliğin yalnızca bir kariyer buluşması olmadığını, aynı zamanda ülkenin üretim kapasitesi ve gelecek vizyonunun değerlendirildiği stratejik bir platform olduğunu belirtti. Ardıç, "Bugün kariyer artık sadece bireysel bir gelecek planı değildir. Kariyer, bir ülkenin kalkınmasının, rekabet gücünün ve toplumsal refahın temel unsurlarından biridir. Çünkü günümüz dünyasında ülkeleri güçlü kılan şey; yalnızca sermaye ya da üretim kapasitesi değil; bilgiyi üreten, teknolojiyi geliştiren ve bunu değere dönüştürebilen nitelikli insan kaynağıdır. O insan kaynağı da sizlersiniz" dedi. "Üretim artık fabrika duvarlarının çok ötesine geçti" Dünyanın çok hızlı bir değişim içinde olduğunu ve üretim anlayışının da değiştiğini dile getiren Ardıç, "Yeni dünya düzeninde ülkelerin gücünü belirleyen asıl unsur; teknoloji üretebilme kapasitesi, nitelikli insan kaynağı, yenilikçilik kabiliyeti ve değişime uyum hızı olacaktır. Bugün rekabet artık sadece ucuz üretimle kazanılmıyor. Üretim artık fabrika duvarlarının çok ötesine geçti. Bugün üretim, yapay zekâdır, yazılımdır, robotik teknolojilerdir, veridir, yeşil üretimdir, enerji verimliliğidir, tasarımdır, markalaşmadır ve yüksek katma değerdir. Daha da önemlisi, üretim artık sadece ne ürettiğinizle değil; nasıl ürettiğinizle, hangi teknolojiyle ürettiğinizle ve hangi insan kaynağıyla ürettiğinizle ölçülmektedir" ifadelerini kullandı. "İhtiyacımız bilgiyi yüksek katma değere dönüştürmek" Eskiden sanayinin temel sorusunun "Ne kadar üretiyoruz?" olduğunu, bugün ise bu sorunun değiştiğini anlatan Ardıç, şunları kaydetti: "Ne kadar nitelikli üretiyoruz? Ne kadar teknolojik üretiyoruz? Ne kadar sürdürülebilir üretiyoruz? Dünya ile ne kadar rekabet edebiliyoruz? Bu soruların cevabı da doğrudan siz gençlerde, üniversitelerimizde, araştırma merkezlerimizde ve sanayi kuruluşlarımızdadır. İşte bu noktada üniversite-sanayi iş birliğinin rolü son derece kritiktir. Üniversite bilginin üretildiği yerdir. Sanayi ise o bilginin ürüne, teknolojiye, ihracata ve istihdama dönüştüğü alandır. Üniversite ile sanayi birbirinden uzak kalırsa bilgi raflarda bekler; sanayi ise ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını bulmakta zorlanır. Oysa bizim ihtiyacımız olan şey, bilginin üretime; üretimin teknolojiye; teknolojinin de yüksek katma değere dönüşmesidir." "Diplomanın yanına mutlaka beceri koymak zorundayız" Üniversite eğitiminin, diplomanın çok kıymetli olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını belirten Ardıç, "Bugün iş dünyası size yalnızca ‘Hangi bölümden mezun oldun?’ diye sormuyor. Hangi problemi çözebiliyorsun? Hangi teknolojiye hâkimsin? Hangi beceriyi üretime dönüştürebiliyorsun? Hangi değeri ortaya koyabiliyorsun?’ sorularını soruyor. Diplomanın yanına mutlaka beceri koymak zorundayız. Yabancı dil, dijital yetkinlik, analitik düşünme, problem çözme, takım çalışması, iletişim becerisi ve üretim disiplini koymak zorundayız. Şunu asla unutmayalım; diploma bir sonuç değildir, bir başlangıçtır" değerlendirmesinde bulundu. "Gençlerimizi üretimin asli aktörleri olarak görüyoruz" Ankara Sanayi Odası olarak gençleri yalnızca iş arayan bireyler olarak değil, üretimin, teknolojinin, girişimciliğin ve dönüşümün asli aktörleri olarak gördüklerini dile getiren Ardıç, "Bu nedenle staj imkânlarının güçlendirilmesi, mesleki deneyimin artırılması, üniversite-sanayi iş birliğinin yaygınlaştırılması, gençlerimizin firmalarımızla doğrudan temas kurması ve sanayimizin ihtiyaç duyduğu becerilerin eğitim süreçlerine daha fazla yansıması büyük önem taşımaktadır" dedi. "Fikir cesaretle birleşirse girişim olur" Girişimcilik ve start-up ekosisteminin de yeni dönemin en kritik başlıklarından olduğunu vurgulayan Ardıç, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çünkü artık büyük dönüşümler yalnızca büyük fabrikalardan çıkmıyor. Bazen küçük bir fikir, doğru destekle büyük bir teknoloji şirketine dönüşebiliyor. Bazen bir öğrencinin geliştirdiği yazılım, bir sanayi işletmesinin verimliliğini artırabiliyor. Bazen bir girişim, bir sektörün çalışma biçimini değiştirebiliyor. Bu nedenle gençlerimizin fikirlerini sadece proje olarak değil; ürüne, hizmete, markaya, ihracata ve istihdama dönüşebilecek bir değer olarak görmesi gerekiyor. Fikir cesaretle birleşirse girişim olur. Girişim emekle birleşirse üretim olur. Üretim teknolojiyle birleşirse kalkınma olur." "Kendinize yatırım yapın, umudunuzu kaybetmeyin" Öğrencilere tavsiyelerde de bulunan Ardıç, sözlerine şöyle devam etti: "Hayatta sizi öne çıkaracak olan şey yalnızca ne bildiğiniz değildir; nasıl düşündüğünüz, nasıl davrandığınız ve ne kadar kararlı olduğunuzdur. Kendinize yatırım yapın ama bunu sadece maddi bir konu olarak görmeyin. Bilginize, becerilerinize, teknolojiyi anlama kapasitenize, iletişiminize ve karakterinize yatırım yapın. Çünkü iş hayatında zeki insan çoktur, çalışkan insan da çoktur ama güvenilir insan azdır. En kıymetli sermaye güvendir. İnsanların ’Bu kişi sözünün eri mi?’ sorusuna vereceği cevap sizin gerçek değerinizdir. İş hayatı tek başına yürütülen bir yolculuk değildir. Doğru insanlarla bir araya gelmek, doğru ortaklıklar kurmak sizi büyütür. Hata yapmaktan korkarsanız ilerleyemezsiniz. Dünyayı takip edin. Teknoloji nereye gidiyor, üretim nasıl değişiyor, iş yapma biçimleri nasıl dönüşüyor. Bunları yakından takip etmek zorundasınız. Çünkü artık rekabet yalnızca yanınızdaki kişiyle değil, dünyanın farklı coğrafyalarındaki akranlarınızla. Bütün bunların ötesinde en önemli şey şudur; umudunuzu kaybetmeyin. Bazen zorlanacaksınız, bazen yorulacaksınız, bazen karşılığını hemen alamayacaksınız. Ama sabırla, kararlılıkla ve inançla yolunuza devam ederseniz mutlaka karşılığını alırsınız." Ardıç, Rektör Prof. Dr. Köseoğlu ile birlikte stantları gezerek, öğrencilerin projeleri hakkında bilgi aldı.
Balıkesir Geleceğin yazılımcılarından minik kalplere dokunuş Balıkesir Üniversitesi Edremit Meslek Yüksekokulu (MYO) Bilgisayar Programcılığı öğrencileri, anlamlı bir sosyal sorumluluk projesine imza attı. "Gönüllülük Çalışmaları" dersi kapsamında düzenlenen kampanya ile toplanan yüzlerce kitap, düzenlenen ziyaretle Ortaoba Eşref Kaya İlkokulu ve Ortaokulu kütüphanesine kazandırıldı. Edremit Meslek Yüksekokulu öğrencileri, teknoloji odaklı eğitimlerinin yanı sıra toplumsal duyarlılıklarıyla da alkış topladı. Bilgisayar Programcılığı Programı Bölüm Başkanı Öğr. Gör. Dr. Mehtap Yılmaz tarafından yürütülen Gönüllülük Çalışmaları dersi kapsamında bir araya gelen üniversiteli gençler, köy okullarındaki kütüphaneleri zenginleştirmek için geniş kapsamlı bir kitap toplama kampanyası başlattı. Kampanya süresince toplanan çok sayıda hikaye, roman, yardımcı kaynak ve çocuk kitabı, Ortaoba Eşref Kaya İlkokulu ve Ortaokulu’na ulaştırıldı. Edremit Belediyesi’nin ulaşım desteğiyle gerçekleşen ziyarette, üniversite öğrencileri sadece kitap teslim etmekle kalmadı, gün boyu minik kardeşleriyle vakit geçirerek sosyal etkileşimi güçlendirdi. Okul bahçesinde ve sınıflarda gerçekleştirilen kitap okuma etkinliklerinin ardından çeşitli oyunlar ve sohbetlerle devam eden programda, minik öğrencilerin mutluluğu gözlerinden okundu. Bu anlamlı buluşma ile üniversite öğrencileri; paylaşma, dayanışma ve toplumsal sorumluluk bilincinin sadece maddi destekten ibaret olmadığını, kurulan manevi bağların eğitim hayatındaki motivasyonel etkisini bizzat deneyimleme fırsatı buldu. Ziyaretin sonunda Ortaoba Eşref Kaya İlkokulu/Ortaokulu Müdürü Seçil Sarğın ve Müdür Yardımcısı Nurdan Arslan, Edremit MYO heyetine teşekkür ederek bu tür projelerin köy okulları için hayati önem taşıdığını belirtti. Öğr. Gör. Dr. Mehtap Yılmaz ise projenin başarıyla tamamlanmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek desteklerinden dolayı Edremit Belediyesi’ne ve ulaşıma katkı sunan personel Hakan Dursun’a teşekkürlerini iletti. Program, üniversiteli gençlerin minik kardeşlerine başarı dilekleri ve hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona erdi.
Balıkesir Balıkesir Büyükşehir 20 ilçede deprem dirençli bir kent için sahada Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, depreme dirençli bir kent hedefiyle Tübitak ile birlikte hayata geçirdiği Hareketli Sismik Alıcı Dizini (HSAD) ile 20 ilçede zemin etüdü ve sıvılaşma analizlerini sürdürüyor. Kentte meydana gelebilecek deprem risklerini en aza indirmeyi hedefleyen ve Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın liderliğinde hayata geçirilen Balıkesir İlinde Deprem Tehlikesinin Değerlendirilmesi ve Sıvılaşma Potansiyeli Taşıyan Bölgelerin Araştırılması Projesi (BALDEP) kapsamında 20 ilçede Tübitak MAM iş birliğinde çalışmalar kesintisiz sürdürülüyor. 2025 yılının Ağustos ayında başlatılan projeyle birlikte 20 ilçede uzman ekipler tarafından zemin etüdü ve sıvılaşma analizleri detaylı olarak gerçekleştiriliyor. Geçtiğimiz günlerde Ayvalık’ta yapılan ölçümler, bu kez Burhaniye ve Edremit ilçelerinde devam etti. Çalışmalarla hem şehrin deprem dirençliliğinin artırılması hem de yapı stokunun daha güvenli hale getirilmesi hedefleniyor. Türkiye’de ilk kez Balıkesir’de uygulandı Tübitak MAM Yer Bilimleri Grubu tarafından geliştirilen, sismik veri toplama sürecini hızlandıran ve kolaylaştıran yerli teknoloji sistemi Hareketli Sismik Alıcı Dizini (HSAD) sayesinde farklı frekans bantlarında veri toplarken, zemin sıvılaşma riskleri ile deprem tehlike değerlendirmelerini yapmak amacıyla da kullanılıyor. Balıkesir’de Türkiye’de ilk kez yoğun şehirleşmenin olduğu bir bölgede kullanılan bu sistem sayesinde yüksek çözünürlüklü zemin hız yapıları ortaya çıkarılıyor. Ölçüm hatları boyunca elde edilen iki boyutlu hız kesitleri ile detaylı zemin karakterizasyonu ve zemin sınıfı belirlenebiliyor. Deprem tehlike haritaları oluşturulacak Bilimsel ve son teknolojileri kullanarak depreme dirençli bir şehir oluşturmak için harekete geçen Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, BALDEP Projesi kapsamında 20 ilçede çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında ilçelerde Hareketli Sismik Alıcı Dizini (HSAD) kullanılarak elde edilen veriler, deprem anında zeminin davranışını ortaya koyacak önemli fiziksel parametrelerin belirlenmesini sağlayacak. Projenin son aşamasında hazırlanacak olan deprem tehlike haritalarına da bilimsel altyapı oluşturulacak.
Bursa Türkiye’nin Patent Raporu’na Uludağ Üniversitesi imzası Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), 2025 Yılı Türkiye’nin Patent Raporu çalışmasında yer alan birçok kategoride en iyiler arasında gösterildi. Türkiye’nin teknoloji geliştirme ve ticarileştirme yetkinliklerini daha bütüncül bir perspektifle ortaya koymak ve patent ekosistemimizin gelişimini çok boyutlu olarak görünür kılmak amacıyla, Patent Effect firması tarafından 21 Nisan 2026 tarihinde "Türkiye’nin Patent Raporu 2025 Analizi" yayınlandı. Çeşitli kategorilerin yer aldığı raporda BUÜ’nün verileri de değerlendirildi. Açıklanan raporda bu yıl ilk defa Üniversitelerin yüksek bedelli (100.000 TL+) patent ticarileştirme performansları incelendi. Üniversitelerin değer odaklı ticarileştirme kapasitesini daha net ortaya koyan bu segmentte Bursa Uludağ Üniversitesi, yüksek bedelli ticarileşen patent sayısına göre yapılan genel sıralamada; ticarileşen 10 patenti ile diğer yükseköğretim kurumlarını geride bırakarak en iyi Üniversite olma başarısına ulaştı ve 1.lik koltuğuna oturdu. BUÜ, 2025 Yılı Yüksek Bedelli Patent Ticarileştirme kategorisinde ise en iyi 4 üniversiteden biri olarak gösterildi. Ayrıca bir diğer kategoride, 2025 yılı sonu itibarıyla üniversitelerin patent ticarileştirme performansları hem sözleşme sayısı hem de lisanslanan veya devir edilen patent sayısı (kümülatif) açısından birlikte değerlendirildiğinde; BUÜ 18 ticarileştirme ile 8. sırada yer almayı başardı. Tekstil teknolojilerinde bir numara Tekstil Teknolojileri kategorisindeki istatistikler kısmında ise en fazla patente sahip üniversiteler arasında Türkiye’nin en iyisi bir kez daha BUÜ oldu. Tekstil Teknolojileri kategorisindeki bu başarısını uzun süredir elinde tutan BUÜ; ilk defa Otonom Teknolojileri kategorisinde de en iyi 4 üniversite arasında gösterildi. Kuruluşunun 51. Yılını kutlayan BUÜ, Batarya Teknolojileri Kategorisinde, bir önceki yıla göre 2 sıra yükselişe geçerek, ilk 5 arasında; Gıda ve İçecek Teknolojileri Kategorisinde yerini koruyarak en iyi 6 üniversite arasında; Robotik Teknolojiler Kategorisinde bir önceki yıla göre 2 sıra yükselişe geçerek, en iyi 7 üniversite arasında; Otomotiv Teknolojileri Kategorisinde yerini koruyarak en iyi 8 üniversite arasında yer aldı. Havacılık ve Savunma Teknolojileri ile Üretim ve Yapı İşleri Teknolojileri Kategorisinde ise 9. sırada bulunan BUÜ, Eklemeli İmalat Teknolojileri Kategorisinde ve İleri Malzeme Teknolojileri Kategorisinde de 10. sıraya yerleşti. Uluslararası patent başvurularında Türkiye 2.cisi Raporda ilk olarak üniversitelerin uluslararası patent başvurularına yer verildi. Bu alanda yaklaşık 10 yıldır en iyiler arasında yer alan BUÜ, 2025 yılında yayınlanan Uluslararası Patent Başvuruları (PCT) sıralamasında, bir önceki yıla göre 2 sıra öne çıkarak, sıralamada 2. olarak yer aldı. Üniversitelerin portföylerinde bulunan toplam patent başvurularının sıralandığı listede ise yine bir önceki yıla göre 2 sıra öne çıkan BUÜ, 10. oldu. Tamamen 2025 yılı verilerinin tamamının esas alındığı Türkiye’nin Patent Raporu’nda ULUTEK Teknopark da her zamanki gibi en iyiler arasında yer aldı. Raporda, Türkiye’de teknoparklarda faaliyet gösteren firmaların yaptıkları patent/faydalı model başvuruları analiz edildi. ULUTEK Teknopark, Genel Bakış-İstatikler kısmında adrese dayalı olarak tespit edilen patent/faydalı model rakamlarına göre oluşturulan ‘En İyi 20 Teknopark’ listesinde ilk 6 arasında gösterildi. "Araştırma üniversitesi kimliğini gururlandıran başarı" Alınan sonuçları değerlendiren BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, "Araştırma Üniversitesi" kimliğini gururla taçlandıran bu başarıda emeği geçen herkese teşekkür etti. Bursa Uludağ Üniversitesi olarak birçok stratejik alanda zirvede yer alarak bilimsel ve teknolojik yetkinliklerini bir kez daha kanıtladıklarını vurgulayan Prof. Dr. Ferudun Yılmaz; "Bu başarı, sadece bir istatistik değil; laboratuvarlarımızda üretilen bilginin, sanayiye ve toplumsal faydaya dönüşen katma değerli bir güce evrildiğinin en somut göstergesidir. Özellikle otomotiv, gıda, tekstil ve sağlık gibi lokomotif sektörlerdeki patent üstünlüğümüz, Bursa’nın üretim gücüyle akademik birikimimizi ne denli güçlü birleştirdiğimizi ortaya koymaktadır. Üniversitemiz; patent tescilleri, ticarileşme faaliyetleri ve üniversite-sanayi iş birliği modelleriyle Türkiye’nin milli teknoloji hamlesine öncülük etmeye devam edecektir. Bu gurur tablosunda emeği geçen, gece gündüz demeden çalışan tüm akademisyenlerimizi, araştırmacılarımızı ve Teknoloji Transfer Ofisimizin çalışanlarını yürekten kutluyorum. Geleceği birlikte tasarlamaya ve "Bilimin Rehberliğinde, Başarıya Doğru" yürümeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.