EKONOMİ - 05 Şubat 2026 Perşembe 13:47

Türk lojistiği küresel arenada gücünü gösterdi, birincilik ödülüne layık görüldü

A
A
A
Türk lojistiği küresel arenada gücünü gösterdi, birincilik ödülüne layık görüldü

Asset Worldwide Express, AliExpress’in ‘Kasım-Aralık Partner Kampanya Dönemi’ çerçevesinde gerçekleştirdiği değerlendirmede Orta Doğu ve Afrika Bölgesi Partner Performansı kategorisinde birincilik ödülüne layık görüldü.


AliExpress tarafından yapılan performans analizinde Asset Worldwide Express; last mile teslimat süreçlerindeki yüksek hizmet kalitesi, gümrük operasyonlarındaki etkinlik, SLA uyumu ve KPI performansındaki istikrarlı başarısıyla bölgedeki iş ortakları arasında ilk sırada yer aldı. Uçtan uca operasyonel mükemmelliği esas alan yaklaşımıyla dikkat çeken Asset Worldwide Express, elde ettiği bu başarıyla Türk lojistik sektörünün uluslararası arenadaki rekabet gücünü bir kez daha ortaya koydu. Şirketin teknoloji odaklı altyapısı ve disiplinli operasyon yönetiminin global bir e-ticaret platformunun performans kriterlerinde zirveye çıkmasında etkili olduğu belirtildi.



"Bu ödül ekip ruhumuzun bir sonucu"


Asset Worldwide Express Genel Müdürü Onur Tekin, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "AliExpress gibi global ölçekte faaliyet gösteren bir platform tarafından Orta Doğu ve Afrika bölgesinde birincilikle ödüllendirilmek bizim için son derece kıymetli. Bu başarı sahadaki ekiplerimizden operasyon yönetimine kadar tüm organizasyonun disiplinli çalışmasının ve güçlü operasyonel kültürümüzün bir sonucudur. Önümüzdeki dönemde de bölgesel ve küresel ölçekte büyümemizi sürdürerek, Türk lojistik sektörünü uluslararası pazarlarda daha da ileri taşımayı hedefliyoruz" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun İki yıldır çözüm bulamadı, traktörüyle Bafra Belediyesi önüne dayandı Samsun’un Bafra ilçesinde yol genişletme çalışmaları sırasında arazisinde zarar oluştuğunu ve bunun iki yıldır karşılanmadığını öne süren çiftçi Metin Çay, Bafra Belediyesi önüne traktörüyle gelerek durumu protesto etti. Bafra Belediyesi önüne traktörüyle gelen Çay, iki yıldır görüşemediğini öne sürdüğü belediye başkanına yazdığı dilekçeyi araca bağladığı megafonla okudu. Zabıta ekipleri tarafından belediye önünden uzaklaştırılan Çay, traktörüyle ayrıldığı sırada olay yerine gelen İlçe Emniyet Müdürü Murat Öner ve Emniyet Müdür Yardımcısı tarafından durduruldu. Traktörden indirilen Metin Çay, polis otosuna bindirilerek İlçe Emniyet Müdürlüğüne götürüldü. Bu sırada Çay’ın polis aracına bindirilmesine tepki gösteren bazı vatandaşlarla emniyet müdürü arasında kısa süreli bir tartışma yaşandı. Olay yerine gelen İlçe Emniyet Müdürlüğü trafik ekipleri tarafından traktör bulunduğu yerden kaldırıldı. Metin Çay yazdığı dilekçesinde, "İki yıldır defalarca görüşmeye geldim, ‘işim var’ denilerek benimle görüşülmedi. Şahsıma açılan zararın giderilmesi mecburidir. Şikâyetçi olduğumda beni aradılar, bütün zararı karşılayacaklarını söylediler. ’Kepçe vereceğiz, iki işçi vereceğiz’ dediler ama vermediler. ’Ağaçları hesaba katma’ dediler, 50 bin liradan vazgeçtik. ‘İki karış yerin gitmiş, hayrına say’ dediler, bir 50 bin lira daha düşüldü. Bir yıl tarım yapamadık, oradan da 50 bin lira kaybımız oldu. Geriye sadece kepçe ve iki işçi ücreti olarak ödenmesi gereken 50 bin lira kaldı. İki yıldır süründürülüyorum" ifadelerine yer verdi.
Malatya Depremde medyanın sorumluluğu Bilim Kafe’de konuşuldu 6 Şubat depremlerinin 3. yılı dolayısıyla İnönü Üniversitesi Bilim İletişim Ofisi tarafından "Doğru Haber Hayat Kurtarır: 6 Şubat ve Medyanın Sorumluluğu" başlıklı ‘bilim kafe’ buluşması düzenlendi. Söyleşide, afet dönemlerinde gazeteciliğin önemi ve etik değerleri ele alındı. 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yılı dolayısıyla Malatya Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleştirilen "bilim kafe" etkinliği, İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Sadık Çalışkan, İnönü Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi Sorumluları Doç. Dr. Ömer Faruk Yücel ve Arş. Gör. Dr. Hasan Hüseyin Toydemir, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Etkinliğin moderatörlüğünü yapan İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Barış Yılmaz, medyanın afetlere yaklaşım tarzının toplumsal hafıza üzerindeki etkisine değindi. 6 Şubat depremlerine dair zihinlerde kalan pek çok görüntünün medya aracılığıyla oluştuğunu belirten Yılmaz, afet haberciliğinin uzmanlık gerektiren kritik bir alan olduğunu vurguladı. Yılmaz, "Afet, savaş ve sağlık haberciliği gibi alanlarda 5N1K sorularının cevapları, bazen hayati bir meseleye dönüşebiliyor. Magazin haberlerinde bu soruların cevapları o kadar önemli olmayabilir ancak kriz anlarında her bilgi doğrudan insan hayatına dokunuyor" dedi. "Herkes güvenli alanlara geçmeye çalışırken gazeteciler bölgeye akın etti" Gazeteci Serdar Er de afet bölgesindeki deneyimlerini ve habercilik sorumluluğuyla ilgili görüşlerini anlattı. Depremin ilk anlarında İstanbul’daki olumsuz havaya rağmen bölgeye ulaşmak için verdikleri mücadeleyi anlatan Er, herkesin güvenli alanlara geçmeye çalıştığı bir anda gazetecilerin bilinmezliğe doğru yol aldığını ifade etti. Adıyaman’daki ilk yayın anlarını hatırlatan Er, "Günlerce depremzedeler ile aynı şartlarda barındık, bunun bir önemi yok çünkü asıl mesele oradaki insanların sesini dünyaya duyurabilmekti" şeklinde konuştu. Teyit edilmemiş bilgilerin oluşturduğu tehlikelere değinen Er, deprem zamanında "baraj patlaması" gibi asılsız iddiaların arama-kurtarma çalışmalarını sekteye uğrattığını hatırlattı. Güvenilir ve doğru haber yapmanın önemine değinen Er, "(Yıkıldı, bitti, her şey kül oldu) gibi dramatik bir dil kullanmanın o an kimseye faydası yok. Biz ’ümit haberciliği’ de yaptık. Bir perdenin hareket etmesini ekrana taşımak, belki de bir canın kurtulmasına vesile oldu. Gazeteci, durumu dramatize etmeden, doğru ve teyitli bilgiyi aktarmakla sorumludur" şeklinde konuştu. Depremi yaşayanlar afet haberciliğine farklı bir pencereden baktı Bilim Kafe buluşmasına katılan Orhan Yıldırım, afet sürecini birebir yaşamış bir sağlıkçı olduğunu ifade etti. Afet haberciliğinin sahada nasıl yürütüldüğünü bu etkinlikle daha yakından kavradığını dile getiren Yıldırım, ekranlardan izlenildiğinde kolay gibi görünen haber üretim sürecinin, afeti yaşayan ve günlerce sahada görev yapan muhabirler açısından ciddi zorluklar barındırdığını; yapılan paylaşımların kendileri için öğretici ve aydınlatıcı olduğunu belirtti. İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü son sınıf öğrencisi Sümeyye Şahin, buluşmanın mesleki açıdan önemli bir deneyim sunduğunu söyledi. Şahin, "6 Şubat depremlerinde görev yapan gazetecilerin sahadaki deneyimlerini dinlemek, afet haberciliğinin zorluklarını daha iyi anlamamızı sağladı. Muhabirlerin yaşadığı güçlükleri ilk kez bu kadar net gördüm. Biz öğrenciler için çok faydalı ve ufuk açıcı bir etkinlik oldu" diye konuştu.
Bilecik Bilecik’te fırınlarda bayram denetimi Bilecik Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Ramazan Bayramı dolayısıyla kent genelindeki fırın ve unlu mamul üreten işyerlerinde bayram denetimi gerçekleştirdi. Bilecik Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Ramazan Bayramı öncesinde vatandaşların sağlıklı ve güvenli gıdaya ulaşmasını sağlamak amacıyla şehir genelinde denetimlerini artırdı. Bu kapsamda un ve unlu mamul üretimi yapan işyerleri başta olmak üzere birçok noktada kontroller yapıldı. Denetimlerde, ramazan pidesinin fiyatı ve gramajı konusunda işyeri yetkililerine bilgilendirme yapılırken, üretim koşulları, temizlik kuralları, tatlı ve baklava çeşitleri ile kullanılan ürünlerin saklama şartları kontrol edildi. Ekipler, mevzuata aykırı faaliyet gösterdiği tespit edilen işyerlerine gerekli uyarılarda bulunarak cezai işlem uyguladı. Vatandaşların karşılaştıkları olumsuzlukları 153 Bilecik Belediyesi Zabıta Müdürlüğü hattına bildirebilecekleri hatırlatıldı. Bilecik Belediyesi Zabıta Müdürü Mücahit Öndersev, "Ramazan Bayramı öncesinde vatandaşlarımızın sağlıklı, güvenli ve standartlara uygun ürünlere ulaşabilmesi için denetimlerimizi titizlikle sürdürüyoruz. Özellikle ramazan pidesinin gramajı ve fiyatı başta olmak üzere üretim ve hijyen koşullarını hassasiyetle kontrol ediyoruz. Kurallara uymayan işletmelere gerekli yasal işlemler uygulanmaktadır. Amacımız, bayram süresince hemşerilerimizin gönül rahatlığıyla alışveriş yapabilmesini sağlamaktır" dedi.
Ankara TPAO ile ABD’li enerji şirketi Chevron, petrol alanlarında arama yapmak üzere anlaştı Türkiye Petrolleri (TPAO) ile Amerika Birleşik Devletleri enerji şirketi Chevron arasında petrol ve doğal gaz alanlarında arama yapmak üzere mutabakat zaptı İmzaladı. Türkiye Petrolleri ile ABD’li enerji devi Chevron, potansiyel petrol ve doğal gaz alanlarında arama ve üretim yapmak üzere bir mutabakat zaptı İmzaladı. Anlaşmaya refakat eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Bu iş birliği anlaşmasıyla ortak arama ve üretim faaliyetleri gerçekleştireceğiz" dedi. TPAO Genel Müdürü Cem Erdem ile Chevron adına Kurumsal İş Geliştirmeden Sorumlu Başkanı Frank Mount İstanbul’da düzenlenen törende imzaları attı. Törene refakat eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, anlaşmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Bayraktar, Türkiye Petrolleri olarak bir yandan Gabar’da Karadeniz’de üretimini arttırmayla alakalı yoğun bir şekilde çalışmaların devam ettiğini diğer taraftan da yurt dışındaki fırsatları değerlendirdiklerini söyledi. Farklı coğrafyalarda ortaklıklar yoluyla yeni projeler araştırdıklarını kaydeden Bayraktar, geçen ay Exxonmobil ile yapılan anlaşmanın devreye girdiğini hatırlattı. Bayraktar, bu anlamda ABD’li Chevron ile bir iş birliği anlaşması yaptıklarını ifade ederek "Bu iş birliği anlaşmasıyla ortak arama ve üretim faaliyetleri gerçekleştireceğiz" dedi. Yeni anlaşmalar yapılıp yapılmayacağı ile ilgili bir soru üzerine de "Bu ay içerisinde iki ayrı uluslararası şirketle anlaşma noktasına gelmiş durumdayız. Onları da kamuoyumuzla paylaşacağız. Onlarla da biraz daha spesifik yani net projeleri imza altına almış olacağız" değerlendirmesini yaptı. Türkiye Petrollerinin yeni bir büyüme stratejisi içerisine girdiğinin altını çizen Bayraktar, "Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde hedefimiz, bir milyon varillik bir şirket olabilmek" ifadelerini kullandı.
Balıkesir Başkan Ahmet Akın: "6 Şubat’ı unutmadık unutturmayacağız" On binlerce yurttaşın can verdiği asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat 2023 depremlerinde hayatını kaybedenleri anan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın "Depremlerde yaşamını yitiren tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve milletimize bir kez daha sabır diliyorum. Acımız büyük, ancak bu acıyı unutmadan, dersler çıkararak daha güvenli bir gelecek inşa etmek hepimizin ortak görevidir" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Kahramanmaraş merkezli 11 ili derinden sarsan 6 Şubat 2023’te yaşanan depremlerin üzerinden geçen üç yıla rağmen acıların hala taze olduğunu dile getirerek bir anma mesajı yayımladı. Milletçe 6 Şubat 2023’te yaşanan ve 11 ili derinden sarsan Kahramanmaraş merkezli depremlerin, hafızalarda silinmeyecek bir acı olarak yerini aldığını vurgulayan Başkan Ahmet Akın devamında şu ifadelere yer verdi: "On binlerce yurttaşımızı kaybettiğimiz asrın felaketi, hepimize bir kez daha afetlere karşı hazırlıklı olmanın, dayanışmanın ve sorumluluk almanın hayati önemini göstermiştir. Aradan zaman geçti ama şunu çok iyi biliyoruz: Bu acı unutulmaz, aradan geçen zamanla sızısı hafiflemez. Ancak dayanışmayla, sorumluluk almakla ve doğru adımlarla bu konudaki mücadelemiz bir anlam kazanır. Depremlerde yaşamını yitiren tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve milletimize bir kez daha sabır diliyorum. Acımız büyük, ancak bu acıyı unutmadan, dersler çıkararak daha güvenli bir gelecek inşa etmek hepimizin ortak görevidir. "Artık kaybedecek zamanımız yok" Balıkesir olarak bizler de depremin ne anlama geldiğini çok iyi bilen bir coğrafyadayız. Yakın geçmişte Sındırgı’da yaşanan depremler, afet gerçeğinin yalnızca belli bölgelerin değil; ülkemizin tamamının meselesi olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Bu nedenle yerel yönetimlerden merkezi idareye kadar herkesin bilimsel veriler ışığında, kararlılıkla ve gecikmeden adım atması zorunluluktur. Bunu bilim ışığında, Balıkesir Takımı olarak büyük bir özveriyle, ayrışmadan ve ayrıştırmadan hep birlikte hayata geçireceğiz. Artık kaybedecek zamanımız yok. Balıkesir Büyükşehir Belediyemiz bünyesinde kurduğumuz Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Dairesi Başkanlığımızın koordinasyonunda Tübitak ve İnşaat Mühendisleri Odası gibi alanın uzmanlarıyla iş birliği halinde yönetim, halk, altyapı, yapı stoku, ekosistem-çevre ve ekonomi bileşenleri çerçevesinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İlçelerimiz ve Merkez’deki binalarımızda sürdürdüğümüz yapı analizi ve denetim çalışmalarıyla şehrimiz için depremi bir kâbus olmaktan çıkaracağız. "Sorumluluğumuzun farkındayız" Bizler, insan hayatını merkeze alan bir anlayışla afetlere dirençli kentler oluşturmak, yapı güvenliğini sağlamak ve kriz anlarında güçlü bir koordinasyon kurmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Dayanışmayı büyüten, bilimi rehber edinen ve ihmale asla yer vermeyen bir yönetim anlayışıyla yolumuza devam edeceğiz. Çünkü biz, bu şehri çocuklarımız için yönetiyoruz ve ileride onlara emanet edeceğiz. 6 Şubat’ta kaybettiğimiz vatandaşlarımızı tekrardan rahmetle anıyor, Sındırgı’mızda ve ülkemizin dört bir yanında depremlerden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bu acıları bir daha yaşamamak için sorumluluğumuzun farkındayız."