EKONOMİ - 24 Mart 2026 Salı 13:46

Türk Telekom patent başvurusunda zirvede

A
A
A
Türk Telekom patent başvurusunda zirvede

Türk Telekom, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından açıklanan 2025 yılı verilerine göre, patent başvuru sayısında 2024 yılında elde ettiği liderliği 2025’te de sürdürdü ve Ar-Ge ile inovasyondaki yükselişini devam ettirerek bir kez daha zirvedeki yerini aldı.



Türkiye’nin ‘Milli Teknoloji Hamlesi’ yolculuğunda önemli bir rol üstlenen Türk Telekom, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından açıklanan 2025 verilerine göre milli patent başvurularında 921’e ulaşarak bu alandaki liderliğini korudu. Şirket, 2024’te kazandığı Fikri Mülkiyet Liderliği’ni 2025 yılında da sürdürürken uluslararası standartlara katkı ve akademik yayın gibi Ar-Ge çıktılarında da önemli bir ivme yakaladı. Şirketin uluslararası standartlara katkısı yüzde 237 artarken, akademik yayın sayısı yüzde 129 yükseldi. Küresel standartlarda öncülüğünü devam ettiren Türk Telekom, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği-Telekomünikasyon Standartlaştırma Birimi’ne (ITU-T) en fazla katkı sağlayan Türk firması olmasının yanı sıra, Üçüncü Nesil Mobil İletişim Ortaklık Projesi (3GPP) ve Avrupa Telekomünikasyon Standartlar Komitesi (ETSI) bünyesinde yürütülen 6G çalışmalarıyla da sektördeki lider konumunu güçlendirdi.


"Milli teknolojileri hayatın her alanına taşımaya devam edeceğiz"


Türk Telekom Network Genel Müdür Yardımcısı Zafer Orhan, şunları söyledi: "Şirket olarak Türkiye’nin dijital dönüşümüne liderlik ediyor, geleceği şekillendiren yeni nesil teknolojilerin hayata geçirilmesinde öncü çalışmalar yürütüyoruz. 2025 yılında milli patent başvuru sayımızı 921’e ulaştırdık ve bu alandaki liderliğimizi bu yıl da sürdürdük. Bu başarı, inovasyonu kurum kültürümüzün merkezine alan yaklaşımımızın ve güçlü mühendislik kabiliyetimizin bir sonucudur. 5G ve ileri mobil teknolojilerde geliştirdiğimiz milli çözümlerle küresel ölçekte önemli başarılara imza atıyor, bu çalışmalarımızın uluslararası platformlarda ödüllerle taçlandırılmasından gurur duyuyoruz. Teknoloji üretmenin ötesine geçerek geliştirdiğimiz çözümleri küresel ölçekte değer oluşturan ürünlere dönüştürüyoruz. Bu kapsamda Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarımızı; 5G ve 6G haberleşme sistemleri, uydu bağımsız iletişim teknolojileri, karasal olmayan ağlar (NTN), yapay zekâ tabanlı ağ yönetimi ile sinyal işleme ve fiber-optik altyapı gibi stratejik teknoloji alanlarında yoğunlaştırıyoruz. Şirket olarak, teknoloji üreten ve ihraç eden Türkiye vizyonu doğrultusunda milli teknolojiler geliştirmeye ve bu teknolojileri hayatın her alanına entegre etmeye kararlılıkla devam edeceğiz."


Milli teknoloji hamlesine güçlü katkı


Yapılan açıklamaya göre, inovasyonu sahiplenen yaklaşımı, güçlü Ar-Ge altyapısı ve küresel iş birlikleriyle Türk Telekom, geliştirdiği teknolojileri dünya pazarlarına taşıyarak Türkiye’nin yüksek katma değerli teknoloji üretim kapasitesini artırmayı sürdürüyor. 5G çağına öncülük edenlerden olan şirket, bu alanda geliştirdiği çözümler ve hayata geçirdiği uygulamalarla liderliğini güçlendiriyor. 5G kapsamında çevrimiçi uzaktan ameliyattan akıllı tarıma, limanlarda akıllı taşıt takibi ve güvenli ulaşımdan dokunsal eldivenli VR kukla tiyatrosuna, canlı maç yayınından milli endüstriyel 5G şebekeye ve Atatürk Kültür Merkezi’nde VR gözlükle sunulan yenilikçi sanat deneyimine kadar farklı alanlarda uygulamalar hayata geçiren şirket, bu alandaki yetkinliğini uluslararası platformlarda elde ettiği başarılarla da ortaya koyuyor.


Türk Telekom Teknoloji ve İnovasyon Merkezi açıldı: Ar-Ge gücünü deneyim merkezine taşıdı


Şirket, Ar-Ge ve inovasyon alanındaki gücünü, Gayrettepe Genel Müdürlük yerleşkesinde 5G odağıyla tasarlanan ve yeni nesil bağlantı teknolojilerindeki liderliğini, somut kullanım senaryoları ile gerçek zamanlı uygulamalar üzerinden görünür kılmayı amaçlayan ‘Türk Telekom Teknoloji ve İnovasyon Merkezi’ ile ortaya koydu. 600 metrekarelik bir alan üzerinde hayata geçirilen Türk Telekom Teknoloji ve İnovasyon Merkezi’nde toplam 17 farklı kullanım senaryosu yer alıyor. Merkezde yer alan kullanım senaryoları, Türk mühendislerin geliştirdiği yerli dijital çözümlerden oluşuyor. Merkez, 5G’nin sunduğu yüksek hız, düşük gecikme ve yüksek kapasite gibi avantajların, endüstriyel dönüşümden akıllı şehir çözümlerine, simülasyon teknolojilerinden artırılmış gerçeklik çözümlerine kadar geniş bir yelpazede nasıl değer oluşturduğunu gerçek senaryolar üzerinden deneyimlemeyi sağlıyor. IoT uygulamaları tarafında görüntü işleme çözümleri, alçak seviye uydu iletişim sistemleri ve kestirimci bakım çözümü gibi çözümler yer alırken, deneyim alanını zenginleştiren farklı simülasyon ve etkileşim alanları da merkezin önemli bileşenleri arasında konumlanıyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri ERÜ Hastaneleri’nde, minimal invaziv cerrahi yöntemiyle Kayseri’de ilk mitral kapak ameliyatı gerçekleştirildi Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Rifat Özmen tarafından Kayseri’de İlk defa minimal invaziv cerrahi yöntemle mitral kapak ameliyatı gerçekleştirildi. ERÜ Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Rifat Özmen, yaptığı açıklamada "Bu cerrahi, ana bilim dalımızda ve Kayseri’de ilk defa uygulanması şehrimiz, üniversitemiz ve kliniğimiz adına son derece mutluluk verici olmuştur" dedi. Minimal invaziv (küçük kesi) mitral kapak ameliyatı hakkında bilgiler veren Doç. Dr. Rifat Özmen, "Göğüs kemiği (sternum) kesilmeden, kaburgalar arasından veya koltuk altından yapılan modern bir kalp cerrahisi yöntemidir. Bu teknik sayesinde daha az doku travması oluşmakta, ameliyat sonrası ağrı azalmakta ve hastaların iyileşme süreci daha hızlı gerçekleşmektedir. Hastalar genellikle 2-3 hafta içinde günlük yaşamlarına dönebilmektedir." dedi. Doç. Dr. Özmen; "Çabuk yorulma ve nefes darlığı şikâyetleri ile kliniğimize başvuran 60 yaşındaki erkek hastanın yapılan tetkik ve değerlendirmelerinde mitral ve triküspit kapaklarında ileri derecede yetmezlik olduğu tespit edildi. Hasta, Kalp Konseyi’nde değerlendirilerek cerrahi müdahale kararı alındı. Ameliyat öncesi hazırlıkları tamamlanan hastanın minimal invaziv kapak cerrahisi için uygun olduğu belirlendi" diye konuştu. Doç. Dr. Rifat Özmen; "Gerçekleştirilen operasyon sırasında onarım için uygun olmayan mitral kapak, mekanik protez kapak ile değiştirildi. Triküspit kapak ise ring anüloplasti yöntemi kullanılarak minimal invaziv cerrahi teknik ile başarıyla tamir edildi. Ameliyat sonrası takip ve tedavi süreci sorunsuz seyreden hasta, şifa ile taburcu edildi" ifadelerini kullandı. Doç. Dr. Rifat Özmen, minimal invaziv kalp cerrahisi hakkında şunları kaydetti: "Özel ekipmanlar kullanılarak gerçekleştirilen ve anestezi, perfüzyonist ve cerrahi ekiplerin uyumlu çalışmasını gerektiren multidisipliner bir süreçtir. Küçük kesi ile uygulanması yalnızca kozmetik avantaj sağlamakla kalmaz; aynı zamanda kan ve kan ürünü kullanımında azalma, daha az doku hasarı, hastanede kalış sürecinde kısalma ve hastaların günlük yaşamlarına daha erken dönmesi gibi önemli avantajlar sunar. Minimal invaziv cerrahi yöntemleri günümüzde yalnızca mitral ve triküspit kapak hastalıklarında değil; kalp odacıkları arasında bulunan ve ASD olarak adlandırılan deliklerin kapatılmasında, kalbin iyi huylu tümörlerinin cerrahisinde ve aort kapak ameliyatlarında da uygulanabilmektedir." Doç. Dr. Rifat Özmen son olarak "Cerrahi işlemde desteklerinden dolayı üniversite ve hastane yönetimimize, ana bilim dalı öğretim üyeleri ve çalışanlarımıza teşekkür ediyorum. Hastamıza da şifalar diliyorum" ifadelerini kullandı.
Manisa Alaşehir’de tarım için güç birliği Manisa’nın Alaşehir ilçesinde tarımsal kalkınmayı güçlendirmek amacıyla TARİŞ Üzüm Birliği ile Alaşehir Belediyesi arasında iş birliği mesajı verildi. TARİŞ Üzüm Birliği Başkanı Ferhat Şen, Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu’nu ziyaret ederek bölge tarımına yönelik çalışmalar ve üreticilerin beklentileri üzerine görüş alışverişinde bulundu. Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu’nun makamında gerçekleşen ziyarette, ilçenin en önemli geçim kaynaklarından biri olan bağcılık başta olmak üzere tarımsal üretimin geliştirilmesine yönelik konular ele alındı. Yerel yönetim ile üretici birlikleri arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekilen görüşmede, bölge ekonomisine katkı sağlayacak ortak projeler üzerinde de değerlendirmelerde bulunuldu. Başkan Ahmet Öküzcüoğlu, Alaşehir’in tarımsal potansiyelini en üst seviyeye çıkarmak için köklü kurumlarla birlikte hareket etmenin büyük önem taşıdığını belirterek, "TARİŞ gibi güçlü ve köklü bir kurumla omuz omuza çalışmak hem üreticilerimiz hem de ilçemizin tarımsal geleceği açısından son derece değerli. Nazik ziyaretleri için Sayın Ferhat Şen’e teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum." dedi. TARİŞ Üzüm Birliği Başkanı Ferhat Şen ise Alaşehir Belediyesi’nin tarıma verdiği destekten memnuniyet duyduklarını ifade ederek, üreticinin güçlenmesi için her türlü iş birliğine hazır olduklarını söyledi. Şen, yerel yönetimlerin desteğiyle Alaşehir üzümünün ve bölge tarımının markalaşma sürecinin daha da hız kazanacağını vurguladı.
Çanakkale Çanakkale’de nadir görülen sindirim sistemi hastalığına yakalanan hasta sağlığına kavuştu Çanakkale’de nadir görülen ’Wilkie Sendromu’ hastalığına yakalanan kadın gerçekleştirilen ameliyatla sindirim sistemindeki tıkanıklığın ortadan kaldırılması sonucu sağlığına kavuştu. Çanakkale’de yaklaşık 1 yıldır devam eden bulantı ve kusma şikâyetleri olan 37 yaşındaki hasta Songül Asiltürk, Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesinde yapılan tetkikler sonucunda nadir görülen Wilkie Sendromu (Superior Mezenterik Arter Sendromu) tanısı kondu. Songül Asiltürk, başka merkezlerde kendisine ameliyatın Çanakkale’de gerçekleştirilemeyeceği söylenmesine rağmen öneri üzerine Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Uğur Kahan Öztürk’e danıştı. Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Uğur Kahan Öztürk tetkikler ardından hasta için uygun tedavi planı oluşturuldu. Op. Dr. Uğur Kahan Öztürk ve ekibi tarafından gerçekleştirilen laparoskopik duodenojejunostomi ameliyatı başarıyla tamamlandı. Minimal invaziv yöntemle gerçekleştirilen operasyon sayesinde hasta, ameliyat sonrası hızlı bir iyileşme süreci geçirerek 4 gün sonrasında sağlıklı bir şekilde taburcu edildi. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Op.Dr. Uğur Kahan Öztürk, Wilkie Sendromu’nun nadir görülen ancak yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen bir hastalık olduğunu belirterek, "Hastamız uzun süredir ciddi şikâyetler yaşıyordu. Uyguladığımız cerrahi yöntemle sindirim sistemindeki tıkanıklığı ortadan kaldırdık. Laparoskopik teknik sayesinde hastamız daha az ağrı, daha kısa hastanede kalış süresi ve hızlı iyileşme avantajı elde etti. Bu tür özellikli ameliyatların hastanemizde başarıyla yapılabiliyor olması hem hastalarımız hem de ilimiz adına önemli bir kazanımdır" dedi. Başhekim Op. Dr. Hasan Keser ise yaptığı açıklamada, "Hastanemizde ileri cerrahi yöntemlerin başarıyla uygulanabiliyor olması, sağlık hizmetlerimizin geldiği noktayı göstermesi açısından son derece kıymetlidir. Alanında uzman hekimlerimiz ve güçlü sağlık altyapımız sayesinde daha önce il dışına sevk edilen birçok hastalığın tedavisini artık kendi ilimizde gerçekleştirebiliyoruz. Hastamızın sağlığına kavuşmuş olması bizler için en büyük mutluluktur. Emeği geçen tüm ekibimize teşekkür ediyor, hastamıza sağlıklı bir yaşam diliyorum" ifadelerini kullandı. Hasta Songül Asiltürk ise ameliyat için başka bir merkeze gitmek zorunda kalmadan kendi ilinde tedavi olabilmenin memnuniyetini dile getirerek, başta Dr. Uğur Kahan Öztürk olmak üzere ameliyat sürecinde emeği geçen tüm sağlık çalışanlarına teşekkür etti.