KÜLTÜR SANAT - 26 Şubat 2026 Perşembe 11:58

Türkan Şoray, Türk edebiyatının usta ismi Yaşar Kemal anma haftasında sevenleriyle buluştu

A
A
A
Türkan Şoray, Türk edebiyatının usta ismi Yaşar Kemal anma haftasında sevenleriyle buluştu

Maltepe Belediyesi, Türk edebiyatının usta isimlerinden Yaşar Kemal’i, Maltepe’de adının verildiği kültür merkezinde düzenlenen etkinliklerle anıyor. Yaşar Kemal Anma Haftası, "Yılanı Öldürseler" filminin gösterimi ve söyleşiyle başladı. Filmin yönetmeni ve başrol oyuncusu Türk Sineması’nın usta ismi Türkan Şoray’ın onur konuğu olarak katıldığı etkinlikte, çekim sürecinde yaşadığı hatıraları ve filmle ilgili bilinmeyenleri seyircilerle paylaştı.



Maltepe Belediyesi, usta yazar Yaşar Kemal’in Türk edebiyatına ve insanlığa bıraktığı mirası birlikte yaşatmak amacıyla, adının verildiği Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde anma haftası düzenledi. Film gösteriminden sergi ve söyleşilere kadar bir dizi etkinliğin düzenlendiği anma haftasına, ev sahibi Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen’in yanı sıra, onur konuğu olarak Türk Sineması’nın Sultanı Türkan Şoray ve gazeteci ve sinema yazarı Burçak Evren, Yaşar Kemal’in eşi Ayşe Semiha Baban ve Kemal adına açılan sergiyi düzenleyen Flora Araştırmaları Derneği Genel Sekreteri Burçin Çıngay ile ressamlar katıldı.



"Yaşar Kemal’i anlamak Anadolu’yu anlamaktır"


Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen, Yaşar Kemal’i anlamanın sadece romanlarını hatırlamak olmadığını belirterek, şu ifadelere yer verdi:


"Bugün burada, adını gururla yaşattığımız bu merkezde yalnızca büyük bir yazarı değil, bu toprakların vicdanını, büyük usta Yaşar Kemal’i anıyoruz. Onu anlamak; Anadolu’nun rüzgârını, Çukurova’nın sıcağını, Toroslar’ın direncini, yoksulun onurunu ve insanın bitmeyen adalet arayışını anlamaktır. O, edebiyatı bir estetik alan olarak değil, bir hakikat alanı olarak gördü. Yazmak onun için yalnızca anlatmak değil; tanıklık etmekti, bir belleği geleceğe taşımaktı. Bugün doğayı koruma mücadelesi veriyorsak, onun satırlarında çok önceden yazılmış bir uyarıyı yeniden hatırlıyoruz. Ve Binbir Çiçekli Bahçe; o bahçede tek renk yoktur, tek ses yoktur, tek kimlik yoktur. Çoğulluk zenginliktir. Yaşar Kemal’in büyüklüğü yalnızca yazdıklarında değil, tarafında gizlidir. O, her zaman insan onurunun tarafında oldu. Güçten değil haktan yana durdu. Sessizlikten değil sözden yana oldu. Umutsuzluk dayatıldığında, umudu yazdı. Bizler bugün onun adını taşıyan bu kültür merkezinde buluşurken, kültürü bir ayrıcalık değil kamusal bir hak olarak gördüğümüzü bir kez daha ifade ediyoruz. Maltepe’de çocukların kitaplarla büyüdüğü, gençlerin özgürce düşünebildiği, kadınların eşit ve güvenli bir yaşam sürdüğü bir kent inşa etme çabamız, Yaşar Kemal’in hayal ettiği dünyaya duyduğumuz inancın; o binbir çiçekli bahçe hayalimizin bir yansımasıdır. Bir kez daha bu duygularla Yaşar Kemal’i saygı ve özlemle anıyorum."



Açılış konuşmalarının ardından anma haftası Yaşar Kemal’in eserlerinden oluşan kitap kapakları ve film afişleri sergisiyle başladı. Program, Kemal’in satırlarında hayat bulan bitkiler, bitki ressamlarının dokunuşlarıyla hazırladığı "Binbir Çiçekli Bahçe" sergisiyle devam etti.



"’Esme’yi o kadar sevdim ki ’Bu rolü oynamak istiyorum’ dedim"


Türk sinemasının usta ismi Türkan Şoray, Yaşar Kemal’in ölümsüz eseri Yılanı Öldürseler’in film olma hikayesi ve yönetmenlik süreçlerinden bahsederek, şunları anlattı:


"Yaşar Kemal dünya çapında, dünyanın tanıdığı ve ülkemizin gururu bir yazar. O zaten her zaman anılmalı, anılmaya değer ve unutulması mümkün değil. Belleğimizde, bilinçaltımızda sürekli yaşıyor, yaşayacak da. Bu kadar önemli bir ismin yazdığı bir romanın yönetmeni olma şansına sahip olmak benim için ne kadar gurur verici size anlatamam. Düşünüyorum da şimdi; ne kadar onurlu bir şey nasip olmuş bana. Ama o nasıl oldu, bir daha öyle bir şey olsa cesaret edebilir miyim hiç bilmiyorum. Yılanı Öldürseler’i okuduğumda oradaki Esme rolünü çok sevdim. Yani o kadar sevdim ki, ’Bu rolü oynamak istiyorum’ dedim. Yapımcı da ’Tamam’ dedi. Ali Özgentürk çekecekti, fakat sonra ne olduysa çekemedi. Filmin görüntü yönetmeni İsveç’ten gelecek, her şey hazır. Yalnız senaryo meselesi var. Yapımcı ’Siz çekin’ dedi. Hemen hiç düşünmeden ’Evet’ dedim; fakat elde senaryo yok. Daha önce Ali Özgentürk’ün çekeceği senaryo için yazılmış olan vardı, Yaşar Kemal dedi ki ’Ben de yazacağım.’ İki tane senaryo var elimde, e bir de roman var; ben de romana çok aşığım. Ben de bir senaryo yazdım, oldu üç senaryo. Aslında o kadar büyük çılgınlık ki benim yaptığım, şimdi yapamam. Çünkü hem kameranın önüne hem de kamera arkasına geçiyorsunuz. Komut veriyorsunuz ’şöyle şöyle olacak’ diye, sonra kendiniz öne geçip tekrar oyun oynuyorsunuz, bu çok zor bir şey."



"Filmi çekerken köyü yaktık, köylüler bizi davul zurnayla uğurladı"


Film çekimi sırasında başından geçen enteresan olayları da seyircilerle paylaşan Şoray; senaryodaki bir sahnenin kitapta yer alan halini aratmaması için çekim yaptıkları köyü adeta yaktıklarını anlatarak, şunlardan bahsetti


"Romanda köy yanıyor ve insanlar koşuşuyor çocuklar ağlaşıyor, sizi öyle bir havaya sokuyor ki köy gerçekten yandı mı yanmadı mı, çocuğun hayali mi tam çözemiyorsunuz. ’Ben bunu yapacağım’ dedim. Lastikleri yerleştirdik bütün köy sokaklarına; hepsini birden yakınca müthiş bir duman oldu. Biz de uzaktan kamerayla çekiyoruz, köy gerçekten yanıyor gibi oldu. Köylüler de ’Köy yanıyor!’ diye itfaiyeye haber verdiler, insanlar birbirine girdi. Ondan sonra zaten film bitti toparlandık dönüyoruz, bir baktım davul zurna geldi ve o kadar bozuldum ki, davul zurnayla ’Oh be gidiyorlar’ falan dediler diye."



Film gösterimi öncesinde Türkan Şoray ve Burçak Evren’in katıldığı bir söyleşi düzenlendi. Filmin yönetmen ve başrol oyuncusu Türkan Şoray, filmin çekimi esnasında yaşadıkları deneyimleri ve Yaşar Kemal’in eserlerini filme aktarırken duyduğu heyecan ve zorlukları sanatseverlerle paylaştı. Söyleşinin ardından Başkan Köymen tarafından Şoray ve Evren’e çiçek takdimi yapıldı.



Türkan Şoray, Türk edebiyatının usta ismi Yaşar Kemal anma haftasında sevenleriyle buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Köyceğiz’de öğrencilere belgesel gösterimi düzenlendi Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde öğrencilere "Bir Kitap Bir İnsan" projesi kapsamında Milli Mücadele Belgeseli gösterimi gerçekleştirildi. Köyceğiz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde "Bir Kitap Bir İnsan" projesi kapsamında, öğrencilerin tarih bilincini güçlendirmek ve milli değerlerle bağlarını pekiştirmek amacıyla bağımsızlık mücadelesini konu alan bir belgesel gösterimi düzenlendi. Etkinlik, Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenlerinin rehberliğinde gerçekleştirildi. Belgesel gösterimiyle öğrenciler; Milli Mücadele yıllarının şartlarını, verilen büyük fedakarlıkları ve bu süreçte ortaya çıkan birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunu daha yakından tanıma fırsatı buldu. Gösterim sonrasında yapılan kısa değerlendirmelerde öğrenciler; vatan sevgisi, bağımsızlık bilinci ve ortak değerlerin korunmasının önemi üzerine düşüncelerini paylaştılar. Okul Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada; "Okulumuz, "Bir Kitap Bir İnsan" projesi çerçevesinde yürütülen bu tür etkinliklerle öğrencilerimizin okuma kültürü, eleştirel düşünme ve tarihi farkındalık kazanımlarını desteklemeyi sürdürmektedir. Geçmişimizi daha iyi tanıyarak, geleceğimizi daha bilinçli inşa etmeye devam ediyoruz. Etkinliğin hazırlanmasında emeği geçen Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenlerimize ve katılım sağlayan öğrencilerimize teşekkür ederiz" ifadeleri kullanıldı.
Erzurum Atatürk Üniversitesi özel vakıf okulları ailesi iftar sofrasında buluştu Atatürk Üniversitesi Özel Vakıf Okulları Ailesi, düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Süheyla & Sıtkı Alp Özel Fen ve Anadolu Lisesinde gerçekleştirilen programa; Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ile eşi Prof. Dr. Esra Hacımüftüoğlu’nun yanı sıra Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Hasan Türkez ve Prof. Dr. Reyhan Keleş, Kurumsal İletişim Direktörü Doç. Dr. Sait Sinan Atılgan, Kalkındırma Vakfı Genel Müdürü Erdal Karagülle ile öğretmenler, idari personel ve aileleri katıldı. Ramazan ayının birlik, beraberlik ve paylaşma ruhunu yansıtan programda, aynı sofrayı paylaşmanın verdiği manevi huzur ön plana çıktı. Katılımcılar, iftar öncesinde bir araya gelerek sohbet ederken, program samimi ve sıcak bir atmosferde gerçekleşti. İftar programının ardından konuşan Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Ramazan ayının rahmet ve bereket ikliminde böylesine anlamlı bir buluşmada yer almaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Atatürk Üniversitesi çatısı altında faaliyet gösteren Özel Vakıf Okullarının yalnızca bir eğitim kurumu olmadığını vurgulayan Hacımüftüoğlu, bu yapının aynı zamanda güçlü bir vizyonun ve medeniyet tasavvurunun yansıması olduğunu ifade etti. Üniversite ile ilkokuldan lise kademesine kadar uzanan eğitim basamakları arasında kurulan güçlü bağın önemine dikkat çeken Rektör Hacımüftüoğlu: "Özel Vakıf Okullarımız, öğrencilerimizin akademik yolculuğunu erken yaşlardan itibaren bilinçli bir şekilde şekillendiren özgün bir model sunmaktadır. Erzurum’umuz için örnek teşkil eden bu yapı, disiplinli çalışmanın, ortak aklın ve adanmışlığın somut bir göstergesidir" dedi. Okullarda görev yapan 110 öğretmen ve 60 idari personelin özverili çalışmalarıyla 1251 öğrenciye nitelikli eğitim sunulduğunu belirten Hacımüftüoğlu, son yıllarda yakalanan akademik ve sosyal başarı ivmesinin bölgesel ölçekte öncü bir konuma ulaşılmasını sağladığını ifade etti. Bu başarının tesadüf olmadığını dile getiren Hacımüftüoğlu, inanç, sabır ve kararlılıkla yürütülen emeğin en kıymetli neticesinin elde edilen başarılar olduğunu vurguladı. Eğitimin yalnızca bilgi aktarımıyla sınırlı olmadığını belirten Rektör Hacımüftüoğlu, "Bizler, bilimin rehberliğinde; milli ve manevi değerleri önceleyen, özgüveni yüksek, sorgulayan, üretken ve sorumluluk sahibi bireyler yetiştirmeyi temel hedef olarak görüyoruz. Özel Vakıf Okullarımız bu anlayışın en güçlü temsilcilerindendir" ifadelerini kullandı. Hacımüftüoğlu, başta Kalkındırma Vakfı Genel Müdürü Erdal Karagülle olmak üzere öğretmenlere, idari personele ve tüm paydaşlara teşekkür ederek Ramazan ayının birlik ve beraberliği pekiştirmesini temenni etti. Program, Vakıf Okulları öğrencileri tarafından gerçekleştirilen semazen gösterisiyle devam etti. Manevi atmosferi güçlendiren gösteri, katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. İyi niyet dilekleri ve hatıra fotoğraflarının ardından iftar programı sona erdi.
Bitlis Bitlis ‘Vefa Buluşmaları’ ziyareti BİTLİS (İHA) – Bitlis Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından ‘Vefa Buluşmaları’ kapsamında Güroymak ilçesinde şehit ailesi ve gazi evleri ziyaret edildi. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünden konu ile ilgili yapılan açıklamada, "Ramazan ayının manevi atmosferinde, Güroymak ilçemizde aziz şehidimizin kıymetli emaneti ve kahraman gazimiz ziyaret edildi. Müdürümüz, aziz şehidimiz Ömer Katılmış’ın kıymetli oğlu Mahmut Katılmış’ı ziyaret ederek şehidimizin ailesine devletimizin her daim yanlarında olduğunu ifade etti. Ziyarette, bakanımızın selamları iletilirken, aziz şehidimiz rahmet ve minnetle yâd edildi. Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma ruhu içerisinde gerçekleşen buluşmada, şehit ailelerimizin milletimizin en kıymetli emanetleri olduğu bir kez daha vurgulandı" denildi. Ziyaret kapsamında açıklamada bulunan İl Müdürü Vefa Akdoğan ise "Kıbrıs Gazimiz Mehmet Salih Şaşmaz’ı da ziyaret ettik. Ramazan ayı münasebetiyle gerçekleştirilen ziyarette gazimizle bir süre hasbihâl ederek, talep ve ihtiyaçlarını dinledik. Devletimiz her zaman şehit yakınlarımızın ve gazilerimizin yanında olduğunu onlara hissettirmeye çalıştık. Kahraman gazimize sağlıklı ve huzurlu bir ömür diliyoruz. Göstermiş olduğu fedakârlık ve cesaretten dolayı şükranlarımızı sunuyoruz. Geçmişe duyulan saygının, milli ve manevi değerlerimize bağlılığın en güçlü ifadesidir. Ramazan ayının rahmet ve bereket ikliminde gerçekleştirilen bu anlamlı ziyaretler, birlik ve beraberliğimizin en güzel tezahürü olmuştur" dedi.