KÜLTÜR SANAT - 19 Eylül 2025 Cuma 11:33

Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin yeni sergisi "Yan Yana" ziyarete açılıyor

A
A
A
Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin yeni sergisi "Yan Yana" ziyarete açılıyor

Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin "Yan Yana" başlıklı yeni süreli sergisi sanat dünyasının iki önemli çiftin, Melahat ve Eşref Üren ile Eren ve Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun eserlerini bir araya getiriyor.



Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi, "Yan Yana" başlıklı yeni süreli sergisinin kapılarını 20 Eylül Cumartesi günü ziyarete açıyor. Müzenin iki katına yayılan sergide, sanatçıların Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’ndaki eserleri ile özel koleksiyonlardan derlenen eserleri farklı temalar etrafında bir araya geliyor. Resimlerin yanı sıra, mektuplar, karikatürler, şiirler, eskizler ve belgeler de sergiye eşlik ederek izleyicilere zengin ve katmanlı bir anlatım sunuyor. Müzenin üçüncü katında Melahat ve Eşref Üren’in eserleri Dr. Öğr. Üyesi Ali Kayaalp’in küratörlüğünde, ikinci katında ise Eren ve Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun eserleri Ömer Faruk Şerifoğlu’nun küratörlüğünde sanatseverlerle buluşuyor.


Çok sesli bir tarih anlatısı


"Yan Yana" sergisi yalnızca iki sanatçı çiftin yaşamını ve üretimini aktarmakla kalmıyor; aynı zamanda her bir sanatçının birbirinden farklı, ancak kesişen sanat yolculuklarını da izleyiciye taşıyor. Eren Eyüboğlu ile Melahat Üren’in kendilerine özgü duyarlılıkları, Bedri Rahmi Eyüboğlu ile Eşref Üren’in anlatımlarıyla bir araya geldiğinde, ortaya yalnızca bir çiftler hikâyesi değil, çok sesli bir sanat tarihi anlatısı çıkıyor. İzleyiciyi hem sanatçı çiftlerin ortak yaşamına hem de dört ayrı sanatçının iç dünyasına davet eden sergi, "yan yana" olmanın; birlikte üretmek, birbirinden beslenmek ve bazen de çeşitli nedenlerle görünmez olan emeği yeniden hatırlamak gibi farklı anlamları üzerine düşündürüyor.


"Yan Yana sizi bekliyor"


İş Sanat Genel Müdürü Zuhal Üreten, Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin 3’üncü yaşını yeni süreli sergisi ile kutlayacağını belirterek, süreli sergilerin koleksiyonu farklı bakış açıları ve temalar ile yeniden ele alma ve başka koleksiyonlarla işbirliği imkânı sağladığını dile getirdi ve sözlerini şöyle sürdürdü: "Müzemizin ilk süreli sergisi ‘İstanbul’un Resmi’ Antalya’da, geçen yılın sergisi ‘Tat ve Sanat’ Ankara’da sanatseverlerle buluşurken, ‘Yan Yana’ başlıklı yeni sergimiz de İstanbul’da ziyarete açılıyor. İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’ndan seçilen eserlerin yanı sıra Eyüboğlu Ailesi ile İmren Erşen koleksiyonlarının cömert işbirliğiyle sergi seçkilerini hazırlayan Dr. Öğr. Üyesi Ali Kayaalp ile Ömer Faruk Şerifoğlu, serginin ve önümüzdeki aylarda yayınlanacak sergi kitabının tasarımında Timuçin Unan ile birlikte çalıştı. Başta Resim Heykel Müzemizin çalışkan ekibi olmak üzere, sergimize emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum.


Melahat ve Eşref Üren ile Eren ve Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun eserlerini ‘güzellikleri ve zorluklarıyla sanatı ve hayatı paylaşmak’ parantezinde izleme imkânı sunan bu iki paralel sergide, kadın sanatçıların üretimine daha güçlü bir odaklanma kendini hissettiriyor. Bu odaklanmanın, sanatta ve hayatta kadın emeğinin yoluna ışık vermesini diliyorum.


Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu, Füreya Koral, Mihri Hanım, Aliye Berger, Azade Köker ve Semiha Berksoy gibi Türk sanatının önemli kadın temsilcilerinin yakın zamanda eklenen eserleriyle zenginleşmeye devam ediyor. Bu yapıtlar da müzemizin kalıcı sergisinde izlenebilir. Tüm sanatseverleri bu değerli koleksiyonu ve sergilerimizi görmek, öğrenme programlarımıza katılmak üzere Beyoğlu’ndaki müzemize bekliyoruz."


Beraber ve tek başına


Üren çiftinin müzenin üçüncü katındaki sergisini hazırlayan Dr. Öğr. Üyesi Ali Kayaalp, "Melahat ve Eşref Üren çiftinde yan yana olmak ama aynı zamanda yalnız olmak arasındaki ince dengeyi vurgulamaya çalıştık," diyerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Eşref Üren’in varlığını geri plana atmadan ancak Melahat Üren’e de eşit alan açmaya gayret ederek, sanatçı bir çiftin ilişkisindeki dinamikleri, gerilimleri, ahengi, neşeyi ve kırgınlıkları sanatseverlere yansıtmak istedik."


Müzenin ikinci katındaki Eyüboğlu sergisini hazırlayan Ömer Faruk Şerifoğlu da "Bedri Rahmi Eyüboğlu, hayatı ve eserleriyle Türk sanatını evrensel boyuta taşımış bir mite dönüştü. Eren Eyüboğlu ise evrensel düzeydeki sanatçı kişiliği ve birikimiyle Türk sanat ortamında haklı bir yer edindi. Sergide, yarım asrı aşan sanat yolculuklarında, folkloru, coğrafyası, kültürel zenginlikleri ile Anadolu pınarından beslenen sanatçı çiftin mirasını yan yana güçlü bir biçimde göstermeye çalıştık" dedi.


10 Temmuz 2026 tarihine dek sanatseverleri ağırlayacak olan "Yan Yana" sergisi, İstanbul Kültür Yolu Festivali süresince ücretsiz ziyaret edilebilir. Müze, salıdan cumaya 10.00-19.00, cumartesi ve pazar günleri 12.00-19.00 saatleri arasında açık.



Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin yeni sergisi "Yan Yana" ziyarete açılıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muş Muş’ta şebeke suyunda bakteri tespit edildi, vatandaşlar çeşmelere akın etti Muş İl Sağlık Müdürlüğünün kent merkezindeki içme suyunda bazı değerlerin sınırların üzerine çıktığını açıklaması üzerine vatandaşlar çeşmelere yöneldi. Muş İl Sağlık Müdürlüğü, kent merkezinde kullanılan belediyeye ait şebeke suyuna yönelik yapılan analizlerde bazı parametrelerin mevzuatta belirlenen sınır değerlerin üzerine çıktığını açıkladı. Yetkililer, sonuçlar normale dönene kadar şebeke suyunun içme ve yemek yapımında kullanılmaması gerektiğini duyurdu. Açıklamanın ardından kent merkezinde yaşayan vatandaşlar, içme suyu ihtiyacını karşılamak için merkez ve mahallelerde bulunan çeşmelere yöneldi. Araçlarıyla Mongok Çeşmesi’ne gelen vatandaşlar, bidonlara doldurdukları suları evlerine taşıdı. Muş İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, son günlerde kamuoyunda ve sosyal medya platformlarında yer alan iddialar üzerine içme suyuna yönelik kapsamlı incelemeler gerçekleştirildiği belirtilerek, "Son günlerde bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya mecralarında ilimiz içme suyuna ilişkin gündeme gelen iddialar üzerine Müdürlüğümüz tarafından gerekli inceleme ve değerlendirmeler yapılmıştır. Bu kapsamda Muş merkez içme suyu sisteminin farklı noktalarından alınan numuneler yetkili laboratuvarlara gönderilerek analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda bazı parametrelerin mevzuatta belirtilen sınır değerlerin üzerinde olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen veriler, içme suyu altyapısından sorumlu kurum olan Muş Belediyesi ile paylaşılmış; gerekli bilgilendirme ve ikazlar yapılmıştır. Uygunsuzluğun kaynağının tespiti ile bakım-onarım ve teknik iyileştirme süreçlerinin belediye tarafından ivedilikle yürütülmesi talep edilmiştir. Müdürlüğümüzce süreç yakından takip edilmekte olup, izleme ve denetim faaliyetleri sürdürülmektedir. İçme suyuna ilişkin uygunsuzluklar giderilinceye kadar vatandaşlarımızın sağlığının korunması amacıyla analiz sonuçları normale dönünceye kadar bu süreçte şebeke suyunun içme, yemek hazırlama ve ağızdan temas gerektiren amaçlarla doğrudan kullanılmaması, zorunlu hallerde ise en az 10 dakika kaynatıldıktan sonra soğutularak kullanılması gerekmektedir. Kaynatılmamış şebeke suyunun diş fırçalama ve benzeri doğrudan ağız teması gerektiren işlemlerde kullanılmaması önemle tavsiye edilmektedir" denildi. Çeşmeden su almaya gelen Abdulaziz Yalçın, yetkililerden yeni ve olumlu bir açıklama gelene kadar su ihtiyaçlarını bu şekilde karşılayacaklarını ifade ederek, "Şu anda mağdur durumdayız. Mongok Çeşmesi’nden su almaya geldik. İl Sağlık Müdürlüğü’nün yaptığı açıklamaya göre şebeke suyunda yüksek bakteri tespit edildi. Bu nedenle şebeke suyunu tüketemiyoruz. Mecburen şebeke suyuyla abdest alıyoruz. İnşallah namazımız kabul olur. Sağlık Müdürlüğü ’Su temizdir, tüketebilirsiniz’ şeklinde yeni bir açıklama yapana kadar bu sudan bidonlarla alıp evlerimize taşıyacağız. Belediye Başkanlığından şu ana kadar herhangi bir açıklama yapılmadı. Bizler de Sağlık Müdürlüğü’nün uyarılarını dikkate alarak hareket ediyoruz" dedi. Evlerde ve iş yerlerinde şebeke suyundan gelen kötü koku üzerine durumu yetkililere bildirdiklerini söyleyen Burhan Sayılgan, "Evlerimizde ve iş yerlerimizde şebeke suyundan kötü koku aldık. Bu sorunun giderilmesi için durumu yetkililere bildirdik. Yapılan incelemeler sonucunda Sağlık Bakanlığı ve Muş İl Sağlık Müdürlüğü’nden gelen raporlar, suda bakteri tespit edildiğini ortaya koydu. Ayrıca ikinci bir analiz için numunelerin Ankara’ya gönderildiği ve sonuçların beklendiği belirtildi. Şu anda evlerimizde ve iş yerlerimizde arıtma cihazları kullanıyoruz. Çünkü arıtma olmadan bu suyla başa çıkmak mümkün değil. Suyun tehlikeli olduğunu düşünüyoruz; içindeki virüsün ne olduğu ve kaynağının nereden geldiği bilinmediği için endişe yaşıyoruz. Kimseyi bu konuda suçlamıyoruz ancak yetkililerden bir an önce çözüm üretilmesini bekliyoruz. Halkımız mağdurdur durumda" diye konuştu.