GÜNDEM - 20 Nisan 2026 Pazartesi 10:14

Türkiye nüfusunun yüzde 24,8’ini çocuk nüfus oluşturdu

A
A
A
Türkiye nüfusunun yüzde 24,8’ini çocuk nüfus oluşturdu

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla, Türkiye nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişi iken bunun 21 milyon 375 bin 930’unu çocuklar oluşturdu.



Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı İstatistiklerle Çocuk verisini paylaştı. Buna göre, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla, Türkiye nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişi iken bunun 21 milyon 375 bin 930’unu çocuklar oluşturdu. Çocuk nüfusun yüzde 51,3’ünü erkek çocuklar, yüzde 48,7’sini kız çocuklar oluşturdu. Birleşmiş Milletler tanımına göre 0-17 yaş grubunu içeren çocuk nüfus, 1970 yılında toplam nüfusun yüzde 48,5’ini oluştururken bu oran 1990 yılında yüzde 41,8 ve 2025 yılında yüzde 24,8 oldu.


Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre çocuk nüfus oranının 2030 yılında yüzde 22,1, 2040 yılında yüzde 17,9, 2060 yılında yüzde 16,9, 2080 yılında yüzde 15,2 ve 2100 yılında yüzde 14,5 olacağı öngörüldü.


Doğurganlık göstergelerindeki hızlı düşüş eğiliminin devam edeceğini varsayan düşük senaryoya göre çocuk nüfus oranının 2030 yılında yüzde 22,0, 2040 yılında yüzde 16,7, 2060 yılında yüzde 13,9, 2080 yılında yüzde 11,1, 2100 yılında yüzde 9,9 olacağı öngörüldü.


Doğurganlığı artırıcı tedbirlerin etkili olacağını varsayan yüksek senaryoya göre çocuk nüfus oranının 2030 yılında yüzde 22,3, 2040 yılında yüzde 18,9, 2060 yılında yüzde 18,7, 2080 yılında yüzde 18,9, 2100 yılında yüzde 18,6 olacağı öngörüldü.


Türkiye’nin çocuk nüfus oranının Avrupa Birliği üye ülkelerinden yüksek olduğu görüldü


Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülkenin çocuk nüfus oranları incelendiğinde, 2025 yılında çocuk nüfus oranının AB ortalaması yüzde 17,6 oldu. AB üye ülkeleri içinde en fazla çocuk nüfus oranına sahip olan ülkelerin sırasıyla, yüzde 22,7 ile İrlanda, yüzde 20,4 ile Fransa ile İsveç olduğu görüldü. Çocuk nüfus oranının en düşük olduğu ülkeler ise sırasıyla, yüzde 14,5 ile Malta, yüzde 14,9 ile İtalya, yüzde 15,5 ile Portekiz oldu. Türkiye’nin çocuk nüfus oranının yüzde 24,8 ile AB üye ülkelerinden daha yüksek olduğu görüldü.


Çocuk nüfus oranının en yüksek olduğu il Şanlıurfa oldu


ADNKS sonuçlarına göre illerin toplam nüfusları içindeki çocuk nüfus oranları incelendiğinde, 2025 yılında en yüksek çocuk nüfus oranına sahip olan il, yüzde 43,3 ile Şanlıurfa oldu. Şanlıurfa ilini yüzde 39,2 ile Şırnak, yüzde 36,7 ile Mardin izledi.


Çocuk nüfus oranının en düşük olduğu il, yüzde 15,9 ile Tunceli oldu. Tunceli ilini yüzde 16,9 ile Edirne ve yüzde 17,7 ile Kırklareli izledi.


Türkiye’de 0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunan hanehalkı oranı yüzde 41,9 oldu


ADNKS sonuçlarına göre 2025 yılında toplam hanehalkı sayısı 26 milyon 977 bin 795 oldu. Hanelerin yüzde 41,9’unda 0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunduğu görüldü. Bu hanelerin illere göre dağılımı incelendiğinde, 0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunan hanehalkı oranının en yüksek olduğu ilin yüzde 68,2 ile Şanlıurfa, en düşük olduğu ilin yüzde 27,3 ile Tunceli olduğu görüldü.


Hanelerin yüzde 19,1’inde 0-17 yaş grubunda bir çocuk, yüzde 14,1’inde iki çocuk, yüzde 5,7’sinde üç çocuk, yüzde 1,9’unda dört çocuk, yüzde 1,1’inde ise beş ve daha fazla çocuk bulunduğu görüldü.


Çocuk nüfusun 2025 yılında yüzde 30,5’inin 10-14 yaş grubunda yer aldığı görüldü


Çocuk nüfus yaş grubuna göre incelendiğinde, 2020 yılında çocuk nüfusun yüzde 26,9’unun 0-4 yaş grubunda, yüzde 28,7’sinin 5-9 yaş grubunda, yüzde 28,2’sinin 10-14 yaş grubunda ve yüzde 16,2’sinin 15-17 yaş grubunda yer aldığı görülürken, 2025 yılında yüzde 22,7’sinin 0-4 yaş grubunda, yüzde 28,8’inin 5-9 yaş grubunda, yüzde 30,5’inin 10-14 yaş grubunda ve yüzde 18,0’ının 15-17 yaş grubunda yer aldığı görüldü.


Canlı doğan bebek sayısı 2024 yılında 937 bin 559 oldu


Doğum İstatistiklerine göre 2024 yılında canlı doğan bebek sayısı, 937 bin 559 oldu. Doğan bebeklerin 481 bin 825’i erkek, 455 bin 734’ü ise kız oldu. Canlı doğan bebeklerin yüzde 96,7’sini tekil, yüzde 3,2’sini ikiz, yüzde 0,1’ini ise üçüz ve daha fazla çoğul doğumlar oluşturdu.


Sağlık Bakanlığı verilerine göre hastanede gerçekleşen doğumların canlı doğumlar içindeki oranı, 2010 yılında yüzde 91,6 iken 2024 yılında yüzde 99,4 oldu. Beşli karma aşı (DPT+IPV+Hib) 3 doz ile aşılama oranı 2023 yılında yüzde 98,8 iken 2024 yılında yüzde 96,0 oldu.


Beklenen yaşam süresi 15 yaşındaki çocuklar için 64,3 yıl oldu


Hayat Tabloları, 2022-2024 sonuçlarına göre doğuşta beklenen yaşam süresi, Türkiye geneli için 78,1 yıl, erkekler için 75,5 yıl ve kadınlar için 80,7 yıl oldu.


Türkiye’de 7 yaşına ulaşan bir çocuğun kalan yaşam süresinin ortalama 72,1 yıl, erkek çocuklar için 69,5 yıl ve kız çocuklar için 74,7 yıl olduğu görüldü. Çalışma çağının başlangıcı olan 15 yaşındaki çocuklar için bu süre 64,3 yıl oldu. Erkek çocuklar için bu süre 61,7 yıl iken kız çocuklar için 66,9 yıl oldu. Bu yaş için kız ve erkek çocuklar arasındaki beklenen yaşam süresi farkının 5,2 yıl olduğu görüldü.


Bebeklere konulan en popüler erkek ismi Alparslan, kız ismi Alya oldu


ADNKS sonuçlarına göre 2025 yılında doğan bebeklere konulan en popüler erkek bebek isimleri, Alparslan, Göktuğ ve Metehan; en popüler kız bebek isimleri ise Alya, Defne ve Gökçe oldu. Doğan erkek bebeklerin 7 bin 527’sine Alparslan, 6 bin 36’sına Göktuğ, 5 bin 393’üne Metehan, kız bebeklerin 8 bin 751’ine Alya, 7 bin 731’ine Defne, 7 bin 603’üne ise Gökçe ismi verildi.


Türkiye’de 2025 yılında 0-17 yaş grubundaki çocuklarda en çok kullanılan erkek çocuk isimlerinin Yusuf, Mustafa ve Ömer; kız çocuk isimlerinin ise Zeynep, Elif ve Ecrin olduğu görüldü.


Çocuk bağımlılık oranı 2025 yılında yüzde 29,7 oldu


Çalışma çağındaki yüz kişiye düşen çocuk sayısını ifade eden çocuk bağımlılık oranı, 2019 yılında yüzde 34,1 iken bu oran 2025 yılında yüzde 29,7’ye düştü.


Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre çocuk bağımlılık oranının 2030 yılında yüzde 25,5, 2040 yılında yüzde 22,1, 2060 yılında yüzde 23,3, 2080 yılında yüzde 23,4, 2100 yılında yüzde 21,5 olacağı öngörüldü.


Özel gereksinim raporu alan çocuk sayısı 2024 yılında 96 bin 83 oldu


Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2024 yılında ilk kez özel gereksinim raporu alan çocukların sayısı 96 bin 83 oldu. İlk kez özel gereksinim raporu alan çocukların yüzde 62,6’sını erkek çocuklar, yüzde 37,4’ünü ise kız çocuklar oluşturdu.


Beş yaşındaki çocukların net okullaşma oranı yüzde 82,5 oldu


Milli Eğitim Bakanlığı Örgün Eğitim İstatistiklerine göre okul öncesi eğitim seviyesinde beş yaş net okullaşma oranının, 2024/’25 öğretim yılında yüzde 82,5 olduğu görüldü. Beş yaş net okullaşma oranı cinsiyete göre incelendiğinde, bu oran erkek çocuklar için yüzde 82,8, kız çocuklar için yüzde 82,3 oldu.


İlkokul seviyesinde net okullaşma oranı 2024/’25 öğretim yılında yüzde 95,4, ortaokul seviyesinde net okullaşma oranı yüzde 89,1 ve ortaöğretim seviyesinde net okullaşma oranı yüzde 82,9 oldu.


İlkokul tamamlama oranı yüzde 98,6 oldu


Ulusal Eğitim İstatistikleri Veri Tabanı sonuçlarına göre eğitim kademesi ve cinsiyete göre okul tamamlama oranları incelendiğinde, ilkokul tamamlama oranı 2024/’25 eğitim ve öğretim döneminde yüzde 98,6 oldu. Ortaokul tamamlama oranı 2024/’25 eğitim ve öğretim döneminde yüzde 96,6 oldu. Ortaöğretim tamamlama oranı yüzde 81,3 oldu.


Özel eğitim alan öğrencilerin oranı yüzde 3,4 oldu


Milli Eğitim Bakanlığı Örgün Eğitim İstatistiklerine göre Türkiye genelinde 2024/’25 eğitim ve öğretim döneminde örgün eğitime devam eden öğrenci sayısı 17 milyon 956 bin 523 oldu. Bu öğrencilerin yüzde 51,3’ünü erkek öğrenciler, yüzde 48,7’sini ise kız öğrenciler oluşturdu.


Özel eğitim gerektiren bireylere (işitme, görme, ortopedik ve hafif düzeyde zihinsel engelli) hizmet veren, özel olarak yetiştirilmiş personelin bulunduğu, geliştirilmiş eğitim programlarının uygulandığı özel öğretim kurumlarında örgün eğitime devam eden öğrenci sayısı ise 602 bin 729 oldu. Özel eğitim alan öğrenciler örgün eğitimdeki öğrencilerin yüzde 3,4’ünü oluşturdu. Özel örgün eğitime devam eden öğrencilerin yüzde 62,7’sini erkek öğrenciler, yüzde 37,3’ünü ise kız öğrenciler oluşturdu.


Yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında bulunan çocukların oranı yüzde 36,8 oldu


Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre 2025 yılında toplam nüfusun yüzde 27,9’unun yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında iken çocuk nüfus için bu oranın yüzde 36,8 olduğu görüldü.


Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan çocuk nüfus cinsiyete göre incelendiğinde, bu oranın erkek çocuklarında yüzde 36,0, kız çocuklarında ise yüzde 37,8 olduğu görüldü.


Resmi kız çocuk evlilikleri azaldı


Evlenme İstatistiklerine göre 16-17 yaş grubunda olan kız çocuklarının resmi evlenmelerinin toplam resmi evlenmeler içindeki oranı 2002 yılında yüzde 7,3 iken bu oran 2025 yılında yüzde 1,5’e düştü. Diğer taraftan, aynı yaş grubunda olan erkek çocukların resmi evlenmelerinin toplam resmi evlenmeler içindeki oranı 2002 yılında yüzde 0,5 iken bu oran 2025 yılında yüzde 0,1 oldu.


Babası vefat etmiş çocukların sayısı 251 bin 929 oldu


ADNKS sonuçlarına göre 2025 yılında 21 milyon 375 bin 930 çocuk nüfusun içinde sadece babası vefat etmiş çocuk sayısının 251 bin 929, sadece annesi vefat etmiş çocuk sayısının 79 bin 214, hem annesi hem de babası vefat etmiş çocuk sayısının ise 4 bin 907 olduğu görüldü.


Koruyucu aile yanında bakımı sağlanan çocuk sayısı 10 bin 841 oldu


Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının verilerine göre 2025 yılında Türkiye genelinde kuruluş bakımı altında bulunan çocuk sayısının 15 bin 508 olduğu görüldü. Mevcut koruyucu aile sayısı 9 bin 96, koruyucu aile yanında bakımı sağlanan çocuk sayısı ise 10 bin 841 oldu. Evlat edindirilen çocuk sayısı 2025 yılında 681 oldu.


Boşanma davaları sonucu, velayeti anneye verilen çocukların oranı yüzde 74,6 oldu


Boşanma İstatistiklerine göre 2025 yılında boşanan çiftlerin sayısı 193 bin 793 oldu. Kesinleşen boşanma davaları sonucunda 191 bin 371 çocuk velayete verildi. Çocukların velayetinin yüzde 74,6’sının anneye, yüzde 25,4’ünün ise babaya verildiği görüldü.


Çocuklar en fazla dışsal yaralanma ve zehirlenmeler nedeniyle hayatını kaybetti


Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistiklerine göre 2024 yılında 1-17 yaş grubunda çocuk ölümleri en fazla, dışsal yaralanma ve zehirlenmeler nedeniyle gerçekleşti. Söz konusu nedenle hayatını kaybeden 1-17 yaş grubundaki çocuk sayısı, 2024 yılında bin 538 oldu. Sinir sistemi ve duyu organları hastalıkları nedeniyle 765 çocuk, iyi huylu ve kötü huylu tümörler nedeniyle 666 çocuk, dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle 413 çocuk hayatını kaybetti.


Bebek ölüm hızı binde 9,0 oldu


Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistiklerine göre 2009 yılında bebek ölüm hızı binde 13,9 iken 2024 yılında binde 9,0 oldu. Doğumdan sonraki beş yıl içinde ölme olasılığını ifade eden beş yaş altı ölüm hızı, 2009 yılında binde 17,7 iken 2024 yılında binde 11,1 oldu.


Ortaöğretim okul tamamlama oranı cinsiyete göre incelendiğinde, 2024/’25 eğitim ve öğretim döneminde bu oranın erkek çocuklar için yüzde 79,2, kız çocuklar için yüzde 83,5 olduğu görüldü.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Fidan, Birleşik Krallık’a gidiyor Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Birleşik Krallık’a resmi ziyaret gerçekleştirecek. Görüşmelerde ikili ilişkiler, serbest ticaret anlaşmasının güncellenmesi ve bölgesel gelişmeler ele alınacak. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 23-24 Nisan tarihlerinde Birleşik Krallık’a resmi bir ziyaret gerçekleştirecek. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Bakan Fidan’ın ziyareti kapsamında Birleşik Krallık Dışişleri, İngiliz Milletler Topluluğu ve Kalkınma Bakanı Yvette Cooper, Birleşik Krallık Parlamentosu üyeleri ve diğer yetkililerle görüşmeler yapması öngörülüyor. Bakan Fidan’ın ziyaret çerçevesinde ayrıca Oxford Üniversitesi bünyesindeki Küresel Tarih Merkezi ve Küresel Düzen Programı ev sahipliğinde düzenlenecek etkinlikte bir konuşma yapması ve Birleşik Krallık’ta yaşayan Türk vatandaşları ve iş insanlarıyla bir araya gelmesi planlanıyor. Gündemde ikili ilişkiler ve ekonomi olacak Görüşmelerde Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki ikili ilişkilerin olumlu seyrinden duyulan memnuniyetin dile getirilmesi ve mevcut iş birliği alanlarının daha da geliştirilmesine yönelik ortak adımların ele alınması bekleniyor. Kaynaklar, taraflar arasında ekonomik ilişkileri daha ileri taşıyacak Serbest Ticaret Anlaşması’nın güncellenmesine yönelik müzakerelerin en kısa sürede sonuçlandırılmasının önemine dikkat çekileceğini belirtti. Ayrıca Birleşik Krallık’ta yaşayan ve sayıları 500 bine yaklaşan Türk toplumunun iki ülke arasındaki beşeri, kültürel ve ekonomik bağları güçlendiren önemli bir unsur olduğunun vurgulanması öngörülüyor. Bakan Fidan’ın Türk vatandaşlarının Birleşik Krallık’ta süresiz oturum başvurularında yaşanan gecikmelere de değinerek, bu konuda gerekli adımların ivedilikle atılması yönündeki beklentiyi dile getirmesi bekleniyor. Görüşmelerde iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğinin geliştirilmesine yönelik güçlü siyasi irade ve kararlılığın altının çizileceği ifade ediliyor. Kaynaklar, nükleer ve yenilenebilir enerji başta olmak üzere enerji alanındaki iş birliğinin derinleştirilmesine verilen önemin de vurgulanacağını aktardı. Hürmüz Boğazı krizi ele alınacak Bakan Fidan’ın temaslarında ayrıca Avrupa Birliği’nin güvenlik ve savunma girişimlerinin NATO ile yakın eşgüdüm içinde yürütülmesinin önemine dikkat çekmesi bekleniyor. Bunun yanı sıra, İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında Pakistan’ın arabuluculuğunda sürdürülen müzakereler ile Hürmüz Boğazı’na ilişkin gelişmelerin de ele alınacağı bildirildi. Türkiye’nin Rusya-Ukrayna Savaşı’nın adil ve kalıcı bir barışla sona erdirilmesine yönelik diplomatik çabalara katkı sunmaya devam edeceğinin vurgulanacağı kaydedildi. Kaynaklar ayrıca, İsrail’in Gazze’deki ateşkes sürecini zayıflatan girişimlerine karşı uluslararası toplumun ortak ve kararlı bir tutum sergilemesinin önemine dikkat çekileceğini belirtti. Filistin’de yaşanan insani durumun uluslararası platformlarda güçlü şekilde gündemde tutulmasının gerekliliğine işaret edilmesi ve Suriye’de yeniden inşa sürecine yönelik çabaların desteklenmesinin öneminin vurgulanması da öngörülüyor.
Şırnak Cizre’de okulların güvenliği masaya yatırıldı Şırnak’ın Cizre ilçesinde düzenlenen okul güvenliği ve asayiş koordinasyon toplantısında, öğrencilerin ve okulların güvenliği masaya yatırıldı. Cizre Kaymakamı Ahmet Vezir Baycar başkanlığında ilçedeki eğitim ortamlarının daha güvenli hale getirilmesi ve huzur ortamının sürdürülebilir kılınması amacıyla geniş kapsamlı bir asayiş ve güvenlik toplantısı gerçekleştirildi. Cizre Kaymakamlığı konferans salonunda düzenlenen toplantıya Kaymakam Ahmet Vezir Baycar, jandarma, emniyet milli eğitimden yetkililer katıldı. Toplantıda, öğrencilerin güvenli bir ortamda eğitim görmelerini sağlamak amacıyla okul içi ve çevresinde alınacak fiziki tedbirler ile kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi konuları detaylı bir şekilde değerlendirildi. Toplantıda konuşan Cizre Kaymakamı Ahmet Vezir Baycar, öğretmen, öğrenci ve velilerin her zaman yanında olduklarını vurgulayarak güvenlik süreçlerinde herhangi bir aksamaya mahal verilmemesi noktasında ilgili birimlere kesin talimatlar verdiğini söyledi. Okul güvenliğine ilişkin birimlerce yürütülen çalışmaların, risk alanlarının ve mevzuatta yer alan düzenlemelerin masaya yatırıldığı görüşmede, özellikle öğrencilerin dijital dünyada karşılaştığı tehdit ve tuzaklara karşı geliştirilecek çözüm önerileri ile çocukların maruz kalabileceği her türlü tehlikeye karşı öğretmen ve velilerle eş güdüm içerisinde yürütülecek faaliyetler karara bağlandı.
İstanbul Atakey, 2026’ya güçlü operasyonel performans ile başladı Dondurulmuş patates üreticisi Atakey Patates, 2026 yılına güçlü bir performansla başlangıç yaptı. Yılın ilk çeyreğinde üretim planlamasını talep yapısıyla uyumlu şekilde yöneten şirket, entegre iş modelinin sağladığı avantajla faaliyetlerini kesintisiz ve verimli biçimde sürdürdü. Bu yıl için yaklaşık 115 bin tonluk patates hasadı planlayan Atakey, entegre tarım ve kontratlı üretim modeli sayesinde hammadde tedarikinde kesintisiz bir süreç yönetiyor. Yılın ilk çeyreğinde toplam üretim 20,8 bin ton seviyesine ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7 artış kaydetti. Bu performans, şirketin yıl geneli beklentileriyle uyumlu bir seyir izledi. Katma değerli ürünlerde yüzde 36’lık ivme Yapılan açıklamaya göre, şirketin ürün portföyünü daha yüksek katma değerli ürünlere dönüştürme stratejisi, ilk çeyrekte de ivmesini korudu. Kaplamalı ürün üretimi, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 36 artışla 2,1 bin tona ulaştı. Soğan halkası ve peynir çubuğu gibi katma değeri yüksek ürünlerin portföy içindeki payı artarken, bu dönüşüm şirketin operasyonel dayanıklılığını desteklemeye devam etti. Şirketin operasyonel altyapısını güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği kojenerasyon yatırımı da ilk çeyrek itibarıyla devreye alındı. Üretim sürekliliğini destekleyen bu yatırımın, önümüzdeki dönemlerde katkı sağlaması bekleniyor. Sonuçları değerlendiren Atakey Patates İcra Kurulu Başkanı Ahmet Özgül, "İlk çeyrekte elde ettiğimiz üretim performansı, operasyonel disiplinimizin ve entegre iş modelimizin gücünü bir kez daha ortaya koyuyor. Kontratlı üretim modelimiz sayesinde hammadde tarafında güçlü bir görünürlük sağlarken, devreye aldığımız kojenerasyon yatırımı ile operasyonel altyapımızı daha verimli hale getirdik. 2026 yılı boyunca katma değerli ürün grubundaki büyümemizi sürdürerek hem operasyonel dayanıklılığımızı güçlendirmeyi hem de sürdürülebilir büyüme hedeflerimiz doğrultusunda ilerlemeyi amaçlıyoruz" dedi. Pazar dinamikleri ve 80 bin ton satış hacmi hedefi Açıklamaya göre, 2025 yılında gözlenen arz fazlasının etkileri kademeli olarak dengelenmeye başlarken, Atakey kanal yönetiminde disiplinli duruşunu koruyor. Küresel piyasalarda devam eden arz fazlası nedeniyle ihracatta temkinli bir yaklaşım benimseyen şirket, yurt içi pazardaki güçlü talebe ve özellikle TAB Gıda ekosisteminin sağladığı yüksek talep görünürlüğüne öncelik veriyor. Şirket, 2026 yılı genelinde operasyonel ölçeğini büyütmeye devam ederek toplam satış hacmini 80 bin ton seviyesine ulaştırmayı hedefliyor. Bu büyümede iç pazardaki güçlü talep ve portföydeki katma değerli ürün payının artırılması belirleyici rol oynayacak.