EKONOMİ - 11 Şubat 2026 Çarşamba 17:15

Türkiye ve Afrika arasında ticaretin yeni rotası 14’üncü WCI Forum’da çizildi

A
A
A

"Türkiye-Afrika Arasında Yeni Fırsatlar" temasıyla düzenlenen 14’üncü WCI Forum, 54 ülkeden 1800’ü aşkın iş insanını İstanbul’da bir araya getirerek iki bölge arasındaki ticaret ve yatırım potansiyelini güçlendirdi.

Afrika kıtasından gelen iş insanları ile Türkiye’nin üretici ve ihracatçılarını bir araya getiren 14’üncü Dünya Sektörler Arası İş Birliği Forumu (WCI Forum), Türkiye-Afrika ticari ilişkilerine ivme kazandırmak amacıyla İstanbul’da başladı. Forum kapsamında iş fırsatları, yatırımlar ve sürdürülebilir ortaklıklar odağında iki kıta arasında yeni ticaret köprüleri kurulması amaçlanıyor.

WOW Convention Center’da düzenlenen foruma; Gambiya Cumhuriyeti Bilgi, Medya ve Yayıncılık Hizmetleri Bakanı Dr. Ismaila Ceesay, Gambiya Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanı Bakary Y. Badjie, Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Akif Develioğlu, İHKİB Başkan Yardımcısı Mustafa Paşahan, WCI Forum Başkanı Utku Bengisu ve WCI Forum İcra Kurulu Başkanı Abdülkadir Develi katıldı. Üst düzey katılım, Türkiye ile Afrika ülkeleri arasında ortak kalkınma ve iş birliği vizyonunun güçlü bir yansıması oldu.

 

"Afrika’yı raporlardan değil, sahadan öğrendik"

WCI Forum Başkanı Utku Bengisu, açılış konuşmasında WCI Forum’un 14 yıllık Afrika yolculuğunun masa başında değil, sahada kurulduğunu vurguladı. Bengisu, Türkiye-Afrika ticaret vizyonlarının raporlar ve sunumlarla değil, birebir temaslarla şekillendiğini ifade etti. Bengisu, "Biz bu vizyonu masa başında kurmadık. Afrika’yı raporlardan öğrenmedik, sunumlardan okumadık. Bu vizyonu sahada, tüccarla yan yana durarak, alıcıyla göz göze bakarak, pazarın ritmini yaşayarak kurduk." dedi.

Türkiye ve Afrika arasında ticaretin yeni rotası 14’üncü WCI Forum’da çizildi

Afrika’nın farklı ülkelerinde edindikleri saha deneyimlerine değinen Bengisu, kıtanın hemen her pazarında Türkiye’ye yönelik güçlü bir iş birliği çağrısı ile karşılaştıklarını söyledi. Birçok ülkede forumlar, ticaret heyetleri ve iş birliği görüşmeleri gerçekleştirdiklerini belirten Bengisu, "Sadece bu yıl; Gana’da başladık, Benin ve Togo ile devam ettik, Fildişi Sahilleri ve Etiyopya’da yeni kapılar açtık. Bugün huzurunuza, dünyayı üç buçuk kez dolaşmış bir ekip olarak çıkmanın gururunu yaşıyorum" dedi.

Konuşmasının sonunda katılımcılara çağrıda bulunan Bengisu, forum süresince kurulacak her temasın önemli olduğunun altını çizerek sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

"Her masayı ziyaret edin, her standı görün, her teması fırsata çevirin. Türkiye hazır, Afrika hazır, biz hazırız. Şimdi birlikte başarma zamanı."

 

"Gambiya, Türk yatırımcılar için yeni büyüme alanları sunuyor"

Gambiya Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanı Bakary Y. Badjie, 14’üncü WCI Forum’da yaptığı konuşmada Türkiye ile Afrika arasındaki ekonomik iş birliklerinin KOBİ’ler ve yeni yatırım alanları üzerinden güçlenerek devam ettiğini belirtti. Forumun, Türk ve Afrikalı iş insanlarını somut ortaklıklar etrafında buluşturan önemli bir platform olduğuna dikkat çekti.

Gambiya’nın özellikle spor sektörü başta olmak üzere yüksek yatırım potansiyeline sahip olduğunu vurgulayan Badjie, ülkenin genç ve dinamik nüfusuna işaret ederek, "Altyapı, antrenman tesisleri ve yetenek geliştirme yatırımlarıyla Gambiya, bölgesel bir spor ve girişimcilik merkezi olma potansiyeline sahip" dedi.

Badjie, sporun yanı sıra turizm, tarım, ulaştırma, konut ve sağlık alanlarında da önemli fırsatlar bulunduğunu ifade ederek, yatırımcı dostu düzenlemeler ve yeni teşvik mekanizmalarıyla özel sektör yatırımlarını desteklediklerini belirtti. Konuşmasının sonunda Türk iş dünyasını Gambiya’daki fırsatları yerinde değerlendirmeye davet etti.

 

"İş birliği, bugünün değil geleceğin zorunluluğu"

14’üncü Dünya Sektörler Arası İş Birliği Forumu’nda konuşan Gambiya Cumhuriyeti Bilgi, Medya ve Yayıncılık Hizmetleri Bakanı Dr. Ismaila Ceesay, Türkiye ile Afrika arasındaki ilişkilerin yalnızca diplomatik değil; ticaret, teknoloji ve sürdürülebilir kalkınma boyutlarıyla stratejik bir ortaklık haline geldiğini vurguladı.

Küresel ölçekte dijital dönüşüm, jeopolitik kırılmalar ve iklim krizinin ülkeleri daha fazla iş birliğine zorladığını belirten Ceesay, "İzole büyüme modelleri artık yeterli değil. Gelecek; kapsayıcı, eşit ve karşılıklı faydaya dayalı iş birlikleriyle şekillenecek" dedi.

Türkiye - Gambiya ticaret hacminin 2025 itibarıyla yaklaşık 66 milyon dolara ulaştığını aktaran Ceesay, bu rakamın iki ülke arasındaki güçlü potansiyelin göstergesi olduğunu belirterek; tarım, enerji, lojistik, imalat ve katma değerli üretim alanlarında Türk yatırımcıları Gambiya’daki yeni fırsatları değerlendirmeye davet etti.

"Türkiye-Afrika ticareti son 20 yılda yaklaşık 7 kat büyüdü"

Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, forumda yaptığı konuşmada, Türkiye ile Afrika ülkeleri arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin son yıllarda önemli bir ivme kazandığını vurguladı. WCI Forum’un hem Türk hem de Afrikalı iş insanları için somut iş birliklerine zemin hazırlayan stratejik bir platform olduğuna dikkat çeken Gürcan, Bakanlık olarak bu yapıyı çok önemsediklerini ifade etti.

Türkiye ve Afrika arasında ticaretin yeni rotası 14’üncü WCI Forum’da çizildi

Türkiye’nin Afrika’ya yönelik politikalarına değinen Gürcan, ‘‘2003 yılında benimsenen Afrika Ülkeleriyle Ticari ve Ekonomik İlişkilerin Geliştirilmesi Stratejisi ile birlikte diplomatik ve ticari temsil ağı hızla genişledi. Afrika’daki Türk büyükelçilik sayısı 12’den 44’e yükseldi, ticaret müşavirliği sayısı ise 31’e ulaştı. Yakın gelecekte bu sayının daha da artırılmasını hedefliyoruz’’ dedi.

Gürcan, "2003 yılında 5,4 milyar dolar olan Türkiye-Afrika ticaret hacmimiz, 2025 itibarıyla yaklaşık 7 kat artarak 40 milyar dolara ulaştı. 2026 yılı için belirlenen 60 hedef ülkeden 13’ü Afrika ülkesi. Fuar organizasyonları, ticaret heyetleri ve bireysel katılım destekleriyle Afrika pazarlarında Türk firmalarının daha etkin hale gelmesini amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı.

Eximbank desteklerine de değinen Gürcan, Afrika’da gerçekleştirilen projelere bugüne kadar 1,5 milyar dolarlık finansman desteği sağlandığını, bunun alıcı kredilerinin yaklaşık yüzde 42’sine karşılık geldiğini ifade etti.

Konuşmasının sonunda forumun Türkiye-Afrika ekonomik ve ticari ilişkileri açısından önemli bir dönüm noktası olacağına inandığını belirten Gürcan, Afrika ile ilişkileri dostluk, karşılıklı fayda ve kazan-kazan ilkesi temelinde çok daha ileri bir seviyeye taşımakta kararlı olduklarını belirtti.

Türkiye ve Afrika arasında ticaretin yeni rotası 14’üncü WCI Forum’da çizildi

"Türkiye-Afrika ilişkileri güven ve ortak tarih üzerine inşa ediliyor"

Türkiye ile Afrika arasındaki iş birliğinin yalnızca ticari değil, aynı zamanda tarihsel ve stratejik bir ortaklığa dayandığını vurgulayan Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, Afrika’nın Türkiye için gönül coğrafyasının sarsılmaz bir parçası olduğunu belirtti.

Ayhan konuşmasında, "2012 yılından bu yana kesintisiz devam eden bu platform, yalnızca rakamlardan ibaret bir ticaret kapısı değil; kıtanın 54 ülkesinden on bini aşkın insanı bir araya getirerek Türkiye ile Afrika arasında sağlam bir güven zemini oluşturmuştur" ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin Afrika’ya yaklaşımının sömürgecilikten tamamen uzak bir tarihsel mirasa dayandığını ifade eden Ayhan, ‘‘Osmanlı döneminden bugüne uzanan ilişkilerin haysiyet, adalet ve karşılıklı saygı temelinde şekillendi. Bizim ortak tarihimizde sömürgeciliğin karanlık izleri yoktur. Türkiye dün olduğu gibi bugün de mazlumun ve kendi geleceğini inşa etmek isteyen dost ülkelerin yanındadır" diye konuştu.

Türkiye ve Afrika arasında ticaretin yeni rotası 14’üncü WCI Forum’da çizildi

Ayhan, savunma sanayii alanında Türkiye’nin Afrika için stratejik bir ortak haline geldiğini vurgulayarak, Türkiye’nin artık yalnızca bir tedarikçi değil, güvenlik alanında somut katkı sunan bir çözüm ortağı olduğunu söyledi. Ayhan, "Bayraktar TB2 SİHA’larımızdan ATAK helikopterlerine kadar pek çok yüksek teknoloji savunma sistemimiz, Somali’den Nijerya’ya, Libya’dan Senegal’e kadar geniş bir coğrafyada barış ve istikrara katkı sağlıyor. Türkiye modeli sadece ürün satışı değil; eğitim, yerel kapasite inşası ve teknoloji transferini esas alıyor" ifadelerini kullandı.

"Türkiye-Afrika iş birliği geleceğin en stratejik ortaklık alanlarından biri"

Forumda konuşan İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Akif Develioğlu, Türkiye ile Afrika arasındaki ekonomik ilişkilerin yalnızca bugünün değil, geleceğin de en stratejik iş birliği alanlarından biri olduğunu vurguladı. WCI Forum’un 14’üncüsünde bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Develioğlu, bu Forum’un yatırım, ticaret ve kalıcı ortaklıklar açısından önemli bir zemin sunduğunu ifade etti.

Develioğlu konuşmasında, "Bu yıl 14’üncüsü düzenlenen Dünya Sektörler Arası İş Birliği Forumu vesilesiyle bir kez daha bir aradayız. Türkiye ve Afrika ülkeleri arasında ticaretin, yatırımın ve iş birliğinin gelişimine katkı sağlayan bu forumda bulunmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Önümüzdeki iki gün boyunca ikili iş ilişkilerimizi daha da geliştirecek, birbirimizi daha yakından tanıyacağız" dedi.

Bu dönemde ülkeler için temel sorunun doğru iş birliklerini doğru modellerle kurmak olduğuna işaret eden Develioğlu, Türkiye-Afrika ekonomik ilişkilerinin bu noktada öne çıktığını söyledi. Develioğlu, "Afrika kıtası, 1,4 milyarı aşan nüfusu, genç iş gücü, hızla büyüyen orta sınıfı ve artan üretim kapasitesiyle küresel ekonominin yükselen merkezlerinden biri. Türkiye ise güçlü üretim altyapısı, esnek sanayi yapısı ve girişimci iş insanlarıyla Afrika için güvenilir bir ticaret ve yatırım ortağıdır" ifadelerini kullandı.

Türkiye ve Afrika arasında ticaretin yeni rotası 14’üncü WCI Forum’da çizildi

"Türk hazır giyim sektörü küresel ölçekte güçlü bir oyuncu"

Forumda konuşan İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkan Yardımcısı Mustafa Paşahan, Türk hazır giyim sektörünün küresel ölçekte güçlü bir üretim ve marka altyapısına sahip olduğunu vurguladı. Paşahan, ‘‘Sektörün Afrika ile yüksek iş birliği potansiyeli bulunuyor. Bugün hazır giyim markalarımız, Afrika dahil beş kıtada 100’ü aşkın ülkede binlerce mağaza ve satış noktasıyla faaliyet gösteriyor. Gittiği pazarda lider konuma gelen markalarımız var. Önümüzdeki yıllarda Türk hazır giyim markalarını dünya sahnesinde çok daha güçlü bir şekilde göreceğimize inanıyorum" dedi.

Forumun ikinci gününde de ikili iş görüşmeleri, sektörel paneller ve B2B toplantılarla Türkiye ile Afrika ülkeleri arasındaki ticari iş birliklerinin somut anlaşmalara dönüşmesi hedefleniyor. Forumun, karşılıklı yatırım, sürdürülebilir ortaklıklar ve uzun vadeli iş birlikleri açısından yeni kapılar açması bekleniyor.



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Bıçaklanarak öldürülen yaşlı çiftin evinde incelemeler sürüyor Aydın’ın Efeler ilçesinde 80 yaşındaki Ahmet ve Nuran Çakaloğlu çiftinin bıçaklanarak öldürülmüş halde bulunmasıyla ilgili 5 ayrı özel ekip kurulurken, cinayetin işlendiği ev ve çevresinde parmak izi ve dedektörle detaylı inceleme yapıldı. Olay, Meşrutiyet Mahallesi Kültür Caddesi üzerindeki müstakil dubleks bir evde 8 Şubat Pazar günü saat 17.00 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, doktor olduğu öğrenilen Ahmet Çakaloğlu bir süredir haber alamadığı anne ve babasının yaşadığı eve gitti. Eve giren Çakaloğlu, anne ve babasını kanlar içerisinde yerde yatarken buldu. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, Turgut (80) ve Nuran Çakaloğlu’nun (80) vücudunun çeşitli yerlerinden aldıkları bıçak darbeleri sonucu hayatlarını kaybettiğini belirledi. Yaşlı çiftin cansız bedenleri, olay yerindeki incelemelerin ardından hastane morguna kaldırıldı. Olayla ilgili faillerin yakalanması için polis ekipleri çalışma başlattı. İncelemeler sürüyor Yaşanan olayın ardından Aydın İl Emniyet Müdürlüğü tarafından geniş çaplı soruşturma başlatıldı. Cinayetin üzerinden dört gün geçerken, polis ekiplerinin cinayetin işlendiği ev ve çevresinde çalışmalarını sürdürüyor. Polis ekiplerince çevrede geniş güvenlik önlemleri alınarak evin demir korkulukları ve kapısında parmak izi incelemesi yapıldı. Ayrıca olay yerinde ve karşısındaki boş arazide dedektörlerle tarama yapılırken, yeni delillere ulaşılmaya çalışıldı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
İstanbul Duruşmada 5 saat savunma yapan Aziz İhsan Aktaş: "CHP’li belediyelerden 10.5 milyar civarı iş aldık" Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davada, 5 saat savunma yapan Aktaş, "Utku Caner Çaykara, seçim çalışması maliyetlerini kardeşlerine ödetti" dedi. Aktaş’a sanık İsmail Güven’in avukatı tarafından el yazılı bir sayfa notun kendisine ait olup olmadığı soruldu. Yazıları kürsüde inceleyen sanık, soruyu cevaplamak istemediğini belirtti. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanık 27 Ocak Salı günü ilk kez hakim karşısına çıkmıştı. Aziz İhsan Aktaş ilk kez hakim karşısında konuştu Hazırlanan iddianamede 187 yıldan 450 yıla kadar hapsi talep edilen Aziz İhsan Aktaş, ilk kez savunma yaptı. Öte yandan Aktaş, 30 Nisan 2025 ve 11 Mayıs 2025 tarihlerinde ek ifade vermişti. Aktaş, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandığı gerekçesiyle 4 Haziran 2025 tarihinde ise ’konutu terk etmemek’ şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması şartıyla tahliye edilmişti. Aktaş’ın savunması 5 saat sürdü. "Utku Caner Çaykara, seçim çalışması maliyetlerini kardeşlerine ödetti" Belediyelere yönelik rüşvet iddialarına ilişkin savunmasını sürdüren sanık Aktaş, "Anlattığım eylemlerin hiçbirini Rıza Akpolat ile hiçbir zaman konuşmadım. Bu konuları, Ali Rıza Yılmaz, Alican Abacı ve Ozan İş ile konuşurdum. 5 Aralık günü Rıza Akpolat’ın odasına girdim. Utku Caner Çaykara, seçim çalışması maliyetlerini kardeşlerine ödetti. Çaykara, Alican Abacı’nın samimi dostudur. Bir dönem Rıza Akpolat’ın kalemi olan Abacı, Akpolat’ın talimatlarını herkese iletirdi. Bu hususların değerlendirilmesini mahkemenin kararına bırakıyorum. Sanıkların avukatları, yargılamanın soru cevap seklinde gitmesini istemektedir. Ben bunu kabul etmiyorum. Savunmamın bölünmesini istemiyorum. Tarafıma isnat edilen suçlamalarda yer alan kişilerle hususi bir tanışıklığım veya özel bir ilişkim bulunmamaktadır. Bazı kişiler beni tanıyor olabilir ancak ben kendilerini şahsen tanımıyorum. Hakan Güzel ile 19 Temmuz günü Ankara’da bir araya geldiğim ve karşılığında 1 milyon lira para verildiği yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. HTS ve banka kayıtları incelendiğinde de bu paranın o tarihte gerçekleşen bir işlem olmadığı açıkça görülecektir. 15 Temmuz tarihinde Adana’da, Celal Tekin’in sürekli bulunduğu bir evde yaklaşık 6-7 saatlik bir görüşme yapılmıştır. Bu görüşmenin amacı tamamen farklıdır ve iddia edilen para alışverişiyle ilgisi yoktur. O gün Adana’da bulunduğum, görüşmeye katılan kişiler ve seyahat hareketlerim HTS kayıtları, kamera görüntüleri ve tanık beyanlarıyla sabittir. Restoran ve benzeri mekanlarda yapılan buluşmalar da açık ve olağan görüşmelerdir. Bu görüşmelerde herhangi bir baskı, yönlendirme veya para temini söz konusu değildir. Hiçbir kişi veya kuruma para verilmesi ya da alınması yönünde bir zorlamam, talebim veya aracılığım olmamıştır" ifadelerini kullandı. "CHP’li belediyelerden almış olduğumuz iş sayısı, AK Parti belediyelerinden almış olduğumuz iş sayısından fazladır" Aziz İhsan Aktaş savunmasının devamında, rüşvet veya menfaat temini iddialarını kabul etmediğini yineleyerek, "Herhangi bir suç teşkil eden eylemim bulunmamaktadır. Tüm HTS kayıtları, banka analiz raporları, tanık beyanları ve resmi raporlar incelendiğinde bu husus açıkça görülecektir. Yapılan tüm iş ve işlemler tamamen yazılı sözleşmelere, mevzuata ve ilgili kanun hükümlerine uygun şekilde yürütülmüştür. Faaliyetlerimiz hiçbir şekilde siyasi veya partizan bir yaklaşım taşımamaktadır. İşimizin niteliği siyasete değil, ticari ve hukuki gerekliliklere dayanmaktadır. Bu kapsamda şirketlerimiz ve kadrolarımızla birlikte farklı siyasi partilere mensup belediyeler, kamu kurumları ve bağımsız kuruluşlarla çalışılmıştır. İş hacmi bakımından da benzer bir tablo söz konusudur. CHP’li belediyelerden yaklaşık 10.5 milyar lira, AK Parti belediyelerinden yaklaşık 3.5 milyar lira ve diğer parti ve kurumlardan yaklaşık 800 milyon lira tutarında iş alınmıştır. Bu dağılım, faaliyetlerimizin tamamen ticari esaslara dayandığını ve herhangi bir siyasi ayrıma dayanmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Dolayısıyla tarafımıza yöneltilen siyasi veya partizan hareket edildiği yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Tüm iş ve işlemler mevzuata uygun, şeffaf ve ticari teamüller çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Bu işlerden AK Parti belediyelerinden 100, CHP belediyelerinden 120, siyaset üstü kurumlar olan devlet dairelerinden 9, diğer parti, kayyum idareleri ve bağımsız kuruluşlardan 50 sayıda iş alınmıştır. Dolayısıyla CHP’li belediyelerden almış olduğumuz iş sayısı, AK Parti belediyelerinden almış olduğumuz iş sayısından fazladır. Yani söz konusu işlerin dışarıya büyüklüğüne baktığımızda, CHP’li belediyelerden 10.5 milyar civarı, AK Parti belediyelerinden 3 bin 500 milyar civarı, hedef konuları ve diğer partilerden 800 milyon civarı iş alınmıştır" diye konuştu. "Ozan İş, savunmalarında bana iftira atmıştır" İhalelerde bir usulsüzlük yapılmadığını ve çalışmaların şeffaf olarak yürütüldüğünü aktaran sanık Aktaş, "Bugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurumlarıyla ve farklı yerel yönetimlerle yürütülen çalışmalarım tamamen hukuki ve ticari çerçevede gerçekleşmiştir. Çalıştığım belediye başkanları ve kamu yöneticileriyle ilişkilerim yalnızca yürütülen projeler ve hizmetler kapsamında olmuştur. Bu çalışmalar, herhangi bir kişisel menfaat, rüşvet veya usulsüzlük ilişkisine dayanmamaktadır. Eğer tarafıma isnat edildiği gibi herhangi bir usulsüz, aracılık veya menfaat ilişkisi söz konusu olsaydı, ulusal ölçekte farklı siyasi görüşlere sahip çok sayıda belediye ve kamu kurumu ile bu şekilde çalışmam mümkün olmazdı. Çalışmalarım, şeffaf, denetlenebilir ve mevzuata uygun şekilde yürütülmüştür. Kamu kaynaklarının kullanımı ve kamuya sunulan hizmetlerde temel ilkem her zaman hukuka uygunluk, dürüstlük ve şeffaflık olmuştur. Usulsüzlük, rüşvet veya haksız kazanç gibi iddiaların hiçbirini kabul etmiyorum. Bugüne kadar yaptığım tüm faaliyetler yasal zeminde ve denetime açık şekilde gerçekleştirilmiştir. Tüm suçlamaları reddediyorum. Sanıkların hepsi, hiçbir şeye imza atmadıklarını iddia ediyorlar. Bilginay şirketi kardeşimin şirketidir. Aramızda çok güçlü bir ticari bağ vardır. Ayrıca, bana ait bir ilaç sanayi firması da bulunmaktadır. Ozan İş, savunmalarında bana iftira atmıştır" diye cevap verdi. Kendi el yazılı not kağıdı sorusunu yanıtlamak istemedi Duruşmada yapılan soru cevap sırasında, Aziz İhsan Aktaş’a sanık İsmail Güven’in avukatı tarafından el yazılı bir sayfa notun kendisine ait olup olmadığı soruldu. Yazıları kürsüde inceleyen sanık, soruyu cevaplamak istemediğini belirtti. Aktaş’ın savunmasının tamamlanmasının ardından duruşma, yarına ertelendi.