SAĞLIK - 11 Eylül 2025 Perşembe 09:12

Türkiye’de yapılan çalışmada HIV ile yaşayan her 3 kişiden 1’inde frengi görüldü

A
A
A
Türkiye’de yapılan çalışmada HIV ile yaşayan her 3 kişiden 1’inde frengi görüldü

Dr. Yağmur Ekenoğlu Merdan, HIV ile yaşayan kişilerde frengi oranlarının kaygı verici düzeyde yüksek olduğunu belirterek, özellikle genç erkeklerin risk altında olduğunu söyledi

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Yağmur Ekenoğlu Merdan’ın Ocak 2022 ile Aralık 2024 arasında yaptığı geniş çaplı incelemede, kan örneği veren 2 bin 768 HIV ile yaşayan bireylerin verileri değerlendirildi. Frengi tanısı, yapılan 2 ayrı testin de aynı anda olumlu sonuç alınmasıyla kesinleştirildi.

"Her üç HIV taşıyıcısından biri frengi hastası"

Araştırmaya göre HIV ile yaşayan kişilerin yüzde 33,3’ü aynı zamanda frengi hastası çıktı. Erkeklerde oran kadınlara göre çok daha yüksek olup, erkeklerin yüzde 37’sinde frengi tespit edilirken kadınlarda bu oran yüzde 6,1’de kaldı. Dr. Merdan, "31-40 yaş arasındaki hastalarda oran yüzde 37,4 ile en yüksek düzeye ulaşıyor. Ortalama yaş açısından gruplar arasında belirgin bir fark olmaması, riskin yaşa değil, özellikle genç yetişkinlik döneminde görülen davranış farklılıklarına bağlı olabileceğini düşündürüyor" dedi.

"İki hastalık da cinsel yolla bulaştığı için aynı kişide birlikte görülebiliyor"

Hastalıklarla ilgili bilgi veren Dr. Merdan, "HIV (İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü), bağışıklık sistemine saldırarak vücudu enfeksiyonlara ve bazı hastalıklara karşı savunmasız hale getiren bir virüstür. Tedavi edilmezse AIDS’e (Edinilmiş Bağışıklık Yetmezliği Sendromu) yol açabilir. Frengi (sifiliz) ise cinsel yolla bulaşan, Treponema pallidum adlı bakterinin neden olduğu bir enfeksiyondur. Erken dönemde cinsel organlarda ağrısız yaralarla başlayıp tedavi edilmezse kalp, beyin ve diğer organlarda ciddi hasarlara yol açabilir. Her iki hastalık da cinsel yolla bulaştığı için aynı kişide birlikte görülebiliyor" dedi.

"Frengi ve HIV aynı yollarla bulaşıyor"

Frengi ve HIV’in bulaşma biçimlerinin örtüştüğüne dikkati çeken Dr. Merdan, "Bu tablo, tanı konmamış ya da tedavi edilmemiş cinsel yolla bulaşan hastalıkların HIV ile yaşayan kişilerde ciddi bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiğini ortaya koyuyor. Erkeklerdeki yüksek oran, bazı gruplarda riskli cinsel davranışların daha yaygın olduğuna işaret ediyor" diye konuştu.

"HIV tedavisinde frengi taraması da yapılmalı"

Araştırma sonuçlarının HIV tedavisi gören hastalarda düzenli frengi taramasının zorunluluğunu gösterdiğini vurgulayan Dr. Merdan, "Özellikle genç erkek hastalar için önleyici çalışmalar artırılmalı. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar ile HIV’e yönelik sağlık hizmetlerinin birlikte yürütülmesi, salgının kontrolünde büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı. Dr. Merdan, ayrıca toplumda cinsel yolla bulaşan hastalıklar konusunda farkındalığın artırılması gerektiğini belirterek, "Erken tanı, düzenli testler ve güvenli cinsel davranışlar konusunda toplumun bilinçlendirilmesi, bu hastalıkların yayılımını azaltmada en etkili yöntemlerden biridir" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ticaret Bakanlığı’nın 2026 yılı Mart ayı piyasa denetim bilançosu belli oldu Ticaret Bakanlığı’nın 2026 yılı mart ayı piyasa denetim bilançosu belli oldu. Yaklaşık 130 bin firma ve 15,1 milyon ürün denetlenirken tplamda 784,6 milyon TL idari para cezası uygulandı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, "Ticaret Bakanlığı olarak, vatandaşlarımızın ekonomik refahını bozacak, bununla birlikte iç piyasadaki istikrarlı seyri olumsuz etkileyecek, tüketicilerimizin arz ve talep dengesinde olumsuz etki oluşturması muhtemel her türlü fiile karşı; iç ticaret denetim birimlerimiz tarafından hassasiyetle yürütülen denetimlerimiz hız kesmeden devam etmekte olup, 2026 yılının ilk üç ayında yapılan denetimler neticesinde; 129 bin 327 firma denetlenmiş, 15.167.058 ürün incelenmiş, toplam 784,6 milyon TL idari para cezası uygulanmıştır" denildi. Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü tarafından, haksız ticari uygulamalar başta olmak üzere stokçuluk, fahiş fiyat kapsamında 2026 yılında 23 bin firma denetlenerek yaklaşık 221 milyon tl idari para cezası uygulandığı vurgulanarak şu bilgilere yer verildi: "Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü tarafından 2026 yılında gerçekleştirilen; otomotiv, stokçuluk,, ödeme süreleri kapsamında yapılan denetimler neticesinde; 23 bin 3 gerçek ve tüzel kişi denetlenmiş, 2 bin 155 gerçek ve tüzel kişi için aykırılık tespit edilmiştir. Toplam 221 milyon TL idari para cezası uygulanmıştır. İç Ticaret Genel Müdürlüğü tarafından yapılan denetimlerde uygulanan idari para cezaları şu şekildedir: Fahiş fiyatlara ilişkin: 174,3 milyon TL, Emlak sektörüne: 19,2 milyon TL, Otomotiv sektörüne: 5,1 milyon TL , Kuyum sektörüne: 2,6 milyon TL, Ticari elektronik ileti, çalışma saatleri ve lisanslı depolar: 17,5 milyon TL Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü tarafından, 2026 yılının ilk üç ayında 16,3 bin firma denetlenerek 517 firmaya yaklaşık 310 milyon TL idari para cezası uygulandı. , reklam ve haksız ticari uygulamalar, ürün güvenliği kapsamında gerçekleştirilen denetimlerde, 2026 yılının ilk üç ayında; 16 bin 421 gerçek ve tüzel kişi denetlenmiş, 517 gerçek ve tüzel kişiye aykırı eylemler nedeniyle, Toplam 309,6 milyon TL idari para cezası uygulanmıştır. Bu kapsamda uygulanan idari para cezaları şu şekildedir: Ön ödemeli konut satışları, abonelik sözleşmeleri, mesafeli satış sözleşmeleri, taksitli satış ödemeleri, paket tur ve devre tatil sözleşmelerindeki aykırılıklar: 254,9 milyon TL, Reklam ve haksız ticari uygulamalar: 50,2 milyon TL , ürün güvenliği (piyasa gözetimi ve denetimi): 4,4 milyon TL. 81 ilde bulunan Ticaret Bakanlığı’na bağlı ticaret il müdürlüklerimiz aracılığıyla, 2026 yılının ilk üç ayında 89,9 bin firma ve 15,1 milyonu aşkın ürün denetlenerek, 19 bin firmaya 254 milyon TL ceza uygulanmıştır. Ticaret Bakanlığı olarak 2026 yılının ilk üç ayında 81 ilde bulunan Ticaret İl Müdürlüklerimiz aracılığıyla yapılan denetimlerimizde; 89 bin 903 firma denetlenmiş, 19 bin 50 firmaya idari yaptırım uygulanmış, Toplam 254 milyon TL idari para cezası uygulanmıştır. Ticaret İl Müdürlüklerimiz aracılığı ile gerçekleştirilen denetimlerde; İstanbul ilimizde aykırılık tespit edilen 46 bin 416 ürüne, 203,3 milyon TL idari para cezası uygulanmıştır. Ayrıca bazı illere ait ürün bazlı denetim rakamları şu şekildedir: Ankara: 4 milyon 710 bin 323 ürün, İstanbul: 2 milyon 515 bin 909 ürün, Antalya: 1 milyon 816 bin 202 ürün. Rekabet Kurumu, 2025’te 227 firmaya 13,2 milyar TL, 2026 yılının ilk 3 ayında ise 90 firmaya 5 milyar TL idari para cezası uyguladı. Öte yandan, Rekabet Kurumu tarafından yapılan çalışmalar kapsamında; 2025 yılında: 227 firmaya 13,2 milyar TL idari para cezası uygulanmıştır. 2026 yılının ilk üç ayında: Başta bilişim teknolojileri ve platform hizmetleri, gıda endüstrisi, bankacılık ve finans sektörlerinde faaliyet gösteren; 90 firmaya 5 milyar TL idari para cezası uygulanmıştır. Ticaret Bakanlığı olarak; enflasyon, fahiş fiyat, stokçuluk, haksız ticari eylemler ile mücadele ederek iç piyasa dengesini sağlayıp, tüketicilerin huzur ve refahı için çalışmalarımızı titizlikle sürdürmeye devam edeceğiz."
Ankara Palandöken: "Gıda israfının bedeli 200 milyar lirayı buluyor" Türkiye’de her gün milyonlarca ekmek ve on binlerce ton sebze ve meyvenin çöpe gittiğini hatırlatan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Günde 6 milyon ekmek 25-30 bin ton sebze ve meyve israf ediliyor. Bunun maliyeti yaklaşık 200 milyar lira civarında" dedi. Türkiye’de gıda israfının ulaştığı ekonomik boyutun, ülkenin toplumsal yapısı ve kalkınma süreci üzerinde de önemli etkiler oluşturduğuna dikkati çeken Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Bu gıda maddelerinin hem muhafazasında hem tüketilebilir oranda alınması ile ilgili. En çok bunlar biliyorsunuz turizm bölgelerinde, açık büfelerde bunlar self servis yapılan stantlarda aldığınız bu ürünleri evde muhafazasında ve zincirlere ulaşabilecek yoldaki zayiatlar olarak değerlendirilebilir. Yani israf günümüzde ekonomimiz için de önemli bir şey. Suyumuz, enerjimiz, elektriğimiz, doğal gazımız her şey israf ediliyor. Dolayısıyla ülkemizde birçok ürünün yetişebileceği aynı şekilde bu ürünlerin ülkemizde kullanılması nüfus bakımından da önemli bir sürece ülkemizdeki erişmiş 86 milyon nüfuslu ülkemizde bunların hepsinin israf edilmeden kullanılması. Bu değişen tabiat şartları dolayısıyla bunların israfı çok önemli miktarlarda. Bunun için vatandaşımızın son derece bilinçli, açık büfelerde ve bu self servis yapılan yerlerde yani vatandaşın alıp da yarısından fazlasını yine zayi ettiği sistemlerden kaynaklanıyor. Dolayısıyla 6 milyon ekmek birçok ülkenin günlük tüketimi kadar ama ülkemizde maalesef bu bilinçsiz tüketimle birlikte bunların zayiatı. Bunun için hemen tedbir alınmalı. Bir kere kamu spotları yapılmalı" ifadelerini kullandı. "İhtiyaç kadar alışveriş yapılmalı" Gıda israfının önlenmesi için üretimden tüketime kadar tüm süreçlerde daha bilinçli ve planlı hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Palandöken, "Ülkemizdeki israfın her boyuttaki enerjideki, sudaki gıda maddelerindeki hem muhafazası hem eğitimleri okullarda çocuklarımızın bilinçlenmesi için önemli gösterilerle bunların izah edilmesi lazım. Bunların hepsi ülkemizin kaybolduğu kadar milli servetimizin de hiçe gitmesine neden olan bir yaklaşım. Bununla ilgili Türkiye’de TESK olarak 82 birlik 13 mesleki federasyonla diyalog ve günlük bu tüketimdeki kalan ürünlerin değerlendirilmesiyle ilgili de çalışmalar her ne kadar yapsak da vatandaşın bu konuda hassasiyeti çok önemli. Yoksa milli servetimiz yok oluyor. Bu tarımsal ilaçlardaki veya işte bu mevsimsel donlardaki zayiatla birlikte bu ürünlerin birçoğunun kullanmadan gittiğini herkesin bilmesi lazım. Dolayısıyla bu kullanılan malzemelerdeki veya işte ihtiyaçtan fazla alınıp muhafazasından kaynaklanan zayiatlar da mutlaka giderilmeli" şeklinde konuştu.
Denizli Çameli’nin ‘Sakin Şehir’ kimliği gençlerin bilimsel çalışmasına konu oldu Denizli İbrahim Cinkaya Sosyal Bilimler Lisesi heyeti, TÜBİTAK Bilim Fuarı kapsamında hazırladıkları "Cittaslow Çameli" projesi için Belediye Başkanı Cengiz Arslan’ı ziyaret ederek ilçenin sürdürülebilir şehircilik çalışmalarını yerinde inceledi. Denizli İbrahim Cinkaya Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileri, TÜBİTAK Bilim Fuarı kapsamında hazırladıkları "Yavaş Şehir, Sürdürülebilir Gelecek: Çameli’nin Cittaslow Yolculuğu" projesi için Çameli ilçesinde incelemelerde bulundu. Okul müdürü ve danışman öğretmenler eşliğinde ilçeye gelen heyet, Belediye Başkanı Cengiz Arslan’ı makamında ziyaret etti. Cittaslow Süreci Hakkında Görüş Alışverişi Ziyaret sırasında, Çameli’nin uluslararası Sakin Şehir (Cittaslow) ağındaki konumu, yürütülen sürdürülebilir şehircilik çalışmaları ve ilçenin gelecek vizyonu üzerine bir görüşme gerçekleştirildi. Belediye Başkanı Cengiz Arslan, öğrencilere ilçenin bu alandaki hedefleri ve projeleri hakkında ayrıntılı bilgiler aktararak gençlerin bilimsel çalışmalarına destek verdi. İlçenin Değerleri Yerinde İncelendi Makam ziyaretinin ardından proje ekibi, saha çalışmaları kapsamında ilçeyi gezdi. Cittaslow Çameli Proje Koordinatörü Emirhan Akşit’in rehberliğinde yapılan teknik gezide; ilçenin doğal güzellikleri, kültürel mirası ve yerel kalkınma modelleri yakından incelendi. Öğrenciler, projeleri için gerekli olan verileri yerinde gözlem yapma imkanı buldu. Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan, öğrencilerin ilçeye gösterdikleri ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Gençlerin yerel yönetim modellerini bilimsel bir çerçevede ele almasının önemine dikkat çeken Arslan, proje ekibine 14-15 Mayıs 2026 tarihlerinde düzenlenecek olan bilim fuarında başarılar diledi.