ASAYİŞ - 24 Nisan 2026 Cuma 11:48

Tuzla’da giriş katında yangın paniği: Ev kullanılamaz hale geldi

A
A
A
Tuzla’da giriş katında yangın paniği: Ev kullanılamaz hale geldi

Tuzla’da bir binanın giriş katında çıkan yangın paniğe neden oldu. Yoğun duman ve alevlerin yükseldiği yangında dairede bulunan eşyalar kullanılamaz hale geldi.



Olay, Tuzla Aydıntepe Mahallesi Sevindik Sokak’ta meydana geldi. İddiaya göre bir binanın giriş katında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangında can kaybı ya da yaralanma yaşanmazken, dairede geniş çaplı maddi hasar meydana geldi. Mahalle sakini Şemsettin Güneş, yangının çıkışına ilişkin, "Elektrik kontağından kaynaklı yangın çıktığını öğrendik. İçeride bulunan çocuklar da şükür kurtarıldı. Dumandan etkilenenler oldu, ambulans ekipleri geldi ve müdahale etti. Bir kişinin tedbir amaçlı hastaneye götürüldüğünü gördük. Özellikle çatıya çıkan yoğun duman nedeniyle kısa süreli panik yaşandı" dedi. Ekipler tarafından yangının çıkış nedenine ilişkin inceleme başlatıldı.



Tuzla’da giriş katında yangın paniği: Ev kullanılamaz hale geldi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Mahmut Nedim Akülke: "Afyon Motorsporları Merkezi 9 yılda 5 ödül aldı" Türkiye Motosiklet Federasyonu Asbaşkanı Mahmut Nedim Akülke, bu yıl Afyon’da 9. kez yapılacak Dünya Motokros Şampiyonası’nda parkurda yenilikler olacağını belirterek, katılım sayısının da artacağını söyledi. Akülke, Afyon Motorsporları Merkezi’nin de dünyanın en iyi parkuruna sahip olduğunu vurgulayarak, 9 yılda 5 ödül aldığını ifade etti. Türkiye Motosiklet Federasyonu Asbaşkanı Mahmut Nedim Akülke, eylül ayında Afyonkarahisar’da 9. kez gerçekleştirilecek Dünya Motokros Şampiyonası ve federasyonun çalışmalarıyla ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. Dünya Motokros Şampiyonası’nın, Türkiye’de spor turizminin bir yüzü olduğunu belirten Akülke, "2018 yılından beri Afyonkarahisar’da, Afyon Motorsporları Merkezi’nde gerçekleşiyor. 4 farklı branşta yapılıyor. 2 Dünya Şampiyonası, Kadınlar Dünya Şampiyonası ve Avrupa Gençler Şampiyonası olmak üzere 4 kategoride yaklaşık 150 sporcunun katılımıyla gerçekleşiyor. En önemlisi 86 ülkede direkt olarak canlı yayınlanıyor ve 6 kıtada aynı gün 180 ülkeye de yayın yapıyor. Onun için özellikle Türkiye’nin spor turizmindeki en önemli organizasyonlarından biri. Bu sene 2-6 Eylül tarihleri arasında. 9. kez gerçekleşecek. Ayın 12’sinde basın toplantısıyla İstanbul’da görücüye çıkıyoruz. Bu sene hem Dünya Motokros Şampiyonası’nda neler var, ne yenilikler var hem de 9 yıldır yapılan Afyon Motofest’te bu sene ne etkinlikler olacak, hangi sanatçılar olacak, bunları hep beraber kamuoyuyla paylaşacağız. Yine dopdolu bir program, 7’den 77’ye herkesin kendinde bir şeyler bulabileceği, tüm Türkiye’yi Afyon’a çekebileceğimiz bir organizasyonun tanıtımını da gerçekleştireceğiz" diye konuştu. "Parkur içinde yeniliklerimiz olacak" Bu seneki yeniliklerden bahseden Asbaşkan Akülke, "Sportif olarak parkur içinde birtakım yeniliklerimiz olacak. Katılım sayımız da geçen yıla oranla artacak. Bunun yanı sıra işin festival kısmında ’Ustalara Saygı’ etkinliğinde Türkiye’nin en önemli sanatçılarından biri olacak. Her gün 2 veya 3 sanatçıyla Türkiye’nin en büyük bir müzik şöleni de gerçekleşmiş olacak. Ama bunun yanı sıra da kamp alanı, karavan alanıyla da Türkiye’nin en büyük entegre festivaline imza atacağız" şeklinde konuştu. "Avrupa Gençler Şampiyonası’nda 7-8 sporcumuz mücadele ediyor" Şampiyonalarda yarışacak Türk sporcular hakkında da bilgi veren Mahmut Nedim Akülke, "Avrupa Gençler Şampiyonası’nda 7-8 sporcumuz mücadele ediyor. İki kadınımız, Kadınlar Dünya Şampiyonası’nda devam ediyor. Dünya Motokros Şampiyonası aslında bizim sporcuların gelişimine inanılmaz bir katkı yaptı. Özellikle çocuk ve genç sporcularımızın motokros branşı, dünyada da motosikletin anaokulu, ilkokulu. 5 yaşından itibaren bu sporu yapabilirsiniz. Dünya Motokros Şampiyonası’nın 9 yıldır Afyonkarahisar’da yapılması sebebiyle 100’ün üstünde 5 ila 10 yaş arasında sporcumuz mücadele ediyor" dedi. "Afyon Motorsporları Merkezi 9 yılda 5 ödül aldı" Dünyada Afyonkarahisar’ın öneminin sorulması üzerine Akülke, "Bundan çok büyük gururla bahsedebilirim. Afyon Motorsporları Merkezi, dünyanın en iyi parkuruna sahip. 9 yılda 5 ödül aldı. Dünyanın en iyi padok alanı, spor turizminde en iyi tanıtım yapan ülke, en iyi organizasyon gibi Uluslararası Federasyon’dan 9 yılda 5 ödülle kendini taçlandırdı. Aslında bu Grand Prix, Arjantin’de başlıyor, bu sene 21 yarışla sonuçlanacak. Avrupa, Avrupa’dan sonra Avustralya, tekrar Amerika’da bitecek. İnanılmaz bir Grand Prix. Biz de bunun 17. ve 18. ayağını her sene gerçekleştiriyoruz. Özellikle uluslararası federasyon ve gelen sporcuların hepsi inanılmaz şekilde memnun ve Afyon bu konuda dünyanın en iyi motokros parkuruna sahip. Bununla da Türkiye olarak büyük gurur duyuyoruz" diye cevap verdi. "Yaklaşık 40’a yakın ulusal organizasyonlarımız var" Federasyon olarak yaptıkları çalışmalar için ise Mahmut Nedim Akülke, "Yaklaşık 40’a yakın ulusal organizasyonlarımız var. Spor turizmi çerçevesinde Türkiye’nin tüm coğrafyasına gitmeye çalışıyoruz ve orada organizasyonlar yapmaya çalışıyoruz. Bunun yanı sıra da 4 Dünya Şampiyonamız var. Afyon’da 9. kez yaptığımız Dünya Motokros Şampiyonası, bu sene Rize Güneysu Handüzü’nde 3. kez gerçekleştirdiğimiz Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası, bu sene 2. kez gerçekleştireceğimiz Dünya Motosörf Şampiyonası ve yine efsane yarışlardan biri olan Dünya Hard Enduro Şampiyonası var. Sea to Sky Dünya Hard Şampiyonası’nı, her sene Kemer Motosiklet Kulübümüz, federasyonumuzla beraber düzenliyor, 17. kez yapılacak. 15 yıldır Motosiklet Federasyonu’nda ’Spor, turizmin geleceğidir’ mottosunu en iyi şekilde temsil etmeye çalışıyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye Motosiklet Federasyonu olarak 1 yıldan beri çocuk sporculara önem verdiklerini aktaran Asbaşkan Akülke, "Onları hem maddi hem manevi şekilde destekliyoruz ve bundan sonra da desteklemeye devam edeceğiz. İnanıyorum ki önümüzdeki 10 yılda Türkiye artık motosiklet sporunda İtalya, Amerika, Avustralya gibi, İspanya gibi ülkelerle çekişecek. Çok büyük bir keyif ve gururla da söylüyorum, Toprak Razgatlıoğlu bugün MotoGP’de, Deniz var, MotoGP 3’te sporcularımız var. Bu aslında bu gurur Türkiye’nin gururu" diyerek sözlerini tamamladı.
Tekirdağ Tekirdağ’da kuruyan baraj yağışlarla canlandı Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde geçtiğimiz yaz kuraklık nedeniyle adeta dibi gören Naip Barajı, son yağışlarla birlikte yeniden su tutmaya başladı. Tekirdağ’da geçen yıl yağışların yetersiz kalması nedeniyle su debisinin kritik seviyelere kadar düştüğü Naip Barajı’nda bu yıl etkili olan yağışlar ve alınan önlemlerle birlikte kısmi toparlanma yaşandı. Önceki yıl aynı dönemde yüzde 12 seviyelerinde olan doluluk oranı, son ölçümlere göre yüzde 22’ye yükseldi. Barajda yaşanan artışın yalnızca yağışlardan değil, aynı zamanda yapılan altyapı çalışmaları ve alternatif su kaynaklarının devreye alınmasından kaynaklandığı belirtildi. Alternatif kaynaklarla destek sağlandı Geçtiğimiz yaz aylarında su seviyesinin aşırı düşmesi nedeniyle barajda çatlayan topraklar ve ortaya çıkan eski yapılar dikkat çekmişti. Su seviyesinin "ölü hacim" noktasına kadar gerilediği barajda bu yılki gelişmeler umut verdi. Kuraklık döneminde susuzluk yaşanmaması için farklı su kaynaklarından takviye sağlandı. Göletlerden ve derelerden alınan sular, oluşturulan hatlarla Naip Barajı’na yönlendirildi. Özellikle Yazır Göleti ve Kocadere hattı üzerinden baraja önemli miktarda su taşındı. "Tekirdağ’ın su yükü ağır" Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer, Naip Barajı’nda gazetecilere yaptığı açıklamada, "Türkiye’de özellikle Kırklareli ve Edirne güzel yağışlar aldı. Tekirdağ’ımız maalesef bu noktada kışın kar yağışı noktasında, yağmurlar noktasında istediğimiz yağışı alamadı. Yağdı tabii ki ama istediğimiz düzeyde, yeterli düzeyde değildi. Tekirdağ su tüketimi fazla olan bir il. Tekirdağ’ımız ağır sanayi, ağır tarım ve göç stresi altında olan bir il. Ama bu kadar stresin altında maalesef yüzey kaynakları yeterli olmayan da bir il. Maalesef şu an içme ve kullanma suyumuzun yaklaşık yüzde 90’ına yakınını biz yeraltı sularından temin etmekteyiz. Ve her yıl da daha derine inmek zorunda kalan bir mücadelemiz var. Bununla beraber hem artan göç, hem sanayi tüketimi, hem tarımın tüketimi, vahşi sulama ama bir yandan da özellikle yaz aylarında da daha da fazla katlanan sahil şeridimiz var. Dolayısıyla yaz nüfusumuzda gerek tatilcilerimiz, gerek günübirlikçilerimiz, İstanbul’a çok yakın bir il olmamız sebebiyle de gerçekten tüketimi fazla olan bir iliz’ dedi. "Her damla suyu toplamaya çalışıyoruz" Yüceer, barajdaki toparlanmanın sadece yağışlarla sınırlı olmadığını belirterek, "Arkamda gördüğünüz Naip Barajı en son geldiğimde, yani şimdi biraz önce gelince çok sevindim. İnşallah bir daha geldiğimde daha da çok sevineceğim. Gerçekten toprak çatlamıştı, kurumuştu, evler ortaya çıkmıştı. Yani ölü hacimden su alamadık biz. O noktadaydı. Bugün ne mutlu ki yüzde 15 seviyelerinde, ölü hacmiyle beraber yüzde 22 seviyelerinde. Ama bu sadece yağışlarla dediğiniz gibi olmadı. Ne yaptık? Denize akan suları, var olan göletlerden -Yazır Göleti’nden geliyorum şimdi, orası da çok iyi- hatlar çekerek. Geçtiğimiz sene yaşadığımız krizle beraber zaten 5,5 kilometrelik hattı hemen döşemiştik göletlerden Yazır’a. Yazır’dan da Naip’e su çekerek vatandaşlarımızı susuz bırakmama gayretindeydik. Bugün de ne mutlu ki Kocadere’den yaklaşık 9,6 kilometre, yaklaşık 10 kilometreye yakın bir hat döşeyerek Yazır Göleti’ni besliyoruz. Orada da çok ciddi anlamda su birikti. Yaklaşık günde 3 bin metreküpten 5 bin metreküpe bugün çıkmış bulunuyoruz. Bulduğumuz her yeri, denize akan nerede varsa, nerede bir su kaynağı varsa biriktirmeye çalışıyoruz. Çünkü sudan daha kıymetli bir şeyimiz yok. Bunu yaşadık biz zaten. Ve görünen o ki bu göçle, bu sanayiyle, bu küresel iklim kriziyle, bu nüfus göçüyle, tarımla. Tekirdağ çünkü gerçekten hem sanayisi hem tarımı güçlü olan nadir illerden biri. Bu iki saydığım alan da çok ciddi bir su tüketimi yapıyor. Barajların yapılması noktasında da çaba gösteriyoruz’’ ifadelerini kullandı. "Yaza hazırlanıyoruz ama risk sürüyor" Yüceer, su yönetimi konusunda daha kapsamlı politikalara ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, "Yaza hazırlanıyoruz ama daha fazlasına ihtiyacımız var. Bu iklim krizi ile beraber, kuraklıkla beraber, tüketimin artması ile beraber ciddi politikalar lazım ilimiz için. Bunun için yüzey sularına ihtiyacımız var. Biz kesinlikle yeraltı suyunu kullanmayı istemiyoruz. Biz biliyoruz ki bu suları çocuklarımıza, torunlarımıza rezerv olarak saklamamız gerekiyor. Biz bu rezervleri tüketiyoruz şu anda, bundan da mutlu değiliz Tekirdağ olarak’’ dedi.