POLİTİKA - 07 Eylül 2025 Pazar 18:37

Ulaştırma Bakanı Uraloğlu: "2025 yılının ilk 8 ayında 26 bin 264 gemi trafiği gerçekleşti"

A
A
A
Ulaştırma Bakanı Uraloğlu: "2025 yılının ilk 8 ayında 26 bin 264 gemi trafiği gerçekleşti"

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "2002 yılında dünyada 17’nci sırada yer alan Türk sahipli filomuz, 2024 yılı sonu itibarıyla 11’inci sıraya yükseldi. İlk 10’daki yerimizi almak için durmaksızın çalışıyoruz" dedi.


Kadıköy’de yapımı tamamlanan "Kaptan Fahrettin Aksu Kılavuzluk İstasyonu" yeni hizmet binası Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun katılımıyla açılışı gerçekleştirildi. Tören saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından konuşan Bakan Uraloğlu, "Bugün açılışını yaptığımız bu modern hizmet binası, kılavuz kaptanlarımıza konforlu ve teknolojik bir çalışma ortamı sunarak, onların zorlu görevlerini daha etkin bir şekilde yerine getirmelerine katkı sağlayacak. İnci Burnundaki konumuyla İstanbul Boğazı’nın güvenliğinin kilit noktalarından biri olan bu istasyon, Mavi Vatan’ımızın emniyetini daha da güçlendirecektir. Dünyanın en önemli boğazları arasında bulunan İstanbul ve Çanakkale Boğazları’nın kontrolünü elinde tutan ülkemiz, Akdeniz ve Karadeniz Havzasındaki ülkelerin deniz ulaşımı ve uluslararası ticaret faaliyetleri açısından anahtar konumdadır. Boğazlarımız, sadece ülkemiz için değil, Karadeniz ve Akdeniz ekonomik havzaları başta olmak üzere tüm dünya için stratejik bir suyolu ve enerji geçiş koridorudur" dedi.



"2002 yılında dünyada 17. sırada yer alan Türk sahipli filomuz, 2024 yılı sonu itibarıyla 11’inci sıraya yükseldi"


Uraloğlu, 2002 yılında dünyada 17’inci sırada yer alan Türk sahipli filomuzun, 2024 yılı sonu itibarıyla 11’inci sıraya yükseldiğini ifade ederek, "Bugün, Ülkemizin dış ticaret taşımalarının yüzde 86’sı denizyolu ile gerçekleşiyor. 2002 yılında dünyada 17’inci sırada yer alan Türk sahipli filomuz, 2024 yılı sonu itibarıyla 11’inci sıraya yükseldi. İlk 10’daki yerimizi almak için durmaksızın çalışıyoruz. 2002 yılından bu yana limanlarımızda elleçlenen yük miktarı yüzde 180, konteyner miktarı ise yüzde 443 arttı. 2024 yılında limanlarımızda elleçlenen yük miktarı yaklaşık 532 tona, konteyner miktarı ise 13 milyon 529 bin 729 TEU’ya ulaştı" diye konuştu.



"Limanlarımızda elleçlenen yük miktarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3 arttı"


Bu yılın Ocak-Ağustos döneminde; limanlarımızda elleçlenen yük miktarının bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,0 artarak 366 milyon 799 bin 327 tona ulaştığını söyleyen Bakan Uraloğlu, "Ambarlı, Kocaeli, Tekirdağ, Mersin ve bu yıl ilk kez listeye giren Aliağa limanlarımız, dünyanın en fazla konteyner elleçleyen 100 limanı arasında yer alarak ülkemizin gücünü küresel arenada tescil etti. 2024 yılında bu beş limanımız, yaklaşık 11,4 milyon TEU ile ülkemizdeki toplam konteyner elleçlemesinin yüzde 84,1’ini gerçekleştirdi. Aliağa limanımız listeye 91’inci sıradan giriş yaparken; Ambarlı 72’incı, Kocaeli 86’ıncı, Tekirdağ 94’üncü ve Mersin 98’inci sırada yer aldı. İlk 100’de yer alan 5 limanımız deniz ticaretindeki yükselişimizi bir kez daha ortaya koydu. Bu yılın Ocak-Ağustos döneminde de; limanlarımızda elleçlenen yük miktarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,0 artarak 366 milyon 799 bin 327 tona ulaştı. Elleçlenen konteyner miktarı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,5 artarak 9 milyon 381 bin 358 TEU oldu" şeklinde konuştu.



"2025 yılının ilk 8 ayında da 26 bin 264 gemi trafiği gerçekleşti"


2025 yılının ilk 8 ayında da 26 bin 264 gemi trafiğinin gerçekleştiğine değinen Uraloğlu, "Denizlerimizi; COSPAS-SARSAT uydu yardımlı arama kurtarma sistemi ve gelişmiş haberleşme sistemleri ile dinliyoruz, otomatik tanımlama sistemlerimiz ile izliyoruz, gemi trafik hizmetleri merkezlerimizle yönetiyoruz. Gemi Trafik Hizmetleri Merkezlerimizi ve Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğümüzü geliştirecek ve güçlendirecek yatırımları daha da arttırıyoruz. 2009 yılında geçirdiği bir iş kazasında görev şehidi olan kaptanımız Fahrettin Aksu’nun adını alan "Kaptan Fahrettin Aksu Kılavuzluk İstasyonu’nun yeni hizmet binası da bu anlayışımızın somut bir göstergesidir. Burada yeri gelmişken önemli bir hususa da dikkat çekmek istiyorum. Son beş yıllık süreçte gemi boy gruplarında özellikle 250 metreden büyük gemilerin sayısında istikrarlı bir artış görüyoruz. Ayrıca 2024 yılında İstanbul Boğazı’ndan 41 bin 363 geminin geçtiğini düşünürsek ne kadar yoğun bir gemi trafiği olduğu ortadadır. 2025 yılının ilk 8 ayında da 26 bin 264 gemi trafiği gerçekleşti" ifadelerini kullandı.



"Türk Boğazlarında 2017 yılında bin 422 gemiye römorkör refakat hizmeti verildi"


Bakan Uraloğlu, " Sadece 2024 yılında, İstanbul Boğazı’ndan geçen 41 bin 363 geminin 25 bin 327’sine kılavuz kaptan hizmeti sunduk. 2025 yılının ilk 8 ayında ise 15.975 kılavuz kaptan hizmeti sağladık. Yine, aynı dönemde, 120 can kurtarma operasyonuyla 351 kişiyi kurtardık ve 15 gemi kurtarma operasyonunu başarıyla gerçekleştirdik. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğümüz, denizlerimizde seyir, can, mal ve çevre emniyetini artırmak için filosunu ve sistemlerini güçlendirmeye ve teknolojisini millileştirmeye de kararlılıkla devam ediyor. Son 5 yılda filomuza 10 acil müdahale römorkörü, 15 rib bot ve 6 kılavuzluk hizmet botu kazandırdık. Böylece, son 5 yılda kurtarma römorkörü filomuzu 2 katına çıkarmış olduk. Bu sayede Türk Boğazlarında 2017 yılında bin 422 gemiye römorkör refakat hizmeti verilmiş iken, 2024 yılı itibariyle 7 kattan fazla artarak 10 bin 543 gemiye römorkör refakat hizmeti verdik. 2 Acil Müdahale Römorkörü ve 6 Kılavuz Hizmet Botu da önümüzdeki ayın sonu itibariyle filomuza katılacak. Ayrıca 2 Acil Müdahale Römorkörü, 6 Kılavuz Hizmet Botu ve 16 adet Çok Maksatlı Hızlı Can Kurtarma Botunu da önümüzdeki yıl filomuza ekleyeceğiz inşallah" dedi.



"2027 yılına kadar 8 radar sistemimizi yenileyerek millileştirmiş olacağız"


Bu yaptıklarımızın yanı sıra teknolojik yatırımlarımız da hız kesmiyor" diyen Bakan Uraloğlu, "Aselsan tarafından geliştirilen yerli ve milli Serdar-7m radarlarıyla; İstanbul, Çanakkale, İzmir, İzmit ve Mersin’de konuşlu gemi trafik hizmetleri sistemlerimizde kullanılan yabancı menşeli radarları tamamen millileştiriyoruz. Bu radarlar, sadece donanımsal olarak değil, mevcut yazılımlara entegre edilerek bakım, onarım ve yedek parça süreçlerinde de zaman ve maliyet tasarrufu sağlayacak. Bu proje, deniz trafiği güvenliğimizi ve siber egemenliğimizi teminat altına alırken, dışa bağımlılığı önemli ölçüde azaltacak. Zaten son 2 yılda, 3 adet millî radar sistemimizi faaliyete aldık. 2027 yılına kadar üç yıl içinde bu merkezlerimizdeki 8 radar sistemimizi yenileyerek millileştirmiş olacağız. Gemi trafik hizmetlerimize ait trafik gözetleme istasyonlarında bulunan diğer radarları da peyderpey yenileyeceğiz. Türkiye yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda, Mavi Vatan’ımızın her köşesinde yerli ve milli hamlelerimiz artarak devam edecek. Dünyanın incisi İstanbul Boğazı’nın güvenliğini sağlayan kılavuz kaptanlarımıza daha modern bir çalışma ortamı sunacak bu yeni hizmet binasının, Mavi Vatan’ımızın emniyetine katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum" diye konuştu.


Açılışın ardından Kıyı Emniyeti Genel Müdürü Mustafa Bankaoğlu, Bakan Uraloğlu’na tablo hediye etti. Açılışı yapılan Kaptan Fahrettin Aksu Kılavuzluk İstasyonu’nu gezen Bakan Uraloğlu, kıyı emniyeti personelleri tarafından yapılan gösteriyi izledi.



Ulaştırma Bakanı Uraloğlu: "2025 yılının ilk 8 ayında 26 bin 264 gemi trafiği gerçekleşti"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla MTK öğrenme yolculuğunu antik kentlere taşıyor Eğitimi yalnızca sınıf ortamıyla sınırlamayan MTK Koleji, öğrencilerini tarih, kültür ve doğayla buluşturan sosyal projelerine bir yenisini daha ekliyor. 12 Mayıs 2026 Salı günü gerçekleştirilecek "Arkeolojik Keşif, Tarihe Yolculuk Gezisi" etkinliği kapsamında öğrenciler Kaunos Antik Kenti’ni ziyaret edecek, Dalyan tekne turuna katılacak ve İztuzu’nda faaliyet gösteren DEKAMER’de caretta carettalar hakkında bilgi alacak. MTK Koleji’nin "yerinde öğrenme" anlayışı ile düzenlediği özel gezi programı; öğrencilerin tarihi mirası yerinde tanımasını, kültürel değerlerle bağ kurmasını ve çevre bilinci kazanmasını hedefliyor. "Arkeolojik Keşif, Tarihe Yolculuk Gezisi" kapsamında farklı sınıflardaki öğrencilerin yıl boyunca Kaunos, Stratonikeia ve Afrodisias antik kentlerini ziyaret edeceği belirtildi. Eğitimciler, teorik bilginin sahada deneyimle desteklenmesinin öğrenmeyi daha kalıcı hale getirdiğini vurgularken, antik kent ziyaretlerinin çocuklarda tarih bilinci ve kültürel mirasa sahip çıkma duygusunu güçlendirdiğine dikkat çekiyor. Program kapsamında öğrenciler, Karya uygarlığının önemli merkezlerinden biri olan Kaunos Antik Kenti’nde antik tiyatrodan kaya mezarlarına kadar birçok tarihi yapıyı inceleme fırsatı bulacak. Dalyan kanalları boyunca yapılacak tekne turuyla bölgenin doğal ve kültürel dokusunu gözlemleyecek öğrenciler, ardından DEKAMER ziyaretinde caretta carettaların yaşam döngüsü, korunması ve ekolojik denge üzerine bilgilendirilecek. MTK Koleji yetkilileri, özellikle DEKAMER ziyaretinin okulun sürdürülebilirlik ve çevre odaklı eğitim yaklaşımıyla doğrudan örtüştüğünü belirtti. MTK’nın sahip olduğu "Global Schools" (Küresel Okullar Programı) onayı kapsamında sürdürülebilir kalkınma hedeflerine yönelik çalışmalar yürüttüğü ifade edilirken, okulun "Climate Action Schools" (İklim Eylemi Okulu) yaklaşımı doğrultusunda caretta carettaların da okulun öne çıkan çevresel farkındalık türlerinden biri olduğu vurgulandı. Bu kapsamda öğrencilerin yalnızca tarihi mirası değil, biyolojik çeşitliliği ve doğal yaşamın korunmasının önemini de yerinde öğrenmelerinin amaçlandığı kaydedildi. MTK Koleji yetkilileri, öğrencilerin yalnızca akademik başarıya değil; kültürel farkındalık, çevre duyarlılığı ve sosyal gelişim alanlarında da desteklenmesini önemsediklerini belirtti. "Yerinde öğrenme" anlayışıyla hazırlanan etkinliklerin, öğrencilerin yaşadıkları coğrafyayı daha yakından tanımalarına katkı sunduğu ifade edildi. Tarih, doğa ve bilimi bir araya getiren bu etkinlik sayesinde öğrencilerin geçmişi yalnızca kitaplardan okumakla kalmayacağı, tarihi mekânlarda gözlem yaparak öğrenmenin deneyimsel yönünü de yaşayacağı ifade edildi.
Muğla Sorumsuzluk yangına davetiye çıkarıyor Muğla’nın Menteşe ilçesinde çevresi çam ormanları ile kaplı bir alanda sorumsuz vatandaşlar tarafından geceleri gerçekleştirilen ateş etrafında alkollü muhabbette söndürülmeden bırakılan ateş yangına davetiye çıkarıyor. Muğla’da her yıl yaşanan orman yangınları binlerce hektarlık yeşil alanı yok ederken, yetkililerin tüm uyarılarına rağmen bazı vatandaşların sorumsuz davranışları yeni felaketlerin önünü açıyor. Yanan ormanlık alanlarda kış boyunca temizlik ve fidan dikim çalışmaları sürdürülse de, doğanın eski haline dönmesi için 25 ila 30 yıllık bir süreç gerekiyor. Muğla Valiliği ve Orman Bölge Müdürlüğü tarafından ormanlık alanlarda ateş yakılmaması, yangına hassas bölgelere giriş yapılmaması, araçlardan sigara izmariti atılmaması ve kırsal bölgelerde anız yakılmaması konusunda sık sık uyarılar yapılıyor. Ancak tüm uyarılara rağmen bazı kişilerin ihmalkâr davranışları dikkat çekiyor. Menteşe ilçesine bağlı Akaçova-Yeşilyurt yolu üzerindeki, Yeşilyurt ile Kafaca mahallelerine hakim tepede gece saatlerinde ateş yakıldığı belirlendi. Kimliği henüz belirlenemeyen kişilerin, yaktıkları odun ateşini söndürmeden bölgeden ayrıldığı görüldü. Tamamı çam ormanlarıyla çevrili alanda farklı noktalarda yakılan ateşlerin izleri sabah saatlerinde de dikkat çekerken, dumanların halen tütmesi tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi. Bölgede çok sayıda alkol şişesi ve cam kırıkları bulunması da muhtemel bir yangın riskini artırdı. Yetkililer, özellikle yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte vatandaşları daha duyarlı olmaya çağırırken, küçük bir ihmalin büyük orman yangınlarına neden olabileceği uyarısında bulundu.
Bursa Zayıflama iğnesi ile ilgili bilgi kirliliğine dikkat Günümüzde her üç kişiden birinin fazla kilolu veya obez olduğunu belirten Burtom Konur Cerrahi Tıp Merkezi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Mahmut Öztürk, obeziteye karşı geliştirilen ve gittikçe yaygınlaşan GLP-1 hormon tedavisinin ancak uzman hekim kontrolünde uygulandığında güvenli ve etkili olabileceğini kaydetti. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, çağımızın en yaygın hastalıklarından biri haline gelen obezite ile mücadele edenlerin sayısının 2030 yılına kadar ikiye katlanması bekleniyor. Uzm. Dr. Mahmut Öztürk obezitenin kalp hastalıklarından diyabete, eklem rahatsızlıklarından pek çok kanser türüne kadar birçok kronik hastalığın temel nedeni haline gelen bir sağlık sorunu olduğunu, dolayısıyla vücudun tüm sistemini etkileyen bu durumla başa çıkmanın kolay olmadığını söyledi. "Obezite, vücutta aşırı yağ birikimi ile seyreden kronik bir hastalıktır. Tedavi edilmezse ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir" diyen Uzm. D. Öztürk, halk arasında genellikle "zayıflama iğnesi" olarak bilinen tedavinin yaygın olarak kullanıldığını belirtti. Bu tedavide GLP-1 hormonunu taklit eden ilaçların obez kişiye enjekte edildiğini söyleyen Uzm. Dr. Öztürk, şöyle konuştu : "GLP-1 bağırsaklardan salgılanan ve iştahı kontrol eden doğal bir hormon. Bu hormonun etkisini taklit eden ilaçlar, tokluk hissini artırır, iştahı azaltır ve kalori alımını düşürerek sağlıklı kilo kaybına yardımcı olur. Bu tedavi, özellikle vücut kitle indeksi yüksek olan veya obeziteye eşlik eden ek hastalıkları bulunan bireylere hekim kontrolünde uygulanabilir. Genellikle enjeksiyon şeklinde uygulanır ve kişiye özel planlanır. En sık görülen yan etkiler bulantı ve hafif mide şikayetleridir; genellikle geçicidir. Tedavi sürecinde doktor takibi önemlidir." Açıklamasında, son dönemde sosyal medyada GLP-1 tedavisi ile ilgili bilimsel dayanağı olmayan olumsuz paylaşımlar yapıldığını dile getiren Burtom Konur Cerrahi Tıp Merkezi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Mahmut Öztürk, bu tür paylaşımların çoğu zaman bireysel deneyimlere dayandığını, oysa uygun hasta grubunda ve hekim kontrolünde uygulandığında GLP-1 analoglarının güvenli ve etkili olduğunu belirtti. Uzm. Dr. Öztürk, "Obezite tedavi edilebilir bir hastalıktır ve modern tıbbi yaklaşımlar ile başarılı sonuçlar elde edilebilir" dedi.
İstanbul ING Türkiye’de üst düzey atama ING Türkiye’de üst düzey bir atama gerçekleşti. ING Türkiye Özel Bankacılık ve Yatırım Genel Müdür Yardımcılığı ve İcra Kurulu Üyeliği görevine, bankacılık alanında önemli bir deneyime sahip olan ve Tüzel Bankacılık Mevduat, Yatırım ve Dijital Ürünler Direktörü olarak görev yapan Sezin Erken atandı. ING Türkiye’de üst düzey bir atama gerçekleşti. Bankacılık alanında önemli bir deneyime sahip olan ve Tüzel Bankacılık Mevduat, Yatırım ve Dijital Ürünler Direktörü olarak görev yapan Sezin Erken, ING Türkiye Özel Bankacılık ve Yatırım Genel Müdür Yardımcılığı ve İcra Kurulu Üyeliği görevine atandı. Sezin Erken’in yeni görevine BDDK onaylarının ardından 13 Mayıs itibarıyla başlaması planlanıyor. Erken, yeni dönemde bankanın en sevilen dijital bankası olma ve üstün müşteri deneyimi sunma hedefi doğrultusunda özel bankacılık ve yatırım alanındaki çalışmalarına liderlik edecek. ’’Sezin Erken’in stratejik hedeflerimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum’’ Atama ile ilgili değerlendirmede bulunan ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, "Türkiye’nin en sevilen dijital bankası olma hedefimize ilerlerken yatırım alanını ve özel bankacılığı stratejik önceliklerimiz arasında konumluyoruz. Bu kapsamda, stratejik bakış açısı ve veri odaklı karar alma yetkinliği ile birçok başarıya imza atmış değerli bir ismin bu önemli göreve atanmasından dolayı mutluyuz. Deneyimi ve bilgi birikimiyle Sezin Erken’in stratejik hedeflerimize ulaşmamızda önemli katkı sağlayacağına inanıyorum" dedi. Açıklamaya göre Sezin Erken, Orta Doğu Teknik Üniversitesi İşletme Bölümü’nde lisans eğitimini ve Columbia Üniversitesi’nde MBA programını tamamladı. McKinsey & Company’de Analist olarak başladığı kariyerine, 2003-2014 yılları arasında Capital One’da devam etti. 2014-2024 yılları arasında sırasıyla; Alternatif Bank Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı, Fibabanka Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı, Dgpays Bireysel ve Perakende Genel Müdürü olarak görev yaptı. 2025 yılında ING Türkiye’ye Tüzel Bankacılık Mevduat, Yatırım ve Dijital Ürünler Direktörü olarak katılan Erken, tüzel bankacılık bünyesinde sürdürülebilir büyümeyi destekledi ve dijital pazarlama yolculuğunun şekillenmesinde etkin rol üstlenerek müşteri deneyimini iyileştiren dijital yetkinliklerin güçlenmesine öncülük etti.