ASAYİŞ - 13 Şubat 2026 Cuma 17:19

Ümraniye’de 2’nci cinayeti ortaya çıkaran başvuruyu yapan avukatlar konuştu: "22 Ocak’ta ülkesine dönmek istedi"

A
A
A

Ümraniye’de dehşet evindeki 2’nci cinayet ortaya çıkarken olayda 2’nci kadına yönelik kayıp başvurusunu yapan Özbek Kadın Hakları Derneği Avukatları Ezgi Ekin Arslan ve Cevat Bozkurt yaşananları anlattı. Avukatlar, "Aynı valiz, bu valizde 2 cesedin taşınmış olması, ceset için emniyet araştırma yapıyor, 400 bin tona yakın bir çöp ayrıştırma gerçekleştirilmiş. Zanlıların tanışması 15-20 gün arasında, 15 günlük tanışıklıkla 2 kadını katledebileceklerine pek ihtimal vermiyoruz. 22 Ocak’ta Sayyora, Özbekistan’dan bir arkadaşını arıyor, ‘Mutlu değilim, bilet alın, döneceğim’ diyor. Sonra fail, bu arkadaşı arıyor, ‘Kalmaya devam edecek’ diyor, sonra da acı olay. Başvurularımız olana kadar 2’inci kadının varlığından haberdar değiller. Bu faillerle başka kadınlar irtibat kurdu mu, kayıp vakaları var mı, araştırılmasını istiyoruz. Belki de başka kadın cinayetleri de açığa çıkacak" dedi.

İstanbul’un Şişli ilçesinde 24 Ocak’ta cesedi parçalar halinde bulunan Durdona Khokimova’nın öldürüldüğü Ümraniye’deki dehşet evinde bir kadının daha öldürüldüğü ortaya çıktı. Edinilen bilgiye göre 2 çocuk annesi Sayyora Ergashaliyeva’nın Özbekistan’da yaşayan ailesi, 23 Ocak’tan sonra kızlarından haber alamamaları üzerine Türkiye’deki Özbek Kadın Hakları Derneği’ne ulaştı. Dernek Başkanı Azade İslamova ve Derneğin Avukatları Ezgi Ekin Arslan ile Cevat Bozkurt’un aileyle görüşmesi ve Durdona Khokimova’nın öldüğü evde bulunduğu şüphesi üzerine aileye yapabilecekleri hakkında bilgi verildi. Sonrasında ise 5 Şubat’ta Türkiye’ye gelen aile ile 6 Şubat’ta Savcılığa başvuru yapıldı. Durdona Khokimova cinayeti ve genç kadından haber alınamaması üzerine derinleştirilen soruşmada genç kadının da vahşice öldürüldüğü ortaya çıktı. 24 Ocak günü D.A.U.T. ve G.A.K’nın aynı evden defalarca siyah çöp torbaları ile çıkış yaptıkları, tekrar adrese dönmeleri ve beyaz renkli bir valizi taşımaları güvenlik kamerasına yansıdı. Yaptıkları kayıp başvurusu sonrası cinayet ortaya çıkarken, Dernek Başkanı Azade İslamova ve Derneğin Avukatları Ezgi Ekin Arslan ile Cevat Bozkurt süreci ilk kez İhlas Haber Ajansı muhabirine anlattı. Olayda 2 kadının cesedinin parçalara ayrılması sonrası taşınmasında aynı valizin kullanıldığı ifade edilirken 22 Ocak tarihinde Ergashaliyeva’nın ülkesine dönmek için bir arkadaşını aradığı ancak failin kişiyi tekrar arayacak dönüş bileti almamasını söylediği iddialarında bulunuldu.

Ümraniye’de 2’nci cinayeti ortaya çıkaran başvuruyu yapan avukatlar konuştu:

"Başvurumuzla geçmişe dönük kamera kayıtları incelendi"

‘Durdone Hanım’ın 24 Ocak’taki cinayetini tüm Türkiye ile birlikte bizde öğrenmiş olduk’ diyerek sözlerine başlayan Avukat Ezgi Ekin Arslan, "Çok kısa bir süre sonra aile tarafından Özbek Kadın Hakları Derneği Başkanımıza ulaşıldı. Kızlarına da aynı tarihler arasında ulaşamadıklarını ilettiler. Gerekli süreçleri başlatmak için onları Dışişleri Bakanlığı’na yönlendirdik, kayıp müracaatında bulundular. Aile ile iletişime geçerek bir an önce Özbekistan’dan buraya gelmelerini sağladık. 6 Şubat itibariyle resmi olarak kayıp başvurularını Türkiye üzerinden başlatmış olduk. Savcılığa hem kayıp ihbarını hem olaya ilişkin bilgilerimizi aktardığımız bir süreç yaşadık. Savcılık ivedilikle işlemlere başladı. Başvurumuzla geçmişe dönük kamera kayıtları incelendi ve başka bir kadının olma şüphesi o noktadan sonra araştırıldı. Sayyora Hanım da o evde 23’ü 24’e başlayan gece bir vahşice cinayete kurban gitmiş. Cesedi de yine 24 Ocak tarihinde yine o evden çıkmış. Ailesi gözü yaşlı bir şekilde kızlarının bedenini bekliyor. Aileye ‘2 hafta önce kızınız bir çöp konteyner’ına atıldı ve şu an ona ulaşmamız çok da mümkün değil’ diyemiyoruz. ’Beden bulundu’ haberleri var, bu gerçek değil. Umuyorum ki bulunur, aileye teslim edilir" dedi.

"22 Ocak’ta arkadaşını arıyor, ülkeme dönmek istiyorum diye"

‘Durdona Hanım’ın o evde yaşamadığını biliyoruz’ diyen Avukat Ekin Arslan, "Durdona Hanım’ın 2 tane kız çocuğu, bir tane erkek çocuğu var, eşiyle yaşıyor. Sayyora ile Durdona Hanım’ın bir mont alışverişi sırasında tanıştığını biliyoruz. Sayyora’nın faille Özbekistan’dan tanışıklıkları olduğunu biliyoruz. 22 Ocak tarihinde Sayyora Hanım, Özbekistan’dan bir arkadaşını arıyor, ‘Burada mutlu değilim, ülkeme dönmek istiyorum ancak herhangi bir bilet alabilecek durumum yok. Bana Özbekistan bileti alın, döneceğim’ diyor. 5-6 saat sonra fail, bu arkadaşı tekrar arıyor, ‘Bizim aramızdaki sorunlar halloldu, Sayyora burada kalmaya devam edecek’ diyor. Sonrada 24 Ocak tarihindeki acı olayı biliyorsunuz. Belki de bu 2 kadının cinayetinden sonra başka kadın cinayetleri de açığa çıkacak, bunu bilemeyiz. Soğukkanlılıkla 2 kadını parçalara ayırıp çöp konteynerlarına atıp ülkeden çıkmaya çalışan 2 tane fail biliyoruz. Bu faillerle başka kadınlar irtibat kurdu mu, başka kayıp vakaları var mı, ne yazık ki bilmiyoruz. Aile buraya gelmeseydi ne olacaktı; Sayyora’dan hiçbir zaman haber alamayacaktık" diye konuştu.

"Başvurularımız olana kadar herhangi bir 2’inci kadının varlığından haberdar değiller"

‘Aile 5’nde geldi, 6’sında da gerekli işlemleri yapmak için savcılığa suç duyurusunda ve kayıp ihbarında bulunduk’ diyerek sözlerine başlayan Avukat Cevat Bozkurt, "Biz ihbarda bulunduktan sonra araştırmalara başlandı. Önce elbette kayıp olarak aranıyordu sonra şüpheliler ifadeye alındı, sorgularında maalesef ki Sayyora Hanım’ı katlettiklerini itiraf ettiler. Duyduğumuz bilgiler; önce 23’ü ile 24’ü gecesi Sayyora Hanım katlediliyor, sonra zanlılar tarafından cesedi parçalara ayrılıyor. Cesedin bir kısmı bulundukları ikametin yakınındaki bir çöp konteyner’ına, kalan kısmı ise Fatih ilçesinde bir konteyner’a atılıyor. Sonra bu götürdükleri valizi boşattıktan sonra valizle eve geri dönüyorlar. Sayyora Hanım’dan Durdona Hanım’a mesaj atarak gelmesini sağlıyorlar. Aldığımız duyuma göre Durdona Hanım’ın cesedini toplayıcının bulmasından yaklaşık 5 dakika sonra, eğer 5 dakika daha geç kalsaydı Durdona Hanım’ın da cesedinin bulunamama ihtimali vardı. Zira arkasından çöp kamyonu geldiğinin bilgisi var. Emniyet bunu duyar duymaz toplamaları durduruyor. Valizin içinde çöp konteyner’ında başka cesede ait bir parça bulamadıkları için olayın sadece bir cinayet vakası olduğunu düşünüyorlar. Bizim başvurularımız olana kadar herhangi bir 2’inci kadının varlığından haberdar değiller. Daha sonra sorguda ortaya çıktığı için soruşturmayı derinleştirdiler" şeklinde konuştu.

"Cesedi aranıyor, şimdiye kadar 400 bin tona yakın bir çöp ayrıştırma gerçekleştirilmiş"

Sözlerini sürdüren Avukat Bozkurt, "Kamera kayıtlarını elde ettiler, itirafla kamera kayıtlarıyla 12-13 saat önce kadar Sayyora Hanım’ın katledildiği bilgisine ulaştılar. Aynı valiz, bu valizde 2 cesedin taşınmış olması, anne babanın DNA’sını aldırttık. İstanbul çok büyük bir il, özellikle cesedin bir parçasının Anadolu bir parçasının Avrupa Yakası’nda olması çöp toplama alanlarının 2 yaka için farklı noktalar olması, bulunma ihtimalini çok düşük ihtimallere düşürdü. Emniyet hala araştırma yapıyor şimdiye kadar 400 bin tona yakın bir çöp ayrıştırma gerçekleştirilmiş, emniyet arıyor, umarız ki bulunur. Zanlılardan birinin uzun zamandır ülkemizde ikamet etiğini biliyoruz, diğer zanlı ise ülkemizde 1 aydır gelmiş durumda. Zanlıların tanışması 15-20 gün arasında tanıştıktan sonrada aynı evde yaşamaya başlıyorlar, bildiğimiz bu. Gerek cinayetin işlenişi, kurtulma yöntemi bakımından bu cinayetin ilk olmayabileceğinin de değerlendirilmesini istiyoruz. 2 katil zanlısının da 15 günlük bir tanışıklıkla 2 kadını katledebileceğine de pek ihtimal vermiyoruz. Daha önceden planlanmış bir şey olabilir. Olayın arka perdesinde de bir şey çıkabileceğine inanıyoruz. Özbekistan resmi kanallarından ülkelerinde de böyle bir suça karıştıklarına ilişkin geri dönüş olmadı. Aile çok acılı, hala ülkemizdeler, naaşının bulunacağına çok inançları var, toprağa vermek istiyorlar. Elbette katil zanlılarının alabileceği en yüksek cezayı almalarını istiyorlar. Bir daha topluma karışmamalarını istiyorlar. Sayyora ile zanlılardan birinin daha önce memlekette tanıştığını biliyoruz" ifadelerini kullandı.

Ümraniye’de 2’nci cinayeti ortaya çıkaran başvuruyu yapan avukatlar konuştu:

"İlk cinayetten 2 gün sonra ailesi ulaştı"

Durdona Khokimova cinayetinden sonra ailenin kendilerine ulaştığını aktaran Özbek Kadın Hakları Derneği Başkanı Azade İslamova, "2 gün sonra ailesi bana ulaştı, Kızımız kayıp, kızımız da orada olabilir’ gibi tahminlerde bulundular. Gerekeni söyledik, onlar oradan kayıp müracaatında bulunurken biz buradan pasaport bilgileriyle asliyeden avukatlarımızla birlikte kızımızın dosyada ekli mi diye araştırmak istedik ama gizlilik kararı olduğu için haber olmadığını söylediler. Ailesinden buraya gelmesini rica ettik, bu işlemi sizsiz yapamayacağız. Aile çok çok ağır bir süreçte. Hem psikoloji hem hukuki destek veriyoruz. Bir günde 2 cinayet olması bizi de artık çok korkuttu. Sadece istekleri; Özbekistan’a nasıl gedeceğiz bir bedeni olsaydı, ulaşamadan gitmeyeceğiz, bekleyeceğiz, bulunmasını istiyoruz’ diye bekliyorlar" dedi.

Hasibe Karadağ - Emirhan Toplu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya’da sel sularının bastığı barınakta mahsur kalan 27 köpek botlarla kurtarıldı Antalya’da sağanak yağışlar sonrası Serik ilçesinde bulunan Köprüçay ırmağının debisini yükselmesi nedeniyle Boğazkent mahallesinde bulunan özel hayvan barınağını su bastı. Barınak sorumlularının ihbarı üzerine bölgeye polis ve arama kurtarma ekipleri sevk edildi. Arama kurtarma ekipleri ve hayvanseverlerin 3 saatlik çalışması sonrası barınakta mahsur kalan 27 köpek kurtarıldı. Botlarla bakımevine ulaşan arama kurtarma ekipleri kurtardıkları köpekleri 1 kilometre mesafede bekleyen hayvanseverler ve Antalya Büyükşehir Belediyesi ekiplerine teslim edildi. Kurtarılan köpekler Büyükşehir Belediye hayvan barınağına götürüldü. Boğazkent mahalle muhtarı Özkan Uysal "Saat 19.30 gibi aldığımız haberde 30 a yakın köpeğin özel barınakta mahsur kaldığını duyduk. Ekipler geldi. Yaklaşık 3 saattir bununla uğraşıyorlar. 10 tanesini kurtardık. 17 tanesi içeride. Ama hiç birinde bir sıkıntı yok. Ona dua ediyoruz. Ama su baskını devam ediyor" dedi. Hayvanseverlerden Seren Şahin ise hayvanların yaşam alanı olan alanda su baskını olduğunu haber aldıklarını belirterek " Irmak taşmış, köpekler mahsur kalmış. Bizden yardım istediler. Bende elimizden geldiğince her yere duyurdum. Ekipler Alanya’da sel olduğu için yeni geldiler. Köpeklerden ilk aşamada 10 tanesini kurtardık. 17 tanesi kurtarılmayı bekliyor. Ben öldüler diye saatlerdir ağlıyordum. Çok şükür yaşıyorlar. Öncelikle yavru köpekler geldi. Kalanlar getirilecek onları bekliyoruz." Hayvansever Mürüvet Kuşçu, "Kurtarılmış olmaları bize yeter. Duyduğumuz andan beri bütün arkadaşlar panik içindeydik. Onların kurtulması önemliydi. Bize bu yetiyor."
Aksaray Polise zor anlar yaşattı, gazeteciyi görünce "Çekin beni" dedi Aksaray’da bekçiler tarafından 2. kez alkollü olarak yakalanan sürücü, ekiplere zor anlar yaşattı. Polisin alkollü sürücüyle olan imtihanı kameralara yansırken 38 bin 21 lira para cezası kesilen sürücü, gazetecileri görünce "çekin beni" dedi. Olay gece yarısı Taşpazar Mahallesi Ebulfez Elçibey Caddesi üzerinde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, cadde üzerinde denetim yapan İl Emniyet Müdürlüğü mahalle ve çarşı bekçileri yolda zikzak çizdiğini gördükleri 68 ED 731 plakalı otomobili durdurdu. İsmail K. (28) isimli sürücünün konuşmalarından ve araç kullanımından şüphelenen bekçiler olay yerine trafik ekibi çağırdı. Kısa sürede olay yerine gelen İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Denetleme Şubesi ekipleri sürücüyü ilk olarak ehliyet ve ruhsat kontrolünden geçirdi. Yapılan sorgulamasında sürücünün daha önce alkollü araç kullanmaktan yakalandığı ve ehliyetine el konulduğu, bundan dolayı da ehliyetsiz araç kullandığı belirlendi. Ardından sürücüye alkol metre üfleterek ölçüm yapan trafik ekipleri sürücünün 0.90 promil alkollü olduğunu tespit etti. Cezai işlemler için araçtan indirilen alkollü sürücü kendisini durduran bekçileri suçladı. "Bıyığımı keseyim 23, kesmeyim 30 gösteriyorum" Bekçilerin yüzünden yakalandığını belirten alkollü sürücü, "Yani şurada insan gibi ilahiyle gezeyim dedim, çevirdiler. Bir tane bekçi var o beni durduruyor. Benim hayatım dağlarda geçti. Bu mu karşılığı, yazıklar olsun. Benim suçum yok. ‘Dur’ dediler durdum. Siz beni salak zannediyorsunuz. Ben sarhoş falan değilim. Ben 29 yaşındayım. 30’a gireceğim. Minyon tipliyim. Bıyığımı keseyim 23 gösteriyorum, bıyığı kesmeyim 30 gösteriyorum" dedi. Gazetecileri görünce sevinçle zıplayarak "Çekin beni" dedi Gazetecilerin görüntü aldığını gören sürücü adeta mutluluktan havalara uçup koşarak gazetecilerin yanına geldi. Sevinç hareketleriyle gazetecileri tanıdığını iddia eden sürücü, "Ağabey beni çekin. Ben bunlara da yalvardım ‘Bana gazeteci çağırın’ diye yalvardım. Beni haber yap bütün Aksaray beni görsün. Ben alkolüm az iken burada yakalandım." diye konuştu. Ehliyetine 2 yıl el konularak 38 bin lira ceza kesildi Polislerin uzan uğraşlar sonucu işlemlerini tamamladığı genç sürücüye ehliyetsiz ve 2 kez alkollü araç kullanmaktan 38 bin 21 lira para cezası kesilerek, daha önce 6 ay süreyle el konulan ehliyetine 2. Kez yakalandığı için 2 yıla süreyle el konuldu. Yakalandığı otomobil ise olay yerine çağırılan bir yakınına teslim edildi.