ASAYİŞ - 12 Aralık 2024 Perşembe 14:04

Ümraniye’de polis memuru Şeyda Yılmaz’ı şehit eden sanık hakim karşısına çıktı

A
A
A
Ümraniye’de polis memuru Şeyda Yılmaz’ı şehit eden sanık hakim karşısına çıktı

Ümraniye’de polis memuru Şeyda Yılmaz’ı vurarak şehit eden Yunus Emre Geçti’nin 5 ayrı suçtan, ağırlaştırılmış müebbet ve 50 yıla kadar hapis talebiyle yargılanmasına başlandı. Barodan atanan avukatların davadan çekilmesi nedeniyle sanığın savunması alınamadı.

Ümraniye’de 23 Eylül 2024 tarihinde polis memuru Şeyda Yılmaz’ı(27) şehit eden Yunus Emre Geçti, ağırlaştırılmış müebbet ve 50 yıla kadar hapis talebiyle hakim karşısına çıktı. Anadolu 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, sanık Yunus Emre Geçti tutuklu bulunduğu Erzincan Kapalı Cezaevi’nden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlanırken, şehit polis Şeyda Yılmaz’ın eşi Semih Yılmaz ve ailesi salonda hazır bulundu.

Avukatlar davadan çekildi

Tutuklu sanık Yunus Emre Geçti, kimlik tespiti sırasında bekar olduğunu ancak 5 aylık bebeği olduğunu söyleyerek, “Liseyi bitirdim, üniversitede staja başlayacaktım. Bu durumdan dolayı başlayamadım. Teknisyenim. Sabıka kaydım yok” dedi. Mahkeme başkanı, sanık için barodan atanan avukatların istifa dilekçesi belirterek, “Yeniden barodan avukat talep edeceğiz. Bu nedenle senin savunmanı alamıyoruz” dedi. Sanık ise, “Ben savunma yapamayacaksam nasıl yargılanacağım? Bana polis merkezinde ifade verdirdiler. Ben kendimi savunmak istiyorum. Bana ceza verecek misiniz” diye karşılık verdi. Mahkeme başkanı ise “Savunmanı almadan herhangi bir hükme varamayız” ifadelerini kullandı.

“Belimdeki silahı aldı”

Olay günü Yunus Emre Geçti’nin yaraladığı polis memuru müşteki K.H.S., “Gece vardiyası için polis merkezine geldim. Değişim yapılırken Yunus Emre Geçti kelepçeli şekilde merkeze geldi. Tutanağı alıp gerekli görüşmeleri yaptıktan sonra nöbetçi savcıya aktardım, ifade almaya geçtim. Doğukan ve Yunus Emre’nin ifadesini aldım. Ben mukayyit odasındayken polis memuru arkadaşım gelerek Yunus’un kaçtığını söyledi. Ekip olarak aramak için dışarı çıkmışlardı. Kameralara bakmak için odaya gittik. Komiser, ‘Şeyda ile birlikte çıkın, arayın’ dedi. Annesi tekelin orada olabileceğini söyledi. Gittiğinizde Yunus’u gördüm, kaçmaya başladı. Yakaladığımda dilenmeye başladı ve aramızda arbede çıktı. Kelepçelemeye çalıştığımda Şeyda yanımdaydı. Şeyda bana kelepçeyi verdi, takmaya çalışırken kelepçe koptu. Ben sanığı tutarken belimdeki silahı aldı. Vatandaşa ateş etmesin diye namlunun ucunu tutarken ateş etti ve elimden vuruldum. Şeyda’ya siper almasını söyledim. Birkaç kez silah sesi duydum. Kendimi savunma amaçlı ben de siper aldım. Sanık kaçtı. Şeyda’nın yanına gittiğimde hareketsiz yatıyordu. İlk gördüğümde nefes alıyordu. Hastaneye kaldırdık. Tedavim hala devam etmekte” diyerek şikayetçi olduğunu söyledi.

“Eşimin yaralandığını telsizden duydum”

Şehit Şeyda Yılmaz’ın eşi Semih Yılmaz, Sivas’ta görevli polis memuru olduğunu belirterek, “Olayın olduğu gün görevimi ifa ederken telsizden polis memurlarının yaralandığına dair bir anons geldi. Eşimi aradım ama telefonlarımı açmadı. Yola çıktık, arkadaşım vurulan kişinin benim eşim olduğunu söyledi. 2-3 saat bir ameliyat süreci yaşadık. Olayda ihmali bulunan kim varsa şikayetçiyim” dedi. Sanık Yunus Emre Geçti’nin annesi Pınar Geçti, “Madde bağımlısı bir çocuğum var. 26 suç dosyası olan bir çocuğun dışarda gezmesi neden? Sözün bittiği yerdeyim. Olay günü aradım, karakola gittim. Akşam yemek götürmek için karakola gittiğimde Yunus kelepçesiz şekilde yanıma getirildi. Polise, ‘sigara içebilir miyim’ diye sordu. Polis ‘hayır’ deyince merdivenlerden kaçtı. Polis memurlarıyla arabadayken Şeyda Hanım ‘çocuğun nerde’ dedi, ben de mahallede olabileceğini söyledim. Gittiğimizde oradaydı ama zapt edemediler. Ben iki kurşun yedim” diyerek şikayetçi olmadığını söyledi.

Tanıklar olay anını anlattı

Duruşmada olaya tanık olan vatandaşlar dinlendi. Tanık S.K., “Eşim ve çocuklarımla akraba ziyaretinden gelirken tekelin olduğu yerde kalabalık vardı. Silah sesleri duydum. Olay yeriyle aramızda 15 metre vardı. Gidip baktığımda şehit olan polis memurunu gördüm. Ambulansı aradım. Temiz bir tişört isteyip başına tampon yaptım” dedi. E.Y. isimli tanık ise, “Ben olayın geçtiği tekele alışveriş için gelmiştim. Camın önünde dururken koşuşturmayı gördüm. Erkek polis yan dükkanın camına yasladı ve kelepçe takmaya çalıştı. Arbede yaşandı, ancak bir şey yapamadık. Şahıs o sırada polisin silahını aldı. Kadın polis varilin arkasında şahısla çatıştı. 15 saniye içinde silah sesleri kesildi. Kadın polisin yerde yattığını gördük. Şahısın koşarak kaçtığını gördük. Kadın polis kafasından vurulmuştu” dedi. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanık Yunus Emre Geçti’nin tutukluluk halinin devamına karar verdi. Avukat atanması için baroya yazı yazan mahkeme, duruşmayı erteledi.

Ne Olmuştu

Ümraniye’de motosiklet hırsızlığı suçundan yakalanan ve hakkında 26 ayrı suç kaydı olduğu belirlenen Yunus Emre Geçti(19), 22 Eylül’de polis merkezinden kaçmış, görevli polis memurları K.H.S. ile Şeyda Yılmaz, şüpheliyi yakalamak için peşine düşmüştü. Yunus Emre Geçti, kısa süreli kovalamaca sonucu yakalanmış ve bu sırada arbede çıkmıştı. Zanlının polisin silahını alarak ateş etmesi sonucu polis memuru Şeyda Yılmaz şehit olmuş, polis memuru K.H.S. ile şüphelinin annesi Pınar Geçti (43) yaralanmıştı. Gözaltına alındıktan sonra adliyeye sevk edilen şahıs, "kamu görevlisini görevinden dolayı kasten öldürme" suçundan tutuklanmıştı.

Halit Arslan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Binlerce yıllık Roma Hamamı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan ve halk arasında ‘Kral Kızı Hamamı’ olarak da bilinen 2 bin yıllık Roma Hamamı yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Roma İmparatorluğu döneminde, yaklaşık 2 bin yıl önce inşa edildiği değerlendirilen hamam, Anadolu’da antik çağlardan günümüze kadar işlevini koruyarak ulaşan nadir yapılar arasında yer alıyor. Termal su kaynağı üzerine kurulan yapı, hem mimarisi hem de sürekli akan sıcak suyuyla dikkat çekiyor. Sarıkaya Belediyesi’nde Roma Hamamı’nın Sorumlu Şefi olarak görev yapan Rasim Şahin günlük ortalama 50 ile 200 arası ziyaretçi geldiğini belirtti. Şahin, okul gezisi için öğrencileri sıklıkla ağırlayan Roma Hamamı’na en son gelen ziyaretçilerin Fransız turistler olduğunu söyledi. Şahin, "Bisiklet ile dünya turuna çıkan iki tane Fransız arkadaş geldi. Burayla alakalı fikirlerini beyan ettiler. Buraya gelen ziyaretçilerin yorumları güzel. Karşılama, ağırlama, çay kahve ikramımız, fotoğraf çekimi olsun gerekli ilgi alakayı gösteriyoruz. Roma Hamamı’nı ziyarete gelen vatandaşlarımız için ören yerini ziyaretleri bittikten sonra rahatça oturup kahve içebilecekleri bir alanı bize sunan Sarıkaya Belediye Başkanı Osman Gözan’ın katkılarıyla tahsis edilmiştir. Ayrıca hediyelik eşya bölümümüz de mevcut" dedi. Yıl boyunca yerli turistlerin yanı sıra yurt dışından da gelen ziyaretçileri ağırlayan Sarıkaya Roma Hamamı, Yozgat’ın kültürel mirasının en önemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.
İstanbul Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" dedi. İstanbul’da "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin’i unutmuyoruz" sloganıyla yeni yılın ilk sabahında Galata Köprüsü’nde düzenlenen mitinge binlerce vatandaş akın etti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’da mitinge katılanlar arasında yerini aldı. Miting alanında konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bugün İstanbul’dan tarihi bir çağrı yapıyoruz. Yılın ilk gününde Filistin’de, Gazze’de zulmün sona ermesi adına çok önemli bir buluşmayı İstanbullular gerçekleştiriyor. Galata Köprüsü’nün üstünde muhteşem bir kalabalık var. İnsan hakları çağrısı yapıyorlar adalet çağrısı yapıyorlar. Maalesef 7 Ekim 2023’den bu yana 70 bini aşkın Filistin’li şehit edildi. Bunun yüzde 50’den fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor. Dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlendi. Soykırım suçunu işleyenlerle ilgili olarak uluslararası hukuk maalesef işletilemedi. Uluslararası adalet divanın aldığı tedbir kararları icra edilemedi. Uluslararası ceza mahkemesinde açılan soruşturma ilerletilemedi. Batılı ülkeler İsrail’e destek çıktılar. İnsan haklarının ve adaletin savunucusu olmadılar. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep Filistin davasını savunduk. Bu son iki yılın problemi değil bu bir asrı aşan bir sorun. Dünyanın kanayan yarası. uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletlerin bütün kararları bugüne kadar hep yok saydı. Uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararlarına uymayan onları takmayan bir devlet var. Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Hala orada çocuk ve kadın katliamı devam ediyor. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz. Buz gibi bir hava var ama İstanbullular akın akın Galata’ya geldiler. Burada bir millet ittifakının olduğunu hep beraber görüyoruz. Milletimiz duyarlılığını gösterdi. Milli İrade platformu da öncelik etti. Herkes burada top yekun Filistin’le ilgili olarak insanlığın vicdanının sesi oldu" dedi.
Yozgat Saraykent Yılan Boynu Tepesi, keşfedilmeyi bekliyor Yozgat’ın Saraykent ilçesinde yer alan ve Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Yılan Boynu Tepesi, hem arkeolojik zenginliği hem de doğal manzarasıyla dikkat çekiyor. Yozgat’ın doğusunda yer alan ve tarihi ipek yolu güzergahındaki stratejik konumuyla bilinen Saraykent ilçesi, önemli bir kültür mirasını taşıyor. İlçenin Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Yılan Boynu Tepesi, bölgenin binlerce yıllık tarihini yüzeyindeki kalıntılarla gösteriyor. İlçe merkezinin yaklaşık 50 metre kuzeyinde, doğal kayalık bir alan üzerinde yükselen Yılan Boynu Tepesi, yaklaşık 250 metre çapındaki yerleşim alanıyla ilgi çekiyor. Yüzey araştırmalarında elde edilen seramik buluntular; tepenin Erken ve Orta Tunç Çağı, Demir Çağı ve Roma dönemlerinde aktif bir yerleşim yeri olarak kullanıldığına işaret ediyor. Dik yamaçları ve stratejik konumuyla antik çağlarda bir savunma veya gözetleme noktası olarak kullanıldığı tahmin edilen bölge, doğa yürüyüşü ve kültür turizmi meraklıları için ideal bir durak noktası oluşturuyor. İlçe sakinlerinden Tahsin Doğan ilk yerleşim alanının Yılan Boynu Tepesi eteklerinin olduğunu söyledi. Doğan, "Eskiler tepe başlarında yaşıyordu, biliyorsunuz. Orada bir uygarlık yaşamış. Sonraki kuşaklar tepenin eteklerine geçmiş. İlk önce bizim ailelerimiz ve ağaların aileleri yerleşmiş. Mezarlardan, arazi tutmalardan belli. Kitap yazmıştım, orada bahsettim. O tepede Göcenler isimli bir aile kalmış. 1530’lu yıllarda Yılanlı Hüyük diye geçiyor. Osmanlı’da Kanuni dönemi sonrası ekinlik arazilere yerleşmişler" diyerek tarihi sürece değindi.