ASAYİŞ - 12 Aralık 2024 Perşembe 14:04

Ümraniye’de polis memuru Şeyda Yılmaz’ı şehit eden sanık hakim karşısına çıktı

A
A
A
Ümraniye’de polis memuru Şeyda Yılmaz’ı şehit eden sanık hakim karşısına çıktı

Ümraniye’de polis memuru Şeyda Yılmaz’ı vurarak şehit eden Yunus Emre Geçti’nin 5 ayrı suçtan, ağırlaştırılmış müebbet ve 50 yıla kadar hapis talebiyle yargılanmasına başlandı. Barodan atanan avukatların davadan çekilmesi nedeniyle sanığın savunması alınamadı.

Ümraniye’de 23 Eylül 2024 tarihinde polis memuru Şeyda Yılmaz’ı(27) şehit eden Yunus Emre Geçti, ağırlaştırılmış müebbet ve 50 yıla kadar hapis talebiyle hakim karşısına çıktı. Anadolu 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, sanık Yunus Emre Geçti tutuklu bulunduğu Erzincan Kapalı Cezaevi’nden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlanırken, şehit polis Şeyda Yılmaz’ın eşi Semih Yılmaz ve ailesi salonda hazır bulundu.

Avukatlar davadan çekildi

Tutuklu sanık Yunus Emre Geçti, kimlik tespiti sırasında bekar olduğunu ancak 5 aylık bebeği olduğunu söyleyerek, “Liseyi bitirdim, üniversitede staja başlayacaktım. Bu durumdan dolayı başlayamadım. Teknisyenim. Sabıka kaydım yok” dedi. Mahkeme başkanı, sanık için barodan atanan avukatların istifa dilekçesi belirterek, “Yeniden barodan avukat talep edeceğiz. Bu nedenle senin savunmanı alamıyoruz” dedi. Sanık ise, “Ben savunma yapamayacaksam nasıl yargılanacağım? Bana polis merkezinde ifade verdirdiler. Ben kendimi savunmak istiyorum. Bana ceza verecek misiniz” diye karşılık verdi. Mahkeme başkanı ise “Savunmanı almadan herhangi bir hükme varamayız” ifadelerini kullandı.

“Belimdeki silahı aldı”

Olay günü Yunus Emre Geçti’nin yaraladığı polis memuru müşteki K.H.S., “Gece vardiyası için polis merkezine geldim. Değişim yapılırken Yunus Emre Geçti kelepçeli şekilde merkeze geldi. Tutanağı alıp gerekli görüşmeleri yaptıktan sonra nöbetçi savcıya aktardım, ifade almaya geçtim. Doğukan ve Yunus Emre’nin ifadesini aldım. Ben mukayyit odasındayken polis memuru arkadaşım gelerek Yunus’un kaçtığını söyledi. Ekip olarak aramak için dışarı çıkmışlardı. Kameralara bakmak için odaya gittik. Komiser, ‘Şeyda ile birlikte çıkın, arayın’ dedi. Annesi tekelin orada olabileceğini söyledi. Gittiğinizde Yunus’u gördüm, kaçmaya başladı. Yakaladığımda dilenmeye başladı ve aramızda arbede çıktı. Kelepçelemeye çalıştığımda Şeyda yanımdaydı. Şeyda bana kelepçeyi verdi, takmaya çalışırken kelepçe koptu. Ben sanığı tutarken belimdeki silahı aldı. Vatandaşa ateş etmesin diye namlunun ucunu tutarken ateş etti ve elimden vuruldum. Şeyda’ya siper almasını söyledim. Birkaç kez silah sesi duydum. Kendimi savunma amaçlı ben de siper aldım. Sanık kaçtı. Şeyda’nın yanına gittiğimde hareketsiz yatıyordu. İlk gördüğümde nefes alıyordu. Hastaneye kaldırdık. Tedavim hala devam etmekte” diyerek şikayetçi olduğunu söyledi.

“Eşimin yaralandığını telsizden duydum”

Şehit Şeyda Yılmaz’ın eşi Semih Yılmaz, Sivas’ta görevli polis memuru olduğunu belirterek, “Olayın olduğu gün görevimi ifa ederken telsizden polis memurlarının yaralandığına dair bir anons geldi. Eşimi aradım ama telefonlarımı açmadı. Yola çıktık, arkadaşım vurulan kişinin benim eşim olduğunu söyledi. 2-3 saat bir ameliyat süreci yaşadık. Olayda ihmali bulunan kim varsa şikayetçiyim” dedi. Sanık Yunus Emre Geçti’nin annesi Pınar Geçti, “Madde bağımlısı bir çocuğum var. 26 suç dosyası olan bir çocuğun dışarda gezmesi neden? Sözün bittiği yerdeyim. Olay günü aradım, karakola gittim. Akşam yemek götürmek için karakola gittiğimde Yunus kelepçesiz şekilde yanıma getirildi. Polise, ‘sigara içebilir miyim’ diye sordu. Polis ‘hayır’ deyince merdivenlerden kaçtı. Polis memurlarıyla arabadayken Şeyda Hanım ‘çocuğun nerde’ dedi, ben de mahallede olabileceğini söyledim. Gittiğimizde oradaydı ama zapt edemediler. Ben iki kurşun yedim” diyerek şikayetçi olmadığını söyledi.

Tanıklar olay anını anlattı

Duruşmada olaya tanık olan vatandaşlar dinlendi. Tanık S.K., “Eşim ve çocuklarımla akraba ziyaretinden gelirken tekelin olduğu yerde kalabalık vardı. Silah sesleri duydum. Olay yeriyle aramızda 15 metre vardı. Gidip baktığımda şehit olan polis memurunu gördüm. Ambulansı aradım. Temiz bir tişört isteyip başına tampon yaptım” dedi. E.Y. isimli tanık ise, “Ben olayın geçtiği tekele alışveriş için gelmiştim. Camın önünde dururken koşuşturmayı gördüm. Erkek polis yan dükkanın camına yasladı ve kelepçe takmaya çalıştı. Arbede yaşandı, ancak bir şey yapamadık. Şahıs o sırada polisin silahını aldı. Kadın polis varilin arkasında şahısla çatıştı. 15 saniye içinde silah sesleri kesildi. Kadın polisin yerde yattığını gördük. Şahısın koşarak kaçtığını gördük. Kadın polis kafasından vurulmuştu” dedi. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanık Yunus Emre Geçti’nin tutukluluk halinin devamına karar verdi. Avukat atanması için baroya yazı yazan mahkeme, duruşmayı erteledi.

Ne Olmuştu

Ümraniye’de motosiklet hırsızlığı suçundan yakalanan ve hakkında 26 ayrı suç kaydı olduğu belirlenen Yunus Emre Geçti(19), 22 Eylül’de polis merkezinden kaçmış, görevli polis memurları K.H.S. ile Şeyda Yılmaz, şüpheliyi yakalamak için peşine düşmüştü. Yunus Emre Geçti, kısa süreli kovalamaca sonucu yakalanmış ve bu sırada arbede çıkmıştı. Zanlının polisin silahını alarak ateş etmesi sonucu polis memuru Şeyda Yılmaz şehit olmuş, polis memuru K.H.S. ile şüphelinin annesi Pınar Geçti (43) yaralanmıştı. Gözaltına alındıktan sonra adliyeye sevk edilen şahıs, "kamu görevlisini görevinden dolayı kasten öldürme" suçundan tutuklanmıştı.

Halit Arslan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Balıkesir 1. Uluslararası Gastrofest açıldı "Balıkesir 1. Uluslararası Gastrofest" kapılarını ziyaretçilere açtı. Balıkesir’in kadim mutfak kültürünü geleceğe taşırken kentin köklü geçmişiyle harmanlanan birbirinden değerli gastronomi mirasını gözler önüne seren 1. Uluslararası Balıkesir Gastronomi Festivali Avlu’da görkemli bir açılışla kapılarını ziyaretçilere açtı. Avlu Yaşam Merkezi’ni tıklık tıklım dolduran vatandaşlar festivali miting alanına çevirdi. Bereketli toprakları, eşsiz lezzetleri ve doğasıyla öne çıkan kentin mutfağını dünyaya tanıtmak için bu yıl ilk defa Uluslararası Balıkesir Gastrofest’i hayata geçiren Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, festival açılışını da tüm CHP’li büyükşehir belediye başkanları ile birlikte gerçekleştirdi. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Festival Moderatörü Akademisyen Şef Dr. Esat Özata sunumunu gerçekleştirdi. Balıkesir sofrasına ait ürünleri sergileyen ve unutulmaz lezzetleri tanıtan Şef Levent Kaynak Balıkesir’in coğrafi işaretli lezzetlerini tanıttı. Etkinliğe CHP’li 14 büyükşehir belediye başkanı ve temsilcileri katıldı. Festivali oldukça beğenen başkanlar, stantları ilgiyle inceledi ve Balıkesir’in eşsiz lezzetlerini tek tek deneyimledi. Balıkesir’in marka değerine büyük katkı sunan festivali oldukça başarılı bulan başkanlar, Başkan Ahmet Akın’ı tebrik etti. Gastronominin bir festivalin ötesinde Balıkesir’in kalkınma hikâyesinin en güçlü taşıyıcılarından biri olduğunu söyleyen Başkan Akın, Balıkesir’de yükselen birlik ve beraberlik ruhunun paylaşmanın, üretmenin ve birlikte büyümenin en güzel örneklerinden biri olduğunu vurguladı. Başkan Akın, "Balıkesir’imizin; tarihiyle, doğasıyla, tarımıyla olduğu kadar mutfağıyla da eşsiz bir şehir olduğunu bütün Türkiye’ye bütün dünyaya göstermek istiyoruz. Kaz Dağları’nın oksijeniyle yetişen mahsullerden Marmara denizinden gelen bereketine, zeytininden peynirine, şifalı bitkilerinden höşmerimine kadar her ilçemizin ayrı bir lezzeti, ayrı bir hafızası olduğunu biliyoruz" şeklinde konuştu. Balıkesir’i Türkiye’nin en güçlü gastronomi rotalarından biri haline getirmeyi hedeflediklerini söyleyen Başkan Akın, "Biz, Balıkesir’i fuarlar ve festivaller şehri yapacağız demiştik. Bununla ilgili önemli çalışmalar yapıyoruz. En son Kitap Fuarımızı hayata geçirdik. Yine burada Gastronomi Festivalimizi yapıyoruz. Gastronomi, Balıkesir için yalnızca sofraya gelen lezzetlerin toplamı anlamına gelmiyor. Gastronomi, tarladaki üreticiden mandıradaki emeğe, zeytinlikten pazara, kooperatiften restorana, köyden turizm rotasına uzanan büyük bir değer zinciridir. Biz bu zincirin her halkasını güçlendirmek için hep birlikte üreticisiyle, satıcısıyla odalarımızla, kurumlarımızla tam bir istişare içinde çalışıyoruz. Yerel ürünlerimizi markalaştırmak için çalışıyoruz" diyerek Balıkesir’in adının daha geniş coğrafyalarda duyulacağını sözlerine ekledi. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, "Ben aynı zamanda Tarihi Kentler Birliği Başkanı’yım. Birlikte illerimizde, beldelerimizdeki kültürel değerleri ortaya çıkarmamızın yanı sıra Bu yıl iki uygulamamız var. Birisi Milli Mücadele Rotası. Kuvayımilliye’nin merkezi Balıkesir gayet uygun ve Milli Mücadele Rotası’nı ayın 16’sında birlik üyesi belediye başkanlarımıza göstereceğiz" dedi. Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, "Bu kadim topraklarda asırların kültür birikimi var. Balıkesir de bunlardan bir tanesi. Allah dünyada çok az noktaya nasip etmiştir. Her bitkinin yetiştiği ve bunun kaliteli olduğu çok az nokta vardır ve Balıkesir de bunlardan bir tanesi. Şehri şöyle bir dolaştım. Ahmet Başkan, iki yılda az bir zamanda çok başarılı işler başarmış. Ahmet Başkan’ımız bugün çok önemli bir iş yapıyor. Her şeyin ilkini yapmak, bunu ön görmek çok önemli. Bu kadar zengin ürünleri olan Balıkesir’de bir gastronomi festivali eksikliğini görmüş ve gereğini yapmış. İnşallah ilelebet devam etsin bu festivalimiz. Kimseyi ayırmadan herkesi kucaklıyor" dedi. Açılışın ardından festival alanını gezilirken yöresel lezzetler de şefler tarafından tanıtıldı.
Kastamonu BTK Başkanı Karagözoğlu: "6. nesil haberleşme kuantuma karşı tedbirleri de içinde barındıracak" Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, kuantum bilgisayarlarının oluşturduğu güvenlik risklerine karşı 6. nesil haberleşme (6G) sisteminde tedbirlerin olacağını ifade etti. Kastamonu Üniversitesi’nin kuruluşunun 20. yılı etkinlikleri kapsamında Yapay Zeka Çalışmaları Koordinatörlüğü tarafından "Kariyer Zirvesi" düzenlendi. Zirveye Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı (BTK) Ömer Abdullah Karagözoğlu konuşmacı olarak katıldı. Hoca Ahmet Yesevi Kültür Merkezinde gerçekleştirilen zirvede konuşan Karagözoğlu, Türkiye’nin veri ve iletişim alanında yürüttüğü çalışmalarla ilgili öğrencilerle bilgiler paylaştı. "5G’de yerli ürün yükümlülüğünü yüzde 60’lara çektik" 4.5G altyapısında şebekenin yüzde 52’sinin yerli ürünlerle sağlandığını ifade eden Karagözoğlu, "Şu an kullanmaya başladığımız 5G ile birlikte bu yükümlülüğü değiştirdik. Yerli ürün yükümlülüğünü yüzde 60’lara çektik, ’milli ürün’ diye de yeni bir tanım getirdik. Bu yeni milli ürün tanımında fikri, mülki ve sınai hakları bize ait olan ürün. Burada da yüzde 30 oranında yükümlülük getirdik. İlk başta yüzde 15 ama sektörde bunun bulunması durumunda da yüzde 30’a kadar çıkartılabilme yükümlülüğünü getirdik" dedi. "6. nesil haberleşme kuantuma karşı tedbirlerini de içinde barındıracak" Türkiye’nin kuantum bilgisayar çalışmalarının sürdüğünü dile getiren Karagözoğlu, "Bugün bizim kuantum bilgisayarımız var mı, çalışmalarımız var. Şu anda ARF, kuantum bilgisayar veya süper bilgisayar, kuantuma dönüştürebilecek süper bilgisayarlar üzerinde biz de çalışıyoruz. Peki, bunlar geldiği zaman ne olacak? Bu konuyla ilgili korku, bugüne kullandığımız kripto altyapılar, şifreleme algoritmalarını bu kuantum bilgisayarların kırabileceği kaygısı var. Bunun tedbiri var mı? Bunun da tedbiri var. Siz de o algoritmalarınızı değiştireceksiniz, algoritmaların kullanım sürelerini değiştireceksiniz. Örnek veriyorum; bugün 3 yıldır kullanıyorsam bir sertifikayı, belki 1 aylık, belki 1 yıllık gibi sürelerini tahdit edeceksiniz. Bunun kırılma risklerine karşı farklı önlem alacağız. 6. nesil haberleşme kuantuma karşı tedbirleri de içinde barındıracak" diye konuştu. "Veri merkezi hizmetini 81 ilde yaygınlaştırmak için altyapı yatırımlarımız sürüyor" 6. nesil iletişim ile birlikte ‘bulut bilişimi’nde değişim yaşanacağını ifade eden Karagözoğlu, bunun için Türkiye’deki veri merkezlerinin yagınlaştırılacağını kaydederek, "Böylelikle bilhassa bulut bilişiminin önünü inşallah veri merkezlerimizle açacağız. Peki, gelecekte veri merkezlerinin bu haberleşme alanı için ehemmiyeti nedir? Örneğin; ben Kastamonu’dayım, burada bir veri merkezi varsa, benim talep ettiğim bilgi de Kastamonu’daki veri merkezinde varsa, oradan gelecektir. İstanbul’dan gelen ile Kastamonu’dan gelen arasındaki milisaniyeler belki günün sonunda sizin yapacağınız hesaplama, yapacağınız yapay zeka çalışmalarının hepsine etki edecek. Onun için altyapı yatırımlarımızı da gün geçtikçe yaygınlaştırıyoruz ve 81 ilimizde bu hizmetleri yaygınlaştırmakla ilgili de çalışmalar sürüyor" şeklinde konuştu. "Yerli ve milli bir yapay zekamız olsun" Türkiye’de 16 üniversite bünyesinde kurulan yapak zeka koordinatörlüklerini BTK olarak desteklerini söyleyen Karagözoğlu, yerli ve milli bir yapay zekanın yapılmasının önemine değinerek, "Böyle bir modelin hangisi çıkıyorsa onu, üniversitelerimizi de bu işin içine dahil ederek büyütsek, yerli ve milli bir yapay zekamız olsa. Çünkü destek vermezsek o söner. Destek vereceğiz, yapılarımızı kullanacağız" ifadelerini kullandı "Sadece teknoloji üretmeyeceğiz, teknolojiye yön veren bireylerde yetiştireceğiz" Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Atalan ise, "Üniversite olarak bizler de teknoloji odaklı bir üniversite olma yolunda kararlılıkla ilerliyoruz. Yapay zekanın konuşulduğu, üretildiği, araştırıldığı ve günlük akademik yaşamın bir parçası haline geldiği bir kampüs iklimi oluşturma gayreti içerisindeyiz. Çünkü artık mesele yalnızca teknolojiyi tüketmek değil, teknoloji üreten, geliştiren ve yön veren bireyler yetiştirebilmektir. Bu noktada öğrencilerimizin yalnızca teorik bilgiyle değil, proje üretme kültürüyle de yetişmesini çok önemsiyoruz" dedi. Kastamonu Üniversitesi Yapay Zeka Çalışmaları Koordinatörü Prof. Dr. Tunay Kamer de yapay zekayı eğitim, araştırma, projel, kampüs yaşamı başta olmak üzere her alanda etkin biçimde kullanan bir ekosistem oluşturmayı hedeflediklerini dile getirdi. Programın ardından BTK Akademi eğitimlerini tamamlayan öğrencilere sertifikaları takdim edildi.
İstanbul İstanbul merkezli 3 ilde "change oto" operasyonunda 8 tutuklama İstanbul merkezli 3 ilde, hasarlı araçların şaselerini yurt dışından kaçak yollarla getiren veya yurt içinden çalınan araçlara monte ederek trafiğe süren şebekeye yönelik düzenlenen operasyon kapsamında 8 şüpheli tutuklandı. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, kazalı, yangın, deprem ve benzeri nedenlerle ağır hasar alarak kullanılamaz hale gelen araçlara ait fabrikasyon seri numaralarını, yurt dışından veya piyasadan temin ettikleri hacizli/yakalamalı araçların seri numaraları üzerine uyarlayarak "change" işlemi yaparak vatandaşları dolandıran organize suç örgütüne yönelik çalışma yürümüştü. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde harekete geçen polis, şebekenin bu yöntemlerle change yapılan araçları üçüncü şahıslara satarak milyonlarca lira vurgun gerçekleştirdiklerini tespit etmişti. İstanbul merkezli olarak Samsun ve Antalya’da eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, birçok ev ve iş yerine yönelik baskınlarda 16 şüpheli yakalanarak gözaltına alınmış, 28 araca el konulmuştu. Gözaltına alınan 16 şüpheli Asayiş Şube Müdürlüğündeki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilmişti. 8 şüpheli tutuklandı Adliyeye sevk edilen şüpheliler, savcılık ifadelerinin ardından Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne çıkarıldı. İşlemleri tamamlanan 16 şüpheliden 8’i tutuklanarak cezaevine gönderildi. 8 şahıs ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı. Başsavcılıkça, konuya ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor.
Sivas Başkan Uzun: "Atıl yapıları tek tek şehre kazandırıyoruz" Sivas Belediyesi tarafından kapsamlı şekilde yenilenerek yeniden hizmete açılan Yenişehir Hanımlar Kültür Merkezi’nde 12 farklı kursta 250 kursiyer eğitim alacak. Sivas Belediyesi tarafından yenilenerek yeniden hizmete açılan Yenişehir Hanımlar Kültür Merkezi düzenlenen törenle vatandaşların kullanımına sunuldu. Kamu kaynaklarının verimli kullanılması ve atıl durumdaki yatırımların yeniden şehre kazandırılması hedefiyle çalışmalarını sürdüren Sivas Belediyesi, bir süredir kullanılmayan Yenişehir Hanımlar Kültür Merkezi’ni kapsamlı yenileme çalışmalarının ardından yeniden faaliyete geçirdi. Düzenlenen açılış törenine Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun’un yanı sıra sivil toplum kuruluşu temsilcileri, mahalle muhtarları ve vatandaşlar katıldı. Törende konuşan Kadın Kuaförlüğü Kursiyeri Esra Özdal, merkezde verilen eğitimlerin kadınların sosyal ve ekonomik hayatta daha aktif rol almasına katkı sunduğunu belirterek, kendilerine bu imkânı sağlayan belediye yönetimine teşekkür etti. Yenişehir Hanımlar Kültür Merkezi’nde Kur’an-ı Kerim, Hazır Giyim, El Nakışı, Mefruşat, Aşçı Çırağı ve Kadın Kuaförlüğü başta olmak üzere toplam 12 kursta 250 kursiyerin eğitim aldığı öğrenildi. "Atıl yapıların tamamını şehrimize kazandırıyoruz" Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun ise göreve geldikleri günden bu yana şehirde atıl durumda bulunan alanları yeniden kazandırmak için çalışma yürüttüklerini söyledi. Yenişehir Hanımlar Kültür Merkezi’nin mahalle sakinleri için önemli bir ihtiyacı karşıladığını ifade eden Uzun, "Mahalle muhtarımızın ve özellikle hanım kardeşlerimizin talepleri vardı. Biz de hızlı bir şekilde planlamalarımızı yaparak binayı yeniden ayağa kaldırdık. Hem mahallemize değer kattık hem de vatandaşlarımızın taleplerini yerine getirdik. Şehrimizdeki atıl yapıların tamamını birer birer yeniden kullanıma kazandırıyoruz" dedi. Konuşmaların ardından edilen dualar eşliğinde kurdele kesilerek merkezin açılışı gerçekleştirildi.
Ankara Pakistan’ın Ankara Büyükelçiliğinden "Marka-E-Haq Anma Programı" Pakistan’ın Ankara Büyükelçiliği tarafından "Marka-e-Haq Anma Programı" düzenlendi. Pakistan’ın Ankara Büyükelçiliğince, Pakistan ile Hindistan arasında Mayıs 2025’te yaşanan çatışmalar için "Gerçeğin Savaşı" anlamına gelen "Marka-e-Haq Anma Programı" düzenlendi. Programa, AK Parti Van Milletvekili Burhan Kayatürk, Ankara Bilim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yavuz Demir, Jeostratejik Öngörü Enstitüsü Başkanı Dr. Güray Alpar, Emekli Büyükelçi Numan Hazar, Türk Dışişleri Bakanlığı temsilcileri, düşünce kuruluşları, akademi, medya ve Pakistan toplumu temsilcileri katıldı. Törende konuşan Büyükelçi Dr. Yousaf Junaid, Marka-e-Haq sırasında Pakistan Silahlı Kuvvetleri ile Pakistan halkının gösterdiği cesaret ve profesyonelliğe övgüde bulundu. Pakistan’ın, Bunyan-un-Marsoos Operasyonu aracılığıyla meşru müdafaa hakkını itidal ve kararlılıkla kullanırken, uluslararası hukuka, barışa ve sorumlu davranış ilkesine bağlılığını kararlılıkla sürdürdüğünü ifade etti. Junaid, Pakistan’ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumaya tamamen hazır olmakla birlikte, sürekli olarak diyalog ve gerilimin azaltılmasını savunduğunu vurguladı. Junaid ayrıca, gerginlik döneminde gösterdikleri kararlı destek ve tarafsız habercilik nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve halkına, ayrıca Türk medyasına teşekkür etti. AK Parti Milletvekili Burhan Kayatürk, Türkiye’nin Pakistan’a olan sarsılmaz desteğini yineleyerek, güçlü savunma kabiliyetlerinin çatışmayı caydırıcı bir unsur olduğunu ve saldırganlığı önleyerek barışın korunmasına katkı sağladığını vurguladı. Kayatürk ayrıca, Pakistan’ın bölgesel barış ve istikrarı teşvik etmeye yönelik yapıcı diplomatik çabalarını, özellikle bölgesel gerilimler sırasında yaptığı itidal ve diyalog çağrılarını takdir etti. Eski Büyükelçi Numan Hazar ise barışın korunmasının, uluslararası hukuka bağlılık ve ilgili Birleşmiş Milletler kararlarının uygulanmasını gerektirdiğini ifade etti. Hazar, devletlerin egemenliklerini ve toprak bütünlüklerini savunmaya her zaman hazır olmaları gerektiğini, ancak kalıcı barışın yalnızca diyalog ve diplomasi yoluyla sağlanabileceğini belirtti. Etkinlik, Pakistan’ın barışı, istikrarı ve sürekli refahı için yapılan dualarla sona erdi.