GÜNDEM - 23 Nisan 2026 Perşembe 10:17

Uyuşturucu bağımlılığından kurtulduğu dernekte rehber oldu

A
A
A
Uyuşturucu bağımlılığından kurtulduğu dernekte rehber oldu

İstanbul’da yaşayan Sıla Akdaş, uyuşturucu bağımlılığını kadınlar tarafından kurulan dernekte bireysel terapi, grup çalışmaları ve farkındalık eğitimleriyle yendi. Aynı dernekte gönüllü olarak çalışmaya başlayarak kendisi gibi uyuşturucuyu yenmeye çalışanlara rehber olan Akdaş, "Burada ilk kez fikirlerimin önemsendiğini, insan yerine konulduğumu hissettim. En başta ailemle aram düzeldi. Kendimi geliştirmeye, öğrenmeye ve hayatı yeniden kurmaya başladım. Madde kullanırken duygularımızı bastırıyorduk. Ağlamamız gereken yerde ağlayamıyor, gülmemiz gereken yerde gülemiyorduk. Şimdi ise duygularımı gerçekten yaşayabiliyorum" dedi.


Bahçeşehir’de faaliyet gösteren Beyaz Kelebekler ve Sadra Şifa Derneği ile Liman Ayık Yaşam Derneği, uyuşturucu bağımlılığıyla mücadele eden kadınlara ücretsiz rehabilitasyon desteği sağlıyor. Derneklerde uygulanan program kapsamında kadınlar yalnızca maddeyi bırakmaya değil, aynı zamanda maddesiz bir yaşam kurmaya hazırlanıyor. Ücretsiz olarak yürütülen süreçte bağımlı kadınlar güvenli bir ortamda konaklayarak, uzman psikologlar eşliğinde bireysel psikoterapi seanslarına katılıyor. Bunun yanı sıra grup eğitimleri, farkındalık odaklı çalışmalar ve sosyal uyum programlarıyla danışanların yeniden sağlıklı bir yaşam düzeni kurmaları amaçlanıyor. Tedavi programı ortalama 3 ay sürerken, bazı danışanlarda bu süre 6 aya kadar uzayabiliyor. Sürecin sonunda danışanlar, hem madde kullanımını bırakmış hem de sosyal hayata adapte olmuş, kendi yaşamlarını sürdürebilecek seviyeye ulaşmış bireyler oluyor. Uyuşturucu bağımlılığını yenen Sıla Akdaş, dernekte gönüllü olarak çalışmaya başlayarak kendisi gibi uyuşturucuyu yenmeye çalışanlara rehberlik yapıyor.



"Birilerinin beni takip ettiğini düşünmeye başladığımda uyuşturucunun bana verdiği zararı gördüm"


Bağımlılıktan kurtuluş sürecini anlatan Sıla Akdaş, "Ailemle problemler yaşadığım bir dönemde, Ankara’da yaşarken psikolojik olarak kendimi çok kötü hissediyordum. Bir anlık kararla İstanbul’a gelmeye karar verdim. Kendi ayaklarımın üzerinde durmaya çalıştığım, iş aradığım ve yalnız kaldığım bu süreçte bulunduğum ortamlarda uyuşturucuyla tanıştım. Yaklaşık üç yıl süren bir bağımlılık sürecim oldu. İlk başta yapay bir mutluluk, haz ve özgüven veriyordu. Uyuşturucu kullanmaya başladığımda bunun ne kadar yıkıcı bir şey olduğunu bilmiyordum. ’İstemezsem bırakırım’ diye düşünüyordum. Ancak zamanla vücudum buna alıştı ve bırakmak istediğimde bunun hiç de kolay olmadığını fark ettim. 3 yılın sonunda psikozlarım başladı. Olmayan kişileri görüyor, sesler duyuyor, kalabalıkların içinde eziliyormuş gibi hissediyordum. Sürekli birilerinin beni takip ettiğini ve kovaladığını düşünüyordum. O zaman uyuşturucunun bana verdiği zararı gerçekten gördüm" dedi.



Uyuşturucuyu yendiği dernekte rehber oldu


Telefonunun kırılmasıyla birlikte uyuşturucu kullandığı çevre ile bağlantısının koptuğunu söyleyen Akdaş, "O dönem ailem Ankara’daydı, ben ise İstanbul’daydım. Başka insanların telefonlarından aileme ulaşıp, ’Yeter ki beni yanınıza alın, ben maddeyi bırakmak istiyorum’ dedim. Daha sonra Ankara’ya döndüm. Ailem beni tedavi için çeşitli yerlere başvurdu. O sırada annem, Liman Ayık Yaşam Derneği’nden arandığımızı ve başvurumun kabul edildiğini söyledi ve böylece derneğe geldim. Şu anda Beyaz Kelebekler ve Liman Ayık Yaşam Derneği’nin ortak yürüttüğü bölümde rehberlik yapıyorum. Bu bağımlılığın temelinde ailemle yaşadığım problemler ve psikolojik olarak kendimi yalnız hissetmem vardı. Kilo problemim nedeniyle hem ailemden hem arkadaş çevremden sürekli baskı görüyordum. Bu durum beni çok yıpratıyordu. Ailemin yanından ayrılıp İstanbul’a gitmem ve orada yanlış insanlarla karşılaşmam en büyük sebeplerden biri oldu. Bana maddeyi ilk uzatan kişiler, bunun hem kilolarımı azaltacağını hem de yaşadığım sıkıntıları unutturacağını söyleyerek beni teşvik etti" diye konuştu.



"Ağlayabildiğim için bile mutlu olduğum zamanlar oluyor, artık gerçekten hissedebiliyorum"


Dışarıda kendine ait bir çevresi bulunmadığını söyleyen Akdaş, "Gerçek arkadaşlığı dernek sayesinde gördüm. İlk kez fikirlerimin önemsendiğini, insan yerine konulduğumu burada hissettim. Kapıdan girdiğim anda bavulumu alıp, beni karşılamaları çok kıymetliydi. İyileşme hala devam eden bir süreç. Yaklaşık 15-20 gün içinde programa uyum sağlamaya başladım. Şimdi neredeyse bir yıldır buradayım. Dışarıdayken maddeyi bırakmanın mümkün olduğuna hiç inanmıyordum. Bana bunu söyleyen insanlarla tartıştığım zamanlar oldu. Ama bugün bunun gerçekten mümkün olduğunu yaşayarak gördüm. Dışarıda hala kurtulamayacağını düşünen birçok kadın olduğunu biliyorum. Onlara söyleyebileceğim tek şey, bunun mümkün olduğu. Ben burada örnek aldığım insanları gördüm. Onların ayık kalabilmesi bana da umut verdi. En başta ailemle aram düzeldi. Madde kullanırken ailem küçük kardeşlerimle görüşmeme izin vermiyordu. Babam telefonu yüzüme kapatıyordu. Şimdi ise ben söylemeden telefonu kardeşime veriyor. Ayrıca kendimi geliştirmeye, öğrenmeye ve hayatı yeniden kurmaya başladım. Madde kullanırken duygularımızı bastırıyorduk. Ağlamamız gereken yerde ağlayamıyor, gülmemiz gereken yerde gülemiyorduk. Şimdi ise duygularımı gerçekten yaşayabiliyorum. Ağlayabildiğim için bile mutlu olduğum zamanlar oluyor. Artık gerçekten hissedebiliyorum" şeklinde konuştu.



"Maddeyi bırakmak isteyen herkese kapılarımız sonuna kadar açık"


Derneğin Müdür Yardımcısı Ayşenur Küçükboyacı, "Derneğimiz, tamamen gönüllü hanımlardan oluşuyor. Yıllardır yardım faaliyetleri gerçekleştiriyoruz. 2020 yılında aşevi faaliyetimizi hayata geçirebilmek için dernek statüsüne geçtik. Aşevimizde haftanın 3 günü, ihtiyaç sahibi aileler için 350 kişilik yemek dağıtılıyor. Aşevimizde yalnızca şefimiz maaşlı ve profesyonel olarak görev yapmaktadır. Diğer bütün hanımlar tamamen gönüllü olarak, ev hanımı kimlikleriyle destek vermektedir. Kilolarca patates soyuluyor, soğanlar hazırlanıyor, yemekler pişiriliyor ve dağıtılıyor. Tüm bu süreç tamamen gönüllü hanımlar tarafından yürütülmektedir. 2025 yılının ağustos ayında uyuşturucuyla mücadele merkezimiz açıldı. 2026 yılı da zaten bağımsızlık yılı olarak ilan edildi. Burada, genç hanımlarımızın yeniden hayata katılabilmesi için ücretsiz ve ilaçsız bir şekilde rehberlik hizmeti verilmektedir. Derneğimiz, Beyaz Kelebekler Sadece Şifa ile Liman Ayık Yaşam Derneği iş birliğiyle faaliyetlerini sürdürmektedir. Yeniden hayata başlamak isteyen, maddeyi bırakmak isteyen tüm gençlerimize ve özellikle genç kadınlarımıza kapılarımız sonuna kadar açıktır" ifadelerini kullandı.



"Sağlıklı insanların da hayatlarında olumsuz duygular yaşayabileceğinin farkındalığını kazanıyorlar"


Bağımlı bireylerin yalnızca maddeyi bırakmalarını değil, aynı zamanda maddesiz bir hayatı nasıl inşa edeceklerini hedefleyen çalışmalar yürüttüklerini belirten Psikolog Seval Ekin ise "Bunu yaparken bireysel psikoterapi seanslarından, grup eğitimlerinden ve farkındalık odaklı çalışmalardan yararlanıyoruz. Tedavi programımız 3 ay ile 6 ay arasında sürmektedir. Altı ayın sonunda mezun ettiğimiz danışanlarımızı da takip etmeye devam ediyoruz ve gerekli destek süreçlerimiz sürüyor. Kalıcı iyileşmeyi sağlayabilmek adına aileleri de bu sürece dahil ediyoruz. Her çarşamba akşamı ailelerle online görüşmeler gerçekleştiriyoruz ve danışanlarımız mezun olduktan sonra da bu iletişim devam ediyor. Danışanlarımız, özel hayatlarında öncelikle yoğun bir yalnızlık duygusu hissediyor ve buna benzer zor duygular yaşıyorlar. Yaşadıkları bu olumsuz duyguları bastırmanın yolunun madde olduğunu düşündükleri için, yoğun duygularla baş edebilmek adına ilk başvurdukları şey madde oluyor. Ancak buraya geldikten sonraki süreçte, sağlıklı insanların da hayatlarında zaman zaman olumsuz duygular yaşayabileceğinin farkındalığını kazanıyorlar. Kişi artık zor duygular yaşadığında o duygunun içinde kalabilmeyi, anda kalabilmeyi ve bunu yönetebilmeyi öğreniyor" dedi.



"Uyuşturduğu için problemleri çözmez, sadece problemler yokmuş gibi hissettirir"


Tüm bireylerin hayatının inişli çıkışlı olduğunu söyleyen Psikolog Ekin, "Zor zamanlarımızda madde yalnızca bizi uyuşturduğu için problemleri çözmez, sadece problemler yokmuş gibi hissettirir. Oysa yaşamda sağlıklı bir şekilde kalabilmek, kendimizi koruyabilmek ve hayatımızı sürdürebilmek için zaman zaman acı hissetmenin de bize fayda sağladığını kabul etmek gerekir. Biz biliyoruz ki dışarıda şu anda bağımlılıkla mücadele eden birçok vatandaşımız var. Asla yalnız değiller ve bu süreci tek başlarına atlatamazlar. Biz onların yanındayız. Bize başvurarak, derneğimize gelerek, daha profesyonel bir ekiple ve daha sağlıklı bir destek sistemiyle bu problemi uzun vadede, kalıcı bir şekilde çözebiliriz. Aynı zamanda şuna da inanıyoruz; iyileşmenin gücü, iyileştirmektir. Derneğimizde eski bağımlılardan oluşan hocalarımız da bulunuyor. Kendileri geçmiş yaşamlarında bağımlılık yaşamış bireylerdi. Ancak bugün bizimle birlikte çalışan, danışanlara rehberlik eden ve bu hizmetin içinde aktif olarak yer alan kişiler haline geldiler" diye konuştu.



Uyuşturucu bağımlılığından kurtulduğu dernekte rehber oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Zeytin kültürü minik şeflerle geleceğe taşınıyor Marmarabirlik’in çocuklara zeytini sevdirmek, sağlıklı beslenme bilinci kazandırmak ve yerli üretimin değerini anlatmak amacıyla hayata geçirdiği "Minik Şeflerle Zeytinli Tarifler" Projesi, Orhangazi Atatürk İlkokulu’nda gerçekleştirilen etkinlikle yolculuğunu sürdürdü. Daha önce Dereköy İlkokulu ve Umurbey İlkokulu’nda yoğun ilgi gören proje, Orhangazi’de de öğrencilerin büyük heyecanı ve katılımıyla hayata geçirildi. Etkinlikte minik şefler, zeytini farklı tariflerle buluşturarak hem öğrendi hem de keyifli anlar yaşadı. Programa; Orhangazi Kaymakamı Zafer Karamehmetoğlu, Orhangazi İlçe Milli Eğitim Müdürü Erol Şanlıtürk, Orhangazi İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Murat Taşan, Orhangazi Atatürk İlkokulu Müdürü Behlül Koçcaz, Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız, Marmarabirlik Yönetim Kurulu Üyesi Remzi Bayram, Marmarabirlik Genel Müdürü Mehmet Ertaş, Marmarabirlik Mali ve İdari İşler Direktörü Murat Kocaman ve Marmarabirlik Orhangazi Kooperatif Başkanı Hüseyin Sevdi katıldı. Etkinliğin odağında yer alan Bursa gastronomisinin önemli isimlerinden Tuncay Şef, sınıf ortamında adeta bir mutfak kurgulayarak minik şeflerle birlikte zeytinli tarifler hazırladı. Uygulamalı anlatımıyla çocuklara rehberlik eden Tuncay Şef, tariflerin püf noktalarını paylaşırken öğrencilerin sürece aktif katılımı etkinliğe ayrı bir dinamizm kattı. Programda konuşan Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız, zeytinin yalnızca bir tarım ürünü değil, aynı zamanda köklü bir kültürün parçası olduğuna dikkat çekerek, "Gelecek nesillere zeytin sevgisini aşılamak, üretimin değerini anlatmak ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarını küçük yaşta kazandırmak amacıyla bu projeyi sürdürüyoruz" dedi. Proje kapsamında öğrencilerin hazırladığı zeytinli tarifler büyük beğeni toplarken, minik şeflerin ortaya koyduğu çalışmalar etkinliğin en dikkat çeken anları arasında yer aldı. Marmarabirlik yetkilileri, projenin önümüzdeki dönemde farklı okullarda da devam edeceğini belirterek, çocukların eğlenerek öğrenmesini sağlarken yerli ürünlere yönelik farkındalığı artırmayı hedeflediklerini ifade etti.
Mersin Mersin’de 23 Nisan coşkuyla kutlandı Mersin’de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, düzenlenen törenle coşkuyla kutlandı. Cumhuriyet Meydanında düzenlenen törene Mersin Valisi Atilla Toros, Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Akdeniz Bölge ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Soner Kazankaya, milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, daire amirleri, gaziler, STK temsilcileri, siyasi parti temsilcileri, vatandaşlar ve öğrenciler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla devam eden törende konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Muhammed Özdemirci, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş illerinde yaşanan olaylarda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerin ailelerine başsağlığı diledi. Özdemirci, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının anlam ve önemini belirterek, "Bugün, milletimizin geleceğini kendi ellerine aldığı, bağımsızlık ve egemenlik yolunda tarihi bir dönüm noktası olan 23 Nisan’ın gururunu hep birlikte yaşıyoruz. Bu anlamlı gün, aziz milletimizin istiklaline olan sarsılmaz inancının, özgürlük aşkının ve eşsiz kahramanlığının en güçlü nişanelerinden biridir. Milli mücadele yıllarında yokluklar ve imkansızlıklar içinde dahi bağımsızlığından asla taviz vermeyen Türk milleti, ’ya istiklal ya ölüm’ parolasıyla tarih sahnesinde eşsiz bir direniş sergilemiştir. Bu büyük mücadele, milletimizin birlik ve beraberlik ruhunun, vatan sevgisinin ve hür yaşama iradesinin en açık tezahürüdür. Bu mücadelemizin en önemli adımlarından biri, 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisimizin açılmasıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde açılan meclis, ’egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ ilkesiyle milli iradenin en güçlü temsilcisi olmuştur" dedi. Konuşmaların ardından çeşitli okulların öğrencileri tarafından hazırlanan halk oyunları, şiir okumaları ve gösteriler sergilendi. Gösterilerin ardından çeşitli yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi. Program, protokol üyeleri ve öğrencilerin toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Kütahya Kütahya’nın gururu pazarlar Spor Lisesi Floor curling’de Türkiye dördüncüsü oldu Kütahya’yı Samsun’da düzenlenen Floor Curling Türkiye Finalleri’nde temsil eden Pazarlar Spor Lisesi, sergilediği performansla Türkiye 4.’sü oldu. Kütahya’nın Pazarlar ilçesinden yola çıkan ve spor branşlarındaki başarılarıyla adından söz ettiren Pazarlar Spor Lisesi, Samsun’da gerçekleştirilen Floor Curling Türkiye Finalleri’nde göz doldurdu. Türkiye’nin en güçlü ekipleri arasında ilk 4’e girme başarısı gösteren ekip, kente kupa ve madalyayla döndü. Turnuvaya galibiyetle başlayan Pazarlar Spor Lisesi Karma Takımı; Erzurum ve Bartın temsilcilerine karşı üstünlük sağlayarak grubunu grup birincisi olarak tamamladı. Çeyrek finalde Kahramanmaraş ekibini de saf dışı bırakan gençler, isimlerini Türkiye’nin en iyi 4 takımı arasına yazdırarak dikkatleri üzerine çekti. Yarı final ve üçüncülük müsabakalarında sahada büyük bir mücadele örneği sergileyen Kütahya ekibi, her iki maçını da sadece 1’er sayı farkla kaybederek Türkiye 4.’sü oldu. Kupa ve madalyalarını alan sporcular, okullarını ve ilçelerini ulusal düzeyde en iyi şekilde temsil etti. Başarının ardından bir açıklama yapan pazarlar Spor Lisesi Müdürü Muammer Gökalp, "Kupamızla, madalyamızla ve başımız dik bir şekilde memleketimize dönüyoruz. Bu süreçte ulaşım desteği sağlayan Pazarlar Belediyesi’ne, bizleri Ankara’da ağırlayan ve evimizde hissettiren İLKSAN ailesine, Samsun’da misafir eden İbrahim Tanrıverdi Sosyal Bilimler Lisesi’ne ve Federasyonumuza teşekkür ederiz. En büyük alkışı bu başarıyı okulumuza, ilçemize ve Kütahya’mıza kazandıran öğrencilerimiz ve onlara emek veren öğretmenlerimiz hak ediyor" dedi.
Gaziantep Başkan Şahin koltuğunu devretti Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinliklerinde koltuğunu 4’üncü sınıf öğrencisi Beren Özdemir’e devretti. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunun 106’ncı yıl dönümünde, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları çerçevesinde Başkan Fatma Şahin belediyedeki çalışma odasında 4’üncü sınıf öğrencisi Beren Özdemir’i ağırladı. Burada koltuğunu minik Özdemir’e devreden Başkan Şahin, istekleri de dinledi. Minik Başkan Özdemir, böyle bir an yaşadığından dolayı Gaziantep’teki bütün çocuklar adına gururlu ve mutlu olduklarını dile getirdi. Koltuğu devralan Minik Başkan Özdemir, "Bugün 23 Nisan, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, milli egemenliğin sembolü olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni açarak tüm dünya çocuklarına armağan ettiği bayramı kutlamanın gururunu yaşıyoruz. Bizlere bu güzel vatana emanet eden, bağımsızlığımız uğruna canını feda eden tüm kahramanlarımıza sevgi, saygı ve minnetle anıyoruz. Bu şerefli ve güzel günde geleceğin teminatı olan biz çocukların temsilcileri olarak bu koltuğa oturmak benim için büyük bir gurur. Bizler bilimin dışında çok çalışarak, değerlerimize sahip çıkarak cumhuriyetimizi koruyacağız. Gaziantep’in tescilli markası ve yüzü olan Başkanımız Fatma Şahin, şiirimizde bir çocuklar için çok çalıştı ve çalışıyor. İşini çok severek yapan bir başkan olarak hepimize ilham alan, bizi çok güzel temsil eden başkanıma sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Bizi yetiştiren başta ailelerimiz, annemiz olmak üzere katkısı olan herkese teşekkür ediyorum. Bayramımız kutlu olsun" dedi. "Gelecek siz çocuklarımızla şekillenecek" Devir töreninde konuşan Başkan Fatma Şahin, "Sevgili Başkanım, Gerçekten çok güzel hazırlanmış bir program olmuş. Siz de son derece etkileyici bir şekilde ifade ettiniz. Çocuklar bizim her şeyimiz. İfade ettiğiniz gibi biz çocuk dostu, aynı zamanda aile dostu bir şehiriz. Neden çocuk dostu bir şehiriz? Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de belirttiği gibi, 106 yıl önce, daha Cumhuriyet kurulmadan önce Türkiye Büyük Millet Meclisi açılmış ve bu anlamlı gün dünyada ilk kez çocuklara bayram olarak armağan edilmiştir. Bu vesileyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını ve Cumhuriyetimizin kuruluşunda emeği geçen herkesi rahmet ve minnetle anıyorum. Aradan geçen 106 yılın ardından bugün büyük bir gururla şunu söyleyebiliriz, Emanet emin ellerdedir. Gelecek siz çocuklarımızla şekillenecek. Bizler de sizlerin en iyi şekilde yetişmesi için var gücümüzle çalışıyoruz. Peki, çocuk dostu bir şehir nasıl olur? Öncelikle bunu birlikte düşündük. Çocuklarımız bizden ne istiyor, bunu anlamaya çalıştık. ‘Çocuklar için, çocuklarla birlikte’ anlayışıyla çocuk meclisimizi kurduk ve sizlerin görüşlerini aldık. Günümüzde doğa büyük önem taşıyor. Bu nedenle şehrimizi daha yeşil ve daha akıllı bir şehir haline getirmek için çalışmalar yürütüyoruz. Ağaçlandırma faaliyetlerimizi hızla sürdürüyoruz. Sizler büyüdüğünüzde daha temiz bir hava, daha sağlıklı bir toprak ve daha yeşil bir çevrede yaşayasınız istiyoruz. Bu doğrultuda doğa dostu bir şehir olma yolunda önemli adımlar attık" dedi. "Çocuk dostu şehir anlayışıyla devam ediyoruz" Çocuklar için yapılan projeleri anlatan Şahin, "Yaptığımız çalışmalar uluslararası alanda da takdir görüyor. Avrupa Yatırım Bankası tarafından "yeşil şehir" olarak değerlendirildik. Ayrıca Avrupa Konseyi tarafından verilen büyük ödüle layık görüldük. Sıfır atık projeleriyle dünyanın örnek şehirlerinden biri haline geldik. Tüm bu çalışmaların merkezinde siz çocuklarımızın daha güzel bir dünyada yaşaması var. Çocuk dostu bir şehir anlayışıyla, daha anne karnından itibaren destek veriyoruz. ‘Anneye süt, bebeğe can’ diyerek annelerimizin yanında oluyor, dünyaya gelen her bebeği "Hoş geldin minik hemşerim" diyerek karşılıyoruz. Bebek kütüphaneleri ve çocuk kütüphaneleri açtık. Bu merkezlerde çocuklar, gençler ve aileler ilgi duydukları alanlarda kendilerini geliştirme imkânı buluyor. İsteyen müzikle, isteyen resimle, isteyen de robotik ve teknolojiyle ilgilenebiliyor. ‘Yüzme bilmeyen kalmasın’ diyerek yüzme havuzları inşa ettik. Şehrimizi eğitim, bilim, kültür, sanat ve spor alanlarında gelişmiş; çocuk ve aile dostu bir şehir haline getirmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bugün sizlerin burada bulunması ve bizleri çocukların gözünden değerlendirmesi bizler için büyük bir motivasyon kaynağıdır. Bu vesileyle tüm çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyorum. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta barış, dünyada barış’ sözünden ilhamla; savaşların olmadığı, çocukların zarar görmediği bir dünya bırakmayı temenni ediyoruz. Sizlerin de bu emaneti daha ileriye taşıyacağına yürekten inanıyoruz. Geleceğin yöneticileri sizlersiniz. Sizleri yetiştiren ailelerinize, öğretmenlerinize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bayramınız kutlu olsun. Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz" diye konuştu.