ASAYİŞ - 22 Nisan 2026 Çarşamba 09:53

Uyuşturucu sevkiyatı kamerada

A
A
A
Uyuşturucu sevkiyatı kamerada

İstanbul Havalimanı’ndan ülkeye sokulmak istenen 47 kilogram kokain ele geçirildi. Aralarında yer hizmetleri personelinin de bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alınırken, uyuşturucu sevkiyatı ise kameraya yansıdı.


İstanbul Havalimanı’nda yer hizmetleri personelinin de aralarında bulunduğu bir grubun yurtdışından gelen uyuşturucu kolilerini havalimanı içinde taşıdığı tespit edildi. İhbar üzerine harekete geçen ekipler, Havalimanı D Kapısından ülkeye sokulmak isteyen kolileri kontrol etti. 2 koli içinde toplam 47 kilo 34 gram kokain ele geçirilirken, yer hizmetleri personeli C.Ç. ile S.A gözaltına alındı.


İfadeler doğrultusunda kolilerin alınması talimatını verdiği değerlendirilen operasyon kontrol merkezi memuru S.A. ile kargo vardiya müdürü M.G. hakkında da işlem başlatıldı. S.A. gözaltına alınırken, adresinde bulunamayan M.G. hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Uyuşturucuları teslim almaya geldiği belirlenen A.A ise ekipleri fark edince kaçtı. Firari durumda bulunan 1 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarılırken, firari şüphelinin babası S.A. ile eşi G.M.A. da gözaltına alındı.


Havalimanı D Kapısında görevli gümrük muhafaza memurları A.E.T. ile İ.Y. de soruşturmaya dahil edildi. Gözaltına alınan 2 memur, işlemlerinin tamamlanmasının ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şüphelilerin ifadesi alındıktan sonra dosya genişletildi ve Dilucu Gümrük Müdürlüğü’ne uzandı. Burada görev yapan gümrük muhafaza memuru S.K., Iğdır’da gözaltına alınarak İstanbul’a getirildi ve işlemlerin ardından tutuklandı.


Olayla ilgili soruşturma sürüyor.



Uyuşturucu sevkiyatı kamerada

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TESK Genel Başkanı Palandöken: "Çocuklarımız sadece yarının büyükleri değil, aynı zamanda bugünün de en kıymetli varlıklarıdır" Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Çocuklarımız sadece yarının büyükleri değil, aynı zamanda bugünün de en kıymetli varlıklarıdır. Güçlü bir Türkiye’nin temeli, iyi yetişmiş, bilinçli, çalışkan ve değerlerine sahip çıkan nesillerle mümkündür" dedi. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106. yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle bir mesaj yayımlayan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "23 Nisan 1920 tarihi, millet iradesinin tecelli ettiği, bağımsızlığımızın ve demokrasimizin temellerinin atıldığı en önemli dönüm noktalarından biridir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla birlikte egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu tüm dünyaya ilan edilmiş, bu anlamlı günün çocuklara armağan edilmesiyle de geleceğimize verilen değer en güçlü şekilde ortaya konmuştur. Çocuklarımız sadece yarının büyükleri değil, aynı zamanda bugünün de en kıymetli varlıklarıdır. Güçlü bir Türkiye’nin temeli, iyi yetişmiş, bilinçli, çalışkan ve değerlerine sahip çıkan nesillerle mümkündür. Esnaf ve sanatkâr camiası olarak bizler de köklü Ahilik geleneğimizden aldığımız terbiye ile çocuklarımıza dürüstlüğü, emeğin kıymetini ve üretmenin önemini aktarmaya devam ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki sağlam bir gelecek, ancak sağlam temeller üzerine inşa edilir. Bu vesileyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm milli mücadele kahramanlarımızı minnetle anıyor, milletimizin ve çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum" dedi.
Antalya Kadın çiftçi hem üretiyor hem ihraç ediyor hem de pazarda satıyor Antalya’nın Aksu ilçesine bağlı Yurtpınar Mahallesi’nde yaşayan 38 yaşındaki kabak üreticisi Nurcan Kazıkçı, ata mesleğini sürdürerek hem üretimde hem de pazarlamada örnek bir başarı hikâyesi sergiliyor. Çocukluğundan bu yana tarımın içinde olduğunu ifade eden Kazıkçı, serasında kendi elleriyle ürettiği sebzeleri hem ihraç ediyor hem de pazarlarda açtığı tezgahlarda kendi satıyor. Seranın üç buçuk dönümlük alanında mini kabak üretimi yapan Kazıkçı, ürünlerinin büyük bölümünü Avrupa ülkelerine ihraç ettiklerini belirtti. İç piyasaya da satış yaptıklarını ifade eden Nurcan Kazıkcı, "Özellikle mini kabaklar yurt dışında yoğun talep görüyor. Arap ülkelerinde dolmalık olarak tercih edilen mini kabaklar, damak zevkine hitap etmesi nedeniyle öne çıkıyor" dedi. Serasında sadece kabak değil, farklı ürünler de yetiştiren Kazıkçı, "800 metrekare alanda patlıcanımız var, bir buçuk dönümde de domates ektik. Domatesimiz daha iki haftalık. Günlük olarak çocuklarımla birlikte seradayız, hasat yapıyoruz" şeklinde konuştu. Yoğun bir üretim temposuna sahip olduklarını anlatan Kazıkçı, haftanın büyük bölümünü tarlada ve pazarda geçirdiğini belirterek şunları söyledi: "Sabah erken saatlerde hasada başlıyoruz. Öğlene kadar toplama yapıyoruz. Ertesi gün pazara gidip ürünlerimi kendim satıyorum. Aile olarak çalışıyoruz; abim, yengem hep birlikte üretimi sürdürüyoruz." Günlük hasadın mevsime göre değiştiğini ifade eden Kazıkçı, "Kışın 10 kasa çıkan ürün, şu anda havaların ısınmasıyla 45-50 kasaya kadar yükseldi. Mini kabağın kilosu şu an 50 TL. Daha önce 80-90 TL arasındaydı ancak ürün artınca fiyatlar düştü" dedi. Üretimin zorluklarına da değinen Kazıkçı, özellikle hastalık riskine dikkat çekerek, "Kabakta ‘pürüz’ dediğimiz bir hastalık var. Eğer bu olursa sezon kısa sürüyor. Normalde hasat 35-40 günde başlar ve yaklaşık 2 ay devam eder" ifadelerini kullandı. İki çocuk annesi olan Kazıkçı, çocuklarının da zaman zaman üretim sürecine dahil olduğunu belirterek, onların geleceği için eğitimin öncelikli olduğunu vurguladı. "Kadın çiftçiler sürdürülebilirliğin temeli" Aksu İlçe Tarım Müdürü Dilek Boğatimur ise 2026’nın "Dünya Kadın Çiftçiler Yılı" kapsamında ilçede kadın üreticilere yönelik ziyaretler gerçekleştirdiklerini belirtti. Bu kapsamda Yurtpınar Mahallesi’nde Nurcan Kazıkçı’yı ziyaret ettiklerini ifade eden Boğatimur, kadın çiftçilerin tarımdaki rolüne dikkat çekti. Boğatimur, "Nurcan Hanım hem üretim yapıyor hem pazarda satışını gerçekleştiriyor hem de ihracata katkı sağlıyor. Pazara göre ürün seçmesi, Avrupa’ya yönelik üretim yapması çok değerli. Kendisi sürdürülebilir tarımın en güzel örneklerinden biri" dedi. Kadın emeğinin tarımın her aşamasında yer aldığını vurgulayan Boğatimur, "Aksu’nun her karışında kadın emeği var. Üretimde, paketlemede, satışta kadınlar aktif rol alıyor. Kadın çiftçilere verdiğimiz eğitimler tüm aileye ulaşıyor ve ciddi geri dönüş sağlıyor" diye konuştu. Tarımın zorlu bir meslek olduğuna dikkat çeken Boğatimur, sahada edindikleri gözlemleri şu sözlerle aktardı: "Bu iş yıllar süren bir emek gerektiriyor. Çocukların da küçük yaşta üretim sürecine dahil olması sürdürülebilirlik açısından çok kıymetli. Biz de çiftçilerimize teknik destek sağlamak, özellikle hastalıklarla mücadele ve doğru üretim teknikleri konusunda katkı sunmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz." Kadın çiftçilerin her zaman yanında olduklarını belirten Boğatimur, üreticilerin ihtiyaç duydukları her an kendilerine ulaşabileceklerini sözlerine ekledi.