EKONOMİ - 02 Şubat 2026 Pazartesi 14:10

Uzmanlardan sanayiciye ‘eksik sigorta’ uyarısı

A
A
A
Uzmanlardan sanayiciye ‘eksik sigorta’ uyarısı

Eksik sigorta için sanayicileri uyaran uzmanlar, hasar gerçekleşene kadar kendini belli etmeyen bir risk olduğunu belirtiyor. Sorunun çoğu zaman sigortanın olmaması değil, yanlış bedelle yapılmış olmasına dikkat çekiyor.



2026 yılının ilk ayı geride bırakılırken sigorta sektörü ve sanayi tesisleri mercek altına alındığında özellikle bir konunun güncelliğini koruduğu görülüyor. Doğan Sigorta ve Reasürans Brokerliği Yönetim Kurulu Başkanı Selcen Doğan Gür, Türkiye’de sanayicilerin uzun süredir genel anlamda finansmana erişim, artan maliyetler ve belirsizliklerle boğuştuğunu ifade ederken, bu başlıkların gölgesinde kalan ve çoğu zaman hasar yaşandığında fark edilen bir riskin de ‘eksik sigorta’ olduğunu söyledi.


Sorunun çoğu zaman sigortanın olmaması değil, yanlış bedelle yapılmış olmasını belirten Gür, "Son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon, sanayi tesislerinin gerçek değerlerini çok hızlı biçimde yukarı taşıdı. Buna karşın pek çok işletmede sigorta bedelleri yıllardır güncellenmiyor. Makine parkları büyüyor, bina maliyetleri artıyor, yeniden yapım süreleri uzuyor, ancak poliçedeki teminat bedeli aynı kalıyor. Bu durum hasar anında sanayiciyi şu gerçekle karşı karşıya bırakıyor. Sigorta şirketleri zararın tamamını değil, sigortalanan oran kadarını ödüyor" dedi.


Gür, eksik sigortayı örnekle şöyle açıkladı: "Tesisin değeri 100 birimken 60 birim üzerinden sigortalanmışsa, hasarın yalnızca yüzde 60’ı karşılanıyor. Kalan kısım doğrudan işletmenin bilançosuna yazılıyor."


Eksik sigortanın en tehlikeli tarafının, yalnızca büyük felaketlerde değil, kısmi hasarlarda da devreye girmesi olduğunu vurgulayan Gür, yangın veya depremin tüm tesisi yok etmesinin gerekmediğini, bir üretim hattının zarar görmesinin bile, ‘eksik sigorta’ halinde, beklenenden çok daha düşük ödeme anlamına geldiğini ifade etti.


Bu nedenle ‘eksik sigorta’ çoğu zaman ancak hasar dosyası açıldığı zaman sanayici tarafından fark edilebiliyor. Hasar gerçekleşene kadar kendini belli etmeyen bir risk olan ‘eksik sigorta’ konusunda sanayicileri uyaran Gür, ‘eksik sigortanın’ bu denli yaygın olmasının temel nedenlerini şöyle açıkladı: ’’Teminat bedellerinin yıllık olarak güncellenmemesi, rayiç bedel ile ikame bedel farkının yeterince bilinmemesi, poliçelerin yalnızca fiyat odaklı yenilenmesi ve risk analizinin sahada yapılmaması.’’


’’En büyük risk yalnızca fiziki hasar değil, üretimin durması’’


Günümüzde sanayi işletmeleri için en büyük riskin yalnızca fiziki hasar değil, üretimin durması olduğunu kaydeden Gür, makine onarımının haftalar, bazen aylar sürebildiğini, bu süreçte kaybolan cironun, iptal edilen siparişlerin, bozulan müşteri ilişkilerinin çoğu zaman hasarın kendisinden daha büyük zarara yol açtığına işaret etti. Eksik sigortayla düzenlenmiş poliçelerde, iş durması teminatlarında da tazminat aynı oranda eksik ödeniyor. Yani yalnızca bina ve makinede değil, kâr kaybında da eksik tazminat alınıyor.


Sigortanın yalnızca bir satın alma işlemi olmadığını belirten Gür, brokerlik hizmetinin de yalnızca poliçe temini değil, sanayicinin karşı karşıya olduğu riskleri önceden görme ve olası bir hasarda bilanço dengesini koruyacak yapıyı kurma anlamına geldiğinin altını çizerek, "Doğru bedelin belirlenmesi, doğru teminat setinin kurulması ve işletmenin risk profilinin bütüncül değerlendirilmesiyle mümkündür. Çünkü sigorta, hasardan sonra değil; hasar olmadan önce doğru kurgulanırsa anlam kazanır" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Uzmanlar: "Bayramda ikramları olabildiğince hafif tutun" Erzurum Sağlık İl Müdürlüğü, yaptığı paylaşımda bayramda yapılan ikramlara dikkat çekerek, "Yapılan ikramlar gün içerisinde kan şekerinin yüksek seyretmesine neden olabilir" ifadesini kullandı. Erzurum Sağlık İl Müdürlüğü tarafından yapılan paylaşımda, Diyetisyen Melike Karataş, bayram gelenekleri ve Erzurum’un kültüründe. misafire şeker, çikolata ile birlikte karbonhidrat, yağ ve şeker oranı yüksek su böreği, baklava gibi ikramlar sunulmasının vazgeçilmezlerden olduğunu anlatarak, "Ancak bu ikramların ziyaret edilen her evde sunulması ve tüketilmesi gün içerisinde kan şekerinin yüksek seyretmesine sebep olabilir. Gün boyu tekrar eden bu beslenme döngüsüyle özellikle çocuklar, yaşlılar ya da diyabet (şeker hastalığı), hipertansiyon (yüksek kan basıncı) gibi hastalığı bulunanlar için sağlık sorunları yaşama riski artar. Bunun önüne geçmek için ikramlıklar hazırlanırken şerbetli yerine sütlü tatlı hazırlanması; porsiyonların küçük tutulması; sebzeli veya yoğurtlu salataların (kabak tarator, yoğurtlu kereviz salatası, pancar salatası vb.) ikramlıklara eklenmesi; içecek olarak şekeri yüksek meyve suları yerine ayran ya da şekersiz açık çay, şekersiz Türk kahvesi gibi içeceklerin tercih edilmesi daha iyi olacaktır" dedi. Su içmek ihmal edilmemeli Erzurum için yine kültürel alışkanlıklar ve iklim şartları göz önünde bulundurulduğunda Ramazan ayı içerisinde iftar sonrası çayın çok önemli bir yer kapladığının görüldüğünü vurgulayan Karataş, "Hatta çoğu zaman çay içme alışkanlığı su tüketiminin önüne geçer. Bu alışkanlık Bayram’da da devam eder. Her ne kadar sağlıklı bireyler için günlük 6-8 çay bardağına kadar az demli çayın sağlık üzerine olumlu etkisi olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış olsa da içilen çayın demli olması, miktarının 6-8 çay bardağından fazla olması ya da su tüketiminin önüne geçmesi sağlık açısından riskler oluşturur. Su tüketiminin az olması, vücudun susuz kalmasına yol açabilir ya da bağırsak hareketlerinin yavaşlamasına sebep olabilir. Bu sebeple su tüketimi ihmal edilmemeli, günlük olarak en az 2-2,5 litre su içilmelidir" şeklinde konuştu. Hareketin artırılması hedeflenmeli! Bayram nedeniyle değişen beslenme düzeninin yol açabileceği hazımsızlığa dikkat çeken Karataş, "Bağırsak hareketlerinin azalması ya da kan şekeri yükselmesi gibi olumsuz durumlarla mücadelede etkili yöntemlerden biri de hareketin artırılmasıdır. Bayram dolasıyla yapılacak ziyaretler aktif bir gün geçirmek için fırsat olabilir. Bunu sağlamak adına ziyaretler esnasında yürüme mesafesinde olan yerlere araç yerine yürüyerek gitmek, günlük hareketi artırmaya yardımcı olur. Hatta gün içerisinde zaman ayrılarak 30 dakikalık bir yürüyüş planlanabilir. Hayatın her alanında önemli bir yere sahip olan sağlıklı ve dengeli beslenme bir yaşam tarzı hali olmalıdır. Bununla birlikte böyle özel zamanlarda doğru beslenme sağlık için daha da önem arz edebilmektedir" diye konuştu.
Bursa Bursa’da bayram yoğunluğunu fırsat bilen 2 kadın 16 bin liralık ürün çaldı Bursa’da bir giyim mağazasında yaşanan hırsızlık olayı "bu kadarına da pes" dedirtti. Bayram alışverişi nedeniyle oluşan yoğunluğu fırsat bilen iki kadın, mağazadan yaklaşık 16 bin TL değerinde ürünü çalarak kayıplara karıştı. O anlar saniye saniye güvenlik kameralarına yansıdı. Olay Bursa’nın Yıldırım ilçesinde meydana geldi. Giyim mağazasını yeni devralan iş yeri sahibi Melih Bülbül’ün iddiasına göre, komşu esnaf daha önce kendisini bölgede yaşanan hırsızlık olaylarına karşı uyarmıştı. Ancak uyarıdan kısa süre sonra mağaza da hırsızların hedefi oldu. İddiaya göre iki kadın şüpheli, müşteri gibi mağazaya girerek bir süre içeride dolaştı. Bayram yoğunluğu nedeniyle çalışanların başka müşterilerle ilgilenmesini fırsat bilen şüpheliler, seçtikleri ürünleri fark ettirmeden mağaza dışına çıkarmaya başladı. Ürünleri dışarı taşıyan şüphelilerin daha sonra poşetlere koyarak uzaklaştıkları öğrenildi. Durum iş yerinin güvenlik kameralarını izleyen iş yeri sahibinin babası tarafından fark edildi. Hemen mağaza çalışanlarına haber verilse de yoğunluk nedeniyle geç fark edilen olayda şüpheliler çoktan kayıplara karıştı. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, güvenlik kamerası görüntülerini incelemeye alırken, şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatıldı. Yaşanan olaya tepki gösteren iş yeri sahibi Melih Bülbül, "Burayı yeni devraldığımızda komşular hırsızlık olaylarının çok olduğunu söylemişti. Biz de dikkatli oluruz dedik ama ilk ayımızda başımıza geldi. Ramazan ayında olması bizi ayrıca üzdü. Emek veriyoruz, mücadele ediyoruz. İnşallah bir an önce yakalanırlar" dedi. İş yeri sahibi, benzer durumların yaşanmaması için şüphelilerin bir an önce yakalanmasını beklediklerini söyledi.
Bingöl Bingöl’de bayram namazı kılındı Bingöl’de Ramazan Bayramı dolayısıyla vatandaşlar sabahın erken saatlerinde camilere akın ederek bayram namazını eda etti. Bingöl’de Ramazan Bayramı’nın ilk gününde vatandaşlar bayram namazı için sabahın erken saatlerinde camilere akın etti. İl genelindeki camilerde yoğunluk yaşanırken, vatandaşlar saf tutarak bayram namazını kıldı. Namaz öncesinde camilerde hutbe verilerek bayramın anlam ve önemine dikkat çekildi. Verilen hutbede birlik, beraberlik ve yardımlaşma duygularının önemine vurgu yapıldı. Kılınan bayram namazının ardından cemaat hep birlikte dua etti. Duaların ardından vatandaşlar birbirleriyle bayramlaşarak Ramazan Bayramı’nın coşkusunu paylaştı. Solhan Ulu Cami İmam Hatibi Mehmet Bingöl, bayramların kardeşlik ve dayanışma duygularını güçlendirdiğini belirterek, "Güzel bir Ramazan ayını geçirdik. Ramazan ayı oruç ayı, bereket ayı, Kur’an ayı bizi nuruyla nurlandıran Cenab-ı Allah’a hamdü senalar olsun. Bugün Müslümanlar olarak iki tane bayramı, iki tane sevinci yaşıyoruz. Birincisi oruçlarımızı güzel bir şekilde tutup Cenab-ı Hak bizlere bu ibadet fırsatını verdi. Cenab-ı Hakk’a hamdolsun. İkincisi de bugün Ramazan Bayramını idrak ediyoruz. Bu sevinç ve mutlulukla beraber dünyadaki Müslüman kardeşlerimize de bugün ellerin semaya kaldırıldığı, dillerin duaya durduğu bir anda kardeşlerimizin kurtuluşu için de dua etme günüdür. Bugün birlik beraberlik, kardeşlik günüdür. Bugün merhamet günüdür. Bugün anne babaların elini öpüp onların hayır dualarını alma günüdür. Bugün Müslümanların birbirlerini sevme, Müslümanların birbirleriyle daha fazla yardımlaşmada bulunmanın başlangıç günüdür. Bugün ikinci bayramı bir arada yaşıyoruz. Birincisi Ramazan Bayramı, ikincisi de cuma da bir bayramdır ve bu ikisi bir arada da yaşadığımız için daha da mutluyuz" dedi. Bayramın ilk saatlerinde şehir genelinde manevi bir atmosfer hakim oldu.