TEKNOLOJİ - 22 Ağustos 2025 Cuma 09:24

Vakıf üniversiteleri arasındaki en gelişmiş Rüzgar Tüneli İstanbul Gelişim Üniversitesi’nde açıldı

A
A
A

İstanbul Gelişim Üniversitesi, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Uçak Mühendisliği Bölümü ve Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) iş birliğinde kurulan ve vakıf üniversiteleri arasında en gelişmiş özelliklere sahip Ses Altı Rüzgar Tüneli projesini hayata geçirdi.

İstanbul Gelişim Üniversitesi’nde Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Uçak Mühendisliği Bölümü ile Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) iş birliğiyle gerçekleştirilen proje, Aerodinamik Araştırma Laboratuvarı bünyesinde inşa edildi. Ses Altı Rüzgar Tüneli’nin kampüsteki açılışı, Rektör Prof. Dr. Bahri Şahin’in konuşması ve kurdele kesimiyle gerçekleştirildi.

Vakıf üniversiteleri arasındaki en gelişmiş Rüzgar Tüneli İstanbul Gelişim Üniversitesi’nde açıldı

Proje, teknik özellikleriyle dikkat çekiyor

50 x 80 x 200 cm deney hücresi boyutları ve 50 m/s test hızıyla öne çıkan Ses Altı Rüzgar Tüneli, vakıf üniversiteleri arasında en büyük boyutlu altyapı olarak dikkat çekiyor. Tünel; uçak parçalarının aerodinamik testleri, akış analizleri çalışmalarıyla birlikte hibrit doğrulama imkânı sunuyor.

Vakıf üniversiteleri arasındaki en gelişmiş Rüzgar Tüneli İstanbul Gelişim Üniversitesi’nde açıldı

Projede tüm tasarım ve aerodinamik hesaplamalar İstanbul Gelişim Üniversitesi akademisyenleri tarafından yapıldı. İmalat ise yerli bir firma aracılığıyla gerçekleştirildi. Milli üretim olan bu tünelin, ithal muadillerine kıyasla 6-7 kat daha ekonomik olduğu ifade edildi.

Vakıf üniversiteleri arasındaki en gelişmiş Rüzgar Tüneli İstanbul Gelişim Üniversitesi’nde açıldı

Öğrencilere deney imkanı sunacak

Projenin özellikle havacılık alanındaki uygulamalı ve teorik derslerde, kurum dışı ulusal ve uluslararası projeler ile TÜBİTAK ve patent çalışmalarında da deneylere katkı sağlayacağı belirtildi. Ses Altı Rüzgar Tüneli projesi hakkında bilgi veren İstanbul Gelişim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bahri Şahin şunları söyledi:

"Rüzgar tüneli, aerodinamik araştırma laboratuvarının olmazsa olmaz bir parçası, ana unsurudur. Rüzgar tüneli 6-7 üniversitede var, ancak vakıf üniversiteleri arasında en büyük boyutlu rüzgar tüneli üniversitemiz bünyesinde bulunuyor. Burada uçak mühendisleri, uçakla ilgili parçaların analizlerini ve aerodinamik testlerini yapabiliyor. Sadece deneysel olarak değil, CFD analizleriyle bilgisayarda teorik olarak da yapılabiliyor. Ancak ikisinin birbirini doğrulaması gerekir. Dolayısıyla rüzgar tüneli; havacılık, gemicilik, mekatronik, makine ve otomotiv gibi alanlarda olmazsa olmazdır."

Vakıf üniversiteleri arasındaki en gelişmiş Rüzgar Tüneli İstanbul Gelişim Üniversitesi’nde açıldı

Projenin yürütme aşamasına da değinen Prof. Dr. Şahin, "Projenin bütün tasarımlarını hocalarımız yaptı. Boyutlandırmayı, hesapları, aerodinamik hesaplamaları yine hocalarımız gerçekleştirdi. İmalatı ise yerli bir firmaya yaptırdık. Bu milli bir rüzgar tüneli. İthal olanı 6-7 kat daha pahalı olurdu. Biz yerli ve milli olanı tercih ettik. Şu anda yaptığımız testler çok başarılı" dedi.

"Araştırma üniversitesi olma hedefimiz var"

"İstanbul Gelişim Üniversitesi olarak araştırma üniversitesi olma hedefi koyduk" diyen Prof. Dr. Şahin sözlerini şöyle sürdürdü:

"Araştırma üniversitesi için bir araya gelmesi gerekenler; güçlü bir bilimsel ekip, nitelikli hoca kadrosu ve altyapıdır. Hoca kadromuz havacılık alanında çok güçlü. Biz şu anda altyapıyı oluşturuyoruz. Her yıl bir araştırma merkezini faaliyete geçirmek üzere mütevelli heyetiyle karar aldık. Hedefimiz bu yıl havacılık araştırma merkezi, gelecek yıl ise ileri malzeme teknolojileri merkezi kurmak."

Vakıf üniversiteleri arasındaki en gelişmiş Rüzgar Tüneli İstanbul Gelişim Üniversitesi’nde açıldı

"Jet dron projemiz birinci oldu"

Üniversite bünyesinde üretilen jet dron projesi hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Şahin, "Bu proje; akademisyen, öğrenci ve dış paydaşlarımızla birlikte sürdürülmektedir. Projeye öğrencilerimizi de dahil ederek bu kabiliyeti öğrencilerimize de kazandırmak istiyoruz. TUSAŞ’ın jet dron yarışmasında birinci olan projenin prototip imalat çalışmaları hızla sürmektedir. Üniversitemize kazandırdığımız Rüzgar Tüneli, bu projeye ve benzer projelerin tamamlanmasında önemli katkılar sağlayacaktır" ifadelerini kullandı.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya 117 yıllık gelenekte ustalara vefa: 50 yıllık keşkekçiler ödüllendirildi Sakarya’nın Hendek ilçesi Dikmen Mahallesi’nde 117 yıldır imece usulüyle sürdürülen toplu bayramlaşma ve keşkek ikramı geleneğinde, yıllardır kazan başından ayrılmayan ustalar bu yıl da unutulmadı. Aralarında 50 ve 30 yıldır keşkek pişiren isimlerin de bulunduğu ustalar ile organizasyona katkı sağlayan vatandaşlar plaketlerle ödüllendirildi. Her Ramazan Bayramı’nda sürdürülen asırlık gelenekte, sabahın erken saatlerinde ateş başına geçen keşkek ustaları, hem geleneği yaşatıyor hem de kendilerinden sonraki kuşaklara örnek oluyor. Yarım asra varan tecrübeleriyle kazan başında yer alan ustalar, geleneği sürdürmenin gururunu yaşıyor. Mahallede her bayram yaklaşık 32 kazan keşkek pişirilirken, hazırlanan yemekler on binlerce vatandaşa ikram ediliyor. Hendek’in yüksek kesimlerinde bulunan Dikmen Mahallesi’nde kuşaktan kuşağa aktarılan bu köklü gelenek, imece usulüyle yaşatılmaya devam ediyor. Bu çerçevede kazan başında duran ve organizasyonlara katkı sağlayan 18 kişi plaketle ödüllendirildi. "Bu bize dedelerimizden kalan bir gelenektir ve emanettir" Yaklaşık 50 yıldan beri kazan başına geçen 78 yaşındaki Mustafa Akdağ, "Belki 50 seneden beri kazan başındayım. Bu bize dedelerimizden kalan bir gelenektir ve emanettir. Bizden sonrada arkadaşlarda devam ettiriyor. İyi bir gelenek Allah razı olsun bütün arkadaşlarımızdan" derken Sefer Ulusoy, "İmece usulü olarak yapıyoruz ve maddiyatı mahalle sakinlerimizden topluyoruz. Büyük katılım oluyor yaklaşık 10 gün devam ediyoruz imece usulüyle pişiriciler, hazırlanmalar var ve bunlarda bütün vatandaşların katkısı oluyor. Bu gelenek Trabzon’dan gelme bir gelenek. Bizlerde dedelerimizden kalma geleneği devam ettiriyoruz. Birlik ve beraberlik olduğu müddetçe ölene kadar bu geleneği devam ettirmek istiyoruz. 18 arkadaşımıza da plaket vereceğiz. Herkese katkılarından dolayı teşekkür ediyorum" dedi.
Samsun Thorsten Fink: "İlk 5’te olmak istiyorsak bütün maçları kazanmalıyız" Samsunspor Teknik Direktörü Thorsten Fink, ligi ilk 5 sırada bitirip Avrupa Kupalarına gitmek için kalan 8 maçın tamamını kazanmaları gerektiğini söyledi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Konyaspor’u evinde ağırlayacak Samsunspor’da Alman Teknik Direktör Thorsten Fink, Nuri Asan Tesisleri’nde basın toplantısı düzenledi. Milli arayı iyi değerlendirdiklerini ifade eden Fink, Konyaspor mücadelesiyle ilgili şunları söyledi: "Konyaspor, yeni hoca değişikliğinden sonra çok güçlü bir takım haline geldi. Top onlardayken çok etkili oynuyorlar. Güçlü oyunculara sahip bir rakibe karşı oynayacağız. Eğer bu maçı kazanmak istiyorsak kesinlikle yüzde 100’ümüzü vermemiz gerekiyor. Geldiğim günden beri oynayacağımız en zor karşılaşmalardan biri olacak. Sadece oyun anlamında değil, taktiksel anlamda da farklı varyasyonlar deneyen bir rakibe karşı oynayacağız. Bu karşılaşmayı kazanmak istiyorsak kesinlikle yüzde 100’ümüzü vermeliyiz." "İlk 5’te olmak istiyorsak bütün karşılaşmaları kazanmamız gerekiyor" Gelecek sezon Avrupa’da oynamak için kalan 8 maçı da kazanmaları gerektiğini vurgulayan Fink, "İlk beş ile aramızda 8 puan fark var. İlk beşte olmak istiyorsak öncelikle bütün karşılaşmaları kazanmamız gerekiyor. Ama elbette ki maç maç, hafta hafta ilerlememiz lazım. Her maçı oynadıktan sonra bir sonraki maça en iyi şekilde hazırlanmamız gerekiyor. İlk beşe girme şansımız olursa bunu istiyoruz. Bunu canı gönülden istiyoruz. Sadece lig değil, Türkiye Kupası’nda da hedefimiz var ve kendi evimizde Trabzonspor’a karşı oynayacağız. Ama öncesinde ligdeki karşılaşmalarımıza odaklanmamız gerekiyor. Konyaspor karşılaşmasına en iyi şekilde odaklanmalı ve pozitif enerjiyle oynamalıyız" dedi. "1 yıl elde edilmiş başarı, başarı değildir" Başarının uzun vadeli bir süreç olduğunu ifade eden Fink, "Başarı uzun vadeli bir süreçtir. Kısa vadede ya da bir maç özelinde elde edilen başarı, gerçek başarı değildir. Benim için başarı, genç bir oyuncuyu A takıma kazandırmak ve sonrasında başka kulüplere transferini gerçekleştirmektir. Şu an 7. sıradayız ama hedefimiz ilk 5’te olmak. Sezonun genelinde fena bir performans göstermedik. Avrupa’da takım çok iyi bir performans sergiledi. Ben uzun vadede elde edilen başarıya inanıyorum. Sadece 1 yıl için elde edilmiş bir başarı yeterli değil; bunu yıllara yaymak önemli. Sezon sonuna kadar kaç puan toplarız bilemiyorum ama gelişimimiz devam ediyor. Daha fazla gelişmek, uyum ve becerilerimizi artırmak istiyoruz. Sezon öncesi kampına kadar kendimizi geliştirerek daha güzel bir futbol ortaya koymayı hedefliyoruz. Ben hoca olarak daha fazla maç kazanmak istiyorum. Avrupa’daki performansımızı sürdürürken, Türkiye Kupası maçlarını da en iyi şekilde oynamak zorundayız. Sezon öncesi kampından sonra oyun sistemimizin tam olarak oturacağını düşünüyorum. Ön tarafa oynayıp gerektiğinde sakin kalmalıyız. Duran toplarda da kendimizi geliştirmemiz gerekiyor. Futbolda duran topların önemi çok büyük, Arsenal örneğini verebilirim. Takımımın gelişiminden dolayı çok mutluyum. Daha fazla topa sahip olacağız ve geçiş oyununu etkili oynayacağız, bunu Avrupa ve büyük maçlarda da başardık. Fenerbahçe karşılaşmasında da bunu iyi gösterdik. Gelişimimizi sürdürüyoruz ama biraz daha zamana ihtiyacımız var" şeklinde konuştu. "Türkiye’nin Dünya Kupası’na gitmesinden mutluyum" A Milli Futbol Takımı’nın Dünya Kupası’na katılımını da değerlendiren Fink, "Türk Milli Takımı’nın Dünya Kupası’na katılımını tebrik etmiştim. Bu sadece milli takım için değil, ülkede yaşayan herkes için çok önemli bir başarı. Türkiye bir futbol ülkesi ve bu gelişmeden dolayı çok mutluyum. Milli Takım Teknik Direktörü Montella’yı birkaç hafta önce tebrik ettim. Bu başarı Türkiye’deki tüm hocalar için çok değerli. Ben de çok mutlu oldum" ifadelerini kullandı.