SAĞLIK - 31 Mart 2026 Salı 10:30

Vertigoya dikkat: "Son dönemde daha sık karşılaşmaya başlandı"

A
A
A
Vertigoya dikkat: "Son dönemde daha sık karşılaşmaya başlandı"

Toplumda çok sayıda kişiyi etkileyen vertigoya karşı uyaran uzmanlar, "Hastalar genellikle etrafın dönmesi ya da kendilerinin döndüğü şeklinde tanımlıyorlar. Son dönemde daha sık karşılaşmaya başlandı, en önemli sebebi, insanların daha hareketsiz olması. Yarım saatte de bir olsa hareket etmelerini öneriyoruz. Günümüzde plaza çalışanlarında çok sık benign vertigoyu görmeye başladık" dedi.


Vertigo, genellikle kişinin kendisinin ya da etrafının döndüğünü hissettiği bir durum olarak ifade edilirken baş ağrısı, kulak çınlaması, denge kaybı, mide bulantısı ve kusma, kulakta dolgunluk hissi gibi belirtiler görülebiliyor. Medicana Zincirlikuyu Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Doç. Dr. Süleyman Yılmaz ve Medical Park Bahçelievler Hastanesi’nden Nöroloji Uzmanı Dr. Hıkmat Abbaszade de vertigo hakkında bilgi verirken önemli uyarılarda bulundu. Doç. Dr. Yılmaz, günümüzde hareketsizliğinde etkisiyle plaza çalışanlarında sık karşılaştıklarını belirtirken tedavi seçeneklerine yönelik konuştu.



"Mutlaka hekime başvurmaları gerekiyor"


‘Hastalar genellikle etrafın dönmesi ya da kendilerinin döndüğü şeklinde tanımlıyorlar’ diyerek sözlerine başlayan Doç. Dr. Süleyman Yılmaz, "Vertigo çok sık karşılaştığımız şikayetlerden bir tanesidir. Dengesizlik, yerin ayaklarının altından kayması, bayılma hissi şeklinde de tanımlayabiliyorlar. En sık gördüğümüz, benign pozisyonel vertigo dediğimiz baş dönmesidir. Bu baş dönmesi otolit dediğimiz kristallerin yarım daire kanallarına düşmesi sonrası oluşuyor. Bu hastalar genellikle yatarken sağa sola döndükleri zaman baş dönmesi tarifliyorlar. Çok ani hareketlerde başlarını kaldırdıkları zaman kısa süren dengesizlik ve baş dönmesi tarifliyorlar. Kadın ve erkeklerde eşit bir şekilde görülebiliyor. Bu tarz baş dönmesi, dengesizlik şikayeti olanların öncelikle dikkat etmesi gereken, baş dönmesiyle birlikte bulantı, kusmaları, baş ağrıları, kollarda, ayaklarda güçsüzlük var mı? Bunlar nörolojik olabileceğini, santral nedenlerden dolayı vertigo olabileceğini düşündürür, mutlaka hekime başvurmaları gerekiyor" dedi.



"Plaza çalışanlarında benin vertigoyu çok sık görmeye başladık"


Doç. Dr. Yılmaz, "Hallpike testi ve benzer manevralarla hem tanıyı hem tedaviyi kolaylıkla yapabiliyoruz. Özellikle uyurken kristallerin kendiliğinden bazen yerine oturması gibi durumlar da olabiliyor. Esas tedavi manevradır, manevra ile kristallerin yerine oturmasıyla hastalarımızı tedavi ediyoruz. Hastaların kendilerinin yapabileceği egzersizler vardır. Başları döndüğü zaman hastalarımıza sağa, sola çevirme ya da kendi başlarına manevra yapmalarını hiçbir zaman tavsiye etmiyoruz. Mutlaka hekim kontrolünde yapılması gerekir. Böyle bir şey olduğu zaman baş hareketlerini kısıtlamaları, ani hareket yapmamaları, en kısa sürede de bir kulak burun boğaz hekimine başvurmalarını öneririm. Son dönemde daha sık karşılaşmaya başlandı, en önemli sebebi de insanların daha hareketsiz olması. Masa başında uzun süre zaman geçirmelerinden dolayı benign vertigo artmaya başladı. İnsanların çok uzun süre bir pozisyonda kalmamaları, yarım saatte de bir olsa hareket etmelerini öneriyoruz. Günümüzde plaza çalışanlarında çok sık benin vertigoyu görmeye başladık" ifadelerini kullandı.



"Polikliniklere sık başvuru nedeni’


‘Vertigo hem kulak burun boğaz hem nöroloji polikliniklerine sıkça başvuru nedeni’ diyerek sözlerine başlayan Uzm. Dr. Hıkmat Abbaszade, "Hem merkezi sinir hem de periferik sinir sistemi ve iç kulakla alakalı birçok hastalık vertigoya neden olabilir. Tedavi tamamen nedene bağlıdır. Örneğin; hemen müdahale etmek hatta yatış endikasyonu gerektirecek vertigolar. Bazı vertigolar ayaktan tedavi edilebilir, ilaçlarla manevralarla, fizik tedavi desteğiyle tedavi edilebilir. Pozisyonel denge egzersizleri, bunların da basit ve sofistike metotları var. Vertigoya neden olan, altta yatan hastalık teşhis edildikten sonra ona yönelik spesifik tedavi yöntemi seçilebilir. Bazı hastalarda vertigo çok şiddetli olabiliyor. Özellikle hastayı düşürecek kadar bulantı, kusmaların eşlik ettiği bir durum olabilir. Amacımız, merkezi sinir sistemiyle alakalı olan ve altında ciddi hastalıklar yatabilecek olan vertigoyu zamanında teşhis edebilmek. Kulak burun boğaz hekimleriyle nörologların ortak yaptığı teşhis amaçlı testler vardır. Genelde bize hastalar kulak burun boğaz polikliniğinden yönlendirilir" şeklinde konuştu.



"Vertigo bitebilir, yeter ki doğru tanı alıp müdahale doğru olsun"


‘Her vertigo hastasında aynı bulgular olmuyor’ diyen Uzm. Dr. Abbaszade, "Bazen beyin kan akışını rahatlatıcı ilaçlar, invaziv girişimsel işlemler, denge testleri, müdahaleleri, postür egzersizleri, kafa hareketleriyle yapılan egzersizler gibi bir sürü tedavi metoduyla müdahale ediliyor. Bazen vertigo çok dirençli olabiliyor. Hastanın ilk vertigo atağıysa hasta belirli bir yaş üzerindeyse, ek hastalıkları varsa, tansiyon, şeker, yüksek kolesterol veya genetik risk faktörleri de varsa mutlaka tedbirli olunması, muayeneye erken gelmesini öneririm. Çünkü bazı durumlara ne kadar erken müdahale edersek hasta için o kadar karlı oluyor. Bir manevrayla bitirebilir mesela ama bazı vertigolar vardır, bunlar en az 2-3 ay, aylarca sürebiliyor. Vertigo bitebilir, yeter ki doğru tanı alıp, teşhis doğru olsun ve teşhisten sonra da müdahale doğru olsun" diye konuştu.



Vertigoya dikkat: "Son dönemde daha sık karşılaşmaya başlandı"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun’a 25 milyar TL’lik enerji yatırımı Samsun merkezli elektrik dağıtım şirketi 2026-2030 dönemini kapsayan yatırım ve bakım programı kapsamında Samsun 25 milyar TL tutarında yatırım ve bakım çalışması gerçekleştirecek. "Geleceğin enerji altyapısını inşa etme" vizyonuyla çalışmalarını sürdüren Yeşilırmak Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (YEDAŞ), 2026-2030 yılları arasında Samsun’da 25 milyar TL’lik yatırım ve bakım çalışması gerçekleştirecek. Bu yatırımlarla birlikte Samsun’un enerji altyapısının geleceğe hazır, daha güçlü ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması hedefleniyor. Planlanan yatırımlar YEDAŞ İşletme Operasyonları Direktörü Barış Demir, Bölge Koordinatörü Emin Uğur Aslan, Samsun Bölge Müdürü Sedat Adıgüzel ve Kurumsal İletişim Müdürü Emin Genç, Büyükşehir Belediyesi Çok Amaçlı Salon’da basın toplantısı düzenledi. Toplantıda yapılan sunumda, bölgede ve kentte hayata geçirilmesi planlanan toplam 62 milyar TL’lik yatırımlar anlatıldı. Bu plan kapsamında; yeni elektrik dağıtım hatları kurulacak, eski ve yıpranmış şebekeler yenilenecek, trafoların kapasitesi artırılacak, yer altı kablo sistemleri yaygınlaştırılacak, bakım ve onarım çalışmaları artırılacak. Yapılacak bu çalışmalar sayesinde arıza sayısının azalması ve elektrik kesintilerinin daha kısa sürmesi hedefleniyor. Ayrıca, dijital teknolojilerin kullanımı artırılarak şebeke daha akıllı bir şekilde yönetilecek. Böylece sorunlara daha hızlı müdahale edilebilecek ve enerji arz güvenliği güçlendirilecek. Kesinti sürelerinde iyileşme Sunumda ayrıca kesinti sürelerindeki iyileşmelere özellikle dikkat çekildi. Elektrik dağıtım şirketinin Samsun’da 1,3 milyonu aşkın kullanıcıya, binden fazla personelle hizmet verdiği ve 30 bin kilometreyi aşan geniş bir şebeke ağını yönettiği ifade edildi. Özelleştirme sonrasında yapılan yatırımlar sayesinde şehrin elektrik altyapısının büyük ölçüde yenilendiği vurgulandı. Bu yatırımların sonuçlarına da değinilerek, son 7 yılda abone başına düşen ortalama kesinti süresinin yüzde 51 oranında azaldığı, kesinti sıklığının ise yüzde 34 düştüğü belirtildi. 2025 yılı itibarıyla kişi başına düşen kesinti süresinin 532 dakikaya kadar gerilediği ifade edilirken, yeni yatırım döneminin tamamlanmasıyla bu sürenin 426 dakikaya indirilmesinin hedeflendiği aktarıldı. Ayrıca kesinti sıklığında da iyileşmenin devam edeceği belirtilerek, 2025’te kişi başına 7,7 olan kesinti sayısının, 2030 yılı sonunda 5,5 seviyesine düşürülmesinin planlandığı ifade edildi. "Samsun’un geleceğine yatırım yapıyoruz" Konuya ilişkin sunum yapan Barış Demir, Samsun’un büyüyen yapısına güçlü bir enerji altyapısıyla karşılık verdiklerini belirterek, "Enerji altyapısı, şehirlerin gelişiminde en kritik unsurların başında geliyor. Samsun’un artan enerji ihtiyacını karşılamak ve hizmet kalitesini daha ileri taşımak amacıyla kapsamlı bir yatırım planı hazırladık. 2026-2030 döneminde hayata geçireceğimiz 25 milyar TL’lik yatırım ile sadece bugünün değil, geleceğin ihtiyaçlarına da cevap veren bir altyapı oluşturmayı hedefliyoruz. Gerçekleştireceğimiz çalışmalarla birlikte şebekemizi daha dayanıklı, daha esnek ve daha akıllı bir yapıya kavuşturuyoruz. Dijital teknolojileri daha etkin kullanarak arızalara daha hızlı müdahale edebilen, hatta birçok durumda sorunu müşterilerimiz fark etmeden tespit edebilen bir sistem altyapısı oluşturuyoruz. Bu yaklaşım, hizmet kalitesine doğrudan katkı sağlayacak" dedi. LED dönüşümüyle daha verimli ve sürdürülebilir aydınlatma Samsun’da enerji verimliliğini artırmaya yönelik çalışmalar kapsamında LED aydınlatma dönüşümünün de hızlandırıldığına dikkat çeken Demir, "Bahsettiğim 25 milyar TL’lik yatırımın içinde aydınlatma yatırımları da yer alıyor. Şu anda LED dönüşümü gerçekleştiriyoruz. Tasarruf odaklı olarak, sodyum buharlı ve daha yüksek tüketimli aydınlatma armatürlerini, daha az enerji tüketen LED armatürlerle değiştiriyoruz. 2026 yılı içerisinde 110 bin armatürün dönüşümünü tamamlamayı planlıyoruz. Bu kapsamda ana yollar ve caddelerde LED dönüşüm süreci başlatıldı. Daha düşük enerji tüketimi, uzun ömürlü kullanım ve daha yüksek aydınlatma kalitesi sağlayan LED teknolojisiyle birlikte hem enerji tasarrufu sağlanması hem de şehir estetiğinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Planlanan dönüşüm programı doğrultusunda, 2030 yılı sonuna kadar Samsun genelindeki aydınlatma altyapısının yaklaşık yarısının LED sistemlere dönüştürülmesi amaçlanıyor. LED dönüşümü, sadece bir aydınlatma değişimi değil; aynı zamanda enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik açısından önemli bir dönüşüm. Ana arterlerde başlattığımız bu süreçle birlikte hem enerji tüketimini azaltmayı hem de vatandaşlarımıza daha kaliteli bir aydınlatma hizmeti sunmayı hedefliyoruz. 2030 yılına kadar şehir genelinde önemli bir dönüşümü tamamlamayı planlıyoruz" diye konuştu. Kayıp kaçak ve GES çalışmaları Sunumda kayıp kaçak ve güneş enerji sistemleri (GES) ile ilgili de konuşan Demir, "Kayıp-kaçak oranına 2025 yılı verileriyle baktığımızda yaklaşık yüzde 5,7 seviyesindeyiz. Enerji Piyasası Düzenleme ve Denetleme Kurumu, dağıtım şirketlerinin sunduğu hizmet kalitesini ölçmek için her yıl belirli hedefler veriyor. Biz bu hedeflerin oldukça altındayız. Dağınık coğrafyalarda ve uzun dağıtım hatlarında hizmet verdiğimiz için şebekeyi sürekli test etmek zorunda kalıyoruz. Enerji dağıtım şebekesinin yapısı gereği teknik kayıplar da oluşuyor. Bu nedenle açıklanan oranların tamamını kaçak olarak değerlendirmemek gerekir; bu oranın içinde teknik kayıplar da yer almaktadır. YEDAŞ bölgesinde 900’e yakın GES tesisi bulunuyor. Trafo merkezi bazlı kapasite artışları her yıl planlanarak artırılmaya devam ediyor. Karadeniz Bölgesi’nde güneşlenme süresi, İç Anadolu’ya kıyasla daha düşük olduğu için GES sayısı da görece daha az. Buna rağmen bölgemizde yaklaşık 900 farklı noktada GES sahası bulunuyor. Bu tesisler ya kendi ihtiyaçlarını karşılamak için üretim yapıyor ya da doğrudan şebekeye enerji vererek katkı sağlıyor" ifadelerine yer verdi. Dijital Dönüşüm: AGİS ile ihbardan önce müdahale Toplantıda ayrıca şu bilgiler de paylaşıldı: "Elektrik dağıtım şirketi dijitalleşme yatırımlarıyla klasik şebeke işletmeciliği anlayışının ötesine geçerek veri temelli ve proaktif bir yönetim modelini hayata geçiriyor. Bu dönüşümün en önemli adımlarından biri olan Alçak Gerilim İzleme Sistemi (AGİS) sayesinde şebekenin yüzde 99’u uzaktan izlenebilir hale geldi. AGİS ile arızalar, vatandaşlardan herhangi bir ihbar gelmeden tespit ediliyor; ekipler hızla sahaya yönlendirilerek müdahale süreci başlatılıyor. Bu yaklaşım, kesinti sürelerinin azaltılmasına ve enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesine doğrudan katkı sağlıyor. SCADA ve OMS (Operasyon Yönetim Sistemi) altyapıları sayesinde arızalar artık uzaktan yönetilebilir hale gelirken, yüzde 90 oranına ulaşan uzaktan enerjilendirme kabiliyeti kesinti sürelerinin azaltılmasında kritik bir rol oynuyor. Artan SCADA istasyon sayısı ve uzaktan gerçekleştirilen manevralar sayesinde hem iş gücünde verimlilik sağlanıyor hem de kesinti süreleri minimize ediliyor. Bu sayede ekiplerin sahada maruz kaldığı riskler azalırken, iş sağlığı ve güvenliği seviyesi de ileri taşınıyor. Dijital altyapı yatırımları kapsamında Otomatik Sayaç Okuma Sistemi (OSOS) haberleşme oranı da yüzde 99 seviyesine ulaştı. Elektrik üretiminin tamamı uzaktan izlenirken, sokak aydınlatma sistemleri yüzde 100 oranında dijital altyapı üzerinden yönetiliyor. Böylece şebeke performansı anlık olarak takip ediliyor, operasyonel verimlilik artırılıyor ve hizmet süreçleri daha şeffaf bir yapıya kavuşuyor."
Samsun Amerika ve Avrupa’da yeni ve sinsi bir kovid: "Ağustos böceği" Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, "ağustos böceği" olarak adlandırılan ve yüksek oranda mutasyona uğramış yeni bir COVID-19 varyantının Amerika ve Avrupa’da yayılmaya başladığını söyledi. Prof. Dr. Özkaya, ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) verilerine göre BA.3.2 olarak adlandırılan varyantın en az 25 ABD eyaletinde tespit edildiğini belirterek, "Bu varyantın, aşılar veya önceki enfeksiyonlardan kaynaklanan bağışıklığı daha kolay aşabildiği düşünülüyor. Vakaların genel olarak düşük seviyede seyrediyor, ancak BA.3.2 varyantının dünya genelinde yayılımını sürdürüyor. Bu varyant bir yıldan uzun süredir dolaşımda bulunuyor. Ancak özellikle sonbahardan itibaren ABD dahil birçok ülkede hızlı bir artış göstermeye başladı" dedi. İlk kez Güney Afrika’da görüldü COVID-19’a neden olan SARS-CoV-2 virüsünün yayılırken sürekli mutasyona uğradığını hatırlatan Özkaya, "Yeni varyantı diğerlerinden ayıran en önemli özellik, diken proteininde meydana gelen çok sayıda genetik değişikliktir. Bu durum, virüsün bağışıklık sistemi tarafından farklı algılanmasına yol açabilir" diye konuştu. CDC’nin yayımladığı raporlara da değinen Özkaya, bu mutasyonların önceki enfeksiyon veya aşılamayla kazanılan korumayı azaltma potansiyeline sahip olduğunu belirtti. BA.3.2 varyantının ilk olarak Kasım 2024’te Güney Afrika’da tespit edildiğini aktaran Özkaya, bu varyantın Omicron ailesine ait BA.3 alt varyantının bir devamı olduğunu ifade etti. 2024 yılı boyunca diğer varyantların gölgesinde kaldığını belirten Özkaya, "Sessiz bir şekilde yayılımını sürdürdü ve geçtiğimiz eylül ayından itibaren daha belirgin hale geldi" şeklinde konuştu. Hastalığın etkisi Varyantın etkilerine ilişkin de bilgi veren Özkaya, şu ana kadar daha ağır hastalığa yol açtığına dair bir kanıt bulunmadığını vurguladı Özkaya şunları söyledi: "BA.3.2’nin yaygın olduğu ülkelerde daha ciddi hastalık ya da hastaneye yatış oranlarında belirgin bir artış gözlenmedi. Kağıt üzerinde endişe verici görünse de mevcut veriler, hastalık şiddetinin artmadığını gösteriyor." 23 ülkeye yayıldı Verilere göre 11 Şubat 2026 itibarıyla BA.3.2 varyantının en az 23 ülkeye yayıldığını belirten Özkaya, bazı Avrupa ülkelerinde yayılımın daha yüksek olduğuna dikkat çekti. Özkaya, "CDC verilerine göre Danimarka, Almanya ve Hollanda’daki vakaların yaklaşık yüzde 30’una bu varyant neden oluyor" ifadelerini kullandı.
Afyon AFSİAD gelecek vizyonunu arttırmak amacıyla komisyon yapılanmasını hayata geçirdi Afyonkarahisar Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (AFSİAD), kurumsal kapasitesini güçlendirmek, üyelerinin bilgi ve deneyimini daha etkin bir yapıya dönüştürmek ve gelecek vizyonunu somut adımlarla desteklemek amacıyla komisyon yapılanmasını hayata geçirdi. Üyelerin yoğun katılımıyla şekillenen bu yapı, AFSİAD’ın katılımcı yönetim anlayışını ve ortak akıl yaklaşımını daha güçlü bir zemine taşıyacak. AFSİAD tarafından oluşturulan komisyon yapısı; yalnızca organizasyonel bir düzenleme değil, aynı zamanda derneğin yerelden başlayarak bölgesel, ulusal ve uluslararası ölçekte daha etkin, daha görünür ve daha etkili bir aktör haline gelmesini hedefleyen stratejik bir dönüşümün parçası olarak kurgulandı. Bu çerçevede AFSİAD bünyesinde ’AFSİAD Akademi Komisyonu, AFSİAD İş Geliştirme ve Sektörler Komisyonu, AFSİAD Dış İlişkiler, Uluslararası İş Birlikleri ve Kurumsal İletişim Komisyonu ile AFSİAD Sosyal Projeler ve Etkinlikler Komisyonu’ kuruldu. Üyelerin doğrudan fayda elde edeceği bir yapı hedefleniyor Yeni yapılanma ile birlikte AFSİAD; üyeleri arasında iş birliği kültürünü güçlendiren, somut ticari ilişkiler geliştiren, kamu ile daha güçlü temaslar kuran, uluslararası bağlantılarını artıran ve toplumsal fayda üreten bir yapı olma yolunda önemli bir adım attı. AFSİAD Akademi Komisyonu, derneğin kurumsal kapasitesini artırmayı, üyelerin liderlik ve yöneticilik yetkinliklerini geliştirmeyi ve nitelikli iş gücüne katkı sağlamayı hedefliyor. İş Geliştirme ve Sektörler Komisyonu ise AFSİAD üyeleri arasında somut ticari iş birliklerinin artırılmasını, sektör bazlı güç birliklerinin oluşturulmasını ve derneğin ekonomik anlamda değer üreten bir ekosisteme dönüşmesini amaçlıyor. Sektörel çalışma grupları, iş eşleştirme süreçleri, ihracat odaklı çalışmalar ve kamu destek mekanizmalarıyla kurulacak entegrasyon sayesinde üyelerin doğrudan fayda elde edeceği bir yapı hedefleniyor. Yeni iş birliği imkânları sunulması planlanıyor Dış İlişkiler, Uluslararası İş Birlikleri ve Kurumsal İletişim Komisyonu, yurt içi ve yurt dışında kurulacak stratejik temaslarla derneğin etki alanını genişletmeyi hedefliyor. Uluslararası iş dünyası ağları ve kurumlarla geliştirilecek ilişkiler sayesinde AFSİAD’ın küresel ölçekte görünürlüğünün artırılması ve üyelerine yeni iş birliği imkânları sunulması planlanıyor. Sosyal Projeler ve Etkinlikler Komisyonu ise sosyal sorumluluk projeleri, sürdürülebilirlik odaklı çalışmalar ve geniş katılımlı organizasyonlar aracılığıyla AFSİAD’ın hem toplum nezdindeki karşılığını hem de kurumsal görünürlüğünü güçlendirmeyi amaçlıyor. "Bu yapı sayesinde her komisyonun ölçülebilir ve koordineli bir şekilde çalışmasını sağlayacağız" AFSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Sayın konuya ilişkin yaptığı açıklamada, komisyon yapılanmasının yalnızca bir organizasyon modeli olmadığına dikkat çekerek, bu sürecin belirlenen ilke ve kurallar çerçevesinde yürütülecek sistematik bir çalışma modeliyle desteklendiğini vurguladı. Başkan Sayın "Bu adımı AFSİAD’ın geleceğini inşa edecek stratejik bir dönüşüm olarak görüyoruz. Komisyonlarımızın daha etkin, sürdürülebilir ve sonuç odaklı çalışabilmesi için görev tanımları, çalışma esasları ve işleyiş süreçlerini kapsayan bir yönerge oluşturduk. Bu yapı sayesinde her komisyonun belirli hedefler doğrultusunda, ölçülebilir ve koordineli bir şekilde çalışmasını sağlayacağız. Üyelerimizin aktif katılımı ile şekillenen bu modelle daha fazla üreten, daha fazla iş birliği geliştiren ve bulunduğu her alanda etki oluşturan bir AFSİAD hedefliyoruz" dedi. Hayata geçirilen komisyon yapılanması ile birlikte AFSİAD; üyelerinin bilgi, deneyim ve üretim gücünü komisyonlar aracılığıyla organize eden, bu yapıyı öncülük ettiği ve aktif rol aldığı federasyon çatısı ile daha geniş bir etki alanına taşıyan bir modele geçiş yaptı.
Kütahya Pazarlar Spor Lisesi’nden atletizmde 15 madalya Kütahya’da 2025-2026 eğitim-öğretim yılında 13 farklı branşta okul sporlarına katılım sağlayarak sporun her alanında varlık gösteren Pazarlar Spor Lisesi, atletizm branşında elde ettiği derecelerle adından söz ettirdi. Kütahya Okul Sporları Atletizm İl Şampiyonası’nda Gençler B kategorisinde mücadele eden okul, sadece koşu disiplinlerine odaklanmasına rağmen toplamda 15 derece elde ederek turnuvanın en başarılı ekiplerinden biri oldu. Okul Müdürü Muammer Gökalp, bu yılın kendileri için bir "atılım yılı" olduğunu vurguladı. Gökalp yaptığı açıklamada, "Bu eğitim döneminde tam 13 farklı branşta okul sporlarına katılarak öğrencilerimizin sporun her dalında gelişim göstermesini amaçladık. Atletizm branşında bu yıl stratejik bir tercihle sadece koşu disiplinlerinde (100, 200, 400, 800 ve 1500 metre) yer aldık. Sınırlı bir alanda mücadele etmemize rağmen 15 madalya kazanmak, öğrencilerimizin potansiyelini göstermesi açısından muazzam bir başarıdır" dedi. Elde edilen bu bireysel başarıları kurumsal bir yapıya dönüştürmek istediklerini belirten Muammer Gökalp, "Bu süreçte büyük emek veren beden eğitimi öğretmenlerimize, organizasyonu başarıyla yürüten İl Gençlik ve Spor Müdürlüğü’ne ve sahada adaletle görev yapan atletizm hakemlerine teşekkür ediyorum. Önümüzdeki yıl hedefimizi daha da büyüterek hem kız hem de erkeklerde ’Puanlı Atletizm Takımları’ kurmayı planlıyoruz. Temel amacımız, Kütahya’daki atletizm kültürüne katkıda bulunmak ve geleceğin başarılı atletlerini yetiştirmektir. Pistte ter döken tüm gençlerimizle gurur duyuyoruz" ifadelerini kullandı. Gökalp açıklamasını, "Bu başarı yolculuğunda bizlerden desteğini esirgemeyen Pazarlar Kaymakamlığına, Pazarlar Belediyesine ve Pazarlar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne şükranlarımı sunuyorum" diye tamamladı. Müsabakalarda dereceye girerek kürsüye çıkan ve Pazarlar Spor Lisesinin gurur tablosunu, Medine Nur Gökcan, Zuhal Kahraman, Tufan Taş, Ecrin Ercan, Rana Coşkun, Nurgül Naz, Onur Kuru, Mehmet Emin Akgün, Umut Paksoy, Hazal Bilgiç ve Asude Pedük oluşturdu. Pazarlar Spor Lisesi’nin 13 branştaki aktif mücadelesi ve atletizm pistindeki dikkat çeken bu başlangıcı, Kütahya spor camiasında takdirle karşılandı.