SPOR - 21 Ocak 2026 Çarşamba 11:48

Viktor Faust, Makedon rakibi Cvetkov’u ilk rauntta nakavt etti

A
A
A
Viktor Faust, Makedon rakibi Cvetkov’u ilk rauntta nakavt etti

Türk boks kulübü EC Boxing’in Ukraynalı ağır sıklet boksörü Viktor Faust, Makedonyalı rakibi Todorche Cvetkov’u ilk rauntta nakavt ederek Dünya Boks Organizasyonu (WBO) dalında kıtalararası altın kemerin sahibi oldu.


Almanya’nın Kiel kentinde düzenlenen galada Türk boks kulübü EC Boxing’in Ukraynalı ağır sıklet boksörü Viktor Faust ile Makedonyalı Todorche Cvetkov karşı karşıya geldi. Henüz karşılaşmanın ilk raundunda Faust, attığı sağ kroşe ile rakibini yere serdi. Yediği ağır darbenin ardından Makedon boksör yerden kalkamazken, karşılaşma sona erdi.



Erol Ceylan: "Sporcumun performansından memnunum"


Viktor Faust’un menajeri Erol Ceylan, sporcusunun muhteşem bir performans sergilediğini belirterek, "Bizim asıl hedefimiz dünyanın zirvesindeki isimleri teker teker indirmektir. Bu doğrultuda çalışmalarımız sürüyor. Bu akşamki karşılaşmada Viktor, ne kadar iyi olduğunu ve zirvede savaşmaya hazır olduğunu tekrar ispatladı" şeklinde konuştu.



Bülent Başer: "Sporcum zımba gibi"


EC Boxing Başantrenörü Bülent Başer, karşılaşmaya çok iyi hazırlandıklarını dile getirerek, "Rakibimizin karşılaşmanın başlamasıyla saldıracağını biliyorduk. Yumruklarının çok tehlikeli olduğunu biliyorduk. Biz de ona göre taktik geliştirerek, daha sakin fakat uyanık bir stil ile çıktık karşısına. Zaten Viktor, yumrukları çok güçlü olan bir boksördür. Rakibin açığını yakaladı mı bayıltır, başka şansı yok. Bu gece yeniden zaferle ringlerden inmenin haklı gururunu yaşadık" dedi.



Vedat Alyaz: "Dünyanın zirvesine az kaldı"


Kulübün basın danışmanı Vedat Alyaz da bu sonuçla dünya sıralamasında ön saflara yükseleceklerini aktararak, "Bu da bize dünya şampiyonluk maçlarının kapılarını aralayacak. Viktor Faust, bugüne kadar çıktığı on beş maçı kazanarak adını boks tarihine altın harflerle yazdırmayı başardı. Yendiği boksörler arasında dünya devi isimler de yer alıyor" ifadelerini kullandı.



Viktor Faust, Makedon rakibi Cvetkov’u ilk rauntta nakavt etti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul A101, yerli cevizi üreticisinden tüketiciye taşıyacak Türkiye’nin en yaygın zincir marketlerinden biri olan A101, Ceviz Üreticileri Derneği ile yerli üretimde önemli bir iş birliğine imza atarak yerli cevizi tüketicilerle buluşturuyor. A101, Ceviz Üreticileri Derneği ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında, dernek bünyesindeki üretim bahçelerinde yetiştirilen yerli kabuklu cevizleri mağazalarında tüketicilerle buluşturuyor. Proje ile yerli tarımsal üretimin; A101’in 13 bin 500’ü aşkın mağazası ve çok kanallı satış modeli sayesinde düzenli ve ölçeklenebilir pazar erişimi kazanması amaçlanıyor. Bu yapı, üreticinin sürdürülebilir şekilde planlama yapmasını desteklerken, iyi tarım uygulamalarının daha geniş ölçekte yaygınlaşmasına ve yerli üretimin uzun vadeli olarak güçlenmesine katkı sunuyor. Yapılan açıklamaya göre, proje kapsamında devreye alınan izlenebilirlik altyapısı sayesinde, ürün üzerindeki barkod aracılığıyla tüketiciler ürünün kaynağına ve üretim sürecine ilişkin bilgilere erişilebilecek. Böylece tarladan rafa uzanan süreçte şeffaflık ve üretim emeğinin görünürlüğüyle beraber tüketici güveninin artırılması öngörülüyor. İş birliği; yerli ceviz üretiminin uzun vadeli ve sürdürülebilir şekilde büyümesine katkı sunmayı, üretici-perakende ekosisteminde örnek bir uygulama modeli oluşturmayı amaçlıyor. İş birliğini değerlendiren A101 Meyve Sebze Satınalma Genel Müdürü Gürol Kıraç, "Ceviz, taze gıda kategorisinde yerli üretimin ve sürdürülebilir tarımın güçlü örneklerinden biri. A101 olarak meyve-sebze ve taze gıda tedarik zincirinde; kalite standartlarını, ürün güvenliğini ve sürekliliği önceleyen bir yaklaşımla üreticilerimizle yakın çalışıyoruz. Bu iş birliğiyle yerli cevizi güvenilir bir tedarik yapısı içinde daha fazla tüketiciyle buluştururken, üreticimizin emeğine değer katmayı ve Türkiye’nin tarımsal zenginliğini raflarımıza taşımayı sürdürüyoruz. Önümüzdeki dönemde de taze gıda tarafında yerli üretimi güçlendiren yeni projeleri hayata geçirmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Ceviz Üreticileri Derneği Başkanı Ömer Ergüder ise, projenin yerli üretim için taşıdığı önemi şu sözlerle ifade etti: "Yerli ceviz üreticimizin bugün en büyük sorunlarından biri, ithal ceviz baskısı altında hak ettiği değeri bulmakta zorlanmasıdır. Şirket ile birlikte attığımız bu adım, hem üreticimizi güçlendiren hem de tüketiciyi gerçek Türk ceviziyle buluşturan örnek bir model oldu. Türkiye’nin bereketli topraklarında yetişen her cevizin arkasında büyük bir emek ve uzun bir yolculuk var. Bu yolculuğun değerini koruyan böyle bir projeye imza atmaktan büyük gurur duyuyoruz. A101 yönetimine ve tüm ekibine, ülkemizin tarım sektörüne verdikleri bu güçlü destek için sonsuz teşekkür ediyoruz."
İstanbul Mide küçültme ameliyatı olan Semanur Aydın’ın ölümüne ilişkin 7 sanıklı davada 1 sanığa tahliye Yenidoğan Çetesi davasında adı geçen Bağcılar Şafak Hastanesi’nde, hekimlik yapması yasak olmasına rağmen mide küçültme ameliyatını gerçekleştirdiği iddia edilen doktorun 25 yaşındaki Semanur Aydın’ın ölümüne neden olduğuna ilişkin 7 sanıklı davada mahkeme ara kararını açıkladı. Heyet, tutuklu sanık Orhan G.’nin tahliyesine hükmetti. Öte yandan, maktul Semanur Aydın’ın müşteki ailesi, avukatları aracılığıyla davadan feragat ettiklerini ve şikayetlerinden vazgeçtiklerini bildirdikleri dilekçeyi mahkemeye sundu. Duruşma, eksiklerin giderilmesi için erteledi. Yenidoğan Çetesi davasında adı geçen Bağcılar Şafak Hastanesi’nde, hekimlik yapması yasak olmasına rağmen mide küçültme ameliyatı gerçekleştiren doktorun 25 yaşındaki Semanur Aydın’ın ölümüne neden olduğu iddialarına ilişkin yargılama bugün başlıyor. Erol V.’nin de aralarında bulunduğu 6’sı tutuklu 7 sanık, ilk kez hakim karşısına çıktı. Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, 5’i tutuklu 7 sanık ile tarafların avukatları hazır bulundu. Ayrıca, 1 tutuklu bir sanık da duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. ’’Maktul, her türlü rızayı kabul ettiğini belirten kağıdı imzaladıktan sonra hastaneden çıkış yaptı’’ Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Erol V. meslekten men edildiği zaman sağlık turizmi işine başladığını, bu nedenle Şafak Hastanesine hasta götürdüğünü, obezite üzerine çalıştığını ve maktulün kendisine referansla ulaştığını belirterek, ’’Maktule ön değerlendirme yaptım. Maktul, obezite kriterlerine uygundu. Cerrahi işlemi yapacak uzmanın müsaitliğine göre gün verdim. Maktulü, 18 Aralık 2023 günü doktor Şaban C. ameliyat etti. Maktul, ayın 20’ sinde ise taburcu edildi. Sağlık turizminde hasta giriş, çıkışında hastanın tüm süreçlerine dahil oluyoruz, tüm tetkikleri hastaya anlatıyoruz, süreci hastayla beraber takip ediyoruz. 26 Aralık’ ta, hasta şikayetlerinin başlamasıyla bizimle irtibata geçti. Hemen doktor Şaban C.’yi bilgilendirdim ve onun talimatıyla hastayı hastaneye yatırdık. Ayın 27’sinde ise gereken tüm tıbbi tedavileri hastaya uyguladık. Tetkiklerin çoğu yapılmış ancak sonuçları açıklanmamıştı. Ameliyat sonrası Semanur Aydın, hastaneden ayrılmak istedi. Biz bu durumu kabul etmedik. Maktul, her türlü rızayı kabul ettiğini belirten kağıdı imzaladıktan sonra hastaneden çıkış yaptı. Hastanın durum takibini telefonla yaptık’’ ifadelerini kullandı. "Hastaya, operasyon yapmadığımı söyledim, meslekten men edildiğimi söylemedim" Erol V. şöyle devam etti: "Ben kesinlikle maktulün ameliyatını yapmadım. Hastayı ameliyathaneye teslim edip çıktım, hatta hasta yakınları da beni gördü. Belli aralıklarla ameliyathaneye inerek durumu kontrol ettim. Her seferinde hasta yakınları beni gördü. Şafak Hastanesinde sağlık turizmi kapsamında 3 hafta boyunca yaklaşık 40 hasta götürdüm. Bu hastaların ameliyat işlerini ben yapmadım. Doktor Şaban C.’ye meslekten men edildiğimi söyledim. Maktul benim başarılı bir hekim olduğumu öğrenip bu referansla bana geldi. Hastaya, operasyon yapmadığımı söyledim, meslekten men edildiğimi söylemedim’’ diye konuştu. Şafak Sağlık Grubu ortaklarından olan ve firariyken yakalanıp tutuklanan sanık Cem Türker Öztürk, ’’Refik Arslan bana geldiğinde Gaziosmanpaşa’da hastanem vardı. Maktulün ailesinin ifadelerinde hastanenin sahibi olarak tanıtılan kişi ben değilim. Bunun gerek görüldüğü taktirde aileye sorulmasını talep ediyorum. Kamera kayıtlarının silindiğine dair bilgim yoktur. Bakırköy Adliyesi’nde 2 davam var. 22 Ağır Ceza Mahkemesi’ne kendim teslim oldum, sanki ben yakalanmışım gibi lanse edilmektedir. Erol V. ya da diğer hekimleri işe alma gibi bir görevim yoktur. Hastanede resmi bir görevim olmadığı için delilleri karartacak ya da düzenlenen bir evrakı değiştirmem gibi bir durumum da söz konusu değil. Atılı suçlamayı kesinlikle kabul etmiyorum. Maktulün ölümünden, benim aylar sonra haberim oldu. Beni hedef gösteriyorlar, bunun nedeni ise benden para alamadıkları içindir’’ şeklinde konuştu. Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Şaban C., ’’Sanık Erol V. ile ameliyattan çıkarken karşılaştım, o sırada laf arasında bana aynı fakülteden mezun olduğumuzu söyledi. Telefon numaralarımızı verdik, hasta yönlendiririz düşüncesiyle. Çalıştığım hastane kapanınca bu süreçte Erol V. beni aradı, Bağcılar’daki Şafak Hastanesi’nde çalışmak isteyip, istemediğimi sordu. Erol V. bana, iyi fiyatlı hastalarının A sınıfı hastanelerde, daha düşük maliyetli hastalarının ise Şafak Hastanesi’nde ameliyat edildiğini söyledi. Kendisine ait muayenehanesinin olduğunu ancak sigortalı hastalarını ameliyat edemediğini belirterek, Şafak Hastanesine başlarsam, bana getirebileceğini, benim ameliyat yapabileceğimi söyledi. Bana, meslekten men edildiğini söylemedi. Bu durumdan bilgim yoktu. Maktulün, ameliyatına benim girmediğim HTS kayıtları ve tanık beyanlarıyla sabittir. Beni hastaneden aradılar ve bir hastamın ex olduğunu, bu nedenle imzalamam gereken evrakların olduğunu söylediler. Evraklar sabah karakola verilecekmiş. Ben de sabah geleceğimi söyledim. Hastanın ismini sorgulamadım. Ancak o gece başhekim Semiha Yavuz ve yanında ismini bilmediğim bir kişi evime gelip evrakları imzalattı. Maktulden haberim yoktu’’ dedi. ’’Ölmüş birini öldürmekle suçlanıyorum’’ Yenidoğan Çetesi davasında yargılanan tutuksuz sanık Semiha Yavuz ise savunmasında, ’’Bağcılar Şafak Hastanesinin başhekimiydim. 2023 Şubat ayında görevime başladım. Benimle beraber birçok hekim bu hastanede çalışmaya başladı. İşe alırken, yetkin, yetkili ve donanımlı kişilerden kadro oluşturmaya çalıştım. Hastaneye başladığımda hastane konkordato sürecindeydi. Konkordato komiserleri hastanedeydi, hastanenin sahibinin kim olduğunu bu yüzden bilmiyordum. Ben aynı zamanda çocuk doktoruyum. Özellikle yenidoğan bebek hastalarla ilgiliydim. Hastane borçlu olduğu birçok eksiği vardı. Hastalarla ilgili tıbbi cihaz ve alet tedariği için uğraştım. Maktulün ameliyat süreciyle ilgili bilgim yoktu. Kontrol süreci de aynı şekilde. Hastayı ilk olarak acil servise kalp atışı ve solunumu yokken geldiğinde gördüm. Hasta geldiğinde mavi kod verdim. Hastaya 70 dakika kalp masajı yaptık, solunum cihazına bağladık. Bu esnada hastalık öyküsünü öğrendim. Hastanın vefatı kesinleşince acil servis doktoru adli rapor hazırladı. Ben hasta yakınlarından ilk kez Erol V. ismini duydum. Erol V.’yi tanımıyorum, hasta yakınları Erol V.’nin hastası olduğunu söylediler. Ben dosyaya baktığımda maktulün doktorunun Şaban C., olarak gördüm. Çelişkiyi düzeltmek için Şaban C. ile görüştüm, o da bana hasta hakkında bilgi verdi, ameliyata Erol V. ile birlikte girdiklerini söyledi. Ben, Erol V.’yi gözlemci hekim olarak bildirimini İlçe Sağlık Müdürlüğü’ne yaptım. Müdürlükte memurlar beni aradı ve Erol V.’nin meslekten men edildiğini ilettiler. Delilleri karartmadım, süreçle ilgili tarafların bana söyledikleri kadar bilgi sahibiyim. Maktulün vefat ettiği gece hastaneye gelen polislere tüm evrakları teslim ettik. Şaban C.’nin evine giderek, evrak imzalatmadım. İmzalar eksik olsun olmasın tüm evrakları teslim ettim. 5 Aralık 2023’te kameraların bozuk olduğunu ve tamir edilmesi talimatını verdim. Ben hastaneyi usulüne uygun şekilde yönettim. Bir kusurum olmamıştır. Şaban C.’yi hastaneye ben kabul ettim. Ölmüş birini öldürmekle suçlanıyorum. Adli Tıp Kurumu raporunda, hastanın gelişen komplikasyon sonucu vefat ettiği mütalaa edilmiştir’’ şeklinde konuştu. Savunma yapan tutuklu sanık Orhan G., ’’Benim hastanede hiçbir görevim yok. Bir kırtasiyem var, ayrıca hastanenin kartonpiyer işlerini yapıyordu. Hastanede çalışan arkadaşlarım var. Daha öncesinde sanık Erol V. ile tanışmışlığım yoktur. İlk kez Semanur Aydın’ın ölümü olayında gördüm. Savcılıkta verdiğim ifade yanlış anlaşıldı. Ben diyabet hastasıyım, sağlık durumum cezaevine elverişli değil’’dedi. Tutuksuz sanık Refik Arslan ise savunmasında, ’’72 yaşındayım, Şafak Hastanesi’nin resmi sahibiyiyim. Bu hastaneyi 4-5 yıl önce satın aldım. Hastane kontordot sürecine girdikten sonra başka biri atandı. Ben sanıkların hiçbirini tanımıyorum. Hastaneyi ticari amaçla satın aldım. Cem Türker Öztürk benim aile dostum, ona hastaneyi işletmesini söyledim. O tecrübeliydi, benim gelirim var, hastaneyi sadece kar amacıyla aldım. Benim oğlum evlatlıktı. Cem Türker Öztürk’ü onun yanına verecektim. Bu olaylar yaşanınca battım. Hastanenin işleyişiyle bir alakam yok’’ diye konuştu. Duruşmada görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı, dava dosyasındaki eksik hususların giderilmesini ve sanıkların tutukluluk halinin devamını talep etti. ’’Bir hekim, kendi hastasını öldürmekten yargılanamaz’’ Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Erol V.’nin avukatı Damla Deniz, ’’Tam 21 aydır bu duruşmayı bekliyoruz. Benim açımdan bu iddianame bir çöp hükmündedir. Yenidoğan dosyasının içerisinde tespit edilen bir tape oldu ve bu tapenin de bizim dosyamızın içerisine gelerek bu dosyanın ana delilini oluşturduğuna ilişkin bir iddia var. Dosya önünüze geldiğinde önce maddi manevi unsurları oluşmuş mudur diye bakarız. Fakat burada, ne maddi ne de manevi unsurlar oluşmamıştır. Bir hekim, kendi hastasını öldürmekten yargılanamaz. Bu nedenle, ihmali davranışla kasten öldürmeden ceza verilemez. Semanur Aydın, Arnavutköy Devlet Hastanesi’ne gittiğinde doğru işlemler yapılsaydı bu olay yaşanmayacaktı. Sistemde, acilde yapılan işlemler incelenmelidir. Soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin tarafından benim müvekkilime baskı uygulandı. Ben odasındayken müvekkilime, ’Şaban C. ya da Erol V. umrumda bile değil, benim derdim, Şafak Hastanesinin sahiplerini Yenidoğan davasında alamadım, burada alacağım’ dedi’’ şeklinde konuştu. Müştekiler davadan feragat etti Duruşmada, maktul Semanur Aydın’ın müşteki eşi Ali Aydın ile kardeşi Doğan Yelboy, avukatları aracılığıyla davadan feragat ettiklerini ve şikayetlerinden vazgeçtiklerini bildirdikleri dilekçeyi mahkemeye sundu. 1 sanık tahliye edildi Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanık Orhan G.’nin tahliyesine hükmederek, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi.