EKONOMİ - 20 Şubat 2026 Cuma 12:57

Vodafone Vakfı ve "Hayat Tamircisi" Hasan Kızıl’dan hayvanlar için yeni proje

A
A
A
Vodafone Vakfı ve "Hayat Tamircisi" Hasan Kızıl’dan hayvanlar için yeni proje

Vodafone Vakfı, "Hayat Tamircisi" Hasan Kızıl ile birlikte düzenlediği etkinliklerle hayvanlar için yeni bir yaşam fırsatı sunmayı sürdürüyor. Son olarak, Vodafone Plaza’da 45 Vodafone Gönüllüsü’nün katılımıyla yürüteç ve kazak atölyeleri düzenlendi.



Vodafone Vakfı, ünlü hayvan aktivisti ve "Hayat Tamircisi" proje yöneticisi Hasan Kızıl ile engelli hayvanlar için projeler üretmeye devam ediyor. Hasan Kızıl’ın rehberliğinde Vodafone Plaza’da düzenlenen kazak ve yürüteç atölyelerine 45 Vodafone Gönüllüsü katıldı. Kazak atölyesinde, kullanılmayan kazaklardan kedi ve köpekler için toplam 14 yatak yapılırken; bu yataklar için 90’a yakın kazak toplandı. Yürüteç atölyesinde, 15 engelli hayvan için geri dönüştürülebilir malzemelerden yürüteçler yapıldı. Vodafone Gönüllüleri’nin Hasan Kızıl liderliğinde bugüne kadar ürettiği yürüteç sayısı 75 oldu.



Atölyelerde üretilen yataklar barınaklara bağışlanacak. Yürüteçler ise Vodafone Vakfı Instagram sayfasından engelli hayvanlar için yapılan çağrıya başvuru yapmış kişilere iletilecek.



Türkiye Vodafone Vakfı Başkanı Hasan Süel, şunları söyledi: "Vodafone Vakfı olarak, teknolojiyle insanları birbirine bağlarken hayvanları da unutmuyoruz. Bir kez daha patili dostlarımız için el ele verdik ve gönüllülerimizle birlikte ‘Hayat Tamircisi’ Hasan Kızıl’ın liderliğinde yürüteç ve kazak atölyeleri düzenledik. Patili dostlarımız özgürce koşsun diye yürüteçler, sıcacık uyusunlar diye kazaklardan yataklar yaptık. Amacımız, daha fazla hayvanın hayatına dokunmak. Vodafone Gönüllüleri ile patili dostlarımızın yanında durmaya devam edeceğiz."



Hasan Kızıl ise şöyle konuştu: "Tam 12 yıldır Hayat Tamircisi olarak 7 binden fazla hayata dokundum. Vodafone Vakfı gönüllüleriyle aynı yolda yürümek, bu iyiliği birlikte büyütmek benim için tarifsiz bir mutluluk. Çünkü Hayat Tamirciliğinin bir okulu yok; hayata gerçekten dokunduğunda, hayatın değerini öğreniyorsun. İşte bu yüzden Vodafone Vakfı gönüllüleriyle buluşuyoruz: iyiliği çoğaltmak, sevgiyi büyütmek ve umudu yaymak için."



Vodafone Vakfı ve "Hayat Tamircisi" Hasan Kızıl’dan hayvanlar için yeni proje

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Arnavutköy’de 26 gündür aranan adamın cinayete kurban gittiği ortaya çıktı, ayrıntılar kan dondurdu İstanbul Arnavutköy’de 26 gündür kayıp olarak aranan kargo dağıtıcısı Ahmet Şahin’in cansız bedeni ormanlık alanda bulundu. Kayıp olarak aranan Şahin’in telefonundan ailesine mesaj atılarak para istendiği iddia edilirken, M.A.’nın bacanağının oğluna ait kredi kartını kullanarak altın alıp sattığı, aracını kullandığı tespit edildi. Gözaltına alınan M.A.’nın suçunu itiraf ettiği ve cinayeti borç meselesi nedeniyle işlediğini öne sürdüğü öğrenildi. Edinilen bilgilere göre olay, 24 Ocak tarihinde meydana geldi. Kargo dağıtıcısı olarak çalışan Ahmet Şahin (49), "İşe gidiyorum" diyerek evden ayrıldı. İki gün boyunca babasından haber alamayan Beyza Şahin durumu polis ekiplerine bildirdi ve kayıp başvurusu yapıldı. Kayıp olayının ardından soruşturma derinleştirildi. Soruşturma sürecinde dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Şüpheliden kurbanının ailesine mesaj oyunu Şahin’in bacanağı M.A.’nın (38), kaybolmasından 1 gün sonra Ahmet Şahin’in telefonu üzerinden eşi Fatma Şahin ile mesajla iletişime geçtiği ve "Tapu harcı ödeyeceğim, M.’ye 150 bin lira verin" şeklinde para talep ettiği iddia edildi. Ailenin, belirtilen talimat doğrultusunda Fatih’te bir noktada parayı teslim ettiği öğrenildi. Öte yandan M.A.’nın, yine Ahmet Şahin’in telefonu ile 26 Ocak’ta Fatma Şahin’e mesaj göndererek Yunanistan tarafına gideceğini söylediği öne sürüldü. Şüpheli M.A., savcılık talimatıyla gözaltına alındıktan sonra hakkında yurt dışı çıkış yasağı uygulanarak serbest bırakıldı. Birlikte gittiler, tek döndü Yapılan teknik ve saha çalışmalarında, 24 Ocak tarihinde Ahmet Şahin’e ait aracın, M.A. ile birlikte jandarma bölgesindeki Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtlarına girdiği tespit edildi. Dönüş güzergahında ise araçta yalnızca şüpheli M.A.’nın bulunduğu belirlendi. Kamera kayıtları detaylı şekilde incelenerek arama alanı daraltıldı. Polis ekiplerinin incelediği kamera görüntülerinde, M.A.’nın Ahmet Şahin’e ait araçla Yenibosna’da bir kuyumcuya gittiği tespit edildi. Kurbanının oğluna ait kredi kartıyla altın alıp sonra bozdurdu İddiaya göre, maktulün oğlunun kredi kartını alarak kullanan M.A. , kuyumcudan 242 bin lira değerinde altın aldı. Yaklaşık 1 saat sonra Zeytinburnu’na geçen şüphelinin, başka bir kuyumcuda altınları bozdurduğu öğrenildi. Şüpheli M.A.’nın daha sonra Silivri tarafında maktule ait cep telefonunu taşla kırdığı güvenlik kameralarına yansıdı. M.A.’nın evinde kalmadığı iddia edilirken polis takibinde olan şüpheliye annesi kıyafet getirdi. İkilinin bir bankta oturduğu sırada harekete geçen polis, M.A.’yı yakaladı. Gözaltına alınan M.A., polis merkezine götürüldü. İlk etapta suçlamaları reddeden şüpheli; bir süre sonra suçunu itiraf etti. Ahmet Şahin’in cansız bedeni bulundu Yaklaşık 26 gündür kayıp olarak aranan Ahmet Şahin’in cansız bedeni, Arnavutköy’de Yeniköy Mezarlığı karşısındaki ormanlık alanda dün bulundu. Yapılan incelemede Şahin’in silahla vurularak öldürüldüğü belirlendi. Şüpheli M.A.’nın emniyetteki ifadesinde, maktulü kendisine yüklü miktarda borcu olduğu gerekçesiyle öldürdüğünü söylediği öğrenildi. Şüpheli, Gayrettepe Asayiş Şube Müdürlüğü Kayıp Şahıslar Büro Amirliği’ndeki işlemlerinin ardından Gaziosmanpaşa Adliyesine sevk edildi. Öte yandan olayda kullanılan ve maktule ait olan otomobil, Zeytinburnu’nda bulunan bir hastanenin açık otoparkına bırakıldığı ortaya çıktı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
İstanbul Türkiye ile Suudi Arabistan arasında 2 milyar dolarlık GES yatırımı için imzalar atıldı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, ‘‘Enerji sektörümüze yapılan doğrudan yabancı yatırımların en büyüklerinden biri olacak bu yatırımlarla ülkemizde en düşük fiyatlı elektrik alımını gerçekleştirmiş olacağız. Fiyatlar 25 yıl geçerli olacak’’ dedi. Elektrik Üretim AŞ ile Suudi Arabistan merkezli Acwa Power arasında, Sivas ve Karaman Taşeli bölgelerinde kurulacak toplam 2 bin megavatlık güneş enerjisi santrallerine yönelik elektrik satın alım anlaşması, İstanbul’da gerçekleştirilen törende imzalandı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar imza töreninde açıklamalarda bulunarak anlaşmanın detayları hakkında bilgi verdi. Bayraktar, yaklaşık iki hafta önce Riyad’da Suudi Arabistan Enerji Bakanı Abdülaziz bin Selman ile Yenilenebilir Enerji Santrali Projelerine İlişkin Hükümetler Arası Anlaşmayı imza altına aldıklarını anımsatarak, "Yaptığımız bu anlaşma, her iki ülke için enerji alanında atılmış çok stratejik bir adımdır" ifadelerini kullandı. ‘‘Sivas ve Taşeli GES projeleri ile 2,1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılayacağız’’ 2 bin megavatlık iki projenin yaklaşık 2 milyar dolarlık bir yatırım anlamına geldiğini kaydeden Bakan Bayraktar, "Sivas ve Taşeli GES projeleri ile toplam 2,1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılayacağız. Burada önemli bir diğer husus da yerlilik. Hem Sivas’ta hem Taşeli’nde yerlilik oranı en az yüzde 50 olacak. İnşallah bu projelerin temellerini bu yıl içerisinde atacağız. 2028 yılı başlarında da her iki santral, ticari işletmeye geçecek ve en kısa zamanda tam kapasiteye ulaşacak. Toplam 5 bin megavatlık anlaşmanın ikinci fazında ise 3 bin megavatlık ilave güneş ve rüzgâr enerjisi santralleri yatırımı yapılacak. Elbette ki bunları depolamayla birleştirebiliriz, veri merkezleriyle de birleştirebiliriz" diye konuştu. ‘‘Ülkemizde en düşük fiyatlı elektrik alımını gerçekleştirmiş olacağız, fiyatlar 25 yıl boyunca geçerli olacak’’ Projelerin enerji fiyatlarına etkisi hakkında da bilgi veren Bakan Bayraktar, ‘‘Enerji sektörümüze yapılan doğrudan yabancı yatırımların en büyüklerinden biri olacak bu yatırımlarla ülkemizde en düşük fiyatlı elektrik alımını gerçekleştirmiş olacağız. Sivas’ta her bir kilovatsaat elektrik için 2,35 avro satış fiyatı üzerinde mutabakat sağlandı. Karaman Taşeli’nde ise üretilen elektriği bugüne kadar Türkiye’de oluşan en düşük fiyatla kilovatsaat başına sabit 1,99 avrodan alacağız. Bu fiyatlar 25 yıl boyunca geçerli olacak. Toplam projenin alım süresi 30 yıl. İlk 5 yıl içinde inşa edilecek bu santrallerde YEKA’larda olduğu gibi bir teşvik mekanizması olacak. Bu teşvik, üretilen elektriğin serbest piyasaya satış hakkı yerine ortalama piyasa fiyatı altında belirlenen kilovatsaat başına 4,75 avrodan uygulanacak’’ şeklinde konuştu. Bakan Bayraktar, "Sivas ve Taşeli projelerinin uygulanır hale gelmesinde Sayın Cumhurbaşkanımız ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Sayın Muhammed bin Selman’ın ortaya koyduğu iş Birliği ve vizyon, hakikaten çok önemli. Ülkelerimiz arasındaki ticaret hacmini, karşılıklı yatırımları ileri götürme noktasındaki güçlü iradeleri, bizlerin hızla yol almasını sağladı’’ açıklamasında bulundu. Acwa Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Raad Al-Saady ise anlaşmaya ilişkin şöyle konuştu: "Yatırım Anlaşması ve Enerji Alım Anlaşması Temel Şartlarının imzalanması, Acwa’nın Türkiye ile olan ortaklığında dönüm noktası niteliği taşıyor. Bu adım, Türkiye’nin temiz enerji lideri ve bir üretim merkezi olma yolundaki güçlü potansiyelini yansıtıyor. 5 GW’lık yenilenebilir enerji programımız, Türkiye’nin karbon salımını 2030’a kadar yüzde 41 oranında azaltma, 2053’te net sıfıra ulaşma ve yenilenebilir enerji kapasitesini 2035’e kadar 120 GW’a çıkarma hedeflerini de destekleyecek. 2017 yılında devreye alınan 927 MW’lık Kırıkkale santralimizle başlayan Türkiye hikayemiz, bu yeni adımla ortaklığımızı tamamen farklı bir seviyeye taşıyor."
Artvin Bakan Tekin: "Özgür Özel kadar midesi geniş değilim" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e ve 168 kişinin imzaladığı ’Laiklik bildirisi’ne tepkisini dile getirerek, metni imzalayanlar hakkında hukuki süreç başlatacaklarını açıkladı. Bakan Yusuf Tekin, çeşitli temas ve incelemelerde bulunmak üzere Artvin’e geldi. Programı kapsamında okulları ziyaret eden Bakan Tekin, Artvin Valiliği’nde düzenlenen Eğitim Değerlendirme Toplantısı’na katıldı. Toplantı sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Tekin, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ramazan ayına yönelik okullardaki etkinliklere ilişkin eleştiriler hakkında konuşan Bakan Tekin, "Ramazan’la ilgili faaliyetlerimiz kamuoyunda farklı mihraklar tarafından farklı şekilde değerlendirme eğilimine girdi. Öncelikle şunu söyleyeyim. Anayasal düzenimiz bize Milli Eğitim Bakanlığına ve bütün kamu görevlilerine Anayasaya uygun hareket etmemizi salık veriyor. Biz de ona göre davranıyoruz. Fakat bizim Ramazan ayı ile ilgili yaptığımız etkinlikleri eleştirenler Anayasanın işine gelen maddelerine bakıyorlar, diğerlerine bakmıyorlar. Geçtiğimiz günlerde 168 kişiden oluşan bir metin imzaya açıldı, imzalandı. Bakanlığımızı zan altında bırakacak ifadeler kullanıldı. İşin tuhaf tarafı, onların içerisinde 1982 Anayasasını bizlere anlatırken yerin dibine geçiren hocalarımız da var; şimdi 82 Anayasasının işine gelen maddelerine değinip kalan kısımlarına hiç değinmedin diyorlar. Öncelikle şunu söyleyeyim, Anayasamızın başlangıç kısmı her Türk vatandaşının temel hak ve hürriyetlerinin eşit bir biçimde kullanılması vurgusunu yapar. Israrla vurgu yapılan Anayasanın 2. maddesindeki laiklik ifadesinin madde ise şöyle başlar: Toplumun huzuru, milli dayanışma. Bu iki kavram bizim açımızdan çok kritik. Dolayısıyla biz, tüm etkinliklerimize, bütün çalışmalarımızda Anayasanın tamamını, kanunların mevzuatın bize yüklediği görevlerin tamamını yerine getirmeye çaba sarf ediyoruz" dedi. "Ramazan ayında yaptığımız etkinlikleri eğitimde ’Taliban’laşma süreci olarak tanımlıyorlar" "Ben bir Anadolu çocuğuyum" diyen Bakan Yusuf Tekin, "Anadolu’nun her tarafından küfür ya da hakaret kabul edilen cümleleri kullanıp da arkasından ’Bence bu küfür değildir, kişilik analizi yapıyorum’ diyen Özgür Özel kadar midesi geniş değilim. Kusura bakmayın, dolayısıyla bu 168 kişinin imzaladığı metinde bizleri zan altında bırakan ifadeler benim durduğum yerden suç teşkil eder. Benim okullarımdaki öğretmen arkadaşlarımızın, eğitim camiamızın, bu konuda destek veren kişilerin emeklerini hiçe saymak anlamına gelir. Dolayısıyla biz bununla ilgili de bir suç duyurusunda bulunacağız. Nedir rahatsız olduğumuz şey? Mesela bizim Ramazan ayında yaptığımız etkinlikleri, milli dayanışma, birlik beraberlik, kardeşlik vurgusu üzerine yaptığımız etkinlikleri eğitimde ’Taliban’laşma süreci olarak tanımlıyorlar. Arkadaşlar, böyle bir şeyi söyleyebilmek için ya bu toplumun içerisinde yaşamıyor olmanız gerekir, ya bizim metinlerimizi okuyamamış olmanız gerekir ya da art niyetli olmanız gerekir. Başka diyor ki mesajda, bizim metinlerimizle ilgili olarak itirazlarında Trump’ın ipine sarılmış eleştirisi yapıyorlar. Nasıl çıkarıyorsunuz Ramazan genelgesinden böyle bir ifadeyi ben anlamakta zorlanıyorum. ’Laik hukuk düzenini ortadan kaldırmak.’ Ne yapmışız? Anadolu’da herkesin heyecanla beklediği, Anadolu’da toplumsal dayanışma, kardeşlik ve benzeri hususları vurguladığımız Ramazan ayı çocuklarımız heyecanla karşılasınlar, dayanışma, kardeşlik, yardımlaşma çocuklarımız tarafından içselleştirilsin dediğimiz için laik hukuk düzenini ortadan kaldırmak için çaba içerisine girmişiz. Anlamakta zorlanıyorum ama en ağır ifade ’gerici azınlık’ tanımlaması. Bunu söyleyen kişilere misli ile iade ediyorum" ifadelerini kullandı. Bakan Yusuf Tekin, metne tepkisini sürdürerek "’Gerici azınlık’ 1960’lı, 1970’li yılların Marksist sosyalist mantığıyla hâlen beslenen ve bu kafayla hareket eden, bu toplumu tanımayan, toplumdan kopuk insanları tanımlamak için kullanılabilir ancak. Bizim gibi 7-24 Anadolu’da insanların içerisinde olan insanların bu tür tabirleri kullanmasını ben doğru bulmuyorum. Metnin altında bir tek katıldığım ifade ’Laikliği savunmak suç değildir.’ Laiklik, dinî inanç ve ibadet hürriyetinin devlet, kamu otoritesi tarafından güvence altına alınmasıdır. Dolayısıyla bunu savunmak asla suç olarak kabul edilemez" şeklinde konuştu. Bakan Yusuf Tekin konuşmasının sonunda söz konusu metinle ilgili hukuki süreç başlatacaklarını sözlerine ekledi.